İdarenin kusuru yüzünden zarar gördüyseniz doğrudan mahkemeye gidemezsiniz. İdari eylemden doğan zararlarda, dava açmadan önce ilgili idareye başvurmak bir ön koşuldur. Başvuru için bir yıl, ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl süreniz vardır. Aşağıda idari eylem–işlem ayrımı, başvuru koşulu, süre rejimi ve hazır bir tam yargı davası dilekçesi örneği yer alıyor.
⚠️ İdari yargıda kanun yolu güncellemesi — 31 Temmuz 2026:
Tek hâkim sınırı. 7589 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle 2576 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki “yirmibeşbin” ibaresi “dört yüz seksen altı bin” olarak değiştirilmiştir (RG 31.07.2026, S. 33326). Konusu 486.000 TL’yi aşmayan iptal ve tam yargı davaları tek hâkimle görülür; düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar kapsam dışıdır. Bu değişiklik geçici m. 1/2 uyarınca yalnızca 31.07.2026’dan sonra açılan davalarda uygulanır.
Temyiz yolu. Aynı Kanun’un 6. maddesiyle İYUK m. 46’ya eklenen ikinci fıkra uyarınca, bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilir. Ancak maddede sayılan bazı dava ve işlerde, kaldırma üzerine yeniden karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamaz; bunların başında idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar gelir. Bölge idare mahkemesinin yeniden verdiği karar ile ilk derece kararı arasındaki farkın İYUK m. 45/1’deki parasal sınırı geçmediği hâller ile yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar da temyize kapalıdır. Bu değişiklik, yürürlükten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlarda uygulanır.
Pratik sonuç. Tek hâkim sınırı yükseldiği için çok daha fazla tam yargı dosyası tek hâkimle görülecek; tek hâkimli davalarda kaldırma sonrası temyiz kapalı olduğundan bu dosyalarda bölge idare mahkemesi fiilen son mercidir ve istinaf dilekçesi dosyanın son ciddi savunma imkânı hâline gelir. 2026 yılı için istinaf sınırı 55.000 TL, temyiz sınırı 1.660.000 TL, tek hâkim sınırı 486.000 TL’dir. Ayrıntı: idari yargıda 2026 parasal sınırları
Tam Yargı Davası Nedir, İptal Davasından Farkı Ne?
Tam yargı davası, idarenin işlem veya eylemlerinden doğan zararların tazmini için idari yargıda açılan davadır. İptal davası işlemin hukuka uygunluğunu denetler; tam yargı davası ise doğrudan cebinizdeki kaybı geri almayı hedefler.
İdarenin tazmin sorumluluğu genellikle hizmet kusuruna dayandırılır: hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi. Bazı hâllerde kusursuz sorumluluk esasları da gündeme gelebilir.
İdari İşlem mi, İdari Eylem mi? Yol Buradan Ayrılıyor
Bu ayrım teknik görünse de izleyeceğiniz usulü tamamen değiştirir.
İdari eylem
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, davranışı, tutumu veya hareketsizliğidir. Öncesinde bir idari karar veya işlem bulunmayan, fiziki âlemde değişikliğe neden olan maddi tasarrufları ifade eder. İdarenin bir faaliyette bulunması gerekirken hareket etmemesi sonucu doğan olumsuz eylemler de bu kapsamdadır.
Örnek: kaldırımdaki çukur nedeniyle düşme, kanalizasyon taşması, okul bahçesinde denetimsizlik, yol çalışmasında güvenlik önlemi alınmaması.
İdari işlem
Belli bir karara dayanan hâllerde ise farklı bir yol izlenir. İYUK m.12 uyarınca ilgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla:
- Doğrudan doğruya tam yargı davası açabilirler,
- İptal ve tam yargı davasını birlikte açabilirler,
- Önce iptal davası açıp bu dava karara bağlandıktan sonra, dava açma süresi içinde tam yargı davası açabilirler.
Hangi seçenek daha iyi? İptal davasını önce açmak, işlemin hukuka aykırılığını tespit ettirip tazminat davasını sağlam bir zemin üzerine kurma imkânı verir; ancak süreç uzar. Birlikte açmak zaman kazandırır ama iptal talebi reddedilirse tazminat da düşebilir. Seçim, işlemin hukuka aykırılığının ne kadar net olduğuna göre yapılmalıdır.
İdari Eylemde Ön Koşul: Önce İdareye Başvuru
İYUK m.13’ün birinci fıkrası nettir: idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir.
⏱️ İki süre birlikte işler
- Bir yıl — eylemin öğrenildiği tarihten itibaren
- Beş yıl — her hâlde eylem tarihinden itibaren, üst sınır
- Başvuru yapılmadan dava açılırsa → idari merci tecavüzü sayılır ve dosyanın yetkili mercie gönderilmesine karar verilir
Zarar sonradan ortaya çıktıysa: Uygulamada, idari eylemin bütün unsurlarıyla öğrenildiği ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan bir ve beş yıllık sürelerin hesaplanmasının hak kaybına yol açabileceği belirtilmektedir. Özellikle sağlık hizmeti kaynaklı zararlarda kesin raporun geç düzenlendiği dosyalarda bu husus ayrıca ileri sürülmelidir.
Bir istisna daha var: görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde, sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda idareye başvurma şartı aranmaz. Yanlış yargı koluna gitmiş olmak, ön koşulu yeniden işletmeyi gerektirmez.
Bekleme Süresi: Burada Dikkatli Olun
İdareye başvurduktan sonra cevap beklenir. Başvurunun kısmen veya tamamen reddi hâlinde, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi işlemeye başlar. İdare cevap vermezse belirli bir süre sonunda istem zımnen reddedilmiş sayılır ve dava süresi o tarihten işler.
Bekleme süresi otuz gündür. İYUK m.13/1’deki “altmış gün” ibaresi, 7331 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle “otuz gün” olarak değiştirilmiştir (yürürlük 14.07.2021). İdare, başvurunun kendisine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde cevap vermezse istem zımnen reddedilmiş sayılır; İYUK m.7/1’deki altmış günlük dava açma süresi, bu otuz günün bittiği tarihi izleyen günden işlemeye başlar. İnternette hâlâ dolaşan “altmış gün” ifadesi 2021 öncesi kanun metnine aittir.
Geçiş kuralı. İYUK geçici m.10 uyarınca yeni süre, 14.07.2021’den sonra idareye yapılan başvurularda uygulanır; bu tarihten önce yapılmış başvurularda idarenin cevap süresi altmış gün olarak kalır. Süreyi her iki ihtimalde de takvime alın: ret yazısı gelirse tebliği izleyen günden, gelmezse otuz birinci günden itibaren altmış gün.
Pratik bir önlem var: idareye başvurunuzu kayıt altına aldırın — evrak kayıt numarası, KEP veya iadeli taahhütlü gönderim. Başvuru tarihi ispatlanamadığında hangi süre geçerli olursa olsun hesap yapılamaz hâle gelir.
Zarar Kalemlerini Nasıl Yazmalı?
Tam yargı davasında maddi ve manevi zarar birlikte istenebilir. Ancak her ikisinin de ayrı ayrı ve somut biçimde ortaya konması gerekir.
Maddi zarar
Olayın niteliğine göre değişir: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı, mal varlığında meydana gelen eksilme, onarım bedeli; ölüm hâlinde cenaze giderleri ve destekten yoksun kalma zararı. Her kalemi dayandığı belgeyle eşleştirin — fatura, rapor, gelir belgesi, SGK kaydı.
Manevi zarar
“Çok üzüldüm” bir anlatım değildir. Tedavi sürecinin uzunluğunu, kalıcı iz veya fonksiyon kaybını, sosyal ve mesleki hayattaki somut kısıtlanmayı, yakın kaybında aile bağının niteliğini yazın. Hâkim takdirini bu somut verilere dayandırır.
“Fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır” ibaresini unutmayın. Zararın tam olarak hesaplanamadığı hâllerde bu ibare, bilirkişi incelemesi sonrasında miktarı artırma imkânınızı korur. Dilekçeden çıkarılması, sonradan doğan farkı talep edememenize yol açabilir.
Delil Dosyası ve İdareden Celp
- Olaya ilişkin resmî tutanak ve raporlar — kolluk tutanağı, itfaiye raporu, iş kazası tutanağı
- Zararı gösteren belgeler — fatura, tedavi evrakı, maluliyet raporu, gelir belgesi
- İdareye başvuru ve idarenin cevabı — ön koşulun yerine getirildiğini gösterir
- İdarenin soruşturma ve işlem dosyası — elinizde yoksa celbini talep edin
- Keşif ve bilirkişi incelemesi — hizmet kusurunun ve zararın tespiti için
İdarenin iç yazışmaları, denetim raporları ve soruşturma dosyası çoğu zaman zararın idari kusurdan doğduğunu gösteren en güçlü delillerdir ve yalnızca idarede bulunur. Bu nedenle sonuç bölümünde “davalı idarenin işlem ve soruşturma dosyasının celbine” talebini ayrı bir madde olarak yazmak şarttır.
Dava kazanıldığında idare, tam yargı davalarında verilen tazminat kararlarını da yerine getirmekle yükümlüdür.
Tam Yargı Davası Dilekçesi Örneği (2026)
Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları kendi dosyanızın bilgileriyle doldurun; idarenin cevap verip vermediğine göre 4. maddedeki iki seçenekten birini bırakın. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz.
[ … ] İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA
DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No])
ADRES: [Açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa çıkarın)
DAVALI İDARE: [İdarenin tam adı]
ADRES: [İdarenin adresi]
KONU: Davalı idarenin [idari eylemi / idari işlemi] nedeniyle uğranılan [ … ] TL maddi ve [ … ] TL manevi zararın, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla yasal faiziyle birlikte tazmini istemidir.
DAVA DEĞERİ: Maddi [ … ] TL + manevi [ … ] TL = toplam [ … ] TL
İDAREYE BAŞVURU TARİHİ: …/…/20… — CEVAP / RET TARİHİ: …/…/20… (cevap verilmediyse belirtin)
AÇIKLAMALAR:
1. OLAY VE ZARARIN DOĞUŞU. …/…/20… tarihinde, [ … ] yerinde, [olayı tarih, yer ve oluş biçimiyle somut olarak anlatın: yol çalışmasında güvenlik önlemi alınmaması, kanalizasyon taşması, okul bahçesinde denetimsizlik, sağlık hizmetinin gereği gibi sunulmaması, kaçak elektrik hattı] olayı meydana gelmiştir. Bu olay sonucunda müvekkil [uğranılan zararı yazın]. (Ek-1: Olaya ilişkin resmî tutanak ve raporlar)
2. ZARARIN İDARİ EYLEMDEN DOĞDUĞU. Zarar, davalı idarenin [hizmetin kötü işlemesi / geç işlemesi / hiç işlememesi] biçimindeki hizmet kusurundan kaynaklanmaktadır. Şöyle ki: [idarenin hangi yükümlülüğünü yerine getirmediğini, hangi mevzuat hükmünün gerektirdiği önlemi almadığını somut olarak açıklayın.] İdari eylem ile doğan zarar arasında doğrudan illiyet bağı bulunmaktadır.
3. ZARAR KALEMLERİ.
Maddi zarar: [Kalem kalem yazın ve belgeyle eşleştirin: tedavi giderleri, iş göremezlik kaybı, çalışma gücü kaybı, mal varlığında meydana gelen eksilme, onarım bedeli, ölüm hâlinde cenaze giderleri ve destekten yoksun kalma zararı.] Toplam: [ … ] TL
Manevi zarar: [Olayın müvekkilde yarattığı elem ve üzüntüyü somut olarak anlatın: tedavi sürecinin uzunluğu, kalıcı iz veya fonksiyon kaybı, sosyal ve mesleki hayattaki kısıtlanma, yakın kaybında aile bağının niteliği.] Toplam: [ … ] TL (Ek-2: Zararı gösteren belgeler)
4. İDAREYE BAŞVURU ÖN KOŞULU YERİNE GETİRİLMİŞTİR. Müvekkil, İYUK m.13 uyarınca …/…/20… tarihinde davalı idareye yazılı olarak başvurmuş ve zararının tazminini istemiştir. Başvuru, eylemi öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıllık süre içinde yapılmıştır. (Ek-3: İdareye başvuru dilekçesi ve kayıt/tebliğ belgesi)
[Duruma göre birini bırakın:]
a) Davalı idare, başvuruyu …/…/20… tarihli yazısıyla [tamamen / kısmen] reddetmiştir. (Ek-4: İdarenin ret yazısı)
b) Davalı idare, başvuruya İYUK m.13/1’de öngörülen otuz günlük süre içinde cevap vermemiş ve istem …/…/20… tarihinde zımnen reddedilmiş sayılmıştır.
5. DAVA SÜRESİNDEDİR. İşbu dava, İYUK m.7/1 uyarınca, idarenin ret işleminin tebliğini izleyen günden [zımni ret hâlinde: otuz günlük bekleme süresinin bittiği tarihi izleyen günden] itibaren işleyen altmış günlük dava açma süresi içinde açılmıştır.
6. TALEP ARTIRIM HAKKI SAKLIDIR. Zararın kesin tutarı yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporu ile belirleneceğinden, İYUK m.16/4 uyarınca dava dilekçesinde belirtilen miktarı nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırma hakkımız saklıdır. Bu nedenle talep, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ileri sürülmüştür.
HUKUKİ SEBEPLER: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2, 3, 7, 12, 13, 16/4; Anayasa m. 125; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri ve sair mevzuat.
DELİLLER: Olaya ilişkin resmî tutanak, kolluk ve bilirkişi raporları, davalı idareden celbi talep olunan soruşturma ve işlem dosyası, tedavi evrakı ve maluliyet raporu, gelir belgeleri ve SGK kayıtları, idareye başvuru ve idarenin cevabı, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle;
1. Davalı idarenin işlem ve soruşturma dosyasının CELBİNE,
2. Fazlaya ilişkin haklarımız ve İYUK m.16/4 uyarınca talep artırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla [ … ] TL MADDİ TAZMİNATIN,
3. [ … ] TL MANEVİ TAZMİNATIN,
4. Her iki kalem için [olay / başvuru] tarihinden itibaren işleyecek YASAL FAİZİYLE birlikte davalı idareden TAHSİLİNE,
5. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye YÜKLETİLMESİNE
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı [Vekili]
[Ad Soyad] — İmza
EKLER:
Ek-1: Olaya ilişkin resmî tutanak ve raporlar
Ek-2: Zararı gösteren belgeler (fatura, tedavi evrakı, maluliyet raporu, gelir belgesi)
Ek-3: İdareye başvuru dilekçesi ve kayıt/tebliğ belgesi
Ek-4: İdarenin ret yazısı (varsa)
Ek-5: Vekâletname (vekil varsa)
Sık Yapılan Beş Hata
- İdareye başvurmadan doğrudan dava açmak. İdari merci tecavüzü sayılır, dosya gönderilir ve süreç uzar.
- Başvuru tarihini ispatlayamamak. Evrak kayıt numarası, KEP veya iadeli taahhütlü gönderim olmadan süre hesabı yapılamaz.
- Bekleme süresini teyit etmeden takvim kurmak. Erken veya geç açılan davanın sonucu ağırdır.
- Zararı tek kalemde yazmak. Maddi ve manevi zarar ayrı ayrı, kalem kalem ve belgeyle gösterilmelidir.
- İdarenin dosyasının celbini istememek. Hizmet kusurunu gösteren belgeler çoğu zaman yalnızca idarededir.
İlgili Rehberler
- İdari Yargıda Temyiz Dilekçesi Örneği (İYUK m.46)
- İdari İşlemin İptali Dava Dilekçesi Örneği (2026)
- İptal ve Tam Yargı Davalarının Birlikte Açılması (İYUK m.12)
- İdari Eylemlerden Doğan Zararlar (İYUK m.13)
- Tam Yargı Davası ve İdarenin Tazminat Sorumluluğu
- İdare Hukuku Rehberi
- 📁 Tüm Dilekçe Örnekleri Dizini
Zararın Hesaplanması: Kalem Kalem
Tam yargı davalarında talebin reddedilmesinin en yaygın sebebi hukuki değil, hesapsaldır: zarar somutlaştırılmamıştır.
Dilekçede her kalem ayrı ayrı gösterilmeli ve belgeye bağlanmalıdır.
Maddi zarar kalemleri:
- Fiilî zarar. Malvarlığında meydana gelen azalma: onarım bedeli, hasar gören eşyanın değeri, yapılan harcamalar. Fatura, teklif veya keşif raporuyla belgelenir.
- Yoksun kalınan kazanç. İşlem veya eylem olmasaydı elde edilecek gelir. Ticari faaliyette gelir tabloları, memurda özlük ve maaş kayıtları esas alınır.
- Tedavi ve bakım giderleri. Bedensel zarar hâlinde geçmiş ve gelecek giderler.
- Çalışma gücü kaybı. Sürekli veya geçici iş göremezlik; hesaplama bilirkişi marifetiyle yapılır.
- Destekten yoksun kalma. Ölüm hâlinde desteğin devam eden katkısı hesaplanır.
Manevi zarar ayrı bir kalemdir ve maddi zararla birlikte veya bağımsız olarak istenebilir. Talep edilirken olayın niteliği, sürekliliği ve etkileri somut olarak açıklanmalıdır.
Fazlaya ilişkin haklar ve talep artırımı (İYUK m.16/4). Zararın tam tutarı çoğu dosyada bilirkişi raporu gelmeden bilinemez. İdari yargıda bunun aracı ıslah değildir; HMK’nın ıslah hükümleri idari yargılamada uygulanmaz. Doğru dayanak, 6459 sayılı Kanun’la 2013’te eklenen İYUK m.16/4’tür: tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin, nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle ve bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir; artırım dilekçesi otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir. Hak tek kullanımlık olduğundan artırım, bilirkişi raporu kesinleşmeden yapılmamalıdır. Dilekçeye “fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır” kaydı ve m.16/4 hakkının kullanılacağı ibaresi baştan konulmalıdır.
Faiz. Faizin türü ve başlangıç tarihi açıkça yazılmalıdır; talep edilmediğinde hükmedilmez.
İdarenin Sorumluluğu: İki Ayrı Temel
Tam yargı davasında idarenin sorumluluğu iki farklı temele dayanabilir ve hangisine dayanıldığı dilekçede açıkça belirtilmelidir.
Hizmet kusuru. İdarenin yürüttüğü hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi. Uygulamada en sık başvurulan temeldir. Örnek olarak; yolun bakımsız bırakılması, gerekli denetimin yapılmaması, bilgi ve belge taleplerinin sürüncemede bırakılması.
Kusursuz sorumluluk. Hizmetin kusursuz yürütülmesine rağmen doğan zararlarda gündeme gelir. Burada kusur aranmaz; zararla idari faaliyet arasındaki nedensellik bağı yeterlidir.
Uygulamada başvurulan ölçütler:
- Sosyal risk. Toplumsal olaylardan doğan ve failine ulaşılamayan zararlarda, külfetin topluma dağıtılması esasına dayanır.
- Tehlike ilkesi. Yürütülen faaliyetin nitelik itibarıyla risk taşıması.
- Kamu külfetleri karşısında eşitlik. Bir kişinin, toplumun geneline oranla olağandışı bir külfete katlanmak zorunda kalması.
Dilekçede terditli kurgu isabetlidir: öncelikle hizmet kusuru, kabul edilmezse kusursuz sorumluluk. Böylece kusurun ispatlanamadığı hâllerde dahi talep ayakta kalır.
Somut bir uygulama örneği için yol kusuru nedeniyle tazminat dava dilekçesi yazımıza bakılabilir.
Zarar kalem kalem yazılmazsa talep reddedilir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İdareye karşı tazminat dosyanız için görüşelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sıkça Sorulan Sorular
Tam yargı davası nedir?
İdarenin işlem veya eylemlerinden doğan zararların tazmini için idari yargıda açılan davadır. İptal davası işlemin hukuka uygunluğunu denetlerken, tam yargı davası doğrudan zararın giderilmesini amaçlar.
İdari eylem ne demektir?
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, davranışı, tutumu veya hareketsizliğidir. Öncesinde bir idari karar veya işlem bulunmayan, fiziki âlemde değişikliğe neden olan maddi tasarrufları ifade eder. İdarenin hareketsizliği sonucu doğan olumsuz eylemler de bu kapsamdadır.
İdari işlemden doğan zararda hangi yollar var?
İYUK m.12 uyarınca ilgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla doğrudan doğruya tam yargı davası açabilecekleri gibi, iptal ve tam yargı davasını birlikte açabilir ya da önce iptal davası açıp bu dava karara bağlandıktan sonra dava açma süresi içinde tam yargı davası açabilirler.
İdari eylemde dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu mu?
Evet. İYUK m.13 uyarınca idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların, idari dava açmadan önce ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu bir ön koşuldur.
Başvuru süresi ne kadar?
Eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulması gerekir.
Başvurmadan doğrudan dava açarsam ne olur?
Başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması hâlinde idari merci tecavüzü bulunduğu kabul edilerek dosyanın yetkili mercie gönderilmesine karar verilir. Bu da süreci uzatır.
İdare cevap vermezse ne kadar beklemeliyim?
Otuz gün. İYUK m.13/1’deki bekleme süresi 7331 sayılı Kanun ile 14.07.2021’den itibaren altmış günden otuz güne indirildi. İdare otuz gün içinde cevap vermezse istem zımnen reddedilmiş sayılır ve İYUK m.7/1’deki altmış günlük dava açma süresi bu tarihten işlemeye başlar. 14.07.2021’den önce yapılmış başvurularda eski altmış günlük süre uygulanır (İYUK geçici m.10).
Beş yıllık süre her durumda kesin mi?
Uygulamada, idari eylemin bütün unsurlarıyla öğrenildiği ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan sürelerin hesaplanmasının hak kaybına yol açabileceği belirtilmektedir. Zararın çok sonra ortaya çıktığı hâllerde bu husus ayrıca değerlendirilmelidir.
Adli yargıda açtığım dava görevsizlikle reddedilirse başvuru şartı yine aranır mı?
Aranmaz. İYUK m.13/2 uyarınca görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde, sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda idareye başvurma şartı aranmaz.
Hangi zararlar istenebilir?
Maddi ve manevi zararlar birlikte istenebilir. Maddi zarar kalemleri olayın niteliğine göre değişir; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı, mal varlığındaki eksilme ve ölüm hâlinde destekten yoksun kalma zararı gündeme gelebilir.
İdarenin sorumluluğu neye dayanır?
İdarenin tazmin sorumluluğu genellikle hizmet kusuruna dayandırılır: hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi. Bazı hâllerde kusursuz sorumluluk esasları da gündeme gelebilir.
Dilekçeyi kime hitaben yazmalıyım?
İdari davalar; Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış dilekçelerle açılır. Tam yargı davasında da bu kural geçerlidir.
Zarar miktarını baştan tam belirlemek zorunda mıyım?
Hayır. Fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak dava açabilirsiniz; İYUK m.16/4 uyarınca dilekçedeki miktar, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek suretiyle ve bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir. Bu hak tek kullanımlık olduğundan artırım, bilirkişi raporu kesinleştikten sonra yapılmalıdır; idari yargıda ıslah yolu yoktur.
İdare tazminat kararını uygulamak zorunda mı?
İdare, tam yargı davalarında verilen tazminat kararlarını da yerine getirmekle yükümlüdür. Kararın gereğinin yerine getirilmemesi ayrı hukuki sonuçlar doğurur.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (m.7, m.12, m.13, m.16/4; m.13 bekleme süresi 7331 s.K. ile otuz gün)
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (m.125)
İYUK m.13’teki bekleme süresi konusunda kaynaklarda farklı ifadeler yer almaktadır. Dava açmadan önce kanunun güncel metninin ve süre hesabının mutlaka teyit edilmesi gerekir.
Bu sayfadaki örnek dilekçe yalnızca bilgilendirme amaçlı genel bir şablondur ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosya kendine özgüdür; süreler hak düşürücü olabilir. Dilekçenizi mutlaka avukatınızla birlikte hazırlayın. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz.