Her kamu kullanımına ayrılan yer için bedel ödenmez. İmar düzenlemesindeki bedelsiz terk ile kamulaştırmayı ayırmak önemlidir.
Düzenleme Ortaklık Payı (DOP)
İmar Kanunu uyarınca imar uygulamasına giren parsellerden, düzenmenin getirdiği değer artışı karşılığında bir defaya mahsus kesilen paya düzenleme ortaklık payı denir. Bununla yol, yeşil alan ve genel hizmet alanları oluşturulur.
Bedelsiz Terk Kuralı
2942 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre, DOP karşılığı alınan yol ve yeşil saha gibi yerler ile özel parselasyonda malikin muvafakatiyle kamuya ayrılan yerler için, eski malik mülkiyet iddiasında bulunamaz ve karşılık isteyemez.
DOP’un Sınırı
Düzenleme ortaklık payı kanunda belirlenen üst sınırı (hâlihazırda yüzde kırk beş) aşamaz. Bu sınırı aşan ihtiyaçlar kamulaştırma yoluyla ve bedeli ödenerek karşılanır.
Kamulaştırmadan Temel Farkı
Kamulaştırma bedellidir; malikin taşınmazı gerçek karşılığı ödenerek alınır. DOP ise imar düzenlemesinin bir aracıdır ve bedelsizdir. İki yol birbirinin yerine geçmez.
Sonradan Tapu Tesisi
Kamulaştırma tamamlanıp idare adına tescil yapıldıktan sonra aynı yer için yeniden tapu oluşturulursa, idarenin talebiyle hâkim sonraki kaydın iptaline karar verebilir.
Bedelsiz terk ile kamulaştırma aynı şey değildir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
DOP ile Kamulaştırma Arasındaki Temel Fark
İkisi de taşınmazın bir kısmının maliğin elinden çıkmasıyla sonuçlanır ama hukuki mantıkları taban tabana zıttır. Düzenleme Ortaklık Payı (DOP), imar uygulamasında yol, yeşil alan, park gibi düzenlemeden doğrudan yararlanan ortak alanlar için taşınmazdan bedelsiz kesilen paydır — mantığı, imar uygulamasıyla arsanın değerinde meydana gelen artışın karşılığıdır. Kamulaştırma ise kamu yararı gerekçesiyle yapılan, bedeli mutlaka ödenmesi gereken zorla mülkiyet devridir.
DOP’un Sınırı ve Hangi Alanlar İçin Kullanılabileceği
DOP keyfî değildir: İmar Kanunu m.18 uygulamasında bu pay kanunda öngörülen üst oranı aşamaz ve yalnızca kanunda sayılan umumi hizmet alanları için kullanılabilir. Okul, hastane, resmî kurum binası gibi DOP kapsamına girmeyen kullanımlar için idarenin kamulaştırma yapıp bedel ödemesi gerekir. Uygulamada en sık görülen hukuka aykırılık tam da budur: DOP kapsamı zorlanarak, aslında kamulaştırılması gereken alanlar bedelsiz alınır.
İtiraz ve Dava Yolu
Parselasyon (imar uygulaması) işlemi bir idari işlemdir; askı ilanı süresinde itiraz edilmeli, sonrasında idari yargıda iptal davası açılmalıdır. Denetlenecek başlıklar: DOP oranının kanuni sınırı aşıp aşmadığı, kesintinin gerçekten umumi hizmet alanı için yapılıp yapılmadığı, eşit ve adil dağıtım ilkesine uyulup uyulmadığı ve tahsis edilen yeni parselin denk değerde olup olmadığı. Aynı taşınmazdan daha önce DOP kesilmişse, ikinci kez aynı gerekçeyle kesinti yapılamayacağı da tartışılmalıdır.
Parselasyon işlemine karşı askı süresi kaçmadan harekete geçelim
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Terk ve kesinti dosyanız için görüşelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
📚 İlgili Rehberler
- İfraz ve Tevhit Talebinin Reddi Dava Dilekçesi (İmar m.15-16)
- Muvakkat Yapı (Geçici İnşaat Ruhsatı) Başvuru ve Dava Dilekçesi (İmar m.33)
- Harcamalara Katılma Payı Tahakkukunun İptali Dava Dilekçesi (2464)
- Parselasyon (İmar m.18) İşleminin İptali Dava Dilekçesi Örneği (2026)
- İmar Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- İmar Planlarının İptali Davası
- İfraz ve Tevhit (m.15-16)
- Hukuki El Atma (İmar Kısıtlılığı)
- İmar ve Kamulaştırma Hukuku Rehberi
İki Kurumun Temel Farkı: Bedel
DOP ile kamulaştırma sık karıştırılır; oysa malik açısından sonuçları taban tabana zıttır.
Düzenleme ortaklık payı: imar düzenlemesi nedeniyle taşınmazda meydana gelen değer artışının karşılığı olarak alınır ve bedelsizdir.
Kamulaştırma: taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi şartıyla yapılır.
Mantık farkı buradadır: DOP’ta malikin kalan parselinin değerlenmesi bir karşılık sayılırken, kamulaştırmada karşılık paradır.
Rıza bakımından ikisi de zorlayıcıdır: imar düzenlemesi, maliklerin muvafakati aranmaksızın yapılabilir ve tescil işlemleri resen gerçekleştirilir.
Yetki: bu işlemleri yapmaya belediyeler; belediye ve mücavir alan dışında ise valilik yetkilidir.
Parselasyonun işleyişi için parselasyon (imar kanunu 18. madde) ve düzenleme ortaklık payı sayfamıza bakabilirsiniz.
DOP Hangi Alanlar İçin Kullanılabilir?
Kanun, bedelsiz alınan payın hangi amaçlarla kullanılacağını tek tek saymıştır; liste kapalıdır.
Klasik umumi hizmet alanları: yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol.
Eğitim ve sağlık: Millî Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları ve Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları.
2019 değişikliğiyle genişleyen liste: pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, ağaçlandırılacak alan, rekreasyon ve mesire alanları ile taşkın kontrol tesisi alanları.
En önemli değişiklik şudur: resmî kurum alanlarının düzenleme ortaklık payından karşılanabilmesi esası kabul edilmiştir.
Malik için itiraz noktası: DOP’tan oluşturulan alan bu listede yer almıyorsa, o alan için kamulaştırma yapılması gerekir.
Sınır Aşılırsa Kamulaştırma Devreye Girer
İki kurum burada birleşir; DOP’un yetmediği yerde bedel ödenmesi zorunlu hâle gelir.
Kural: düzenleme ortaklık paylarının toplamı, umumi hizmetler için ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır.
Bunun anlamı şudur: ihtiyaç DOP tavanını aşıyorsa, aşan kısım bedelsiz alınamaz.
Bir sıra kuralı vardır: uygulamada, DOP sınırı aşıldığında önce belediyeye ait taşınmazların düzenlemeye dâhil edilmesi gerektiği; buna başvurulmadan doğrudan kamulaştırmaya gidilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu kabul edilmektedir.
Hesap sırası da önemlidir: kamulaştırma yapılan hâllerde DOP’un, taşınmazın kamulaştırmadan sonraki alanına uygulanması gerekir; kamulaştırmadan önceki alan üzerinden hesap yapılması bozma sebebidir.
Malik açısından pratik sonucu şudur: hem DOP kesilip hem aynı alan için kamulaştırma yapılıyorsa, hesabın sırası mutlaka denetlenmelidir.
Aynı Parselden İkinci Kez DOP Alınamaz
Bu kural, malikin en güçlü savunma araçlarından biridir ve uygulamada sıkça gözden kaçar.
Kural: DOP kesilen bir parselden ikinci bir kesinti yapılamaz.
Geçmiş terkler de sayılır: uygulamaya tabi parsellerde daha önce yapılmış bedelsiz terk varsa, DOP hesabında bu terk de dikkate alınır.
Bunun pratik değeri büyüktür: taşınmazınızdan geçmişte yol veya park için terk yapılmışsa, yeni düzenlemede bu miktar mahsup edilmelidir.
Bu nedenle tapu geçmişi çıkarılmalıdır: önceki imar uygulamaları, terk şerhleri ve eski parsel alanları karşılaştırmalı olarak incelenmelidir.
İkinci kesinti yapılmışsa: bu husus askı süresinde itiraz ve ardından iptal davasında ileri sürülmelidir.
DOP Alınamayan Hâllerde Bedele Dönüştürme
Her parselden fiilen pay kesmek mümkün olmayabilir; kanun bu durum için bir denkleştirme öngörür.
Hangi hâllerde? Parselin zemin durumu ve üzerindeki yapının özelliği itibariyle DOP alınamaması ya da ilgililere müstakil parsel verebilmek için daha az DOP kesilmesi veya hiç kesilememesi.
Çözüm: eksik kısım, ilgilisinin muvafakati ile bedele dönüştürülebilir.
Yeni bir güvence getirilmiştir: yapılan değişiklikle, bedele dönüştürülen tutarların fazladan kesinti yapılan diğer parsel sahiplerine ödenmesi zorunlu hâle getirilmiştir.
Bunun anlamı şudur: kendi parselinden ortalamanın üzerinde kesinti yapılan malik, bu bedelden pay talep edebilir.
Bu nedenle DOP oranları karşılaştırılmalıdır: aynı düzenleme sahasındaki parsellerden kesilen oranlar arasında fark varsa, denkleştirme gündeme gelir.
DOP ile Oluşturulan Alan Başka Amaçla Kullanılamaz
Bedelsiz alınan payın kaderi, alınma amacına bağlıdır.
Kural: DOP kesilerek oluşturulan tesisler başka amaçla kullanılamaz.
Gerekçesi şudur: pay, belirli umumi hizmetler karşılığında bedelsiz alınmıştır; amacın değişmesi bu dengeyi bozar.
Tipik ihlal örneği: park veya yeşil alan olarak DOP’tan oluşturulan bir yerin sonradan ticari kullanıma açılması.
Malik ne yapabilir? Amaç dışı kullanım, plan değişikliğine karşı açılacak iptal davasında ileri sürülebilir.
Takip önemlidir: düzenleme sonrası yapılan plan değişiklikleri askı ilanlarından izlenmelidir.
En Sık Karşılaşılan Hukuka Aykırılık
Bu alandaki uyuşmazlıkların önemli bölümü tek bir uygulamadan doğar.
Sorun şudur: belediyenin, aslında kamulaştırma bedeli ödemesi gereken bir alanı DOP kapsamında göstererek bedelsiz alması.
Neden hukuka aykırıdır? DOP, düzenleme nedeniyle doğan değer artışının karşılığıdır. Değer artışı doğurmayan ya da listede sayılmayan bir amaç için bedelsiz alım, kurumun amacını aşar.
Nasıl tespit edilir? Düzenleme sonrası parselinizin değerinde gerçek bir artış oluşup oluşmadığı ve alınan payın hangi alana tahsis edildiği incelenmelidir.
Karşılaştırma yapın: aynı sahadaki diğer parsellerden kesilen oranlar, eşitliğin sağlanıp sağlanmadığını gösterir.
İmar kısıtlılığından doğan farklı bir mağduriyet türü için hukuki el atma (imar kısıtlılığı) sayfamıza bakabilirsiniz.
İtiraz ve Dava Yolunda Sıra
İmar uygulamasına karşı hak arama, aşamalı bir usule tabidir.
1. Askı ilanını takip edin. Parselasyon planları belirli bir süre askıya çıkarılır; bu süre kaçırılmamalıdır.
2. Askı süresinde itiraz edin. İtiraz, yetkili organca karara bağlanır.
3. İptal davası açın. İşlem idari nitelikte olduğundan idari yargıda dava açılır.
4. Teknik dayanak sunun. DOP oranı hesabı, önceki terkler ve tahsis edilen alanın niteliği belgelerle gösterilmelidir.
5. Kamulaştırma gereken hâli ayırt edin. Alan DOP listesinde değilse ya da tavan aşılmışsa, bedel talebi gündeme gelir.
6. Bedele dönüştürmeyi değerlendirin. Fazladan kesinti yapılmışsa denkleştirme bedeli talep edilebilir.
Taşınmazın niteliği ve değerlemesi için kamulaştırmada arsa mı arazi mi? taşınmazın niteliği ve değerleme; kamulaştırma süreci için kamulaştırma süreci ve bedel tespiti (tescil davası) ve kamulaştırma hukuku rehberi: süreç, bedel tespiti ve malikin hakları sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Aynı Sonuç, İki Farklı Hukuk: Terk mi, El Atma mı?
Bir malikin arazisinin bir kısmının yola veya yeşil alana gitmesi tek bir hukuki sonuç doğurmaz. Aynı fiziksel görüntünün arkasında birbirine taban tabana zıt iki rejim vardır ve hangisinin uygulanacağı, malikin bedel alıp alamayacağını belirler.
| Durum | Dayanak | Malik bedel alabilir mi? |
|---|---|---|
| Düzenleme ortaklık payı karşılığı terk — imar uygulamasında bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve benzeri yerler | 2942 s.K. m.35 | Hayır. Mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez |
| Özel parselasyonda malikin muvafakatiyle ayrılan yerler | 2942 s.K. m.35 | Hayır. Aynı hüküm kapsamındadır |
| Uygulama imar planında umumi hizmete ayrılıp kamulaştırılmayan taşınmaz | 2942 s.K. ek m.1 | Evet. Beş yıllık süre içinde işlem yapılmazsa bedele ilişkin talep doğar |
Bu tablo, kamulaştırmasız el atma iddialarının en sık kırıldığı noktayı gösterir: taşınmazdan giden kısım düzenleme ortaklık payı karşılığı terk edilmişse, orada bedel talebi kanunen kapalıdır.
35. Maddenin Metni ve Sınırları
Kural şudur: imar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez.
Bu hükmün içinde, malik lehine çalışan üç sınır gizlidir:
- “Düzenlemeye tabi tutulan parsellerden” olma şartı. Hüküm, usulüne uygun bir imar uygulamasına dayanır. Ortada geçerli bir düzenleme işlemi yoksa maddenin uygulama alanı da yoktur.
- “Bir defaya mahsus” şartı. Bu ifade, aynı parselden ikinci kez düzenleme ortaklık payı alınmasının önündeki engeldir. Daha önce düzenlemeye girmiş ve payı alınmış bir parselden yeni bir uygulamayla tekrar pay alınması hâlinde, ikinci kesinti bu maddenin koruması altında değildir.
- “Kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerler” şartı. Hüküm yol, yeşil saha ve benzeri kamu hizmet ve tesisleri için ayrılan yerlere ilişkindir. Alınan yerin bu nitelikte olmaması hâlinde madde uygulanmaz.
Özel parselasyon ayağında ise belirleyici olan malikin muvafakatidir. Muvafakat olmaksızın ayrılmış bir yer, bu hükmün kapsamına girmez.
Ek 1. Madde: Kısıtlılığın Beş Yılı
Terk edilmemiş, ancak imar planında umumi hizmete ayrılarak yıllarca bekletilen taşınmazlar için rejim tamamen farklıdır. Ek 1. madde şunu düzenler: uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde:
- imar programları veya imar uygulamaları yapılır,
- bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır,
- veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır ya da yaptırılır.
Dava açılması hâlinde değerleme ölçütü de maddede belirlenmiştir: taşınmazın ya da üzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, 15. maddeye göre bilirkişi incelemesi yapılarak, taşınmazın hukuken tasarrufunun kısıtlandığı veya fiilen el konulduğu tarihteki nitelikleri esas alınmak suretiyle tespit edilir ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir.
Ek 1. madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında açılacak dava ve takiplerde, geçici 6. maddenin uzlaşmaya, harç ve vekâlet ücretine, bütçe payından ödemeye ve haczedilmezliğe ilişkin belirli fıkraları da uygulanır.
Görevli Yargı Kolundaki Hareketlilik
Ek 1. maddenin birinci fıkrasında bir dönem, beş yıllık süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde taşınmaz maliklerince mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davaların adli yargıda görüleceğini öngören bir cümle yer alıyordu.
Anayasa Mahkemesi, 16 Ocak 2025 tarihli E.2024/135, K.2025/20 sayılı kararıyla bu cümleyi iptal etmiştir.
Bu nedenle imar kısıtlaması kaynaklı bedel taleplerinde görevli yargı kolu, kanunla tek cümlede çözülmüş bir mesele olmaktan çıkmıştır. Dava açmadan önce güncel içtihadın kontrol edilmesi ve görev itirazına karşı hazırlıklı olunması gerekir. Görevsizlik kararı hâlinde süre kaybını önleyecek şekilde başvuru yapılabilmesi için, dosyanın en baştan bu ihtimale göre kurulması yerinde olur.
2981 Sayılı Kanun Uygulamalarından Doğan Alacaklar
İmar uygulamalarından doğan eski alacaklar için geçici 6. maddede özel bir güncelleme kuralı bulunur. Buna göre; 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlar da dâhil olmak üzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’da belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle güncellenerek ilgililerine ödenir.
Kanun bu hükmün devam eden davalarda da uygulanacağını ayrıca belirtir. Ayrıca bu fıkra uyarınca yapılacak ödemeler hakkında da geçici 6. maddenin ödeme rejimine ilişkin hükümleri geçerlidir.
Uygulamada bu, yıllar önce imar uygulaması sırasında ipoteğe bağlanmış ancak ödenmemiş bedellerin, nominal değerinde kalmayıp kanuni faizle güncellenerek talep edilebilmesi anlamına gelir. Eski tarihli ipotek kayıtlarının tapu sicilinde taranması, bu nedenle gözden kaçmaması gereken bir kontroldür.
Dosya Kurulurken Sorulacak Sorular
- Taşınmazdan giden kısım düzenleme ortaklık payı karşılığı mı alındı, yoksa plan kısıtlaması olarak mı bekletiliyor?
- Parselden daha önce düzenleme ortaklık payı alınmış mıydı? Alınmışsa, ikinci kesinti “bir defaya mahsus” kuralına aykırı olabilir.
- Özel parselasyon söz konusuysa, malikin muvafakati belgeleriyle ortaya konabiliyor mu?
- Uygulama imar planı ne zaman yürürlüğe girdi? Beş yıllık süre dolmuş mu?
- Beş yıl içinde imar programı, imar uygulaması, kamulaştırma veya kısıtlılığı kaldıran plan değişikliği yapılmış mı?
- Tapu kaydında 2981 sayılı Kanun uygulamalarından kalma bir ipotek var mı?
Üçüncü İhtimal: Fiilî El Atma ve Uzlaşma Dava Şartı
Bedelsiz terk ile kamulaştırma arasındaki ayrım, taşınmazın kamu eline geçtiği her durumu açıklamaz. İdare, ne düzenleme yapmadan ne de kamulaştırma işlemi tesis etmeden taşınmaza fiilen el koymuş olabilir. Bu üçüncü ihtimalin kendi rejimi ve kendi dava şartı vardır.
| Konu | Dayanak | Hüküm |
|---|---|---|
| Kapsam | 2942 SK geçici m.6 | Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 ile 4/11/1983 tarihleri arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara, kısmen veya tamamen yahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiilen el konulması bu madde kapsamındadır |
| Uygulanacak hükümler | 2942 SK geçici m.6 | Bu hâlde mülkiyet hakkından doğan talepler ile bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır |
| Uzlaşmanın niteliği | 2942 SK geçici m.6 | Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır |
| Harç ve vekâlet ücreti | 2942 SK geçici m.6 | Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri, bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir |
| Sonraki dönem | 2942 SK geçici m.14 | 4/11/1983 tarihinden maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar fiilen el konulması veya hukuki el atılması sebebiyle mülkiyet hakkından doğan taleplere dair bedel ve tazminata ilişkin davalarda verilen mahkeme kararları kesinleşmedikçe icraya konulamaz |
| Hukuki kısıtlılık | 2942 SK ek m.1 | Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ayrılmak suretiyle tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır; taşınmazlar kamulaştırılır veya kısıtlılığı kaldıracak plan değişikliği yapılır |
| Bedelsiz terk | 3194 SK m.18 | Düzenleme ortaklık payı, düzenlemeye tabi tutulan yerlerden bedelsiz olarak alınır |
Üç kurumun ayrılması, dosyanın hangi usulle yürüyeceğini belirler. Düzenleme ortaklık payı, kanunun kendisinin bedelsiz olarak öngördüğü bir kesintidir; bedel istenemez. Kamulaştırma, idarenin usulünce tesis ettiği bir işlemdir ve bedeli baştan gündeme gelir. Fiilî el atmada ise ortada ne bedelsizliği meşrulaştıran bir düzenleme ne de usulüne uygun bir kamulaştırma vardır; taşınmaza rızası olmaksızın el konulmuştur. Bu üçüncü hâlde talep, mülkiyet hakkından doğan bir bedel talebidir. Hukuki kısıtlılık hâliyle karşılaştırma için hukuki el atma ve imar kısıtlılığı incelenmelidir.
Maddedeki en kritik ifade uzlaşmaya ilişkindir. Hüküm, bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanmasını bir dava şartı olarak düzenler. Dava şartı olması, bu aşamanın tercihe bırakılmadığı anlamına gelir; işletilmeden açılan dava esasa girilmeden usulden reddedilir. Bu nedenle bedel talebi doğrudan mahkemeye götürülmemeli, önce ilgili idareye yazılı başvuru yapılarak uzlaşma istenmeli ve başvurunun tarihi ile idarenin cevabı belgelenmelidir. Uzlaşma sağlanamadığında ise sürecin tamamlandığını gösteren belge dosyaya konulmalıdır.
Maddedeki harç ve vekâlet ücreti hükmü de dava kararını doğrudan etkiler. Bu kapsamda açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri, bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. Bunun pratik sonucu, talep edilen bedel yüksek olsa dahi nispi harç yükünün doğmamasıdır. Bedel talebinin miktarı yüksek olduğu için dava açmaktan çekinen malikler bakımından bu hüküm ayrıca değerlendirilmelidir.
Zaman dilimi bakımından ise maddenin kendi sınırı vardır: hüküm, 9 Ekim 1956 ile 4 Kasım 1983 tarihleri arasındaki el atmaları kapsar. Sonraki döneme ilişkin olarak Kanun’a eklenen geçici 14. madde, fiilen el konulması veya hukuki el atılması sebebiyle mülkiyet hakkından doğan taleplere dair bedel ve tazminat davalarında verilen mahkeme kararlarının kesinleşmedikçe icraya konulamayacağını öngörür. Bu, davayı kazanan malik bakımından tahsil aşamasında ek bir bekleme anlamına gelir ve süreç planlanırken hesaba katılmalıdır. Dosya kurulurken sırasıyla şu üç husus belirlenmelidir: taşınmazın kamu eline hangi yolla geçtiği, el atmanın fiilî mi hukuki mi olduğu ve gerçekleştiği tarih. Parselasyon işlemine karşı izlenecek yol için parselasyon iptali dilekçesi, bedel tespitinin esasları için kamulaştırma süreci ve bedel tespiti incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
DOP nedir, neden bedelsiz?
Düzenleme Ortaklık Payı, imar uygulamasında yol, park, yeşil alan gibi umumi hizmet alanları için taşınmazdan kesilen bedelsiz paydır. Bedelsizliğin gerekçesi, imar uygulamasının taşınmazda yarattığı değer artışıdır.
DOP oranının bir üst sınırı var mı?
Evet — İmar Kanunu m.18 uygulamasında DOP kanunda belirlenen üst oranı aşamaz. Sınırı aşan kesintiler iptal davasının en güçlü dayanaklarındandır.
Okul veya hastane için DOP kesilebilir mi?
DOP yalnızca kanunda sayılan umumi hizmet alanları için kullanılabilir; kapsam dışındaki kullanımlar için idarenin kamulaştırma yaparak bedel ödemesi gerekir.
Aynı taşınmazdan ikinci kez DOP kesilebilir mi?
Daha önce DOP kesilmiş bir taşınmazdan aynı gerekçeyle yeniden kesinti yapılması hukuken tartışmalıdır ve dava konusu edilebilir; tapu ve uygulama geçmişi bu nedenle incelenmelidir.
Parselasyona nasıl itiraz edilir?
İşlem askı ilanına çıkarıldığında süresi içinde idareye itiraz edilmeli, sonuç alınamazsa idari yargıda iptal davası açılmalıdır. Askı takvimi kaçırıldığında dava imkânı büyük ölçüde daralır.
Yola giden yerim için bedel alabilir miyim?
DOP kapsamındaysa hayır; bedelsizdir.
DOP sınırı aşılırsa?
Aşan kısım için kamulaştırma yapılır ve bedel ödenir.
DOP her parselden alınır mı?
Yalnızca imar düzenlemesine giren parsellerden alınır.
DOP ile kamulaştırma arasındaki fark nedir?
DOP, imar düzenlemesi nedeniyle taşınmazda oluşan değer artışının karşılığı olarak bedelsiz alınır. Kamulaştırmada ise taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi zorunludur.
İmar düzenlemesi için rızam gerekir mi?
Hayır. İmar hududu içindeki arsa ve araziler, maliklerin veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın düzenlemeye tabi tutulabilir ve tescil işlemleri resen yapılır.
DOP hangi alanlar için kullanılabilir?
Yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol ile eğitim ve sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma durakları, resmî kurum alanı, mezarlık, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, ağaçlandırılacak alan, rekreasyon ve mesire alanları ile taşkın kontrol tesisi alanları.
İhtiyaç DOP tavanını aşarsa ne olur?
Eksik kalan miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır; aşan kısım bedelsiz alınamaz.
Aynı parselden ikinci kez DOP alınabilir mi?
Hayır. DOP kesilen bir parselden ikinci bir kesinti yapılamaz. Ayrıca daha önce yapılmış bedelsiz terk varsa DOP hesabında bu terk de dikkate alınır.
DOP kesilemeyen parsellerde ne yapılır?
Parselin zemin durumu veya üzerindeki yapının özelliği nedeniyle pay alınamıyorsa, eksik kısım ilgilisinin muvafakati ile bedele dönüştürülebilir. Yapılan değişiklikle bu bedelin fazladan kesinti yapılan diğer parsel sahiplerine ödenmesi zorunlu hâle getirilmiştir.
DOP’tan oluşturulan alan başka amaçla kullanılabilir mi?
Hayır. DOP kesilerek oluşturulan tesisler başka amaçla kullanılamaz.
Kamulaştırılması gereken yer DOP olarak gösterilirse ne yapmalıyım?
Bu, sık karşılaşılan bir hukuka aykırılıktır. Alanın DOP listesinde yer alıp almadığı, düzenleme sonrası gerçek bir değer artışı oluşup oluşmadığı ve diğer parsellerden kesilen oranlar incelenerek askı süresinde itiraz ve ardından iptal davası yoluna gidilmelidir.
Düzenleme ortaklık payı olarak giden yerin bedelini isteyebilir miyim?
Hayır. 2942 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca, imar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve benzeri yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez.
Aynı parselden ikinci kez düzenleme ortaklık payı alınabilir mi?
35. madde korumasını \u201cbir defaya mahsus\u201d alınan paylar bakımından tanır. Aynı parselden ikinci kez pay alınması hâlinde bu kesinti maddenin koruması altında değildir.
Özel parselasyonda ayrılan yerler için bedel istenebilir mi?
Özel parselasyon sonunda malikinin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış yerler de 35. madde kapsamındadır; karşılığı istenemez. Belirleyici olan malikin muvafakatidir.
İmar planında yeşil alanda kalan taşınmaz için ne kadar beklemem gerekir?
Ek 1. madde uyarınca uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içinde imar programı, imar uygulaması, kamulaştırma veya kısıtlılığı kaldıracak plan değişikliği yapılması gerekir.
Ek 1. madde kapsamında bedel hangi tarihe göre hesaplanır?
Taşınmazın ya da irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, taşınmazın hukuken tasarrufunun kısıtlandığı veya fiilen el konulduğu tarihteki nitelikleri esas alınarak, 15. maddeye göre bilirkişi incelemesiyle tespit edilir.
İmar kısıtlaması davası hangi yargı kolunda görülür?
Ek 1. maddede yer alan ve bu davaların adli yargıda görüleceğini öngören cümle, Anayasa Mahkemesi’nin 16 Ocak 2025 tarihli E.2024/135, K.2025/20 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Dava açmadan önce güncel içtihadın kontrol edilmesi gerekir.
2981 sayılı Kanun uygulamasından kalan alacağım güncellenir mi?
Geçici 6. madde uyarınca 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlar dâhil her türlü alacak ve bedeller, ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle güncellenerek ödenir. Bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır.


