Tam Yargı Davası: İdarenin Tazminat Sorumluluğu
22 Mayıs 2026

Tam Yargı Davası: İdarenin Tazminat Sorumluluğu

İdarenin bir işlemi veya eylemi nedeniyle zarara uğradıysanız, bu zararın tazminini idareden talep etmenizi sağlayan dava tam yargı davasıdır. Yollardaki bakım eksikliğinden kamu hizmetinin aksamasına, hatalı bir idari işlemin sonuçlarından sağlık hizmetindeki kusura kadar birçok durumda idarenin tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.

Tam yargı davasında, idarenin sorumluluğunun türü ve usul şartları sonucu doğrudan etkiler. Bu yazıda davanın koşullarını, sorumluluk türlerini ve özellikle idari eylemlerde zorunlu olan başvuru sürecini genel hatlarıyla açıklıyoruz; somut durumda mutlaka bir avukata danışmak gerekir.

Tam Yargı Davası Nedir?

Tam yargı davası, 2577 sayılı İYUK’un 2. maddesinde düzenlenen ve idarenin işlem ya da eylemlerinden doğan maddi ve manevi zararların tazminine yönelik bir dava türüdür. İptal davasından farklı olarak burada işlemin iptali değil, uğranılan zararın giderilmesi amaçlanır.

İdarenin Sorumluluğunun Türleri

İdarenin sorumluluğu kural olarak iki temel başlık altında incelenir: kusura dayanan sorumluluk (hizmet kusuru) ve kusursuz sorumluluk. Hangi sorumluluk türünün uygulanacağı, somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Hizmet Kusuru Nedir?

Hizmet kusuru; bir kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi sonucunda kişilerin zarar görmesidir. Bu sorumlulukta, zarar gören kişinin belirli bir kamu görevlisinin kişisel kusurunu ispatlaması gerekmez; hizmetin kusurlu yürütüldüğünü ortaya koyması yeterli kabul edilir.

Kusursuz Sorumluluk ve Sosyal Risk

Bazı hâllerde idarenin kusuru bulunmasa dahi tazmin yükümlülüğü doğabilir. Yargı içtihatlarıyla kabul edilen kusursuz sorumluluk; sosyal risk, kamu külfetlerinin eşit paylaştırılması (fedakârlığın denkleştirilmesi) ve tehlike ilkeleri çerçevesinde ele alınır. Örneğin toplumsal nitelikli olaylarda doğan olağan dışı zararlar, sosyal risk ilkesiyle giderilebilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Davanın Şartları

Tam yargı davasında kural olarak; gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi muhakkak bir zararın varlığı, idarenin eylem veya işlemiyle bu zarar arasında nedensellik (illiyet) bağı ve davacının zarardan doğrudan etkilenmiş olması aranır. Gerçekleşmesi yalnızca muhtemel olan zararlar kural olarak tazmin edilmez.

İdari Eylemlerde Zorunlu Ön Başvuru

İdari eylemlerden doğan zararlarda, dava açmadan önce idareye yazılı başvuru yapılması zorunludur (İYUK m.13). Bu başvuru, zararın öğrenildiği tarihten itibaren kural olarak bir yıl ve her hâlde eylemin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl içinde yapılır. Başvuru yapılmadan açılan dava, usul yönünden sorunla karşılaşır.

İdari İşlemlerden Doğan Zararlarda Yol

İdari işlemden doğan zararlarda tazminat; doğrudan tam yargı davasıyla, iptal davasıyla birlikte ya da iptal kararının kesinleşmesinden sonra talep edilebilir. Hangi yolun seçileceği, somut olaya ve sürelere göre değerlendirilir.

Dava Açma Süresi ve Görevli Mahkeme

Tam yargı davalarında dava açma süresi kural olarak altmış gündür; sürenin başlangıcı, zararın idarenin işleminden mi yoksa eyleminden mi kaynaklandığına göre değişir. Görevli mahkeme kural olarak idare mahkemeleridir.

İspat Yükü

İspat yükü kural olarak iddiasını ileri süren tarafa aittir; davacı, zararı ve illiyet bağını ortaya koymalıdır. Bununla birlikte, hizmetin açıkça aksadığı veya tehlike doğurduğu bazı hâllerde idarenin kusurlu olduğu yönünde karine kabul edilebilir.

Tazmin Edilebilecek Zarar

Tam yargı davasında hem maddi hem manevi zararların tazmini istenebilir. Tazminata hükmedilirken, sorumluluğun hizmet kusuruna mı yoksa kusursuz sorumluluğa mı dayandığı açıkça belirtilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tam yargı davasını kim açabilir?

Zarardan doğrudan etkilenen, yani menfaati ihlal edilen kişi açabilir. Dolaylı veya genel nitelikli zararlar kural olarak yeterli sayılmaz.

İdari eylemde doğrudan dava açabilir miyim?

Kural olarak hayır. İdari eylemlerden doğan zararlarda önce idareye başvuru zorunludur; başvuru yapılmadan açılan dava usul yönünden sorunla karşılaşır.

Ön başvuru süresi nedir?

Zararın öğrenildiği tarihten itibaren kural olarak bir yıl ve her hâlde eylemin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulması gerekir.

İdarenin kusuru olmasa da tazminat alınabilir mi?

Evet. Kusursuz sorumluluk veya sosyal risk ilkesi gereği, bazı hâllerde idarenin kusuru aranmadan tazmin mümkün olabilir.

İptal davasıyla tam yargı davası birlikte açılabilir mi?

Evet. İşlemden doğan zararlarda iptal ve tazminat talepleri birlikte ileri sürülebileceği gibi, iptal kararının kesinleşmesinden sonra da tazminat talep edilebilir.

Sonuç

Tam yargı davası, idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararların giderilmesinde en etkili yoldur; ancak özellikle zorunlu ön başvuru ve süre kuralları sonucu belirleyicidir. Zararınıza özgü bir değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk