İmar Avukatı Ankara — İmar Davalarında Hukuki Temsil

İmar uyuşmazlıklarında malikin karşısındaki taraf idaredir ve süreç neredeyse tamamen kısa, hak düşürücü sürelere bağlıdır. Yapı tatil tutanağı asıldığı gün, encümen kararı tebliğ edildiği gün ya da imar planı askıya çıktığı gün takvim işlemeye başlar. Bu sürelerden biri kaçırıldığında, işlem açıkça hukuka aykırı olsa dahi iptali istenemez.

Hukukçular Evi Ankara olarak mühürleme ve yıkım kararlarından imar para cezalarına, ruhsat ve iskân reddinden parselasyon ve plan iptali davalarına kadar imar mevzuatından doğan uyuşmazlıklarda müvekkillerimizi temsil ediyoruz. Dosyayı tebligatın alındığı ilk günden istinaf ve temyize kadar tek elden yürütüyor; idari işlemin sakatlığı ile yapının ruhsata bağlanabilirliğini birlikte değerlendiren bir strateji kuruyoruz.

Dosyanız hakkında ön değerlendirme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan bize ulaşabilirsiniz.

⚡ Net Cevap: İmar işlemlerine karşı idare mahkemesinde dava açma süresi, İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uyarınca kural olarak tebliğden itibaren altmış gündür. Yapı mevzuata uygun hâle getirilebiliyorsa, İmar Kanunu m.32 gereği yıkım kararından önce malike bir aylık süre tanınmalıdır. Tebligatı aldığınız gün, takvimi başlatan gündür.

Yıkım kararı, imar para cezası veya ruhsat reddi mi aldınız?
Süre işlemeye başlamadan dosyanızı değerlendirelim.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Hangi Uyuşmazlıklarda Temsil Sağlıyoruz

Mühürleme, yıkım kararı ve yapı tatil tutanağı

İmar Kanunu m.32 uyarınca ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapının tespiti hâlinde idare inşaatı mühürler ve yapı tatil tutanağı düzenler. Tutanağın yapının görülebilir bir yerine asılması tebliğ yerine geçtiğinden, “bana tebligat gelmedi” savunması çoğu dosyada sonuç vermez. Mühürleme kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlemdir; yıkım kararı beklenmeden iptal davasına konu edilebilir. Savunmanın merkezinde, yapının ruhsata bağlanma imkânının araştırılıp araştırılmadığı ve bir aylık sürenin usulüne uygun tanınıp tanınmadığı yer alır.

İmar para cezası (m.42)

Belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla verilen idari para cezalarının iptali için idare mahkemesine başvurulur. Cezanın hesabında esas alınan alan ve aykırılık türü, cezanın muhatabının gerçek sorumlu olup olmadığı ve encümen kararının gerekçesi ayrı ayrı denetlenir. Para cezasının ödenmiş olması yıkım kararını ortadan kaldırmaz; iki işlem ayrı ayrı dava edilir. Sürecin ayrıntısı için imar para cezası rehberimize bakabilirsiniz.

Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni (iskân) reddi

Ruhsat başvurusunun ya da iskân talebinin reddi, gerekçesi somut olarak ortaya konmadığında iptale tabidir. Plan değişikliği sonrası kazanılmış hak (müktesep hak) iddiası, kot tespiti, çekme mesafesi ve emsal hesabındaki uyuşmazlıklar bu davaların çekirdeğini oluşturur. İskânsız yapıda abonelik, kat mülkiyetine geçiş ve satış süreçlerinin tıkanması, dosyanın aciliyetini belirleyen ayrı bir etkendir.

İmar planı ve plan değişikliğinin iptali

İmar planları düzenleyici işlemdir. Askı ilanı süresi içinde idareye itiraz edilmesi, dava süresi bakımından belirleyicidir. Plana karşı dava süresi kaçırılmış olsa dahi, plana dayanılarak tesis edilen bireysel işleme (ruhsat reddi, yıkım kararı) karşı açılan davada plan hükümlerinin hukuka aykırılığı ileri sürülebilir. Plan uygulanmaya devam ettiğinde geri dönülemez fiilî durumlar doğduğundan, yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ve gerekçeli olarak ileri sürülür.

Parselasyon (m.18), düzenleme ortaklık payı ve ifraz-tevhid

Düzenleme ortaklık payının kanuni üst sınırın üzerinde kesilmesi, aynı taşınmazdan ikinci kez pay alınması, tahsis edilen imar parselinin eski parselle bağının kopması ve eşit değer esasına aykırı dağıtım, parselasyon iptali davalarının en sık görülen sebepleridir. İfraz, tevhid ve yola terk taleplerinin encümence reddi de iptal davasına konu edilir.

İmar kirliliğine neden olma (TCK m.184)

Ruhsatsız yapı, idari yaptırımın yanında ceza soruşturmasına da yol açabilir. Maddede yer alan ve yapının ruhsata uygun hâle getirilmesi hâlinde uygulanan etkin pişmanlık hükmü sebebiyle, idari süreç ile ceza süreci birlikte yönetilmelidir. Yalnızca birine odaklanmak hak kaybına yol açar.

Mali yükümlülükler: değer artış payı, otopark ve teknik altyapı bedeli

İmar Kanunu ek m.8 kapsamındaki değer artış payı, otopark bedeli, teknik altyapı bedeli ve 2464 sayılı Kanun uyarınca tahakkuk ettirilen harcamalara katılma payları; hesaplama yöntemi ve tahakkuk usulü yönünden denetlenebilir. Anayasa Mahkemesi’nin 18/5/2023 tarihli, E.2020/42 sayılı kararıyla değer artışının tamamının alınmasını öngören ibare iptal edilmiştir.

Metruk yapı, tehlikeli yapı ve kamunun selameti tedbirleri

İmar Kanunu m.39, yıkılacak derecede tehlikeli yapılarda idarenin izleyeceği usulü düzenler; malike tebligat yapılması, tehlikenin giderilmesi için süre tanınması ve bu süre içinde tedbir alınmaması hâlinde masrafın malikten tahsili öngörülür. Uygulamada bu maddenin, ruhsatsız yapıya ilişkin m.32 sürecinin yerine kullanıldığı hâllere sık rastlanır; iki maddenin şartları farklı olduğundan yanlış maddeye dayanılması tek başına iptal sebebidir.

Kentsel dönüşüm ve riskli yapı işlemleri

6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespitine itiraz, riskli alan kararının iptali, tahliye ve yıkım işlemleri ile arsa payı satışına ilişkin uyuşmazlıklarda temsil sağlıyoruz. Ayrıntı için kentsel dönüşüm rehberimize bakabilirsiniz.

Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma dosyaları

Kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi, acele kamulaştırma kararları ve idarenin bedel ödemeden taşınmaza el atması ayrı bir uzmanlık alanıdır ve büromuz bu dosyaları da yürütmektedir. Bu alandaki süreç, bedel tespiti ve tazminat yolları için kamulaştırma hukuku rehberimizi inceleyebilirsiniz.

İmar Uyuşmazlıklarında Süreler

Aşağıdaki süreler genel kuralı gösterir. Somut dosyada tebligat usulü, itiraz başvurusu ve işlemin niteliğine göre süre değişebilir; esas alınacak tarih sizin tebligat tarihinizdir.

İşlemSüreDayanak
İdari işleme karşı iptal davası (genel kural)60 günİYUK m.7
Yapı tatil tutanağı / mühürlemeye karşı dava60 günİYUK m.7 — İmar K. m.32
Yıkım kararı ve imar para cezasına karşı dava60 günİYUK m.7 — İmar K. m.32, m.42
Yapının mevzuata uygun hâle getirilmesi için tanınan süre1 ayİmar K. m.32
İmar planının askıda kalma süresi1 ayİmar K. m.8/b
Plana itiraz — askı süresi içinde idareye başvuruAskı süresi içindeİmar K. m.8/b
İdareden işlem yapılmasını isteme — cevap verilmemesi30 günİYUK m.10
Üst makama başvuru — cevap verilmemesi (ret sayılma)60 günİYUK m.11
Yürütmenin durdurulması kararına itiraz7 günİYUK m.27
İstinaf başvurusu30 günİYUK m.45
Temyiz başvurusu30 günİYUK m.46
Kamulaştırma işlemine karşı iptal davası30 gün2942 s.K. m.14

Sürelerin İşleyişinde Sık Karıştırılan Üç Nokta

Birincisi, idareye dilekçe vermek dava süresini kendiliğinden durdurmaz. Uygulamada en sık yapılan hata budur. İYUK m.11 kapsamında, dava açma süresi içinde işlemi yapan makama veya üst makama başvurulması hâlinde süre durur; idare altmış gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve durmuş olan süre kaldığı yerden işlemeye başlar. Buna karşılık dava süresi geçtikten sonra verilen dilekçe, süreyi yeniden başlatmaz. Belediyeye dilekçe verip “cevap gelirse dava açarım” diye beklemek, çoğu dosyada hakkın kaybı anlamına gelir.

İkincisi, m.10 ile m.11 başvurusu farklıdır. Ortada henüz bir işlem yokken idareden bir şey yapılmasını istemek İYUK m.10 kapsamındadır ve idare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır; dava süresi bu tarihten işler. Ortada tebliğ edilmiş bir işlem varsa uygulanacak hüküm m.11’dir. Hangi maddenin uygulanacağının yanlış belirlenmesi, süresinde açılmış bir davanın süre yönünden reddine yol açabilir.

Üçüncüsü, imar planlarında sürenin başlangıcı tebliğ değil ilandır. Plan bir ay süreyle askıya çıkarılır ve askı süresi içinde itiraz edilebilir. Dava süresi kural olarak askı süresinin son gününden itibaren işlemeye başlar; askı süresi içinde itiraz edilmişse, itiraza verilen cevap veya cevap verilmemesi üzerine süre yeniden işler. Planın Resmî Gazete’de yayımlanması gereken hâllerde başlangıç tarihi ayrıca değerlendirilir.

Yıkım Kararına Karşı Öne Sürülebilecek Hukuka Aykırılık Sebepleri

İdari işlem beş unsur bakımından denetlenir: yetki, şekil, sebep, konu ve maksat. İmar dosyalarında bu unsurlar somut olarak şu başlıklara dönüşür.

  • Ruhsata bağlanabilirliğin araştırılmaması. Yerleşik Danıştay içtihadına göre yıkım kararından önce yapının imar mevzuatına uygun hâle getirilip getirilemeyeceği araştırılmalıdır. Bu araştırma yapılmadan doğrudan yıkım kararı verilmesi, işlemi sebep unsuru yönünden sakatlar. İptal davalarının önemli bölümü tam bu noktada kazanılır.
  • Bir aylık sürenin hiç tanınmaması veya usulsüz tanınması. Yapı uygun hâle getirilebiliyorsa süre tanınması zorunludur. Sürenin tanınmadığı, tanınsa da başlangıcının belirsiz bırakıldığı hâller sıkça karşımıza çıkar.
  • Yapı tatil tutanağındaki tespit eksikliği. Tutanakta aykırılığın niteliği, yeri ve ölçüsü somut olarak yazılmalıdır. “Ruhsata aykırı imalat yapılmıştır” gibi genel bir ifade, sonraki ceza ve yıkım kararlarının dayanağını çürütür.
  • Encümen kararının gerekçesizliği. Kararda hangi yapıya, hangi aykırılığa ve hangi maddeye dayanıldığı gösterilmelidir. Matbu ve gerekçesiz kararlar şekil unsuru yönünden sakattır.
  • Yetkisiz makam. Büyükşehir sınırlarında ilçe belediyesi ile büyükşehir belediyesinin yetkileri 5216 sayılı Kanun çerçevesinde ayrılmıştır. Yetkisiz idarece tesis edilen işlem, esasa girilmeden iptal edilir.
  • Tebligat usulsüzlüğü. Yapı tatil tutanağının asılması tebliğ yerine geçse de, encümen kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na uygun tebliğ edilmesi gerekir. Usulsüz tebligat, dava süresinin başlangıcını da etkiler.
  • Yapının bütünü yerine yalnızca aykırı kısmın yıkılabilecek olması. Aykırılık binanın bir bölümüne ilişkinse, yapının tamamının yıkımına karar verilmesi ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturur.
  • Yanlış maddeye dayanılması. Ruhsatsız yapı için m.39 (metruk yapı), tehlikeli yapı için m.32 gibi maddelerin karıştırılması tek başına iptal sebebidir.

Bu sebeplerin hangisinin dosyanızda bulunduğu, ancak idari dosyanın tamamı incelendikten sonra söylenebilir. Bu nedenle ilk iş, encümen kararı ve dayanağı olan tutanak ve raporların idareden temin edilmesidir.

İmar Para Cezasının Denetiminde Bakılan Noktalar

İmar Kanunu m.42 uyarınca verilen idari para cezası, aykırılığın niteliğine ve alanına göre hesaplanır. Cezanın iptali istemiyle açılan davada denetlenen başlıca hususlar şunlardır:

  • Ceza hesabına esas alınan alan. Aykırı imalatın metrekaresi ölçüme dayanmalıdır. Projeye göre değil, fiilî duruma göre tespit yapılması gerekir.
  • Uygulanan artırım sebepleri. Maddede sayılan artırım hâllerinin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca gösterilmelidir.
  • Cezaların şahsiliği. Yerleşik içtihada göre ceza, aykırılığı meydana getiren gerçek sorumluya yöneltilmelidir. Projeye aykırı tadilatı yapan kişi ile taşınmazın maliki farklıysa, cezanın muhatabı buna göre belirlenir. Yapıyı sonradan satın alan malike, önceki malikin imalatı sebebiyle ceza verilmesi sıkça karşılaşılan bir hatadır.
  • Tarife yılı. Ceza miktarları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. Uygulanacak tutar, aykırılığın tespit edildiği ve kararın alındığı tarihte yürürlükte olan cetvele göre belirlenir.
  • Aynı fiile birden fazla ceza verilmesi. Aynı aykırılık için tekrar ceza uygulanması, ne bis in idem ilkesine aykırılık oluşturur.

Kesinleşen idari para cezası 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Bu aşamada ödeme emrine karşı ayrıca dava açılabilir; ancak ödeme emri aşamasında ileri sürülebilecek sebepler sınırlıdır. Bu nedenle esas savunmanın encümen kararına karşı açılacak davada yapılması gerekir.

Parselasyon ve Düzenleme Ortaklık Payında Denetlenen Hususlar

İmar Kanunu m.18 uygulaması, kadastro parsellerinin imar planına uygun imar parsellerine dönüştürülmesidir. Düzenleme sahasındaki taşınmazlardan yol, park, yeşil alan ve okul gibi umumi hizmetler için ayrılan paya düzenleme ortaklık payı denir ve bu pay karşılıksızdır. Parselasyon işlemine karşı açılan davalarda incelenen noktalar şunlardır:

  • Düzenleme sınırının hukuka uygun belirlenip belirlenmediği; sınırın keyfî çizilerek belirli parsellerin kapsam dışında bırakılıp bırakılmadığı.
  • Düzenleme ortaklık payının kanuni üst sınırı aşıp aşmadığı.
  • Aynı taşınmazdan daha önce pay alınmışsa ikinci kez kesinti yapılıp yapılmadığı.
  • Tahsis edilen imar parselinin, malikin eski parseliyle bağının korunup korunmadığı; mümkün olduğunca eski yerde tahsis ilkesine uyulup uyulmadığı.
  • Dağıtım cetvelinde eşit değer esasına uyulup uyulmadığı; değeri düşük bir konuma tahsis yapılmışsa bunun gerekçesi.
  • Umumi hizmet alanlarının düzenleme ortaklık payı ile karşılanamadığı hâllerde idarenin kamulaştırma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği.

Düzenleme ortaklık payı ile karşılanamayan ve uzun süre kamu hizmetine ayrılmış olmasına rağmen kamulaştırılmayan taşınmazlarda hukuki el atma gündeme gelir; bu durumda malikin tazminat talep etme imkânı doğar.

İmar Planı Davalarında Yürütmenin Durdurulması

İptal davası açılmış olması, dava konusu işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27 uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi ve kararda bu şartların gösterilmesi gerekir: işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması.

İmar dosyalarında bu iki şart genellikle birlikte bulunur. Yıkım fiilen gerçekleştiğinde yapının geri getirilmesi mümkün değildir; parselasyon işlemi tapuya tescil edildiğinde üçüncü kişilere devirler başlar; plan uygulandığında fiilî durum kalıcı hâle gelir. Bu nedenle talep, dilekçede ayrı bir başlık altında ve somut zarara dayandırılarak ileri sürülmelidir. “Yürütmenin durdurulmasını talep ederim” şeklindeki tek cümlelik istem, çoğu dosyada reddedilir.

Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. Bu süre kısadır ve kaçırılması hâlinde yalnızca esas hakkındaki karar beklenir.

İdari Süreç ile Ceza Süreci Nasıl Birlikte Yürütülür

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı, Türk Ceza Kanunu m.184 kapsamında imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturabilir. Maddenin uygulamadaki en önemli özelliği, yapının ruhsata uygun hâle getirilmesi hâlinde uygulanan etkin pişmanlık hükmüdür.

Bu durum, iki süreci birbirine bağlar. İdari süreçte yapının ruhsata bağlanabilir olduğu ortaya konup ruhsat alınabilirse, ceza dosyası bakımından da sonuç doğar. Tersine, ceza dosyasında verilen bir beyan idari dosyada aleyhe delil hâline gelebilir. Bu nedenle savunma, iki dosyada birbiriyle çelişmeyecek biçimde kurulmalıdır.

Uygulamada sık yapılan hata, ceza soruşturmasında yapıyı sahiplenen bir beyanda bulunulması ve aynı kişinin idari davada yapıyla ilgisi olmadığını ileri sürmesidir. Bu çelişki her iki dosyayı da zayıflatır.

Yapı Kayıt Belgeli Yapılarda Bugünkü Hukuki Durum

Kamuoyunda “imar affı” olarak bilinen düzenleme, 2018 yılında 7143 sayılı Kanun ile İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddedir. Bugün itibarıyla dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Yeni başvuru alınmamaktadır. Geçici m.16 kapsamındaki başvuru süresi 31 Ekim 2018’de kapanmıştır.
  • Belge yeni yapılaşma hakkı vermez. Yalnızca mevcut yapıyı kayıt altına alır; imar planına uygunluk sağlamaz.
  • Belge süresiz değildir. Yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir.
  • Belgenin iptali hâlinde süreç yeniden işler. Beyanın gerçeğe aykırı olduğunun tespiti hâlinde belge iptal edilir ve yapı yeniden m.32 kapsamına girer.
  • 7579 sayılı Kanun bir af değildir. Yapı Kayıt Belgeli yapıların üzerinde bulunduğu Hazine taşınmazının satın alma başvurusu ve taksit ödeme süresi 31 Aralık 2026’ya uzatılmıştır. Bu, mevcut hak sahiplerine tanınan bir süre uzatımıdır.

Ayrıca Anayasa Mahkemesi 2024 yılında, düzenlemede yer alan ve yapının depreme dayanıklılığının malikin sorumluluğunda olduğunu belirten cümleyi iptal etmiştir. Bu karar, Yapı Kayıt Belgeli yapılarda sorumluluğun paylaşımı bakımından önem taşır. Konunun tamamı için imar barışı ve yapı kayıt belgesi rehberimize bakabilirsiniz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

İmar uyuşmazlıklarının neredeyse tamamı idari yargının görev alanındadır. Taşınmaza ilişkin davalarda yetkili mahkeme, kural olarak taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir. Kamulaştırmaya ilişkin bazı dosyalar ise adli yargıda görülür.

UyuşmazlıkGörevli mahkeme
Yıkım kararı, imar para cezası, ruhsat ve iskân reddiİdare mahkemesi
İmar planı ve plan değişikliğinin iptaliİdare mahkemesi
Parselasyon (m.18) işleminin iptaliİdare mahkemesi
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescilAsliye hukuk mahkemesi
Kamulaştırma işleminin iptaliİdare mahkemesi
İmar kirliliğine neden olma (TCK m.184)Asliye ceza mahkemesi

İptal davaları maktu harca tabidir; tazminat istemi de içeren tam yargı davalarında ise harç, istenen tazminat tutarı üzerinden nispi olarak hesaplanır. Bu ayrım, dava türünün seçilmesinde maliyet yönünden belirleyici olabilir.

Bilirkişi İncelemesi ve Rapora İtiraz

İmar davalarının sonucu çoğunlukla bilirkişi raporunda belirlenir. Mahkeme, taşınmaz başında keşif yaparak inşaat mühendisi, mimar veya şehir plancısından oluşan bir heyetten rapor alır. Raporda incelenmesi gereken hususlar, dava dilekçesinde ve keşif sırasında somut olarak ortaya konmalıdır.

Rapor tebliğ edildiğinde, mahkemece tanınan süre içinde itiraz edilmesi gerekir. İtiraz dilekçesinde “rapora itiraz ediyoruz” demek yeterli değildir; hangi teknik verinin, hangi sebeple ve hangi mevzuat hükmüne aykırı biçimde değerlendirildiği tek tek gösterilmelidir. Süresinde ve gerekçeli itiraz edilmemesi hâlinde rapor hükme esas alınır ve istinaf aşamasında bu eksikliğin giderilmesi çoğu zaman mümkün olmaz.

Dosyanız Bize Geldiğinde İzlenen Yol

1. Süre tespiti. İlk yapılan iş, tebligat veya asma tarihinin belirlenmesi ve dava süresinin hesaplanmasıdır. Diğer bütün adımlar bu tarihe göre planlanır.

2. İdari dosyanın istenmesi. Encümen kararı, yapı tatil tutanağı, ruhsat dosyası, imar durumu belgesi ve plan paftaları ilgili idareden temin edilir. Çoğu dosyada belirleyici olan hukuka aykırılık, bu evrakın içinde bulunur.

3. Teknik değerlendirme. Yapının ruhsata bağlanabilir olup olmadığı, emsal ve çekme mesafesi hesabının doğruluğu ve parselasyonda dağıtım cetveli teknik olarak incelenir.

4. Dava dilekçesi ve yürütmenin durdurulması. İptal sebepleri, hak düşürücü süre içinde ve yürütmenin durdurulması talebiyle birlikte mahkemeye sunulur.

5. Bilirkişi raporuna itiraz. Rapordaki teknik ve hukuki eksiklikler süresi içinde ve somut olarak itiraz konusu yapılır.

6. Kanun yolları. Aleyhe karar hâlinde istinaf ve temyiz aşamaları aynı dosya bütünlüğü içinde yürütülür.

İlk Görüşmeye Getirilmesi Gereken Belgeler

  • Tebliğ edilen encümen kararı, yapı tatil tutanağı veya ceza ihbarnamesi (tebliğ tarihini gösteren zarf dâhil)
  • Tapu senedi veya taşınmaza ilişkin tapu kaydı
  • Varsa yapı ruhsatı, mimari proje ve yapı kullanma izin belgesi
  • Belediyeden alınmış imar durumu belgesi (imar çapı)
  • Varsa Yapı Kayıt Belgesi ve ödeme dekontları
  • İdareye daha önce verilmiş dilekçeler ve alınan cevaplar
  • Yapıya ilişkin fotoğraflar ve varsa özel teknik raporlar

Belgelerin tamamı elinizde olmasa da görüşmeye gelebilirsiniz; eksik evrak dosya açıldıktan sonra idareden talep edilir.

Vekâlet, Ücret ve Masraflar

Avukatlık ücreti, Avukatlık Kanunu ve her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi çerçevesinde, dosyanın niteliğine ve aşamasına göre yazılı sözleşmeyle belirlenir. Yargılama giderleri (harç, posta, bilirkişi ve keşif avansı) ücretten ayrıdır ve mahkeme veznesine yatırılır.

İdari davalarda vekâletname genel dava vekâletnamesi olarak düzenlenir; taşınmaza ilişkin dosyalarda tapu bilgilerinin vekâletnamede yer alması işlem hızını artırır. Ankara dışındaki müvekkiller için vekâletname bulunulan yer noterliğinden düzenlenebilir; dosya takibi bakımından Ankara’da bulunma zorunluluğu yoktur.

Neden Bu Alanda Ayrı Bir Takip Gerekir

İmar dosyaları üç ayrı hukuk alanının kesiştiği yerde durur: idari yargı usulü, imar mevzuatının teknik hükümleri ve çoğu zaman ceza hukuku. Yalnızca dava dilekçesi yazmak yeterli olmaz; yapının ruhsata bağlanabilirliği, emsal hesabı ve dağıtım cetveli gibi teknik veriler doğru okunmadığında hukuka aykırılık ortaya konulamaz. Süreler ise hak düşürücüdür ve telafisi bulunmaz.

Hukukçular Evi Ankara olarak bu dosyaları idari, teknik ve cezai boyutuyla birlikte yürütüyoruz. Ön değerlendirme için 0554 648 37 15.

📚 Konu Rehberleri

Sıkça Sorulan Sorular

Yapı tatil tutanağı asıldı, hemen dava açabilir miyim?

Evet. Mühürleme ve yapı tatil tutanağı kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlemdir; yıkım kararı beklenmeden iptal davasına konu edilebilir. Süre, tutanağın yapıya asıldığı tarihten itibaren işler.

İmar para cezasını ödersem yıkım durur mu?

Hayır. Para cezasının ödenmesi yıkım kararını ortadan kaldırmaz. İki işlem ayrı hukuki niteliktedir ve ayrı ayrı dava edilmelidir.

Belediyeye dilekçe verdim, dava süresi durdu mu?

Dilekçe dava açma süresi içinde ve İYUK m.11 kapsamında verilmişse süre durur; idare altmış gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve kalan süre işlemeye devam eder. Dava süresi geçtikten sonra verilen dilekçe süreyi yeniden başlatmaz.

Dava açma süresini kaçırdım, yapabileceğim bir şey var mı?

İşlemin kendisine karşı süre geçmişse iptali istenemez. Buna karşılık aynı plana veya işleme dayanılarak sonradan tesis edilen yeni bir işlem tebliğ edildiğinde, o işleme karşı açılacak davada dayanağın hukuka aykırılığı ileri sürülebilir.

Yıkım kararı verildi, yıkım ne zaman yapılır?

Dava açılması tek başına yıkımı durdurmaz. Fiilî yıkımın önlenmesi için mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı alınması gerekir. Bu nedenle talep, dava dilekçesinde ayrıca ve gerekçeli olarak ileri sürülür.

Yapıyı sonradan satın aldım, ceza bana mı kesilir?

Yerleşik içtihada göre cezaların şahsiliği ilkesi gereği ceza, aykırı imalatı gerçekleştiren gerçek sorumluya yöneltilmelidir. Aykırılığın önceki malik döneminde oluştuğu ortaya konulabilirse, cezanın muhatabının yanlış belirlendiği ileri sürülebilir.

Yapının tamamı mı yıkılır, yalnızca aykırı kısım mı?

Aykırılık yapının belirli bir bölümüne ilişkinse, yalnızca o kısmın yıkımına karar verilmesi gerekir. Yapının bütününün yıkımı yönündeki karar, ölçülülük ilkesi bakımından denetlenir.

Bilirkişi raporu aleyhime geldi, ne yapabilirim?

Rapora, mahkemece tanınan süre içinde gerekçeli olarak itiraz edilmelidir. İtirazda hangi teknik verinin hangi mevzuat hükmüne aykırı değerlendirildiği somut olarak gösterilir; gerekirse ek rapor veya yeni heyetten rapor alınması talep edilir.

Ankara dışındayım, dosyamı takip edebilir misiniz?

Evet. Vekâletname bulunduğunuz yer noterliğinden düzenlenebilir ve dosya takibi elektronik ortamda yürütülür. Duruşmalı işlemlerde bizzat bulunma zorunluluğunuz bulunmamaktadır.

Avukatlık ücreti nasıl belirleniyor?

Ücret, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak dosyanın niteliğine ve aşamasına göre yazılı sözleşmeyle kararlaştırılır. Harç, posta, keşif ve bilirkişi avansı gibi yargılama giderleri ücretten ayrıdır.

Yapı Kayıt Belgem var, yine de yıkım kararı verilebilir mi?

Yapı Kayıt Belgesi yapıyı kayıt altına alır; imar planına uygunluk sağlamaz ve yeni yapılaşma hakkı vermez. Belge, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Belgenin iptal edildiği hâllerde yıkım süreci yeniden gündeme gelir.

İmar davası ne kadar sürer?

Süre, mahkemenin iş yüküne, keşif ve bilirkişi incelemesinin tamamlanmasına ve kanun yollarına başvurulup başvurulmadığına göre değişir. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar ise genellikle davanın ilk aşamasında verilir ve fiilî yıkımın önlenmesi bakımından belirleyicidir.

İmar dosyanızı Hukukçular Evi Ankara ile görüşün
Av. Fatma Öztürk — Varlık Mah. Gaziosmanpaşa Cd. No:22, Yenimahalle/Ankara

📞 0554 648 37 15📋 Ön Değerlendirme

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. İdari dava süreleri hak düşürücüdür, somut dosyanızda tebligat tarihiniz esas alınmalıdır.