İptal ve Tam Yargı Davalarının Birlikte veya Ardışık Açılması (İYUK m. 12)
22 June 2026

İptal ve Tam Yargı Davalarının Birlikte veya Ardışık Açılması (İYUK m. 12)

Hukuka aykırı bir idari işlem hem işlemin iptalini hem de yol açtığı zararın tazminini gerektirebilir. Peki bu iki talebi nasıl ileri süreceksiniz? İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesi, iptal ve tam yargı davaları arasındaki ilişkiyi düzenler. Bu rehberde seçenekleri sade bir dille açıklıyoruz.

İki Temel Dava Türü

İdari yargıda iki temel dava vardır: iptal davası (hukuka aykırı idari işlemin iptalini sağlar) ve tam yargı davası (idarenin işlem veya eylemiyle uğranan zararın tazminini sağlar). Bir işlem hem hukuka aykırı hem de zarar verici olabildiğinden, kişiye bu iki talebi yürütmek için farklı yollar tanınmıştır.

İYUK m. 12’ye Göre Seçenekler

Hakkını ihlal eden bir idari işlem nedeniyle zarara uğrayan ilgili:

  • İptal ve tam yargı davalarını birlikte (tek dilekçeyle) açabilir,
  • Önce iptal davası açıp, bu davanın karara bağlanmasından sonra, kararın veya işlemin tebliğinden itibaren dava süresi içinde ayrıca tam yargı davası açabilir,
  • İptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilir.

Hangi Seçenek Ne Zaman Mantıklı?

Birlikte açmak, süreci tek dosyada toplar ve zaman kazandırır; ancak zararın miktarı henüz netleşmemişse önce iptal davasıyla işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyup, sonra tam yargı davasında zararı talep etmek tercih edilebilir. İşlemin iptali, sonradan açılacak tazminat davasında güçlü bir dayanak oluşturur.

Sürelere Dikkat

Her seçenekte dava açma süreleri ayrıca işler ve hak düşürücüdür. Özellikle iptal davasının karara bağlanmasından sonra açılacak tam yargı davasında sürenin doğru hesaplanması önemlidir; aksi hâlde tazminat hakkı süre yönünden reddedilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara