Memurun Kişisel Kusuru mu, Hizmet Kusuru mu? İdareye ve Memura Karşı Dava
17 May 2026

Memurun Kişisel Kusuru mu, Hizmet Kusuru mu? İdareye ve Memura Karşı Dava

Bir kamu görevlisi görevini yaparken bir zarara yol açtığında, akla şu soru gelir: dava kime açılacak, memura mı yoksa idareye mi? Bu sorunun cevabı, zararın “hizmet kusuru” mu yoksa “kişisel kusur” mu olduğuna bağlıdır.

Hizmet kusuru ve anayasal kural

Zarar; kamu hizmetinin kötü işlemesinden, geç işlemesinden ya da hiç işlememesinden kaynaklanıyorsa burada bir “hizmet kusuru” vardır. Bu durumda dava, memura değil idareye karşı ve idari yargıda (tam yargı davası olarak) açılır.

Bunun anayasal bir dayanağı vardır: Anayasa’nın 129. maddesine göre, memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine değil idareye karşı açılır. İdare, ödediği tazminatı kusurlu olan görevliye sonradan rücu edebilir; yani ondan geri isteyebilir.

Kişisel kusur

Buna karşılık, görevle bağı tamamen kopmuş, salt kişisel nitelikteki ağır kusurlarda durum değişir. Örneğin görev dışı veya kasıtlı bir haksız fiilde, doğrudan kamu görevlisine karşı adli yargıda dava açılması gündeme gelebilir.

Bu ayrım önemlidir; çünkü yanlış muhataba veya yanlış yargı koluna açılan dava reddedilebilir. Bu nedenle zararın kaynağını ve niteliğini doğru değerlendirmek, sürecin sağlıklı yürümesi için gereklidir.

Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. İdari uyuşmazlıklarda süreler kısa ve kuralları teknik olduğundan, somut durumunuz için bir avukata danışmanız yararınıza olacaktır.

Post by Hukukçular Evi Ankara