28 Ağustos 2026

Metruk ve Yıkılacak Derecede Tehlikeli Yapılar (İmar Kanunu m.39): Yıkım, Tahliye ve Masraf

📜 Dayanak Mevzuat

  • 3194 sayılı İmar Kanunu m.39 — Yıkılacak derecede tehlikeli yapılar (7181 sayılı Kanunla 4/7/2019’da değiştirilmiştir)
  • 3194 sayılı İmar Kanunu m.40 — Kamunun selameti için alınması gereken tedbirler
  • 3194 sayılı İmar Kanunu m.42 — Takviyede bulunmayan veya yapıyı yıkmayan malike idari para cezası
  • 3194 sayılı İmar Kanunu m.32 — Ruhsatsız ve ruhsata aykırı yapılarda mühürleme ve yıkım
  • 6306 sayılı Kanun — Riskli yapı tespiti ve dönüşüm rejimi

⚡ Net Cevap: İmar Kanunu m.39, iki ayrı yapı türünü kapsar: genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği valilikçe tespit edilen metruk yapılar ile bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilikçe tespit edilen yapılar. Tespit üzerine malike üç gün içinde tebligat yapılır; tebligat veya ilanı izleyen ve otuz günü geçmemek üzere idarece belirlenen süre içinde tehlike giderilmezse yıkım idarece yapılır ve masraf yüzde yirmi fazlasıyla malikten tahsil edilir. Tehlike boşaltmayı gerektiriyorsa mahkeme kararına gerek olmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir.

Kaçak yapı yıkımı ile tehlikeli yapı yıkımı aynı şey değildir. Ruhsatsız yapı m.32 rejimine tabidir; ruhsatlı ve tamamen yasal bir yapı ise yıllar içinde çürüyerek m.39 kapsamına girebilir. İkisinin usulü, süresi ve savunması farklıdır.

Bu yazıda metruk yapı ve yıkılacak derecede tehlikeli yapı kavramları, m.39’un işleyişi, riskli yapı rejiminden farkı, malikin savunma yolları ve idarenin hareketsiz kalmasının sonuçları ele alınmaktadır.

m.39 Neyi Kapsar: İki Ayrı Yapı Türü

Madde, 4/7/2019 tarihli 7181 sayılı Kanunla yeniden yazılmıştır ve iki ayrı kategori tanır:

  • Metruk yapı: genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği valilikçe tespit edilen yapılar. Buradaki ölçüt yapının fiziki dayanıklılığı değil, terk edilmişliğinin doğurduğu güvenlik sorunudur. Terk edilmiş binaların suç mahalline dönüşmesi tipik örnektir.
  • Yıkılacak derecede tehlikeli yapı: bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapılar. Burada ölçüt yapısal güvenliktir.

Ayrım pratikte önemlidir çünkü tespit yetkisi farklıdır. Metruk yapı tespitinde valilik, tehlikeli yapı tespitinde belediye veya valilik yetkilidir. Belediyece yapılan bir metruk yapı tespiti, yetki yönünden tartışılabilir.

Bir yapının m.39 kapsamına girmesi için ruhsatsız olması gerekmez. Ruhsatlı, iskânlı ve tamamen yasal bir bina da yıllar içinde bu kapsama girebilir.

Süreç: Üç Gün, Otuz Gün, Yüzde Yirmi

Maddenin takvimi nettir ve her adımı ayrı bir savunma imkânı doğurur.

1. Tespit. Yapının metruk veya tehlikeli olduğu ilgili idarece tespit edilir. Tespitin teknik bir rapora dayanması beklenir.

2. Tebligat (üç gün). Yapı sahiplerinin adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adreslerine, tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe üç gün içinde tebligat yapılır.

3. Tebligat yapılamazsa (otuz gün ilan). Yapı sahibine tebligat yapılamaması hâlinde bu durum tebligat yapan idarenin internet sayfasında otuz gün süreyle ilan edilir; tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir.

4. Oturanlara ayrı tebligat. Malik dışında binada ikamet amacıyla oturanlara da ayrıca tahliye için tebligat yapılır. Kiracılar bakımından bu ayrı bir hak doğurur.

5. Süre (en çok otuz gün). Tebligatı veya ilanı müteakip, otuz günü geçmemek üzere ilgili idarece belirlenen süre içinde yapı sahibi tehlikeli durumu ortadan kaldırmalıdır. Süre otuz günden kısa belirlenebilir; ancak tehlike derecesiyle orantılı olmalıdır.

6. İdarece yıkım ve masraf. Süre içinde tehlike giderilmezse, tehlikenin giderilmesi veya yıkım işleri belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı yüzde yirmi fazlasıyla yapı sahibinden tahsil edilir. Alakalının fakruhali belgelenirse masraf idare bütçesinden karşılanır.

Bu son cümle uygulamada çok az bilinir: maddi durumu yetersiz malikin masrafı idarece üstlenilir. Belgelenmesi hâlinde talep edilebilir.

Yapınıza metruk veya tehlikeli yapı tebligatı mı geldi?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Acil Tahliye: Mahkeme Kararına Gerek Yok

Maddenin en sert hükmü şudur: tehlike durumu o yapı ve civarının boşaltılmasını icap ettiriyorsa, mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir.

Burada idareye tanınan yetki geniştir ve yalnızca yapıyla sınırlı değildir; civarının boşaltılması da mümkündür. Kiracı veya malik bakımından bu, bir gün içinde evsiz kalmak anlamına gelebilir.

Buna karşılık yetkinin sınırı da vardır. Tahliye, tehlike durumunun boşaltmayı gerektirmesi şartına bağlıdır. Bu şart gerçekleşmeden yapılan tahliye hukuka aykırıdır ve idari yargıda iptali istenebileceği gibi, doğan zarar için tam yargı davası da açılabilir.

Tahliye kararına karşı yürütmenin durdurulması talebi, sürecin hızı nedeniyle kritik önemdedir.

m.39 ile 6306 Riskli Yapı Farkı

Bu ikisi sürekli karıştırılır ve karıştırılması malik için ciddi hak kaybı doğurur. İkisi ayrı kanunlar, ayrı süreçler ve ayrı sonuçlardır.

Tespiti kim yapar? m.39’da tespit idarece (belediye veya valilik) resen yapılır. 6306’da riskli yapı tespiti Bakanlıkça lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlarca yapılır ve genellikle malik başvurusuyla başlar. Süreç için riskli yapı tespitine itiraz yazımıza bakılabilir.

Malike ne sağlar? Burası belirleyici farktır. 6306 kapsamında riskli yapı tespiti, malike kira yardımı, kredi ve faiz desteği, vergi ve harç muafiyeti gibi haklar doğurur. m.39 kapsamındaki yıkım ise hiçbir destek doğurmaz; aksine yıkım masrafı yüzde yirmi fazlasıyla malikten tahsil edilir.

Sonucu nedir? 6306’da yapı yıkılır ve dönüşüm süreci başlar; malikler anlaşma, çoğunluk kararı ve yeni bağımsız bölüm tahsisi rejimine girer. m.39’da yapı yıkılır ve süreç orada biter; arsa sahibi arsasıyla baş başa kalır.

Pratik sonuç: yapısı hem eski hem riskli olan bir malik için, süreci m.39 yerine 6306 üzerinden yürütmek çok daha avantajlıdır. İdare m.39’dan yürüyorsa, riskli yapı tespiti başvurusu yaparak rejim değiştirmeyi değerlendirmek gerekir. Kentsel dönüşüm hakları için kentsel dönüşüm rehberi yazımıza bakabilirsiniz.

Üçüncü bir rejim daha vardır: afet sonrası hasar tespiti. 7269 sayılı Kanun kapsamındaki hasar tespiti ile 6306 riskli yapı tespitinin karşılaştırması için deprem hasar tespiti ile riskli yapı tespiti farkı yazımıza bakılabilir.

m.42 ile Bağlantı: Yıkmayan Malike Para Cezası

Yıkım masrafı tek yaptırım değildir. İmar Kanunu m.42, idare veya mahkeme kararıyla tespit olunan yapılara ilgili idarenin yazılı ikazına rağmen idarece tanınan süre içinde takviyede bulunmayan veya bu yapıları m.39 uyarınca yıkmayan yapı sahibine idari para cezası verilmesini öngörür.

Kanunda on bin Türk lirası olarak belirlenen bu tutar, her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Güncel tutar için ilgili yılın tebliği esas alınmalıdır.

Dolayısıyla hareketsiz kalan malik iki yaptırımla karşılaşır: yıkım masrafının yüzde yirmi fazlasıyla tahsili ve ayrıca idari para cezası. Cezaya itiraz yolları için imar para cezası (m.42) yazımıza bakılabilir.

İdarenin Hareketsiz Kalması

Madde yalnızca maliki değil, idareyi de yükümlü kılar. Tespit yapıldıktan sonra idarenin süreci yürütmesi gerekir.

Öğretide ve uygulamada, yıkım yapmayan veya gerekli tedbirleri almayan idarelerin, yapının kendiliğinden yıkılması sonucu doğacak zarardan yapı sahibiyle birlikte sorumlu tutulabileceği belirtilmektedir. Ayrıca yıkılacak derecede tehlikeli yapıların yıkılması sırasında can kaybı veya yaralanma meydana gelmesi hâlinde, yıkımı yapmakla görevli kişilerin cezai sorumluluğunun gündeme gelebileceği ifade edilmektedir.

Bu, komşu parsel maliki için de bir imkândır: yanındaki metruk yapı için idareye başvuru yapılabilir, işlem tesis edilmezse idari yargı yolu açıktır. Belediye işlemlerine karşı genel yol haritası için belediye işlemlerine karşı dava yazımıza bakılabilir.

m.40: Kamunun Selameti

Az bilinen ama komşuluk uyuşmazlıklarında işe yarayan bir araçtır. İmar Kanunu m.40’a göre; arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik veya trafik bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman tevlit eden tesislerin, hususi mecra, lağım, çukur, kuyu, mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhuruna meydan verilmemesi ilgililere tebliğ edilir.

Kapsamı geniştir ve yapıyla sınırlı değildir: boş arsadaki moloz yığını, açıkta bırakılmış kuyu, gürültü ve duman çıkaran tesis bu madde kapsamında değerlendirilebilir.

Pratik değeri şudur: komşu parseldeki bir sorun yapıya ilişkin değilse m.32 ve m.39 işlemez; m.40 bu boşluğu doldurur. İdareye yapılacak başvuruda hangi maddeye dayanıldığının doğru seçilmesi, işlem tesis edilme ihtimalini artırır.

Yıkım Sonrası: Masraf, Enkaz ve Arsa

Yıkım gerçekleştikten sonra süreç bitmez. Malik açısından üç ayrı başlık doğar.

Masraf tahsili ayrı bir işlemdir. Yıkım kararı ile yıkım masrafının tahsiline ilişkin işlem, aynı dosyanın parçası gibi görünse de hukuken ayrı idari işlemlerdir. Yıkım kararına dava açılmamış olması, masraf tahsiline karşı dava açılmasına engel değildir. Masrafın miktarı, hesaplama yöntemi ve yüzde yirmilik fazlanın doğru uygulanıp uygulanmadığı ayrıca denetlenir.

Yüzde yirmi neyin karşılığıdır? Kanun, masrafın yüzde yirmi fazlasıyla tahsil edileceğini söyler. Bu, malikin yükümlülüğünü yerine getirmemesinin karşılığıdır ve idari para cezasından ayrıdır. Dolayısıyla malik, aynı olay nedeniyle hem yüzde yirmi fazla masrafla hem de m.42 kapsamında idari para cezasıyla karşılaşabilir. İkisi ayrı hukuki dayanaklara sahiptir ve ayrı ayrı dava edilir.

Fakruhal hükmü işletilmeli. Alakalının fakruhali belgelenirse masraf idare bütçesinden karşılanır. Bu, tahsilat aşamasında gündeme getirilebilecek bir savunmadır ve gelir belgesi, sosyal yardım kayıtları gibi delillerle desteklenir.

Enkaz ve hafriyat. Yıkım sonrası enkazın kaldırılması ve döküm izni ayrı bir mevzuata tabidir. Ayrıntı için hafriyat ve inşaat yıkıntı atıkları yazımıza bakılabilir.

Arsanın durumu. Yıkım, taşınmazın imar durumunu değiştirmez. Arsa üzerinde yeni yapı yapılabilmesi yürürlükteki plana bağlıdır; parsel planda kamu alanında kalıyorsa yeni ruhsat alınamaz. Bu durumda ayrı bir tartışma başlar: hukuki el atma.

Kat Mülkiyetli Binalarda Uygulama

Tehlikeli yapı çok bağımsız bölümlü bir apartmansa süreç daha karmaşıktır.

Tebligat tüm maliklere yapılmalıdır. Madde “yapı sahipleri” ifadesini kullanır. Bir kısım malike tebligat yapılmadan yürütülen süreç, tebligat yapılmayan malikler bakımından usul sakatlığı doğurur ve onlar bakımından dava süresi işlemeye başlamaz.

Oturanlara ayrıca tebligat gerekir. Kiracılar ve malik olmayan sakinler için tahliye tebligatı ayrıca yapılır. Bu, kiracının kendi başına dava açabilmesi bakımından da önemlidir.

Masrafın maliklere yansıtılması. Birden fazla malikin bulunduğu yapılarda yıkım masrafının paylaştırılması, arsa payı ve kat mülkiyeti hükümleri çerçevesinde tartışılır ve somut olaya göre değerlendirilir. Tek bir malikin tamamını üstlenmesi ve diğerlerine rücu etmesi de gündeme gelebilir.

6306 alternatifi burada daha da değerlidir. Çok malikli bir yapıda riskli yapı tespiti yaptırmak, hem kira yardımı gibi destekleri hem de dönüşüm sürecinin çoğunluk kurallarını devreye sokar. m.39 rejiminde ise malikler yalnızca masraf yükümlüsüdür. Karar süreci için güçlendirme mi yıkım mı yazımıza bakılabilir.

Malikin Savunma Yolları

Tebligat alan malik için savunma dört eksende kurulur:

  • Tespitin teknik dayanağı. Yapının gerçekten yıkılacak derecede tehlikeli olduğu somut ve teknik olarak ortaya konulmuş mu? Karşı teknik rapor sunulabilir ve keşif ile bilirkişi incelemesi talep edilebilir.
  • Yetki. Metruk yapı tespitinde valilik, tehlikeli yapı tespitinde belediye veya valilik yetkilidir. Yetkisiz idarece yapılan tespit sakattır.
  • Usul. Tebligat adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre yapılmış mı? Tebligat yapılamadıysa otuz günlük internet ilanı ve yapıya asma ile muhtar zaptı gerçekleşmiş mi? Oturanlara ayrıca tahliye tebligatı yapılmış mı?
  • Süre ve orantılılık. İdarece belirlenen süre otuz günü aşmamalı ve tehlike derecesiyle orantılı olmalıdır. Takviye ile giderilebilecek bir tehlike için doğrudan yıkım kararı verilmesi ölçülülük tartışması doğurur.

Ayrıca takviye seçeneği gözden kaçırılmamalıdır. m.42’nin lafzı “takviyede bulunmayan veya yıkmayan” der; yani tehlikenin takviye ile giderilmesi de kabul edilen bir yoldur. Yapının güçlendirilerek korunması mümkünse bu, yıkıma alternatif olarak öne sürülmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • m.32 ile m.39’u karıştırmak. Biri ruhsata aykırılık, diğeri tehlike rejimidir; usul ve savunma farklıdır.
  • Riskli yapı sanıp destek beklemek. m.39 yıkımı kira yardımı veya vergi muafiyeti doğurmaz; masraf malikten tahsil edilir.
  • Tebligatı ciddiye almamak. Süre en çok otuz gündür ve sonunda yıkım idarece yapılır.
  • Takviye seçeneğini gündeme getirmemek. Tehlike güçlendirme ile giderilebiliyorsa bu yol öne sürülmelidir.
  • Fakruhal hükmünü bilmemek. Maddi durumu yetersiz malikin masrafı idare bütçesinden karşılanır; belgelenmesi gerekir.
  • Kiracının tebligat hakkını atlamak. Malik dışında oturanlara ayrıca tahliye tebligatı yapılması zorunludur.
  • Acil tahliyeyi sorgusuz kabul etmek. Tahliye, tehlikenin boşaltmayı gerektirmesi şartına bağlıdır.

Adım Adım Süreç

  1. Tebligatı ve dayanağını temin edin — Tespit raporunu, hangi maddeye dayanıldığını ve tespiti yapan idareyi belgeleyin.
  2. Yetkiyi kontrol edin — Metruk yapı tespiti valilikçe mi yapılmış, tehlikeli yapı tespiti yetkili idarece mi?
  3. Usul denetimi yapın — Tebligat, internet ilanı, yapıya asma, muhtar zaptı ve oturanlara tebligat aşamaları tamam mı?
  4. Karşı teknik rapor aldırın — Yapının durumunu ve takviye ile giderilebilirliğini uzman raporuyla ortaya koyun.
  5. Rejim seçeneğini değerlendirin — Yapı riskli yapı kapsamına giriyorsa 6306 rejiminin avantajlarını hesaplayın.
  6. Süre içinde dava açın — İptal davasına yürütmenin durdurulması talebini mutlaka ekleyin.
  7. Masraf ve cezayı ayrı takip edin — Yıkım masrafı tahsilatı ile idari para cezası ayrı işlemlerdir ve ayrı ayrı dava edilir.

Yıkım süresi otuz günü geçmez, gecikmeyin

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

Yaptırımlar ve yıkım

Riskli yapı ve dönüşüm

Ruhsat ve yapı güvenliği

İdare Harekete Geçmezse: Komşunun ve Malikin Elindeki Yollar

Metruk yapı uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan durum, tehlikeyi bildiren komşunun idareden yanıt alamamasıdır. Bu noktada devreye giren hükümler İmar Kanunu’nda değil, İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’ndadır.

KonuDayanakHüküm
İdareyi harekete geçirme2577 SK m.10/1İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler
Zımni ret2577 SK m.10/2 (7331 SK ile değişik)Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; ilgililer bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açabilirler
Kesin olmayan cevap2577 SK m.10/2 (7331 SK ile değişik)Süre içinde verilen cevap kesin değilse ilgili bunu isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebilir; bu takdirde dava açma süresi işlemez, ancak bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez
Geç gelen cevap2577 SK m.10/2Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hâllerinde, sürenin bitmesinden sonra yetkili makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren dava açılabilir
Geçiş hükmü2577 SK geçici m.1014/7/2021 tarihinden önce 10, 11 ve 13. maddeler uyarınca idareye yapılmış başvurular bakımından değişiklikten önceki süreler uygulanır
Yapı malikinin sorumluluğu6098 SK m.69Bir binanın veya diğer yapı eserinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür; intifa ve oturma hakkı sahipleri de bakım eksikliğinden doğan zararlardan malikle birlikte müteselsilen sorumludur
Zarar tehlikesinin önlenmesi6098 SK m.70Zarar görme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu tehlikenin giderilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını hak sahiplerinden isteyebilir
Taşınmaz malikine karşı talepler4721 SK m.730Zarar gören veya zarar tehlikesi altında bulunan kimse, durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir

Tablodaki ilk üç satır, idarenin sessiz kalması hâlinde izlenecek yolu adım adım kurar. Komşu, metruk yapı hakkında işlem yapılması istemiyle belediyeye yazılı başvuruda bulunur. On dördüncü maddedeki sürenin geçmesiyle istek reddedilmiş sayılır ve bu andan itibaren dava açma süresi işlemeye başlar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu sürenin 14/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun’la altmış günden otuz güne indirilmiş olmasıdır. Eski kaynaklara dayanıp altmış günü bekleyen kişi, dava açma süresini kaçırma riskiyle karşılaşır. Aynı değişiklikle kesin olmayan cevabı bekleme süresi de altı aydan dört aya inmiştir; anılan tarihten önce yapılmış başvurulara ise geçici 10. madde uyarınca eski süreler uygulanır.

Bu yol, idarenin hareketsizliğini yargısal denetime açtığı için önemlidir. Metruk yapıyla ilgili şikâyetin sonuçsuz kalması hâlinde yapılacak şey, şikâyeti tekrarlamak değil, zımni ret üzerine iptal davası açmaktır. Dava dilekçesinde İmar Kanunu’nun ilgili maddesindeki tespit ve yıkım yükümlülüğüne dayanılarak idarenin bu yetkiyi kullanmaktan kaçındığı ileri sürülür. İdarenin takdir yetkisi bulunduğu savunması, kamu güvenliğini ilgilendiren bir tehlike söz konusu olduğunda bu yetkinin hiç kullanılmamasını meşrulaştırmaz. Sürelerin ayrıntısı için idari davalarda dava açma süreleri incelenmelidir.

İkinci yol tamamen özel hukuk alanındadır ve idareden bağımsız işler. Türk Borçlar Kanunu’nun 69. maddesi, bina ve diğer yapı eseri malikini yapımdaki bozukluklardan veya bakımdaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlü tutar. Bu, kusura dayanmayan bir sorumluluktur; malikin ihmali ayrıca ispat edilmek zorunda değildir. Aynı maddede intifa ve oturma hakkı sahiplerinin de bakım eksikliğinden doğan zararlardan malikle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir. Yani metruk yapının sahibi bulunamıyorsa dahi, üzerinde sınırlı ayni hak sahibi olanlara yönelme imkânı bulunabilir.

Üçüncüsü ve komşu bakımından en pratik olanı, zararın doğmasını beklemeyen taleplerdir. Borçlar Kanunu’nun 70. maddesi, zarar görme tehlikesiyle karşılaşan kişiye gerekli önlemlerin alınmasını hak sahiplerinden isteme yetkisi tanır. Medeni Kanun’un 730. maddesi ise zarar gören veya zarar tehlikesi altında bulunan kimseye üç ayrı talep sunar: durumun eski hâline getirilmesi, tehlikenin giderilmesi ve zararın giderilmesi. Yıkılmak üzere olan bir duvarın veya çatının komşu parsele düşme riski, henüz somut bir zarar doğmamış olsa bile bu maddelere dayanılarak dava konusu yapılabilir. Böylece komşu, idarenin işlem tesis etmesini beklemek zorunda kalmadan doğrudan malike karşı harekete geçebilir. Yapıya ilişkin idari sürecin bütünü için metruk yapı yıkım işleminin iptali, komşuluk ilişkisinden doğan diğer talepler için istinat duvarı ve komşuluk hukuku yazısı incelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Metruk yapı nedir?

İmar Kanunu m.39 kapsamında, genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği valilikçe tespit edilen terk edilmiş yapılardır. Ölçüt yapının fiziki dayanıklılığı değil, terk edilmişliğin doğurduğu güvenlik sorunudur.

Yıkılacak derecede tehlikeli yapı nasıl belirlenir?

Bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapılar bu kapsamdadır. Tespitin teknik bir değerlendirmeye dayanması beklenir.

Metruk yapı tespitini kim yapar?

Metruk yapı tespiti valilikçe, yıkılacak derecede tehlikeli yapı tespiti ise belediye veya valilik tarafından yapılır. Yetkisiz idarece yapılan tespit sakatlık iddiasının konusudur.

Tebligat nasıl yapılır?

Yapı sahiplerinin adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adreslerine, tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe üç gün içinde tebligat yapılır.

Tebligat yapılamazsa ne olur?

Bu durum tebligat yapan idarenin internet sayfasında otuz gün süreyle ilan edilir; tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir.

Malike ne kadar süre verilir?

Tebligatı veya ilanı müteakip, otuz günü geçmemek üzere ilgili idarece belirlenen süre içinde tehlikeli durumun ortadan kaldırılması gerekir.

Yıkımı idare yaparsa masrafı kim öder?

Tehlikenin giderilmesi veya yıkım işleri belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı yüzde yirmi fazlasıyla yapı sahibinden tahsil edilir. Alakalının fakruhali belgelenirse masraf idare bütçesinden karşılanır.

Tahliye için mahkeme kararı gerekir mi?

Hayır. Tehlike durumu o yapı ve civarının boşaltılmasını icap ettiriyorsa mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir. Ancak tahliye, tehlikenin boşaltmayı gerektirmesi şartına bağlıdır.

Kiracıya tebligat yapılır mı?

Evet. Malik dışında binada ikamet amacıyla oturanlara da ayrıca tahliye için tebligat yapılması gerekir.

m.39 ile riskli yapı arasındaki fark nedir?

m.39 kapsamındaki yıkım malike kira yardımı, kredi desteği veya vergi muafiyeti gibi haklar doğurmaz ve masraf yüzde yirmi fazlasıyla malikten tahsil edilir. 6306 kapsamındaki riskli yapı tespiti ise dönüşüm rejimine ve bu haklara kapı açar.

Yapıyı yıkmayan malike ceza verilir mi?

Evet. İmar Kanunu m.42, ilgili idarenin yazılı ikazına rağmen tanınan süre içinde takviyede bulunmayan veya yapıyı m.39 uyarınca yıkmayan yapı sahibine idari para cezası verilmesini öngörür. Tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.

Yıkım yerine güçlendirme yapılabilir mi?

Mevzuatın lafzı takviyeyi de kabul eder. Tehlikenin güçlendirme ile giderilmesi mümkünse bu seçenek, yıkıma alternatif olarak idareye ve mahkemeye sunulmalıdır.

Komşumdaki metruk bina için ne yapabilirim?

İlgili idareye başvurarak m.39 kapsamında tespit ve işlem yapılmasını talep edebilirsiniz. Yapıya ilişkin olmayan enkaz, birikinti, çukur, kuyu gibi durumlarda ise m.40 kapsamında başvuru yapılır. İşlem tesis edilmezse idari yargı yolu açıktır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. İdari dava süreleri hak düşürücüdür ve bu süreçte yıkım hızlı ilerleyebilir; somut dosyanız için mutlaka güncel mevzuat ve tebligat tarihiniz esas alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk