📜 Dayanak Mevzuat
- AİHS m.35 — Kabul edilebilirlik koşulları, iç hukuk yollarının tüketilmesi ve dört aylık süre
- 15 No’lu Protokol (yürürlük: 1 Şubat 2022) — Başvuru süresinin altı aydan dört aya indirilmesi
- Ek 1 No’lu Protokol m.1 — Mülkiyetin korunması
- AİHS m.6 — Adil yargılanma hakkı
- AİHS m.13 — Etkili başvuru hakkı
- AİHS m.41 — Adil tazmin
- AİHM İçtüzüğü m.47 — Başvuru formu ve eksiksizlik koşulu
- AİHS m.34 ve m.46 — Bireysel başvuru hakkı; kararların bağlayıcılığı ve Bakanlar Komitesi denetimi
- AİHM İçtüzüğü m.39 — Geçici tedbirler
- 6216 sayılı Kanun m.45-50 — Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, otuz günlük süre ve ihlal kararının sonuçları
- 6100 sayılı HMK m.375/1-i ve m.377 — AİHM ihlal kararına dayalı yargılamanın yenilenmesi ve üç aylık süre
⚡ Net Cevap: Kamulaştırma dosyasında Anayasa Mahkemesi de sonuç vermemişse son yol Avrupa İnsan Hakları Mahkemesidir. Süre dört aydır — 15 No’lu Protokol’ün 1 Şubat 2022’de yürürlüğe girmesiyle altı aydan indirilmiştir — ve yalnızca İçtüzüğün 47. maddesine uygun eksiksiz bir başvuruyla kesilir. Türkiye bakımından AYM bireysel başvurusu tüketilmesi gereken bir iç hukuk yoludur. En kritik koşul şudur: şikâyetin özü her derecede dile getirilmiş olmalıdır; iç hukukta hiç ileri sürülmemiş bir iddia burada ilk kez ileri sürülemez.
Yüksek bedelli kamulaştırma dosyalarının son durağı burasıdır. Bilirkişi raporu hatalıdır, itirazlar karşılanmamıştır, istinaf ve Anayasa Mahkemesi sonuç vermemiştir. Geriye tek yol kalır ve o yolun kapısı dört ay açıktır.
Aşağıda sürenin nasıl işlediği, tüketme koşulunun gerçek anlamı, hangi hakların ileri sürüleceği ve hazır bir başvuru metni yer almaktadır.
Dört Ay: Değişen Kural
Uzun yıllar altı ay olan başvuru süresi, 15 No’lu Protokol’ün 1 Şubat 2022 tarihinde yürürlüğe girmesiyle dört aya indirilmiştir. Eski bilgiyle hareket etmek, dosyanın süre yönünden reddine yol açar.
Sürenin işleyişinde üç incelik vardır ve üçü de Mahkemenin kendi açıklamalarında yer alır:
- Başlangıç. Süre, iç hukuk yollarının tüketilmesiyle elde edilen nihai kararın tarihinden itibaren işler. Etkili bir hukuk yolunun bulunmadığı durumlarda ise şikâyete konu eylem, olay veya kararın tarihinden başlar.
- Kesilme. Dört aylık süre, yalnızca Mahkemeye İçtüzüğün 47. maddesi uyarınca hazırlanmış eksiksiz bir başvuru gönderildiği takdirde kesilir. Eksik doldurulmuş bir form süreyi durdurmaz.
- Son gün. Süre, dört aylık takvim süresinin son gününde, bu tarih bir Pazar günü veya resmî tatil günü olsa bile sona erer.
Ayrıca başvuru formu, gerekli tüm bilgi ve belgelerle birlikte son günden önce gönderilmek üzere postaya verilmiş olmalıdır.
Pratik sonuç: AYM kararı tebliğ edildiği anda dört aylık sayaç başlar ve bu süre form hazırlığı, belge toplama ve çeviri için kullanılacaktır. Son haftaya bırakılan bir başvuru, eksik gönderilme riski nedeniyle tehlikelidir.
Türkiye İçin Tüketme Zinciri
AİHM ikincil bir denetim mekanizmasıdır; önce ulusal makamların sorunu çözme fırsatı olmalıdır.
Türkiye bakımından zincir şöyledir: ilk derece → istinaf (varsa temyiz) → Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru → AİHM.
23 Eylül 2012’den beri Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma gibi şikâyetler bakımından tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmektedir. Bu yol tüketilmeden yapılan başvuru kabul edilemez bulunur. AYM aşaması için kamulaştırmada AYM bireysel başvuru dilekçesi yazımıza bakılabilir.
Bir incelik daha vardır: tüketme, her şikâyet için ayrı ayrı değerlendirilir. Mahkeme önünde ileri sürülen her bir şikâyet bakımından, o şikâyetle ilgili iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra nihai karar tarihinden itibaren dört aylık süre içinde başvuru yapıldığının gösterilmesi gerekir.
Dört ay 1 Şubat 2022’den beri geçerli, eski bilgi dosya kaybettirir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
En Kritik Koşul: Şikâyetin Özü
Bu, başvuruların kabul edilemez bulunmasının en sık sebebidir ve dosyanın ilk gününde belirlenir.
Mahkeme, Sözleşme kapsamındaki şikâyetlerin özünün her derecede dile getirilmiş olmasını arar. Bunu göstermek için de iç hukukta mahkemelere sunulan talep ve dilekçelerin ve temyiz aşamasındaki dilekçelerin birer örneğinin başvuruya eklenmesi istenir.
Kamulaştırma dosyasında bunun anlamı nettir: bugün AİHM’de ileri sürülecek “emsaller karşılaştırılabilir değildi” veya “taşınmaz arsa niteliğindeydi” iddiası, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ve bireysel başvuru formunda yazılmış olmalıdır.
Dolayısıyla AİHM başvurusunun hazırlığı, dördüncü aşamada değil ilk derece aşamasında başlar. Rapora itiraz edilmemiş bir dosya, bu yolun sonuna kadar taşınamaz.
Başvuru metninde bu zincirin açıkça gösterilmesi gerekir: hangi iddia, hangi tarihte, hangi dilekçeyle ileri sürülmüştür.
Mülkiyet Hakkı: Adil Denge
Kamulaştırma başvurularının omurgası Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesidir. Kamulaştırma, mülkiyetten yoksun bırakma niteliğinde bir müdahaledir ve üç ölçüte göre değerlendirilir: kanunilik, kamu yararı ve adil denge.
Kamulaştırma dosyalarında tartışma neredeyse her zaman üçüncü ölçütte yoğunlaşır. Ölçüt şudur: ödenen bedelin, taşınmazın değeriyle makul bir ilişki içinde olup olmadığı.
Bu iddia üç başlıkta somutlaşır:
Bedelin düşüklüğü. Karşı değerleme raporu ve emsal satış kayıtlarıyla gerçek değer ortaya konur; tespit edilen bedelle arasındaki fark oran olarak gösterilir. “Düşük” demek yerine “yüzde kaç düşük” demek gerekir.
Değerleme yönteminin hatalı seçilmesi. Arsa niteliğindeki taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi, yöntemi ve dolayısıyla bedeli tamamen değiştirir. İmar durumu belgesi bu iddianın belgesidir.
Gecikme ve değer kaybı. Bedelin belirlendiği tarih ile fiilen ödendiği tarih arasında geçen sürede enflasyon nedeniyle oluşan kayıp. Bu, yalnızca faiz meselesi değildir; ödenen tutarın gerçek değerini düşürerek adil dengeyi bozar. İddia, süre ve enflasyon verileriyle rakamlandırılmalıdır.
Kamulaştırma yapılmaksızın el atma ve süresiz imar kısıtlılığı hâlleri ise mülkiyetten karşılıksız yoksun bırakma niteliğiyle ayrıca ileri sürülür; kavramsal çerçeve için kamulaştırmasız el atma ve hukuki el atma yazılarımıza bakılabilir.
Adil Yargılanma: İkinci Kol
Mülkiyet hakkı tek başına ileri sürülmez; Sözleşme’nin 6. maddesi ikinci kol olarak eklenir. Kamulaştırma dosyalarında işleyen başlıklar şunlardır:
Gerekçeli karar hakkı. Davanın sonucunu doğrudan etkileyecek esaslı itirazların hiçbir derecede tartışılmamış olması.
Silahların eşitliği. Başvurucunun sunduğu karşı değerleme raporunun hükme hiç yansıtılmaması, buna karşılık idare verilerinin tartışmasız kabul edilmesi.
Makul sürede yargılanma. Bu iddia rakamlandırılmalıdır: dava tarihi, iç hukuk yollarının tükendiği tarih, toplam yıl ve ay, alınan rapor sayısı, erteleme sayısı. Kamulaştırma dosyaları uzun sürdüğü için bu başlık çoğu dosyada gerçekten mevcuttur ve çoğu zaman yazılmaz.
Koşulları varsa 13. maddedeki etkili başvuru hakkı da eklenir: bedele ilişkin şikâyetin kesinlik sınırı veya usul gerekçesiyle hiçbir mercide esastan incelenmemiş olması bu kapsamda değerlendirilir.
Kabul Edilebilirlik Koşulları: AİHS m.34 ve m.35
Başvurunun esasına geçilebilmesi için Sözleşme’nin 34. ve 35. maddelerindeki koşulların tamamının karşılanması gerekir. m.34 uyarınca başvuru, Sözleşme’de tanınan haklarının ihlal edildiğini ileri süren kişi tarafından yapılabilir; kamulaştırılan taşınmazın maliki veya mirasçısı bu sıfatı taşır. m.35/1 iç hukuk yollarının tüketilmesini ve nihai karardan itibaren dört aylık süreyi arar. m.35/2 uyarınca isimsiz başvurular ile Mahkemece daha önce incelenmiş ya da başka bir uluslararası soruşturma veya çözüm merciine sunulmuş, yeni bilgi içermeyen başvurular incelenmez.
m.35/3 ise iki ret sebebi daha öngörür: Sözleşme hükümleriyle bağdaşmayan, açıkça dayanaktan yoksun veya kötüye kullanma niteliğindeki başvurular ile başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular. Önemli zarar ölçütü 14 No’lu Protokol’le eklenmiştir; kamulaştırma dosyalarında gerçek değer ile ödenen bedel arasındaki fark rakamla gösterildiğinde bu engel genellikle aşılır. 15 No’lu Protokol, önemli zarar ölçütündeki “iç hukukta usulüne uygun incelenmemiş dava” güvencesini de kaldırmıştır.
AİHM Kabul Edilebilirlik Kontrol Tablosu
| Koşul | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Başvurucu sıfatı | İhlalden doğrudan etkilenen kişi (malik, mirasçı) | AİHS m.34 |
| İç hukuk yollarının tüketilmesi | İlk derece, istinaf, varsa temyiz ve AYM bireysel başvuru | AİHS m.35/1 |
| Süre | Nihai karardan itibaren dört ay (1/2/2022 sonrası kararlar) | AİHS m.35/1; 15 No’lu Protokol |
| İsimsiz olmama ve aynı mesele | İsimsiz veya daha önce incelenmiş başvuru incelenmez | AİHS m.35/2 |
| Açıkça dayanaktan yoksun olmama | Dördüncü derece talebi reddedilir | AİHS m.35/3-a |
| Önemli zarar | Başvurucu önemli bir zarara uğramış olmalı | AİHS m.35/3-b |
| Eksiksiz başvuru | Resmî form, zorunlu alanlar ve belgeler | İçtüzük m.47 |
Anayasa Mahkemesi Aşaması: 6216 m.45-50
AİHM yolunun ön basamağı olan bireysel başvuru 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. m.45 uyarınca Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini ileri süren herkes başvuruda bulunabilir; ancak ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir.
m.47/5 uyarınca bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır; haklı bir mazeret nedeniyle süresinde başvuruda bulunamayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde m.50 uyarınca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir; ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa yeniden yargılama yapılmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. AYM aşamasında ileri sürülmeyen şikâyet, AİHM’de de ilk kez ileri sürülemez; bu nedenle AYM formu, AİHM başvurusunun taslağı gibi hazırlanmalıdır.
İç Hukuktan AİHM’e Süre ve Etki Zinciri
| Aşama | Süre | Dayanak ve sonuç |
|---|---|---|
| Bedel tespiti kararına istinaf | Tebliğden itibaren iki hafta | HMK m.345 |
| Temyiz (açıksa) | Tebliğden itibaren iki hafta | HMK m.361 |
| AYM bireysel başvuru | Tüketme tarihinden itibaren otuz gün; mazerette on beş gün | 6216 m.47/5 |
| AYM ihlal kararı | Yeniden yargılama için dosya mahkemeye gönderilir | 6216 m.50 |
| AİHM başvurusu | Nihai karardan itibaren dört ay | AİHS m.35/1 |
| AİHM ihlal kararı sonrası yeniden yargılama | AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren üç ay | HMK m.375/1-i, m.377 |
| Kararın icrası | Bakanlar Komitesi denetimi | AİHS m.46 |
Anayasa Mahkemesi başvurusunun ayrıntıları için kamulaştırmada AYM bireysel başvuru dilekçesi sayfasına bakabilirsiniz. Dört aylık süreyi planlamak için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
İç Hukuktaki Güncel Gelişmeler Başvuruyu Nasıl Etkiler?
Adil denge değerlendirmesinde Mahkeme, iç hukukun gecikme ve değer kaybına karşı sunduğu güvenceleri de dikkate alır. Türk hukukunda son yıllarda bu alanda önemli değişiklikler olmuştur. Anayasa Mahkemesi, bedel tespiti davası dört ayda sonuçlanmazsa ancak bu süreden sonra kanuni faiz işletilmesini öngören 2942 m.10/9’u E.2022/83, K.2023/69 sayılı kararıyla (RG 1/8/2023) gerçek karşılık güvencesine aykırı bularak iptal etmiştir. Kanuni faiz oranını düzenleyen 3095 sayılı Kanun m.1 de E.2024/24, K.2025/164 sayılı kararla iptal edilmiş ve 7589 sayılı Kanun’la 31/7/2026’dan itibaren TCMB reeskont oranına endekslenmiştir. “Tescil hükmü kesin olup” ibaresi E.2025/190, K.2026/38 sayılı kararla iptal edilmiş ve iptalin yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Bu kararlar iki yönde önem taşır. Birincisi, iç hukukta AYM’nin aynı sorunu tespit etmiş olması, başvurucunun şikâyetinin ciddiyetini gösterir. İkincisi, iptal kararları sonrasında iç hukukta yeni ve etkili bir giderim yolu doğmuşsa, Mahkeme başvurucunun önce bu yolu kullanmasını bekleyebilir. Bu nedenle başvuru metninde, dosyanın hangi tarihte ve hangi kural uygulanarak sonuçlandığı ile iptal kararlarının somut dosyaya etkisi açıkça gösterilmelidir.
Kamulaştırma Başvurularında Dikkate Alınacak İç Hukuk Kararları
| Karar | Konu | Başvuruya etkisi |
|---|---|---|
| AYM E.2022/83, K.2023/69 | Dört ayda bitmeyen davada kanuni faiz kuralının iptali | Gecikme kaybı iddiasını destekler |
| AYM E.2024/24, K.2025/164; 7589 s.K. | Kanuni faiz oranının iptali ve reeskonta endekslenmesi | Faizin enflasyonu karşılamadığı dönemin tespiti |
| AYM E.2025/148, K.2025/141 | Yürütmeyi durdurma şartının iptali | Etkili başvuru ve mülkiyet güvencesi |
| AYM E.2024/101, K.2024/232 | Zorunlu bekletici mesele ve m.14/6 iptali | Usul güvencelerinin değişimi |
| AYM E.2025/190, K.2026/38 | “Tescil hükmü kesin” ibaresinin iptali | Gerçek değer tartışması sürerken tescil sorunu |
Mahkeme Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Beklenti baştan doğru kurulmalıdır.
Yapmaz: Mahkeme bir üst derece mahkemesi değildir. Ulusal hukukun yorumu ve delillerin değerlendirilmesi kural olarak iç hukuk mahkemelerine aittir. Bu nedenle “bilirkişi yanlış hesapladı, doğrusu şudur” biçiminde kurulan bir başvuru dördüncü derece talebi sayılır.
Yapar: İhlal tespit edilirse Sözleşme’nin 41. maddesi uyarınca adil tazmine hükmedebilir: maddi tazminat, manevi tazminat ile masraf ve giderler. Kararlar taraf devletler bakımından bağlayıcıdır ve uygulanması Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince denetlenir.
Adil tazmin talebi ayrı ayrı ve belgeli olmalıdır: maddi zarar için gerçek değer ile ödenen bedel farkı ve gecikme kaybı hesap tablosuyla; masraflar için makbuz ve avukatlık sözleşmesi örnekleriyle.
Başvurunun Mahkemeye yapılması ücretsizdir; ancak hazırlık, çeviri ve posta giderleri doğar. Başvuru, Sözleşme’ye taraf devletlerin resmî dillerinden birinde, dolayısıyla Türkçe olarak yapılabilir.
Geçici tedbir. İçtüzük m.39 uyarınca Mahkeme, telafisi imkânsız bir zarar tehlikesinin bulunduğu istisnai hâllerde geçici tedbir kararı verebilir. Bu yol uygulamada esas olarak yaşam hakkı ve kötü muamele gibi alanlarda kullanılır; salt mülkiyet uyuşmazlıklarında kabulü son derece sınırlıdır. Bu nedenle kamulaştırmada yıkım veya el koyma riskine karşı öncelikle iç hukukta yürütmenin durdurulması ve ihtiyati tedbir yolları kullanılmalıdır.
Kararın sonuçları. AİHS m.46 uyarınca taraf devletler Mahkemenin kesinleşmiş kararlarına uymayı taahhüt eder ve kararların icrası Bakanlar Komitesince denetlenir. İhlal kararının iç hukuktaki önemli bir sonucu da yeniden yargılama imkânıdır: HMK m.375/1-i uyarınca kararın Sözleşme veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi yargılamanın iadesi sebebidir ve bu talep HMK m.377 uyarınca AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılmalıdır.
Kamulaştırmada AİHM Başvuru Metni Örneği (2026)
Başvuru, Mahkemenin resmî başvuru formu doldurularak yapılır. Aşağıdaki metin, formun olayların açıklanması, ihlal iddiaları, kabul edilebilirlik ve adil tazmin bölümlerine işlenmek üzere hazırlanmış bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; yalnızca dosyanıza uyan başlıkları bırakın. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz.
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
(Başvuru, Mahkemenin RESMÎ BAŞVURU FORMU doldurularak yapılır. Aşağıdaki metin, formun “Olayların açıklanması”, “İhlal edildiği ileri sürülen haklar ve gerekçeler”, “Kabul edilebilirlik koşulları” ve “Adil tazmin talebi” bölümlerine işlenmek üzere hazırlanmıştır.)
BAŞVURUCU: [Ad Soyad] — [Doğum tarihi] — [Uyruk] — [Adres]
TEMSİLCİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] — [Adres]
DAVALI DEVLET: Türkiye
NİHAİ İÇ HUKUK KARARI: Anayasa Mahkemesinin …/…/20… tarih ve 20…/… Başvuru Numaralı kararı
KARARIN TEBLİĞ / ÖĞRENİLME TARİHİ: …/…/20…
A. OLAYLARIN AÇIKLANMASI
1. Başvurucu, [ … ] İli, [ … ] İlçesi, [ … ] ada, [ … ] parsel sayılı ve [ … ] m² yüzölçümlü taşınmazın malikidir.
2. Taşınmaz, [ … ] İdaresince [ … ] projesi kapsamında kamulaştırılmış; …/…/20… tarihinde bedel tespiti ve tescil davası açılmıştır.
3. [ … ] Asliye Hukuk Mahkemesi …/…/20… tarihli kararıyla kamulaştırma bedelini [ … ] TL olarak tespit etmiş ve taşınmazın idare adına tesciline karar vermiştir.
4. Başvurucu, bilirkişi raporuna karşı …/…/20… tarihinde ayrıntılı itirazda bulunmuş; kullanılan emsallerin karşılaştırılabilir olmadığını ve taşınmazın niteliğinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek karşı değerleme raporu ve emsal satış kayıtları sunmuştur. Bu itirazlar kararda tartışılmamıştır.
5. Karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş, başvuru …/…/20… tarihinde reddedilmiştir. (Temyiz yolu açıksa ekleyin.)
6. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuş; başvuru …/…/20… tarihinde [kabul edilemez bulunmuş / ihlal bulunmadığına karar verilmiştir]. Karar başvurucuya …/…/20… tarihinde tebliğ edilmiştir.
7. Bedel, başvurucuya …/…/20… tarihinde ödenmiştir. Bedelin belirlendiği tarih ile ödendiği tarih arasında [ … ] ay geçmiştir.
B. İHLAL EDİLDİĞİ İLERİ SÜRÜLEN HAKLAR
B.1. Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi — Mülkiyetin korunması
8. Kamulaştırma, mülkiyetten yoksun bırakma niteliğinde bir müdahaledir. Müdahalenin Sözleşme’ye uygun sayılabilmesi için kanuni olması, kamu yararına hizmet etmesi ve adil denge gözetilerek gerçekleştirilmesi gerekir.
9. Somut olayda adil denge başvurucu aleyhine bozulmuştur: (Dosyanıza uyanları bırakın ve rakamla destekleyin.)
a) Ödenen bedel taşınmazın değeriyle makul bir ilişki içinde değildir. Başvurucunun sunduğu emsallere göre taşınmazın değeri [ … ] TL iken, tespit edilen bedel [ … ] TL’dir. Aradaki fark [ … ] oranındadır.
b) Emsal seçimi hatalıdır ve itirazlar karşılanmamıştır. Hükme esas alınan emsaller taşınmazla [konum / imar durumu / yüzölçümü / cephe] bakımından karşılaştırılabilir nitelikte değildir. Başvurucunun sunduğu karşı değerleme raporu hiçbir aşamada tartışılmamıştır.
c) Taşınmazın niteliği hatalı belirlenmiştir. Taşınmaz imar planı kapsamında arsa niteliğinde olmasına rağmen arazi olarak değerlendirilmiş; değerleme yöntemi buna göre kurularak bedel düşürülmüştür.
ç) Ödeme gecikmiş, bedel değer kaybetmiştir. Bedelin belirlendiği tarih ile fiilen ödendiği tarih arasında geçen [ … ] aylık sürede meydana gelen enflasyon nedeniyle bedel önemli ölçüde değer kaybetmiştir. Uygulanan faiz bu kaybı karşılamamaktadır.
d) Kamulaştırmasız el atma söz konusudur. (Uyuyorsa:) Taşınmaza [ … ] yılında fiilen el atılmış; kamulaştırma yapılmamış ve bedel ödenmemiştir. Başvurucu, mülkünden hiçbir karşılık almaksızın yoksun bırakılmıştır.
e) Süresiz kısıtlılık uygulanmaktadır. (Uyuyorsa:) Taşınmaz imar planında [yol / park / okul] olarak ayrılmış; ancak yıllardır kamulaştırılmamıştır. Başvurucu taşınmazı ne kullanabilmekte ne de değerlendirebilmektedir. Bu belirsizlik, mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturmaktadır.
B.2. Sözleşme’nin 6. maddesi — Adil yargılanma hakkı
10. (Dosyanıza uyanları bırakın.)
a) Gerekçeli karar hakkı ihlal edilmiştir. Başvurucunun davanın sonucunu doğrudan etkileyecek nitelikteki esaslı itirazları, hiçbir derecede tartışılmamış ve neden yerinde görülmediği açıklanmamıştır.
b) Silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmiştir. Başvurucunun sunduğu karşı değerleme raporu hükme esas alınmazken, idarenin verileri tartışmasız kabul edilmiştir.
c) Makul sürede yargılanma hakkı ihlal edilmiştir. Dava …/…/20… tarihinde açılmış, iç hukuk yolları …/…/20… tarihinde tükenmiştir. Toplam süre [ … ] yıl [ … ] aydır. Bu süre içinde [ … ] kez bilirkişi raporu alınmış, [ … ] kez duruşma ertelenmiştir.
B.3. Sözleşme’nin 13. maddesi — Etkili başvuru hakkı (Uyuyorsa bırakın:)
11. Başvurucunun bedele ilişkin şikâyeti, [kesinlik sınırı / usul gerekçesi] nedeniyle hiçbir mercide esastan incelenmemiştir. Bu durum, iç hukukta etkili bir başvuru yolunun bulunmaması sonucunu doğurmuştur.
C. KABUL EDİLEBİLİRLİK KOŞULLARI
12. İç hukuk yolları tüketilmiştir. Başvurucu ilk derece, istinaf ve Anayasa Mahkemesi aşamalarının tamamını kullanmıştır.
13. Şikâyetlerin özü her derecede ileri sürülmüştür. Emsal seçimi, nitelik tespiti ve gecikmeye ilişkin iddialar bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ve bireysel başvuru formunda açıkça dile getirilmiştir. (Ek: İlgili dilekçe örnekleri)
14. Başvuru süresindedir. Nihai iç hukuk kararı …/…/20… tarihinde tebliğ edilmiş olup, işbu eksiksiz başvuru dört aylık süre içinde gönderilmektedir.
15. Önemli bir zarar mevcuttur. Başvurucunun uğradığı kayıp [ … ] TL olup, bu tutar başvurucunun ekonomik durumu bakımından önemsiz değildir.
D. ADİL TAZMİN TALEBİ (Sözleşme m.41)
16. Maddi tazminat: Taşınmazın gerçek değeri ile ödenen bedel arasındaki fark ile gecikmeden doğan değer kaybı toplamı olarak [ … ] TL. (Ek: Değerleme raporu ve hesap tablosu)
17. Manevi tazminat: Uzun süren belirsizlik ve mülkiyetten yoksun kalma nedeniyle takdiren [ … ] EUR.
18. Masraf ve giderler: Yargılama giderleri, bilirkişi ve keşif masrafları ile avukatlık ücreti olarak [ … ] TL. (Ek: Makbuz ve sözleşme örnekleri)
Başvurucu Temsilcisi
Av. [Ad Soyad]
[İmza] — …/…/20…
EKLER:
Ek-1: İlk derece mahkemesi kararı
Ek-2: Bilirkişi raporu ve rapora itiraz dilekçesi
Ek-3: İstinaf dilekçesi ve kararı
Ek-4: Bireysel başvuru formu ve AYM kararı
Ek-5: Nihai kararın tebliğ belgesi
Ek-6: Emsal satış kayıtları ve karşı değerleme raporu
Ek-7: Tapu kaydı ve imar durumu belgesi
Ek-8: Ödeme belgeleri ve gecikmeye ilişkin hesap
Ek-9: Yetki belgesi (vekâletname)
Başvuru Öncesi Kontrol Listesi
- Anayasa Mahkemesi kararı ve tebliğ tarihi; dört aylık sürenin son günü,
- İlk derece, istinaf ve varsa temyiz kararlarının tam örnekleri,
- Bilirkişi raporu ve rapora itiraz dilekçesi,
- İstinaf dilekçesi ve bireysel başvuru formu (şikâyet zincirini göstermek için),
- Emsal satış kayıtları ve karşı değerleme raporu,
- Tapu kaydı ve imar durumu belgesi,
- Bedelin belirlendiği ve ödendiği tarihler ile gecikme hesabı,
- Yargılama süresine ilişkin döküm: toplam süre, rapor ve erteleme sayısı,
- Masraf belgeleri ve avukatlık sözleşmesi,
- Güncel resmî başvuru formu ve yetki belgesi.
Sık Yapılan Hatalar
- Dört ayı altı ay sanmak. Süre 1 Şubat 2022’den itibaren dört aydır ve hak düşürücüdür.
- Eksik başvuru göndermek. Süre yalnızca eksiksiz bir başvuruyla kesilir; eksik form süreyi durdurmaz.
- Anayasa Mahkemesini atlamak. Bireysel başvuru, tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmektedir.
- Yeni şikâyet eklemek. Şikâyetin özü her derecede dile getirilmiş olmalıdır; iç hukukta hiç ileri sürülmemiş iddia kabul görmez.
- İhlali dördüncü derece talebine dönüştürmek. Mahkeme delil değerlendirmesi yapmaz; adil denge ve usul güvenceleri üzerinden argüman kurulmalıdır.
- Zararı rakamlandırmamak. Adil tazmin talebi hesap tablosu ve belgelerle desteklenmelidir.
- İç hukuk dilekçelerini eklememek. Şikâyetin özünün her derecede ileri sürüldüğü ancak bu örneklerle gösterilir.
Adım Adım Süreç
- AYM kararının tebliğ tarihini sabitleyin — Dört aylık sürenin son gününü hesaplayın; süre uzatılamaz.
- İç hukuk dilekçelerinizi toplayın — Rapora itiraz, istinaf ve bireysel başvuru dilekçelerinin örneklerini hazırlayın.
- Şikâyet zincirini gösterin — Aynı iddianın her derecede ileri sürüldüğünü belge sırasıyla ortaya koyun.
- İhlali Sözleşme maddeleriyle eşleştirin — Bedel tartışmasını adil denge, gerekçeli karar ve makul süre başlıklarına oturtun.
- Zararı hesaplayın — Gerçek değer ile ödenen bedel farkını ve gecikmeden doğan kaybı tabloya dökün.
- Resmî formu eksiksiz doldurun — İçtüzüğün 47. maddesine uygun, zorunlu alanları boş bırakmayan bir başvuru hazırlayın.
- Süresinde postaya verin — Form ve ekler, son günden önce gönderilmek üzere postaya verilmiş olmalıdır.
İç hukukta yazmadığınız iddiayı burada ileri süremezsiniz
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Konular ve Kaynaklar
Kamulaştırma
- Kamulaştırma Hukuku Rehberi: Süreç, Bedel Tespiti ve Malikin Hakları
- Düşük Kamulaştırma Bedeline Karşı AİHM Başvurusu
- Düşük Kamulaştırma Bedeline Karşı Anayasa Mahkemesi Başvurusu
- Kamulaştırmada AYM Bireysel Başvuru Dilekçesi Örneği
- Kamulaştırma Bedel Tespiti Davasında İstinaf ve Temyiz
- Kamulaştırma Bedeline İtiraz Dilekçesi Örneği
- Kamulaştırma Bedel Tespiti Davasında Cevap Dilekçesi
- Kamulaştırma Dilekçe Örnekleri: Hazır Dilekçeler ve Süre Haritası
El atma ve kısıtlama
- Kamulaştırmasız El Atma: Fiili ve Hukuki El Atma Rehberi
- Kamulaştırmasız El Atmada Uzlaşma Başvurusu Dilekçesi
- Hukuki El Atma (İmar Kısıtlılığı)
- Kamulaştırmadan Vazgeçme ve Taşınmazın İadesi Dilekçesi
- İrtifak Kamulaştırmasında Değer Düşüklüğü ve Rapora İtiraz
Kanun yolları ve usul
İki Basamaklı Süre Zinciri
AİHM başvurusu bağımsız bir yol değildir; iç hukuk zincirinin son halkasıdır.
İki Basamaklı Süre Zinciri
| Aşama | Süre | Başlangıç |
|---|---|---|
| Olağan kanun yolları | İstinaf ve temyizde iki hafta | Karar tebliği (HMK m.345, m.361) |
| Anayasa Mahkemesi | Otuz gün; mazerette on beş gün | Başvuru yollarının tüketilmesi (6216 m.47/5) |
| AİHM | Dört ay | İç hukuktaki nihai karar (AİHS m.35/1) |
| AİHM kararı sonrası yeniden yargılama | Üç ay | AİHM kararının kesinleşmesi (HMK m.377) |
Dört aylık süre 1 Şubat 2022 itibarıyla altı aydan indirilmiştir. Kesin karar bu tarihten önce verilmişse başvuru yine altı aylık süreye tabidir.
İki uyarı: eksiklik tamamlama için verilen süre başvuru süresini durdurmaz; dört aylık süre resmî tatiller dâhil uzatılmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
AİHM başvuru süresi ne kadar?
Dört aydır. Bu süre, 15 No’lu Protokol’ün 1 Şubat 2022 tarihinde yürürlüğe girmesiyle altı aydan dört aya indirilmiştir.
Süre ne zaman başlar?
Kural olarak iç hukuk yollarının tüketilmesiyle elde edilen nihai kararın tarihinden itibaren işler. Etkili bir hukuk yolunun bulunmadığı durumlarda ise şikâyete konu eylem, olay veya kararın tarihinden itibaren başlar.
Süre nasıl kesilir?
Dört aylık süre, yalnızca Mahkemeye İçtüzüğün 47. maddesi uyarınca hazırlanmış eksiksiz bir başvuru gönderildiği takdirde kesilir. Eksik başvuru süreyi durdurmaz.
Son gün tatile denk gelirse ne olur?
Süre, dört aylık takvim süresinin son gününde, bu tarih bir Pazar günü veya resmî tatil günü olsa bile sona erer.
Başvuru nasıl gönderilir?
Başvuru formu, gerekli tüm bilgi ve belgelerle birlikte dört aylık sürenin son gününden önce Mahkemeye gönderilmek üzere postaya verilmiş olmalıdır.
Önce Anayasa Mahkemesine gitmek zorunlu mu?
Evet. Türkiye bakımından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmektedir. Mülkiyet hakkı ve adil yargılanma gibi konularda bu yol tüketilmeden AİHM’e gidilemez.
Her şikâyet için ayrı ayrı mı tüketilmeli?
Evet. Mahkeme önünde ileri sürülen her bir şikâyet bakımından, o şikâyetle ilgili iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra nihai karar tarihinden itibaren dört aylık süre içinde başvuru yapıldığının gösterilmesi gerekir.
Şikâyeti ilk kez AİHM’de ileri sürebilir miyim?
Hayır. Sözleşme kapsamındaki şikâyetlerin özünün her derecede dile getirilmiş olması aranır. Bu nedenle iç hukukta sunulan dilekçelerin örnekleri başvuruya eklenmelidir.
Hangi hak ihlalleri ileri sürülür?
Kamulaştırma dosyalarında başlıca Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesindeki mülkiyet hakkı ile Sözleşme’nin 6. maddesindeki adil yargılanma hakkı ileri sürülür. Koşulları varsa 13. maddedeki etkili başvuru hakkı da eklenir.
Mülkiyet hakkı hangi ölçütlere göre değerlendirilir?
Müdahalenin kanuni olması, kamu yararına hizmet etmesi ve adil denge gözetilerek gerçekleştirilmesi aranır. Kamulaştırmada tartışma genellikle ödenen bedelin taşınmazın değeriyle makul bir ilişki içinde olup olmadığı üzerinde yoğunlaşır.
Geç ödeme başlı başına ihlal sayılır mı?
Bedelin belirlendiği tarih ile ödendiği tarih arasında geçen sürede oluşan değer kaybının karşılanmaması, adil dengenin bozulduğu iddiasının temel dayanaklarındandır. Bu iddia, süre ve enflasyon verileriyle rakamlandırılmalıdır.
Başvuru ücretli mi?
Mahkemeye başvuru ücretsizdir. Ancak başvurunun hazırlanması, çeviri, posta ve belge düzenleme gibi işlemler bakımından masraf doğabilir.
AİHM bedeli kendisi belirler mi?
Mahkeme bir üst derece mahkemesi değildir; ulusal hukukun yorumu ve delil değerlendirmesi kural olarak iç hukuk mahkemelerine aittir. İhlal tespit edilirse Sözleşme’nin 41. maddesi uyarınca adil tazmine hükmedilebilir.
Kararlar bağlayıcı mı?
Sözleşme’ye taraf devletler bakımından Mahkeme kararları bağlayıcıdır ve kararların uygulanması Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince denetlenir.
Anayasa Mahkemesine kaç gün içinde başvurulmalı?
6216 sayılı Kanun m.47/5 uyarınca bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır; haklı mazeret hâlinde mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde belgelerle başvurulabilir.
AİHM başvurusu Türkçe yapılabilir mi?
Evet. Başvuru, Sözleşme’ye taraf devletlerin resmî dillerinden birinde yapılabilir; resmî başvuru formu Türkçe doldurulabilir.
AİHM ihlal kararı verirse dava yeniden görülür mü?
HMK m.375/1-i uyarınca kararın Sözleşme veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi yargılamanın iadesi sebebidir; talep HMK m.377 uyarınca AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılır.
Kamulaştırmada AİHM’den geçici tedbir istenebilir mi?
İçtüzük m.39’daki geçici tedbir, telafisi imkânsız zarar tehlikesinin bulunduğu istisnai hâllerde verilir ve salt mülkiyet uyuşmazlıklarında kabulü çok sınırlıdır; bu nedenle iç hukukta yürütmenin durdurulması ve ihtiyati tedbir yolları öncelikle kullanılmalıdır.
Önemli zarar koşulu nedir?
AİHS m.35/3-b uyarınca başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular kabul edilemez bulunabilir. Kamulaştırmada gerçek değer ile ödenen bedel arasındaki fark ve gecikme kaybı rakamla gösterilerek bu koşulun karşılandığı ortaya konulmalıdır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Dilekçe metni genel bir şablondur; somut dosyanıza göre uyarlanması gerekir. İdari ve adli dava süreleri hak düşürücüdür; mutlaka güncel mevzuat ve kendi tebligat tarihiniz esas alınmalıdır.


