📜 Dayanak Mevzuat
- 3194 sayılı İmar Kanunu m.6 — Plan kademeleri ve her planın bir üst kademeye uygunluğu
- 3194 sayılı İmar Kanunu m.8/1-(d) — Alt kademe planların üst kademeye uydurulması, bir yıllık ve altı aylık süreler
- Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m.4 — Plan türlerinin tanımları ve ölçekleri
- Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m.6 — Planlama kademeleri ve kademeli birliktelik ilkesi
- Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m.7 — Genel planlama esasları
- Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m.21/2 — Nazım imar planı kesinleşmeden uygulama imar planı onaylanamaz
- Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m.24 — Yapılaşma koşullarının uygulama imar planında belirlenmesi
- Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m.32/1 — Uygulama imar planı kesinleşmeden imar uygulaması yapılamaz
⚡ Net Cevap: Mekânsal planlar dört kademeden oluşur: mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olmak zorundadır. Nazım imar planı arazinin genel kullanış biçimini ve yoğunluğunu gösterir; emsal, TAKS, kat adedi ve çekme mesafesi gibi yapılaşma koşulları ise uygulama imar planında belirlenir. Nazım imar planı kesinleşmeden uygulama imar planı onaylanamaz, uygulama imar planı kesinleşmeden de imar uygulaması yapılamaz.
Taşınmaz sahiplerinin en sık düştüğü yanılgı şudur: “Nazım imar planında konut alanında görünüyor, o hâlde inşaat yapabilirim.” Bu doğru değildir ve pahalı bir hatadır. Arsanın hangi planla ne kazandığını anlamak için plan kademelenmesini bilmek gerekir.
Bu yazıda dört planlama kademesinin ne olduğu, hangisinin ne verdiği, aralarındaki hiyerarşinin hukuki sonuçları ve alt-üst kademe uyumsuzluğunun ruhsat süreçlerini nasıl kilitlediği ele alınmaktadır.
Dört Kademe: Sıralama ve Ölçekler
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m.6, planlama kademelerini üst kademeden alt kademeye doğru sıralar:
- Mekânsal strateji planı — Ülke kalkınma politikaları ve bölgesel gelişme stratejilerini mekânsal düzeyde ilişkilendirir. 1/250.000, 1/500.000 veya daha üst ölçekte, şematik ve grafik dille hazırlanır. Ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde yapılabilir.
- Çevre düzeni planı — Orman, akarsu, göl, tarım arazileri gibi temel coğrafi verileri gösteren, sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen plandır. 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekte, bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanır.
- Nazım imar planı — Arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, altyapı alanlarını ve ulaşım sistemlerini gösterir. 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte hazırlanır.
- Uygulama imar planı — Yapı adalarını, yapı nizamını, bina yüksekliğini, TAKS ve KAKS değerlerini, yapı yaklaşma mesafelerini, kademe hattını, yolları ve altyapı alanlarını ayrıntısıyla gösterir. 1/1.000 ölçekte hazırlanır.
Ölçek küçüldükçe ayrıntı artar. 1/100.000’lik bir çevre düzeni planında parseliniz görünmez bile; 1/1.000’lik uygulama imar planında ise parselin sınırı, cephesi ve üzerine yapılabilecek binanın konumu bellidir.
Kademeli Birliktelik İlkesi
Yönetmelik m.6/2 kuralı açıkça koyar: her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporuyla bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. İmar Kanunu m.6 da aynı kuralı tekrarlar: her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır.
Bu ilkeden çıkan dört pratik kural, Yönetmelik m.7’de sayılmıştır:
- Üst kademe planlar, alt kademedeki planlara hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen planlardır.
- Mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve nazım imar planları üzerinden ölçü alınarak uygulama yapılamaz.
- Planlar, diğer kademedeki planların büyütülmesi veya küçültülmesi yoluyla elde edilemez.
- Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur.
İkinci kural özellikle önemlidir. Bir müteahhidin 1/5.000’lik paftadan cetvelle ölçüp “burası şu kadar metre” demesi hukuken geçersizdir. Ölçü, yalnızca uygulama imar planından alınır.
Nazım İmar Planı: Ne Verir, Ne Vermez
Verir: parselin hangi genel kullanım bölgesinde kaldığını (konut, ticaret, sanayi, yeşil alan, donatı), bölgenin öngörülen nüfus yoğunluğunu, ana ulaşım sistemini ve kentsel-sosyal-teknik altyapı alanlarının genel yerleşimini.
Vermez: emsal (KAKS), TAKS, kat adedi, bina yüksekliği, çekme mesafesi, yapı nizamı. Yönetmelik m.23/1 bunu açıkça söyler: nazım imar planında, karar düzeyi ve içerikleri bakımından uygulama imar planındaki detay kararların alınmaması esastır; uygulamaya dönük kararlar uygulama imar planlarında belirlenir.
Bunun sonucu şudur: nazım imar planı tek başına yapılaşma hakkı doğurmaz ve ruhsat alınmasına yetmez. Nazım planda konut alanında görünen bir parselde uygulama imar planı yoksa, imar durumu belgesi de düzenlenmez.
Büyükşehirlerde ek bir incelik vardır. İmar Kanunu m.6, büyükşehirlerde 1/25.000 ölçekli nazım imar planının yapılmış olmasının, gerekli görülen bölgelerde 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmasına engel teşkil etmediğini belirtir. Danıştay uygulamasında, büyükşehirlerde 1/25.000 ölçekli nazım planın varlığı uygulama imar planı yapılabilmesi için tek başına yeterli görülmemiş; 1/5.000 ölçekli nazım imar planının da yapılması gerektiği kabul edilmiştir (Danıştay 6. Dairesi, E.2012/915, K.2013/8099, 9/12/2013).
Parseliniz hangi kademede, hangi hakkı taşıyor?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Uygulama İmar Planı: Yapılaşma Hakkını Veren Plan
Uygulama imar planı, hiyerarşinin en altındaki ve malik açısından en somut kademesidir. Yönetmelik m.24/4, uygulama imar planlarında yapılaşma koşullarına ilişkin olarak ayrık, bitişik, blok yapı nizamı ile TAKS, KAKS, emsal, bina yüksekliği ve yapı yaklaşma mesafelerinin belirleneceğini düzenler. Bu kavramların ayrıntısı için TAKS, KAKS ve çekme mesafesi yazımıza bakılabilir.
İki hüküm, uygulama imar planının kilit konumunu belirler:
- Yönetmelik m.21/2: Nazım imar planı kesinleşmeden uygulama imar planı onaylanamaz. Ancak onay yetkisinin aynı idarede bulunması hâlinde nazım ve uygulama imar planları eş zamanlı olarak onaylanabilir.
- Yönetmelik m.32/1: Planlar idarelerin karar mercilerince onaylanarak yürürlüğe girer; ancak uygulama imar planı kesinleşmeden imar uygulaması yapılamaz.
İkinci hüküm, parselasyon işlemlerinin hukuka uygunluk denetiminde sık kullanılan bir dayanaktır: uygulama imar planı kesinleşmeden yapılan 18. madde uygulaması sakattır.
Uygulama imar planı, nazım plana bağlı olmakla birlikte belirli bir esnekliğe sahiptir. Yönetmelik m.24/2, nazım imar planında gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konum ve büyüklüklerinin; toplam standartların altına düşülmemek, nazım planın ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartıyla uygulama imar planında değiştirilebileceğini öngörür. Ayrıca m.24/3 uyarınca çocuk bahçesi, cep otoparkı, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi küçük alan gerektiren fonksiyonların uygulama planında ayrılması nazım plana aykırılık teşkil etmez.
Çevre Düzeni Planı ve Mekânsal Strateji Planı
Bu iki üst kademe plan, taşınmaz sahibinin günlük hayatında görünmez ama kritik anlarda karşısına çıkar.
Çevre düzeni planı, bir bölgenin, havzanın veya en az bir ilin bütününde hazırlanır. Bir alanın tarım, orman, turizm veya sanayi olarak belirlenmesi bu kademede kararlaştırılır. Yönetmelik m.32/3’e göre çevre düzeni planlarının kesinleşmeyen kısımlarını kapsayan imar planları onaylanmaz. Ayrıca m.6/4 uyarınca il bütününde yapılan çevre düzeni planları, yürürlükteki bölge veya havza düzeyindeki çevre düzeni planının genel kararlarına aykırı olamaz.
Mekânsal strateji planı, ülke bütününde veya Bakanlıkça belirlenen havza ya da bölgeler düzeyinde hazırlanır; kalkınma planı ve bölgesel gelişme stratejileriyle mekânsal kararlar arasında köprü kurar.
Bir geçiş hükmü de bilinmelidir: Yönetmeliğin geçici m.2’si uyarınca yürürlükteki 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları, üst ölçekli çevre düzeni planı veya nazım imar planı plan türüne dönüştürülür. Eski tarihli belgelerde “1/25.000 çevre düzeni planı” ifadesiyle karşılaşıldığında bu dönüşüm göz önünde tutulmalıdır.
Kademelenmede Yer Almayan Planlar
Bazı planlar hiyerarşinin içinde değildir ama imar planlarını etkiler. Yönetmelik bunları ayrıca düzenler:
- Bütünleşik kıyı alanları planı (m.6/6): kademelenmede yer almaz, kıyı ve etkileşim alanına özgü stratejik yaklaşımla hazırlanır ve imar planlarını yönlendirir. 1/25.000 veya 1/50.000 ölçektedir.
- Uzun devreli gelişme planı, ulaşım ana planı ve diğer özel amaçlı planlar (m.6/7): kademelenmede yer almaz; planlara girdi sağlar ve imar planı kararlarına veri oluşturur.
- Koruma amaçlı imar planı: 2863 sayılı Kanun uyarınca hazırlanan nazım ve uygulama imar planıdır. Sit alanlarındaki yapılaşma için sit alanında yapılaşma yazımıza bakılabilir.
“Mevzi İmar Planı” Bugün Var mı?
Uygulamada ve ilanlarda hâlâ sık kullanılan bir terimdir. Hukuken durumu şudur: mevzi imar planı, yürürlükteki Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde tanımlanmamıştır. Terimin tanımı, bu Yönetmelikle yürürlükten kaldırılan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik’te yer alıyordu.
Bugünkü mevzuatta karşılığı olan kavramlar Yönetmelik m.25’te düzenlenmiştir:
- İmar planı revizyonu: planın ihtiyaca cevap vermediği veya uygulanmasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğun sağlanması amacıyla, planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesidir.
- İlave imar planı: mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde yapılan plandır.
- Plan değişikliği: plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayalı değişikliktir. Ölçütleri için plan değişikliği kriterleri yazımıza bakılabilir.
Pratik sonuç: bir arsa ilanında “mevzi imar planı var” ifadesi görüldüğünde, planın hangi kademede, hangi tarihte, hangi idarece onaylandığı ve kesinleşip kesinleşmediği ayrıca sorulmalıdır. Terimin kendisi bir güvence değildir.
Alt-Üst Kademe Uyumsuzluğu: Bir Yıl, Altı Ay, On Sekiz Ay
Hiyerarşinin en çok mağduriyet doğuran yanı budur. Üst kademe plan değişir ama alt kademe plan güncellenmezse ne olur?
İmar Kanunu m.8/1-(d) süreleri belirler: alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hâle getirilmesi zorunludur. Aksi hâlde üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hâle getirir ve resen onaylar. Bu süre içinde ruhsat işlemleri, yürürlükte olan uygulama imar planına göre gerçekleştirilir.
İmar yönetmeliği tarafındaki karşılığı daha da nettir: uyumsuzluğun giderilmesine ilişkin on sekiz aylık süre içindeki yeni yapı ruhsatı başvuruları yürürlükte olan uygulama imar planına göre sonuçlandırılır. Bu sürenin dolduğu tarihe kadar alt ve üst kademe planlar uyumlu hâle getirilmemişse, planlar uyumlu hâle getirilinceye kadar o alanlarda yeni yapı ruhsatı düzenlenmez. Mahkemelerce yürürlüğü durdurulan planlarda, yürürlüğün durdurulduğu süre bu sürelere ilave edilir.
Bu hüküm, idarenin ihmali yüzünden malikin yapılaşma hakkının fiilen dondurulması sonucunu doğurur. Ruhsat başvurusu bu gerekçeyle reddedilen malik, ret işlemine karşı idare mahkemesinde dava açabilir; idarenin bir yıllık yükümlülüğünü yerine getirmediğini ortaya koymak davanın omurgasını oluşturur.
Hiyerarşinin Dava Sonucu
Plan kademelenmesinin en önemli hukuki sonucu şudur: alt ölçekli plan, üst ölçekli planın uygulama işlemi sayılır (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E.2021/258, K.2021/1204, 9/6/2021).
Bunun anlamı, İYUK m.7/4 ile birleştiğinde şudur: nazım imar planına dava süresini kaçırmış olan malik, o nazım plana dayanılarak yapılan uygulama imar planı yürürlüğe girdiğinde, uygulama imar planıyla birlikte nazım imar planına da dava açabilir. Dava dilekçesinde her iki plan da ayrı ayrı gösterilmelidir.
Aynı mantık aşağıya doğru da işler: uygulama imar planına dava süresi geçmişse, plana dayanılarak yapılan parselasyon, düzenlenen imar durumu belgesi veya verilen yapı ruhsatı üzerine plana yeniden dava açılabilir. Askı süreleri ve dava takvimi için imar planı askı ilanı ve itiraz yazımıza bakılabilir.
Bu imkânın sınırı, 7221 sayılı Kanunla getirilen ve kesinleşen planlara karşı her hâlde beş yıl içinde dava açılabileceğini öngören hükümdür.
Sık Yapılan Hatalar
- Nazım plana güvenip arsa almak. Nazım imar planı yapılaşma hakkı vermez; uygulama imar planı yoksa ruhsat da yoktur.
- Nazım plandan ölçü almak. Mevzuat, nazım imar planı üzerinden ölçü alınarak uygulama yapılmasını açıkça yasaklar.
- Planı büyütüp küçültmek. Bir kademedeki plan, diğerinin ölçek değiştirilmiş hâli değildir; ayrı ayrı hazırlanır.
- Yalnızca alt kademe plana dava açmak. Sakatlık üst kademe plandan geliyorsa, ikisine birlikte dava açılması gerekebilir.
- “Mevzi imar planı var” ifadesine güvenmek. Terim yürürlükteki yönetmelikte tanımlı değildir; planın kademesi, tarihi ve kesinleşme durumu sorulmalıdır.
- Uyumsuzluk döneminde ruhsat beklemek. On sekiz aylık süre dolduğu hâlde uyum sağlanmamışsa yeni ruhsat düzenlenmez; bu bir gecikme değil, kilitlenmedir.
- Uygulama planı kesinleşmeden imar uygulaması yapıldığını fark etmemek. Bu, parselasyon işleminin iptali için başlı başına bir sebeptir.
Adım Adım Süreç
- Parselin bulunduğu kademeleri çıkarın — Çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planının varlığını, onay tarihlerini ve kesinleşme durumlarını ayrı ayrı sorun.
- Uygulama imar planı var mı, kontrol edin — Yapılaşma hakkını veren kademe budur; yoksa ruhsat süreci başlamaz.
- Yapılaşma koşullarını uygulama planından okuyun — Emsal, TAKS, kat adedi ve çekme mesafesi yalnızca bu kademede belirlenir.
- Plan notlarını her kademe için isteyin — Planlar pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür.
- Kademeler arası uyumu sorgulayın — Üst kademe plan yenilenmiş ve alt kademe güncellenmemişse ruhsat kilidi doğabilir.
- Askı ve dava takvimini her kademe için ayrı tutun — Her plan kendi askı sürecine ve kendi dava süresine tabidir.
- Dava açarken kademeyi doğru kurgulayın — Sakatlığın kaynağı hangi kademedeyse, o plan da dilekçede gösterilmelidir.
Plan kademeleri arasında sıkıştıysanız süre işliyor
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Konular ve Kaynaklar
Plan, askı ve dava
- İmar Planı Değişikliği Talebi ve Dava Dilekçesi Örneği (İmar m.8/b)
- Değer Artış Payına İtiraz ve İptal Dava Dilekçesi (İmar Ek m.8)
- Büyükşehir ve İlçe Belediyesinin İmar Yetkisi (5216 m.7): Kim Neyi Onaylar?
- İmar Programı (İmar Kanunu m.10): Beş Yıllık Süre, Kısıtlılık ve Malikin Hakları
- İmar Hukukunda Kazanılmış Hak (Müktesep Hak): Plan Değişince Ruhsat Ne Olur?
- Plan Notları: İmar Planının Bağlayıcı Hükümleri, Sınırları ve İptali
- İmar Hukuku Rehberi: Yapı Ruhsatı, Yıkım Kararı, Parselasyon ve İmar Davaları
- İmar Planı Askı İlanı ve İtiraz (3194 m.8/b): Otuz Gün ve Dava Süresi
- İmar Durumu Belgesi (İmar Çapı): Nasıl Alınır, Nasıl Okunur?
- İmar Planı İptal Davası — 3194 Sayılı Kanun m.8 ve İYUK m.27
- İmar Planına Kimler Dava Açabilir? Menfaat İlgisi ve Denetim Ölçütleri
- İmar Planı Değişikliği Kriterleri: 1000 m² Ada ve 500 Metre Kuralı
Plan uygulaması ve yapılaşma
- Parselasyon (İmar Kanunu m.18) ve Düzenleme Ortaklık Payı
- TAKS, KAKS (Emsal) ve Çekme Mesafesi
- Yapı Ruhsatı (İmar Kanunu m.21, 26-27, 29)
- Zemin Etüdü Zorunluluğu: Plana Esas ve Parsel Bazlı Etüt
- İfraz, Tevhid ve Yola Terk (m.15-16)
Özel rejim alanları ve kısıtlama
Kademeli Planlarda Yürütmenin Durdurulması: Hangi Plana, Ne Zaman?
Plan kademelenmesinde iptal kararının etkisi kadar önemli olan bir konu, karar çıkana kadar geçen sürede ne olacağıdır. Üst kademe planın hukuka aykırılığı ileri sürülse dahi, dava süresince alt kademe işlemler tesis edilmeye ve ruhsatlar düzenlenmeye devam eder. Bu boşluğu dolduran kurum yürütmenin durdurulmasıdır.
| Konu | Dayanak | Hüküm |
|---|---|---|
| Davanın işleme etkisi | 2577 SK m.27 | Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz |
| İki şartın birlikte aranması | 2577 SK m.27 | İdari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir |
| Gerekçe zorunluluğu | 2577 SK m.27 | Yürütmenin durdurulması kararlarında bu şartların gerçekleştiğini gösteren gerekçelerin belirtilmesi zorunludur |
| Teminat | 2577 SK m.27 | Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir |
| Usul kolaylıkları | 2577 SK m.27 | Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16. maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir |
| İtiraz | 2577 SK m.27 | Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir |
| Kararın icrası | 2577 SK m.28 | İdare, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye mecburdur; bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez |
| Düzenleyici işlemde dava | 2577 SK m.7 | İlanı gereken düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler |
Kademelenme, yürütmenin durdurulması isteminin hangi işleme yöneltileceği sorusunu doğurur. Üst kademe plana karşı dava açılmışsa ve bu plan hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilmemişse, plan yürürlüğünü sürdürür ve ona dayanılarak alt kademe plan onaylanabilir, parselasyon yapılabilir, ruhsat düzenlenebilir. Bunun sonucu, dava kazanıldığında geriye dönüşü güç bir fiilî durumun oluşmasıdır. Bu nedenle plan hiyerarşisine dayanan davalarda yürütmenin durdurulması istemi biçimsel bir ek talep değil, davanın asıl amacına ulaşmasını sağlayan araçtır. Plan davasının genel çerçevesi için imar planı iptal davası incelenmelidir.
Yirmi yedinci maddedeki iki şartın birlikte gerçekleşmesi arandığından, dilekçede her iki şart da ayrı ayrı gerekçelendirilmelidir. Kademelenme davalarında açık hukuka aykırılık iddiası genellikle alt kademe planın üst kademe plana uygun olmamasına dayandırılır; bu iddia ölçek, fonksiyon ve yoğunluk karşılaştırmasıyla somutlaştırılmalıdır. Telafisi güç veya imkânsız zarar şartı bakımından ise beklenen zararın ne olduğu gösterilmelidir: plana dayanılarak ruhsat düzenlenmesi, inşaata başlanması veya parselasyon uygulanması hâlinde eski duruma dönülmesinin güçleşeceği, dosyadaki somut verilerle ortaya konmalıdır. Aynı madde, kararlarda bu şartların gerçekleştiğini gösteren gerekçelerin belirtilmesini zorunlu tutar; dolayısıyla talebin de aynı düzeyde gerekçelendirilmesi beklenir.
Maddedeki iki usul imkânı da kademeli plan davalarında özellikle işe yarar. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda cevap süreleri kısaltılabilir ve tebliğin memur eliyle yapılmasına karar verilebilir. Alt kademe işlemlerin hızla tesis edildiği dosyalarda bu taleplerin dilekçede açıkça ileri sürülmesi, kararın zamanında alınabilmesi bakımından belirleyici olabilir. Teminat konusunda ise kural teminat karşılığında karar verilmesi olmakla birlikte, durumun gereklerine göre teminat aranmayabileceği de aynı maddede belirtilmiştir; bu nedenle teminat aranmaması yönündeki istem de gerekçesiyle birlikte sunulmalıdır.
Karar alındıktan sonraki aşama ise ayrı bir takip gerektirir. Yirmi sekizinci madde, idareyi kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye mecbur tutar ve bu sürenin kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceğini belirtir. Üst kademe plan hakkında verilen yürütmenin durdurulması kararı, ona dayanılarak tesis edilmiş alt kademe işlemler bakımından idarenin harekete geçmesini gerektirir. Bu nedenle karar alındığında yapılacak iş beklemek değil, kararın tebliğ tarihini takip etmek ve otuz günlük sürenin sonunda gereğinin yerine getirilmesini yazılı olarak istemektir. İtiraz yolu bakımından ise yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde ve bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebileceği unutulmamalıdır. Askı ve itiraz usulü için imar planı askı ilanı ve itiraz, plan notlarının bağlayıcılığı için plan notları incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Plan kademeleri nelerdir?
Üst kademeden alt kademeye doğru mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planıdır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır.
Nazım imar planı ile uygulama imar planı arasındaki fark nedir?
Nazım imar planı arazinin genel kullanış biçimini, nüfus yoğunluğunu ve ana ulaşım sistemini gösterir. Emsal, TAKS, kat adedi, bina yüksekliği ve yapı yaklaşma mesafesi gibi yapılaşma koşulları ise uygulama imar planında belirlenir.
Nazım imar planı olan arsaya inşaat yapılabilir mi?
Kural olarak hayır. Nazım imar planı tek başına yapılaşma hakkı doğurmaz. Ruhsat için uygulama imar planının bulunması ve kesinleşmiş olması gerekir.
Plan ölçekleri nelerdir?
Mekânsal strateji planı 1/250.000, 1/500.000 veya daha üst ölçekte; çevre düzeni planı 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekte; nazım imar planı 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte; uygulama imar planı 1/1.000 ölçekte hazırlanır.
Nazım imar planından ölçü alınabilir mi?
Hayır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m.7, mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ile nazım imar planları üzerinden ölçü alınarak uygulama yapılamayacağını açıkça düzenler.
Nazım plan kesinleşmeden uygulama planı onaylanabilir mi?
Kural olarak hayır. Ancak onay yetkisinin aynı idarede bulunması hâlinde nazım ve uygulama imar planları eş zamanlı olarak onaylanabilir.
Uygulama imar planı kesinleşmeden parselasyon yapılabilir mi?
Hayır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m.32/1, uygulama imar planı kesinleşmeden imar uygulaması yapılamayacağını düzenler. Bu kural, parselasyon işlemlerinin iptali davalarında sık kullanılan bir dayanaktır.
Üst kademe plan değişirse alt kademe plan ne olur?
Alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece uygun hâle getirilmesi zorunludur. Aksi hâlde üst kademe planı onaylayan kurum en geç altı ay içinde resen onaylar.
Plan uyumsuzluğu ruhsatı nasıl etkiler?
Uyumsuzluğun giderilmesine ilişkin on sekiz aylık süre içindeki yeni yapı ruhsatı başvuruları yürürlükteki uygulama imar planına göre sonuçlandırılır. Bu sürenin sonunda planlar hâlâ uyumlu hâle getirilmemişse, uyum sağlanıncaya kadar o alanlarda yeni yapı ruhsatı düzenlenmez.
Mevzi imar planı nedir, hâlâ var mı?
Mevzi imar planı, yürürlükteki Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde tanımlanmamıştır; tanımı bu Yönetmelikle yürürlükten kaldırılan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik’te yer alıyordu. Bugünkü karşılıkları imar planı revizyonu, ilave imar planı ve plan değişikliğidir.
İlave imar planı ile revizyon arasındaki fark nedir?
İlave imar planı, mevcut plana bitişik ve onunla süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde yapılan yeni plandır. Revizyon ise mevcut planın tamamının veya ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesidir.
Nazım imar planına dava süresini kaçırdım, ne yapabilirim?
Alt ölçekli plan, üst ölçekli planın uygulama işlemi sayıldığından, nazım plana dayanılarak yapılan uygulama imar planı yürürlüğe girdiğinde uygulama planıyla birlikte nazım plana da dava açılabilir. Bu imkânın sınırı, kesinleşen planlara karşı her hâlde beş yıl içinde dava açılabileceğini öngören hükümdür.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. İdari dava süreleri hak düşürücüdür; somut dosyanız için mutlaka güncel mevzuat, plan onay ve kesinleşme tarihleri ile tebligat tarihiniz esas alınmalıdır.