İmar Hukuku Rehberi: Yapı Ruhsatı, Yıkım Kararı, Parselasyon ve İmar Davaları
20 Ağustos 2026

İmar Hukuku Rehberi: Yapı Ruhsatı, Yıkım Kararı, Parselasyon ve İmar Davaları

İmar hukuku, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ikincil mevzuat çerçevesinde arazi kullanımını, yapılaşma koşullarını ve bu koşullara aykırılığın sonuçlarını düzenleyen hukuk dalıdır. Ruhsat alınması, imar planlarına uygunluk, yıkım kararları, idari para cezaları ve imar uygulamaları bu alanın çekirdeğini oluşturur.

Bu rehber, imar sürecinin bütününü tek sayfada toplar: planlama kademelerinden ruhsat alımına, kaçak yapının sonuçlarından parselasyona ve dava yollarına kadar. Her başlıkta konuyu ayrıntılı işleyen sayfaya yönlendirme yer alır.

İmar Hukukunun Kaynakları ve Kademeli Yapı

İmar hukukunun temel metni 3194 sayılı İmar Kanunu’dur. Kanun 1985 yılında kabul edilmiş, aradan geçen sürede çok sayıda değişiklik geçirmiştir. Kanun metninin uygulanmasını, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği başta olmak üzere çok sayıda yönetmelik somutlaştırır.

Sistem kademeli olarak kurulmuştur. Üst ölçekli planlar alt ölçekli planları bağlar; alt ölçekli plan üst plana aykırı olamaz. Uygulamada malikin doğrudan karşılaştığı belge ise uygulama imar planı ve buna dayanan imar durumu belgesidir. Parselinizde ne yapabileceğinizi bu belge gösterir.

İmar durumu belgesinde yer alan ve satın alma kararını doğrudan etkileyen başlıca veriler şunlardır:

  • Kullanım kararı: Parselin konut, ticaret, sanayi, park, okul gibi hangi amaca ayrıldığı.
  • TAKS (taban alanı katsayısı): Yapının zemine oturacak alanının parsel alanına oranı.
  • KAKS / emsal: Toplam inşaat alanının parsel alanına oranı. İnşa edilebilecek metrekareyi belirleyen asıl veri budur.
  • Yapı yüksekliği ve kat adedi: Gabari sınırı.
  • Çekme mesafeleri: Yapının komşu parsel ve yol sınırına bırakması gereken mesafeler.

Taşınmaz alımından önce imar durumunun ilgili belediyeden yazılı olarak alınması, sonradan telafisi imkânsız kayıpları önler. “Emlakçı imarlı dedi” beyanı hukuken sonuç doğurmaz. Arazi ve arsa alımında yapılacak kontroller için tapu ve imar kontrol rehberi sayfasına bakabilirsiniz.

Yapı Ruhsatı: Ne Zaman Zorunlu, Ne Zaman Değil?

İmar Kanunu m.21 uyarınca kanun kapsamındaki bütün yapılar için, kanunda gösterilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatı alınması zorunludur. Ruhsat alınmış yapılarda değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır.

Bununla birlikte her tamirat ruhsata tabi değildir. Kanun; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması gibi taşıyıcı unsuru etkilemeyen işleri ruhsat dışında tutmuştur.

Ayrımın kritik ölçütü taşıyıcı sisteme müdahale ve brüt alan değişikliğidir. Kolon kesmek, perde duvar delmek, balkon kapatmak veya çatı katına oda eklemek basit tamirat değildir. Bağımsız bölümün brüt alanı artmıyor ve niteliği değişmiyorsa, ruhsatın harca tabi olmayacağı da kanunda düzenlenmiştir.

İnşaat tamamlandığında yapı kullanma izin belgesi (iskân) alınması gerekir. İskânsız yapıda abonelik, kat mülkiyetine geçiş ve satış süreçleri tıkanır. Ayrıntı için yapı kullanma izin belgesi (iskân) sayfasına bakınız.

Ruhsata Aykırılık: Mühürleme, Yıkım ve Para Cezası

Ruhsat alınmadan yapıya başlandığının veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının tespiti hâlinde süreç İmar Kanunu m.32 ile başlar. İdare o andaki inşaat durumunu tespit eder, yapıyı mühürleyerek inşaatı durdurur ve yapı tatil tutanağı düzenler.

Tutanağın yapının görülebilir bir yerine asılması, durdurma kararının yapı sahibine tebliği yerine geçer. Bu nedenle “bana tebligat gelmedi” savunması çoğu olayda sonuç vermez. Aykırılık binanın yalnızca bir bağımsız bölümüne ilişkinse sadece o kısım mühürlenebilir; ancak inşaatın durdurulması yapının tamamı bakımından hüküm doğurur.

Mühürleme, tek başına idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlemdir. Yani yıkım kararını beklemeden yapı tatil tutanağına karşı dava açılabilir.

Bir aylık süre ve ruhsata bağlanabilirlik

Yapı imar mevzuatına uygun hâle getirilebiliyorsa, malike ruhsat alması veya yapıyı uygun hâle getirmesi için bir aylık süre tanınır. Bu süre içinde aykırılık giderilirse mühür kaldırılır.

Yerleşik Danıştay içtihadına göre, yıkım kararı verilmeden önce yapının ruhsata bağlanma imkânının bulunup bulunmadığı araştırılmalı; imkân varsa bir aylık sürenin verilip verilmediği denetlenmelidir. Buna karşılık ruhsata bağlanma imkânı bulunmayan kaçak yapılar bakımından bu sürenin beklenmesi gerekmez. Uygulamada iptal davalarının önemli bölümü tam da bu noktada kazanılmaktadır.

İdari para cezası ve cezaların şahsiliği

İmar Kanunu m.42, mevzuata aykırı yapı bakımından idari para cezası öngörür. Ceza, aykırılığın niteliğine ve alanına göre hesaplanır ve belediye encümeni ya da il idare kurulu kararıyla uygulanır.

Burada iki hususun ayrı tutulması gerekir. Birincisi, para cezasının ödenmesi yıkım kararını ortadan kaldırmaz; para cezası yaptırım, yıkım ise imar düzeninin sağlanması aracıdır. İkincisi, yerleşik içtihada göre cezaların şahsiliği ilkesi gereği cezanın gerçek sorumluya yöneltilmesi gerekir; projeye aykırı tadilatı kim yapmışsa cezanın muhatabı odur.

Ceza miktarları her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiğinden bu sayfada tutar verilmemektedir. Tebligatınızdaki tutarı, karar tarihinde yürürlükte olan cetvel üzerinden kontrol ediniz. Süreç ve savunma stratejileri için ruhsatsız yapı ve yıkım kararları ile kaçak yapı ve yıkım riski sayfalarını inceleyebilirsiniz. Tarım arazisindeki izinsiz yapılarda uygulanan 5403 sayılı Kanun yaptırımları ve bağ evi şartları için tarlaya ev yapma şartları rehberimize bakabilirsiniz.

Kaçak yapının cezai boyutu

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı, idari yaptırımın yanı sıra ceza hukuku bakımından da sonuç doğurabilir. Türk Ceza Kanunu m.184, imar kirliliğine neden olma suçunu düzenler. Suçun önemli özelliği, yapının ruhsata uygun hâle getirilmesi durumunda cezayı ortadan kaldıran bir etkin pişmanlık hükmü içermesidir.

Bu nedenle idari süreçle ceza süreci birlikte yönetilmelidir; yalnızca birine odaklanmak hak kaybına yol açar. Konunun ayrıntısı için imar kirliliğine neden olma (TCK 184) sayfasına bakınız.

İmar Planlarına Karşı Dava

İmar planları düzenleyici işlem niteliğindedir ve idari yargıda iptal davasına konu olur. Plan askı süresi içinde ilgili idareye itiraz edilmesi, sonrasında dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması bakımından önem taşır.

Planın kendisine karşı dava açma süresi kaçırılmış olsa bile, plana dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin (örneğin ruhsat reddi veya yıkım kararı) iptali istemiyle açılan davada plan hükümlerinin hukuka aykırılığı ileri sürülebilir. Bu, uygulamada sıkça gözden kaçan bir imkândır.

İmar planı iptali davalarında yürütmenin durdurulması talebi belirleyicidir; zira plan uygulanmaya devam ettiğinde geri dönülemez fiilî durumlar oluşabilir. Ayrıntı için imar planı iptal davası ve yürütmenin durdurulması ile imar planına ve yapı ruhsatına karşı iptal davası sayfalarına bakabilirsiniz.

Değer artış payı ve Anayasa Mahkemesi kararı

İmar planı değişikliği sonucunda taşınmazda meydana gelen değer artışından kamunun pay alması İmar Kanunu ek m.8’de düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi, 18/5/2023 tarihinde E.2020/42 sayılı dosyada, bu maddede yer alan ve artan değerin tamamının alınmasını öngören ibarenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.

Mahkemenin gerekçesinde, imar faaliyetinden doğan değer artışından pay alınmasının kamu hizmetlerinin finansmanı amacına hizmet ettiği kabul edilmiş; ancak artışın tamamının alınmasının makul ölçüyü aştığı ve malike aşırı külfet yüklediği sonucuna varılmıştır. Karar, plan değişikliği taleplerinde ödenecek payın hesabı bakımından doğrudan sonuç doğurmaktadır.

Parselasyon (İmar Kanunu m.18) ve Düzenleme Ortaklık Payı

İmar Kanunu m.18 uygulaması, kadastro parsellerinin imar planına uygun imar parsellerine dönüştürülmesi işlemidir. Uygulamada “on sekiz uygulaması” ya da “şuyulandırma” olarak anılır.

Düzenleme sahasındaki taşınmazlardan yol, park, yeşil alan, okul gibi umumi hizmetler için pay ayrılır. Bu paya düzenleme ortaklık payı (DOP) denir. DOP karşılıksızdır; yani bu pay için malike bedel ödenmez. Buna karşılık DOP’un kanunda öngörülen üst sınırı aşamaması gerekir.

Uygulamada en sık görülen hukuka aykırılık hâlleri şunlardır: DOP’un üst sınırın üzerinde kesilmesi, aynı taşınmazdan ikinci kez DOP alınması, tahsis edilen imar parselinin malikin eski parseliyle bağının kopması ve eşit değer esasına aykırı dağıtım yapılması. Ayrıntılı inceleme için parselasyon ve düzenleme ortaklık payı sayfasına bakınız.

DOP ile karşılanamayan umumi ve kamu hizmet alanları ise İmar Kanunu m.13’te sayılan yollarla kamu mülkiyetine geçirilir: tescil harici, belediye, kamu veya Hazine alanlarından karşılama, imar hakkı aktarımı ya da 2942 sayılı Kanun kapsamında trampa veya satın alma. Parsel, beş yıllık imar programı süresi içinde kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır; bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir. Taşınmazın uzun süre kamu hizmetine ayrılmış olmasına rağmen kamu mülkiyetine geçirilmemesi hâlinde hukuki el atma gündeme gelir; bu durumda malikin tazminat talep etme imkânı bulunur. Bedel tespitinde uygulanan yöntem için arsa kamulaştırmasında emsal karşılaştırma yöntemi sayfasına bakabilirsiniz.

İmar Barışı ve Yapı Kayıt Belgesi: Bugünkü Durum

Kamuoyunda “imar affı” olarak bilinen düzenleme, 2018 yılında 7143 sayılı Kanun ile İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddedir. Bu madde kapsamında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmiştir.

Bugün itibarıyla dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:

  • Yeni başvuru alınmamaktadır. Geçici m.16’daki başvuru süresi 31 Ekim 2018’de kapanmıştır. Madde yürürlükte olmakla birlikte yeni belge düzenlenmemektedir.
  • Belge süresiz değildir. Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir.
  • Belge yeni yapılaşma hakkı vermez. Yalnızca mevcut yapıyı kayıt altına alır; imar planına uygunluk sağlamaz.
  • Süre uzatımı af değildir. 7579 sayılı Kanun, Yapı Kayıt Belgeli yapıların üzerinde bulunduğu Hazine taşınmazının satın alma başvurusu ve taksit ödeme süresini 31 Aralık 2026’ya uzatmıştır. Bu, mevcut hak sahiplerine tanınan bir süre uzatımıdır; yeni bir af değildir.
  • Aynı kanun cezayı ağırlaştırmıştır. 7579 sayılı Kanun ile ruhsatsız yapıda kullanılmak üzere hazır beton arz edenlere 500.000 TL idari para cezası getirilmiştir.

Ayrıca Anayasa Mahkemesi 2024 yılında, imar barışı düzenlemesinde yer alan ve yapının depreme dayanıklılığının malikin sorumluluğunda olduğunu belirten cümleyi iptal etmiştir. Bu karar, Yapı Kayıt Belgeli yapılarda sorumluluğun paylaşımı bakımından önemlidir. Kapsamlı değerlendirme için imar barışı ve yapı kayıt belgesi (geçici m.16) ve yapı kayıt belgeli yapıların kamulaştırma bedeli sayfalarına bakınız.

Belediye İşlemlerine Karşı Başvuru Yolları

İmar uyuşmazlıklarının neredeyse tamamı idari yargının görev alanındadır. Ruhsat reddi, yıkım kararı, para cezası, plan değişikliği ve parselasyon işlemleri idare mahkemesinde iptal davasına konu edilir.

Süre yönetimi belirleyicidir. İdari işlemin tebliğinden itibaren işleyen dava açma süresi kaçırıldığında, işlem hukuka aykırı olsa dahi iptali istenemez. İdareye yapılan başvurunun süreye etkisi ise İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre değerlendirilir.

Uygulamada en sık yapılan hata, belediyeye dilekçe verip cevap beklerken dava süresinin dolmasıdır. Tebligatı aldığınız gün bir tarih notu düşünüz ve süreyi buradan hesaplayınız. Genel çerçeve için belediye işlemlerine karşı dava sayfasına bakabilirsiniz.

Sürelerin Maddeleri: 3194 m.8 ile İYUK m.7, m.10 ve m.11

İmar dosyalarında kaybedilen davaların büyük kısmı esastan değil süreden kaybedilir. Askı, itiraz ve dava sürelerinin hangi maddeden geldiği bilinmeden bu risk yönetilemez.

Askı ve itiraz: 3194 s.K. m.8. Onaylanan imar planları, belediye veya valilikçe tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planlar, meclisçe on beş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanır. Askı süresi kaçırıldığında plan yürürlüğe girmiş sayılır ve itiraz yolu kapanır; geriye yalnızca dava kalır.

Dava süresi: İYUK m.7. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde ise dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. İmar planı bu nitelikte bir düzenleyici işlemdir; bu nedenle planın askıdan indiği tarih dosyada mutlaka not edilmelidir.

Kaçırılan süreyi açan hüküm. Aynı maddenin devamı, yazının “gözden kaçan imkân” dediği yolun kaynağıdır: düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Planın kendisine dava süresi geçmiş olsa dahi, plana dayanılarak verilen ruhsat reddi veya yıkım kararı üzerine plan hükümleri yeniden tartışmaya açılır.

İdareden bir şey istenecekse: İYUK m.10. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer bu sürenin bitiminden itibaren dava açma süresi içinde dava açabilecekleri gibi, otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde idareye yeniden başvurarak cevap bekleyebilirler; bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Ruhsat başvurusuna cevap alınamayan dosyalarda izlenecek yol budur.

Var olan işleme itiraz: İYUK m.11. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması, üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; isteğin reddi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.

İki maddeyi karıştırmayın. Ayrım nettir: ortada henüz bir işlem yoksa (ruhsat talebi, imar durumu istemi) m.10; ortada tesis edilmiş bir işlem varsa (yıkım kararı, para cezası, ruhsat reddi) m.11 uygulanır. Yazının uyardığı “belediyeye dilekçe verip cevap beklerken süreyi kaçırma” hatası, çoğu zaman m.11 başvurusunun dava süresi içinde yapılmamasından doğar; süre geçtikten sonra yapılan başvuru süreyi durdurmaz.

Yürütmenin durdurulması: İYUK m.27/2. Dava açılması işlemi kendiliğinden durdurmaz. Karar için iki şart birlikte aranır: idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Yıkım ve parselasyon dosyalarında zarar tarafı somuttur: işlem uygulandığında geri dönülemez fiilî durum oluşur. Ayrıca uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere savunma alınmaksızın da yürütme durdurulabilir; yıkım kararlarında bu imkânın gerekçesiyle istenmesi gerekir.

İmar dosyasında süre haritası

AşamaSüre veya kuralDayanak
Plan askısıBir ay ilan3194 s.K. m.8
Plana itirazBir aylık ilan süresi içinde3194 s.K. m.8
İtirazın incelenmesiMeclisçe on beş gün; kesin karar3194 s.K. m.8
Dava süresiAltmış günİYUK m.7
Sürenin başlangıcıYazılı bildirimi izleyen günİYUK m.7
Düzenleyici işlemdeİlan tarihini izleyen günİYUK m.7
Uygulama üzerine davaDüzenleyici işlem ve uygulama birlikteİYUK m.7
İşlem yapılması istemiOtuz gün cevapsızlık; ret sayılırİYUK m.10
Yeniden başvuruBekleme altı ayı geçemezİYUK m.10
Mevcut işleme itirazDava süresi içinde; süreyi durdururİYUK m.11
CevapsızlıkAltmış gün sonunda ret; süre yeniden işlerİYUK m.11
Yürütmenin durdurulmasıTelafisi güç zarar + açık hukuka aykırılıkİYUK m.27/2
Savunma alınmadan YDUygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerdeİYUK m.27

Ruhsat ve Yıkım Sürecinde Yol Haritası

Aşağıdaki sıralama, yapı tatil tutanağı tebliğ edilen bir malikin izleyebileceği tipik akışı gösterir. Somut dosyada aşamalar değişebilir.

  1. Tutanağı ve tarihini kayda alın — Yapı tatil tutanağının fotoğrafını çekin, asılma ve tebliğ tarihini not edin. Bütün süreler bu tarihten işlemeye başlar.
  2. Ruhsata bağlanabilirliği araştırın — Yapının imar planına ve mevzuata uygun hâle getirilip getirilemeyeceğini teknik olarak inceletin. Bu, sürecin yönünü belirleyen ilk sorudur.
  3. Bir aylık süreyi kullanın — Yapı uygun hâle getirilebiliyorsa, tanınan bir aylık süre içinde ruhsat başvurusunu yapın veya aykırılığı giderin.
  4. Encümen kararını takip edin — Yıkım ve idari para cezası kararları genellikle aynı encümen toplantısında alınır. Kararın tebliğini bekleyin ve tarihini kaydedin.
  5. İptal davası açın — Yapı tatil tutanağına, yıkım kararına ve para cezasına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava süresi tebliğden itibaren işler.
  6. Yürütmenin durdurulmasını isteyin — Yıkım fiilen gerçekleştiğinde geri dönüş imkânsızdır. Bu nedenle dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ileri sürülmelidir.
  7. Ceza boyutunu ihmal etmeyin — TCK m.184 kapsamında soruşturma başlatılmışsa, yapının ruhsata uygun hâle getirilmesinin cezaya etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Süreler hak düşürücüdür; tebligat tarihiniz esas alınır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İfraz, Tevhid ve Yola Terk İşlemleri

İmar uygulamalarında sık karşılaşılan üç işlem, parselin fiziki sınırlarını değiştirir ve yapılaşma hakkını doğrudan etkiler.

İfraz (ayırma), tek bir parselin birden fazla parsele bölünmesidir. Bölünen parsellerin her birinin imar planı ve yönetmelikte öngörülen asgari parsel büyüklüğünü ve cephe şartını sağlaması gerekir. Bu şartı sağlamayan ifraz talebi reddedilir; uygulamada “arsayı çocuklarım arasında böleyim” talebinin en sık reddedilme sebebi budur.

Tevhid (birleştirme), komşu ve aynı imar adasında yer alan birden fazla parselin tek parsel hâline getirilmesidir. Küçük parsellerde yapılaşma hakkının kullanılabilmesi için çoğu zaman zorunludur. Tevhid sonrasında toplam emsal, birleşen parsellerin toplam alanı üzerinden hesaplanır.

Yola terk, imar planında yol olarak ayrılan kısmın malik tarafından bedelsiz olarak kamuya terk edilmesidir. Ruhsat alınabilmesi için çoğu olayda ön koşuldur. Terk edilen alan emsale esas alanın hesabında dikkate alınmayacağından, satın alma öncesinde terk yükümlülüğünün büyüklüğü mutlaka sorulmalıdır.

Üç işlem de tapu müdürlüğünde tescille sonuçlanır ancak öncesinde belediye encümeni kararı gerekir. Encümen kararının reddi hâlinde idare mahkemesinde iptal davası yolu açıktır.

Yıkım kararı, imar para cezası veya ruhsat reddi mi aldınız?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İmar dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sıkça Sorulan Sorular

İmar planına itiraz süresi nedir?

3194 s.K. m.8 uyarınca onaylanan imar planları bir ay süreyle ilan edilir ve bu bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir; belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planlar meclisçe on beş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanır.

Plana dava süresi ne zaman başlar?

İYUK m.7 uyarınca dava açma süresi idare mahkemelerinde altmış gündür ve ilanı gereken düzenleyici işlemlerde süre, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. İmar planı düzenleyici işlem olduğundan askıdan iniş tarihi dosyada not edilmelidir.

Plana dava süresi geçtiyse hiçbir şey yapılamaz mı?

İYUK m.7 uyarınca düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler; düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, buna dayalı işlemin iptaline engel değildir.

Belediyeye dilekçe verirsem dava süresi durur mu?

Ortada tesis edilmiş bir işlem varsa İYUK m.11 uyarınca kaldırma, geri alma veya değiştirme istemi dava açma süresi içinde yapılırsa süreyi durdurur. Süre geçtikten sonra yapılan başvuru süreyi durdurmaz. Henüz bir işlem yoksa İYUK m.10 uygulanır ve otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

Yıkım kararında yürütmenin durdurulması nasıl istenir?

İYUK m.27/2 uyarınca işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Ayrıca uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde savunma alınmaksızın da yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir; bu imkânın gerekçesiyle talep edilmesi gerekir.

Yapı tatil zaptına karşı dava açılabilir mi?

Evet. Mühürleme ve yapı tatil tutanağı kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlemdir; yıkım kararı beklenmeden iptal davasına konu edilebilir.

İmar para cezasını ödersem yıkım durur mu?

Hayır. Para cezasının ödenmesi yıkım kararını ortadan kaldırmaz. İki işlem ayrı hukuki niteliktedir ve ayrı ayrı dava edilmelidir.

Ruhsatsız yapıya her hâlde yıkım kararı verilir mi?

Yapı mevzuata uygun hâle getirilebiliyorsa önce bir aylık süre tanınmalıdır. Ruhsata bağlanma imkânı yoksa bu sürenin beklenmesi gerekmez.

Balkon kapatmak ruhsata tabi midir?

Bağımsız bölümün brüt alanını artıran veya taşıyıcı sisteme müdahale eden işler basit tamirat sayılmaz ve ruhsat gerektirir.

Düzenleme ortaklık payı için bedel ödenir mi?

Hayır. Düzenleme ortaklık payı karşılıksızdır. Buna karşılık kanunda öngörülen üst sınırın aşılmaması ve aynı taşınmazdan ikinci kez kesinti yapılmaması gerekir.

İmar affı yeniden çıktı mı?

Hayır. Geçici m.16’daki başvuru süresi 2018’de kapanmıştır. 7579 sayılı Kanun yalnızca mevcut hak sahiplerine tanınan Hazine taşınmazı süresini 31 Aralık 2026’ya uzatmıştır.

Yapı Kayıt Belgesi kalıcı mıdır?

Hayır. Belge, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir ve yeni yapılaşma hakkı vermez.

İmar planı değişikliğinde değer artışının tamamı alınır mı?

Anayasa Mahkemesi 18/5/2023 tarihli kararıyla artan değerin tamamının alınmasını öngören ibareyi iptal etmiştir. Payın hesabı bu karar çerçevesinde yapılır.

İmar planına dava süresi geçtiyse ne yapılabilir?

Plana dayanılarak tesis edilen bireysel işleme karşı açılan davada, plan hükümlerinin hukuka aykırılığı ileri sürülebilir.

Kaçak yapı hapis cezası gerektirir mi?

TCK m.184 imar kirliliğine neden olma suçunu düzenler. Yapının ruhsata uygun hâle getirilmesi hâlinde uygulanan etkin pişmanlık hükmü ceza bakımından belirleyicidir.

📄 İmar Dilekçesi ve Dava Dilekçesi Örnekleri (24 Örnek)

Her örnek, dayandığı kanun maddesiyle birlikte hazırlanmıştır

İmar uyuşmazlığınızda süre kaybetmeyin

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. İdari dava süreleri hak düşürücüdür; somut dosyanız için mutlaka güncel mevzuat ve tebligat tarihiniz esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk