Kamulaştırma Bedeline İstinaf ve Temyiz: Süreler ve Süreç
24 Haziran 2026

Kamulaştırma Bedeline İstinaf ve Temyiz: Süreler ve Süreç

Kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davasında belirlenen bedeli düşük bulan malik veya yüksek bulan idare, bu karara itiraz edebilir. Ancak itiraz, taşınmazın aidiyetine değil yalnızca bedelin miktarına yöneliktir ve belirli sürelere tabidir. Bu yazı, kamulaştırma bedeline karşı istinaf ve temyiz yollarını açıklar.

Kamulaştırma bedelini yetersiz mi buldunuz? İstinaf seçeneğinizi birlikte değerlendirelim.

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Tescil Kesindir, Bedele İtiraz Açıktır

Mahkemenin tescile ilişkin hükmü kesindir; bu karara karşı kanun yolu kapalıdır ve taşınmaz, kanun yolu süreci devam etse bile idare adına tescil edilir. Buna karşılık bedele ilişkin hükme karşı istinaf ve temyiz yolu açıktır. Yani mülkiyetin idareye geçişi tartışılamazken, ödenecek tutar üst mahkemelerde denetlenebilir.

İstinaf Süresi ve Mercii

Bedele itiraz eden taraf, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurur. İnceleme, taşınmazın bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi (istinaf mahkemesi) tarafından yapılır. İstinaf mahkemesi, ilk derece kararını hem maddi hem hukuki yönden inceler; gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırabilir ve bedeli yeniden belirleyebilir.

Temyiz

Bölge adliye mahkemesinin verdiği karara karşı da, tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’da temyiz yoluna gidilebilir. Kamulaştırma bedel davaları, bu konuda uzmanlaşmış Yargıtay 5. Hukuk Dairesince incelenir. Önemli bir nokta: genel hukuk davalarında temyiz için aranan parasal sınır, kamulaştırma bedeli davalarında uygulanmaz; yani bedel ne olursa olsun Yargıtay denetimi yolu açıktır. Bu, kamulaştırma bedelinin gerçek değeri yansıtması bakımından önemli bir güvencedir.

İstinafta Ne İncelenir?

İstinaf ve temyiz incelemesinde, bedelin 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesindeki kriterlere uygun belirlenip belirlenmediği denetlenir. Sık görülen itiraz konuları: taşınmazın arsa/arazi niteliğinin yanlış belirlenmesi, kullanılan emsallerin uygun olmaması, kapitalizasyon faiz oranının hatalı seçilmesi, değer artışının yanlış hesaplanması ve bilirkişi raporundaki çelişkilerdir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kriterlere aykırı raporlara dayalı kararları istikrarlı biçimde bozmaktadır.

Bedel Artarsa veya Azalırsa

Tescil kesin olduğundan ve bedel karar kesinleşmeden ödendiğinden, üst mahkeme sürecinin sonucu bedel farkına yansır: bedel artarsa aradaki fark malike faiziyle ödenir; azalırsa malik fazla aldığı tutarı iade eder. Bu nedenle malik, istinaf yoluna giderken bedelin artma ihtimali kadar, mevcut tutarı çekmiş olmasının sonuçlarını da değerlendirmelidir.

İstinaf Dilekçesinde Dikkat Edilecekler

İstinaf başvurusunda iki haftalık sürenin kaçırılmaması hayati önemdedir; süre geçerse karar kesinleşir. Dilekçede, bilirkişi raporundaki somut hatalar (emsal seçimi, nitelik tespiti, hesap yöntemi) gerekçeleriyle ortaya konmalı; mümkünse karşı emsal ve değer tespitleri sunulmalıdır. Teknik ve usule ilişkin bu sürecin etkin yürütülmesi için uzman desteği almak, bedelin gerçek değere yükseltilmesinde belirleyici olabilir.

Kamulaştırma bedeline istinaf başvurusu ve gerçek bedel için bir avukatla çalışın.

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Parasal Sınır Neden Uygulanmıyor?

Kamulaştırma bedel davalarında kanun yolunun bedelden bağımsız olarak açık olmasının arkasında Anayasa Mahkemesi’nin bir iptal kararı bulunur.

Ne iptal edildi? Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında verilen nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulmasını engelleyen kuralı iptal etmiştir.

Gerekçe davanın niteliğinden gelir: bu davalarda uyuşmazlığın esasını malvarlığının değerinin ne olduğunun yargı kararıyla ortaya çıkarılması oluşturur.

Bu nedenle diğer davalardan ayrılır: kamulaştırma bedelinin tespiti davaları, kişilerin talep konusunu belirli miktar veya değer ile gösterebildikleri diğer malvarlığı davası türlerinden ayrılmaktadır.

Sonuç: bu davaların konusunu belirli bir miktar veya değer içeren talepler oluşturmadığından, kesinlik sınırının belirlenmesinde böyle bir ölçütün esas alınması mümkün değildir.

Mahkeme ayrıca şunu belirtmiştir: kesinlik sınırının belirlenmesinde lehine hükmedilen miktarın bir öneminin bulunmadığı açıktır.

Süreler ve Başlangıç Anı

Kanun yolu sürelerinin tamamı tebligata bağlıdır; bu nedenle mazbata tarihi kritiktir.

İstinaf süresi: Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca istinaf kanun yoluna başvurma süresi iki haftadır.

Başlangıç: bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliği ile birlikte işlemeye başlar.

Temyiz süresi: bölge adliye mahkemesi kararına karşı da iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulur.

Mercii: istinaf incelemesi taşınmazın bulunduğu yer bölge adliye mahkemesince; temyiz incelemesi ise bu konuda uzmanlaşmış Yargıtay dairesince yapılır.

Tebligat usulsüzse süre işlemez: bu nedenle mazbatadaki tarih, adres ve teslim alan kişi bilgileri kontrol edilmelidir.

Tescil hükmü kesindir, bedele ilişkin haklar saklıdır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İki Aşamalı Sebep Tuzağı

Bu, kanun yolunda en çok hak kaybına yol açan usul kuralıdır ve iki katman hâlinde işler.

Birinci katman — istinafta sınırlılık: inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Bölge adliye mahkemesi yalnızca kamu düzenine aykırılığı resen dikkate alır.

İkinci katman — temyizde bağlılık: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre temyiz incelemesinin sınırlarından en önemlisi, ileri sürülen temyiz sebebinin istinafta ileri sürülüp sürülmediği ve o sebeple ilgili bölge adliye mahkemesinin değerlendirmesinin hukuka aykırı olup olmadığıdır.

Bunun anlamı şudur: istinaf dilekçesine yazmadığınız bir itirazı, temyizde ileri sürmeniz sonuç doğurmaz.

Pratik sonuç ağırdır: istinaf dilekçesi, dosyadaki tüm itirazları ve teknik dayanaklarını eksiksiz içermelidir.

Bu nedenle dilekçe başlıklandırılmalıdır: nitelik, emsal, yöntem, yıpranma, unsurların ayrı gösterilmesi ve faiz gibi her itiraz ayrı bir başlık altında yazılmalıdır.

İstinaf Dilekçesinde Yer Alması Gereken Başlıklar

Sebeple sınırlılık kuralı gereği, dilekçenin kapsamı sonucu doğrudan belirler.

1. Nitelik itirazı. Taşınmaz arsa mı arazi mi sayılmış; bu tespit hangi belgeye dayanmış?

2. Yöntem itirazı. Niteliğe uygun değerleme yöntemi uygulanmış mı?

3. Emsal itirazı. Seçilen emsallerin gerçek satış olup olmadığı, tarihi, konumu ve düzeltme oranlarının gerekçesi.

4. Unsurların ayrı gösterilmesi. Yapı, ağaç, tesis ve müştemilat ayrı ayrı değerlendirilmiş mi?

5. Değerleme tarihi. Raporda hangi tarih esas alınmış?

6. Faiz talebi. Gecikme hâlinde işleyecek faizin başlangıcı gösterilmiş mi?

Emsal denetiminin ayrıntısı için arsa kamulaştırmasında emsal karşılaştırma yöntemi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık Karşılaşılan Bir Bozma Sebebi

Emsal karşılaştırmasının denetimi, uygulamada belirli bir belgeye bağlanmıştır.

Yargıtay’ın aradığı inceleme: emsal ile dava konusu taşınmazın üstünlük oranlaması, değerlendirme tarihinde her iki taşınmazın emlak vergisine esas metrekare değerlerinin karşılaştırılması ile mümkün olabilmektedir.

Bu değerler nereden alınır? Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen değerlerdir.

Nereden istenir? Bu hususun ilgili belediye başkanlığı emlak vergi dairesinden araştırılması gerekir.

Eksikse sonucu şudur: Yargıtay tarafından bozma yapılarak eksiklikler tamamlattırılır; bu da yargılamanın uzamasına yol açar.

Malik için pratik öneri: bu belgeyi ilk derecede dosyaya sunmak, hem denetimi kolaylaştırır hem süreci kısaltır.

Kanun Yolu Sürerken Taşınmaz Ne Olur?

Kanun yoluna başvurmak, mülkiyetin devrini durdurmaz.

Kural: tescile ilişkin hüküm kesindir; taşınmaz, kanun yolu süreci devam etse dahi idare adına tescil edilir.

Tartışma yalnızca rakam üzerindedir: mülkiyetin idareye geçişi kanun yolunda tartışılamazken, ödenecek tutar üst mahkemelerce denetlenebilir.

Bedel artabilir de azalabilir: inceleme sonucunda kesinleşen bedel, ödenen tutardan düşük çıkarsa aradaki fark ilgilisinden talep edilir.

Bu nedenle başvuru öncesi değerlendirme yapılmalıdır: raporun kanuni ölçütlere uygunluğu teknik olarak incelenmeden başvuru riskli olabilir.

Tescilin sonuçları için kamulaştırmada tescil ve hatalı tescilin düzeltilmesi sayfamıza bakabilirsiniz.

Yargılama Uzarsa Faiz İşler

Sürecin uzaması malik aleyhine sonuç doğurmasın diye bir denkleştirme öngörülmüştür.

Kural: bedel tespiti ve tescil davasının dört aylık süre içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, bu sürenin dolduğu tarihten karar tarihine kadar kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilir.

Başlangıç tarihi kritiktir: faiz, dava tarihinden değil dört aylık sürenin dolduğu tarihten işler.

Talep edilmelidir: faiz kendiliğinden hükmedilmediğinden dilekçede açıkça istenmelidir.

Kanun yolu aşamasında da gözetilmelidir: ilk derecede faize hükmedilmemişse bu husus istinaf sebepleri arasına yazılmalıdır.

Bedel artırımının esasları için kamulaştırma bedelinin artırılması davası; davanın işleyişi için kamulaştırma süreci ve bedel tespiti (tescil davası) ve kamulaştırma hukuku rehberi: süreç, bedel tespiti ve malikin hakları sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Tescil Kesin, Bedel Açık: Kanunun Kurduğu İkili Yapı

Kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davasında verilen karar, tek parça bir hüküm değildir. 10. madde bunu açık bir cümleyle ayırır: tescil hükmü kesin olup, tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır.

Bu ayrımın pratik sonuçları ağırdır:

  • Taşınmaz idare adına tescil edilir ve bu kısım kanun yoluna kapalıdır. Kararı istinaf etmeniz taşınmazı geri getirmez.
  • Buna karşılık bedelin miktarı tartışmaya açıktır ve asıl mücadele burada verilir.
  • Dolayısıyla kanun yoluna başvururken talebin doğru kurulması gerekir: talep tescile değil, bedele yönelmelidir.
Kararın iki ayrı parçası
Hüküm kısmıKanun yoluSonuç
Taşınmazın idare adına tesciliKesin — istinaf/temyize kapalıMülkiyet idareye geçer
Kamulaştırma bedelinin miktarıAçık — istinaf ve temyiz hakkı saklıBedel artabilir veya azalabilir

Bedel Aşağı da İnebilir: Fark Talebi ve Faiz

Kanun yoluna başvurmanın tek yönlü olmadığını bilmek gerekir. 10. madde şunu düzenler: istinaf veya temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen kamulaştırma bedeli, hak sahibine peşin ve nakit olarak ödenen tutardan daha az olursa aradaki fark ilgilisinden talep edilir.

Yani ilk derecede tespit edilen bedeli çekmiş olsanız bile, kanun yolu sonucunda bedel düşerse fazla aldığınız kısmı geri vermeniz gerekir. Kanun burada bir denge kurmuştur: idare tarafından hak sahibi adına yapılan ödeme tarihi ile geri ödemeye ilişkin yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki süre için faiz alınmaz.

Bu düzenleme, bedeli çekip harcayan malikler bakımından somut bir risk yaratır. Bedelin kanun yolunda düşme ihtimali görülen dosyalarda, çekilen tutarın bir kısmının ayrı tutulması yerinde olur.

Dört Aylık Süre ve Kanuni Faiz

10. maddede yargılamanın hızlanmasını amaçlayan bir faiz kuralı vardır: kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.

Uygulamada kamulaştırma davaları keşif, bilirkişi raporu ve rapora itiraz aşamaları nedeniyle dört ayı çoğu zaman aşar. Bu nedenle söz konusu faiz kalemi, dosyaların büyük bölümünde fiilen doğar; ancak talep edilmediğinde gözden kaçabilir. Bedel artırım veya kanun yolu aşamasında bu kalemin ayrıca hesaplatılması gerekir.

Kanun Yolunda Bedeli Tartışmanın Dayanakları

Bedele itiraz soyut bir “az buldum” beyanı değildir; kanunun değerleme ölçütlerine dayandırılmalıdır. 11. madde bilirkişi kurulunun raporunda ayrı ayrı cevaplaması gereken unsurları sayar: cins ve nevi, yüzölçümü, kıymeti etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlar ile her unsurun ayrı ayrı değeri, varsa vergi beyanı, resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirleri, arazilerde olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir, arsalarda özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, yapılarda resmî birim fiyatları ile yapı maliyet hesapları ve yıpranma payı, ve etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili diğer objektif ölçüler.

Rapor ayrıca, ilgililerin beyanı da dikkate alınarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun ve gerekçeli olmak zorundadır. Raporun bu unsurlardan herhangi birini karşılamaması, kanun yolunda ileri sürülebilecek somut bir gerekçedir.

Bilirkişi kurulunun oluşumu da denetlenmelidir: 15. madde uyarınca en az üç kişilik kurul zorunludur ve bunlardan birinin taşınmaz geliştirme alanında yüksek lisans veya doktora yapmış uzmanlar ya da 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na göre yetkilendirilen gayrimenkul değerleme uzmanları arasından seçilmesi gerekir.

Kanun Yolunun Maddeleri: HMK m.345, m.355, m.357 ve m.361

Kamulaştırma bedeline ilişkin kanun yolu, özel kanun ile genel usul kanununun birlikte uygulandığı bir alandır. Süreler ve inceleme sınırları HMK‘da; temyiz hakkının varlığı ise 2942 sayılı Kanun‘da düzenlenmiştir.

İstinaf süresi: HMK m.345. İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. Süre, kararın tefhim edildiği tarihten değil gerekçeli kararın tebliğinden işlediğinden, duruşmada verilen kısa karar üzerine hemen başvurmak zorunlu değildir; ancak süre tutum dilekçesi verilmişse gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmalıdır.

Hangi kararlar istinaf edilebilir: HMK m.341. İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi hâlinde verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bedel tespiti ve tescil davasında verilen karar nihai karar niteliğinde olduğundan bu kapsamdadır; ancak 2942 s.K. m.10 uyarınca tescil hükmü kesin olup yalnızca bedele ilişkin kanun yolu açıktır.

İnceleme neyle sınırlı: HMK m.355. İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözetir. Bu nedenle dilekçede ileri sürülmeyen bir bilirkişi hatası, kamu düzenine ilişkin olmadıkça incelenmez; itirazlar tek tek ve gerekçeli yazılmalıdır.

İstinafta yapılamayanlar: HMK m.357. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı istenemez, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz. Yazının vurguladığı “iki aşamalı sebep tuzağı”nın kanuni karşılığı budur: emsal, imar durumu veya kapitalizasyon itirazı ilk derecede ileri sürülmemişse istinafta dinlenmez.

Temyiz süresi: HMK m.361. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen ve miktar veya değeri belirli tutarı aşan nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz süresi iki haftadır ve bu süre, ilgili kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlar.

Parasal sınır ve özel hüküm: HMK m.362. Genel kural, belirli parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olmasıdır. Buna karşılık 2942 s.K. m.10, bedel tespiti ve tescil davalarında tarafların bedele ilişkin temyiz haklarının saklı olduğunu açıkça düzenler. Özel hüküm genel hükmün önüne geçtiğinden, kamulaştırma bedeline ilişkin kararlar bakımından parasal sınır tartışması bu çerçevede değerlendirilir.

Temyiz incelemesinin kapsamı: HMK m.369. Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir. Bu, istinaftaki sınırlı incelemeden farklıdır; ancak HMK m.357 engeli nedeniyle ilk derecede hiç ileri sürülmemiş maddi vakıalar temyizde de sonuç doğurmaz.

Başvuru icrayı durdurmaz: HMK m.350. İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflâs Kanunu’nun icranın geri bırakılmasıyla ilgili hükümleri saklıdır; nafaka kararlarında icra durmaz. Kamulaştırmada ise tescil zaten kesin olduğundan, kanun yolu süreci taşınmazın idare adına tescilini etkilemez; tartışma yalnızca bedel farkı üzerinde yürür.

Dört aylık süre ve faiz: 2942 s.K. m.10. Aynı maddede yargılamanın uzamasına karşı bir güvence vardır: kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir. Kanun yolu aşamasında geçen süre bakımından da bu hüküm gözetilerek faiz talebi açıkça ileri sürülmelidir.

Kanun yolunda süre ve sınır haritası

KonuKuralDayanak
İstinaf süresiİki hafta; ilamın tebliğindenHMK m.345
İstinafa tabi kararlarNihai kararlarHMK m.341
Tescil hükmüKesin; bedele ilişkin kanun yolu açık2942 s.K. m.10
İnceleme sınırıDilekçede belirtilen sebeplerle sınırlıHMK m.355
İstisnaKamu düzenine aykırılık re’sen gözetilirHMK m.355
Yeni iddia ve delilİstinafta dinlenmez ve dayanılamazHMK m.357
Islah ve karşı davaİstinafta yapılamazHMK m.357
Temyiz süresiİki hafta; tebliğdenHMK m.361
Parasal sınırGenel kural; özel hüküm saklıHMK m.362
Temyiz kapsamıYargıtay sebeplerle bağlı değildirHMK m.369
Başvurunun etkisiİcrayı durdurmazHMK m.350
Dört ay aşılırsaKanuni faiz işler2942 s.K. m.10

Kanun Yolu Başvurusunda Kontrol Listesi

  1. Talebi bedele yöneltin. Tescil kesin olduğundan, tescile yönelen talep sonuç doğurmaz.
  2. Raporun eksik cevapladığı unsuru gösterin. 11. maddedeki hangi ölçünün karşılıksız kaldığını somut olarak belirtin.
  3. Emsali tartışın. Arsalarda kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlar esastır; özel amaçlı bir satışın emsal alınması itiraz sebebidir.
  4. Teşebbüsün yarattığı artışın hesaba katılmadığını denetleyin. 11. madde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışlarının dikkate alınmayacağını düzenler.
  5. Muhdesatı ayrı kalem olarak izleyin. Yapı, ağaç ve tesis bedelleri zeminden ayrı hesaplanır.
  6. Dört aylık faizi talep edin. Dava dört ayda bitmediyse kanuni faiz doğar.
  7. Fark riskini müvekkile anlatın. Bedel düşerse fazla ödenen kısım geri istenir.

Bedele karşı kanun yolu için görüşelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kanun Yolu Süresini Kaçırmanın İkinci Sonucu

İstinaf ve temyiz sürelerinin kaçırılması yalnızca kararın kesinleşmesi sonucunu doğurmaz; sonraki bütün yolları da kapatır.

Sebebi şudur: Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır. Bu yollar kullanılmadan yapılan başvuru, “başvuru yollarının tüketilmemiş olması” nedeniyle kabul edilemez bulunur.

Zincir şöyle işler:

  1. İstinaf ve temyiz süresinde kullanılır,
  2. Olağan kanun yolları tükendiğinde Anayasa Mahkemesi için otuz günlük süre başlar,
  3. Anayasa Mahkemesi aşaması tamamlandığında AİHM için dört aylık süre başlar.

Halkanın herhangi bir yerinde kopma olursa sonraki basamaklar kapanır.

Süre Tutum ve Gerekçeli Karar

Uygulamada en çok işe yarayan araç süre tutum dilekçesidir: gerekçeli karar tebliğ edilmeden kanun yoluna başvurma iradesi bildirilir, gerekçeler sonradan sunulur.

Bu yolun kullanılmasında dikkat edilecekler:

  • Süre tutum dilekçesi süresinde verilmelidir,
  • Gerekçeli karar tebliğ edildiğinde gerekçeler tamamlanmalıdır,
  • Harç ve gider avansı eksiksiz yatırılmalıdır.

Bedel tespiti dosyalarında kanun yolu dilekçesinde ileri sürülmesi gereken başlıklar ise şunlardır:

  • Taşınmazın niteliği yanlış belirlendi mi? Arazide net gelir, arsada emsal yöntemi uygulanır.
  • Kıymeti etkileyen unsurların her birinin ayrı ayrı değeri gösterildi mi?
  • Objektif ölçüler kullanılmışsa her birinin etkisi açıklandı mı?
  • Emsal, kamulaştırma gününden önceki ve özel amacı olmayan bir satış mı?
  • Kısmi kamulaştırmada kalan kısımdaki değer kaybı ve kesilen tesislerin gideri hesaba katıldı mı?

Bu başlıklar somut sayfa ve paragraf atfıyla yazıldığında, dilekçe soyut bir itirazdan denetlenebilir bir eleştiriye dönüşür.

Sıkça Sorulan Sorular

İstinaf süresi ne zaman başlar?

HMK m.345 uyarınca istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır ve bu süre ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. Süre tutum dilekçesi verilmişse, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmalıdır.

İstinafta hangi itirazlar incelenir?

HMK m.355 uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır; ancak bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözetir. Bu nedenle itirazlar tek tek ve gerekçeli yazılmalıdır.

İlk derecede söylemediğim itirazı istinafta ileri sürebilir miyim?

HMK m.357 uyarınca bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz; ayrıca karşı dava açılamaz, müdahale istenemez ve davanın ıslahı talep edilemez.

Temyiz süresi ve parasal sınır nasıldır?

HMK m.361 uyarınca temyiz süresi iki haftadır ve kararın tebliğinden işler. HMK m.362 genel parasal sınırı düzenlerken, 2942 s.K. m.10 bedel tespiti ve tescil davalarında tarafların bedele ilişkin temyiz haklarının saklı olduğunu açıkça öngörür.

Kanun yoluna başvurmam tescili veya icrayı durdurur mu?

HMK m.350 uyarınca istinaf yoluna başvurma kararın icrasını durdurmaz. Kamulaştırmada tescil hükmü 2942 s.K. m.10 uyarınca zaten kesin olduğundan kanun yolu süreci tescili etkilemez; tartışma yalnızca bedel farkı üzerinde yürür.

Kamulaştırma bedeline itiraz edebilir miyim?

Tescile ilişkin hüküm kesindir, itiraz edilemez. Ancak bedele ilişkin hükme karşı istinaf ve temyiz yolu açıktır; itiraz yalnızca bedelin miktarına yöneliktir.

Kamulaştırma bedeline istinaf süresi ne kadardır?

Kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süre içinde taşınmazın bulunduğu yer bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusu yapılır.

İstinaftan sonra temyiz mümkün mü?

Evet. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı, tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’da temyiz yoluna gidilebilir. Kamulaştırma bedel davaları Yargıtay 5. Hukuk Dairesince incelenir.

Kamulaştırma bedeli davasında temyiz parasal sınıra tabi mi?

Hayır. Genel davalarda aranan temyiz parasal sınırı kamulaştırma bedel davalarında uygulanmaz; bedel ne olursa olsun Yargıtay denetimi yolu açıktır.

İstinafta neler incelenir?

Bedelin m.11 kriterlerine uygun belirlenip belirlenmediği denetlenir: arsa/arazi niteliği, emsal seçimi, kapitalizasyon oranı, değer artışı hesabı ve bilirkişi raporundaki çelişkiler sık görülen itiraz konularıdır.

İstinaf sonucu bedel değişirse ne olur?

Bedel artarsa aradaki fark size faiziyle ödenir; azalırsa fazla aldığınız tutarı iade edersiniz. Tescil kesin olduğundan bu süreç yalnızca bedel farkına yansır.

Kamulaştırma bedel davasında parasal kesinlik sınırı var mı?

Uygulanmaz. Anayasa Mahkemesi, bu davalarda istinaf yolunu engelleyen kuralı iptal etmiştir. Gerekçeye göre bu davaların konusunu belirli bir miktar veya değer içeren talepler oluşturmadığından kesinlik sınırı ölçütü esas alınamaz.

İstinaf süresi ne kadar?

İki hafta. Süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliği ile birlikte işlemeye başlar.

Bölge adliye mahkemesi kararına karşı ne yapılabilir?

Tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; inceleme bu konuda uzmanlaşmış Yargıtay dairesince yapılır.

İstinafta yazmadığım itirazı temyizde ileri sürebilir miyim?

Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre temyiz incelemesinin en önemli sınırlarından biri, temyiz sebebinin istinafta ileri sürülüp sürülmediğidir.

İstinaf incelemesi neyle sınırlıdır?

İstinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle. Bölge adliye mahkemesi yalnızca kamu düzenine aykırılığı resen dikkate alır.

Kanun yoluna başvurursam tescil durur mu?

Hayır. Tescile ilişkin hüküm kesindir; taşınmaz kanun yolu süreci devam etse dahi idare adına tescil edilir. Tartışma yalnızca bedel üzerindedir.

Emsal karşılaştırmasında hangi belge isteniyor?

Emsal ile dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas metrekare değerlerinin karşılaştırılması gerekir. Bu değerler Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenir ve belediye başkanlığı emlak vergi dairesinden araştırılır.

Yargılama uzarsa faiz işler mi?

Evet. Dava dört aylık süre içinde sonuçlandırılamazsa, bu sürenin dolduğu tarihten karar tarihine kadar bedele yasal faiz işletilir; faizin talep edilmesi gerekir.

Kamulaştırma davasında tescil kararına itiraz edebilir miyim?

Hayır. 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesi tescil hükmünün kesin olduğunu düzenler. Ancak tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır.

Kanun yolunda bedel düşerse ne olur?

İstinaf veya temyiz sonucunda kesinleşen bedel, hak sahibine peşin ve nakit ödenen tutardan az olursa aradaki fark ilgilisinden talep edilir. Ödeme tarihi ile geri ödeme yazısının tebliği arasındaki süre için faiz alınmaz.

Dava uzarsa bedele faiz işler mi?

Evet. Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan dava dört ay içinde sonuçlandırılamazsa, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.

Bilirkişi raporuna hangi gerekçelerle itiraz edilir?

11. maddede sayılan unsurların ayrı ayrı cevaplanmamış olması, raporun gerekçesiz olması veya Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun olmaması başlıca gerekçelerdir.

Bilirkişi kurulunda kim bulunmak zorunda?

15. madde uyarınca en az üç kişilik kurul zorunludur ve birinin taşınmaz geliştirme alanında yüksek lisans veya doktora yapmış uzmanlar ya da 6362 sayılı Kanun’a göre yetkilendirilen gayrimenkul değerleme uzmanları arasından seçilmesi gerekir.

Yolun kendisinin yarattığı değer artışı bedele eklenir mi?

Hayır. 11. madde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kârın dikkate alınmayacağını düzenler.

Post by Av. Fatma Öztürk