Hakkımızda

Hukukçular İçin Buluşma Noktası

Hakkımızda

Hukukçular İçin Buluşma Noktası

Hakkımızda

Hukukçular Evi, Ankara Yenimahalle'de faaliyet gösteren bir hukuk ofisi ve danışmanlık yapısıdır. 25 yılı aşkın kamu ve özel sektör tecrübesiyle, iş dünyasının işleyişini tanıyan, çok disiplinli ve çözüm odaklı bir hizmet anlayışıyla çalışır. Ofisin çalışma alanı, bireysel uyuşmazlıklardan kurumsal danışmanlığa kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar.

Bu sayfa yalnızca bir tanıtım metni değildir. Hangi hukuk alanında çalıştığımızı, o alanda tipik olarak hangi uyuşmazlıkların yaşandığını, hangi usul ve sürelerin belirleyici olduğunu ve bir dosyayı hangi yöntemle ele aldığımızı ayrıntılı biçimde açıklar. Amaç, ofisimize başvurmadan önce bile okuyucunun kendi durumunu doğru konumlandırabilmesidir. Her başlığın sonunda, o alanın ayrıntılı rehberine yönlendiren bağlantı bulunur.

Ofisin Kimliği ve Çalışma Alanı

Ofisimiz Ankara merkezlidir ve Türkiye genelinde dosya takibi yapar. Ticaret ve şirketler hukuku, icra ve iflas hukuku (özellikle konkordato süreçleri), kamu ihale hukuku, idare hukuku, vergi hukuku, enerji hukuku, rekabet hukuku ve uluslararası ticari sözleşmeler kurumsal tarafın ağırlık merkezini oluşturur. Bunun yanında aile ve boşanma hukuku, ceza ve infaz hukuku, miras hukuku, gayrimenkul ve kira hukuku, iş hukuku, tüketici hukuku ile tazminat hukuku alanlarında bireysel müvekkillere hizmet verilir.

Gayrimenkul hukuku, miras hukuku, yabancılar hukuku ve gözetime tabi ithal ürünler mevzuatı gibi teknik uzmanlık gerektiren konularda kapsamlı danışmanlık sunulur. Danışmanlık yapımız bünyesinde yerli ve yabancı yatırımcılara yönelik yatırım teşvikleri, destek programları ve mevzuata uyum alanlarında yönlendirme yapılır. Başta Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya ve Belçika olmak üzere birçok ülkedeki çözüm ortaklarıyla iş birliği içinde çalışılarak, sınır aşan hukuki ve ticari işlemlerde destek sağlanır.

Ofisin kurucu avukatı Av. Fatma Öztürk'tür. Sitede yayımlanan rehber içeriklerin hukuki kontrolü ofis tarafından yapılır.

Künye ve İletişim

Dosyanızın süre haritasını birlikte çıkaralım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bir Dosyayı Nasıl Ele Alıyoruz?

Hukuki sonucu belirleyen şey çoğu zaman iddianın haklılığı değil, o haklılığın usulüne uygun biçimde ve zamanında ortaya konmasıdır. Bu nedenle ofisin çalışma yöntemi, dosyanın ilk gününden itibaren belirli bir sıraya oturtulmuştur.

1. Süre haritası çıkarılır

İlk görüşmede yapılan iş, olayın anlatılmasından önce takvimin kurulmasıdır. Hak düşürücü süreler, zamanaşımı süreleri, dava şartı arabuluculuk süreleri, itiraz ve kanun yolu süreleri ile idari başvuru süreleri tek tek belirlenir. Bir hakkın kaybı çoğunlukla esasa ilişkin bir eksiklikten değil, kaçırılmış bir tarihten doğar. Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, sürenin gerçekten başlayıp başlamadığı sorusu bu aşamada sorulur.

2. Delil düzeni kurulur

İddia, ispat edilebildiği ölçüde değer taşır. Bu nedenle dosyada hangi vakıanın hangi belgeyle ispatlanacağı bir matris hâlinde çıkarılır. Elde olmayan ancak üçüncü kişilerde bulunan kayıtlar (banka kayıtları, SGK hizmet dökümü, tapu ve trafik kayıtları, HTS kayıtları, e-posta ve mesajlaşma çıktıları) için delil tespiti veya müzekkere yolu planlanır. Delilin sonradan toplanması çoğu zaman mümkündür; ancak zamanında talep edilmemesi telafi edilemez.

3. Yol seçimi yapılır

Her uyuşmazlığın çözüm yolu dava değildir. Arabuluculuk, uzlaşma, idari başvuru, uzlaşma komisyonu, tüketici hakem heyeti, tahkim veya doğrudan icra takibi kimi dosyalarda daha hızlı ve daha az maliyetli sonuç verir. Yolun yanlış seçilmesi yalnızca zaman kaybı değil, bazı hâllerde hak kaybı doğurur; dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir.

4. Karşı senaryo çalışılır

Bir dilekçe yazılmadan önce, karşı tarafın vereceği en güçlü cevap düşünülür. Zamanaşımı def'i, görev ve yetki itirazı, husumet itirazı, muvazaa iddiası, kusur paylaştırması gibi savunmaların dosyayı nereden zorlayacağı önceden değerlendirilir ve dilekçe buna göre kurgulanır. Bu yaklaşım, sonradan cevaba cevap aşamasında telafi edilmeye çalışılan boşlukları baştan kapatır.

5. Yazılı bilgilendirme yapılır

Müvekkile dosyanın güçlü ve zayıf yönleri, olası sonuçlar ve tahmini süreç yazılı olarak aktarılır. Sonuç garantisi verilmez; verilemez. Verilebilecek olan şey, hangi ihtimalin hangi şartlarda gerçekleşeceğinin açık biçimde anlatılmasıdır.

Çalışma İlkelerimiz

Gizlilik

Avukatlık Kanunu m. 36 uyarınca avukatın sır saklama yükümlülüğü meslekten ayrılmakla dahi sona ermez. Görüşme içeriği, belgeler ve müvekkil kimliği ofis dışına çıkmaz. Bu yükümlülük yalnızca etik bir tercih değil, kanuni bir zorunluluktur.

Menfaat çatışmasının önlenmesi

Aynı işte menfaati çatışan taraflardan birine hukuki yardım verildikten sonra diğerine hizmet verilmez. Dosya kabul edilmeden önce çatışma kontrolü yapılır; çatışma varsa iş reddedilir ve gerekçesi açıklanır.

Ücretin baştan belirlenmesi

Avukatlık ücreti, Avukatlık Kanunu m. 163-164 çerçevesinde yazılı avukatlık sözleşmesiyle belirlenir. Ücretin kapsamı, hangi işleri içerdiği, yargılama giderlerinin ve harçların ayrıca ödeneceği baştan yazılır. Kanun, dava konusu para dışındaki mal ve hakların bir kısmının aynen avukata devrini öngören sözleşmeleri geçersiz sayar; ofisimiz bu tür düzenlemelere yer vermez.

Reklam yasağına uyum

Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği uyarınca avukatlar iş elde etmeye yönelik reklam yapamaz. Bu nedenle sitemizde başarı oranı, kazanılmış dava sayısı, müvekkil sayısı veya benzeri karşılaştırmalı ifadelere yer verilmez. Yayımlanan içerikler bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bilgilendirmenin sürekliliği

Mevzuat değişkendir. Sitede yayımlanan rehberler, kanun değişiklikleri ve yüksek mahkeme kararları doğrultusunda düzenli olarak gözden geçirilir. Güncel gelişmeler Hukuk Gündemi bölümünde ayrıca izlenir.

Hukuk Alanlarımız

Aşağıdaki başlıklarda, her hukuk alanı için kapsam, tipik uyuşmazlıklar, belirleyici usul ve süreler ile ofisin çalışma yaklaşımı ayrı ayrı açıklanmaktadır.

Aile ve Boşanma Hukuku

Aile hukuku, evliliğin kurulmasından sona ermesine, eşler arasındaki mal ilişkisinden çocuğun velayetine kadar uzanan alanı düzenler. Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabında yer alır ve uygulamada en çok başvurulan alanlardan biridir. Ofisimizin bireysel dosya hacminin önemli bölümü bu alandadır.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları
  • Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166), zina, hayata kast ve pek kötü muamele, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı gibi özel boşanma sebepleri
  • Velayet, kişisel ilişki kurulması ve velayetin değiştirilmesi
  • Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası; nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması
  • Maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174)
  • Mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı ve değer artış payı
  • Aile konutu şerhi (TMK m. 194) ve aile konutunun korunması
  • Soybağının reddi, babalık davası, tanıma ve evlat edinme
  • 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararları
  • Yabancı mahkeme boşanma kararlarının tanınması ve tenfizi

Belirleyici usul ve süreler

Boşanma davasında yetki, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Anlaşmalı boşanmada evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, tarafların birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi ve hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi aranır. Boşanma sebebi öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçmekle dava hakkı düşer; affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar bakımından zamanaşımı, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle boşanma davasının kesinleşme tarihi, tasfiye davası açısından kritik bir tarihtir ve takvime alınmalıdır.

Ofisin yaklaşımı

Aile hukuku dosyalarında en sık karşılaşılan hata, boşanmanın tek bir dava olarak görülmesidir. Oysa boşanma çoğu zaman üç ayrı hattın aynı anda yürütülmesini gerektirir: kişisel statü (boşanma ve kusur), çocuk (velayet ve kişisel ilişki) ve malvarlığı (nafaka, tazminat, mal rejimi). Kusur tespiti yalnızca duygusal bir mesele değildir; tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin dayanağıdır. Bu nedenle delil düzeni kusur, ekonomik durum ve çocuğun üstün yararı olmak üzere üç eksende ayrı ayrı kurulur.

Şiddet ya da tehdit bulunan dosyalarda 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir talebi, boşanma davasından bağımsız ve öncelikli olarak ele alınır. Tedbir kararı için delil şartı aranmaz; gecikmenin sakıncası bulunan hâllerde kolluk amirince de karar verilebilir.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi.

Ceza Hukuku

Ceza hukuku, suç sayılan fiilleri ve bunlara uygulanacak yaptırımları düzenler. Maddi ceza hukuku bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, usul bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu belirleyicidir. Ofisimiz hem şüpheli/sanık müdafiliği hem de mağdur/katılan vekilliği üstlenir.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Malvarlığına karşı suçlar: dolandırıcılık (TCK m. 157-158), hırsızlık, güveni kötüye kullanma, mala zarar verme
  • Kişilere karşı suçlar: kasten yaralama, tehdit, hakaret, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
  • Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve çocuklara yönelik suçlar
  • Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (TCK m. 132-140), verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi
  • Bilişim alanında suçlar, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
  • Uyuşturucu madde suçları (TCK m. 188-191)
  • Kamu idaresinin güvenilirliğine karşı suçlar: rüşvet, irtikâp, görevi kötüye kullanma, zimmet
  • Örgütlü suçlar, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK m. 282)
  • Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, taksirle yaralama ve öldürme

Belirleyici usul ve süreler

Soruşturma evresinde şüphelinin müdafi yardımından yararlanma hakkı, ifadeden önce doğar. Yakalanan kişi, yakalama sebebini ve haklarını öğrenme hakkına sahiptir; gözaltı süresi kural olarak yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez ve toplu suçlarda uzatma imkânı sınırlıdır. Tutuklama kararına karşı itiraz yolu açıktır ve tutukluluğun devamı kararları düzenli aralıklarla incelenir.

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı, fiilin ve failin bilinmesinden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda uzlaştırma, kamu davası açılmadan önce zorunlu bir aşamadır. Basit yargılama usulü, seri muhakeme usulü ve önödeme gibi alternatif yollar, dosyanın niteliğine göre değerlendirilmelidir; bu yolların kabulü belirli haklardan feragat anlamına gelir ve sonuçları önceden değerlendirilmeden kabul edilmemelidir.

İlk derece mahkemesi kararlarına karşı kural olarak istinaf yoluna başvurulur ve süre gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Belirli ceza miktarlarının altındaki kararlar kesin olabilir; bu nedenle hangi kanun yolunun açık olduğu önceden belirlenmelidir.

Ofisin yaklaşımı

Ceza dosyalarında en kritik an, çoğu zaman ilk ifadedir. İfade tutanağına giren bir cümle, sonraki aşamalarda yargılamanın bütününü belirleyebilir. Bu nedenle ifadeye müdafi olmadan girilmemesi ilk tavsiyedir. Susma hakkının kullanılması, aleyhe yorumlanamaz.

Savunma kurgusunda üç ayrı katman ayrı ayrı çalışılır: fiilin sabit olup olmadığı (maddi vakıa), sabitse hukuki nitelendirmenin doğru yapılıp yapılmadığı (nitelikli hâl, teşebbüs, iştirak) ve son olarak cezanın bireyselleştirilmesi (indirim sebepleri, erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması). Bu üç katmanın karıştırılması savunmayı zayıflatır.

Mağdur vekilliğinde ise şikâyetin doğru suç tipi üzerinden kurulması, delillerin kaybolmadan tespit edilmesi ve ceza davasıyla birlikte yürütülecek tazminat hattının planlanması esastır.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Ceza ve İnfaz Hukuku Rehberi.

İnfaz Hukuku

İnfaz hukuku, kesinleşmiş cezaların nasıl yerine getirileceğini düzenler. Temel metin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'dur. Uygulamada infaz, ceza yargılamasının devamı niteliğinde teknik bir alan olmasına rağmen çoğu zaman ihmal edilir; oysa hesap hatası doğrudan özgürlüğü etkiler.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Koşullu salıverilme tarihinin ve denetimli serbestlik tarihinin hesaplanması
  • Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı (5275 sayılı Kanun m. 105/A)
  • Kapalı kurumdan açık ceza infaz kurumuna ayrılma taleplerinin reddi
  • İyi hâl değerlendirmesi ve idare ve gözlem kurulu kararlarına itiraz
  • Disiplin cezalarına ve infaz kurumu işlemlerine karşı infaz hâkimliğine şikâyet
  • Hastalık nedeniyle infazın ertelenmesi, hükümlünün nakli talepleri
  • Adli para cezasının infazı, taksitlendirme ve ödenmemesi hâlinde hapse çevrilme
  • Adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi
  • Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması

Belirleyici usul ve süreler

İnfaz hesabında belirleyici olan üç unsur vardır: suçun işlendiği tarih, suç tipi ve hükümlünün mükerrir olup olmadığı. İnfaz rejimine ilişkin kanun değişikliklerinin geçmişe etkili olup olmayacağı, değişikliğin lehe olup olmamasına ve geçiş hükümlerine göre belirlenir. Bu nedenle her dosyada hangi tarihteki rejimin uygulanacağı ayrıca tespit edilmelidir.

İnfaz kurumu işlemlerine ve disiplin cezalarına karşı şikâyet yolu infaz hâkimliğine açıktır ve süre kısadır. İnfaz hâkimliği kararlarına karşı itiraz mercii ağır ceza mahkemesidir. Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde, geri alma sebebinin doğduğu tarihe göre bakiye cezanın nasıl infaz edileceği ayrı bir hesap gerektirir.

Ofisin yaklaşımı

İnfaz dosyalarında ilk iş, cezaevi idaresince yapılan hesabın bağımsız olarak yeniden yapılmasıdır. Mahsup edilmesi gereken gözaltı ve tutukluluk süreleri, birden fazla ilamın içtimaı, denetimli serbestlik süresinin doğru hesaplanması gibi kalemlerde hata oranı düşük değildir. Hesap farkı tespit edildiğinde infaz hâkimliğine başvurulur.

İkinci olarak, açık kuruma ayrılma ve denetimli serbestlik taleplerinin reddine karşı itiraz yolu kullanılır. Bu kararlar idare ve gözlem kurulu değerlendirmesine dayandığından, dosyaya somut olumlu unsurların (eğitim, iş, kurum içi davranış, tahliye sonrası yaşam planı) yazılı biçimde sunulması sonucu etkiler.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: İnfaz Hukuku Rehberi.

İcra ve İflas Hukuku

İcra ve iflas hukuku, para ve teminat alacaklarının devlet gücüyle tahsilini düzenler. Temel metin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'dur. Ofisimiz hem alacaklı vekilliği hem borçlu vekilliği üstlenir; iki taraf da aynı kurallara tabidir ancak stratejileri tamamen farklıdır.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • İlamsız takip, ilamlı takip, kambiyo senetlerine özgü takip ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip
  • Ödeme emrine itiraz, itirazın iptali ve itirazın kaldırılması davaları
  • Menfi tespit ve istirdat davaları
  • Haciz işlemleri, haczedilemezlik şikâyeti ve meskeniyet iddiası (İİK m. 82)
  • İstihkak davaları, üçüncü kişinin mülkiyet iddiası
  • Taşınmaz ve taşınır satışları, elektronik satış ve ihalenin feshi
  • Sıra cetveline itiraz, rehin açığı belgesi ve aciz vesikası
  • Tasarrufun iptali davaları (İİK m. 277 vd.)
  • İcra ve iflas suçları: karşılıksız çek, taahhüdü ihlal, mal beyanında bulunmama
  • İflas ve iflasın ertelenmesinin kaldırılmasından sonra konkordato yolu

Belirleyici usul ve süreler

İcra hukukunun tamamı sürelerle örülüdür. İlamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi, kambiyo senetlerine özgü takipte itiraz ve şikâyet süreleri, haczedilemezlik şikâyetinde öğrenmeden itibaren işleyen süre, ihalenin feshi talebinde ihale tarihinden itibaren işleyen süre birbirinden farklıdır ve hepsi hak düşürücü niteliktedir.

7499 sayılı Kanun ile İcra ve İflas Kanunu'nun çeşitli maddelerinde yer alan "on gün" ibareleri "iki hafta" olarak değiştirilmiştir; bu değişiklik dokuz ayrı maddeyi etkilemiştir ve eski süre tablolarına dayanılarak yapılan hesaplar hatalıdır. Ayrıca elektronik satış sistemine ilişkin düzenlemeler ile ortaklığın giderilmesi satışlarına ilişkin usul değişiklikleri, satış aşamasındaki dosyaların yönetimini doğrudan etkilemektedir.

Ofisin yaklaşımı

Alacaklı tarafında öncelik, takibin doğru türde başlatılmasıdır. Elde bir ilam varken ilamsız takip başlatmak, kambiyo vasfı taşıyan bir senetle genel haciz yoluna gitmek ya da rehinli alacakta rehnin paraya çevrilmesi yolunu atlamak, sonradan düzeltilmesi güç sonuçlar doğurur. Takip başlatılmadan önce borçlunun malvarlığı araştırması planlanır; UYAP üzerinden yapılan sorgulamalar, tapu, trafik, SGK ve banka kayıtlarını kapsar.

Borçlu tarafında ise ilk soru, takibin dayanağının gerçekten var olup olmadığıdır. İmza itirazı, borca itiraz, zamanaşımı def'i ve yetki itirazı aynı dilekçede doğru sırayla ileri sürülmelidir. Meskeniyet iddiasında yalnızca oturuluyor olması yeterli değildir; konutun borçlunun haline münasip olup olmadığı, semt, büyüklük ve rayiç değer üzerinden ortaya konur.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: İcra ve İflas Hukuku Rehberi.

Konkordato Hukuku

Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun, alacaklılarıyla mahkeme denetiminde bir anlaşma yaparak faaliyetine devam etmesini sağlayan hukuki kurumdur. İcra ve İflas Kanunu m. 285 ve devamında düzenlenmiştir. İflasın ertelenmesi kurumunun kaldırılmasından sonra, mali sıkıntıdaki şirketler için başlıca yeniden yapılandırma yolu hâline gelmiştir.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Konkordato talebinin hazırlanması ve gerekli belgelerin tamamlanması
  • Geçici mühlet, kesin mühlet ve mühletin uzatılması talepleri
  • Konkordato komiserliği işlemleri ve komiser raporlarına itiraz
  • Alacaklılar kurulu oluşturulması ve alacakların kaydı
  • Konkordato projesinin hazırlanması, tadili ve alacaklılarca kabulü
  • Konkordatonun tasdiki, reddi ve tasdik kararına karşı kanun yolu
  • Rehinli alacaklılarla müzakere ve rehinli malların durumu
  • Mühlet içinde açılan takiplerin ve ihtiyati hacizlerin akıbeti
  • Konkordatonun feshi ve iflasa dönüşmesi

Belirleyici usul ve süreler

Konkordato talebine, kanunda sayılan belgelerin eksiksiz eklenmesi zorunludur. Bunlar arasında konkordato ön projesi, borçlunun malvarlığı durumunu gösteren belgeler, alacaklıları ve alacak miktarlarını gösteren liste, karşılaştırmalı tablo ve bağımsız denetim kuruluşunca hazırlanan makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları yer alır. Belgelerdeki eksiklik, talebin esasa girilmeden reddine yol açabilir.

Talep üzerine mahkeme, belgelerin eksiksiz olması hâlinde geçici mühlet kararı verir ve geçici komiser görevlendirir. Kesin mühlet, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde verilir ve kanunda öngörülen süreyle sınırlıdır; güç durumlar bakımından uzatma imkânı bulunur. Mühlet içinde borçlu aleyhine kural olarak takip yapılamaz ve başlamış takipler durur; ancak rehinli alacaklılar bakımından ve bazı alacak türlerinde istisnalar vardır.

Ofisin yaklaşımı

Konkordato dosyalarında başarıyı belirleyen unsur, hukuki dilekçe kalitesinden çok finansal projeksiyonun gerçekçiliğidir. Ödenemeyecek bir proje sunulması, mühleti uzatmaktan başka bir sonuç doğurmaz ve süreç iflasla biter. Bu nedenle proje hazırlanırken nakit akışı, tahsil kabiliyeti, stok devir hızı ve zorunlu giderler gerçek verilerle modellenir.

Alacaklı tarafında ise dosyaya alacağın doğru ve zamanında kaydettirilmesi, imtiyazlı alacak iddiasının gerekçelendirilmesi, rehinli alacaklarda rehnin kapsamının netleştirilmesi ve projede öngörülen tenzilat oranının kabul edilebilirliğinin değerlendirilmesi esastır. Konkordato ilan eden şirketlerin takibi bakımından Ticaret Sicili Gazetesi ve ilan duyuruları düzenli olarak izlenir.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Konkordato Hukuku Rehberi.

Miras Hukuku

Miras hukuku, bir kişinin ölümüyle malvarlığının kimlere ve hangi oranda geçeceğini düzenler. Türk Medeni Kanunu'nun üçüncü kitabında yer alır. Uyuşmazlıklar çoğunlukla ölümden yıllar önce yapılmış işlemlerden doğar; bu nedenle miras hukuku aynı zamanda bir önleme hukukudur.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınması ve iptali
  • Tenkis davaları ve saklı payın korunması
  • Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davaları
  • Terekenin tespiti, defter tutulması ve terekenin resmi tasfiyesi
  • Mirasın reddi (ret süresi ve hükümleri), gerçek ret ve hükmen ret
  • Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davaları
  • Vasiyetnamenin açılması, tenfizi ve iptali
  • Miras sözleşmesi ve ölüme bağlı tasarrufların geçerliliği
  • Mirasçılar arasında miras payının devri ve miras taksim sözleşmesi
  • Yabancı unsurlu miras işlemleri

Belirleyici usul ve süreler

Mirasın reddi, yasal mirasçılar bakımından mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri, vasiyetname ile atanmış mirasçılar bakımından tasarrufun kendilerine bildirildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılır. Süre hak düşürücüdür ve kaçırılması hâlinde mirasın kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılması sonucu doğar. Mirasbırakanın ödemeden aczi ölümü anında açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır; bu hükmen ret hâlinin tespiti ayrı bir davanın konusudur.

Tenkis davası, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl geçmekle düşer. Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında ise süre sınırlaması bulunmaz; ancak delil durumu zamanla zayıfladığından gecikme fiilen aleyhe sonuç doğurur.

Ofisin yaklaşımı

Miras dosyalarında ilk yapılan iş, tereke envanterinin çıkarılmasıdır. Tapu kayıtları, banka hesapları, şirket payları, araç kayıtları, alacak ve borçlar birlikte değerlendirilmeden hiçbir talep doğru kurgulanamaz. Özellikle mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirler tarih sırasıyla incelenir; devrin bedelli mi bedelsiz mi olduğu, bedelin gerçekten ödenip ödenmediği ve devir tarihindeki rayiç değer, muvazaa iddiasının merkezinde yer alır.

Terekenin borca batık olma ihtimali varsa, ret süresi geçmeden karar verilmesi gerekir. Bu nedenle borç ihtimali bulunan dosyalarda önce terekenin defterinin tutulması talep edilerek süre kazanılması değerlendirilir.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Miras Hukuku Rehberi.

Gayrimenkul ve Kira Hukuku

Gayrimenkul hukuku, taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, kaybedilmesi, sınırlandırılması ve kullanılmasına ilişkin kuralları kapsar. Kira ilişkisi ise Türk Borçlar Kanunu'nun konut ve çatılı işyeri kirasına ilişkin özel hükümleriyle düzenlenir ve kiracı lehine emredici kurallar içerir.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Tapu iptali ve tescil davaları, yolsuz tescilin düzeltilmesi
  • Zilyetliğe ve kazandırıcı zamanaşımına dayalı tescil talepleri
  • Kira bedelinin tespiti ve uyarlanması davaları
  • Tahliye davaları: ihtiyaç, yeniden inşa ve imar, yeni malikin ihtiyacı, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar
  • Kiralananın ayıplı olması, onarım ve kira bedelinden indirim talepleri
  • Kat mülkiyeti uyuşmazlıkları, ortak alan ve yönetim planına aykırılık
  • Kentsel dönüşüm ve 6306 sayılı Kanun kapsamındaki süreçler
  • Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri ve gecikme tazminatı
  • Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) davaları
  • Önalım (şufa), geçit hakkı ve irtifak uyuşmazlıkları

Belirleyici usul ve süreler

Kira bedelinin tespiti davası, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün öncesinde açıldığı veya kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağı yazılı olarak bildirildiği takdirde, yeni kira döneminin başından itibaren hüküm doğurur. Bu koşul kaçırıldığında tespit kararı bir sonraki dönem için sonuç doğurur.

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının fesih bildirimi ile kiraya verenin fesih imkânı simetrik değildir. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi tek başına sona erdiremez; kanunda sayılan sebeplere dayanması gerekir. Tahliye taahhüdünün geçerli olması için kiralananın tesliminden sonra ve yazılı olarak verilmiş olması aranır.

Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Ecrimisil taleplerinde ise geriye dönük istenebilecek dönem zamanaşımıyla sınırlıdır.

Ofisin yaklaşımı

Taşınmaz uyuşmazlıklarında dosyanın kaderini belirleyen şey genellikle kayıt incelemesidir. Tapu kütüğü, kadastro tutanakları, imar durumu, yapı kayıt belgesi ve varsa kat irtifakı/kat mülkiyeti projesi birlikte incelenmeden dava açılmaz. Kira dosyalarında ise sözleşmenin kendisi kadar, ödeme kayıtlarının düzeni belirleyicidir; belirli tutarın üzerindeki kira ödemelerinin banka aracılığıyla yapılması zorunluluğu, ispat bakımından kiracıyı korur.

Tahliye taleplerinde hangi sebebe dayanıldığı baştan netleştirilir; ihtiyaç iddiasının samimi olması aranır ve tahliye sonrası taşınmazın haklı sebep olmaksızın üçüncü kişiye kiralanması yasal sonuç doğurur.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Gayrimenkul Hukuku Rehberi.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İş hukuku, işçi ile işveren arasındaki bağımlılık ilişkisinden doğan hak ve yükümlülükleri düzenler. Temel metin 4857 sayılı İş Kanunu'dur; sosyal güvenlik boyutunda 5510 sayılı Kanun uygulanır. Alanın belirleyici özelliği, işçi lehine yorum ilkesi ve emredici hükümlerin ağırlığıdır.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Kıdem ve ihbar tazminatı alacakları
  • Fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları
  • Yıllık izin ücreti ve kullandırılmayan izinlerin karşılığı
  • İşe iade davaları ve iş güvencesi hükümleri
  • Haklı nedenle fesih (İş K. m. 24 ve 25) ve geçerli nedenle fesih ayrımı
  • Mobbing, ayrımcılık ve eşit davranma borcuna aykırılık
  • İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat
  • Hizmet tespiti davaları ve sigortasız çalışmanın ispatı
  • Rekabet yasağı sözleşmeleri ve cezai şart
  • Alt işveren (taşeron) ilişkisinden doğan müteselsil sorumluluk

Belirleyici usul ve süreler

İşe iade davası, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmasını gerektirir; anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücüdür ve telafisi yoktur.

Bireysel iş uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile hizmet tespiti davaları bu şartın dışındadır. Kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ve tatil ücreti alacaklarının zamanaşımı süreleri birbirinden farklıdır; her kalem ayrı hesaplanmalıdır.

Haklı nedenle fesih hakkı, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllerde, olayın öğrenilmesinden itibaren altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Bu süre kaçırıldığında fesih haklı olmaktan çıkar.

Ofisin yaklaşımı

İş davalarında sonucu belirleyen üç unsur vardır: ücretin gerçek tutarı, çalışma süresi ve fesih iradesinin kime ait olduğu. Bordroda görünen ücret ile fiilen ödenen ücret farklıysa, banka kayıtları ve tanık beyanları üzerinden gerçek ücretin ispatı gerekir. Tazminat hesabının giydirilmiş ücret üzerinden yapılması gerektiği çoğu zaman gözden kaçar; yol, yemek, prim ve ikramiye gibi süreklilik arz eden ödemeler hesaba dâhil edilir.

İşveren tarafında ise fesih öncesi savunma alınması, tutanakların usulüne uygun düzenlenmesi ve fesih bildiriminin somut gerekçe içermesi belirleyicidir. Gerekçesi sonradan değiştirilen fesihler geçersiz sayılır.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: İş ve İşçi Hukuku Rehberi.

Sermaye Piyasası (SPK) Hukuku

Sermaye piyasası hukuku, halka açık şirketleri, aracı kurumları, yatırım fonlarını ve borsada işlem gören araçları düzenleyen alandır. Temel metin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile Sermaye Piyasası Kurulu tebliğleridir. Alanın ayırt edici özelliği, idari yaptırım ile ceza yaptırımının iç içe geçmiş olmasıdır.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Bilgi suistimali (içeriden öğrenenlerin ticareti) suçu — SPKn m. 106
  • Piyasa dolandırıcılığı (manipülasyon) suçu — SPKn m. 107
  • Piyasa bozucu eylemler ve idari para cezaları — SPKn m. 104
  • SPK idari para cezalarına karşı iptal davası ve yürütmenin durdurulması talebi
  • Peşin ödeme indiriminden yararlanma ve idari yaptırım kararına itiraz
  • İzinsiz sermaye piyasası faaliyeti ve erişim engeli kararları
  • Aracı kurum sorumluluğu ve yatırımcı uyuşmazlıkları
  • Yatırımcı Tazmin Merkezi başvuruları
  • Halka açık şirketlerde kamuyu aydınlatma yükümlülüğü ihlalleri
  • Pay alım teklifi, ortaklıktan çıkarma ve satma hakkı

Belirleyici usul ve süreler

SPK'nın idari para cezası kararlarına karşı iptal davası idari yargıda açılır ve idari yargıda dava açma süresi kural olarak tebliğden itibaren altmış gündür. Yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ve gerekçeli olarak ileri sürülmelidir; talep edilmediğinde dava sonuçlanana kadar cezanın tahsili devam eder ve bu durum özellikle yüksek tutarlı cezalarda telafisi güç zarar doğurur.

İdari yaptırım kararlarında peşin ödeme indiriminden yararlanma, kanunda öngörülen süre içinde ödemeye bağlıdır. Ancak peşin ödeme, kararın hukuka uygunluğunun yargı önünde tartışılması hakkını her hâlde ortadan kaldırmaz; bu ikili durumun dosya bazında değerlendirilmesi gerekir.

Sermaye piyasası suçları bakımından soruşturma, Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yapılan bildirim üzerine yürütülür. Bu suçlarda etkin pişmanlık ve suçtan elde edilen menfaatin iadesi, cezanın belirlenmesinde önem taşır.

Ofisin yaklaşımı

Sermaye piyasası dosyalarında savunmanın merkezinde işlem verisi vardır. İddia genellikle emir zamanlaması, emir büyüklüğü, hesaplar arası ilişki ve fiyat üzerindeki etki üzerinden kurulur. Bu nedenle savunma da aynı verinin alternatif açıklamasını sunmalıdır: portföy stratejisi, likidite ihtiyacı, teknik analiz kararı gibi. Soyut inkâr yeterli olmaz.

İdari yaptırım dosyalarında ise usul denetimi önceliklidir. Savunma hakkının usulüne uygun tanınıp tanınmadığı, kararın gerekçesinin yeterliliği, cezanın alt ve üst sınırlar arasında hangi ölçütlerle belirlendiği ayrı ayrı incelenir.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: SPK Hukuku Rehberi.

Ticaret ve Şirketler Hukuku

Ticaret hukuku, tacirler arasındaki ilişkileri, ticari işletmeyi, şirketleri, kıymetli evrakı ve taşıma işlerini düzenler. Temel metin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'dur. Ticari uyuşmazlıkların önemli bölümünde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Limited ve anonim şirket kuruluşu, esas sözleşme hazırlanması ve tadili
  • Genel kurul kararlarının iptali ve butlanının tespiti
  • Haklı sebeple şirketin feshi ve ortaklıktan çıkarma davaları
  • Yönetim kurulu üyelerinin ve müdürlerin sorumluluğu
  • Pay devri, ortaklık payının haczi ve pay defteri uyuşmazlıkları
  • Şirket tasfiyesi, ihyası ve kayıttan terkin
  • Çek, bono ve poliçeden doğan uyuşmazlıklar; kayıp senedin iptali
  • Haksız rekabet (TTK m. 54-63): tespit, men ve tazminat
  • Acentelik, distribütörlük ve denkleştirme talebi
  • Ticari satımda ayıp ihbarı ve süreler (TTK m. 23)

Belirleyici usul ve süreler

Genel kurul kararının iptali davası, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır; süre hak düşürücüdür. Ticari satımlarda açık ayıpların iki gün, muayene ile anlaşılabilecek ayıpların sekiz gün içinde ihbar edilmesi gerekir; gizli ayıplarda ise ortaya çıkar çıkmaz ihbar zorunludur. Faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi, içeriğin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurur.

Kambiyo senetlerinde şekil şartlarının eksikliği senedi kambiyo vasfından çıkarır; bu durum takip yolunun ve def'ilerin tamamını değiştirir. Bu nedenle senet metni her dosyada ilk incelenen unsurdur.

Ofisin yaklaşımı

Şirketler hukuku uyuşmazlıklarının çoğu, kuruluş aşamasında yazılmayan bir maddeden doğar. Esas sözleşmeye konulacak pay devri sınırlamaları, çıkma ve çıkarma şartları, oy hakkı düzenlemeleri ve kilitlenme hâlinde uygulanacak mekanizmalar önceden yazıldığında, sonradan yıllarca sürecek davalar önlenir. Bu nedenle ofisimizde ticari danışmanlık, uyuşmazlık çıkmadan önceki sözleşme mimarisine ağırlık verir.

Uyuşmazlık doğmuşsa, ortaklar arası çekişmede haklı sebeple fesih talebinin hangi alternatif çözümle birlikte ileri sürüleceği kritik önemdedir; mahkeme fesih yerine payın gerçek değerinin ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına da karar verebilir.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Ticaret ve Şirketler Hukuku Rehberi.

İdare Hukuku

İdare hukuku, kamu idaresinin işlem ve eylemlerinden doğan uyuşmazlıkları kapsar. Yargılama usulü 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile düzenlenmiştir. Alanın belirleyici özelliği, sürelerin kısa ve katı olmasıdır.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Disiplin cezalarının iptali (memur, askerî personel, kolluk personeli)
  • Göreve son verme, sözleşme feshi ve meslekten çıkarma işlemleri
  • Atama, nakil, görevde yükselme ve görevden uzaklaştırma işlemleri
  • Sınav ve öğrencilik işlemleri, ilişik kesme kararları
  • Ruhsat, izin ve lisans iptalleri
  • İdari para cezalarına karşı iptal davaları
  • Tam yargı davaları (idarenin kusurlu ve kusursuz sorumluluğu)
  • İmar planı ve parselasyon işlemlerinin iptali
  • Kamu görevlilerinin özlük ve parasal hakları
  • Bilgi edinme ve idari başvuru süreçleri

Belirleyici usul ve süreler

İdari işlemlere karşı dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. İdari makamlara yapılan başvuru süreyi durdurur; başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi yeniden işlemeye başlar.

Yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ve gerekçeli olarak ileri sürülmelidir. Talep için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması koşullarının birlikte gerçekleşmesi aranır.

Ofisin yaklaşımı

İdari davalarda dosyanın kaderi genellikle dilekçenin verildiği gün değil, işlemin tebliğ edildiği gün belirlenir. Bu nedenle ilk yapılan iş tebligat tarihinin ve usulünün tespitidir. İkinci adım, işlemin dayanağı olan mevzuatın hiyerarşisinin denetlenmesidir: yönetmelik hükmü kanuna aykırı ise, düzenleyici işleme karşı da dava açılması veya def'i yoluyla ileri sürülmesi gündeme gelir.

Disiplin dosyalarında soruşturma usulüne uygunluk (savunma hakkı, soruşturmacı görevlendirmesi, zamanaşımı, ceza-fiil orantısı) ayrı ayrı denetlenir; usul hataları çoğu zaman esasa girilmeden iptal sonucunu doğurur.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: İdare Hukuku Rehberi.

Vergi Hukuku

Vergi hukuku, verginin tarhı, tahakkuku, tahsili ve bu süreçlerden doğan uyuşmazlıkları düzenler. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun temel metinlerdir.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Vergi inceleme raporlarına dayalı tarhiyatların iptali
  • Vergi ziyaı ve usulsüzlük cezalarına itiraz
  • Uzlaşma (tarhiyat öncesi ve sonrası) başvuruları
  • Vergi hatası ve düzeltme-şikâyet yolu
  • Ödeme emrine itiraz ve haczin kaldırılması
  • İhtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemleri
  • Kanuni temsilcinin ve ortakların vergi borcundan sorumluluğu
  • Gayrimenkul sermaye iradı, değer artış kazancı ve beyan uyuşmazlıkları
  • KDV iadesi ve özel esaslara alınma (kod) uygulamaları
  • Pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanma

Belirleyici usul ve süreler

Vergi mahkemelerinde dava açma süresi kural olarak otuz gündür. Uzlaşma talebi dava açma süresini etkiler; uzlaşmanın sağlanamaması hâlinde dava açma süresi bakımından özel hükümler uygulanır ve bu geçiş noktası uygulamada en sık hak kaybı yaşanan yerdir.

Pişmanlık hükümlerinden yararlanmak, idare durumu öğrenmeden önce kendiliğinden bildirimde bulunmaya bağlıdır. Pişmanlık talepli beyanname verildikten sonra kanunda öngörülen süre içinde ödeme yapılmazsa pişmanlık hükümleri uygulanmaz. İnceleme başladıktan sonra yapılan başvuru pişmanlık kapsamında değerlendirilmez.

Ofisin yaklaşımı

Vergi uyuşmazlıklarında ilk soru, uyuşmazlığın hukuki mi yoksa maddi hata mı olduğudur. Vergi hatası varsa düzeltme-şikâyet yolu daha hızlı ve masrafsız sonuç verir; hukuki yorum farkı varsa doğrudan dava yolu gerekir. Bu ayrımın yanlış yapılması, süre kaybına ve davanın usulden reddine yol açar.

Şirket ortakları ve kanuni temsilciler bakımından sorumluluğun kapsamı ayrıca değerlendirilir; şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen alacak için temsilciye gidilmesinin şartları ve takip sırası denetlenir.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Vergi Hukuku Rehberi.

Tüketici Hukuku

Tüketici hukuku, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişilerin korunmasını sağlar. Temel metin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'dur ve hükümlerin büyük bölümü tüketici aleyhine değiştirilemez niteliktedir.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Ayıplı mal ve ayıplı hizmetten doğan seçimlik haklar
  • Mesafeli sözleşmelerde cayma hakkı
  • Tüketici kredilerinde haksız masraf, dosya ve sigorta bedeli iadesi
  • Kredi kartı aidatı ve haksız şart denetimi
  • Abonelik sözleşmelerinin feshi
  • Devre tatil, paket tur ve ön ödemeli konut satışı uyuşmazlıkları
  • Garanti belgesi ve satış sonrası hizmet yükümlülükleri
  • Tüketici hakem heyeti kararlarına itiraz

Belirleyici usul ve süreler

Uyuşmazlığın tutarına göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yetkilidir; parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiğinden başvuru öncesi güncel sınırın teyidi gerekir. Hakem heyeti kararlarına karşı itiraz süresi kısadır ve tebliğden itibaren işler.

Ayıplı maldan doğan sorumluluk kural olarak teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi hâlinde zamanaşımı süresinden yararlanılamaz. Mesafeli sözleşmelerde cayma hakkı, kanunda öngörülen süre içinde ve gerekçe göstermeksizin kullanılabilir; ancak kanunda sayılan istisnalar (kişiye özel üretilen mallar, hızlı bozulan mallar, ambalajı açılmış belirli ürünler) bu hakkın dışındadır.

Ofisin yaklaşımı

Tüketici dosyalarında maliyet-fayda dengesi belirleyicidir. Düşük tutarlı uyuşmazlıklarda hakem heyeti yolu hızlı ve masrafsızdır; ancak karar gerekçesi zayıf olduğunda itiraz aşamasında dosyanın yeniden kurulması gerekir. Bu nedenle hakem heyeti başvurusu da tıpkı bir dava dilekçesi gibi delilleriyle birlikte hazırlanır.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Tüketici Hukuku Rehberi.

Tazminat ve Sorumluluk Hukuku

Tazminat hukuku, hukuka aykırı bir fiil veya sözleşmeye aykırılık sonucu doğan zararların giderilmesini konu alır. Temel düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık hükümleridir.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Trafik kazalarından doğan maddi ve manevi tazminat, destekten yoksun kalma
  • İş kazası ve meslek hastalığı tazminatları
  • Hatalı tıbbi uygulamadan doğan sorumluluk
  • Sözleşmeye aykırılıktan doğan zararlar ve cezai şart
  • Müteselsil sorumluluk ve sorumlular arası rücu ilişkisi
  • Sigorta şirketine doğrudan başvuru ve tahkim yolu
  • Sebepsiz zenginleşmeden doğan iade talepleri
  • Kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat

Belirleyici usul ve süreler

Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunları daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu süre uygulanır. Sebepsiz zenginleşmede ise süre, geri isteme hakkının öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıldır.

Zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunludur; başvurunun ardından Sigorta Tahkim Komisyonu yolu değerlendirilebilir.

Ofisin yaklaşımı

Tazminat dosyalarında sonucu belirleyen üç unsur şudur: kusur oranı, zararın hesaplanma yöntemi ve doğru muhatabın seçilmesi. Trafik kazalarında sürücü, işleten, sigortacı ve varsa işveren farklı hukuki sebeplerle sorumludur; yalnızca birine yöneltilen dava, tahsil kabiliyetini düşürebilir. Bedensel zararlarda maluliyet oranının doğru raporla tespiti, hesabın tamamını belirler.

Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması ve ıslah imkânının doğru zamanda kullanılması, hesap raporundan sonra talebin artırılabilmesi bakımından önemlidir.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Tazminat Hukuku Rehberi.

Yargılama Usulü ve Ortak Konular

Medeni yargılama usulü, hangi mahkemede, hangi sırayla ve hangi delillerle yargılama yapılacağını belirler. Temel metin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'dur. Esasa ilişkin haklılık, usule uyulmadığında sonuç doğurmaz.

Bu alanda hangi konular öne çıkar?

  • Görev ve yetki itirazları, dava şartları
  • Dava dilekçesi, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap aşamaları
  • Ön inceleme duruşması ve tahkikat
  • İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ile ıslah
  • Delil türleri, delil başlangıcı ve senetle ispat kuralı
  • Bilirkişi incelemesi ve rapora itiraz
  • İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz
  • İstinaf ve temyiz; kesinlik sınırları
  • Tebligat usulü ve usulsüz tebligat
  • Adli yardım ve yargılama giderleri

Belirleyici usul ve süreler

İstinaf ve temyiz süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır; duruşmada kısa kararın açıklanması süreyi başlatmaz. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu kural gözden kaçtığında süre fiilen kısalır.

Kanun yoluna başvurmak kural olarak kararın icrasını durdurmaz; icranın geri bırakılması ayrıca talep edilmeli ve genellikle teminat gösterilmelidir. İstinaf incelemesi dilekçede gösterilen sebeplerle sınırlı yapılır; kamu düzenine ilişkin hususlar bunun dışındadır.

Ofisin yaklaşımı

Usul, bir dosyanın ilk gününden itibaren yönetilir. Dilekçeler aşamasında ileri sürülmeyen bir vakıa, sonradan ıslah dışında dosyaya sokulamaz. Bu nedenle dava dilekçesi yazılmadan önce vakıa listesi eksiksiz çıkarılır ve her vakıanın karşısına dayanılacak delil yazılır. Bu yöntem, tahkikat aşamasında sürpriz yaşanmasını önler.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Yargılama Usulü Rehberi.

İmar ve Kamulaştırma Hukuku

Kamulaştırma, idarenin kamu yararı gerekçesiyle özel mülkiyetteki taşınmaza bedelini ödeyerek el koymasıdır. Temel metin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'dur. İmar hukuku ise planlama ve yapılaşma düzenini kapsar.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davaları
  • Kamulaştırmasız el atma (fiili ve hukuki el atma) davaları
  • Kamulaştırma işleminin iptali
  • Acele kamulaştırma kararlarına karşı başvuru yolları
  • İmar planı, revizyon planı ve parselasyon işlemlerinin iptali
  • Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni uyuşmazlıkları
  • Kaçak yapı, yıkım ve imar para cezaları
  • Yapı kayıt belgesi ve imar barışı uygulamaları
  • Kentsel dönüşüm süreçleri ve riskli yapı tespitine itiraz

Belirleyici usul ve süreler

Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası idare tarafından açılır; malikin bu davadaki konumu davalıdır ve savunma bedele odaklanır. Kamulaştırma işlemine karşı iptal davası açma süresi ile bedel tespiti davasındaki savunma süreleri farklıdır ve karıştırılmamalıdır.

Hukuki el atma (imar planıyla taşınmazın kullanımının fiilen kısıtlanması) hâlinde başvurulacak yargı kolu ile fiili el atma hâlinde başvurulacak yargı kolu farklıdır. Yanlış yargı kolunda açılan dava, görev yönünden reddedilir ve zaman kaybettirir.

Ofisin yaklaşımı

Kamulaştırma dosyalarında bedel, taşınmazın niteliğine göre farklı yöntemlerle hesaplanır: arsa niteliğindeki taşınmazlarda emsal karşılaştırma, arazi niteliğindekilerde gelir (net gelir) yöntemi esas alınır. Taşınmazın hangi nitelikte kabul edileceği, bedeli birkaç kat değiştirebilir. Bu nedenle imar durumu, kadastro kaydı, fiili kullanım ve emsal satışlar dosyaya baştan sunulur.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: İmar ve Kamulaştırma Rehberi ve Kamulaştırma Hukuku Rehberi.

Kamu İhale Hukuku

Kamu ihale hukuku, idarelerin mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin hangi usullerle yapılacağını düzenler. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu temel metinlerdir.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • İhale dokümanına ve ihale sürecine yönelik şikâyet ve itirazen şikâyet başvuruları
  • Kamu İhale Kurulu kararlarının iptali davaları
  • Yasaklama kararlarının iptali
  • Aşırı düşük teklif açıklamalarının reddi
  • Teminat irat kaydedilmesi uyuşmazlıkları
  • Sözleşmenin feshi, süre uzatımı ve fiyat farkı talepleri
  • Hakediş alacaklarının tahsili ve temliki
  • Doğrudan temin ve istisna kapsamındaki alımlar

Belirleyici usul ve süreler

İhale sürecindeki işlemlere karşı önce idareye şikâyet, ardından Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet başvurusu yapılır. Bu başvuru yolları tüketilmeden doğrudan dava açılamaz. Başvuru süreleri gün hesabıyla ve kısa olduğundan, ihale kararının tebliğ veya ilan tarihinin tespiti belirleyicidir.

Yasaklama kararları idari yargıda iptal davasına konu olur ve yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ileri sürülmelidir; yasaklılık süresi boyunca kamu ihalelerine katılım engellendiğinden telafisi güç zarar koşulu bu dosyalarda somut biçimde ortaya konulabilir.

Ofisin yaklaşımı

İhale uyuşmazlıklarında zaman, hukuki argümandan daha belirleyicidir. Sözleşme imzalandıktan sonra elde edilen iptal kararının pratik faydası sınırlı kalabilir. Bu nedenle şikâyet ve itirazen şikâyet aşamaları eksiksiz ve süresinde yürütülür; başvuruda ileri sürülmeyen iddia, sonraki aşamalarda incelenmeyebilir.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Kamu İhale Hukuku Rehberi.

Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku

Yabancılar hukuku, Türkiye'de bulunan yabancıların giriş, ikamet, çalışma ve uluslararası koruma durumlarını düzenler. Temel metin 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'dur.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • İkamet izni başvuruları, uzatma ve iptal işlemleri
  • Sınır dışı etme (deport) kararlarına karşı dava
  • Giriş yasağı ve tahdit kodlarının kaldırılması
  • İdari gözetim kararlarına itiraz
  • Çalışma izni başvuruları (6735 sayılı Kanun)
  • Türk vatandaşlığının kazanılması: genel yol, evlilik yoluyla ve istisnai yol
  • Yatırım yoluyla vatandaşlık başvuruları
  • Yabancıların taşınmaz edinmesi ve sınırlamalar
  • Uluslararası koruma başvuruları ve idari itiraz

Belirleyici usul ve süreler

Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine başvuru süresi kısadır ve başvuru, kararın icrasını kanunda öngörülen çerçevede durdurur. Bu nedenle karar tebliğ edilir edilmez hareket edilmesi zorunludur. İdari gözetim kararlarına karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz yolu ayrıca işletilir.

İkamet izni başvurularının reddine karşı iptal davası, idari yargıda genel süreye tabidir. Tahdit kodlarının kaldırılması taleplerinde, kodun dayanağı olan işlem ve olgunun ortadan kalktığının somut belgelerle ortaya konması gerekir.

Ofisin yaklaşımı

Yabancılar hukuku dosyalarında belge düzeni belirleyicidir. Pasaport girişleri, ikamet geçmişi, adres kayıtları, sigorta ve gelir belgeleri ile aile bağlarını gösteren belgeler eksiksiz sunulmadığında, esasen haklı başvurular usulden reddedilir. Aile bütünlüğü ve çocuğun üstün yararı iddiaları, sınır dışı dosyalarında ayrıca ve belgeyle desteklenerek ileri sürülür.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Yabancılar Hukuku Rehberi.

Tahkim ve Milletlerarası Özel Hukuk

Tahkim, tarafların uyuşmazlığı devlet mahkemeleri yerine hakemlere götürmesidir. İç tahkimde 6100 sayılı Kanun'un tahkim hükümleri, milletlerarası tahkimde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uygulanır. Yabancı kararların Türkiye'de icrası ise 5718 sayılı MÖHUK kapsamındadır.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Tahkim şartının geçerliliği ve kapsamı
  • Hakem seçimi, hakemin reddi ve tahkim yargılamasının yürütülmesi
  • Hakem kararının iptali davası
  • Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi (New York Sözleşmesi)
  • Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi
  • Uygulanacak hukukun tespiti ve kanunlar ihtilafı
  • Milletlerarası ticari sözleşmelerde uyuşmazlık çözüm maddesinin kurgulanması

Belirleyici usul ve süreler

Hakem kararının iptali davası, kanunda öngörülen kısa süre içinde açılmalıdır ve iptal sebepleri sınırlı sayıdadır; esasa ilişkin yeniden inceleme yapılmaz. Yabancı hakem kararlarının tenfizinde, tenfiz engelleri sınırlı olarak sayılmıştır ve ispat yükü kural olarak karara karşı çıkan taraftadır.

Tanıma ve tenfiz davalarında kararın kesinleştiğine dair şerh ile usulüne uygun onay ve tercümelerin eksiksiz sunulması zorunludur; eksiklik davanın reddine yol açar.

Ofisin yaklaşımı

Tahkim, sözleşme aşamasında doğru kurgulandığında hızlı; yanlış kurgulandığında ise mahkemeden daha yavaş ve pahalı bir yola dönüşür. Bu nedenle sözleşme müzakerelerinde tahkim maddesinin kurumsal mı ad hoc mu olacağı, tahkim yeri, dil, hakem sayısı ve uygulanacak hukuk açıkça yazılır. Belirsiz veya çelişkili tahkim maddeleri, esasa girilmeden yıllar süren yetki tartışmalarına yol açar.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Tahkim Rehberi.

Rekabet Hukuku

Rekabet hukuku, piyasalarda rekabeti bozucu anlaşma ve uygulamaları yasaklar. Temel metin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'dur.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Rekabeti sınırlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve karar iddiaları
  • Hâkim durumun kötüye kullanılması
  • Birleşme ve devralma işlemlerinde izin süreçleri
  • Rekabet Kurumu soruşturmaları ve yerinde inceleme (dawn raid)
  • Pişmanlık (leniency) başvuruları
  • İdari para cezalarına karşı iptal davaları
  • Rekabet ihlalinden zarar görenlerin tazminat talepleri
  • Dikey anlaşmalar ve grup muafiyeti değerlendirmeleri

Belirleyici usul ve süreler

Yerinde inceleme sırasında incelemenin engellenmesi başlı başına idari para cezası sebebidir; bu nedenle inceleme anındaki davranış, soruşturmanın seyrini belirler. Pişmanlık başvurusunda sıralama belirleyicidir: ilk başvuran ile sonraki başvuranların yararlanacağı indirim farklıdır ve başvurunun soruşturma açılmadan önce ya da belirli bir aşamadan önce yapılmış olması aranır.

Kurul kararlarına karşı iptal davası idari yargıda açılır ve yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ileri sürülmelidir.

Ofisin yaklaşımı

Rekabet dosyalarında en yüksek getirili çalışma, ihlal doğmadan önce yapılan uyum çalışmasıdır. Dağıtım sözleşmelerindeki fiyat belirleme, bölge ve müşteri kısıtlamaları, rakiplerle bilgi paylaşımı yaratan sektörel toplantılar ve dijital ortamdaki yazışmalar önceden gözden geçirildiğinde risk büyük ölçüde azalır. Soruşturma başlamışsa, savunma iktisadi analiz olmadan kurulmaz.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Rekabet Hukuku Rehberi.

Bilişim Hukuku ve Kişisel Verilerin Korunması

Bilişim hukuku, dijital ortamda gerçekleşen işlem ve ihlalleri kapsar. Kişisel verilerin korunması bakımından 6698 sayılı Kanun, internet yayınları bakımından 5651 sayılı Kanun temel metinlerdir.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Aydınlatma yükümlülüğü ve açık rıza uygulamaları
  • Veri sorumluları siciline kayıt (VERBİS) yükümlülüğü
  • Veri ihlali bildirimi ve ihlal sonrası süreç yönetimi
  • İlgili kişi başvuruları ve Kurula şikâyet
  • KVKK idari para cezalarına karşı itiraz ve iptal davası
  • Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi şartları
  • Yurt dışına veri aktarımı
  • İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi talepleri
  • Unutulma hakkı ve arama sonuçlarından çıkarılma
  • Sosyal medya üzerinden işlenen suçlar ve delil tespiti

Belirleyici usul ve süreler

İlgili kişi, veri sorumlusuna başvurmadan doğrudan Kurula şikâyette bulunamaz. Veri sorumlusu başvuruyu en geç otuz gün içinde sonuçlandırmalıdır; cevap verilmemesi veya cevabın yetersiz bulunması hâlinde Kurula şikâyet süresi işler. Veri ihlallerinde ihlalin öğrenilmesinden itibaren en kısa sürede ve gecikmeksizin Kurula bildirim yapılması gerekir.

İnternet ortamında kişilik hakkı ihlali hâlinde sulh ceza hâkimliğinden içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi talep edilebilir; karar süresi kısadır ve uygulama hızlıdır.

Ofisin yaklaşımı

KVKK uyumunda kâğıt üzerinde politika hazırlamak yeterli değildir. Envanterin gerçek veri akışını yansıtması, saklama sürelerinin fiilen uygulanması ve imha süreçlerinin işletilmesi denetimde belirleyicidir. İhlal dosyalarında ise ilk yirmi dört saatte alınan teknik ve idari tedbirlerin belgelenmesi, ceza miktarını doğrudan etkiler.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Bilişim ve Kişisel Veriler Hukuku Rehberi.

Enerji Hukuku

Enerji hukuku, elektrik, doğal gaz, petrol ve LPG piyasalarının düzenlenmesini kapsar. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve 5307 sayılı LPG Piyasası Kanunu ile EPDK düzenlemeleri belirleyicidir.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Lisans başvurusu, tadili ve iptali işlemleri
  • EPDK idari para cezalarına karşı iptal davaları
  • Ön lisans ve üretim lisansı uyuşmazlıkları
  • Bayilik ve dağıtım sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar
  • Otogaz ve akaryakıt istasyonlarında denetim ve yaptırımlar
  • Yenilenebilir enerji destek mekanizmasına ilişkin uyuşmazlıklar
  • Kaçak ve usulsüz elektrik kullanımı iddiaları
  • Kamulaştırma ve irtifak süreçleri (enerji yatırımlarında)

Belirleyici usul ve süreler

EPDK kararlarına karşı iptal davası idari yargıda açılır; lisans iptali gibi işletmenin faaliyetini durduran kararlarda yürütmenin durdurulması talebi kritik önemdedir. Denetim tutanaklarına karşı savunma süresi ve savunmanın içeriği, sonraki yargısal denetimde ileri sürülebilecek iddiaların kapsamını etkiler.

Ofisin yaklaşımı

Enerji dosyalarında teknik tutanak, hukuki sonucun temelidir. Numune alma usulü, mühürleme, tutanak imzaları ve laboratuvar analiz sürecindeki usul hataları, esasa girilmeden iptal sonucu doğurabilir. Bu nedenle savunma, teknik uzman görüşüyle birlikte kurulur.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Enerji Hukuku Rehberi.

Spor Hukuku

Spor hukuku, sporcu, kulüp ve federasyon ilişkilerini kapsayan disiplinler arası bir alandır. Federasyon tahkim kurulları, disiplin kurulları ve uluslararası spor tahkim mekanizmaları devrededir.

Bu alanda hangi uyuşmazlıklar görülür?

  • Sporcu disiplin cezalarına itiraz ve tahkim başvuruları
  • Futbolcu sözleşmeleri, transfer ve bonservis uyuşmazlıkları
  • FIFA kararlarının icrası, transfer (tescil) yasağı ve sportif yaptırımlar
  • Şike ve teşvik primi (6222 sayılı Kanun) kapsamındaki suçlar
  • Sporcu sakatlanmasında tazminat sorumluluğu
  • Spor kulüplerinin anonim şirkete dönüşmesi ve tescili
  • Yayın hakları ve sponsorluk sözleşmeleri

Ofisin yaklaşımı

Spor uyuşmazlıklarında süreler federasyon talimatlarıyla belirlenir ve genel yargılama sürelerinden çok daha kısadır. Bu nedenle disiplin kararının tebliğinden itibaren saatler içinde hareket edilmesi gerekebilir. Federasyon iç yolları tüketilmeden dış mercilere başvurulamaz.

Bu alanda sık başvurulan başlıklar

Aşağıdaki bağlantılar, bu alanda sitemizde yayımlanan ayrıntılı anlatımlara gider.

Ayrıntılı anlatım için: Spor Hukuku Rehberi.

Hangi hukuk alanında olduğunuzdan emin değilseniz birlikte belirleyelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kritik Süreler: Alan Alan Özet Tablo

Bir dosyada kaybedilen hakların büyük bölümü, esasa ilişkin bir eksiklikten değil kaçırılmış bir tarihten doğar. Aşağıdaki tablo, ofisimizin çalıştığı alanlarda en sık karşılaşılan ve kanunda sabit olan süreleri tek yerde toplar. Yıllık olarak yeniden değerleme oranıyla güncellenen parasal sınırlar bu tabloya bilinçli olarak alınmamıştır; onlar başvuru öncesinde ayrıca teyit edilmelidir.

KonuSüreBaşlangıç anı
İstinaf başvurusu (hukuk ve ceza)2 haftaGerekçeli kararın tebliği
Temyiz başvurusu2 haftaGerekçeli kararın tebliği
Elektronik tebligatın yapılmış sayılması5. günün sonuAdrese ulaştığı tarihi izleyen gün
İdari davalarda dava açma (genel)60 günYazılı bildirimi izleyen gün
Vergi mahkemelerinde dava açma30 günTebliği izleyen gün
İdareye başvuruya cevap verilmemesi (zımni ret)60 günBaşvuru tarihi
İşe iade: arabulucuya başvuru1 ayFesih bildiriminin tebliği
İşe iade: dava açma2 haftaAnlaşamama tutanağının düzenlenmesi
Haklı nedenle fesih (ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık)6 iş günü / en çok 1 yılFiilin öğrenilmesi / gerçekleşmesi
Boşanma davası açma (özel sebepler)6 ay / en çok 5 yılSebebin öğrenilmesi / doğumu
Mirasın reddi3 ayÖlümün öğrenilmesi veya tasarrufun bildirimi
Tenkis davası1 yıl / en çok 10 yılSaklı payın zedelendiğinin öğrenilmesi
Önalım (şufa) hakkı3 ay / en çok 2 yılSatışın bildirimi / satış tarihi
Kira bedelinin tespiti davasının yeni dönemde etki doğurması30 gün önceYeni kira döneminin başlangıcı
Haksız fiilden doğan tazminat zamanaşımı2 yıl / en çok 10 yılZararın ve failin öğrenilmesi / fiil tarihi
Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem2 yıl / en çok 10 yılGeri isteme hakkının öğrenilmesi / zenginleşme
Genel kurul kararının iptali3 ayKarar tarihi
Ticari satımda açık ayıp ihbarı2 günTeslim
Muayene ile anlaşılabilecek ayıp ihbarı8 günTeslim
Faturaya itiraz8 günFaturanın alınması
Ayıplı maldan sorumlulukta zamanaşımı (tüketici)2 yılTeslim tarihi
Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet6 ayFiilin ve failin bilinmesi
Gözaltı süresi (kural)24 saatYakalama anı
KVKK: veri sorumlusunun başvuruyu sonuçlandırması30 günBaşvurunun ulaşması
AYM bireysel başvuru30 günNihai kararın öğrenilmesi

Tablodaki süreler genel kuralı gösterir. Özel kanunlarda farklı süreler öngörülmüş olabilir; ayrıca sürenin son gününün resmî tatile rastlaması, adli tatil ve usulsüz tebligat gibi durumlar hesabı değiştirir. Bu nedenle her dosyada süre ayrıca hesaplanmalıdır.

Hangi Mahkeme Görevli? Uyuşmazlık Türüne Göre Yol Haritası

Davanın yanlış mahkemede açılması esasa girilmeden görevsizlik kararı verilmesine ve zaman kaybına yol açar. Görev kamu düzenindendir; taraflar anlaşarak değiştiremez.

UyuşmazlıkGörevli mahkeme
Boşanma, velayet, nafaka, mal rejimiAile mahkemesi
İşçi-işveren alacakları, işe iade, hizmet tespitiİş mahkemesi
Ticari nitelikteki uyuşmazlıklar, şirketler hukukuAsliye ticaret mahkemesi
Tüketici işlemleri (tutara göre)Tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi
Tapu iptali ve tescil, ecrimisil, tazminatAsliye hukuk mahkemesi
Kira tespiti, tahliye, ortaklığın giderilmesiSulh hukuk mahkemesi
İcra takibine bağlı şikâyet ve itirazlarİcra hukuk mahkemesi
İcra ve iflas suçlarıİcra ceza mahkemesi
Konkordato, iflasAsliye ticaret mahkemesi
İdari işlemin iptali, tam yargıİdare mahkemesi
Vergi ve gümrük uyuşmazlıklarıVergi mahkemesi
İnfaz işlemleri ve disiplin cezalarıİnfaz hâkimliği
Koruma tedbirleri, arama, el koyma kararlarına itirazSulh ceza hâkimliği
Erişimin engellenmesi, içeriğin çıkarılmasıSulh ceza hâkimliği
6284 sayılı Kanun kapsamında tedbirAile mahkemesi (gecikmesinde sakınca varsa kolluk/mülki amir)
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescilAsliye hukuk mahkemesi
Hakem kararının iptaliBölge adliye mahkemesi
Yabancı karar ve hakem kararlarının tanınması/tenfiziAsliye hukuk / aile mahkemesi (konuya göre)

Dava Açmadan Önce Arabulucuya Gitmek Zorunlu mu?

Bazı uyuşmazlıklarda arabuluculuk bir seçenek değil, dava şartıdır. Başvurulmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir ve yeniden dava açmak gerekir; bu da hem harç hem zaman kaybıdır.

  • Dava şartı olanlar: İşçi-işveren arasındaki kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ve tazminatı ile işe iade talepleri; ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri; kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesi hariç olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar; taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar; kat mülkiyetinden ve komşuluk hukukundan doğan uyuşmazlıklar.
  • Dava şartı olmayanlar: İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlara ilişkin rücu davaları; hizmet tespiti davaları; aile içi şiddet iddiası bulunan uyuşmazlıklar; çekişmesiz yargı işleri; taraflarının üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular.

Ticari uyuşmazlıklarda ayrıca, arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir; eklenmemesi hâlinde mahkeme kesin süre verir ve süre içinde tamamlanmazsa dava usulden reddedilir.

İlk Görüşmeye Getirilecek Belgeler: Alan Alan Kontrol Listesi

Aşağıdaki liste, ilk görüşmenin verimli geçmesi ve süre haritasının doğru çıkarılabilmesi içindir. Elinizde hepsi bulunmuyorsa görüşme yine yapılır; eksikler sonradan tamamlanabilir.

Her dosya için ortak

  • Kimlik belgesi ve iletişim bilgileri
  • Varsa tebligat zarfı ve tebliğ tarihini gösteren belge (bu, süre hesabının merkezidir)
  • Varsa dosya esas numarası, mahkeme ve icra dairesi bilgisi
  • Karşı tarafın kimlik veya unvan, adres ve vergi/ticaret sicil bilgileri

Aile ve boşanma dosyaları

  • Evlilik cüzdanı örneği, nüfus kayıt örneği
  • Gelir belgeleri (her iki taraf için mümkün olduğunca), SGK hizmet dökümü
  • Tapu, araç ve banka kayıtları; evlilik içinde edinilen malların listesi
  • Kusur iddiasına dayanak mesaj, e-posta, fotoğraf, tanık listesi
  • Varsa 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararları ve karakol/hastane kayıtları

İş hukuku dosyaları

  • İş sözleşmesi, işe giriş-çıkış bildirgeleri, SGK hizmet dökümü
  • Son bir yıla ait bordrolar ve banka hesap hareketleri
  • Fesih bildirimi, savunma istem yazısı ve verilen savunma
  • Puantaj, mesai kayıtları, giriş-çıkış kayıtları
  • Prim, ikramiye, yol ve yemek ödemelerini gösteren belgeler

İcra, iflas ve konkordato dosyaları

  • Ödeme emri ve tebliğ zarfı
  • Takibe dayanak senet, sözleşme veya ilam
  • Ödemeleri gösteren dekont ve makbuzlar
  • Konkordatoda: mali tablolar, alacaklı listesi, nakit akış projeksiyonu, varlık listesi

Gayrimenkul ve kira dosyaları

  • Tapu kaydı ve takyidat belgesi, imar durumu
  • Kira sözleşmesi, ödeme dekontları, ihtarnameler
  • Varsa yapı ruhsatı, yapı kullanma izni, yapı kayıt belgesi
  • Kat mülkiyeti dosyalarında yönetim planı ve karar defteri örneği

Ceza ve infaz dosyaları

  • İfade tutanağı, iddianame, gerekçeli karar
  • Varsa tutuklama veya adli kontrol kararı
  • İnfaz dosyalarında: müddetname (ceza infaz hesabı), ilamlar, iyi hâl belgeleri
  • Adli sicil kaydı

İdari ve vergi dosyaları

  • Dava konusu işlemin aslı ve tebliğ belgesi
  • İşlemin dayanağı yazışmalar ve savunma istem yazıları
  • Vergi dosyalarında: inceleme raporu, tarhiyat ihbarnamesi, ödeme emri, uzlaşma yazışmaları

Dijital Yargı: UYAP, e-Duruşma ve Elektronik İşlemler

Türkiye'de yargı süreçlerinin büyük bölümü elektronik ortama taşınmıştır. Bu, şehir dışındaki dosyaların yönetimini kolaylaştırırken yeni türde hak kayıpları da doğurmuştur. Aşağıdaki başlıklar, uygulamada en çok karşılaşılan noktaları özetler.

UYAP ve Vatandaş Portalı

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden dosya görüntüleme, dilekçe gönderme, harç ve gider ödeme, duruşma günü öğrenme işlemleri yapılabilir. Vatandaşlar e-Devlet üzerinden kendi dosyalarını görüntüleyebilir. Ancak portalda görünen belge listesi her zaman dosyanın tamamını göstermez; bilirkişi raporu ve müzekkere cevapları gecikmeli yansıyabilir.

e-Tebligat

Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu kural gözden kaçtığında, kişi kutusunu geç açtığı için süreyi kaçırdığını sanır; oysa süre çoktan işlemeye başlamıştır. Şirketler ve avukatlar bakımından elektronik tebligat zorunludur.

e-Duruşma ve SEGBİS

Taraf vekilleri, şartları sağlandığında duruşmalara elektronik ortamda katılabilir. Ceza yargılamasında SEGBİS üzerinden ifade alınması ve tanık dinlenmesi mümkündür. Bu imkânlar özellikle başka şehirdeki dosyalarda zaman ve maliyet tasarrufu sağlar; ancak talebin duruşma gününden önce ve usulüne uygun biçimde yapılması gerekir.

Elektronik satış ve e-haciz

İcra dosyalarında taşınır ve taşınmaz satışları elektronik satış portalı üzerinden yürütülmektedir. Teklif verme süresi, teminat yatırma usulü ve ihalenin sonuçlanma anı bakımından kurallar klasik ihaleden farklıdır. Banka hesaplarına elektronik haciz uygulanması ise borçlu bakımından ani sonuç doğurduğundan, takip aşamasının izlenmesi önem taşır.

Elektronik imza ve belge güvenliği

Güvenli elektronik imza ile oluşturulan belgeler, kanunda öngörülen istisnalar dışında elle atılan imzayla aynı sonucu doğurur. Buna karşılık ekran görüntüsü ve mesaj çıktıları tek başına kesin delil değildir; içeriğin bütünlüğünün ve gönderen-alıcı bilgisinin tespiti gerekir. Bu nedenle dijital delillerde noter tespiti veya bilirkişi incelemesi planlanır.

Ankara'da Yargı Coğrafyası

Ofisimiz Ankara merkezlidir. Ankara'da adli teşkilat birden fazla adliyeye dağılmıştır ve dosyanın hangi adliyede görüleceği yetki kurallarına göre belirlenir. Ankara Adliyesi (Sıhhiye), Ankara Batı Adliyesi (Sincan), Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ile idari yargıda Ankara İdare ve Vergi Mahkemeleri ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi başlıca yargı yerleridir. Yüksek yargı bakımından Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve Sayıştay da Ankara'dadır.

Bu yoğunluk, Ankara'da yürütülen dosyalarda iki pratik sonuç doğurur. Birincisi, yüksek mahkeme başvurularının takibi ve duruşmalara katılım bakımından mesafe avantajı vardır. İkincisi, idari yargıda merkezi idarelere karşı açılan davaların önemli bölümünde yetkili mahkeme Ankara'dadır; bu nedenle kamu personeli işlemleri, düzenleyici işlemlerin iptali, EPDK, SPK, Rekabet Kurumu ve Kamu İhale Kurumu kararlarına karşı açılan davalar çoğunlukla Ankara'da görülür.

Ankara dışındaki dosyalarda ise UYAP, e-duruşma ve gerektiğinde yerel vekâlet ilişkisi kullanılarak takip yapılır. Dosyanın bulunduğu şehre fiilen gitmeyi gerektiren işlemler (keşif, bazı duruşmalar) önceden planlanır ve müvekkile bildirilir.

Yurt Dışında Yaşayanlar ve Yabancı Yatırımcılar İçin

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları ile Türkiye'de işlem yapan yabancılar bakımından en sık karşılaşılan konular şunlardır:

  • Vekâletname: Yurt dışından verilecek vekâletnamenin Türk konsolosluğunda düzenlenmesi ya da yabancı noterde düzenlenip apostil şerhi taşıması gerekir. Vekâletnamenin kapsamı, yapılacak işleme göre özel yetkileri (boşanma, feragat, sulh, satış, ibra) açıkça içermelidir; eksik yetki, işlemin tamamlanmasını engeller.
  • Yabancı boşanma kararlarının tanınması: Yurt dışında verilen boşanma kararı, Türkiye'de tanınmadıkça nüfus kaydına işlenmez ve kişi Türk hukuku bakımından evli görünmeye devam eder. Bu durum miras, mal rejimi ve yeniden evlenme bakımından sonuç doğurur.
  • Miras işlemleri: Türkiye'de taşınmazı bulunan yabancıların ve yurt dışında vefat eden Türk vatandaşlarının mirası bakımından uygulanacak hukuk, taşınmaz ve taşınır ayrımına göre belirlenir. Veraset ilamı, tapu devri ve vergi yükümlülükleri ayrı ayrı yürütülür.
  • Taşınmaz edinimi: Yabancıların taşınmaz edinmesi kanuni sınırlamalara tabidir; askerî yasak bölge ve güvenlik bölgesi sorgusu, ülke bazlı sınırlamalar ve yüzölçümü sınırları önceden kontrol edilmelidir.
  • Şirket kuruluşu ve çalışma izni: Yabancı ortaklı şirket kuruluşu, potansiyel vergi numarası alınması, çalışma izni başvurusu ve sosyal güvenlik yükümlülükleri birlikte planlanır.
  • Yatırım yoluyla vatandaşlık: Başvuru şartları ve asgari tutarlar mevzuatla belirlenir ve değişebilir; başvuru öncesinde güncel şartların teyidi gerekir.
  • Tenfiz ve icra: Yabancı mahkeme ve hakem kararlarının Türkiye'de icra edilebilmesi için önce tenfiz kararı alınması zorunludur. Tenfiz olmadan doğrudan icra takibi yapılamaz.

Bu işlemlerin tamamı, müvekkilin Türkiye'ye gelmesine gerek kalmadan usulüne uygun vekâletname ile yürütülebilir.

Kurumsal Danışmanlıkta Çalışma Başlıkları

Sürekli danışmanlık ilişkisinde ağırlık, uyuşmazlık çıktıktan sonraki temsilden çok, uyuşmazlığı doğuran boşlukların önceden kapatılmasına verilir. Uygulamada en çok çalışılan başlıklar şunlardır:

  • Sözleşme mimarisi: Çerçeve sözleşmeler, tedarik ve distribütörlük sözleşmeleri, gizlilik ve rekabet yasağı düzenlemeleri, uyuşmazlık çözüm ve uygulanacak hukuk maddeleri.
  • Şirketler hukuku uyumu: Esas sözleşme denetimi, genel kurul ve yönetim kurulu süreçlerinin usulüne uygun yürütülmesi, pay defteri ve karar defteri düzeni.
  • İş hukuku uyumu: İş sözleşmesi şablonları, fesih usulü, disiplin süreci, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, alt işveren ilişkisinin denetimi.
  • Kişisel veriler uyumu: Veri envanteri, aydınlatma metinleri, açık rıza süreçleri, saklama ve imha politikası, veri ihlali müdahale planı.
  • Rekabet uyumu: Dağıtım ve fiyatlandırma uygulamalarının denetimi, rakiplerle temas kurallarının belirlenmesi, yerinde inceleme hazırlığı.
  • Kamu ihalesine katılım: Doküman incelemesi, teklif hazırlığında hukuki denetim, şikâyet ve itirazen şikâyet süreçlerinin yönetimi.
  • Alacak yönetimi: Ödeme koşullarının sözleşmeye doğru yansıtılması, teminat yapısı, gecikme hâlinde işletilecek ihtar ve takip süreci.
  • Kriz ve yeniden yapılandırma: Mali sıkıntı belirtilerinin erken tespiti, konkordato dâhil yeniden yapılandırma seçeneklerinin karşılaştırılması.

Sık Yapılan Sekiz Hata

Ofisimize gelen dosyalarda tekrar eden ve çoğu önlenebilir nitelikte olan hatalar şunlardır:

  1. Tebligat zarfını atmak. Sürenin başlangıcı çoğu zaman yalnızca o zarfla ispatlanır.
  2. Duruşmada açıklanan kısa karara güvenmek. Kanun yolu süresi gerekçeli kararın tebliğiyle işler; ancak gerekçeli kararın beklenmesi de sonsuza kadar sürmez, dosya takip edilmelidir.
  3. Yazılı delil yerine sözlü mutabakata güvenmek. Özellikle ticari ilişkilerde ve kira ilişkisinde ödeme ve mutabakatların yazılı olması belirleyicidir.
  4. Ödemeyi elden yapmak. Banka kanalı kullanılmadığında ödemenin ispatı çoğu zaman mümkün olmaz.
  5. Karşı tarafla yazışmada hakkı zayıflatan ifadeler kullanmak. "Sorun değil, sonra hallederiz" gibi mesajlar, sonradan feragat veya ibra iddiasına dayanak yapılabilir.
  6. İfadeye müdafi olmadan girmek. Tutanağa geçen bir cümle, yargılamanın tamamını belirleyebilir.
  7. Arabuluculuk aşamasını formalite saymak. Son tutanağın içeriği ve eklenen beyanlar, sonraki davada kullanılır.
  8. Dava açılınca icra takibinin duracağını sanmak. Kanun yoluna başvurmak kural olarak icrayı durdurmaz; tehiri icra ayrıca talep edilmelidir.

Belgelerinizi getirin, süre ve yol haritanızı birlikte çıkaralım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Temel Hukuk Kavramları Sözlüğü

Aşağıdaki sözlük, ofisimize gelen sorularda en sık karıştırılan kavramları sade biçimde açıklar. Amaç, bir belgeyi ya da mahkeme kararını okurken karşınıza çıkan terimin ne anlama geldiğini hızlıca görebilmenizdir. Kavramların ayrıntılı anlatımı, ilgili hukuk dalının rehberinde yer alır.

Yargılama ve usul kavramları

  • Dava şartı: Mahkemenin işin esasına girebilmesi için bulunması zorunlu olan şart. Yokluğu hâlinde dava esastan incelenmeden usulden reddedilir.
  • Görev: Uyuşmazlığa hangi tür mahkemenin (asliye hukuk, aile, iş, ticaret, sulh hukuk, idare) bakacağını gösterir. Kamu düzenindendir, taraflarca değiştirilemez.
  • Yetki: Aynı türdeki mahkemelerden hangisinin (hangi yerin) bakacağını gösterir. Kesin yetki hâlleri dışında sözleşmeyle değiştirilebilir.
  • Husumet: Davanın doğru kişiye yöneltilmiş olması. Yanlış kişiye açılan dava, esasa girilmeden reddedilir.
  • Derdestlik: Aynı konuda aynı taraflar arasında görülmekte olan başka bir dava bulunması.
  • Kesin hüküm: Kanun yolları tükendiğinde kararın artık tartışılamaz hâle gelmesi.
  • Islah: Taraflardan birinin, yargılama sırasında usule ilişkin işlemini bir kez düzeltmesi. Talebin artırılması çoğunlukla ıslahla yapılır.
  • İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı: Dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra yeni vakıa ileri sürülememesi kuralı.
  • Def'i: Borçlu olduğunu kabul etmekle birlikte borcu ödemekten kaçınmayı sağlayan hak (zamanaşımı def'i gibi). Hâkim kendiliğinden dikkate almaz; ileri sürülmesi gerekir.
  • İtiraz: Hakkın hiç doğmadığını ya da sona erdiğini bildiren savunma. Hâkim kendiliğinden dikkate alır.
  • İhtiyati tedbir: Dava sonuçlanana kadar mevcut durumun korunması için alınan geçici koruma önlemi.
  • İhtiyati haciz: Para alacaklarında, alacağın tahsilini güvence altına almak için borçlunun malvarlığına geçici olarak el konulması.
  • Delil başlangıcı: İddia edilen hukuki işlemi tamamen ispat etmeye yetmeyen ancak varlığına delalet eden yazılı belge. Tanık dinlenmesinin yolunu açar.
  • Bilirkişi: Çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda görüşüne başvurulan uzman. Hukuki nitelendirme bilirkişiye bırakılamaz.
  • Tefhim ve tebliğ: Tefhim, kararın duruşmada açıklanması; tebliğ ise yazılı olarak bildirilmesidir. Kanun yolu süreleri kural olarak gerekçeli kararın tebliğiyle başlar.
  • İstinaf: İlk derece kararının bölge adliye mahkemesince hem maddi olay hem hukuk yönünden yeniden incelenmesi.
  • Temyiz: Kararın Yargıtay tarafından yalnızca hukuka uygunluk yönünden denetlenmesi.
  • Kesinlik sınırı: Belirli bir parasal değerin altındaki kararların kanun yoluna götürülememesi.
  • Eski hâle getirme: Elde olmayan sebeplerle süreye uyulamadığında, kaçırılan işlemin yapılmasına imkân tanıyan kurum.
  • Yargılamanın yenilenmesi: Kesinleşmiş kararlara karşı, kanunda sınırlı olarak sayılan hâllerde başvurulan olağanüstü kanun yolu.

Borçlar ve sorumluluk kavramları

  • Haksız fiil: Hukuka aykırı ve kusurlu davranışla başkasına zarar verilmesi. Kusur, zarar, hukuka aykırılık ve illiyet bağı birlikte aranır.
  • İlliyet (nedensellik) bağı: Zararın, o davranıştan doğmuş olması. Bağ kesilirse sorumluluk doğmaz.
  • Müteselsil sorumluluk: Birden çok kişinin aynı zarardan tamamıyla sorumlu olması. Alacaklı dilediğine tamamı için başvurabilir.
  • Rücu: Borcu ödeyen kişinin, asıl sorumluya yönelerek ödediğini geri istemesi.
  • Halefiyet: Ödeme yapan kişinin, alacaklının hukuki durumuna geçmesi (sigortacının rücuu tipik örnektir).
  • Sebepsiz zenginleşme: Haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından zenginleşme. İade yükümlülüğü doğurur.
  • Cezai şart: Borç yerine getirilmezse ödenmesi kararlaştırılan tutar. Aşırıysa hâkim indirebilir.
  • Temerrüt: Borçlunun borcunu zamanında yerine getirmemesi. Faiz ve ek sorumluluk doğurur.
  • Zamanaşımı: Belirli sürenin geçmesiyle alacağın dava edilebilirliğini yitirmesi. Hak sona ermez, ancak def'i olarak ileri sürülürse talep reddedilir.
  • Hak düşürücü süre: Geçmesiyle hakkın kendisinin sona erdiği süre. Hâkim kendiliğinden dikkate alır.
  • Aşırı ifa güçlüğü: Sözleşme kurulduktan sonra öngörülemeyen olağanüstü durumlar nedeniyle edimin çekilmez hâle gelmesi; uyarlama talebinin dayanağıdır.
  • Muvazaa: Tarafların gerçek iradelerini gizleyerek görünürde başka bir işlem yapmaları.

İcra, iflas ve konkordato kavramları

  • İlamlı takip: Mahkeme kararına dayanan icra takibi. Borca itiraz takibi durdurmaz.
  • İlamsız takip: Belgeye dayanma zorunluluğu olmayan takip. Ödeme emrine süresinde itiraz takibi durdurur.
  • İtirazın iptali: Takibe itiraz üzerine alacaklının genel mahkemede açtığı dava.
  • İtirazın kaldırılması: Alacaklının, elindeki belgeye dayanarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemesi.
  • Menfi tespit: Borçlu olmadığının mahkemece tespitini isteme davası.
  • İstirdat: Ödenen paranın geri alınması için açılan dava.
  • İstihkak: Haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası.
  • Meskeniyet şikâyeti: Borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceği iddiası.
  • Aciz vesikası: Alacağın tahsil edilemediğini gösteren belge.
  • Tasarrufun iptali: Borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacıyla yaptığı devirlerin, alacaklı bakımından etkisiz sayılmasını sağlayan dava.
  • Sıra cetveli: Satış bedelinin alacaklılar arasında hangi sırayla paylaştırılacağını gösteren cetvel.
  • Geçici ve kesin mühlet: Konkordatoda borçluya tanınan, takiplerin durduğu koruma dönemleri.
  • Konkordato komiseri: Mühlet süresince borçlunun işlemlerini denetleyen ve mahkemeye rapor veren görevli.
  • Makul güvence raporu: Konkordato talebine eklenmesi zorunlu, bağımsız denetim kuruluşunca hazırlanan rapor.
  • Tenzilat konkordatosu: Alacaklıların alacaklarının bir kısmından vazgeçtiği konkordato türü.
  • Vade konkordatosu: Alacak tutarı korunarak ödeme takviminin uzatıldığı konkordato türü.

Aile ve miras kavramları

  • Edinilmiş mal: Evlilik süresince karşılığını vererek edinilen malvarlığı değerleri. Yasal mal rejiminin konusudur.
  • Kişisel mal: Evlenmeden önce sahip olunan, miras veya bağış yoluyla edinilen mallar.
  • Katılma alacağı: Mal rejiminin tasfiyesinde eşin, diğer eşin artık değeri üzerindeki alacağı.
  • Değer artış payı: Bir eşin, diğerinin malının edinilmesine veya iyileştirilmesine katkısı karşılığındaki alacağı.
  • Aile konutu şerhi: Tapuya konulan ve malik eşin tek başına tasarrufunu engelleyen şerh.
  • İştirak nafakası: Velayeti kendisinde olmayan ebeveynin çocuğun bakım giderlerine katılması.
  • Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe ödenen nafaka.
  • Tedbir nafakası: Dava süresince geçici olarak hükmedilen nafaka.
  • Saklı pay: Mirasbırakanın tasarrufuyla ortadan kaldırılamayan asgari miras payı.
  • Tenkis: Saklı payı zedeleyen kazandırmaların yasal ölçüye indirilmesi.
  • Muris muvazaası: Mirasbırakanın, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla satış görünümü altında bağış yapması.
  • Terekenin resmi tasfiyesi: Terekenin, mirasçılar yerine resmen tasfiye memuru eliyle tasfiyesi.
  • Hükmen ret: Mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli ise mirasın reddedilmiş sayılması.
  • İzale-i şüyu: Paylı veya elbirliği mülkiyetindeki malın ortaklığının giderilmesi.

Ceza ve infaz kavramları

  • Şüpheli ve sanık: Soruşturma evresindeki kişi şüpheli, kamu davası açıldıktan sonra sanıktır.
  • Katılan: Kovuşturma evresinde davaya katılan mağdur veya suçtan zarar gören.
  • Adli kontrol: Tutuklama yerine uygulanan, kişiyi serbest bırakan ancak yükümlülük getiren tedbir.
  • Uzlaştırma: Belirli suçlarda mağdur ile şüpheli arasında anlaşma sağlanması usulü.
  • Önödeme: Bazı suçlarda, belirlenen tutarın ödenmesiyle kamu davası açılmaması.
  • Seri muhakeme: Kanunda sayılan suçlarda savcılığın teklifi ve kabul üzerine yürüyen basitleştirilmiş usul.
  • HAGB: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması; denetim süresi sonunda düşme sonucu doğurabilen kurum.
  • Erteleme: Hükmedilen hapis cezasının infazının geri bırakılması.
  • Koşullu salıverilme: Cezanın belirli bir kısmının infazından sonra kalanın denetim altında dışarıda geçirilmesi.
  • Denetimli serbestlik: Cezanın son bölümünün, kurum dışında yükümlülüklerle infazı.
  • Mükerrir: Önceki mahkûmiyetinden sonra yeniden suç işleyen kişi; infaz rejimi ağırlaşır.
  • İçtima: Birden çok cezanın toplanarak tek infaz planına bağlanması.
  • Etkin pişmanlık: Suç sonrası zararı giderme veya bilgi verme yoluyla cezada indirim sağlayan kurum.

İdare, vergi ve kamu hukuku kavramları

  • İdari işlem: İdarenin tek yanlı iradesiyle hukuki sonuç doğuran işlemi.
  • İptal davası: Hukuka aykırı idari işlemin ortadan kaldırılması istemi.
  • Tam yargı davası: İdarenin işlem veya eyleminden doğan zararın tazmini istemi.
  • Yürütmenin durdurulması: Dava sonuçlanana kadar işlemin uygulanmasının askıya alınması.
  • Zımni ret: İdareye yapılan başvuruya süresinde cevap verilmemesiyle isteğin reddedilmiş sayılması.
  • Tarh, tahakkuk, tahsil: Verginin hesaplanması, ödenecek hâle gelmesi ve toplanması aşamaları.
  • Vergi ziyaı: Verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuku.
  • Pişmanlık ve ıslah: İdare öğrenmeden önce kendiliğinden bildirimle cezadan kurtulma imkânı.
  • Uzlaşma: Vergi ve cezada idare ile mükellef arasında anlaşma yolu.
  • Kamulaştırmasız el atma: İdarenin usulüne uymadan taşınmaza fiilen veya hukuken el koyması.
  • İtirazen şikâyet: Kamu ihalelerinde, idareye şikâyetten sonra Kamu İhale Kurumuna yapılan başvuru.

Uygulamada En Sık Başvurulan Mevzuat

Aşağıdaki liste, ofisin çalışma alanlarında en sık dayanılan temel metinleri gösterir. Her metnin güncel hâli Resmî Gazete ve mevzuat kaynaklarından teyit edilmelidir; kanun numaraları sabit olsa da madde metinleri değişebilmektedir.

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — kişiler, aile, miras ve eşya hukuku
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — sözleşmeler, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme, kira
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — ticari işletme, şirketler, kıymetli evrak, taşıma, sigorta
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — medeni yargılama usulü
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — cebri icra, iflas, konkordato
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — suçlar ve cezalar
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — ceza yargılaması usulü
  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun — infaz rejimi
  • 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu — idari davalar
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
  • 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu
  • 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu
  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu
  • 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu
  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu
  • 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve 5651 sayılı Kanun
  • 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, 5307 sayılı LPG Piyasası Kanunu
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
  • 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu — meslek kuralları, ücret ve sır saklama yükümlülüğü

Sıkça Sorulan Sorular

Hukukçular Evi nerede bulunuyor ve nasıl ulaşılır?

Ofis Ankara Yenimahalle'de, Varlık Mahallesi Gaziosmanpaşa Caddesi No:22 adresindedir. 0554 648 37 15 ve 0850 840 06 11 numaralarından telefonla, info@hukukcularevi.com adresinden e-posta ile ulaşılabilir. Türkiye genelinde dosya takibi yapılmaktadır.

Hangi hukuk alanlarında çalışıyorsunuz?

Aile ve boşanma hukuku, ceza hukuku, infaz hukuku, icra ve iflas hukuku, konkordato, miras hukuku, gayrimenkul ve kira hukuku, iş ve sosyal güvenlik hukuku, sermaye piyasası (SPK) hukuku, ticaret ve şirketler hukuku, idare hukuku, vergi hukuku, tüketici hukuku, tazminat hukuku, yargılama usulü, imar ve kamulaştırma, kamu ihale hukuku, yabancılar hukuku, tahkim, rekabet hukuku, bilişim ve kişisel veriler hukuku, enerji hukuku ile spor hukuku başlıca çalışma alanlarıdır.

İlk görüşmede neler konuşulur ve yanımda ne getirmeliyim?

İlk görüşmede önce süre haritası çıkarılır: hak düşürücü süreler, zamanaşımı, arabuluculuk ve kanun yolu süreleri belirlenir. Bu nedenle elinizdeki tüm belgeleri, özellikle tebligat zarflarını ve tebliğ tarihini gösteren evrakı getirmeniz önemlidir. Sözleşmeler, dekontlar, yazışmalar, varsa dava dosyası numarası ve karşı tarafın kimlik/unvan bilgileri süreci hızlandırır.

Avukatlık ücreti nasıl belirleniyor?

Avukatlık ücreti, Avukatlık Kanunu m. 163-164 çerçevesinde yazılı avukatlık sözleşmesiyle belirlenir. Sözleşmede ücretin kapsamı, hangi işleri içerdiği ve harç ile yargılama giderlerinin ayrıca ödeneceği açıkça yazılır. Kanun, dava konusu para dışındaki mal ve hakların bir bölümünün aynen avukata devrini öngören sözleşmeleri geçersiz sayar.

Davamı kazanacağımı garanti edebilir misiniz?

Hayır. Hiçbir avukat dava sonucunu garanti edemez; bu hem mesleki etik hem de mevzuat bakımından mümkün değildir. Verilebilecek olan şey, dosyanın güçlü ve zayıf yönlerinin, olası sonuçların ve bunların hangi şartlarda gerçekleşeceğinin açık biçimde ve yazılı olarak anlatılmasıdır.

Sitedeki rehber içerikler hukuki danışmanlık yerine geçer mi?

Geçmez. Sitede yayımlanan rehberler genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olayınıza uygulanabilmesi için mutlaka bireysel değerlendirme gerekir. Her dosyanın vakıa örgüsü, delil durumu ve süre tablosu farklıdır. Ayrıca mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Görüşmelerimiz gizli kalır mı?

Evet. Avukatlık Kanunu m. 36 uyarınca avukatın sır saklama yükümlülüğü bulunur ve bu yükümlülük meslekten ayrılmakla dahi sona ermez. Görüşme içeriği, sunulan belgeler ve müvekkil kimliği ofis dışına çıkmaz.

Ankara dışındaki dosyalara bakıyor musunuz?

Evet. Ofis Ankara merkezli olmakla birlikte Türkiye genelinde dosya takibi yapılmaktadır. UYAP üzerinden yürütülebilen işlemler ile duruşmalara SEGBİS/e-duruşma yoluyla katılım imkânları, şehir dışı dosyaların yönetimini pratik hâle getirmiştir. Zorunlu hâllerde ilgili yerde vekâlet ilişkisiyle çalışılır.

Dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunda mıyım?

Bazı uyuşmazlıklarda evet. İş hukukundan doğan işçi-işveren alacak ve tazminat talepleri ile işe iade istemlerinde, ticari davaların önemli bölümünde ve kira ilişkisinden kaynaklanan bazı uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır. Dava şartı arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir. Buna karşılık iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davaları ile hizmet tespiti davaları bu şartın dışındadır.

Süreyi kaçırdım, yapabileceğim bir şey kaldı mı?

Duruma göre değişir ama ilk bakılacak yer tebligattır. Tebligat usulsüzse süre hiç işlemeye başlamamış olabilir ve usulsüz tebligat iddiası ileri sürülür. Elde olmayan sebeplerle süreye uyulamamışsa eski hâle getirme talep edilebilir. Karar kesinleşmişse sınırlı hâllerde yargılamanın yenilenmesi ve kanun yararına temyiz yolları gündeme gelir. Bu değerlendirmenin vakit kaybedilmeden yapılması gerekir.

Şirketim için sürekli danışmanlık hizmeti veriyor musunuz?

Evet. Ticaret ve şirketler hukuku, iş hukuku, rekabet uyumu, kişisel verilerin korunması, kamu ihale süreçleri ve sözleşme yönetimi başlıklarında sürekli danışmanlık verilmektedir. Sürekli danışmanlığın temel faydası, uyuşmazlık doğmadan önce sözleşme mimarisinin ve iç süreçlerin düzenlenmesidir.

Yabancı yatırımcılara ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına hizmet veriyor musunuz?

Evet. Yabancıların taşınmaz edinimi, şirket kuruluşu, çalışma ve ikamet izinleri, yatırım teşvikleri ile vatandaşlık başvuruları kapsamdadır. Ayrıca yabancı mahkeme ve hakem kararlarının Türkiye'de tanınması ve tenfizi ile sınır aşan miras ve boşanma işlemleri yürütülmektedir. Başta ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya ve Belçika olmak üzere çeşitli ülkelerdeki çözüm ortaklarıyla iş birliği yapılmaktadır.

Boşanma davası ne kadar sürer?

Anlaşmalı boşanmada taraflar birlikte başvurduğunda ve hâkim iradeyi serbestçe açıklanmış bulduğunda süreç tek duruşmada sonuçlanabilir. Çekişmeli boşanmada ise süre; kusur iddialarının sayısı, tanık ve bilirkişi ihtiyacı, velayet konusunda uzman incelemesi gerekip gerekmediği ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Kesin bir süre vermek mümkün değildir; ancak dilekçelerin eksiksiz hazırlanması ve delillerin baştan sunulması süreci belirgin biçimde kısaltır.

Nafaka her durumda ödenir mi ve süresiz midir?

Hayır. İştirak nafakası çocuğun bakım giderleri için ödenir ve kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Yoksulluk nafakası ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla hükmedilir. Nafaka yükümlüsünün veya alacaklısının durumunda esaslı değişiklik olması hâlinde nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması talep edilebilir; nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya fiilen evliymiş gibi yaşaması kaldırma sebebidir.

Evi eşimin üzerine aldık, boşanınca hakkım var mı?

Tapunun kimin üzerinde olduğu tek başına belirleyici değildir. Evlilik içinde ve edinilmiş mal statüsünde alınan bir taşınmazda, tasfiye sırasında katılma alacağı talep edilebilir. Bu talep bir mülkiyet iddiası değil, alacak talebidir. Ayrıca taşınmaz aile konutu niteliğindeyse, malik eş diğerinin rızası olmadan satamaz, ipotek edemez ve kira sözleşmesini feshedemez.

Ceza aldım, hapse girecek miyim?

Bu sorunun cevabı ceza miktarına, suç tipine, sabıka durumuna ve kanunda öngörülen kurumlara göre değişir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi, adli para cezasına çevrilme, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik kurumlarının her birinin ayrı şartları vardır. İnfaz hesabı çıkarılmadan verilen tahminler yanıltıcıdır; bu nedenle önce müddetname ve ilamlar üzerinden bağımsız bir hesap yapılır.

Adli sicil kaydım ne zaman silinir?

Adli sicil kaydı, cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanmasıyla arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydının silinmesi ise kanunda öngörülen sürelerin geçmesine ve şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Bazı hâllerde memuriyet, silah ruhsatı ve meslek icrası bakımından arşiv kaydı da sonuç doğurur; bu nedenle silme talebinin doğru mercie ve zamanında yapılması önemlidir.

İcra takibi başlatıldı, maaşımın tamamı haczedilebilir mi?

Hayır. Maaş ve ücretlerin haczinde kanuni bir sınır vardır ve nafaka alacakları bakımından farklı bir rejim uygulanır. Ayrıca borçlunun haline münasip evi, mesleki faaliyeti için gerekli araç ve gereçleri ile kanunda sayılan bazı mallar haczedilemez. Haczedilemeyecek bir malın haczedilmesi hâlinde, öğrenmeden itibaren işleyen kısa süre içinde icra mahkemesine şikâyet edilmelidir.

Konkordato ilan eden bir şirketten alacağım var, ne yapmalıyım?

Öncelikle alacağınızı süresinde ve belgeleriyle birlikte konkordato dosyasına kaydettirmeniz gerekir. Kayıt yapılmadığında projede yer almama riski doğar. Alacağınız rehinle güvence altındaysa veya imtiyazlı nitelikteyse bunun ayrıca ve gerekçeli olarak bildirilmesi gerekir. Mühlet süresince borçlu aleyhine kural olarak takip yapılamaz ve mevcut takipler durur; bu nedenle bu dönemde strateji, takip değil dosya içi konumlandırmadır.

Kiracıyı hangi hâllerde tahliye edebilirim?

Kiraya veren, sözleşme süresinin dolmasına dayanarak tek başına sözleşmeyi sona erdiremez. Tahliye için kanunda sayılan sebeplere dayanılması gerekir: kiraya verenin veya kanunda sayılan yakınlarının konut ya da işyeri ihtiyacı, taşınmazın yeniden inşa veya imarı, yeni malikin ihtiyacı, kiracının yazılı tahliye taahhüdü, bir kira yılı içinde iki haklı ihtar ve kiracının aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli konutunun bulunması. Her sebebin kendi süresi ve usulü vardır.

İşten çıkarıldım, ilk ne yapmalıyım?

İlk yapılacak iş, fesih bildiriminin tebliğ tarihini kayıt altına almaktır; işe iade için arabulucuya başvuru süresi bu tarihten işler. İkinci olarak fesih gerekçesinin yazılı olarak bildirilip bildirilmediği ve savunmanızın alınıp alınmadığı önemlidir. Ayrıca bordro, banka hesap hareketleri, mesai kayıtları ve varsa yazışmalar bir araya getirilmelidir; gerçek ücretin ispatı tazminat hesabının tamamını belirler.

İdari işleme itiraz ettim, dava süresi durur mu?

İlgili idari makama yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar. Bu geçiş noktası uygulamada en sık hak kaybı yaşanan yerlerden biridir; başvuru tarihinin ve cevabın tebliğ tarihinin kayıt altına alınması gerekir.

Vergi cezası geldi, uzlaşmaya mı gitmeliyim yoksa dava mı açmalıyım?

İki yol da açıktır ancak sonuçları farklıdır. Uzlaşma sağlandığında uyuşmazlık sona erer ve uzlaşılan konuda dava açılamaz; buna karşılık cezada indirim elde edilir ve süreç hızlı biter. Dava yolu ise hukuki tartışmayı sürdürme imkânı verir fakat zaman alır. Seçim, tarhiyatın hukuki dayanağının gücüne ve tutara göre yapılmalıdır. Ayrıca ortada bir vergi hatası varsa düzeltme-şikâyet yolu daha hızlı ve masrafsız sonuç verebilir.

Şirketimin ortağıyım ama kararlara katılamıyorum, ne yapabilirim?

Öncelikle bilgi alma ve inceleme hakkınızın kullanılması, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının usulüne uygun alınıp alınmadığının denetlenmesi gerekir. Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararlarının iptali karar tarihinden itibaren üç ay içinde istenebilir. Ortaklar arasındaki çekişme kalıcı hâle gelmişse haklı sebeple fesih talebi gündeme gelir; mahkeme fesih yerine payın gerçek değerinin ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına da karar verebilir.

Kişisel verilerim izinsiz kullanıldı, nereye başvurmalıyım?

Önce veri sorumlusuna yazılı olarak başvurmanız gerekir; doğrudan Kurula şikâyet mümkün değildir. Veri sorumlusu başvuruyu en geç otuz gün içinde sonuçlandırmalıdır. Cevap verilmemesi veya cevabın yetersiz olması hâlinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na şikâyette bulunulabilir. İçerik internette yayımlanmışsa, ayrıca sulh ceza hâkimliğinden içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi talep edilebilir.

Yurt dışındayım, Türkiye'deki davamı vekâletle yürütebilir misiniz?

Evet. Türk konsolosluğunda düzenlenecek vekâletname ya da yabancı noterde düzenlenip apostil şerhi taşıyan vekâletname ile işlemler yürütülebilir. Vekâletnamenin kapsamı önemlidir: boşanma, feragat, sulh, ibra, satış gibi işlemler için özel yetki gerekir. Vekâletname eksik yetki içerdiğinde işlem yapılamaz ve yeniden düzenlenmesi gerekir.

Kararı beğenmedim, istinafa gitmek maliyetli mi?

Kanun yolu başvurusu harç ve gider avansına tabidir. Harcın eksik yatırılması hâlinde tamamlanması için süre verilir; verilen süre içinde tamamlanmazsa başvuru reddedilir. Adli yardım kararı bulunanlar bakımından harçtan geçici muafiyet uygulanır. Maliyetin yanında değerlendirilmesi gereken asıl unsur, başvurunun hukuki gerekçesinin gücüdür; gerekçesiz başvurular hem masraf hem zaman kaybıdır.

Yargı sürecinde ne sıklıkla bilgilendiriliyorum?

Duruşma ve keşif gibi ana aşamalarda ve dosyaya esaslı bir belge girdiğinde (bilirkişi raporu, karşı taraf beyanı, müzekkere cevabı) bilgilendirme yapılır. Ayrıca ara kararların ne anlama geldiği ve sonraki adımın ne olduğu yazılı olarak aktarılır. Müvekkilin dosya durumunu e-Devlet üzerinden kendisinin de izleyebilmesi teşvik edilir.

Karşı taraf uzlaşma teklif etti, kabul etmeli miyim?

Bu, dosyanın ispat gücüne, tahsil kabiliyetine ve yargılamanın tahmini süresine göre değerlendirilir. Yüksek tutarlı ancak tahsili şüpheli bir karar, daha düşük ancak hemen tahsil edilebilir bir anlaşmadan her zaman daha iyi değildir. Teklif değerlendirilirken karşı tarafın malvarlığı durumu, teminat verip vermediği ve anlaşmanın ilam niteliğinde olup olmayacağı ayrıca incelenir.

Ofisinizle çalışmaya başlamadan önce ücret hakkında bilgi alabilir miyim?

Evet. İlk değerlendirmeden sonra, işin kapsamı ve tahmini süreci netleştirildiğinde ücret yazılı avukatlık sözleşmesiyle belirlenir. Sözleşmede ücretin neyi kapsadığı, harç ve yargılama giderlerinin ayrıca ödeneceği ve kanun yolu aşamalarının kapsam dâhilinde olup olmadığı açıkça yazılır. Belirsizlik bırakmamak, hem müvekkil hem ofis bakımından ilişkiyi korur.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her olay kendine özgüdür; süreler ve haklar kısa olup hak kaybına yol açabilir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve atıf yapılan kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği uyarınca bu sayfada iş elde etmeye yönelik ifadelere, başarı oranına veya karşılaştırmalı iddialara yer verilmemiştir.

home_3 (1)
Vizyonumuz

Ulusal ve uluslararası şirketlere stratejik ve güvenilir hukuki çözümler sunuyoruz. Türkiye’den Avrupa ve ABD’ye uzanan iş birliklerimizle sınır ötesi işlemlerde yanınızdayız.

Misyonumuz

Ticari hayatın ihtiyaçlarına uygun, sektör odaklı ve önleyici hukuki danışmanlık sunuyoruz. Uluslararası işlemlerde Avrupa ve Amerika’daki iş ortaklarımızla hızlı ve güvenilir çözümler sağlıyoruz.

Değerlerimiz

Güvene dayalı, uzman, uluslararası ve çözüm odaklı hukuk danışmanlığı sunuyoruz. Müvekkillerimizin işini önceden gören, stratejik ve sürdürülebilir çözümlerle destekliyoruz.