Bu sayfanın kapsamı
Kamulaştırmasız el atma davasında dilekçenin kurulması ve hazır metin örneği
Aynı konunun diğer yönleri için:
- Fiili El Atma — kurumun tanımı ve rejimi
- El Atmada Süreler — süre haritası
- İdare Bedeli Ödemiyorsa — tahsil ve icra aşaması
İdare taşınmazınıza bedel ödemeden el koyduysa, önce bir soruya cevap vermeniz gerekir: bu fiilî mi, hukuki el atma mı? Cevap, hangi mahkemeye gideceğinizi ve hangi usulü izleyeceğinizi belirler. Yanlış yargı koluna başvurmak aylarca süre kaybettirir — ve hukuki el atmada görev konusu şu an tartışmalıdır. Aşağıda ayrım, uzlaşma şartı, bedel tespiti ve hazır bir dava dilekçesi örneği yer alıyor.
Kamulaştırmasız El Atma Nedir?
Kamulaştırmasız el atma; idarelerin kamulaştırma işlemi yapmaksızın veya kamulaştırma işlemlerini tamamlamaksızın özel mülkiyete tabi bir taşınmaza fiilen ve sürekli olarak el koymasına veya üzerine bir tesis yapmasına ya da imar planlarında taşınmazı kamu yararına tahsis etmesi neticesinde mülkiyet hakkının kullanılmasına engel olmasıdır.
Anayasa’nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkı ancak kanunla ve kamu yararı amacıyla sınırlandırılabilir. Kamulaştırma usulüne uyulmaksızın ve bedel ödenmeksizin yapılan el atma, bu hakkın hukuka aykırı biçimde ortadan kaldırılması sonucunu doğurur.
Geçici müdahale el atma sayılmaz. İdarenin taşınmaza yönelik müdahalesi kısa süreli yani geçici ise kamulaştırmasız el atmadan söz edilemez. Bu hâlde idari eylemden kaynaklanan tam yargı davası gündeme gelebilir; kullanım karşılığı için ayrıca ecrimisil talebi de değerlendirilebilir.
İki Tür El Atma, İki Farklı Yol
Fiilî el atma
İdare taşınmaza eylemli olarak müdahale eder: üzerinden yol geçirir, park yapar, okul veya tesis inşa eder, kanalizasyon hattı döşer. Malikin taşınmazdan yararlanması fiilen engellenmiştir.
Görevli yargı kolu: adli yargı. Dava, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Hukuki el atma
El atmanın yasal bir dayanağı bulunmakla birlikte, mülkiyet hakkının verdiği yetkilerin kullanılması uzun süre kısıtlanır. Tipik örnek: taşınmazın uygulama imar planında yol, yeşil alan veya okul alanı olarak ayrılması ve yıllarca kamulaştırılmaması. Taşınmaz tapuda sizindir ama üzerinde inşaat yapamaz, gerçek değerine satamazsınız.
Görev konusu şu an tartışmalı. Hukuki el atma davalarının geleneksel olarak idari yargıda açıldığı kabul edilmekle birlikte, 2942 sayılı Kanun’un ek 1. maddesinde idari yargıya yollama yapan bölümün iptal edilmesi sonrasında hukuki el atma iddiasına dayalı davaların adli yargıda görüleceği yönünde kararlar da bulunmaktadır. Bu nedenle burada tek bir yol göstermiyoruz: dava açmadan önce güncel yargı uygulamasını mutlaka teyit edin. Yanlış yargı koluna başvurmak görevsizlik kararına ve aylarca süre kaybına yol açar.
İmar Planında Kalan Taşınmaz: Beş Yıllık Yükümlülük
Hukuki el atmanın yasal zemini 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. maddedir. Bu düzenlemeye göre uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılan, mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar için:
📌 İdarenin yükümlülüğü
- İmar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıl içinde
- İlgili idarelerce imar programları veya imar uygulamaları yapılması
- Bütçe imkânları dahilinde kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması zorunludur
Bu süre içinde işlem yapılmaması, malike dava yolunu açar. Dilekçenizde planın onay tarihini ve aradan geçen süreyi açıkça gösterin; hukuki el atma iddiasının temeli budur.
Uzlaşma Şartı: Yalnızca 1956-1983 Arası
2942 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesi, belirli bir tarih aralığı için özel bir tasfiye mekanizması kurar. Bu madde temel olarak 09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihleri arasında gerçekleşen fiilî kamulaştırmasız el atmalardan kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmeyi amaçlar.
⏱️ Tarih aralığına göre usul
- 09.10.1956 – 04.11.1983 arası fiilî el atma → uzlaşma usulü dava şartıdır; uzlaşmazlık tutanağından itibaren üç ay içinde bedel tespiti davası açılmalıdır (hak düşürücü süre)
- 04.11.1983 sonrası fiilî el atma → uzlaşma dava şartı ve üç aylık süre aranmaz; doğrudan dava açılabilir
Aynı tarih ayrımı harç ve vekâlet ücretini de belirler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2019 tarihli, 2019/18-65 E. ve 2019/635 K. sayılı kararında; 09.10.1956 ile 04.11.1983 arasında el atılan taşınmazlarda harç ve vekâlet ücretinin maktu, 04.11.1983 sonrasında el atılanlarda ise nispi olarak uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
El atma tarihini tespit edin. Bu tek tarih üç şeyi birden belirliyor: uzlaşmanın dava şartı olup olmadığını, üç aylık hak düşürücü sürenin işleyip işlemediğini ve harcın maktu mu nispi mi olacağını. Eski hava fotoğrafları, uydu görüntüleri ve idarenin kendi kayıtları bu tespitte kullanılabilir.
Bedel Nasıl Belirlenir?
Kamulaştırmasız el atmada taşınmazın değerinin tespitine ilişkin özel bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Yargıtay kararları incelendiğinde, 2942 sayılı Kanun’da olağan kamulaştırma süreçleri için düzenlenmiş olan 11. maddenin bu hâllerde de kıyasen uygulandığı görülmektedir.
Pratikte bu, taşınmazın niteliği (arsa mı arazi mi), konumu, imar durumu ve emsal satışlar gözetilerek keşif ve bilirkişi incelemesiyle bedel belirlenmesi anlamına gelir. Dilekçede “fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır” ibaresinin bulunması, bilirkişi bedeli beklenenden yüksek çıktığında ıslah imkânını korur.
Bedelin ödenmesi karşılığında taşınmazın tapu kaydının idare adına tescili de talep edilmelidir — aksi hâlde bedeli alsanız bile tapu üzerinizde kalır ve yeni uyuşmazlıklar doğar.
Davalıyı Doğru Seçin
Uygulamada sık yapılan bir hata, işi fiilen yapan yükleniciyi dava etmektir. Dava, idarenin ihale ile veya başka herhangi bir şekilde yetkilendirdiği özel hukuk tüzel kişisine karşı değil, bizzat idareye karşı açılmalıdır.
Hangi idarenin sorumlu olduğu da her zaman açık değildir: yol için karayolları veya belediye, okul için millî eğitim veya belediye, altyapı için su ve kanalizasyon idaresi gündeme gelebilir. İmar planı ve yatırım kayıtları üzerinden sorumlu idarenin baştan doğru belirlenmesi gerekir; tereddüt hâlinde ilgili idarelerin birlikte davalı gösterilmesi değerlendirilebilir.
El atma tarihindeki nitelik, dava tarihindeki değer esas alınır
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kamulaştırmasız El Atma Dava Dilekçesi Örneği (2026)
Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; fiilî ve hukuki el atma seçeneklerinden yalnızca dosyanıza uyanı bırakın. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz.
[ … ] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yazılmalıdır. Görevli yargı kolu, el atmanın niteliğine göre değerlendirilmelidir.)
DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No])
SIFATI: Dava konusu taşınmazın maliki
ADRES: [Açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa çıkarın)
DAVALI İDARE: [İdarenin tam adı — belediye, karayolları, bakanlık vb.]
ADRES: [İdarenin adresi]
(Dava, idarenin yetkilendirdiği özel hukuk tüzel kişisine değil, bizzat idareye karşı açılmalıdır.)
DAVA KONUSU: [ … ] İli, [ … ] İlçesi, [ … ] ada, [ … ] parsel sayılı taşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atılması nedeniyle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla taşınmaz bedelinin faiziyle birlikte tahsili istemidir.
DAVA DEĞERİ: [ … ] TL (bedel bilirkişi incelemesiyle netleşecektir)
AÇIKLAMALAR:
1. MÜLKİYET. Müvekkil, [ … ] ada [ … ] parsel sayılı ve [ … ] m² yüzölçümlü taşınmazın [tamamının / [ … / … ] payının] malikidir. (Ek-1: Tapu kaydı ve takyidat belgesi)
2. EL ATMANIN NİTELİĞİ. (Aşağıdaki iki seçenekten dosyanıza uyanı bırakın.)
Seçenek A — fiilî el atma: Davalı idare, herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın ve müvekkile bedel ödemeksizin, …/…/20… tarihinden bu yana taşınmaz üzerinde [yol / park / okul / kanalizasyon hattı / trafo / spor tesisi] yapmış ve taşınmaza fiilen ve sürekli olarak el koymuştur. Müvekkilin taşınmazdan yararlanması tamamen engellenmiştir. (Ek-2: Fotoğraflar, uydu görüntüleri, imar durumu, tespit tutanağı)
Seçenek B — hukuki el atma: Taşınmaz, …/…/20… tarihinde yürürlüğe giren uygulama imar planında [yol / yeşil alan / okul alanı / resmî kurum alanı] olarak ayrılmıştır. Aradan geçen [ … ] yıla rağmen davalı idarece imar programı yapılmamış, imar uygulaması gerçekleştirilmemiş ve kamulaştırma işlemleri tamamlanmamıştır. Bu nedenle müvekkilin mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu kısıtlanmıştır. (Ek-2: İmar planı, plan onay tarihi, imar durum belgesi)
3. İDAREYE BAŞVURU. Müvekkil, …/…/20… tarihinde davalı idareye yazılı olarak başvurmuş ve taşınmazın kamulaştırılmasını ya da bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Başvuru [reddedilmiş / cevapsız bırakılmıştır]. (Ek-3: İdareye başvuru ve varsa cevabı)
4. MÜLKİYET HAKKI İHLAL EDİLMİŞTİR. Anayasa’nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkı, ancak kanunla ve kamu yararı amacıyla sınırlandırılabilir. Kamulaştırma usulüne uyulmaksızın ve bedel ödenmeksizin gerçekleştirilen el atma, mülkiyet hakkının hukuka aykırı biçimde ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaktadır. Bu itibarla davalı idarenin, müvekkilin uğradığı zararı tazmin etme yükümlülüğü bulunmaktadır.
5. BEDELİN TESPİTİ. El atılan taşınmazın değerinin tespitinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesindeki ölçütlerin kıyasen uygulanması gerekmektedir. Taşınmazın niteliği, konumu, imar durumu ve emsal satışlar dikkate alınarak keşif ve bilirkişi incelemesiyle bedel tespiti talep olunur.
[1956-1983 arası fiilî el atmada ekleyin: “Taşınmaza el atma 09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihleri arasında gerçekleştiğinden, 2942 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesi uyarınca uzlaşma yoluna başvurulmuş, …/…/20… tarihinde uzlaşmazlık tutanağı düzenlenmiştir. İşbu dava, tutanak tarihinden itibaren üç aylık süre içindedir. (Ek-4: Uzlaşma başvurusu ve uzlaşmazlık tutanağı)”]
HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa m. 35, 46; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 11, ek m. 1, geçici m. 6; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; 6100 sayılı HMK ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER: Tapu kaydı ve takyidat belgesi, imar planı ve imar durum belgesi, kadastro ve çap örneği, taşınmaza ilişkin fotoğraf ve uydu görüntüleri, davalı idareden celbi talep olunan işlem dosyası ve imar programı kayıtları, [varsa] uzlaşma başvurusu ve tutanağı, keşif ve bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin işlem dosyasının ve imar programı kayıtlarının CELBİNE,
2. Taşınmazın bedelinin keşif ve bilirkişi incelemesiyle TESPİTİNE,
3. Davanın KABULÜ ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [ … ] TL taşınmaz bedelinin FAİZİYLE BİRLİKTE davalı idareden TAHSİLİNE,
4. Bedelin ödenmesi karşılığında taşınmazın tapu kaydının davalı idare adına TESCİLİNE,
5. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye YÜKLETİLMESİNE
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı [Vekili]
[Ad Soyad] — İmza
EKLER:
Ek-1: Tapu kaydı ve takyidat belgesi
Ek-2: İmar planı, fotoğraf ve tespit belgeleri
Ek-3: İdareye başvuru ve varsa cevabı
Ek-4: Uzlaşma başvurusu ve uzlaşmazlık tutanağı (1956-1983 arası el atmada)
Ek-5: Vekâletname (vekil varsa)
Sık Yapılan Beş Hata
- El atmanın niteliğini yanlış saptamak. Fiilî mi hukuki mi ayrımı, görevli yargı kolunu ve usulü belirler.
- Görev konusunu güncel uygulamayı teyit etmeden seçmek. Hukuki el atmada görevli yargı kolu tartışmalıdır.
- El atma tarihini tespit etmemek. Bu tarih uzlaşma şartını, üç aylık süreyi ve harcın türünü belirler.
- Yükleniciyi dava etmek. Dava bizzat idareye karşı açılmalıdır.
- Tescil talebini yazmamak. Bedel alınsa bile tapu üzerinizde kalırsa yeni uyuşmazlık doğar.
İlgili Rehberler
- El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) Dava Dilekçesi (TMK m.683)
- Orman Kadastrosuna İtiraz Dava Dilekçesi Örneği (6831 m.11)
- Sit Alanında Yapılaşma İzni ve Trampa Dilekçesi (2863)
- Muvakkat Yapı (Geçici İnşaat Ruhsatı) Başvuru ve Dava Dilekçesi (İmar m.33)
- Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Zamanaşımı
- Kamulaştırmasız Fiilî El Atmada Ecrimisil
- Kamulaştırma (2942): Bedel Tespiti ve Acele El Atma
- Tam Yargı (İdari Tazminat) Davası Dilekçesi Örneği
- İdari İşlemin İptali Dava Dilekçesi Örneği
- Ecrimisil Dava Dilekçesi Örneği
- 📁 Tüm Dilekçe Örnekleri Dizini
Süre Engeli Yok: İptal Edilen Yirmi Yıllık Kural
Kamulaştırmasız el atma dosyalarında en sık sorulan soru, aradan geçen sürenin hak kaybına yol açıp açmadığıdır. Bu konuda bilinmesi gereken belirleyici bir gelişme vardır.
2942 sayılı Kanun’un 38. maddesi, kamulaştırmasız el atma taleplerini yirmi yıllık bir hak düşürücü süreye bağlıyordu. Bu süre dolduğunda malikin talep hakkı tamamen ortadan kalkıyordu.
Anayasa Mahkemesi, 10 Nisan 2003 tarihli E.2002/112, K.2003/33 sayılı kararıyla bu hükmü iptal etmiştir.
İptalin sonucu şudur: kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılacak davalarda, el atmanın üzerinden yirmi yıl geçmiş olması tek başına bir engel oluşturmaz.
Bu, uygulamada geniş bir dosya grubunu ilgilendirir. Onlarca yıl önce yol, okul, park veya tesis yapılmak üzere el konulmuş ve bedeli hiç ödenmemiş taşınmazlar için talep yolu açıktır.
Daha Önce Süreden Reddedilmiş Dosyalar
İptal kararından önce, yirmi yıllık süre gerekçesiyle reddedilmiş dosyalar bulunmaktadır. Bu dosyalar bakımından Kanun’un geçici 6. maddesi ayrı bir değerlendirme imkânı sunmaktadır.
Eski bir dosyası süreden reddedilmiş maliklerin, dosyalarını bu çerçevede yeniden değerlendirmeleri yerinde olur. Ret kararının gerekçesi ve tarihi, yapılacak değerlendirmenin çıkış noktasıdır.
Yargılama Giderleri: 2026 Değişikliği
Dava açma kararını doğrudan etkileyen bir değişiklik 2026’da yapılmıştır.
11 Haziran 2026 tarihli ve 7584 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle değişen 29. madde uyarınca; bilirkişi, keşif ve muhtar ücretleri ile tapu harçları ve bu Kanun’un gerektirdiği diğer giderler kamulaştırmayı yapan idarece ödenir.
Bu düzenleme, dava açmanın önündeki masraf engelini önemli ölçüde kaldırmaktadır.
Karar Kesinleşti, Ödeme Gelmiyor
Lehe karar almak dosyanın sonu değildir. Tahsil aşaması ayrı bir süreçtir ve burada da 2026’da malik lehine bir gelişme olmuştur.
Ek 4. madde uyarınca, kesinleşen mahkeme kararına istinaden idareye hesap numarasını bildiren malike idarece otuz gün içinde ödeme yapılır. Bu sürenin işlemeye başlaması için malikin idareye yazılı başvurup hesap numarasını bildirmesi gerekir; süre kendiliğinden işlemez.
Ödeme yapılmazsa genel hükümlere göre icra takibi yoluna gidilebilir. Ek 4. maddenin ikinci fıkrasında, idare aleyhine başlatılan takiplerde teminat aranmaksızın takibin durdurulmasına imkân veren bir düzenleme bulunuyordu.
Anayasa Mahkemesi, 13 Mayıs 2026 tarihli E.2026/24, K.2026/106 sayılı kararıyla bu hükmü, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları yönünden iptal etmiştir.
Yani el atma tazminatına ilişkin icra takiplerinde idarenin teminatsız durdurma imkânı bu kararla ortadan kalkmıştır. Tahsil aşaması bakımından bu, doğrudan bir kolaylıktır.
Eski Tescillerde Bedelin Güncellenmesi
Taşınmaz geçmişte idare adına tescil edilmiş ancak bedeli hiç ödenmemişse, ödenecek tutarın nasıl belirleneceği ek 3. maddede düzenlenmiştir.
Bu maddeye göre bedel, tescil tarihi esas alınarak belirlenir ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile güncellenir.
Maddenin ilk hâlinde güncellemenin “dava tarihi itibarıyla” yapılacağı belirtiliyordu. Anayasa Mahkemesi, E.2019/93, K.2023/87 sayılı kararıyla bu ibareyi iptal etmiştir.
Burada uygulanan mekanizmanın faiz değil güncelleme olduğu not edilmelidir. İkisi farklı mantıkla işler ve uzun süreli dosyalarda sonuçları birbirinden hayli uzaklaşabilir.
Vekâlet Ücreti Konusunda Bir Uyarı
Bu alanda bilinmesi gereken ve sık yanlış aktarılan bir hüküm vardır.
2942 sayılı Kanun’un 31. maddesinin (e) bendi, kamulaştırma bedelinin bir kısmının avukata ait olacağının kararlaştırılmasını yasaklamaktadır. Kanun’un 33. maddesi bu yasağa aykırılığı cezai yaptırıma bağlamış, 34. maddesi ise malike belirli şartlarla geri alma hakkı tanımıştır.
Dolayısıyla bu alanda ücretin, bedelin yüzdesi üzerinden bir başarı primi olarak kararlaştırılması kanuna uygun değildir. Ücret ilişkisinin maktu bir sözleşme üzerinden kurulması gerekir.
Bu hükümler kamulaştırma bedeli bakımından açıkça düzenlenmiştir. Kamulaştırmasız el atma tazminatı bakımından uygulanıp uygulanmayacağı metinden doğrudan çıkmamakta olup, temkinli davranılması yerinde olur.
Kamulaştırmasız el atma dosyanız için görüşelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İki Tür El Atma, İki Ayrı Rejim
Kamulaştırmasız el atma dosyalarında ilk belirlenecek şey türdür; sonraki her adım buna bağlıdır.
| Konu | Fiilî el atma | Hukukî el atma |
|---|---|---|
| Görünümü | Taşınmaz işgal edilmiş, üzerinde tesis yapılmış | İmar kısıtlılığı ile tasarruf engellenmiş |
| Yargı kolu | Adlî yargı | İdarî yargı |
| Nitelendirme | İdarenin haksız fiili | İdari işlemden doğan zarar |
| Uzlaşma | 1956–1983 arasında dava şartı | Kendi rejimine göre |
| Harç ve vekâlet | 1956–1983 maktu; sonrası nispi | Genel hükümler |
| Bedel ölçütü | Kanunun 11 ve 12. maddeleri kıyasen | Aynı esaslar |
Beşinci satır maliyeti doğrudan belirler: değeri yüksek taşınmazlarda maktu ile nispi harç arasındaki fark çok büyüktür. Bu nedenle davanın ilk işi fiilen el atma tarihinin tespitidir.
Zamanaşımı bakımından ise: yirmi yıllık hak düşürücü süre öngören hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından 2010 yılında iptal edilmiştir. Taşınmazın aynından doğan davalarda dava hakkı süreye bağlı değildir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kamulaştırmasız el atma nedir?
İdarenin, kamulaştırma işlemi yapmaksızın veya kamulaştırma işlemlerini tamamlamaksızın özel mülkiyete tabi bir taşınmaza fiilen ve sürekli olarak el koyması, üzerine tesis yapması ya da imar planlarında taşınmazı kamu yararına tahsis ederek mülkiyet hakkının kullanılmasına engel olmasıdır.
Fiilî el atma ile hukuki el atma farkı nedir?
Fiilî el atmada idare taşınmaza eylemli olarak müdahale eder; üzerine yol, park veya tesis yapar. Hukuki el atmada ise el atmanın yasal bir dayanağı bulunmakla birlikte, mülkiyet hakkının verdiği yetkilerin kullanılması uzun süre kısıtlanır — örneğin taşınmazın imar planında kamu hizmetine ayrılıp yıllarca kamulaştırılmaması.
Bu ayrım neden önemli?
Çünkü iki hâlde birbirinden çok farklı hukuki süreçler yürütülür ve özellikle görevli yargı kolu değişebilir. Bu nedenle el atmanın niteliğinin baştan doğru saptanması gerekir.
Fiilî el atmada hangi mahkeme görevli?
Fiilî el atma hâlinde adli yargı görevlidir; dava taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Hukuki el atmada hangi yargı kolu görevli?
Bu konu tartışmalıdır. Hukuki el atma davalarının geleneksel olarak idari yargıda açıldığı kabul edilmekle birlikte, 2942 sayılı Kanun’un ek 1. maddesinin idari yargıya yollama yapan bölümünün iptal edilmesi sonrasında hukuki el atma iddiasına dayalı davaların adli yargıda görüleceği yönünde kararlar da bulunmaktadır. Dava açmadan önce güncel yargı uygulamasının teyit edilmesi zorunludur.
Yanlış yargı koluna başvurursam ne olur?
Görevsizlik kararı verilir ve dosya görevli yargı yerine gönderilir. Bu, aylarca süre kaybına yol açar. Bu nedenle el atmanın niteliğinin ve görevli yargı kolunun dava öncesinde değerlendirilmesi kritik önemdedir.
Uzlaşma başvurusu zorunlu mu?
2942 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesi uyarınca 09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihleri arasında gerçekleştirilen fiilî kamulaştırmasız el atmalarda uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.
1983’ten sonraki el atmalarda da uzlaşma gerekir mi?
Gerekmez. Bedel davası açmadan önce uzlaştırma yoluna başvurma dava şartı ile üç aylık hak düşürücü süre, 1983 sonrası dönemde gerçekleşen kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılacak tazminat davalarında aranmamaktadır.
Uzlaşma sağlanamazsa süre ne kadar?
Uzlaşmazlık tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren üç ay içinde bedel tespiti davası açılması gerekir. Bu üç aylık süre hak düşürücü niteliktedir.
İmar planında kamu alanına ayrılan taşınmaz için ne yapabilirim?
2942 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. madde uyarınca uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılan, mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar için imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıl içinde ilgili idarelerce imar programları veya imar uygulamaları yapılması ve bütçe imkânları dahilinde kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması zorunludur.
Bedel nasıl hesaplanır?
Kamulaştırmasız el atmada taşınmazın değerinin tespitine ilişkin özel bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Yargıtay uygulamasında, 2942 sayılı Kanun’un olağan kamulaştırma için öngörülen 11. maddesinin bu hâllerde de kıyasen uygulandığı görülmektedir.
Davayı kime karşı açmalıyım?
Dava, idarenin ihale veya başka bir yolla yetkilendirdiği özel hukuk tüzel kişisine karşı değil, bizzat idareye karşı açılmalıdır.
Harç maktu mu, nispi mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2019 tarihli, 2019/18-65 E. ve 2019/635 K. sayılı kararında; 09.10.1956 ile 04.11.1983 arasında el atılan taşınmazlara ilişkin davalarda harç ve vekâlet ücretinin maktu, 04.11.1983 sonrasında el atılanlarda ise nispi olarak uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
İdarenin müdahalesi geçiciyse ne olur?
İdarenin özel mülkiyete konu taşınmaza yönelik müdahalesinin kısa süreli yani geçici olması hâlinde kamulaştırmasız el atmadan söz edilemez. Bu hâlde idari eylemden kaynaklanan tam yargı davası açılması gündeme gelebilir; ayrıca ecrimisil talebi de değerlendirilebilir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m.11, ek m.1, geçici m.6)
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (m.35, m.46)
- 3194 sayılı İmar Kanunu
Kamulaştırmasız el atmada görevli yargı kolu, özellikle hukuki el atma bakımından yargı kararlarıyla şekillenmekte ve tartışmalıdır. Dava açmadan önce güncel uygulamanın ve mevzuat metninin teyit edilmesi zorunludur.
Bu sayfadaki örnek dilekçe yalnızca bilgilendirme amaçlı genel bir şablondur ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosya kendine özgüdür; süreler hak düşürücü olabilir. Dilekçenizi mutlaka avukatınızla birlikte hazırlayın. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz.
Kamulaştırmasız el atmada yirmi yıllık süre geçti, dava açabilir miyim?
2942 sayılı Kanun’un 38. maddesindeki yirmi yıllık hak düşürücü süre, Anayasa Mahkemesi’nin 10 Nisan 2003 tarihli E.2002/112, K.2003/33 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; el atmanın üzerinden yirmi yıl geçmiş olması tek başına engel oluşturmaz.
Daha önce süreden reddedilen dosyam için ne yapabilirim?
Kanun’un geçici 6. maddesi bu dosyalar bakımından ayrı bir değerlendirme imkânı sunmaktadır; ret kararının tarihi ve gerekçesi üzerinden dosyanın yeniden incelenmesi yerinde olur.
Dava masraflarını kim öder?
7584 sayılı Kanun’la değişen 29. madde uyarınca bilirkişi, keşif ve muhtar ücretleri ile tapu harçları ve Kanun’un gerektirdiği diğer giderler kamulaştırmayı yapan idarece ödenir.
Karar kesinleşti ama idare ödemiyor, ne yapmalıyım?
Ek 4. madde uyarınca idareye hesap numaranızı yazılı olarak bildirmeniz gerekir; idarece otuz gün içinde ödeme yapılır. Bu süre bildirim yapılmadan işlemez.
İdare icra takibimi teminatsız durdurabilir mi?
Ek 4. maddenin ikinci fıkrasındaki bu imkân, Anayasa Mahkemesi’nin 13 Mayıs 2026 tarihli E.2026/24, K.2026/106 sayılı kararıyla kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları yönünden iptal edilmiştir.
Eski tescilde bedel nasıl hesaplanır?
Ek 3. madde uyarınca bedel tescil tarihi esas alınarak belirlenir ve Yİ-ÜFE ile güncellenir; bu bir faiz değil güncelleme mekanizmasıdır.
Avukatlık ücreti bedelin yüzdesi olarak kararlaştırılabilir mi?
2942 sayılı Kanun’un 31. maddesinin (e) bendi, kamulaştırma bedelinin bir kısmının avukata ait olacağının kararlaştırılmasını yasaklamakta; 33. madde bu yasağa aykırılığı cezai yaptırıma bağlamaktadır.
📚 İlgili Rehberler
- Kamulaştırma Bedelini Ödemeyen İdareye Karşı İcra ve Haciz Dilekçesi Örneği (2026)
- Kamulaştırmasız El Atmada Uzlaşma Başvurusu Dilekçesi Örneği (2026) — Geçici m.6
- İrtifak Kamulaştırmasında Değer Düşüklüğü ve Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Örneği (2026)
- Kamulaştırma Bedel Tespiti ve Tescil Davasında Cevap Dilekçesi Örneği (2026)
- Acele Kamulaştırma Kararının İptali Dava Dilekçesi Örneği (2026) — 2942 m.27

