İmar planı yapılması tek başına arsanızı imarlı hâle getirmez. Planın araziye uygulanması, İmar Kanunu’nun 18. maddesine dayanan arazi ve arsa düzenlemesi yani parselasyon işlemiyle olur. Bu işlem sırasında taşınmazınızın bir bölümü, yol ve park gibi umumi hizmet alanları için bedelsiz olarak alınır. Buna Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) denir ve en çok tartışma yaratan konu budur: hangi oranda kesinti yapılabileceği ve kesintinin nasıl denetleneceği.
İdari işlem ve disiplin süreçlerinde süre kritiktir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Parselasyon Nedir?
Belediyeler ve valilikler, imar planlarının uygulanabilmesi için düzenleme sınırı belirler; bu sınır içindeki kadastro parsellerini birleştirip yeniden böler ve maliklere imar parseli tahsis eder. İşlem, arazinin fiziki yapısını plana uygun hâle getirmeyi amaçlar ve maliklerin rızası aranmaz; kamu gücüne dayanır.
Düzenleme Ortaklık Payı (DOP)
DOP, düzenleme alanındaki umumi hizmet alanlarını elde etmek ve düzenleme dolayısıyla oluşan değer artışının karşılığı olarak, taşınmazların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinden bedelsiz düşülen miktardır.
Üst sınır: yüzde kırk beş
DOP, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez. Düzenleme sahasında umumi hizmetlere ayrılan miktar bu oranın üstüne çıkarsa, kesinti azami sınır olan %45’e indirilir; aşan kısım kamulaştırma yoluyla karşılanır.
Bu oran daha önce %40 idi ve internetteki birçok kaynak hâlâ eski oranı yazmaktadır. Somut dosyada hangi oranın uygulanacağı, işlemin yapıldığı tarihteki mevzuata göre belirlenir.
DOP’un temel ilkeleri
- Düzenlemeye giren tüm parsellerden eşit oranda alınır; belediye, hazine veya özel kişi ayrımı yapılmaz.
- Yalnızca imar uygulaması sırasında alınabilir; plan yapılmasıyla kendiliğinden doğmaz.
- Taşınmazın düzenlemeden önceki alanı üzerinden hesaplanır.
- Elde edilen alanlar yalnızca umumi hizmetler için kullanılabilir; belediyeye satılık parsel oluşturmak gibi başka amaçlarla kullanılamaz.
- Kural olarak bir kez alınır. Daha önce terk veya kesinti yapılmışsa, sonraki uygulamada yalnızca oranı %45’e tamamlayacak fark alınabilir.
DOP ile KOP Farkı
| Ölçüt | DOP | KOP (Kamu Ortaklık Payı) |
|---|---|---|
| Konu | Yol, meydan, park, otopark, yeşil alan, ibadet yeri gibi umumi hizmetler | Okul, sağlık tesisi, resmî kurum alanı gibi kamu hizmet alanları |
| Bedel | Bedelsiz | Bedel karşılığı (kamulaştırma ile) |
| Üst sınır | %45 | Oran sınırı yok, kamulaştırma rejimine tabi |
Uygulamada en sık yapılan hata, KOP alanlarının DOP içinde gösterilerek bedelsiz alınmaya çalışılmasıdır. Bu, iptal sebebidir.
Süreç ve Askı İlanı
- Düzenleme sınırının belirlenmesi ve encümen kararı
- Parselasyon planı ve dağıtım cetvellerinin hazırlanması
- Encümen/meclis onayı
- Bir ay süreyle askıya çıkarılması ve ilan edilmesi
- Askı süresi içinde itirazların değerlendirilmesi
- Kesinleşme ve tapuya tescil
Askı ilanı kritik aşamadır. Uygulamada maliklerin çoğu, tapuda değişikliği gördüğünde durumu fark eder; oysa bu aşamada dava süresi çoktan işlemeye başlamış olabilir. Taşınmazınızın bulunduğu bölgede imar uygulaması yapılıyorsa askı ilanlarını düzenli takip etmek gerekir.
Parselasyona Karşı Dava
Parselasyon işlemi bir idari işlemdir ve iptali için idare mahkemesinde dava açılır. Dava açma süresi, idari yargıdaki genel kurala tabidir ve işlemin ilanı ya da tebliği esas alınarak hesaplanır. Süre kaçırıldığında işlem kesinleşir.
Sık kullanılan iptal sebepleri
- DOP oranının yasal üst sınırı aşması
- Kesintinin parseller arasında eşit uygulanmaması
- Daha önce terk yapılmış parselden yeniden tam oranda kesinti yapılması
- KOP alanlarının DOP kapsamında bedelsiz alınması
- Düzenleme sınırının şehircilik ilkelerine aykırı biçimde, keyfî belirlenmesi
- Malike, düzenleme öncesindeki taşınmazıyla bağlantısız ve orantısız bir yerden pay verilmesi
- Müstakil parsel verilebilecekken gereksiz yere hisselendirme yapılması
Bedele Dönüştürme
Taşınmazın zemin durumu veya üzerindeki yapının niteliği nedeniyle DOP’un fiilen alınamadığı hâllerde, ilgilinin muvafakatiyle DOP miktarı bedele dönüştürülebilir. Bu, malikin rızasına bağlıdır; tek taraflı dayatılamaz.
Pratik Öneri
Parselasyon dosyalarında en güçlü savunma, dağıtım cetvellerinin incelenmesiyle kurulur. Cetvelde her parselin düzenlemeye giren alanı, uygulanan DOP oranı ve tahsis edilen imar parseli gösterilir. Bu belgeler askı süresinde ilgili belediyeden temin edilmeli; oranın eşit uygulanıp uygulanmadığı parsel bazında karşılaştırılmalıdır.
Hisselendirme ve Müstakil Parsel Talebi
Düzenleme sonucunda malike, mümkün olduğu ölçüde müstakil imar parseli verilmesi esastır. Alan yeterliyken malikin başka parsellere hisseli olarak dağıtılması, dava sebebi oluşturur. Uygulamada belediyelerin dağıtım kolaylığı için gereksiz hisselendirme yaptığı görülür; bu durum, taşınmazın kullanım ve satış değerini doğrudan düşürdüğünden itirazın en güçlü gerekçelerinden biridir.
Yerinde Tahsis İlkesi
Malike verilecek imar parselinin, düzenlemeden önceki taşınmazının bulunduğu yerde veya ona en yakın konumda olması beklenir. Malikin taşınmazının bulunduğu bölgeden tamamen farklı bir yere tahsis yapılması, şehircilik ilkelerine ve hakkaniyete aykırılık olarak ileri sürülebilir. Bu itirazın somutlaştırılması için düzenleme öncesi ve sonrası konumların krokiyle karşılaştırılması gerekir.
Bedelsiz Terkler ve İmar Kanunu 15-16 Uygulaması
İfraz ve tevhid işlemlerinde yapılan bedelsiz terkler, sonraki 18. madde uygulamasında dikkate alınır. Daha önce terk yapmış malikten, oranı yasal üst sınıra tamamlayacak miktarın üzerinde yeniden kesinti yapılması hukuka aykırıdır. Bu nedenle tapu ve imar arşiv kayıtlarından geçmiş terklerin çıkarılması, itirazın hazırlık aşamasında yapılması gereken ilk iştir.
Parselasyon işlemine itiraz
İmar uygulamalarında dava süresi kısadır ve askı ilanı kaçırıldığında geri dönüşü olmaz.
Parselasyon İşlemine İtiraz: Adım Adım
- Askı ilanını takip edin — Bölgenizde imar uygulaması varsa belediyenin askı ilanlarını düzenli izleyin; süre buradan işlemeye başlar.
- Dağıtım cetvellerini alın — Parselinizin düzenlemeye giren alanını, uygulanan DOP oranını ve tahsis edilen imar parselini gösteren cetvelleri temin edin.
- Oranı karşılaştırın — Kesintinin komşu parsellerle eşit uygulanıp uygulanmadığını ve yasal üst sınırın aşılıp aşılmadığını kontrol edin.
- Askı süresinde itiraz edin — İtirazınızı gerekçeleriyle ve belgelerle birlikte idareye yazılı olarak sunun.
- İdare mahkemesinde dava açın — İtirazın reddi veya cevapsız kalması hâlinde süresi içinde iptal davası açın.
İptal veya tam yargı davanızı birlikte kurgulayalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Parselasyon İptal Edilirse Ne Olur?
Dava açmadan önce sorulması gereken asıl soru budur; çünkü iptalin sonucu her zaman davacı lehine değildir.
İşlem geriye dönük olarak ortadan kalkar. İptal kararı üzerine parselasyon işlemi ve buna dayalı tescil hukuki dayanağını kaybeder. Tapu kayıtları uygulama öncesi duruma döndürülür.
İdare yeniden uygulama yapar. İptal, düzenleme yapılamayacağı anlamına gelmez. İdare, iptal gerekçesini gidererek yeni bir parselasyon işlemi tesis eder. Bu ikinci uygulamada kesinti oranı veya tahsis yeri değişebilir.
Ara dönem belirsizliği doğar. Eski parsel düzenine dönülmesi ile yeni uygulamanın yapılması arasındaki dönemde taşınmaz üzerinde işlem yapılması güçleşir; ruhsat başvuruları askıya alınabilir.
Üçüncü kişilerin durumu. Uygulama sonrası oluşan parseller satılmış veya üzerlerine yapı yapılmışsa, iptalin bu kişiler üzerindeki etkisi ayrıca değerlendirilir.
Pratik sonuç: parselasyona karşı dava açmadan önce, yeni uygulamada durumunuzun daha iyi mi kötü mü olacağı teknik olarak değerlendirilmelidir. Bazı dosyalarda doğru strateji iptal değil, tahsis yerinin veya kesinti oranının düzeltilmesine yönelik itirazdır.
Bilirkişi İncelemesinde Neye Bakılır?
Parselasyon davaları teknik dosyalardır ve sonuç neredeyse tamamen bilirkişi raporuyla belirlenir. Raporun denetleneceği başlıklar bellidir:
- Düzenleme sınırının belirlenmesi. Sınırın hangi ölçütlere göre çizildiği; sınırın keyfî biçimde bazı parselleri içeri, bazılarını dışarı bırakıp bırakmadığı.
- Kesinti oranının hesabı. Kesintinin hangi alanlar için yapıldığı ve oranın düzenleme alanındaki tüm parsellere eşit ölçüde uygulanıp uygulanmadığı.
- Tahsis yeri. Malike verilen yeni parselin, eski parseline göre konum ve nitelik bakımından dengeli olup olmadığı; mümkün olduğunca aynı yerden tahsis ilkesine uyulup uyulmadığı.
- Değer dengesi. Uygulama öncesi ve sonrası durumun değer açısından karşılaştırılması.
- Daha önce kesinti yapılıp yapılmadığı. Aynı taşınmazdan geçmişte kesinti yapılmışsa bu husus raporda tespit edilmelidir.
Rapora itiraz genel ifadelerle değil, her başlık için ayrı ayrı ve rapordaki ilgili bölüme atıfla yapılmalıdır. İtiraz karşılanmazsa ek rapor, sonrasında yeni heyet talep edilmelidir.
Dilekçe kurgusu için parselasyon (m.18) iptali dava dilekçesi yazımıza bakılabilir.
İptal her zaman lehinize sonuç vermez
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Rapora itiraz kalem kalem yapılmalıdır
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Dava Süresi: Askı İlanı mı, Tebliğ mi?
Parselasyon dosyalarında en çok kaybedilen şey esas değil, süredir.
Parselasyon işlemleri askı yoluyla ilan edilir. Bu, uygulamada iki farklı başlangıç noktası tartışması doğurur:
- Askı süresinin bitimi. İlan usulüne uygun yapılmışsa, dava süresinin askı süresinin bitiminden itibaren işlemeye başladığı kabul edilir.
- Tebliğ veya öğrenme. Malike ayrıca tebligat yapılmışsa tebliğ tarihi; ilan usulsüz yapılmış veya hiç yapılmamışsa öğrenme tarihi esas alınır.
Pratik sonuç: askıyı kaçıran malik için dosya kapanmış sayılmaz. Ancak öğrenme tarihinin nasıl belgelendiği kritik hâle gelir. Dilekçede öğrenmenin ne zaman ve nasıl gerçekleştiği (tapu kaydı incelemesi, belediyeden alınan yazı, tapu müdürlüğü bildirimi) somut olarak yazılmalıdır.
Bu nedenle taşınmazı düzenlemeye girme ihtimali bulunan malikler, belediyenin askı ilanlarını düzenli takip etmeli ve tapu kaydına e-Devlet üzerinden periyodik olarak bakmalıdır. Uygulama tescil edildiğinde tapu kaydında değişiklik görünür.
Kesinti Yerine Bedele Dönüştürme Talebi
Bazı dosyalarda malikin asıl derdi kesinti oranı değil, kalan parselin kullanılamaz hâle gelmesidir.
Küçük yüzölçümlü taşınmazlarda kesinti sonrası kalan alan, bağımsız bir yapılaşmaya elverişli olmayabilir. Bu durumda malik fiilen hem taşınmazın bir bölümünü kaybetmiş hem de kalanı değerlendiremez hâle gelmiş olur.
Böyle dosyalarda değerlendirilebilecek talepler şunlardır:
- Müstakil parsel tahsisi. Mümkünse hisseli değil bağımsız parsel verilmesi talep edilmelidir.
- Tahsis yerinin değiştirilmesi. Aynı yerden veya yakınından, kullanılabilir nitelikte bir parsel tahsisi istenmelidir.
- Kamulaştırma yolunun işletilmesi. Taşınmaz kamu hizmetine ayrılmışsa ve kullanılamaz hâle gelmişse, kamulaştırma talebi ve bunun karşılanmaması hâlinde el atma tartışması gündeme gelir.
Bu talepler dava dilekçesinde terditli olarak ileri sürülmelidir: önce işlemin iptali, kabul edilmezse tahsisin düzeltilmesi. Tek bir talebe bağlanan dosya, kısmi haklılık hâlinde sonuçsuz kalabilir.
Uygulama Öncesi Malikin Yapabilecekleri
Parselasyon tescil edildikten sonra geri dönüş zorlaşır. Bu nedenle asıl kazanç, uygulama daha askı aşamasındayken elde edilir.
Düzenlemeye girdiğini öğrenen malikin yapması gerekenler:
- Askı ilanını takip edin. Belediyenin ilan panosu ve internet sitesi düzenli izlenmeli; ilan süresi ve bitiş tarihi not edilmelidir.
- Dağıtım cetvelini isteyin. Kendi parselinize ilişkin kesinti oranı, tahsis edilen yeni parsel ve varsa hisse durumu bu cetvelde görünür.
- Karşılaştırma yapın. Uygulama öncesi ve sonrası durumu yüzölçümü, konum, cephe ve yapılaşma hakkı bakımından yan yana koyun.
- Askı süresi içinde itiraz edin. İtiraz, sonraki dava için tutumunuzu gösteren bir belgedir ve bazı dosyalarda idarece düzeltme yapılmasını sağlar.
- Teknik destek alın. Harita mühendisi görüşü, kesinti ve tahsis hatalarını erken aşamada ortaya çıkarır.
Askı aşamasında yapılan itiraz, dava yolunu kapatmaz; aksine dosyayı güçlendirir. İdare itirazı karşılamazsa, bu husus dava dilekçesinde ayrıca vurgulanır.
Aynı Taşınmazdan İkinci Kez Kesinti
Uygulamada sık karşılaşılan ve çoğu zaman fark edilmeyen bir durumdur.
Bir taşınmazdan geçmişte düzenleme kapsamında kesinti yapılmışsa, aynı taşınmazdan ikinci kez aynı gerekçeyle kesinti yapılması tartışmalıdır. Bu, malikin aynı yük altına iki kez sokulması sonucunu doğurur.
Bu iddianın kurulabilmesi için geçmiş uygulamanın belgelenmesi gerekir:
- Önceki parselasyon işlemine ilişkin encümen veya meclis kararı,
- Önceki dağıtım cetveli ve kesinti oranı,
- Tapu kaydındaki tedavül bilgileri ve eski ada-parsel numaraları,
- Kadastro müdürlüğünden alınacak uygulama geçmişi.
Bu belgeler kadastro ve belediye arşivlerinden temin edilir; temini zaman aldığından askı aşamasında talep edilmelidir. Bilirkişi raporunda bu hususun ayrıca tespit edilmesi istenmelidir.
7534 Sayılı Kanunla Gelen Değişiklikler
İmar Kanunu’nun 18. maddesi, 5 Aralık 2024 tarihli 7534 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle kapsamlı biçimde değiştirilmiştir. Parselasyon uyuşmazlıklarında bu değişikliklerin bilinmesi gerekir.
| Değişiklik | Sonucu |
|---|---|
| Bedelin paylaştırılması | Bedele dönüştürülen DOP tutarı, fazladan kesinti yapılmak zorunda kalınan diğer parsel sahiplerine ödenir |
| Beş yıllık süre | Belediye veya valilik, parselasyon planlarını imar planının kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde yapıp onaylamakla yükümlüdür |
| Sorumluluk | Bu süre içinde parselasyon yapılmazsa, doğan kamulaştırma iş ve işlemlerinin sorumluluğu ilgili idareye aittir |
| DOP alanları listesi | Düzenleme ortaklık paylarının ayrılabileceği alanların listesi güncellenmiş ve genişletilmiştir |
Birinci satır, uzun süredir tartışılan bir sorunu çözmeye yöneliktir. Bir parselden fiilen DOP alınamayıp bedele dönüştürüldüğünde, o alanın yükü diğer parsel sahiplerinin üzerine kalıyordu. Yeni düzenleme, alınan bedelin bu kişilere ödenmesini öngörmektedir. Bu nedenle fazladan kesintiye uğradığını düşünen parsel sahipleri, dağıtım cetvellerini inceleyerek bedele dönüştürme yapılan parsel bulunup bulunmadığını ve bedelin paylaştırılıp paylaştırılmadığını araştırmalıdır.
İkinci ve üçüncü satır ise plan uygulamasını geciktiren idareler bakımından bir sorumluluk kuralı getirmektedir. İmar planı kesinleştiği hâlde yıllardır parselasyon yapılmayan ve bu nedenle taşınmazından yararlanamayan malikler için bu hüküm, başvuru ve dava dilekçelerinde dayanak oluşturur.
Birden Fazla DOP Kesintisi Mümkün mü?
Bir parselden yalnızca bir kez DOP alınması esastır. Ancak istisnası bulunur ve bu istisna sıkça tartışılır.
- Kural. Bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz.
- İstisna. İmar planı değişikliğiyle parselde değer ve yoğunluk artışı meydana gelmişse, artış kanıtlanmak kaydıyla ek kesinti yapılabilir.
- Sınır. Ek kesinti, ilk uygulamadaki oranı yüzde kırk beşe tamamlamak üzere yapılabilir; bu oran aşılamaz.
- İspat yükü. Değer ve yoğunluk artışının gösterilmesi idareye aittir.
İkinci kesintide ilk denetlenecek husus artışın ispatıdır. İdare, ek DOP kesintisi yapabilmek için plan değişikliğinin parselde değer ve yoğunluk artışı doğurduğunu ortaya koymalıdır. Bu tespit yapılmadan veya soyut biçimde ileri sürülerek yapılan ek kesinti, iptal davasına konu edilebilir. Ayrıca ilk uygulamadaki kesinti oranı ile yeni oranın toplamının yüzde kırk beşi aşıp aşmadığı hesaplanmalıdır.
Parselasyona Karşı Dava: Dilekçe Kurgusu
İptal davasında ileri sürülebilecek başlıca hukuka aykırılık iddiaları:
| İddia | Nasıl gösterilir? |
|---|---|
| Oran aşımı | Dağıtım cetvelinden hesaplanan oranın yüzde kırk beşi aştığı |
| Eşitsiz uygulama | Aynı düzenleme sahasındaki parsellere farklı oran uygulandığı — cetvel karşılaştırması |
| Yerinde tahsis ihlali | Malike, taşınmazının bulunduğu yerden tahsis yapılması esasına uyulmadığı |
| Amaç dışı kullanım | DOP olarak alınan alanın, kanunda sayılan hizmet alanları dışında kullanıldığı |
| Gereksiz hisselendirme | Müstakil parsel verilebilecekken hisseli tahsis yapıldığı |
| Bütünlük ihlali | Düzenleme sınırının, sonucu etkileyecek biçimde keyfî belirlendiği |
Dağıtım cetvelleri davanın omurgasıdır. Bu cetvellerde her parselin düzenlemeye giren alanı, uygulanan oran ve tahsis edilen imar parseli gösterilir. Askı süresinde ilgili belediyeden temin edilmeli ve parsel bazında karşılaştırılmalıdır. Cetvel olmadan yapılan itiraz, oran ve eşitlik iddialarını somutlaştıramaz. Belge verilmiyorsa, bu talep dava dilekçesinde mahkemeden istenmelidir.
Askı süresine dikkat edilmelidir: parselasyon planları belirli süreyle askıya çıkarılır ve ilan edilir. Bu süre içinde yapılan itiraz, hem idari çözüm imkânı sağlar hem de sonraki dava sürecinde dayanak oluşturur. Askı ilanları malike ayrıca tebliğ edilmediğinden, taşınmazın bulunduğu belediyenin duyuruları düzenli izlenmelidir.
Arsa ve tarla alımında imar durumu kontrolleri için imar durumu rehberimize, kamulaştırma hâlinde taşınmaz üzerindeki yüklerin akıbeti için kamulaştırma rehberimize bakabilirsiniz.
Ehliyet ve Husumet: Kim, Kime Karşı Dava Açar?
Parselasyon davalarında esasa girilmeden karşılaşılan iki engel ehliyet ve husumettir. Bunların sonuçları birbirinden çok farklıdır: biri dosyayı kapatır, diğeri yalnızca yönlendirir.
| Konu | Dayanak | Hüküm |
|---|---|---|
| İptal davasının şartı | 2577 SK m.2 | İptal davası, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılır |
| İlk inceleme konuları | 2577 SK m.14 | Dilekçeler; görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ile 3 ve 5. maddelere uygunluk yönlerinden sırasıyla incelenir |
| Ehliyetsizliğin sonucu | 2577 SK m.15 | Ehliyete ilişkin bentte yazılı hâlde davanın reddine karar verilir |
| Husumet hatasının sonucu | 2577 SK m.15 | Davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması hâlinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine karar verilir |
| Bu karara karşı kanun yolu | 2577 SK m.15 | Gerçek hasma tebliğ kararı ile dilekçe ret kararları dışındaki ilk inceleme kararlarına karşı, ilgisine göre istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabilir |
| Re’sen inceleme | 2577 SK m.20 | Mahkemeler, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar; lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilginin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler |
| Bilirkişi ve keşif | 2577 SK m.31 | Bu Kanun’da hüküm bulunmayan hususlarda bilirkişi, keşif ve delillerin tespiti hâllerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır |
| Yetkili mahkeme | 2577 SK m.34 | İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili idari davalarda yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir |
Ehliyet bakımından parselasyon davaları görece rahattır; düzenlemeye giren taşınmazın maliki bakımından menfaat ilişkisi doğrudan kurulur. Tartışma daha çok pay sahipleri, mirasçılar ve kiracılar bakımından çıkar. Payı bulunan malikin dava açabileceği kabul edilirken, taşınmaz üzerinde yalnızca kişisel hakkı bulunan kiracının menfaat ilişkisi ayrıca tartışılır. Bu ayrımın önemi sonucundan gelir: ehliyet yönünden kanuna aykırılık görülmesi hâlinde verilecek karar davanın reddidir ve bu sonuç düzeltilebilir nitelikte değildir. Bu nedenle dilekçede davacının sıfatı, tapu kaydıyla birlikte açıkça ortaya konmalıdır.
Husumette ise durum tamamen farklıdır ve uygulamada gereğinden fazla endişe yaratır. On beşinci madde, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması hâlinde dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine karar verileceğini öngörür. Yani yanlış idareye yöneltilen dava reddedilmez; mahkeme gerçek hasmı belirler ve dilekçeyi ona tebliğ eder. Parselasyonda bu hüküm özellikle işe yarar; çünkü işlemi onaylayan merciin belediye encümeni mi yoksa il idare kurulu mu olduğu, büyükşehirlerde ise yetkinin ilçe belediyesinde mi büyükşehir belediyesinde mi bulunduğu her zaman kolayca ayırt edilemez. Yetki dağılımı için büyükşehir ve ilçe belediyesinin imar yetkisi incelenmelidir.
Aynı maddenin devamı bir noktayı daha netleştirir: gerçek hasma tebliğe ilişkin karar ile dilekçe ret kararları, kanun yoluna başvurulabilecek ilk inceleme kararları arasında sayılmamıştır. Dolayısıyla mahkemenin hasmı yeniden belirlemesine karşı istinaf veya temyiz yoluna gidilmez; süreç belirlenen hasım üzerinden devam eder. Bu da davacı bakımından zaman kaybını sınırlar. Buna karşılık husumetin baştan doğru kurulması, savunmanın erken alınmasını ve işlem dosyasının daha hızlı gelmesini sağladığından yine de tercih edilmelidir.
Parselasyon davalarının teknik yönü ise iki ayrı hükümle desteklenir. Yirminci madde mahkemeye re’sen inceleme yetkisi verir ve gerekli gördüğü evrakın gönderilmesini yalnızca taraflardan değil ilgili diğer yerlerden de isteyebilmesini sağlar. Otuz birinci madde ise bilirkişi, keşif ve delillerin tespiti bakımından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na yollama yapar. Düzenleme ortaklık payı oranının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, tahsis edilen parselin eşdeğer olup olmadığı ve yerinde tahsis ilkesine uyulup uyulmadığı ancak teknik incelemeyle ortaya konabileceğinden, dilekçede keşif ve bilirkişi talebi somut sorularla birlikte ileri sürülmelidir. Ayrıca ara kararla düzenleme dosyasının, dağıtım cetvellerinin ve encümen kararının celbi istenmelidir. Dilekçe kurgusu için parselasyon iptali dilekçe örneği, kanun yolu aşaması için temyiz dilekçesi incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Düzenleme ortaklık payı en fazla ne kadar olabilir?
Düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez. Bu oranın üstüne çıkılması hâlinde kesinti azami sınıra indirilir.
Aynı taşınmazdan ikinci kez DOP alınabilir mi?
Kural olarak DOP bir kez alınır. Daha önce terk veya kesinti yapılmışsa, sonraki uygulamada yalnızca oranı yasal üst sınıra tamamlayacak fark kadar ilave kesinti yapılabilir.
Okul ve hastane alanı da bedelsiz mi alınır?
Hayır. Okul, sağlık tesisi gibi kamu hizmet alanları Kamu Ortaklık Payı kapsamındadır ve bedel karşılığı, kamulaştırma yoluyla elde edilir. Bunların DOP içinde bedelsiz alınması iptal sebebidir.
Parselasyona nasıl itiraz edilir?
Askı süresi içinde idareye itiraz edilebilir; işlemin iptali için idare mahkemesinde dava açılır. Dava süresi ilan veya tebliğ esas alınarak hesaplanır, kaçırıldığında işlem kesinleşir.
Bilgilendirme: Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Oran ve süreler mevzuat değişiklikleriyle güncellenebilir; işlem öncesi teyit edin.
İlgili Rehberler
- İdari Yargıda Temyiz Dilekçesi Örneği (İYUK m.46)
- İmar Planı Değişikliği Talebi ve Dava Dilekçesi Örneği (İmar m.8/b)
- İfraz ve Tevhit Talebinin Reddi Dava Dilekçesi (İmar m.15-16)
- Muvakkat Yapı (Geçici İnşaat Ruhsatı) Başvuru ve Dava Dilekçesi (İmar m.33)
- İmar Planına İtiraz ve İptal Davası
- Kamulaştırma Bedelinin Tespiti Davası
- İdare Hukuku — tüm rehberler
- İdare Hukuku Rehberi
İşlem öncesi kontrol
Süreler ve usul şartları çoğu dosyada esastan önce belirleyici oluyor.
📚 İlgili Rehberler
- Zorunlu Geçit Hakkı Dava Dilekçesi Örneği (2026) — TMK m.747
- Parselasyon (İmar m.18) İşleminin İptali Dava Dilekçesi Örneği (2026)
- Büyükşehir ve İlçe Belediyesinin İmar Yetkisi (5216 m.7): Kim Neyi Onaylar?
- İmar Programı (İmar Kanunu m.10): Beş Yıllık Süre, Kısıtlılık ve Malikin Hakları
- Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı Farkı: Plan Kademelenmesi
- İmar Durumu Belgesi (İmar Çapı): Nasıl Alınır, Nasıl Okunur?


