Kamulaştırma, idarenin kamu yararı amacıyla, malikin rızası olmaksızın bedelini ödeyerek özel mülkiyetteki bir taşınmazı edinmesidir. Anayasa’nın 46. maddesinde düzenlenen bu yetki, 35. maddedeki mülkiyet hakkına yönelik en güçlü idari müdahalelerden biridir ve ayrıntıları 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu‘nda yer alır. Bu rehber, kamulaştırma sürecinin tüm aşamalarını ve malikin haklarını bir arada sunar; her başlık için ayrıntılı yazılarımıza bağlantı verilmiştir.
Taşınmazınız kamulaştırılıyor mu? Sürecin her aşamasında haklarınızı korumak için yanınızdayız.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
Kamulaştırma Nedir?
Kamulaştırma, devletin Anayasa’dan aldığı yetkiye dayanarak tek taraflı ve kamu gücüyle gerçekleştirdiği, mülkiyet hakkını doğrudan etkileyen bir idari işlemdir. Kamulaştırma için malikin onayı gerekmez; ancak malik, kamulaştırma işlemine ve belirlenen bedele karşı dava yollarına başvurabilir. Kamulaştırma yalnızca kamu yararının bulunduğu hâllerde ve bedeli peşin (istisnaen taksitle) ödenmek suretiyle yapılabilir.
Kamulaştırma Süreci Adım Adım
2942 sayılı Kanun, 4650 sayılı Kanun’la (2001) köklü biçimde değiştirilmiş ve satın alma usulü öncelikli hâle getirilmiştir. Sürecin temel aşamaları:
- Kamu yararı kararı (m. 5-6): idare, kamulaştırmaya kamu yararı kararı alır ve bu kararı onaylatır.
- Kıymet takdiri (m. 8): kıymet takdir komisyonu, taşınmazın bedelini m. 11’deki objektif kriterlere göre tespit eder.
- Satın alma / uzlaşma usulü (m. 8): idare maliki uzlaşmaya davet eder; bu usul önceliklidir ve dava şartıdır.
- Bedel tespiti ve tescil davası (m. 10): uzlaşma sağlanamazsa idare, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine başvurur.
Satın Alma (Uzlaşma) Usulü
İdare, dava açmadan önce maliki usulüne uygun şekilde uzlaşmaya davet etmek zorundadır; bu, dava açılmasının ön şartıdır. Uzlaşma komisyonu malikle görüşür; anlaşma sağlanırsa bir tutanak düzenlenir ve idare, tutanak tarihinden en geç 45 gün içinde bedeli ödemeye hazır hâle getirir, taşınmaz idare adına tapuya tescil edilir. Uzlaşma davet usulüne uyulmadan doğrudan dava açılırsa, Yargıtay uygulamasına göre dava usulden reddedilir.
Bedel Tespiti ve Tescil Davası
Uzlaşma sağlanamazsa idare, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açar (m. 10). Mahkeme, bilirkişi marifetiyle kamulaştırma bedelini tespit eder; yargılama basit usulde, yaklaşık 3 ay gibi kısa sürede tamamlanır. Tescile ilişkin hüküm kesindir (temyiz kapalı), ancak taraflar bedele ilişkin hükmü temyiz edebilir. 4650 sayılı Kanun’la ayrı ‘bedel artırım davaları’ kaldırılmıştır. Ayrıntılar için bedel tespiti ve tescil davası yazımıza bakın.
Kamulaştırma Bedeli Nasıl Belirlenir?
Bedel, m. 11’deki objektif kriterlere göre belirlenir: taşınmazın cins ve nevi, yüzölçümü, kıymeti etkileyen nitelikleri, varsa vergi beyanı, arazilerde elde edilecek net gelir, arsalarda emsal karşılaştırması, yapılarda resmi birim fiyatlar. Önemli kural: kamulaştırmanın kendisinin yarattığı değer artışları ve taşınmazın ileriye dönük kullanımından doğacak kâr dikkate alınmaz. Taşınmazın arsa mı arazi mi olduğu ve kıymet takdiri bedeli doğrudan etkiler.
Malikin Hakları ve Dava Yolları
Malik, kamulaştırma işlemine karşı çeşitli yollara başvurabilir:
- İptal davası (m. 14): malik, tebligat veya ilandan itibaren 30 gün içinde idari yargıda kamulaştırma işleminin iptalini isteyebilir. Görevli mahkeme kural olarak idare mahkemesidir; karar Cumhurbaşkanınca alınmışsa Danıştay’dır. İptal davası açıp yürütmenin durdurulması kararı alınır ve asliye hukuk mahkemesine belgelenirse, bedel/tescil davasında bekletici mesele yapılır.
- Düzeltim davası: maddi hatalara karşı adli yargıda açılır.
- İştirak/müşterek mülkiyet: paydaşların tek başına dava hakkı vardır (m. 14); kamulaştırmada zorunlu dava arkadaşlığına istisna getirilmiştir.
- Geri alma hakkı (m. 22): kamulaştırma ve bedel kesinleştikten sonra taşınmaza ihtiyaç kalmazsa, malik veya mirasçıları taşınmazı geri alabilir.
İlgili yazılar: kamulaştırma işleminin iptali davası, geri alma hakkı ve paylı (hisseli) taşınmazın kamulaştırılması.
Acele Kamulaştırma ve Bedelin Tahsili
Olağanüstü hâllerde idare, acele kamulaştırma (m. 27) yoluyla, kıymet takdiri dışındaki işlemleri sonraya bırakarak taşınmaza önce el koyabilir; bu, mülkiyetin değil zilyetliğin devridir. Ayrıntılar için acele kamulaştırma rehberimize bakın. Bedelin bankadan tahsili ve idarenin ödememesi hâlinde izlenecek yollar ayrı yazılarımızda ele alınmıştır.
İlgili Rehberler
- 📘 Acele Kamulaştırma: El Koyma, Bedel ve İptal
- Bedel Tespiti ve Tescil Davası
- Kıymet Takdiri ve Kamulaştırma Bedeli
- Kamulaştırmada Arsa mı Arazi mi?
- Kamulaştırma İşleminin İptali Davası
- Kamulaştırmada Geri Alma Hakkı
- Paylı (Hisseli) Taşınmazın Kamulaştırılması
- Kamulaştırma Bedelini Bankadan Çekme
- İdare Kamulaştırma Bedelini Ödemiyor
- Kamulaştırma — 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu, Bedel Tespit, Acele…
Kamulaştırma bedelinin gerçek değerini almak ve sürecin her aşamasını doğru yönetmek için bize ulaşın.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
Taşınmazınıza kamulaştırmasız el mi atıldı, imar kısıtlılığı mı var?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kamulaştırmasız El Atma: Usul İşletilmeden Mülkiyete Müdahale
Kamulaştırma hukukunun en yoğun uyuşmazlık alanı, usulüne uygun yürütülen kamulaştırmalar değil; hiç yapılmayan veya tamamlanmayan kamulaştırmalardır. İdare, kamu yararı gerekçesiyle özel mülkiyete konu bir taşınmaza kamulaştırma usullerine uymadan ve bedel ödemeden müdahale ettiğinde kamulaştırmasız el atma gündeme gelir.
Kavram uzun yıllar doktrin ve yargı kararlarıyla şekillendi. 2942 sayılı Kanunun 38. maddesi bu davaları yirmi yıllık hak düşürücü süreyle sınırlandırmıştı; Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının zaman ötesi niteliğini ihlal ettiği gerekçesiyle bu hükmü iptal etti.
Bugünkü yasal dayanak, 18/6/2010 tarihli ve 5999 sayılı Kanunla Kamulaştırma Kanununa eklenen ve 11/6/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 21. maddesiyle değiştirilen geçici 6. maddedir. Madde, kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 ile 4/11/1983 tarihleri arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara ilişkin bedel tespitini düzenler.
Fiili El Atma mı, Hukuki El Atma mı? Süreç Tamamen Değişir
Bu ayrım, dosyanın hangi mahkemede ve hangi hukuki temelde yürütüleceğini belirlediği için ilk yapılması gereken tespittir.
Fiili el atma. İdarenin, mülkiyeti gerçek veya özel hukuk tüzel kişisine ait taşınmazı, usulüne uygun bir kamulaştırma yürütmeksizin ve bedelini ödemeksizin fiilen kullanmasıdır — yani taşınmaza zilyet olmasıdır. Tipik örnekler: taşınmazın bir kısmına yol, kanal, enerji hattı veya spor tesisi yapılması. Bazen el atma nedeniyle taşınmazın kalan kısımları da fiilen kullanılamaz hâle gelir.
Bu hâlde idarenin müdahalesi, niteliği itibarıyla haksız fiil sayılır; özel kişilerin haksız fiilinden farkı bulunmadığı kabul edilerek uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesi gerektiği benimsenmiştir.
Hukuki el atma. İdarenin taşınmaza fiilen el atması yoktur; ancak imar planında yapılan bir düzenlemeyle malikin kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkileri hukuken engellenir. Buna imar kısıtlılığı denir. Taşınmaz imar planında okul alanı, yol, park veya sağlık alanı olarak ayrılmış ama yıllarca kamulaştırılmamıştır.
Hukuki el atmada görevli yargı kolu tartışmalıdır ve içtihat hareketlidir. Bir dönem, 2942 sayılı Kanunun geçici 6. maddesinin onuncu fıkrasına dayanılarak idari yargının görevli olduğu benimsenmiş; imar planı ve buna dayalı uygulama sonucu uğranılan zararın tazmini davalarının idari yargıda görüleceği yönünde kararlar verilmiştir. Buna karşılık daha yeni tarihli bazı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında, imar kısıtlamasına dayalı kamulaştırmasız el atma davasının adli yargıda görülmesi gerektiği yönünde değerlendirme yapılmıştır.
Bu nedenle görevli mahkeme, dava açılmadan önce güncel içtihat ışığında somut olay bazında belirlenmelidir. Yanlış yargı kolunda açılan dava görev yönünden reddedilir. Ayrıntı: Hukuki El Atma ve İmar Kısıtlılığı.
Beş Yıl Kuralı ve Malikin Elindeki Diğer Yollar
İmar kısıtlılığı süresiz olamaz. 2942 sayılı Kanuna eklenen Ek Madde 1 uyarınca; uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılan, mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar için, imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıl içinde ilgili idarelerce imar programları veya imar uygulamaları yapılması ve bütçe imkânları dâhilinde kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması zorunludur.
Bu süre, malikin elindeki en somut dayanaktır: beş yıl geçmiş ve idare hiçbir adım atmamışsa, kısıtlılığın kalıcı hâle geldiği ve mülkiyet hakkının özüne dokunulduğu ileri sürülebilir.
Bilinmesi gereken diğer noktalar:
- Dava öncesi uzlaşma başvurusu zorunlu dava şartı değildir; kamulaştırmasız el atmaya karşı doğrudan dava açılabilmektedir.
- Kısa süreli, geçici ve sahiplenme amacı taşımayan müdahaleler kamulaştırmasız el atma sayılmaz. Bu hâlde şartları varsa idari eylemden kaynaklanan tam yargı davası gündeme gelir; ayrıca ecrimisil talebi tartışılabilir.
- Kamulaştırılan taşınmaz amacına uygun kullanılmamışsa geri alma hakkı gündeme gelebilir: Geri Alma Hakkı.
- Bedel düşük bulunuyorsa iç hukuk tüketildikten sonra ayrı başvuru yolları vardır: AYM Bireysel Başvurusu ve AİHM Başvurusu.
Acele kamulaştırma ve el koyma süreçleri ayrı bir rejime tabidir: Acele Kamulaştırma, El Koyma ve Bedel.
Görevli yargı kolu tartışmalı — dava açmadan önce doğru tespit şart.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sıkça Sorulan Sorular
Kamulaştırma nedir?
İdarenin kamu yararı amacıyla, malikin rızası olmaksızın bedelini ödeyerek özel mülkiyetteki bir taşınmazı edinmesidir (Anayasa m. 46; 2942 sayılı Kanun). Tek taraflı bir idari işlemdir; malikin onayı gerekmez.
Kamulaştırma bedeli nasıl belirlenir?
Kamulaştırma Kanunu m. 11’deki objektif kriterlere göre belirlenir: cins/nevi, yüzölçümü, vergi beyanı, arazide net gelir, arsada emsal, yapıda resmi birim fiyat. Kamulaştırmanın yarattığı değer artışı ve ileriye dönük kâr dikkate alınmaz.
Kamulaştırma bedeli davası hangi mahkemede görülür?
Uzlaşma sağlanamazsa idare, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açar. Tescil kararı kesindir; bedele ilişkin hüküm temyiz edilebilir.
Kamulaştırmaya itiraz etmek için ne yapmalıyım?
Tebligat veya ilandan itibaren 30 gün içinde idari yargıda kamulaştırma işleminin iptali davası açabilirsiniz. Görevli mahkeme idare mahkemesi; karar Cumhurbaşkanınca alınmışsa Danıştay’dır.
Kamulaştırılan taşınmazı geri alabilir miyim?
Evet. Kamulaştırma ve bedel kesinleştikten sonra taşınmaza kamulaştırma amacına veya kamu yararına ihtiyaç kalmazsa, malik veya mirasçıları m. 22 uyarınca geri alma hakkını kullanabilir.
Acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma farkı nedir?
Acele kamulaştırmada (m. 27) kıymet takdiri dışındaki işlemler sonraya bırakılır ve idare taşınmaza önce el koyar; bu mülkiyetin değil zilyetliğin devridir. Mülkiyetin tescili ve kesin bedel daha sonra belirlenir.
Kamulaştırma Hukuku — Konu Haritası
- Temel — 30 rehber


