📜 Dayanak Mevzuat
- 3194 sayılı İmar Kanunu m.29 — Ruhsat müddeti ve “başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır” kuralı
- 3194 sayılı İmar Kanunu m.32 — Ruhsata aykırılıkta mühürleme ve ruhsat iptali
- 2577 sayılı İYUK m.7/4 — Düzenleyici işlemin uygulama işlemiyle dava edilmesi
- 2577 sayılı İYUK m.12 — İptal istenmeksizin doğrudan tam yargı davası açılabilmesi
- Danıştay 6. Dairesi E.2002/6073, K.2004/3442 (2/6/2004) — Ruhsatın tek başına yeterli olmaması
- Danıştay 6. Dairesi E.2019/21505, K.2020/9124 (12/10/2020) — Kazanılmış hakkın tespitinde ölçütler
- Danıştay İDDK E.2012/477, K.2014/3990 (12/11/2014) — Plan iptalinin ruhsata etkisi
⚡ Net Cevap: İmar Kanunu m.29, “başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır” der. Danıştay bu kuralı dar yorumlar: yapı ruhsatının alınmış olması tek başına kazanılmış hak doğurmaz. Kazanılmış haktan söz edebilmek için ruhsatın yürürlükteki plana uygun alınmış olması, ruhsata dayanarak inşaata başlanmış ve belli bir seviyeye getirilmiş olması, ayrıca ilgilinin hatası, hilesi veya kusuru bulunmaması gerekir. Korunan şey çoğu zaman ruhsatın tamamı değil, yapının fiilen ulaştığı seviyedir.
Senaryo tanıdıktır. Ruhsat alınmış, temel atılmış, kalıp bağlanmıştır. Sonra belediye plan değişikliği yapar veya bir komşu plana dava açar ve mahkeme planı iptal eder. Yatırımcı, “benim ruhsatım var, kazanılmış hakkım var” der. İdare ise mühürlemeye gelir.
Bu yazıda imar hukukunda kazanılmış hakkın hangi şartlarda doğduğu, neyi koruduğu, plan değişikliği ile plan iptali arasındaki farkın sonuçları ve zarar doğduğunda izlenecek yol ele alınmaktadır.
Müktesep Hak Nedir: İmar Kanunu m.29
İmar Kanunu m.29, “Ruhsat müddeti” başlığını taşır ve şu düzeni kurar: yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu süre içinde yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır ve yeniden ruhsat alınması mecburidir.
Hemen ardından gelen cümle, tüm tartışmanın kaynağıdır: “Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır.”
Kanun bu kadarını söyler. Hangi hâllerde kazanılmış hakkın doğacağı, neyi kapsayacağı ve hangi seviyenin yeterli olduğu düzenlenmemiştir. Boşluğu yargı içtihadı doldurmuştur ve doldurma biçimi, malikin beklediğinden çok daha dardır.
Ruhsat Tek Başına Kazanılmış Hak Doğurur mu?
Hayır. Danıştay’ın yerleşik yaklaşımı şudur: imar planına uygun inşaat ruhsatı verildikten sonra imar planının değişmesi, ilgilisi için mutlak biçimde kazanılmış hak yaratmaz.
Ruhsat verilmesi, kazanılmış hakkın doğumu için tek başına yeterli sayılmamış; ruhsat verilmesinden sonraki fiilî durumun dikkate alınacağı belirtilmiştir (Danıştay 6. Dairesi, E.2002/6073, K.2004/3442, 2/6/2004).
Daha yeni bir kararda ölçütler ayrıntılandırılmıştır: kazanılmış hakların doğumunun saptanmasında yapı ruhsatı, yapı kullanma izni gibi işlemler ile inşaata başlanılmış olması, inşaatın tamamlanmış olup olmadığı, tamamlanmamışsa hangi seviyede bulunduğu ve bunların tarihleri belirleyici etkenlerdir (Danıştay 6. Dairesi, E.2019/21505, K.2020/9124, 12/10/2020).
Buradan çıkan sonuç pratikte serttir: dosyada ruhsat olması yetmez. Seviye tespiti ve tarih belgelenmelidir. Yapı denetim raporları, hakediş belgeleri, temel üstü vizesi tutanakları ve tarihli fotoğraflar bu nedenle dava dosyasının omurgasını oluşturur.
Kazanılmış Hakkın Dört Koşulu
Yargı kararlarından çıkan ölçütler dört başlıkta toplanabilir:
- Hukuka uygunluk. Ruhsat, verildiği tarihte yürürlükte olan imar planına, yönetmeliğe ve mevzuata uygun olmalıdır. Baştan hukuka aykırı bir ruhsat kazanılmış hak doğurmaz.
- İnşaata fiilen başlanmış olması. Ruhsatın alınıp dosyada beklemesi yeterli değildir.
- Belli bir seviyeye gelinmiş olması. Yapının malvarlığına dâhil olacak ölçüde ilerlemiş olması aranır.
- İyiniyet. İlgilinin hatası, hilesi veya kusuru bulunmamalıdır. Gerçeğe aykırı beyanla veya idareyle iş birliği içinde alınmış ruhsat korunmaz.
Dördüncü koşul çoğu zaman gözden kaçar. Ruhsatın hukuka aykırılığında yapı sahibinin payı varsa, seviye ne olursa olsun kazanılmış hak iddiası zayıflar.
Ruhsatınız varken plan mı değişti?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kapsam Tartışması: Fiilî Seviye mi, Yapının Tamamı mı?
Bu, içtihatta netleşmemiş ve dava sonucunu doğrudan belirleyen bir tartışmadır. İki yaklaşım vardır ve dosyanızın kaderi hangi yaklaşımın uygulandığına bağlıdır.
Birinci yaklaşım: fiilî seviye korunur. Bu görüşe göre kazanılmış hak, verildiği anda hukuka uygun olan inşaat izninin tamamı için değil; yürütmenin durdurulması veya iptal kararı verilinceye kadar binanın fiilen yapılan kısmı için kabul edilmelidir. Yani beş katlık ruhsatla iki kat yapılmışsa, korunan iki kattır; kalan üç kat için ruhsat dayanağını yitirir.
İkinci yaklaşım: dayanak kalmaz. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bir kararında daha sert bir sonuca varmıştır: yapı ruhsatına dayanak alınan imar planının hukuka aykırılığı saptanarak yargı yerince iptal edilmiş olması karşısında inşaat ruhsatının da dayanağı kalmaz ve hukuka aykırı ruhsata göre inşa edilen yapının tamamı bakımından hukuka aykırılık sonucu doğar (Danıştay İDDK, E.2012/477, K.2014/3990, 12/11/2014).
Uygulamada mahkemeler somut olayın özelliklerine göre bu iki yaklaşım arasında hareket etmektedir. Belirleyici olan unsurlar şunlardır: iptal kararının tarihi, o tarihteki inşaat seviyesi, idarenin mühürleme yapıp yapmadığı ve yapı sahibinin kusurunun bulunup bulunmadığı.
Pratik sonuç: kazanılmış hak savunması yapılacaksa, iptal veya yürütmeyi durdurma kararının tarihi ile o tarihteki seviye arasındaki ilişki tarih tarih kurulmalıdır. “Ruhsatım vardı” demek savunma değildir.
İki Ayrı Senaryo: İdarenin Değişikliği ve Yargının İptali
Bu iki durum sıkça karıştırılır ama hukuki sonuçları farklıdır.
Senaryo 1 — İdare planı değiştirdi. Ruhsat verildiği tarihte hukuka uygundu; sonradan idare plan değişikliği yaptı. Burada ruhsatın baştan sakatlığı yoktur. Danıştay’ın bu yöndeki bir uyuşmazlıkta vardığı sonuç şudur: düzenlendiği tarihteki imar planına uygun olan ruhsat uyarınca yapımına başlanan inşaatın ruhsatı iptal edilmemiş ve inşaat mühürlenerek durdurulmamışsa, ruhsat süresinin dolduğu tarihte geldiği aşama itibarıyla kazanılmış hakkın doğduğunu kabul etmek hakkaniyet gereğidir.
Bu tespitte kritik olan, idarenin hareketsiz kalmış olmasıdır. İdare plan değişikliğini yapıp ruhsatı iptal etmemiş ve inşaatı durdurmamışsa, sonradan gelip yapıyı kaçak sayamaz. Plan değişikliğinin ölçütleri için plan değişikliği kriterleri yazımıza bakılabilir.
Senaryo 2 — Mahkeme planı iptal etti. İptal kararları geçmişe etkilidir; planın hiç yapılmamış gibi sonuç doğurması esastır. Bu nedenle ruhsatın dayanağı geriye dönük olarak ortadan kalkar. Kazanılmış hak tartışması burada çok daha zorludur ve yukarıdaki iki yaklaşım arasındaki gerilim burada ortaya çıkar.
Yapı ruhsatına ve plana karşı dava yolları için imar planı iptal davası ve yapı ruhsatının iptali davası yazılarımıza bakılabilir.
Kazanılmış Hakkın Doğmadığı Hâller
Savunmanın nerede çöktüğünü bilmek, nerede tuttuğunu bilmek kadar önemlidir. Uygulamada kazanılmış hak iddiasının kabul görmediği tipik durumlar şunlardır:
- Ruhsat baştan hukuka aykırıysa. Yürürlükteki plana, plan notuna veya yönetmeliğe aykırı düzenlenmiş ruhsat, ne kadar ilerlemiş olursa olsun korunmaz.
- İnşaata hiç başlanmamışsa. Kanun “başlanmış inşaatlar” der. Ruhsat alınıp arsanın bekletilmesi kazanılmış hak doğurmaz.
- Yapı sahibinin kusuru varsa. Gerçeğe aykırı beyan, eksik proje, idareyle iş birliği veya bilinerek aykırı imalat, iyiniyet koşulunu ortadan kaldırır.
- Yürütmeyi durdurma kararından sonra devam edilmişse. Karar tarihinden sonraki imalat, kazanılmış hak kapsamına girmez; aksine yapı tatil tutanağı ve imar para cezası sonucunu doğurur.
- Ruhsat süresi dolmuş ve yenilenmemişse. Ruhsat hükümsüz hâle gelir; yeni ruhsat yeni plana göre düzenlenir.
- Ruhsata aykırı imalat yapılmışsa. Korunan, ruhsata uygun kısımdır. Aykırı imalat ayrı bir yaptırım rejimine tabidir.
- Kaçak yapıda. Ruhsatsız yapıda kazanılmış hak tartışması hiç açılmaz; süreç doğrudan yaptırım rejimine girer.
Bir ayrımı da netleştirmek gerekir: kazanılmış hak ile imar affı aynı şey değildir. Kazanılmış hak, hukuka uygun alınmış ruhsata dayanan ve inşaat seviyesiyle sınırlı bir korumadır. Yapı kayıt belgesi ise ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıya geçici bir statü tanır ve yapıyı imar mevzuatına uygun hâle getirmez. İkisinin karıştırılması, savunmanın en sık görülen zaafıdır.
Ruhsat Süresi ve Yenileme: m.29’un Diğer Yüzü
Kazanılmış hak tartışmasının çoğu, ruhsat süresinin yönetilememesinden doğar. m.29’un takvimi şudur:
- İki yıl: ruhsat tarihinden itibaren yapıya başlama süresi.
- Beş yıl: başlama müddetiyle birlikte yapının bitirilmesi süresi.
- Süre dolarsa: ruhsat hükümsüz sayılır ve yeniden ruhsat alınması mecburidir.
İmar yönetmeliğinde tamamlayıcı kurallar vardır. İlk ruhsat düzenlendiği tarihten sonra hangi amaçla olursa olsun yapılan her ruhsat işlemi ile beş yıllık süre yeniden başlar. Ayrıca yapı ruhsatı alındıktan sonra mahkemelerce, Bakanlıkça veya ilgili idarelerce durdurulan yapılarda durdurma süresi ruhsat süresine ilave edilir.
Bu son kural, plan iptali nedeniyle inşaatı duran yatırımcı için önemlidir: yargı süreci boyunca geçen zaman, beş yıllık süreyi tüketmez.
Bir başka koruyucu hüküm de şudur: ruhsat ve eklerine uygun olarak tamamlanmasına rağmen ruhsat süresi içinde yapı kullanma izni düzenlenmemesi nedeniyle ruhsatı hükümsüz hâle gelen yapılara, denetimi yapan fenni mesuller veya yapı denetim kuruluşlarınca rapor hazırlanmak ve idarece dosyasında ve yerinde inceleme yapılmak koşuluyla, yeniden ruhsat düzenlenmeksizin yapı kullanma izin belgesi verilir. İskân süreci için yapı kullanma izin belgesi yazımıza bakılabilir.
Ruhsat süresi ve istisnaların tamamı için yapı ruhsatı (m.21, 26-27, 29) yazımız yol gösterir.
Mevcut Yapılar ve Plan Değişikliği
Plan değişikliğinin mevcut yapılara etkisi ayrı bir başlıktır. İmar yönetmeliği, uygulama imar planında mevcut yapılarla ilgili özel bir hüküm bulunması hâlinde uygulamaların plan hükümlerine göre yapılacağını belirtir. Buna karşılık mevcut yapılarla ilgili özel bir hüküm getirilmeden imar planı değişikliği yapılan alanda kalan yapılar, ilk ruhsat alındığı tarihteki plan hükümleri dikkate alınmak suretiyle değerlendirilir.
Bu, kanundaki müktesep hak kuralının yönetmelik düzeyindeki yansımasıdır ve tadilat, ilave veya yenileme başvurularında sık kullanılır. Ancak dikkat: hüküm, plan değişikliğinde mevcut yapılar için özel bir düzenleme yapılmamış olması şartına bağlıdır. Plan notunda mevcut yapılara ilişkin bir hüküm varsa o uygulanır. Plan notlarının bağlayıcılığı için plan notları yazımıza bakılabilir.
Zarar Doğduysa: Tam Yargı Davası
Kazanılmış hak korunmadıysa, tartışma tazminata döner. Burada üç nokta önemlidir.
İptal davası açılmış olması şart değildir. İYUK m.12 uyarınca ilgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla işlemin iptalini istemeksizin doğrudan doğruya tam yargı davası açabilirler. İptal davasının reddedilmiş olması da idarenin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Zararın kalemleri belgelendirilmelidir. Proje ve müellif bedelleri, harçlar, yapı denetim ödemeleri, imalat maliyeti, finansman gideri, sözleşmesel yükümlülükler ve iş makinesi bekleme maliyetleri ayrı ayrı ortaya konur.
Kusur tartışılır. İdare, hukuka aykırı planı yapan ve ona dayanarak ruhsat düzenleyen taraftır. Yapı sahibinin kusuru yoksa hizmet kusuru gündeme gelir. Yapı sahibinin de kusuru varsa müterafik kusur indirimi yapılabilir.
Süre bakımından iki nokta gözden kaçar. Birincisi, tam yargı davasının süresi zararın öğrenildiği tarihe göre hesaplanır; iptal davası devam ederken zarar henüz kesinleşmemiş olabilir. İkincisi, iptal kararı üzerine idareye başvurup zararın tazminini istemek ve ret üzerine dava açmak da mümkündür. Bu iki yoldan hangisinin izleneceği, iptal kararının tebliğ tarihi ile zararın somutlaştığı tarih arasındaki ilişkiye göre belirlenir.
Ayrıca planın taşınmazı kamu alanında bırakması ve yıllarca kamulaştırılmaması hâlinde ayrı bir yol daha vardır: hukuki el atma.
Sık Yapılan Hatalar
- Ruhsatı tek başına güvence saymak. Danıştay ruhsatın tek başına kazanılmış hak doğurmadığını istikrarlı biçimde kabul eder.
- Seviye tespitini belgelememek. İptal veya yürütmeyi durdurma kararı tarihindeki inşaat seviyesi ispatlanamazsa savunma dayanaksız kalır.
- Mühürleme yapılmamasını önemsememek. İdarenin ruhsatı iptal etmemiş ve inşaatı durdurmamış olması, lehe bir olgudur ve dilekçede vurgulanmalıdır.
- Plan değişikliği ile plan iptalini aynı saymak. Sonuçları farklıdır; savunma da farklı kurulur.
- Durdurma süresini ruhsat süresinden düşmek. Mahkemece veya idarece durdurulan yapılarda durdurma süresi ruhsat süresine eklenir.
- Ruhsat yenilemeyi geciktirmek. Süre dolduğunda ruhsat hükümsüz sayılır; yeni ruhsat, yeni plana göre düzenlenir ve kazanılmış hak tartışması ağırlaşır.
- Yalnızca iptal davasına odaklanmak. Zarar doğmuşsa tam yargı davası ayrıca ve doğrudan açılabilir.
Adım Adım Süreç
- Ruhsatın hukuka uygunluğunu tespit edin — Ruhsat tarihinde yürürlükte olan planı, plan notlarını ve yönetmeliği dosyaya koyun.
- İnşaat seviyesini tarihlendirin — Yapı denetim raporları, temel üstü vizesi, hakediş ve tarihli fotoğraflarla seviyeyi belgeleyin.
- Kritik tarihi belirleyin — Yürütmeyi durdurma veya iptal kararının tarihi ile o tarihteki seviyeyi eşleştirin.
- İdarenin davranışını kayda geçirin — Ruhsat iptal edildi mi, yapı mühürlendi mi, ne zaman?
- Kusur durumunu değerlendirin — Beyanlarda ve proje sürecinde yapı sahibine atfedilebilecek bir hata var mı?
- Ruhsat süresini yönetin — Durdurma süresinin ilavesini talep edin, gerekiyorsa süresinde yenileme başvurusu yapın.
- Zarar kalemlerini çıkarın — Tam yargı davası için maliyetleri belgeleyerek ayrı ayrı hesaplayın.
Yapınız mühürlendiyse süre işliyor
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Konular ve Kaynaklar
Plan, askı ve dava
- Kıyı Kenar Çizgisine İtiraz ve İptal Dava Dilekçesi (3621 m.9)
- Kot Tespitine İtiraz ve İptal Dava Dilekçesi Örneği
- Metruk ve Yıkılacak Derecede Tehlikeli Yapılar (İmar Kanunu m.39)
- Büyükşehir ve İlçe Belediyesinin İmar Yetkisi (5216 m.7): Kim Neyi Onaylar?
- İmar Programı (İmar Kanunu m.10): Beş Yıllık Süre, Kısıtlılık ve Malikin Hakları
- İmar Hukuku Rehberi: Yapı Ruhsatı, Yıkım Kararı, Parselasyon ve İmar Davaları
- İmar Planı İptal Davası — 3194 m.8 ve İYUK m.27
- Yapı Ruhsatının İptali Davası: Süre, Ehliyet ve Yürütmeyi Durdurma
- İmar Planı Değişikliği Kriterleri: 1000 m² Ada ve 500 Metre Kuralı
- İmar Planı Askı İlanı ve İtiraz (3194 m.8/b)
- Plan Notları: İmar Planının Bağlayıcı Hükümleri ve İptali
- Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı Farkı
Ruhsat ve yaptırımlar
- Yapı Ruhsatı (İmar Kanunu m.21, 26-27, 29)
- Yapı Kullanma İzin Belgesi (İskân)
- İmar Kanunu m.32: Yapı Tatil Tutanağı ve Mühürleme
- İmar Para Cezası (İmar Kanunu m.42)
- Yapı Denetimi (4708 sayılı Kanun)
- İmar Durumu Belgesi (İmar Çapı)
Kısıtlama ve tazminat
Tazminat Yolu: Hangi Madde, Hangi Süre, Hangi Mahkeme?
Kazanılmış hak korunmadığında ortaya çıkan zararın karşılanması ayrı bir dava türünü gerektirir. Bu noktada en sık yapılan hata, uygulanacak maddenin yanlış seçilmesidir; çünkü İdari Yargılama Usulü Kanunu tam yargı davası için birbirinden farklı iki rejim öngörür.
| Konu | Dayanak | Hüküm |
|---|---|---|
| Müktesep hakkın kanuni dayanağı | 3194 SK m.29 | Ruhsat müddetine ilişkin düzenlemenin ardından “başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır” hükmüne yer verilmiştir |
| İdari işlemden doğan zarar | 2577 SK m.12 | İlgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi; önce iptal davası açıp bu davanın karara bağlanması üzerine kararın tebliğinden ya da bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler |
| Saklı kalan başvuru hakkı | 2577 SK m.12 | Bu hâlde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır |
| İdari eylemden doğan zarar | 2577 SK m.13 | İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların, eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları gereklidir |
| Başvurunun sonucu | 2577 SK m.13 | İsteğin kısmen veya tamamen reddi hâlinde işlemin tebliğini izleyen günden itibaren, istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir (bu süre 14/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun’la altmış günden otuz güne indirilmiştir; anılan tarihten önce yapılmış başvurulara eski süre uygulanır) |
| İptal kararının icrası | 2577 SK m.28 | İdare, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye mecburdur; bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez |
| Yetkili mahkeme | 2577 SK m.36 | İdari sözleşmelerden doğanlar dışındaki tam yargı davalarında yetkili mahkeme sırasıyla; zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer, zarar bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuşsa hizmetin görüldüğü ya da eylemin yapıldığı yer, diğer hâllerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesidir |
Tablodaki ayrımın pratik önemi büyüktür. Kazanılmış hak uyuşmazlıklarında zarar, plan değişikliği, ruhsatın iptali ya da yapı tatil tutanağı gibi bir idari işlemden doğar; ortada fiziki âlemde değişiklik yaratan salt maddi bir tasarruf, yani idari eylem yoktur. Bu nedenle uygulanacak hüküm 12. maddedir. Buna karşılık dilekçelerde sıklıkla 13. maddedeki bir yıllık ve beş yıllık sürelere dayanıldığı görülür; oysa o madde idari eylemlerden doğan zararlar içindir ve önceden idareye başvuru zorunluluğu getirir. Yanlış maddeye dayanmak, zorunlu olmayan bir ön başvuru şartını kendi üzerine almak ya da tersine zorunlu bir şartı atlamak sonucunu doğurabilir.
On ikinci madde üç ayrı yol sunar: doğrudan doğruya tam yargı davası açmak, iptal ve tam yargı davalarını birlikte açmak veya önce iptal davası açıp karara bağlanmasının ardından tam yargı davası açmak. Kazanılmış hak dosyalarında en çok kullanılan üçüncü yoldur; çünkü zararın kesin miktarı çoğu zaman iptal kararı verilinceye kadar netleşmez. Maddenin lafzı bu durumda süreyi, iptal davasındaki kararın veya kanun yollarına başvurulmuşsa verilecek kararın tebliğine bağlar. Ayrıca aynı maddenin son cümlesi, ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğunu belirtir; yani süreyi durduran başvuru imkânı bu yolda da kullanılabilir. Sürecin başlangıcı için yapı ruhsatının iptali davası incelenmelidir.
Zararın hangi anda doğduğu sorusunda 28. madde belirleyicidir. İptal kararı verildikten sonra idare, kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmek zorundadır ve bu süre kararın tebliğinden itibaren otuz günü geçemez. Kazanılmış hakkın korunmadığı hâllerde zarar çoğu zaman bu otuz günlük süre içinde ya da sonunda somutlaşır: idare kararın gereğini yerine getirip ruhsatı yeniden düzenlerse zarar sınırlı kalır, yerine getirmezse zarar büyür ve tazminat talebinin dayanağı güçlenir. Bu nedenle iptal kararının idareye tebliğ tarihi dosyaya mutlaka getirtilmelidir. İdarenin işlem yapmaması hâlinde ortaya çıkan durum için belediye işlemlerine karşı dava rehberine bakılabilir.
Son olarak yetki kuralı gözden kaçırılmamalıdır. Otuz altıncı madde, tam yargı davalarında yetkili mahkemeyi sıralı bir ölçüte bağlar: önce zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer, sonra zarar bir hizmetten veya idarenin eyleminden doğmuşsa hizmetin görüldüğü ya da eylemin yapıldığı yer, bunlar yoksa davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesi. İmar uyuşmazlıklarında ilk ölçüt uygulandığından, tam yargı davası kural olarak taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde görülür. Davacının başka bir ilde oturuyor olması bu sonucu değiştirmez ve yanlış yerde açılan dava yetkisizlikle sonuçlanarak süre kaybına yol açar. Ruhsat süresi ve yenileme boyutu için yapı ruhsatı ve ruhsat süresi yazısı incelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İmar hukukunda kazanılmış hak nedir?
İmar Kanunu m.29’daki “başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır” kuralından doğan, yürürlükteki plana uygun ruhsatla başlanmış ve belli bir seviyeye getirilmiş yapının korunmasını ifade eden kavramdır.
Yapı ruhsatı almak tek başına kazanılmış hak doğurur mu?
Hayır. Danıştay uygulamasında ruhsatın düzenlenmesi kazanılmış hakkın doğumu için tek başına yeterli görülmemiş, ruhsat sonrasındaki fiilî durumun dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Kazanılmış hak için hangi şartlar aranır?
Ruhsatın verildiği tarihte yürürlükteki plana ve mevzuata uygun olması, ruhsata dayanarak inşaata başlanmış olması, inşaatın belli bir seviyeye getirilmiş olması ve ilgilinin hatası, hilesi ya da kusuru bulunmaması aranır.
Kazanılmış hak yapının tamamını mı korur?
İçtihatta iki yaklaşım vardır. Bir görüşe göre kazanılmış hak, iznin tamamı için değil yürütmeyi durdurma veya iptal kararı verilinceye kadar binanın fiilen yapılan kısmı için kabul edilir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bir kararında ise planın iptali hâlinde ruhsatın da dayanağının kalmayacağı ve yapının tamamı bakımından hukuka aykırılık doğacağı sonucuna varmıştır.
İdare planı değiştirdi, ruhsatım ne olur?
Ruhsat düzenlendiği tarihte plana uygunsa ve idare ruhsatı iptal etmemiş, inşaatı mühürleyerek durdurmamışsa, ruhsat süresinin dolduğu tarihte yapının geldiği aşama itibarıyla kazanılmış hakkın doğduğunun kabulü gerektiği yönünde kararlar bulunmaktadır.
Mahkeme planı iptal ederse ruhsat ne olur?
İptal kararlarının geçmişe etkili olması nedeniyle ruhsatın dayanağı geriye dönük olarak ortadan kalkar. Bu hâlde kazanılmış hak tartışması, iptal kararının tarihi ile o tarihteki inşaat seviyesi üzerinden yürütülür.
Ruhsat süresi ne kadardır?
Yapıya başlama süresi ruhsat tarihinden itibaren iki yıl, yapının bitirilme süresi ise başlama müddetiyle birlikte beş yıldır. Bu süreler içinde başlanmayan veya bitirilmeyen yapıların ruhsatı hükümsüz sayılır.
İnşaat mahkeme kararıyla durdurulursa süre işler mi?
Yapı ruhsatı alındıktan sonra mahkemelerce, Bakanlıkça veya ilgili idarelerce durdurulan yapılarda durdurma süresi ruhsat süresine ilave edilir.
Plan değişikliğinde mevcut yapılar ne olur?
Uygulama imar planında mevcut yapılarla ilgili özel bir hüküm bulunuyorsa uygulamalar plan hükümlerine göre yapılır. Özel bir hüküm getirilmeden plan değişikliği yapılan alanda kalan yapılar ise ilk ruhsat alındığı tarihteki plan hükümleri dikkate alınmak suretiyle değerlendirilir.
Kazanılmış hakkım korunmazsa tazminat isteyebilir miyim?
Evet. İYUK m.12 uyarınca işlemin iptalini istemeksizin doğrudan tam yargı davası açılabilir. İptal davasının reddedilmiş olması da idarenin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İnşaat seviyesi nasıl ispatlanır?
Yapı denetim raporları, temel üstü vizesi tutanakları, hakediş belgeleri, tarihli fotoğraflar ve gerektiğinde keşif ile bilirkişi incelemesi kullanılır. Seviyenin hangi tarihte hangi aşamada olduğunun belgelenmesi belirleyicidir.
Hukuka aykırı alınmış ruhsat korunur mu?
Hayır. Kazanılmış hakkın koşullarından biri hukuka uygunluk, diğeri iyiniyettir. Gerçeğe aykırı beyanla veya ilgilinin kusuruyla alınmış ruhsat kazanılmış hak doğurmaz.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Kazanılmış hak değerlendirmesi tamamen somut olayın tarihlerine ve inşaat seviyesine bağlıdır; dosyanız için mutlaka güncel mevzuat ve kendi belgeleriniz esas alınmalıdır.