28 Ağustos 2026

İmar Programı (İmar Kanunu m.10): Beş Yıllık Süre, Kısıtlılık ve Malikin Hakları

📜 Dayanak Mevzuat

  • 3194 sayılı İmar Kanunu m.10 — İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali
  • 3194 sayılı İmar Kanunu m.10 (Ek fıkra: 7181 sayılı Kanun, 4/7/2019) — Parselasyon planının beş yıl içinde yapılması ve idarenin sorumluluğu
  • 3194 sayılı İmar Kanunu m.12/2 — Cephe hattı gerisinde kalan arsanın kamulaştırılması talebi
  • 3194 sayılı İmar Kanunu m.13 — Umumi hizmetlere ayrılan yerler (bir kısım fıkraları AYM’ce iptal edilmiştir)
  • 3194 sayılı İmar Kanunu m.33 — Beş yıllık imar programına dâhil olmayan yerlerde muvakkat yapı
  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ek m.1 — Beş yıl geçtikten sonra bedele ilişkin dava (yargı koluna ilişkin cümle AYM’ce iptal edilmiştir)
  • AYM E.1999/33, K.1999/51 (29/12/1999) — İmar Kanunu m.13’e ilişkin iptal kararı

⚡ Net Cevap: Belediyeler, imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde planı uygulamak üzere beş yıllık imar programı hazırlamak zorundadır. Program belediye meclisinde kabul edilince kesinleşir. Program sınırları içinde kalan ve kamu hizmet tesislerine ayrılmış yerleri, ilgili kamu kuruluşları program süresi içinde kamulaştırmakla yükümlüdür. Bu yapılmazsa, taşınmazı planda umumi hizmete ayrılan malik için bedel davası yolu açılır.

Taşınmazınız imar planında park, yol, okul veya yeşil alanda kalıyorsa iki şey aynı anda olur: yapılaşma hakkınız fiilen biter, ama mülkiyetiniz devam eder ve vergisini ödemeye devam edersiniz. İdare ne kamulaştırır ne de planı değiştirir. Bu belirsizliğin adı imar kısıtlılığıdır ve çözümün anahtarı İmar Kanunu m.10’daki imar programıdır.

Bu yazıda imar programının ne olduğu, hangi süreleri başlattığı, programa alınmanın ve alınmamanın sonuçları ile beş yıl dolduğunda malikin elindeki hukuki araçlar ele alınmaktadır.

İmar Programı Nedir: m.10’un Takvimi

İmar Kanunu m.10, “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlığını taşır ve dört aşamalı bir düzen kurar:

  • Üç ay: Belediyeler, imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç üç ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere beş yıllık imar programlarını hazırlar.
  • Meclis kararı: Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri, görüşleri esas alınmak üzere meclis toplantısına katılır. Program, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir.
  • Bildirim: Program içinde bulunan ve kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir.
  • Beş yıl: Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.

Metnin dili emredicidir: “hazırlarlar”, “kamulaştırırlar”, “konulur”. Bunlar takdire bağlı yetkiler değil, yükümlülüktür. Uygulamada ise programların çoğu zaman ya hiç yapılmadığı ya da yapılıp uygulanmadığı görülür. Malikin hukuki dayanağı tam olarak bu boşluktur.

Programa Alınmak Ne Değiştirir?

Taşınmazın imar programına alınıp alınmaması, malikin durumunu doğrudan etkiler.

Programa alınmışsa: ilgili kamu kuruluşu, program süresi içinde kamulaştırma yapmakla ve bütçesine ödenek koymakla yükümlü hâle gelir. Kamulaştırma süreci ve bedel tespiti için kamulaştırma hukuku rehberi yazımıza bakılabilir.

Programa alınmamışsa: taşınmaz belirsizlikte kalır. Ancak bu durum malike de bir imkân verir. İmar Kanunu m.33, imar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dâhil olmayan yerlerde, belirli şartlarla ve malikin isteği üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla muvakkat inşaat veya tesisata izin verilmesini öngörür. Süre on yıldır ve tapu kaydına şerh verilir. Ayrıntı için muvakkat yapı ve geçici inşaat ruhsatı yazımıza bakılabilir.

Ayrıca m.10’un ikinci fıkrası şunu düzenler: imar programlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar, bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.

m.13 ve Yapılaşma Yasağı: İptal Edilen Fıkralar

Burada bilinmesi gereken bir içtihat tarihi vardır ve yanlış anlaşılmaya çok müsaittir.

İmar Kanunu m.13, umumi hizmetlere ayrılan alanlarda inşaata ve mevcut bina varsa esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasını yasaklıyordu. Bu maddenin bir kısım fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 29/12/1999 tarihli, E.1999/33, K.1999/51 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (Resmî Gazete: 29/6/2000, Sayı: 24094).

Ancak iptal, “artık inşaat yapabilirim” anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesi’nin sonraki bir kararında bu durum açıkça ifade edilmiştir: madde iptal edilmiş olmakla beraber, imar planlarının buyurucu özelliği karşısında inşaat izni başvurularının ilgili idarelerce kabul görmeme ihtimali yüksektir.

Yani yasağın kanuni dayanağı zayıflamış olsa da, planın kendisi yapılaşmaya kapalı bir fonksiyon öngördüğü sürece ruhsat verilmez. Malikin gerçek çözümü ruhsat başvurusu değil, ya planın değiştirilmesi ya da bedelin tahsilidir.

Taşınmazınız yıllardır planda kamu alanında mı kalıyor?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Beş Yıl Doldu, İdare Kamulaştırmadı

Malikin en güçlü aracı burada devreye girer. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ek m.1, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar için bir takvim ve bir sonuç öngörür.

Takvim: uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır; ya da her hâlde mülkiyet hakkını kullanmaya engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır veya yaptırılır.

Sonuç: bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde, taşınmaz malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin dava açılabilir. Bu davaların adli yargıda görüleceğini öngören cümle ise Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiştir; ayrıntı aşağıdaki bölümdedir.

Uygulamada bu davaya hukuki el atma denir ve fiilen el atmadan farklıdır: idare taşınmaza fiilen girmemiştir, ancak planla getirdiği fonksiyon mülkiyeti kullanılamaz hâle getirmiştir. Ayrıntı için hukuki el atma (imar kısıtlılığı) ve kamulaştırmasız el atma yazılarımıza bakabilirsiniz.

Beş yıllık sürenin başlangıcı bakımından iki noktaya dikkat edilmelidir: süre uygulama imar planının yürürlüğe girmesinden işler; nazım imar planı tek başına bu süreyi başlatmaz. Kademeler için nazım ve uygulama imar planı farkı yazımıza bakılabilir. İkincisi, planın usulüne uygun ilan edilmemiş olması, malik bakımından süre hesabını etkileyen ayrı bir tartışma doğurur; askı ilanı ve itiraz yazımız bu konuyu ele alır.

Parselasyon Yapılmaması: 7181 ile Gelen Sorumluluk

4/7/2019 tarihli 7181 sayılı Kanunla m.10’a eklenen fıkra, idarenin sorumluluğunu açıkça kurar:

“Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.”

Bu hüküm pratikte şu anlama gelir: idare, kamu alanlarını parselasyon (m.18) yoluyla düzenleme ortaklık payıyla elde etme imkânını beş yıl boyunca kullanmazsa, sonrasında doğacak kamulaştırma yükünden kendisi sorumludur. Malik, “parselasyon yapılmadığı için benim taşınmazım kamulaştırma konusu oldu” iddiasını bu fıkraya dayandırabilir.

Aynı fıkranın devamında, mevcut yapılar nedeniyle parsellerden düzenleme ortaklık payı alınamadığı hâllerde bu payın miktarının bedele dönüştürülebileceği; bedel takdirinin 2942 sayılı Kanun m.11’deki esaslar da gözetilerek lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanları veya idare takdir komisyonlarınca raporlandırılarak tespit edileceği düzenlenmiştir. 5/12/2024 tarihli 7534 sayılı Kanunla eklenen cümleyle, parselasyonu onaylayan idarece alınan bu bedelin fazladan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmak zorunda kalınan diğer parsel sahiplerine yönelik olduğu belirtilmiştir.

Karışan Beş Yıllar

İmar mevzuatında birbirinden farklı dört ayrı beş yıllık süre vardır ve uygulamada sürekli karıştırılır. Hangisinin işlediğini bilmeden dosya kurulamaz.

1. İmar programının süresi (3194 m.10). Beş yıllık imar programının kendi süresidir. Program sınırları içinde kalan ve kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş yerler bu süre içinde kamulaştırılır. Başlangıcı, programın belediye meclisinde kabul edilerek kesinleşmesidir.

2. Kısıtlılıkta bedel davası süresi (2942 ek m.1). Uygulama imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren işleyen beş yıldır. Bu süre içinde imar programı veya imar uygulaması yapılmaz, kamulaştırma gerçekleştirilmez ya da kısıtlılığı kaldıracak plan değişikliği yapılmazsa, bedele ilişkin dava yolu açılır. Bu süre, malikin lehine işleyen bir süredir: dolması dava hakkı doğurur.

3. Parselasyon yükümlülüğü süresi (3194 m.10, 7181 sayılı Kanunla eklenen fıkra). İmar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıldır. İdare bu süre içinde parselasyon planını yapmaz ve onaylamazsa, bundan doğacak kamulaştırma iş ve işlemlerinden kendisi sorumlu olur.

4. Plana dava açma üst sınırı (3194 m.8, 7221 sayılı Kanunla eklenen hüküm). Kesinleşen imar ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her hâlde beş yıl içinde dava açılabilir. Bu süre, ilk üçünün aksine malikin aleyhine işler: dolması dava hakkını sona erdirir.

Pratikteki sonuç: aynı taşınmaz için bu dört süre farklı tarihlerde başlayıp farklı tarihlerde biter. Bir malik, plana dava süresini (dördüncü süre) kaçırmış olabilir ama kısıtlılık nedeniyle bedel davası hakkı (ikinci süre) tam da o sırada doğmuş olabilir. Dosya açılırken hangi sürenin hangi tarihte başladığı ayrı ayrı hesaplanmalı, tek bir “beş yıl” varmış gibi davranılmamalıdır.

Süre başlangıçlarındaki fark da önemlidir: bir hüküm yürürlüğe girme, diğeri kesinleşme, bir başkası meclis kararı tarihini esas alır. Bu tarihler çoğu zaman aynı gün değildir ve aradaki fark davanın süreden reddine yol açabilir. Kesinleşme anının nasıl belirlendiği için askı ilanı ve itiraz yazımıza bakılabilir.

Malikin Elindeki Diğer Araçlar

Bedel davası tek yol değildir. Duruma göre şu araçlar da kullanılır:

  • Kamulaştırma talebi (m.12/2). Herhangi bir arsanın cephe hattının gerisinde kalan kısmı, plan ve yönetmelik esaslarına uygun bina inşaatına yetmiyorsa; beş yıllık imar programı içinde olup olmadığına göre m.10’da belirtilen müddetler içinde m.18 hükümleri uygulanmadığı veya başka bir şekilde halline imkân bulunmadığı takdirde, mal sahibinin yazılı müracaatı üzerine bu arsanın tamamı ilgili idarelerce kamulaştırılır.
  • Plan değişikliği talebi. Kısıtlılığı kaldıracak plan değişikliği istenir; talebin reddi üzerine idari yargıda dava açılır. Ölçütler için plan değişikliği kriterleri yazımıza bakılabilir.
  • Muvakkat yapı izni (m.33). Programa alınmamış yerlerde on yıllık geçici kullanım imkânı.
  • İmar programına alınma talebi. İdareye başvurup taşınmazın beş yıllık programa alınmasını istemek; ret veya cevapsızlık üzerine dava yolu açılır.

İmar Programına Alınma Talebi ve Reddi

İdareye yapılacak başvuruda üç husus somut olarak ortaya konmalıdır:

  • Planın kimliği: uygulama imar planının onay ve kesinleşme tarihi, taşınmazın planda ayrıldığı fonksiyon.
  • Sürenin dolduğu: planın yürürlüğe girmesinden bu yana geçen süre ve bu sürede imar programı yapılıp yapılmadığı.
  • Kısıtlılığın somut sonuçları: ruhsat başvurusunun reddedilmesi, satışın gerçekleşmemesi, kredi değerlemesinin düşmesi gibi belgelenebilir etkiler.

Başvuruya verilen ret cevabı veya cevapsızlık, idari dava için işlem oluşturur. Süre hesabında İYUK’un üst makama başvuru ve idari makamlara başvuru hükümleri arasındaki farkın gözetilmesi gerekir. Belediye işlemlerine karşı genel yol haritası için belediye işlemlerine karşı dava yazımıza bakılabilir.

Kısıtlılığı kaldırmaya yönelik taleplerin idari yargıda görüleceği açıktır; bedel talebinde ise görevli yargı kolu, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrasında güncel duruma göre belirlenmelidir. Yanlış yargı koluna açılan dava, süre kaybı doğurur.

Sık Yapılan Hatalar

  • Beş yılı nazım plandan saymak. Süre uygulama imar planının yürürlüğe girmesinden işler.
  • m.13’ün iptalini yapılaşma izni sanmak. İptale rağmen planın buyurucu özelliği nedeniyle ruhsat verilmemesi beklenir.
  • Yargı kolunu güncel olmayan metne göre belirlemek. Bedele ilişkin davaların adli yargıda görüleceğini öngören cümle Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiştir.
  • İdareye hiç başvurmadan beklemek. Programa alınma ve kamulaştırma talepleri, dosyanın belgesel omurgasını oluşturur.
  • Kısıtlılığın sonuçlarını belgelememek. Ret yazıları, değerleme raporları ve satış girişimleri delil değeri taşır.
  • Fiili el atma ile hukuki el atmayı karıştırmak. İdarenin taşınmaza fiilen girip girmediği, davanın türünü ve dayanağını değiştirir.
  • Muvakkat yapı iznini kalıcı hak sanmak. İzin süreyle sınırlıdır, tapuya şerh verilir ve plan uygulanırken yapı yıktırılır.

Adım Adım Süreç

  1. Uygulama imar planını ve tarihini tespit edin — Onay ve kesinleşme tarihleri, beş yıllık sürenin başlangıcıdır.
  2. Taşınmazın fonksiyonunu belgeleyin — İmar durumu belgesi ve plan notlarıyla, taşınmazın umumi hizmete ayrıldığını ortaya koyun.
  3. İmar programını sorun — Beş yıllık imar programı yapılmış mı, taşınmaz programa alınmış mı, meclis kararı hangi tarihli?
  4. Parselasyon durumunu sorgulayın — Plan kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde parselasyon yapılmış mı?
  5. İdareye yazılı başvurun — Programa alınma, kamulaştırma veya kısıtlılığın kaldırılması talebini evrak kaydıyla verin.
  6. Zararı ve kısıtlılığı belgeleyin — Ruhsat reddi, değerleme raporu ve satış girişimleri dosyaya eklenir.
  7. Doğru yargı kolunda dava açın — Kısıtlılığın kaldırılması idari yargıda görülür; bedel talebinde görevli yargı kolu, iptal kararı sonrası güncel duruma göre belirlenmelidir.

Beş yıl doldu ve idare hâlâ kamulaştırmadıysa

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

Plan, askı ve dava

Kısıtlılık, el atma ve bedel

Plan uygulaması

Onuncu Maddenin Kurduğu Yükümlülük Zinciri

İmar programı, belediyenin takdirine bırakılmış bir planlama aracı değildir. İmar Kanunu’nun 10. maddesi, birbirine bağlı bir yükümlülükler zinciri kurar ve zincirin her halkası ayrı bir denetim noktasıdır.

İmar Kanunu m.10’un öngördüğü adımlar
AşamaKanuni düzenleme
Program hazırlığıBelediyeler, imar planının yürürlüğe girmesinden en geç üç ay içinde beş yıllık imar programını hazırlar
GörüşmeProgramın görüşülmesinde ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri meclis toplantısına katılır
KesinleşmeProgram, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir
BildirimProgram içindeki kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar ilgili kuruluşlara bildirilir
KamulaştırmaProgram sınırları içindeki kamu hizmet tesislerine tahsisli yerler, program süresi içinde ilgili kamu kuruluşlarınca kamulaştırılır
ÖdenekBu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur
Kısıtlılık dönemiUmumi hizmetlere ayrılan yerler kamulaştırılıncaya veya proje gerçekleşinceye kadar diğer kanunlarla verilen haklar devam eder

Üç aylık hazırlık süresi ile beş yıllık uygulama süresi birbirinden ayrıdır. Belediyenin programı hiç hazırlamamış olması, taşınmazın kısıtlılığını ortadan kaldırmaz; aksine, idarenin kendi yükümlülüğünü yerine getirmediğini gösteren bir tespittir. Bilgi edinme başvurusuyla programın hazırlanıp hazırlanmadığı, hangi meclis kararıyla kesinleştiği ve taşınmazın programa alınıp alınmadığı belgeye bağlanmalıdır.

Ödenek şartı iki kanunda birden yazılıdır. İmar Kanunu m.10, kamulaştırma için gerekli ödeneğin kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulacağını söyler. Kamulaştırma Kanunu’nun 3. maddesinin son fıkrası ise daha da nettir: idarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz. Bütçesizlik, kamulaştırmayı geciktirmenin meşru gerekçesi değil, işlemin baştan sakat kurulduğunun göstergesidir.

Cephe Hattı Nedeniyle İnşaata Elverişsiz Kalan Arsa

İmar Kanunu, kısıtlılığın özel bir görünümü için maliki doğrudan talep hakkıyla donatmıştır. On ikinci madde uyarınca imar planlarında gösterilen cephe hattından önde bina yapılamaz; arsanın cephe hattının gerisinde kalan kısmı plan ve yönetmelik esaslarına uygun bina inşaatına yetmiyorsa, sonuç maddede açıkça düzenlenmiştir.

İmar Kanunu m.12’nin işleyişi
Unsurİçerik
SorunCephe hattının gerisinde kalan kısmın uygun bina inşaatına yetmemesi
Ön koşulBeş yıllık imar programı içinde olup olmadığına göre 10. maddedeki müddetlerin geçmesi
İkinci koşulBu süre içinde 18. madde hükümlerinin uygulanmamış olması
Üçüncü koşulBaşka bir şekilde halline imkân bulunmaması
Malikin adımıMal sahibinin yazılı müracaatı
SonuçArsanın tamamı ilgili idarelerce kamulaştırılır

Bu hüküm, kısıtlılık tartışmasında sıkça gözden kaçan somut bir dayanaktır. Malik burada bedel davası açmadan önce yazılı müracaat yoluyla idareyi kamulaştırmaya zorlayabilir. Müracaatın reddi veya cevapsız bırakılması ise, idari yargıda dava açılmasına imkân veren bir işlem doğurur. Talebin yazılı yapılması ve kayda alınması, sonraki aşamanın temelidir.

Kısıtlılık nedeniyle bedel talebinin çerçevesi için hukuki el atma, belge toplama için bilgi edinme hakkı rehberimize bakınız.

Yargı Kolu Tartışması: Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararı

Beş yıllık süre dolduğunda bedele ilişkin davanın hangi yargı kolunda açılacağı, uzun süredir tartışmalı bir konudur ve mevzuat bu konuda birden fazla kez değişmiştir. Son durumun bilinmemesi, doğrudan görev yönünden ret riski doğurur.

KonuDayanakHüküm
Kısıtlılık ve takvim2942 SK ek m.1Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır
İdarenin yükümlülüğü2942 SK ek m.1Bu taşınmazlar bütçe imkânları dâhilinde ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır ya da yaptırılır
İptal edilen cümlenin kaynağı7421 SKBedele ilişkin davaların adli yargıda görüleceğine dair cümle, 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun’la maddeye eklenmiştir
İptal kararıAYM E.2024/135, K.2025/20Anayasa Mahkemesi, 16/1/2025 tarihli kararıyla bu cümlenin iptaline karar vermiştir
YayımAYM kararıKarar 30 Nisan 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır
YürürlükAYM kararıİptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüştür
Kararın kapsamıAYM kararıKararda davanın hangi yargı yerinde görüleceğine ilişkin bir belirleme yapılmamış; bu husus kanun koyucunun düzenlemesine bırakılmıştır
Önceki iptalAYM E.2016/181, K.2018/111Aynı maddenin bazı fıkraları daha önce 20/12/2018 tarihli kararla iptal edilmiştir

Öncelikle neyin ayakta kaldığı netleştirilmelidir. Maddenin takvim kuran ilk cümlesi yürürlüktedir: uygulama imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıl içinde imar programı veya imar uygulaması yapılması, taşınmazın kamulaştırılması ya da kısıtlılığı kaldıracak plan değişikliği yapılması gerekir. İdarenin bu yükümlülüğü ve beş yıllık sürenin başlangıcı değişmemiştir. İptal edilen, sürenin dolmasının sonucunu düzenleyen ve yargı kolunu belirleyen cümledir. Kısıtlılığın tazminat boyutu için hukuki el atma ve imar kısıtlılığı incelenmelidir.

Maddenin geçirdiği aşamalar birlikte okunduğunda tablo netleşir. Madde 2016 yılında eklenmiş, bazı fıkraları 2018 yılında iptal edilmiş, ardından 2022 yılında yapılan değişiklikle bedele ilişkin davaların adli yargıda görüleceğine dair cümle eklenmiştir. Anayasa Mahkemesi 2025 yılında bu cümleyi de iptal etmiştir. Dolayısıyla 2022 ile 2025 arasındaki metne dayanan kaynaklar ve örnek dilekçeler bugün için güncel değildir.

Yürürlük tarihi ayrıca gözetilmelidir; çünkü iptal hükmü hemen değil, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecek şekilde ertelenmiştir. Karar 30 Nisan 2025 tarihinde yayımlandığından, iptalin yürürlüğe girdiği tarih bu tarihe dokuz ay eklenerek bulunur. Bu ayrım, hangi dosyada hangi metnin esas alınacağının belirlenmesinde önem taşır ve dilekçede tarih sırasıyla gösterilmesi yerinde olur.

Son olarak kararın kapsamı bakımından açık olmak gerekir. Anayasa Mahkemesi, iptal ettiği cümlenin yerine hangi yargı kolunun görevli olacağına ilişkin bir belirleme yapmamış; bu hususu kanun koyucunun düzenlemesine bırakmıştır. Bunun pratik sonucu, bedele ilişkin davalarda görevli yargı kolunun kanunda açık bir hükümle gösterilmemiş olmasıdır. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re’sen gözetilir ve yanlış kolda açılan dava görev yönünden reddedilir. Bu nedenle dava açılmadan önce güncel yargı kararlarının ve varsa yeni bir yasal düzenlemenin kontrol edilmesi zorunludur. Buna karşılık kısıtlılığın kaldırılmasına, programa alınmaya veya plan değişikliğine ilişkin taleplerin reddine karşı açılacak davalarda idari yargının görevli olduğu tartışmasızdır; bu iki hattın karıştırılmaması gerekir. Fiilî el atma hâliyle karşılaştırma için kamulaştırmasız el atma davası, idari başvuru usulü için belediye işlemlerine karşı dava incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İmar programı nedir?

Belediyelerin, imar planını uygulamak üzere hazırladığı beş yıllık programdır. İmar Kanunu m.10’a göre imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç üç ay içinde hazırlanır ve belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir.

İmar programı kaç yıllıktır?

Beş yıllıktır. Program sınırları içinde kalan ve kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş yerler, ilgili kamu kuruluşlarınca bu program süresi içinde kamulaştırılır.

Belediye imar programını ne zaman hazırlamak zorundadır?

İmar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç üç ay içinde. Bu süre kanunda emredici biçimde düzenlenmiştir.

Taşınmazım programa alınmazsa ne yapabilirim?

İdareye programa alınma veya kamulaştırma talebiyle yazılı başvurabilir, kısıtlılığın kaldırılması için plan değişikliği isteyebilir, şartları varsa muvakkat yapı izni talep edebilir ve beş yıllık süre dolmuşsa bedele ilişkin dava açabilirsiniz.

Beş yıl geçtiği hâlde kamulaştırma yapılmazsa ne olur?

2942 sayılı Kanun ek m.1 uyarınca, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içinde imar programı veya imar uygulaması yapılmaz, kamulaştırma gerçekleştirilmez veya kısıtlılığı kaldıracak plan değişikliği yapılmazsa, malikler mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin dava açabilir. Bu davaların adli yargıda görüleceğini öngören cümle Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiğinden, görevli yargı kolu dava açılmadan önce güncel duruma göre belirlenmelidir.

Beş yıllık süre ne zaman başlar?

Uygulama imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren işler. Nazım imar planının bulunması tek başına bu süreyi başlatmaz.

Bedel davası hangi mahkemede açılır?

Bedele ilişkin davaların adli yargıda görüleceğini öngören cümle Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiştir; bu nedenle görevli yargı kolu dava açılmadan önce güncel duruma göre belirlenmelidir. Kısıtlılığın kaldırılması veya plan değişikliği talebinin reddine karşı açılacak davalar ise idari yargıda görülür.

İmar Kanunu m.13 iptal edildi mi, artık inşaat yapabilir miyim?

Maddenin bir kısım fıkraları Anayasa Mahkemesinin 29/12/1999 tarihli, E.1999/33, K.1999/51 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Ancak bu iptal yapılaşma izni verileceği anlamına gelmez; imar planlarının buyurucu özelliği karşısında inşaat izni başvurularının idarelerce kabul görmeme ihtimali yüksektir.

Programa alınmamış yerde geçici yapı yapılabilir mi?

İmar Kanunu m.33, imar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dâhil olmayan yerlerde, belirli şartlarla ve malikin isteği üzerine encümen veya il idare kurulu kararıyla muvakkat inşaat veya tesisata izin verilmesini öngörür.

Parselasyon yapılmazsa idarenin sorumluluğu var mı?

Evet. 7181 sayılı Kanunla eklenen fıkraya göre belediye veya valiliğin parselasyon planlarını imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır; parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.

Cephe hattı gerisinde kalan arsam için ne yapabilirim?

İmar Kanunu m.12’ye göre arsanın cephe hattı gerisinde kalan kısmı uygun bina inşaatına yetmiyorsa ve m.10’daki süreler içinde m.18 hükümleri uygulanmadıysa, mal sahibinin yazılı müracaatı üzerine arsanın tamamı ilgili idarelerce kamulaştırılır.

Fiili el atma ile hukuki el atma arasındaki fark nedir?

Fiili el atmada idare taşınmaza fiilen girmiş ve kullanmaya başlamıştır. Hukuki el atmada ise idare taşınmaza girmemiş, ancak imar planıyla getirdiği fonksiyon mülkiyetin kullanılmasını engellemiştir. İkisinin dayanağı ve dava türü farklıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Süreler hak düşürücü olabilir ve yargı kolu seçimi sonucu doğrudan etkiler; dosyanız için mutlaka güncel mevzuat ile planınızın onay ve kesinleşme tarihleri esas alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk