İvedi Yargılama Usulü: Hızlandırılmış İdari Dava (İYUK m. 20/A)
22 Haziran 2026

İvedi Yargılama Usulü: Hızlandırılmış İdari Dava (İYUK m. 20/A)

Bazı idari uyuşmazlıklar, niteliği gereği hızlı çözüm gerektirir. İdari Yargılama Usulü Kanunu bu davalar için özel ve hızlandırılmış bir yöntem öngörür: ivedi yargılama usulü. Bu rehberde İYUK m.20/A kapsamındaki bu istisnai usulü sade bir dille açıklıyoruz.

Hangi Davalar İvedi Yargılamaya Tabidir?

İvedi yargılama istisnai bir usuldür; kapsamı kanunda sınırlı (tahdidi) olarak sayılmıştır ve genişletilemez. İYUK m.20/A uyarınca başlıca şu uyuşmazlıklar bu usule tabidir:

  • İhaleden yasaklama kararları hariç olmak üzere, ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar,
  • Acele kamulaştırma işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar,
  • Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar,
  • 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri,
  • 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamındaki çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) kararları,
  • 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları.

Bu listede sayılanlar dışındaki uyuşmazlıklar ivedi yargılamaya tabi değildir; genel yargılama usulüne göre çözülür.

Dava Açma Süresi: 30 Gün

İvedi yargılama usulünün en belirgin özelliği, sürelerin genel usule göre kısa olmasıdır. Bu davalarda dava açma süresi 30 gündür (genel usuldeki 60 gün yerine). Çok kritik bir nokta: bu usulde İYUK m.11 uygulanmaz; yani dava açmadan önce idari işlemin kaldırılması için idareye yapılan başvuru, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurmaz. Bu nedenle idareye başvurulacak olsa bile 30 günlük süre içinde dava açılması gerekir. İdare, ivedi usule tabi bir işlemi tebliğ ederken bu 30 günlük süreyi ve m.11’in uygulanmayacağını açıkça belirtmek zorundadır; belirtmezse, genel 60 günlük süre uygulanır.

İhale, kamulaştırma veya ÇED işlemine mi dava açacaksınız?

İvedi yargılamada süreler kısadır — hak kaybı yaşamadan birlikte hareket edelim.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Kısaltılmış Yargılama Süreleri

Sürelerdeki kısalma yargılamanın tümüne yayılır. İvedi yargılamada ilk inceleme süresi 7 gün, savunma (cevap) verme süresi tebliğden itibaren 15 gündür. Genel usuldeki ikinci savunma (replik-düplik) aşamaları burada yoktur; savunmanın verilmesi veya süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş (tamamlanmış) sayılır. Ara kararı, keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşma gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır ve dava, dosyanın tekemmülünden itibaren en geç 15 gün içinde karara bağlanır.

Yürütmenin Durdurulmasına İtiraz Yok

Ivedi yargılama usulünün bir başka önemli farkı, yürütmenin durdurulması taleplerine ilişkindir: bu davalarda yürütmenin durdurulması talebi hakkında verilen kararlara itiraz edilemez. Genel usulde yürütmenin durdurulması kararına yedi gün içinde itiraz mümkünken, ivedi yargılamada bu yol kapalıdır. Bu düzenleme de sürecin hızlandırılması amacına hizmet eder.

Kanun Yolu: İstinaf Yok, Doğrudan Temyiz

İvedi yargılamaya tabi davalarda kanun yolu da farklıdır: istinaf yoluna başvurulamaz. İlk derece mahkemesinin verdiği nihai karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde doğrudan Danıştay nezdinde temyiz yoluna gidilir. Ayrıca ivedi yargılama usulünde karar düzeltme yolu da kapalıdır. Danıştay, temyiz incelemesinde kural olarak işin esası hakkında karar verir; yalnızca ilk inceleme üzerine verilen kararlara ilişkin temyizi haklı bulursa kararı bozup dosyayı geri gönderir. Görüldüğü gibi bu usul, baştan sona hız esasına göre kurgulanmıştır; bu da tarafların çok dikkatli ve hızlı hareket etmesini gerektirir.

Bu Usul Neden Getirildi?

İvedi yargılama usulünün amacı, niteliği gereği hızlı sonuçlandırılması gereken idari uyuşmazlıklarda ortaya çıkabilecek hukuki belirsizliği azaltmaktır. İhale, özelleştirme, acele kamulaştırma, turizm yatırımları, çevresel etki değerlendirmesi ve afet riski alanlarının dönüştürülmesi gibi konular, hem kamu yararını hem de büyük ekonomik değerleri ilgilendirir. Bu tür işlemlere ilişkin davaların uzun sürmesi, hem yatırım süreçlerini hem de kişilerin haklarını olumsuz etkileyebilir. Kanun koyucu, Avrupa örneklerinden de yararlanarak bu davaların bir an önce karara bağlanması için genel usulden ayrılan hızlı bir yöntem öngörmüştür.

Sınav Davaları: 20/B Farkı

İvedi yargılama usulünün bir “kardeşi”, İYUK m.20/B’de düzenlenen merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulüdür. Millî Eğitim Bakanlığı ile ÖSYM tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalar bu özel usule tabidir. 20/B usulünde süreler 20/A’ya göre daha da kısadır; örneğin dava açma süresi on gündür. Dolayısıyla bir sınav sonucuna itiraz edecek kişilerin, bu çok kısa süreyi kaçırmamaya özellikle dikkat etmesi gerekir.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

İvedi yargılama usulünün kısa süreleri, hak arayan taraf için ciddi bir dikkat gerektirir. Otuz günlük dava açma süresinin idareye başvuru ile durmayacağı unutulmamalı; dava dilekçesi ve ekleri baştan eksiksiz hazırlanmalıdır. Bu davalarda genel usuldeki gibi ikinci bir savunma turu bulunmadığından, tarafların iddia ve delillerini ilk dilekçelerinde eksiksiz ortaya koymaları önemlidir. İstinaf yolunun kapalı olması ve doğrudan Danıştay temyizi öngörülmesi de sürecin teknik yönünü artırır. Bu nedenle ivedi yargılamaya tabi bir uyuşmazlıkta, süreç mutlaka bir avukat eşliğinde ve zaman kaybedilmeden yürütülmelidir; aksi hâlde kısa süreler nedeniyle telafisi güç hak kayıpları yaşanabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İvedi yargılama usulü hangi davalarda uygulanır?

Kapsam kanunda sınırlı sayıda belirlenmiştir: ihaleden yasaklama hariç ihale işlemleri, acele kamulaştırma, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında satış/tahsis/kiralama, ÇED kararları ve 6306 sayılı Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları. Liste genişletilemez.

İvedi yargılamada dava açma süresi kaç gündür?

Dava açma süresi 30 gündür (genel usuldeki 60 gün yerine). Ayrıca İYUK m.11 uygulanmadığından, idareye başvuru dava açma süresini durdurmaz.

İdareye başvurursam dava süresi durur mu?

Hayır. İvedi yargılamada m.11 uygulanmaz; idareye yapılan başvuru işlemeye başlamış 30 günlük dava açma süresini durdurmaz. Bu nedenle süre içinde dava açılmalıdır.

İvedi yargılamada istinafa gidilebilir mi?

Hayır. İstinaf yolu kapalıdır. İlk derece mahkemesinin nihai kararına karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde doğrudan Danıştay’a temyiz edilir; karar düzeltme yolu da yoktur.

Yürütmenin durdurulması kararına itiraz edilebilir mi?

Hayır. İvedi yargılama usulünde yürütmenin durdurulması talebine ilişkin kararlara itiraz edilemez. Bu, sürecin hızlandırılması amacına dayanır.

İdare süreyi bildirmezse ne olur?

İdare, ivedi usule tabi işlemi tebliğ ederken 30 günlük özel süreyi ve m.11’in uygulanmayacağını açıkça belirtmek zorundadır. Belirtmezse, Anayasa m.40 gereği 60 günlük genel dava açma süresi uygulanır.

İdari dava sürecinizde süre ve usul hatası yapmayın

Hukukçular Evi Ankara — dosyanızı birlikte planlayalım.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk