Yıllarca aynı işyerinde, aynı işi, aynı amirin talimatıyla yaptınız; ama bordronuzda her yıl başka bir şirket yazıyor. Bu tablo tesadüf değil, çoğu zaman muvazaanın kendisidir. Kanun asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesini yalnızca teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren hâllerde kabul eder. Koşullar yoksa ilişki geçersizdir ve başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılırsınız. Aşağıda ölçütler, ispat düzeni ve hazır bir dava dilekçesi örneği var.
Kanun Metni ve Geçerlilik Koşulları
4857 sayılı İş Kanunu m.2/7: “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.”
Tanımdan dört koşul çıkar: asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.
⚖️ İki farklı kapı
- Yardımcı işler — alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da; örnek olarak temizlik, güvenlik, torbalama-paketleme, tahmil-tahliye ve nakliye hizmetleri sayılır
- Asıl işin bir bölümü — asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur
Yönetmelik de aynı yöndedir: Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11. maddesinde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
Uzmanlık soyut bir iddia olamaz. Bu konunun ispatı alt işverenin hangi teknolojik özelliklere sahip makine, alet ya da ekipmana sahip olduğu ya da çalışan personelin hangi uzmanlık belgelerine haiz olduğu olgularıyla yapılabilir. Yani karşı taraf “uzmanlık gerektiriyordu” diyorsa hangi makineyi, hangi belgeyi gösterdiğini sormak gerekir.
Muvazaa: Görünen ile Gerçek Arasındaki Fark
Muvazaa (danışıklı işlem): tarafların asıl amaçlarının sözleşmede görülenden başka olması, asıl amacı gizlemek için görünürde yapılan sözleşmenin yapılmış olması anlamına gelmektedir.
Sonuç serttir: bu iki durum dışında mevzuatımıza göre alt işverenlik ilişkisi kurulamaz. Kurulsa bile “muvazaa” kabul edilerek kanun nezdinde geçerli sayılmaz. Aynı doğrultuda: söz konusu hükümdeki şartlar gerçekleşmeden asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi hâlinde, asıl işveren-alt işveren ilişkisi geçersiz olacaktır.
Yargıtay’ın Baktığı Ölçütler
Kanundaki ölçütlere ek olarak içtihatla gelişmiş ölçütler vardır. Yargıtay’a göre; işin düzenlenmesine ilişkin yönetim hakkının hangi işverence kullanıldığı, alet ve malzemelerin kime ait olduğu ve paravan şirketler bakımından kararlar mevcuttur.
Yönetim hakkı ölçütü en belirleyici olanıdır: asıl işverenin direkt olarak yönetim hakkını alt işveren işçilerinin üzerinde kullanması, yani alt işveren işçilerine doğrudan emir ve talimat vermesi veyahut işe alım, işten çıkarılma, daha farklı konularda onay verme gibi hususlara ilişkin söz hakkına sahip olması muvazaa ölçütü olarak kabul edilmiştir.
Uzmanlık ölçütü bakımından ise: Yargıtay, asıl işin sadece işletmenin ve işin gereği ile teknolojik uzmanlık gerektirme şartının varlığı hâlinde bir bölümün alt işverene verilebileceği, aksi takdirde muvazaanın söz konusu olacağına dair hüküm tesis etmiştir.
Bir kararda somut sonuç şöyle kurulmuştur: iş müfettişi ve yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporundan davalı işverenin asıl işin her bir bölümünü farklı alt işverene yaptırmak suretiyle böldüğü, bunun 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde belirtilen asıl işveren alt işveren ilişkisinin koşullarını taşımadığı anlaşıldığından alt işveren işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işveren işçileri olarak kabul edilmesi gerekir.
Ölçütler sınırlı sayıda değildir. Belirtildiğine göre bu yardımcı kriterler sınırlı sayıda olmamakla birlikte somut olayın özelliğine göre çeşitlenmekte olup, mutlak olarak muvazaanın varlığını kanıtlamamaktadır; yalnızca muvazaanın varlığının tespitinde yardımcı olmaktadırlar. Bu yüzden dilekçenizde tek bir ölçüte değil, birkaçına birden dayanmak daha güvenlidir — şablonun 5. maddesi altı ayrı ölçüt sunar.
Muvazaanın Sonucu ve Müteselsil Sorumluluk
Tespit hâlinde işçinin konumu geçmişe dönük olarak değişir: alt işveren işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işveren işçileri olarak kabul edilmesi gerekir.
Muvazaa olmasa bile asıl işverenin sorumluluğu devam eder: bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Kapsamı geniştir: ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, yıllık izin, ücret, fazla mesai ücreti vb.
Asıl işverenin kaçış kapısı yoktur: asıl işveren sorumluluktan kurtulmak için alt işverenle yaptığı sözleşme geçerli olmadığı gibi, borcun yarısının kendisine ait olduğunu ya da önce alt işverenin takip edilip netice alınamazsa kendisine başvurulmasını isteyemez. Buna karşılık asıl işveren, müteselsil sorumluluk kuralı gereği yaptığı fazla ödemeleri rücu davasıyla alt işverenden isteyecektir.
Davalı seçimi bu yüzden işçinin elindedir: tüm işçilik haklarından müteselsil sorumluluk esastır ve davacının asıl işverene ve/veya alt işverene karşı dava açma hususunda davacının seçimlik hakkı bulunmaktadır.
Delil Düzeni
Bu dosyalarda kararı çoğunlukla iş müfettişi raporu, keşif ve bilirkişi incelemesi belirler. Bir örnek kararda, tütün ve ambalaj malzemesinin forkliftlerle taşınması, istiflenmesi ve depolanması işlerinin asıl işin uzmanlık gerektirmeyen bir parçası niteliğinde olduğu ve bu işlerin alt işverene verilmesinin kanuna uygun düşmeyeceği, davalılar arasında muvazaa bulunduğu yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ile de sabit görülmüştür.
Bu nedenle dilekçenizde yalnızca iddia etmeyin; keşif ve alt işverenlik sözleşmelerinin celbini talep edin. Yaptığınız işin niteliği ancak yerinde görüldüğünde anlaşılır.
Alt İşveren Muvazaasının Tespiti Dava Dilekçesi Örneği (2026)
Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; 5. maddedeki muvazaa ölçütlerinden yalnızca dosyanıza uyanları bırakın ve her birini somut örnekle destekleyin.
[ … ] NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE
(İşçi alacaklarına ilişkin davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru dava şartıdır; son tutanağın dilekçeye eklenmesi gerekir.)
DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No])
ADRES: [Açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa çıkarın)
DAVALILAR:
1. [Asıl işveren unvanı] — [adres]
2. [Alt işveren unvanı] — [adres]
(Birden fazla alt işveren dönemi varsa hepsini sırayla gösterin.)
KONU: Davalılar arasındaki alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla işçilik alacaklarının davalılardan müteselsilen tahsili istemidir.
AÇIKLAMALAR:
1. ÇALIŞMA İLİŞKİSİ. …/…/20… – …/…/20… tarihleri arasında [asıl işveren unvanı] adına ait işyerinde [görev] olarak çalıştım. Kâğıt üzerinde ise [alt işveren unvanı] bünyesinde gösterildim. (Ek-1: SGK hizmet dökümü ve bordrolar)
2. ALT İŞVEREN DEĞİŞMESİNE RAĞMEN İŞ AYNI KALDI. (Uyuyorsa bırakın:) Çalışma sürem boyunca [ … ] kez alt işveren değişmiş; buna rağmen aynı işyerinde, aynı işi, aynı amir ve aynı ekipmanla kesintisiz olarak yaptım.
3. YAPTIĞIM İŞ ASIL İŞTİR. Görevim, asıl işverenin işyerinde yürüttüğü [ … ] faaliyetinin doğrudan bir parçası olup yardımcı iş niteliğinde değildir.
4. TEKNOLOJİK UZMANLIK KOŞULU GERÇEKLEŞMEMİŞTİR. Asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Somut olayda alt işverenin [özel teknolojik ekipmanı / uzmanlık belgesine sahip personeli] bulunmamaktadır.
5. MUVAZAA ÖLÇÜTLERİ SOMUT OLAYDA MEVCUTTUR. Aşağıdakilerden dosyanıza uyanları bırakın.
a) Yönetim hakkı asıl işverendedir. İşin düzenlenmesine ilişkin emir ve talimatlar doğrudan asıl işveren yetkililerince verilmiştir.
b) İşe alım ve işten çıkarmada asıl işveren söz sahibidir. [Somut örnek yazın.]
c) Alet ve malzemeler asıl işverene aittir. Kullandığım araç, gereç ve malzemeler asıl işverenin mülkiyetindedir.
d) Asıl iş bölünerek farklı alt işverenlere verilmiştir.
e) Alt işveren paravan niteliktedir. Alt işverenin bu işyeri dışında bağımsız bir organizasyonu ve faaliyeti bulunmamaktadır.
f) Daha önce asıl işveren işçisi olarak çalıştım. Aynı işi yaparken kayden alt işverene aktarıldım.
6. MUVAZAANIN SONUCU. Alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespiti hâlinde, başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılmam ve haklarımın buna göre belirlenmesi gerekir.
7. MÜTESELSİL SORUMLULUK. Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumludur. Bu nedenle taleplerimi her iki davalıdan müteselsilen istiyorum.
8. ALACAKLARIM. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve [ … ] alacaklarım ödenmemiştir. (Ek-2: Arabuluculuk son tutanağı)
HUKUKİ SEBEPLER: 4857 sayılı İş Kanunu m. 2, 17, 18 vd., 32, 41, 53, 57; Alt İşverenlik Yönetmeliği m. 11; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve sair mevzuat.
DELİLLER: SGK hizmet dökümü ve işe giriş bildirgeleri, ücret bordroları, alt işverenlik sözleşmeleri, iş müfettişi raporu, işyeri kayıtları, puantaj ve vardiya çizelgeleri, keşif ve bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
TANIKLAR:
1. [Ad Soyad] — [adres] — (aynı işyerinde çalışmıştır)
2. [Ad Soyad] — [adres]
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İşyerinde KEŞİF YAPILMASINA ve alt işverenlik sözleşmeleri ile iş müfettişi raporlarının CELBİNE,
2. Davalılar arasındaki ilişkinin MUVAZAALI OLDUĞUNUN TESPİTİNE ve başlangıçtan itibaren asıl işveren işçisi sayılmama,
3. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla işçilik alacaklarımın DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİNE,
4. Alacakların EN YÜKSEK MEVDUAT FAİZİ İLE BİRLİKTE ödenmesine,
5. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara YÜKLETİLMESİNE
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı [Vekili]
[Ad Soyad] — İmza
EKLER:
Ek-1: SGK hizmet dökümü ve bordrolar
Ek-2: Arabuluculuk son tutanağı
Ek-3: İş sözleşmesi ve varsa yazışmalar
Ek-4: Tanık listesi ve vekâletname
Dava Öncesi Kontrol Listesi
- SGK hizmet dökümünüzü çıkarın — alt işveren değişimleri buradan görünür
- Kime bağlı çalıştığınızı belgeleyin — talimat veren kişi kritik ölçüttür
- Kullandığınız ekipmanın sahibini tespit edin — malzeme mülkiyeti ölçüttür
- Aynı işi yapan tanıkları belirleyin — işin niteliği tanıkla kurulur
- Arabuluculuk sürecini tamamlayın — işçi alacaklarında dava şartıdır
Sık Yapılan Beş Hata
- Sadece alt işvereni dava etmek. Müteselsil sorumluluk asıl işvereni de kapsar.
- Tek ölçüte dayanmak. Ölçütler tek başına muvazaayı kanıtlamayabilir.
- Keşif istememek. İşin niteliği yerinde görülerek belirlenir.
- Uzmanlık iddiasını sorgulamamak. Hangi makine ve belge, gösterilmelidir.
- Arabuluculuğu atlamak. Dava şartı olduğundan usulden ret riski doğar.
İlgili Rehberler
Sıkça Sorulan Sorular
Asıl işveren-alt işveren ilişkisi nasıl tanımlanıyor?
4857 sayılı İş Kanunu m.2/7’ye göre; bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.
İlişkinin geçerli olması için neler gerekir?
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.
Yardımcı iş ile asıl iş arasındaki fark nedir?
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. Yardımcı işlere örnek olarak temizlik hizmetleri, güvenlik hizmetleri, torbalama ve paketleme hizmetleri ile tahmil, tahliye ve nakliye hizmetleri gösterilmektedir.
Uzmanlık koşulu nasıl aranır?
Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11. maddesinde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
Uzmanlık nasıl ispatlanır?
Bu konunun ispatı, alt işverenin hangi teknolojik özelliklere sahip makine, alet ya da ekipmana sahip olduğu ya da çalışan personelin hangi uzmanlık belgelerine haiz olduğu olgularıyla yapılabilir.
Koşullar yoksa ne olur?
Belirtildiğine göre bu iki durum dışında mevzuata göre alt işverenlik ilişkisi kurulamaz; kurulsa bile muvazaa kabul edilerek kanun nezdinde geçerli sayılmaz. Şartlar gerçekleşmeden asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi hâlinde asıl işveren-alt işveren ilişkisi geçersiz olur.
Muvazaa ne demek?
Muvazaa yani danışıklı işlem, tarafların asıl amaçlarının sözleşmede görülenden başka olması ve asıl amacı gizlemek için görünürde bir sözleşme yapılmış olması anlamına gelir.
Yargıtay hangi ölçütlere bakıyor?
Kanunda öngörülmemiş olmakla birlikte Yargıtay tarafından benimsenen ölçütler arasında; işin düzenlenmesine ilişkin yönetim hakkının hangi işverence kullanıldığı, alet ve malzemelerin kime ait olduğu ve paravan şirket bulunup bulunmadığı yer alır.
Yönetim hakkı neden bu kadar önemli?
Asıl işverenin doğrudan yönetim hakkını alt işveren işçileri üzerinde kullanması, yani alt işveren işçilerine doğrudan emir ve talimat vermesi veyahut işe alım, işten çıkarılma ve benzeri konularda onay verme gibi söz hakkına sahip olması muvazaa ölçütü olarak kabul edilmiştir.
Asıl işin bölünerek verilmesi muvazaa mıdır?
Bir Yargıtay kararında, işverenin asıl işin her bir bölümünü farklı alt işverene yaptırmak suretiyle böldüğü, bunun İş Kanunu m.2’de belirtilen koşulları taşımadığı, dolayısıyla alt işveren işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işveren işçileri olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Muvazaa tespit edilirse sonucu ne olur?
Alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işveren işçisi olarak kabul edilir ve hakları buna göre belirlenir.
Asıl işverenin sorumluluğu nedir?
Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Bu sorumluluk ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, yıllık izin, ücret ve fazla mesai ücreti gibi kalemleri kapsar.
Asıl işveren sorumluluktan kurtulabilir mi?
Asıl işveren sorumluluktan kurtulmak için alt işverenle yaptığı sözleşmeye dayanamayacağı gibi, borcun yarısının kendisine ait olduğunu ya da önce alt işverenin takip edilip netice alınamazsa kendisine başvurulmasını da isteyemez. Ödediği fazla tutarları rücu davasıyla alt işverenden isteyebilir.
Davayı kime karşı açmalıyım?
Müteselsil sorumluluk esas olduğundan, işçinin asıl işverene ve/veya alt işverene karşı dava açma hususunda seçimlik hakkı bulunmaktadır. Uygulamada her ikisinin birlikte davalı gösterilmesi tercih edilmektedir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
Muvazaa değerlendirmesi her dosyada somut olayın özelliklerine göre yapılmakta olup, ölçütler sınırlı sayıda değildir; iş müfettişi raporu ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporu belirleyici olmaktadır.
Bu sayfadaki örnek dilekçe yalnızca bilgilendirme amaçlı genel bir şablondur ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosya kendine özgüdür; süreler hak düşürücü olabilir. Dilekçenizi mutlaka avukatınızla birlikte hazırlayın. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz.