Yurt dışında bir mahkeme kararı aldınız ve Türkiye’deki borçludan tahsil etmek istiyorsunuz. Ya da tenfiz davanızı kazandınız ve sıra icraya geldi. Bu aşamada en sık yapılan hata, tenfiz kararını alır almaz icra dairesine koşmaktır.
Türk hukuku burada iki ayrı kesinleşme arar ve bunlardan yalnızca birini tamamlamak yeterli değildir. Aşağıda sürecin nasıl işlediğini ve hangi belgelerle icraya gidileceğini ele alıyoruz.
Neden tenfiz gerekiyor?
Yabancı bir mahkeme kararı, ne kadar kesin olursa olsun Türkiye’de doğrudan icra edilemez. Bunun anayasal temeli, yargı yetkisinin Türk mahkemelerine ait olmasıdır; başka bir ülke mahkemesinden çıkan karar doğrudan Türkiye’de uygulanamaz.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50. maddesine göre yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, yabancı mahkemelerin ceza ilamlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir. Yani yurt dışındaki bir ceza davasında hükmedilen tazminat, bu yolla Türkiye’de icra edilebilir hâle getirilebilir.
Yabancı mahkeme kararlarının tenfizi MÖHUK’un 50 ile 57. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tenfiz kararı verilmesiyle birlikte yabancı mahkeme kararı ilam niteliği kazanır.
Çifte kesinleşme: iki ayrı şart
Süreci anlamanın anahtarı burasıdır. İki farklı kesinleşme birlikte aranır.
Birinci kesinleşme — yabancı ilamın kendi ülkesinde kesinleşmesi. MÖHUK 50 açıkça “o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamlar” demektedir. Kararın verildiği ülkede henüz kanun yolları tüketilmemişse tenfiz istenemez.
İkinci kesinleşme — tenfiz kararının Türkiye’de kesinleşmesi. Tenfiz davası sonucunda Türk mahkemesince verilen karar, şeklî anlamda kesinleşmeden icraya konulamaz. Yalnızca tenfiz davasının açılması veya kazanılması yetmez; tenfiz kararının kendisinin de istinaf ve temyiz yollarından geçerek ya da sürelerin dolmasıyla kesinleşmiş olması ve üzerine kesinleşme şerhi vurulması gerekir.
Bu ikinci şart, tenfiz ilamlarını Türk hukukunda kesinleşmeden icraya konulamayacak ilamlar kategorisine sokar. Kural olarak mahkeme ilamlarının icra takibine konulması kesinleşme şartına tabi değildir; tenfiz ilamları bu kuralın istisnalarındandır.
Tenfiz kararınızı icraya koymak mı istiyorsunuz?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kesinleşmeden icraya konulamayan diğer ilamlar
Tenfiz ilamı yalnız değildir. Aynı istisnai kategoride yer alan başlıca ilamlar şunlardır:
- Taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklara ilişkin ilamlar.
- Aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar — ad ve soyadı değişikliği, yaş düzeltme, velayetin kaldırılması, babalık davası, nesep tashihi, boşanma ve boşanmaya bağlı fer’i hükümler.
- İstihkak davasının kabulüne ilişkin kararlar. Davanın reddi hâlinde kesinleşme şartı aranmaz.
- Bayrağına ve sicil kaydı olup olmadığına bakılmaksızın gemilere ve bunlarla ilgili ayni haklara ilişkin ilamlar.
- Menfi tespit davalarına ilişkin ilamlar.
Bir nokta ayrıca belirtilmelidir: tarafların kişisel durumlarını doğrudan değiştirmeyen, nafaka gibi eda içerikli hükümler bakımından kesinleşme beklenmeden icra mümkün olabilir. Boşanma ilamının fer’ileri bakımından bu ayrım pratikte önem taşır.
Tenfiz sonrası: ilamlı icra yolu
MÖHUK 57’ye göre tenfizine karar verilen yabancı ilamlar, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur.
Bunun somut anlamı şudur: tenfiz edilmiş yabancı karar artık İcra ve İflas Kanunu’nun tanıdığı ilamlı icra yoluyla takip edilebilir. Ayrı bir usul, ayrı bir daire veya özel bir takip türü yoktur.
İlamlı icranın sağladığı avantaj burada devreye girer: borçlunun ödeme emrine itirazıyla takibin durması söz konusu değildir. İlamlı icrada borçluya icra emri tebliğ edilir ve borçlunun elindeki savunma imkânları, ilamsız icradaki itiraza göre çok daha dardır.
İcraya giderken hangi belgeler gerekir?
- Tenfiz ilamının onaylı örneği.
- Kesinleşme şerhi. Tenfiz kararının üzerine mahkemece vurulmuş olmalıdır. Bu şerh olmadan icra müdürü takip talebini kabul etmemelidir.
- Yabancı ilamın onaylı örneği ve kesinleşme kaydı. Tenfiz dosyasında yer alır; icra dosyasına da eklenmesi süreci hızlandırır.
- Usulüne uygun tercümeler. Yabancı belgelerin yeminli tercümesi ve gerektiğinde apostil veya konsolosluk onayı.
- Takip talebi. Alacağın tutarı, faizi ve fer’ileri gösterilerek düzenlenir.
İkinci madde en kritik olanıdır. Uygulamada tenfiz kararının fotokopisiyle takip açmaya çalışılması ve kesinleşme şerhi bulunmadığı için işlemin geri çevrilmesi sık görülür. Şerh, mahkeme kaleminden ayrıca talep edilmelidir.
Kesinleşme şerhi konusunda tereddüt mü yaşıyorsunuz?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Yabancı para alacaklarında ek değerlendirme
Tenfiz edilen ilamların önemli bir kısmı yabancı para üzerinden hükmedilmiş alacaklara ilişkindir. Takip talebi düzenlenirken alacağın hangi para birimi üzerinden ve hangi kur esas alınarak talep edileceği ayrıca belirlenmelidir.
Bu tercih, faizin nasıl işleyeceğini ve tahsil anındaki tutarı doğrudan etkiler. Yabancı para alacağının takibi kendi başına ayrı bir teknik konudur ve takip talebinin düzenlenmesinden önce değerlendirilmesi gerekir.
Tenfiz istemini kim yapabilir?
Tenfiz aşamasına ilişkin olarak belirtmek gerekir ki, kararın tenfiz edilmesinde hukuki menfaati bulunan herkes tenfiz kararı verilmesi isteminde bulunabilir. Bu, yalnızca lehine hüküm kurulan tarafla sınırlı değildir.
Tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının MÖHUK 54’te sayılan şartları taşıması gerekir. Bunların başında karşılıklılık gelir: Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma bulunması ya da o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir durumun varlığı aranır.
Bu şart, tenfiz davası açmadan önce kontrol edilmelidir. Karşılıklılık bulunmayan bir ülke kararı için açılan dava, esasa girilmeden reddedilebilir ve zaman kaybına yol açar.
Yabancı hakem kararları ayrı değerlendirilir
Yabancı mahkeme kararları ile yabancı hakem kararları aynı rejime tabi değildir. Hakem kararlarının tenfizi ayrı hükümlere ve farklı bir yetki kuralına bağlanmıştır.
Yetki bakımından, tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesi öncelikli olarak yetkilidir. Taraflar arasında böyle bir anlaşma yoksa; aleyhine karar verilen tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer, bu da yoksa icraya konu teşkil edebilecek malların bulunduğu yer mahkemesi yetkili sayılır.
Son ölçüt, Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan borçlular bakımından pratik bir çözüm sunar: borçlunun Türkiye’deki malvarlığının bulunduğu yerde tenfiz istenebilir.
Süreç haritası
| Aşama | Yapılacak | Kontrol noktası |
|---|---|---|
| 1 | Yabancı ilamın kendi ülkesinde kesinleşmesi | Kesinleşme kaydı ve tercümesi |
| 2 | Karşılıklılık şartının araştırılması | Anlaşma veya fiilî tenfiz imkânı |
| 3 | Yetkili Türk mahkemesinde tenfiz davası | MÖHUK 54 şartları |
| 4 | Tenfiz kararının kesinleşmesi | Kesinleşme şerhi |
| 5 | İlamlı icra takibi | İcra emri ve tebligat |
Tabloya bir de zamanlama boyutu eklemek gerekir. Tenfiz davası, esasa girilmeden önce şartların incelendiği bir yargılamadır ve kanun yolları da hesaba katıldığında toplam süreç uzayabilir. Bu süre boyunca borçlunun Türkiye’deki malvarlığında değişiklik olması ihtimaline karşı, koşulları varsa ihtiyati haciz gibi geçici koruma yollarının tenfiz süreciyle paralel değerlendirilmesi yerinde olur.
Beş aşamanın hiçbiri atlanamaz. Sürecin en sık tıkandığı yer dördüncü aşamadır: tenfiz davası kazanılmış olmasına rağmen kesinleşme beklenmeden icraya gidilmesi, takibin baştan sakat doğmasına yol açar.
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancı mahkeme kararı Türkiye’de doğrudan icra edilebilir mi?
Edilemez. MÖHUK 50 uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.
Tenfiz davasını kazandım, hemen icraya koyabilir miyim?
Koyamazsınız. Tenfiz kararının kendisi de şeklî anlamda kesinleşmeden icraya konulamaz. İstinaf ve temyiz yollarından geçerek veya sürelerin dolmasıyla kesinleşmesi ve üzerine kesinleşme şerhi vurulması gerekir.
Tenfiz sonrası hangi takip yolu izlenir?
MÖHUK 57 uyarınca tenfizine karar verilen yabancı ilamlar Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur. Dolayısıyla ilamlı icra yoluyla takip edilir.
Ceza davasındaki tazminat için tenfiz istenebilir mi?
İstenebilir. MÖHUK 50/2’ye göre yabancı mahkemelerin ceza ilamlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir.
Tenfiz için karşılıklılık şartı nedir?
Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma bulunması ya da o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir durumun varlığı aranır. Bu şart dava açılmadan önce araştırılmalıdır.
Tenfiz istemini kim yapabilir?
Kararın tenfiz edilmesinde hukuki menfaati bulunan herkes tenfiz kararı verilmesi isteminde bulunabilir; bu yalnızca lehine hüküm kurulan tarafla sınırlı değildir.
Borçlunun Türkiye’de adresi yoksa hakem kararı nerede tenfiz edilir?
Tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesi yetkilidir. Böyle bir anlaşma yoksa aleyhine karar verilen tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer, bu da yoksa icraya konu teşkil edebilecek malların bulunduğu yer mahkemesi yetkili sayılır.
Hangi ilamlar kesinleşmeden icraya konulamaz?
Tenfiz ilamları, taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin ilamlar, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar, istihkak davasının kabulüne ilişkin kararlar, gemilere ilişkin ilamlar ve menfi tespit ilamları bu kapsamdadır. Kural olarak diğer ilamlar kesinleşmeden takibe konulabilir.
📘 İlgili Rehberler
Bu içerik İcra ve İflas Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için İcra ve İflas Hukuku Rehberi ve Hukuk Rehberleri sayfalarına bakabilirsiniz.


