Haricen Tahsil Ne Demek? Harcı, Oranı ve Bildirim Süreci
26 Haziran 2026

Haricen Tahsil Ne Demek? Harcı, Oranı ve Bildirim Süreci

✅ Kısa Cevap

Haricen tahsil ne demek?
Haricen tahsil, icra takibine konu borcun icra dairesi dışında; elden, banka havalesiyle veya başka bir yolla dosya harici ödenmesidir. Alacaklı bu tahsilatı icra dairesine bildirmekle yükümlüdür ve bildirilen tutar üzerinden tahsil harcı doğar.

Haricen tahsilde tahsil harcı yarı oranlıdır: haciz yoksa %2,27, haciz varsa %4,55. Bildirimin nasıl yapılacağı, cezaevi harcı ve dosyanın kapatılması.

Haricen tahsil, bir icra takibi başladıktan sonra borçlunun borcunu icra dairesinin hesabına değil, doğrudan alacaklıya veya vekiline ödemesi ve bu ödemenin icra dosyasına bildirilerek dosyanın kapatılmasıdır. Tarafların pazarlık yapabilmesi ve tahsil harcının daha düşük olması nedeniyle hem alacaklı hem borçlu için avantajlı bir yöntemdir.

📘 Kapsamlı rehber: Haricen tahsilin tüm sürecini (takibin sonlandırılması, hacizlerin kaldırılması, vekâlet ücreti ve feragat farkı) Haricen Tahsil ve Takibin Sonlandırılması rehberimizde bulabilirsiniz.

Haricen tahsil harcı veya bildirim süreci için avukat desteği alın.

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

İcra takibine düşen bir borçla karşılaşan herkesin en çok merak ettiği konulardan biri, dosyanın en az masrafla nasıl kapatılacağıdır. İşte bu noktada haricen tahsil devreye girer. Bu yazıda haricen tahsilin ne anlama geldiğini, harç oranlarını, bildirim sürecini ve dikkat edilmesi gereken hususları güncel mevzuat ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde ele alıyoruz.

Haricen Tahsil Ne Demek?

Bir alacağın tahsili için icra müdürlüğünde takip başlatıldıktan sonra, borçlu ile alacaklı çoğu zaman kendi aralarında anlaşarak meseleyi çözebilir. Borçlunun, icra dairesinin IBAN hesabına ödeme yapmak yerine kararlaştırılan tutarı doğrudan alacaklıya ya da onun avukatına ödemesi ve bu ödemenin icra dosyasına bildirilmesi işlemine haricen tahsil denir.

Haricen tahsilin en önemli özelliği, taraflara pazarlık imkânı tanımasıdır. İcra dosyasındaki güncel borç; asıl alacak, işlemiş faiz, vekâlet ücreti ve takip masraflarından oluşur. Haricen tahsilde taraflar bu kalemlerin dışında, kendi belirledikleri bir rakam üzerinden anlaşabilir. Bu da çoğu zaman borçlu için bir miktar indirim anlamına gelir.

Haricen Tahsil Harcı Ne Kadardır?

Haricen tahsilde ödenecek tahsil harcı, ödemenin icra sürecinin hangi aşamasında yapıldığına göre değişir. 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca temel oranlar şöyledir:

  • Ödeme/icra emri tebliğ edilmiş, henüz haciz yoksa: Alacaklıya yapılan haricen ödemelerde takip tutarının %2,27‘si oranında tahsil harcı.
  • Dosyada en az bir haciz varsa (satıştan önce): Alacaklıya yapılan haricen ödemelerde %4,55 oranında tahsil harcı.
  • Ödeme veya icra emri henüz tebliğ edilmemişse: Bu aşamada yapılan ödemelerden tahsil harcı alınmaz.

Kural olarak tahsil harcının yükümlüsü borçludur. Ancak taraflar, harcın kim tarafından dosyaya yatırılacağını kendi aralarında kararlaştırabilir. Önemli olan, harç ödenmeden icra müdürlüğünün haciz fek (kaldırma) işlemini ve dosya kapatma işlemini tamamlamayacağıdır.

Cezaevi Harcı Avantajı

Haricen tahsilin borçlu ve alacaklı açısından önemli bir avantajı daha vardır. İcra dairesince tahsil edilen paralardan normalde %2 oranında cezaevi (cezaevi yapı) harcı kesilir. Ancak haricen tahsilde para icra müdürlüğü eliyle tahsil edilmediğinden, bu cezaevi harcı talep edilmez. Bu husus, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasıyla da desteklenmektedir.

Haricen Tahsil Bildirimi Nasıl Yapılır?

Ödeme alacaklıya yapıldıktan sonra, bu durumun mutlaka icra dosyasına bildirilmesi gerekir. Buna haricen tahsil bildirimi denir. Alacaklı veya vekili, UYAP üzerinden dosyaya bir dilekçe sunarak ödemenin haricen tahsil edildiğini ve dosyanın kapatılmasını talep eder. Tahsil harcının yatırılması koşuluyla dosya kapatılır ve borçlunun malvarlığı üzerindeki hacizler kaldırılır.

Bildirim için kanunda kesin bir süre öngörülmemiştir; ancak bildirimin gecikmesi sakıncalıdır. Çünkü dosya açık kaldığı sürece faiz işlemeye devam eder ve borçlu, ödemesini yaptığı halde dosyada görünen bakiye borç nedeniyle yeni haciz işlemleriyle karşılaşabilir. Bu nedenle ödeme yapılır yapılmaz bildirimin ivedilikle yapılması önemlidir.

Dosya Alacağına Haciz Varsa Haricen Tahsil Mümkün mü?

Önemli bir istisna, alacaklının icra dosyasındaki alacağı üzerine başka bir alacaklı tarafından haciz konulmuş olması halinde ortaya çıkar. Bu durumda alacaklının o alacak üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlanır; artık haricen tahsil, feragat veya vazgeçme beyanında bulunamaz. İcra müdürlükleri, dosya alacağına haciz varken yapılan haricen tahsil bildirimlerini reddeder. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de bu yöndeki uygulamayı istikrarlı biçimde benimsemektedir.

Haricen Tahsilin Hukuki Niteliği

Haricen tahsil, İcra ve İflas Kanunu’nda ayrı bir müessese olarak tanımlanmış değildir. Uygulamada bu adla anılan işlem, hukuken iki unsurun birleşmesidir: borcun icra dairesi dışında ifa edilmesi ve alacaklının bu ifayı dosyaya bildirerek takipten vazgeçmesi. Taraflar çoğu zaman dosyadaki güncel bakiyeden farklı bir rakamda anlaştığı için, arka planda bir sulh ilişkisi de bulunur.

Bu nitelik tespiti akademik bir ayrıntı değildir; iki pratik sonucu vardır. Birincisi, anlaşma açık bir sulh sözleşmesiyle belgelenmemişse bile hukuken “örtülü sulh” sayılabilir ve aşağıda açıklanan vekâlet ücreti sorumluluğunu doğurur. İkincisi, ifa iddiasının ispatı borçluya düşer ve İİK bu ispat için özel bir belge şartı aramaktadır.

Bu Rehber Kümesinde Ne Nerede?

Haricen tahsil çok katmanlı bir konudur. Aradığınız cevabın hangi rehberde olduğunu aşağıdaki tablodan bulabilirsiniz:

Sorunuzİlgili rehber
Harç oranı ne, matrah nedir, kim öder?Haricen Tahsil Harcı: Oranlar ve Hesaplama
Ödedim ama hacizler kalkmıyorBorcu Ödedim Ama Haciz Kalkmıyor
Bildirim dilekçesini nasıl yazarım?Haricen Tahsil Bildirim Dilekçesi Örneği
Feragat mi, haricen tahsil mi demeliyim?İcra Takibinden Vazgeçme (Feragat) ve Haricen Tahsil
Banka hesabımdaki bloke kalkmıyorBanka Hesabına Haciz ve Bloke Kaldırma
Dosyanın güncel bakiyesini nasıl çıkarırım?Kapak Hesabı ve Dosya Kapatma

Alacaklı Bildirmezse: Borçlunun Üç Yolu

Haricen tahsilin en büyük riski, ödemenin yapılmasına rağmen alacaklının dosyaya bildirimde bulunmamasıdır. Bu durumda dosya açık kalır, faiz işlemeye devam eder ve hacizler ayakta durur. Kanun borçluyu çaresiz bırakmaz; üç yol vardır.

1) İİK m.71 — itfa nedeniyle icranın geri bırakılması. Bu, en doğrudan yoldur. İİK m.71/1 uyarınca borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer’ilerinin itfa edildiğini ispat ederse takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir. Buradaki “her zaman” ifadesi önemlidir: bu talep, şikâyetteki yedi günlük süreye tabi değildir.

2) Menfi tespit / istirdat davası. Borcun bulunmadığının veya ödenmiş olduğunun genel mahkemede tespiti yoluna gidilebilir. Ödeme yapılmış ve para alacaklıya geçmişse istirdat gündeme gelir. Ayrıntı için İİK m.72 menfi tespit davası rehberimize bakınız.

3) Dosyanın işlemsizlikle düşmesini beklemek. Alacaklı uzun süre işlem yapmazsa dosya işlemden kaldırılır. Ancak bu pasif bir yoldur ve borcu sona erdirmez; alacaklı dosyayı yenileyerek takibe kaldığı yerden devam edebilir. Bu nedenle beklemek çözüm değil, yalnızca son çaredir. Bu arada zamanaşımı süreleri de işlemeye devam eder.

İspat Sorunu: Dekont Tek Başına Yetmeyebilir

Borçluların en çok şaşırdığı nokta burasıdır. İİK m.71/1, itfa iddiasının “noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge” ile ispatlanmasını arar. Yani elinizdeki banka dekontu, tek başına her zaman yeterli olmayabilir; özellikle ödemenin hangi borca ve hangi dosyaya ilişkin olduğunu göstermiyorsa.

Durumu ağırlaştıran bir usul kuralı daha vardır: alacaklı belgedeki imzayı inkâr ederse, icra mahkemesi imza incelemesi yapamaz. İİK m.71’de imza incelemesi öngörülmediğinden, imzası ikrar edilmeyen belgeye dayanan itfa talebi reddedilir. Buna karşılık itfa protokolündeki imza alacaklı veya vekili tarafından kabul edilirse, belge m.71’in aradığı “imzası ikrar edilmiş belge” niteliğini kazanır.

Bu yüzden ödeme yapmadan önce yazılı bir protokol düzenlenmelidir. Protokolde şunlar bulunmalıdır:

  • icra dairesinin adı ve dosya esas numarası,
  • ödenecek tutar, ödeme tarihi ve ödeme şekli (banka havalesi tercih edilmelidir),
  • ödemenin hangi borca mahsuben yapıldığı — birden fazla dosya varsa bu şart,
  • alacaklının, ödemeyi haricen tahsil olarak dosyaya bildireceği ve hacizlerin kaldırılmasını talep edeceği taahhüdü,
  • tahsil harcının kim tarafından yatırılacağı,
  • vekâlet ücretinin kim tarafından karşılanacağı (aşağıya bakınız),
  • kambiyo senedine dayalı takipte senedin iade edileceği kaydı,
  • alacaklının ve varsa vekilinin ıslak imzası.

Ödemeyi elden yapmaktan kaçının. Banka havalesinin açıklama alanına dosya numarasını yazmak, ileride hem ödemenin varlığını hem de hangi borca ilişkin olduğunu ispatlamayı kolaylaştırır.

Borçlunun En Pahalı Hatası: Vekili Atlayarak Anlaşmak

Dosyada alacaklı vekili varken doğrudan alacaklının kendisiyle anlaşmak, uygulamada yaygın bir davranıştır ve çoğu zaman “avukatı devreden çıkarırsam daha ucuza anlaşırım” düşüncesiyle yapılır. Bu, ters tepen bir hesaptır.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.165, “sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar” hükmünü taşır. Haricen tahsil, tam olarak “anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan iş” tanımına girer. Sonuç: karşı tarafın avukatı vekâlet ücretini yalnız kendi müvekkilinden değil, borçludan da talep edebilir.

Bu sorumluluğun sınırını Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu çizmiştir. 05.10.2018 tarihli, E. 2017/6, K. 2018/9 sayılı karar (Resmî Gazete: 20.03.2019, S. 30720) uyarınca m.165’teki müteselsil sorumluluğun kapsamına akdi vekâlet ücreti — yani avukatın kendi müvekkiliyle yaptığı ücret sözleşmesinden doğan ücret — dâhil değildir. Borçlu, avukat ile müvekkili arasındaki özel sözleşmeden sorumlu tutulamaz; ancak tarifeye dayalı karşı yan vekâlet ücreti bakımından müteselsil sorumluluğu doğabilir. İçtihadı birleştirme kararları tüm mahkemeler bakımından bağlayıcıdır.

Korunma yolu tektir: anlaşmayı vekilin de tarafı olduğu bir protokolle yapın ve protokolde vekâlet ücretinin kim tarafından, hangi tutarda karşılanacağını açıkça yazın. Vekilin protokolde imzası yoksa, yasal vekâlet ücretinden feragat ettiği sonucu çıkarılamaz. Feragat ve haricen tahsil arasındaki tercih için takipten vazgeçme ve haricen tahsil rehberimize bakabilirsiniz.

Ödeme Emri Tebliğinden Önce Yapılan Haricen Tahsil

Takip açılmış ancak ödeme veya icra emri borçluya henüz tebliğ edilmemişken yapılan haricen ödeme, farklı bir hukuki tabloya yol açar. Tahsil harcı alacağının doğması için tebliğ şartı arandığından, bu aşamadaki ödemelerden tahsil harcı alınmaz. Yargı kararlarında da, icra emrinin tebliğinden önce haricen tahsil edildiği ihtilafsız olan hâllerde bu ödeme yönünden icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Pratik sonuç: takibin çok erken aşamasında anlaşabilen borçlu, hem harçtan hem de hacizden kurtulur. Bu nedenle adınıza icra takibi açılıp açılmadığını düzenli olarak sorgulamak doğrudan mali kazanç sağlar.

Kısmi Haricen Tahsil ve Taksitli Ödeme

Borcun tamamı değil bir kısmı haricen ödenebilir. Bu durumda alacaklı, tahsil ettiği tutar kadar kısmi haricen tahsil bildiriminde bulunur; dosya kapanmaz, kalan bakiye üzerinden takip sürer. Kısmi bildirimde iki noktaya dikkat edilmelidir:

  • Mahsup sırası. Ödenen tutarın asıl alacağa mı, faize mi, masrafa mı mahsup edileceği belirtilmezse, uygulamadaki mahsup sırası borçlunun aleyhine sonuç verebilir. Protokolde bu husus yazılmalıdır.
  • Hacizlerin akıbeti. Kısmi ödeme, hacizleri kendiliğinden kaldırmaz. Kalan borç için hacizler devam eder; ancak ödenen tutar sonrası kalan bakiyeyi aşan hacizler için aşkın haciz itirazı gündeme gelebilir.

Borcun tamamını bir defada ödeyemeyen borçlu için haricen anlaşma dışında icra dairesine taksitlendirme talebi sunmak da bir seçenektir; ikisinin sonuçları farklıdır.

Haciz Kaldırma Talebi Karine Sayılır

Alacaklının, dosyayı kapatmadan yalnızca hacizlerin veya tapudaki şerhin kaldırılmasını istemesi masum bir talep gibi görünür. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında bu talep, alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil eder. Bu nedenle icra müdürlükleri, aşamasına göre hesaplanan tahsil harcı yatırılmadan haciz kaldırma işlemini yapmaz.

Bu kural, harçtan kaçınmak için “dosyayı açık bırakıp hacizleri kaldıralım” şeklinde kurgulanan düzenlemelerin önünü keser. Harç yükümlülüğü doğmadan haciz fekki, ancak kanunla tanınmış harç muafiyet ve istisnalarının bulunduğu hâllerde mümkündür. Fek sürecinin adımları için borç ödendikten sonra haczin kaldırılması ve fek talebi dilekçesi örneği rehberlerimize bakınız. Banka hesabındaki blokenin kalkmaması durumu için ayrıca banka hesabına haciz ve bloke kaldırma rehberimiz yol göstericidir.

Alacaklı Açısından Riskler

  • Dosya alacağı hacizliyse tasarruf yetkisi yoktur. Alacaklının icra dosyasındaki alacağı üzerine başka bir alacaklı haciz koydurmuşsa, artık haricen tahsil, feragat veya vazgeçme beyanında bulunamaz; bu beyanlar icra müdürlüğünce reddedilir.
  • Bildirmemek sorumluluk doğurur. Tahsilatı dosyaya bildirmeyip haciz işlemlerine devam etmek, hem meslek etiği hem de genel hükümler bakımından sorunludur ve borçlunun tazminat talebine dayanak oluşturabilir.
  • Senedin iadesi unutulmamalıdır. Kambiyo senedine dayalı takipte senet alacaklıda kalırsa, aynı senetle yeniden takip riski doğar. Protokole senedin iadesi kaydı konulmalı ve senet fiilen teslim alınmalıdır.
  • Kısmi tahsilde bakiye netleştirilmelidir. Aksi hâlde ileride “ne kadarı ödendi” tartışması çıkar.

Haricen Tahsil ile Feragatin Farkı

Uygulamada “haricen tahsil” ile “feragat” birbirine karıştırılır; oysa hukuki sonuçları farklıdır. Haricen tahsilde alacaklı, alacağını icra dairesi dışında fiilen tahsil ettiğini bildirir ve dosya bu ödeme üzerine kapanır. Feragatte ise alacaklı, alacak hakkından vazgeçtiğini beyan eder. Harç açısından her ikisinde de Harçlar Kanunu’nun 23. maddesindeki yarı harç kuralı gündeme gelir: dosyada haciz yoksa yaklaşık yüzde 2,27, haciz varsa yaklaşık yüzde 4,55 oranında harç alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse harç tam oranda (yüzde 11,38) alınır. Beyanın hangi terimle yapıldığı ve dosyanın hangi aşamada olduğu, hem harç tutarını hem de alacaklının hukuki durumunu etkilediğinden dilekçenin doğru hazırlanması önem taşır.

Tebliğ Şartı ve Cezaevi Harcı

Tahsil harcı alacağının doğması için ödeme veya icra emrinin borçluya tebliğ edilmiş olması gerekir; Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre tebliğ gerçekleşmeden yapılan haricen ödemelerden tahsil harcı alınamaz. Ayrıca tahsil edilen paranın yüzde 2’si oranında cezaevi (yapı) harcı da söz konusudur; bu harç tahsil harcından bağımsızdır, yalnızca alacaklıdan kesilir ve borçluya yükletilemez. Haricen tahsilin doğru gider türüyle bildirilmesi, harcın eksik veya fazla hesaplanmasını önler.

Sıkça Sorulan Sorular

Haricen tahsil harcını kim öder?

Kanun gereği tahsil harcının asıl yükümlüsü borçludur. Ancak taraflar, harcın kim tarafından icra dosyasına yatırılacağını aralarında serbestçe kararlaştırabilir. Harç ödenmeden dosya kapatılmaz ve hacizler kaldırılmaz.

Haricen tahsilde indirim olur mu?

Haricen tahsil, taraflara pazarlık imkânı tanır. Alacaklı ve borçlu, dosyadaki güncel borç yerine kendi belirledikleri bir tutar üzerinden anlaşabilir; bu da çoğu zaman borçlu için bir miktar indirim sağlar. Ayrıca %2 cezaevi harcı bu yöntemde alınmaz.

Haricen tahsil bildirimi yapılmazsa ne olur?

Ödeme alacaklıya yapılmış olsa bile dosyaya bildirilmezse icra dosyası açık kalır, faiz işlemeye devam eder ve borçlu yeni haciz işlemleriyle karşılaşabilir. Bu nedenle ödeme sonrası bildirimin gecikmeden yapılması gerekir.

İlgili Konular

İcra ve alacak tahsili süreçleriyle ilgili diğer rehberlerimize de göz atabilirsiniz: İcra ve İflas Hukuku sayfamızdan icra takibinin tüm aşamalarını inceleyebilirsiniz.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin olarak bir avukata danışmanız önerilir. Mevzuat ve harç oranları zaman içinde değişebilir; güncel durumu teyit ediniz.

Alacaklı parayı aldı ama dosyaya bildirmiyor, ne yapabilirim?

İİK m.71/1 uyarınca borcun itfa edildiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat ederek icra mahkemesinden takibin iptalini veya talikini her zaman isteyebilirsiniz; bu talep yedi günlük şikâyet süresine tabi değildir. Alternatif olarak menfi tespit veya istirdat davası açılabilir.

Elimdeki banka dekontu ödemeyi ispatlamaya yeter mi?

Her zaman yetmeyebilir. İİK m.71 noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş belge arar. Alacaklı belgedeki imzayı inkâr ederse icra mahkemesi imza incelemesi yapamaz ve talep reddedilir. Bu nedenle ödeme öncesinde dosya numarasını, tutarı ve alacaklının bildirim taahhüdünü içeren imzalı bir protokol düzenlenmelidir.

Alacaklının avukatını atlayıp doğrudan alacaklıyla anlaşabilir miyim?

Anlaşabilirsiniz ama riskli olabilir. Avukatlık Kanunu m.165, anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki tarafı avukat ücretinden müteselsil sorumlu sayar; haricen tahsil bu tanıma girer. YİBGK 05.10.2018 tarihli E. 2017/6, K. 2018/9 sayılı kararına göre bu sorumluluk akdi vekâlet ücretini kapsamaz, ancak tarifeye dayalı karşı yan vekâlet ücreti bakımından borçluya başvurulabilir. Güvenli yol, vekilin de taraf olduğu bir protokol yapmaktır.

Borcun sadece bir kısmını haricen ödeyebilir miyim?

Evet, kısmi haricen tahsil mümkündür. Alacaklı tahsil ettiği tutar kadar bildirimde bulunur, dosya kapanmaz ve kalan bakiye üzerinden takip sürer. Ödenen tutarın asıl alacağa mı faize mi mahsup edileceğini protokolde belirtin; ayrıca kısmi ödeme hacizleri kendiliğinden kaldırmaz.

Ödeme emri bana tebliğ edilmeden ödersem ne olur?

Tahsil harcı alacağının doğması için tebliğ şartı arandığından, bu aşamada yapılan haricen ödemelerden tahsil harcı alınmaz. Yargı kararlarında da tebliğden önce haricen tahsil edildiği ihtilafsız olan hâllerde icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Erken anlaşma hem harçtan hem hacizden kurtarır.

Haricen tahsil sonrası dosya kapatma ve harç işlemleri için uzman avukatla çalışın.

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk