Mevzuat güncellemesi — 7589 sayılı Kanun m.4-6 (RG 31 Temmuz 2026): tek hâkim sınırı ve idari yargı kanun yolları değişti.
Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
- Tek hâkim sınırı kanunla yeniden belirlendi: 2576 sayılı Kanun m.7’deki “yirmibeşbin” ibaresi “dört yüz seksen altı bin” olarak değiştirilmiştir. Konusu 486.000 TL‘yi aşmayan iptal ve tam yargı davaları tek hâkimle görülür. Bu, yeniden değerlemeyle güncellenen eski tutarın yerini alan yeni kanuni tabandır; düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar kapsam dışıdır.
- Kapsam genişledi: öğrencilerin disiplin cezası (uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucu doğuranlar hariç), sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemleri; kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin ve uyarma cezası; meslek kuruluşlarının belirli disiplin cezaları da tek hâkim kapsamına alınmıştır.
- İYUK m.45: bölge idare mahkemesi, sonucu hukuka uygun ancak gerekçesi hatalı kararlarda gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunu reddedebilir; eksik keşif veya bilirkişi incelemesi gibi noksanlıkları dosyayı geri göndermeden kendisi tamamlayabilir. Kaldırıp yerel mahkemeye gönderme sınırlı hâllere bağlanmıştır.
- İYUK m.46: (c) bendi yürürlükten kaldırılmış, maddeye yeni fıkra eklenmiştir. Bölge idare mahkemesinin kaldırma üzerine yeniden verdiği kararlar tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilir. Ancak tek hâkimle görülen davalar, 4081 sayılı Kanun (çiftçi malları), 3091 sayılı Kanun (taşınmaz zilyetliği) ve benzeri dava türlerinde bu yol kapalıdır.
Dikkat edilecek etkileşim: tek hâkim sınırı yükseldiği için daha çok dosya tek hâkimle görülecek; tek hâkimli davalarda kaldırma sonrası temyiz kapalı olduğundan bu dosyalarda istinaf fiilen son mercidir. Geçiş: 2576 m.7 değişikliği yürürlükten sonra açılan davalarda, İYUK m.46 değişikliği ise yürürlükten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlarda uygulanır. Ayrıntılar: Danıştay’a 4 Yıl Ek Süre, Tek Hâkim Genişliyor
Kısa cevap: İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulur (İYUK m.45). Bölge idare mahkemesi kararlarının tamamı temyiz edilemez; yalnızca İYUK’un 46. maddesinde sayılan dava türleri ve parasal sınırı aşan uyuşmazlıklar Danıştay denetimine tabidir ve temyiz süresi de otuz gündür. 2026 yılı için idari yargıda istinaf sınırı 55.000 TL, temyiz sınırı 1.660.000 TL olarak belirtilmektedir. Süreler hak düşürücüdür.
İki aşamalı kanun yolu sistemi
İdari yargıda 6545 sayılı Kanun’la yapılan düzenlemeyle iki aşamalı bir kanun yolu yapısı kurulmuştur:
- İstinaf: İlk derece mahkemesi (idare veya vergi mahkemesi) kararına karşı bölge idare mahkemesine başvuru. Bölge idare mahkemesi hem hukuka uygunluk hem maddi olay denetimi yapabilir.
- Temyiz: Sınırlı hâllerde, bölge idare mahkemesi kararına karşı Danıştay’a başvuru. Danıştay kural olarak hukuka uygunluk denetimi yapar.
Bu yapının pratik sonucu şudur: idari uyuşmazlıkların büyük çoğunluğu bölge idare mahkemesinde kesinleşir. Danıştay, sanılanın aksine her dosyanın gideceği bir merci değildir. Bu nedenle istinaf dilekçesi, çoğu dosyada son gerçek savunma fırsatıdır ve buna göre hazırlanmalıdır.
İstinaf: İYUK m.45
Süre ve mercii
İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
Buradaki “başka kanunlarda farklı kanun yolu öngörülmüş olsa dahi” ifadesi önemlidir: özel kanunlarda yer alan eski kanun yolu düzenlemeleri, istinaf yolunu ortadan kaldırmaz.
Sürenin başlangıcı
Süre, gerekçeli kararın usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesiyle işlemeye başlar. Duruşmada sonucu öğrenmiş olmak veya UYAP üzerinden kısa kararı görmek süreyi başlatmaz. Bu ayrım, sürenin dolduğu düşünülerek başvurudan vazgeçilen dosyalarda hak kaybını önler.
Kesin kararlar
Konusu belirli bir parasal sınırı aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesindir ve bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Ayrıca ivedi yargılama usulüne tabi davalarda da istinaf yolu kapalıdır.
Kaynaklarda, manevi tazminat davalarında miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabileceği; bu davalar bakımından parasal kesinlik sınırının uygulanmadığı belirtilmektedir.
Bölge idare mahkemesi ne karar verebilir?
- Başvuruyu esastan reddedebilir (ilk derece kararı yerinde görülmüşse).
- Kararı kaldırıp yeniden karar verebilir.
- Belirli hâllerde dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebilir.
Sonraki adım bu karar türüne göre belirlenir. Özellikle bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak yeniden karar verdiği hâllerde, temyiz imkânı bakımından farklı bir değerlendirme gündeme gelmektedir.
Ayrıca istinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf incelemesinde bulunamaz.
İdare mahkemesi kararı aleyhinize mi çıktı?
İstinaf ve temyiz süresi tebliğden itibaren 30 gündür ve hak düşürücüdür. Kararınızın değerlendirilmesi için Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.
Parasal sınırlar ve 2026 rakamları
İYUK’un 45. maddesi istinaf, 46. maddesi ise temyiz bakımından parasal sınırlar öngörür. Ek 1. madde uyarınca bu sınırlar her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümlerine göre tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır. Belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2026 yılı için kamuya açık kaynaklarda belirtilen idari yargı sınırları:
- İstinaf sınırı: 55.000 TL
- Temyiz sınırı: 1.660.000 TL
- Duruşma ile tek hâkim/kurul ayrımına ilişkin sınır: 486.000 TL
Bu rakamlar, 2025 yılı için tespit edilen yeniden değerleme oranı esas alınarak hesaplanmıştır.
Sık yapılan karıştırma: Adli yargıdaki (HMK) sınırlar farklıdır ve daha düşüktür. İnternette bu iki grubun karıştırıldığı kaynaklara rastlanmaktadır. İdari dosyada adli yargı rakamına dayanılması, kesin sanılan bir kararın aslında istinafa açık olması (ya da tersi) sonucunu doğurabilir.
Hangi tarihteki sınır esas alınır?
Bu, dikkat gerektiren bir noktadır. İYUK’un ilgili hükmü, Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında yapılan değişikliklerle yeniden düzenlenmiştir ve kaynaklarda farklı ifadelere rastlanmaktadır: kimi metinlerde nihai kararın verildiği tarihteki, kimi metinlerde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınmaktadır.
Bu nedenle somut dosyada, karar tarihinde yürürlükte olan hüküm metninin doğrudan kontrol edilmesi zorunludur. Yıl dönümüne yakın verilen kararlarda bu tercih, kanun yolunun açık olup olmadığını doğrudan belirleyebilir.
İstinaf başvurusu nasıl yapılır? Adım adım
- Gerekçeli kararın tebliğ tarihini tespit edin — Otuz günlük süre, kararın tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işler. Kısa karar veya duruşmada öğrenme süreyi başlatmaz; esas olan gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğidir.
- Kararın kesin olup olmadığını kontrol edin — Konusu belirli bir parasal sınırı aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında ilk derece kararı kesindir. Kesin karara karşı istinaf yoluna gidilemez.
- İstinaf sebeplerini somutlaştırın — Dilekçede yalnızca sonuca itiraz etmek yeterli değildir. Hukuka aykırılığın hangi noktada olduğunu; eksik inceleme, delillerin değerlendirilmemesi, yanlış hüküm uygulanması veya usul aykırılığı başlıkları altında ayrı ayrı gösterin.
- Yürütmenin durdurulmasını istinaf aşamasında da talep edin — İlk derecede reddedilen veya karara bağlanmayan yürütmenin durdurulması istemi, istinaf dilekçesinde yeniden ileri sürülebilir. Talep edilmezse kendiliğinden değerlendirilmez.
- Dilekçeyi doğru mercie verin — İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine hitaben yazılır ve kural olarak kararı veren mahkeme aracılığıyla sunulur.
- Harç ve giderleri süresinde yatırın — Kanun yolu başvurularında da harç ve posta gideri alınır. Eksiklik hâlinde verilen tamamlama süresine uyulmaması, başvurunun sonuçsuz kalmasına yol açabilir.
- Bölge idare mahkemesi kararını inceleyin — Bölge idare mahkemesi başvuruyu esastan reddedebilir, kararı kaldırıp yeniden karar verebilir veya dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebilir. Sonraki adımınız bu kararın türüne göre değişir.
- Temyiz koşullarını değerlendirin — Bölge idare mahkemesi kararlarının tamamı temyiz edilemez. Yalnızca İYUK’un 46. maddesinde sayılan dava türleri ve parasal sınırı aşan uyuşmazlıklar Danıştay denetimine tabidir.
Temyiz: İYUK m.46
Temyiz, istinaftan farklı olarak istisnai bir yoldur. İYUK’un 46. maddesi uyarınca; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir.
Katalogda yer alan dava türleri arasında düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları bulunmaktadır. Bu, pratikte önemli bir kapı açar: bir yönetmelik veya genel düzenleyici karar dava konusu edildiğinde, parasal sınır tartışmasından bağımsız olarak temyiz yolu gündeme gelebilir.
Temyiz istemleri Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçelerle yapılır ve dilekçelerin İYUK’un 3. maddesi esaslarına göre düzenlenmesi gerekir.
Temyiz incelemesinin kapsamı
Danıştay kural olarak maddi olayı yeniden değerlendirmez; kararın hukuka uygunluğunu denetler. Bu nedenle temyiz dilekçesinde “olaylar şöyle gelişmişti” anlatımı yerine, hangi hukuk kuralının yanlış uygulandığının gösterilmesi gerekir.
Karar düzeltme kaldırıldı
İstinaf sistemine geçişle birlikte idari yargıda karar düzeltme kurumu kaldırılmıştır. Bu, uygulamada hâlâ karıştırılan bir konudur; eski tarihli kaynaklarda karar düzeltmeden söz edilmesi yanıltıcı olabilir.
Geçiş hükümleri nedeniyle belirli tarihlerden önce verilmiş kararlar bakımından farklı uygulamalar söz konusu olabildiğinden, eski dosyalarda karar tarihine göre değerlendirme yapılmalıdır.
Kesinleşmiş kararlar bakımından ise olağanüstü bir yol olarak yargılamanın yenilenmesi (İYUK m.53) gündeme gelebilir; ancak bunun şartları sınırlı ve dardır.
İstinaf dilekçesinde nelere dikkat edilmeli?
Sebepleri ayrıştırın
Etkili bir istinaf dilekçesi, itirazları başlıklar hâlinde ayrıştırır: eksik inceleme, delillerin değerlendirilmemesi, hukuk kuralının yanlış yorumlanması, usul aykırılığı, gerekçe yetersizliği. Her başlık altında dosyadaki somut belgeye atıf yapılmalıdır.
Yeni delil ve bilirkişi talebi
İstinaf mercii maddi olay denetimi de yapabildiğinden, ilk derecede değerlendirilmediği ileri sürülen delillerin ve gerekli görülen bilirkişi incelemesinin bu aşamada talep edilmesi anlamlıdır.
Yürütmenin durdurulması
İlk derecede reddedilen veya karara bağlanmayan yürütmenin durdurulması istemi, istinaf aşamasında yeniden ileri sürülebilir. Özellikle işlemin uygulanmasıyla telafisi güç zarar doğan dosyalarda bu talep ihmal edilmemelidir.
Harç ve giderler
Kanun yolu başvurularında da harç ve posta gideri alınır. Eksiklik hâlinde verilen tamamlama süresine uyulmaması başvuruyu sonuçsuz bırakabilir. Mali güçlük hâlinde adli yardım talebi kanun yolu aşamasında da yapılabilir; ayrıntı için İdari Yargıda Harç, Yargılama Gideri ve Adli Yardım yazımıza bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- Süreyi kısa karardan başlatmak: Otuz gün, gerekçeli kararın tebliğinden işler.
- Adli yargı parasal sınırını kullanmak: HMK rakamları idari yargıda geçerli değildir.
- Kesin kararı istinaf etmek: Parasal sınırın altındaki dosyalarda ilk derece kararı kesindir.
- Her dosyanın Danıştay’a gideceğini sanmak: Temyiz istisnai bir yoldur; katalog ve sınır koşulları aranır.
- İstinafta yürütmeyi durdurma istememek: Talep edilmezse kendiliğinden karar verilmez.
- Karar düzeltme dilekçesi vermek: Bu kurum idari yargıda kaldırılmıştır.
- Sebep göstermeden başvurmak: “Karara katılmıyorum” ifadesi hukuka aykırılığı ortaya koymaz.
- Tamamlama yazısını takip etmemek: Harç eksikliği başvuruyu düşürebilir.
Yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz
Kanun yolu denince akla esas hakkındaki karar gelir; oysa yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar da kendi itiraz rejimine tabidir.
İYUK, yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren belirli bir süre içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebileceğini düzenler. İtiraz mercii, kararı veren merciin niteliğine göre değişir.
Bu ayrımın pratik önemi büyüktür: yürütmenin durdurulması talebi reddedilen bir davacı, esas karar çıkana kadar beklemek zorunda değildir; ret kararına karşı süresinde itiraz ederek işlemin uygulanmasını durdurma imkânını yeniden değerlendirtebilir. Süre kısadır ve kaçırıldığında bu imkân kapanır.
Kanun yolunda temsil ve dilekçe tekniği
İstinaf ve temyiz dilekçeleri, ilk derece dilekçesinden farklı bir mantıkla yazılır. İlk derecede olayın anlatılması ve delillerin sunulması esasken, kanun yolunda asıl konu kararın kendisidir: mahkeme neyi eksik incelemiştir, hangi delili değerlendirmemiştir, hangi kuralı yanlış uygulamıştır?
Etkili bir kanun yolu dilekçesinde şu yapı işe yarar: önce kararın hüküm fıkrası ve gerekçesinin özeti, ardından itiraz edilen her nokta için ayrı başlık, her başlık altında dosyadaki belgeye ve ilgili mevzuat hükmüne atıf, sonunda talep sonucu.
Dilekçelerin İYUK’un 3. maddesindeki esaslara göre düzenlenmesi gerekir. Eksiklik hâlinde verilen sürelerde düzeltme yapılmaması, başvurunun incelenmemesine yol açabilir.
Süreç haritası
Tipik bir idari uyuşmazlıkta yol şu şekilde ilerler: idari işlemin tebliği → (isteğe bağlı) İYUK m.11 başvurusu → 60 gün içinde idare mahkemesinde dava → gerekçeli kararın tebliği → 30 gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf → koşulları varsa 30 gün içinde Danıştay’a temyiz.
Bu zincirin her halkasında süre hak düşürücüdür ve kaçırılan bir aşama sonrakini de kapatır. Dava açma süresinin hesabı ve idari başvurunun süreye etkisi konusunda İdareye Başvuru ve Dava Süresinin Durması rehberimiz yol gösterici olacaktır.
Görevli ve yetkili mahkemenin baştan doğru belirlenmesi de aynı ölçüde önemlidir; yanlış mahkemede açılan dava, görev veya yetki yönünden reddedildiğinde ciddi zaman kaybı doğar. Bu konuda İdari Yargıda Görev ve Yetki yazımıza bakabilirsiniz.
Ankara’da idari dava ve kanun yolu desteği
İstinaf, temyiz ve karar düzeltme başvurularınız ile yürütmeyi durdurma talepleriniz için Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.
Sıkça Sorulan Sorular
İdare mahkemesi kararına karşı ne kadar sürede istinafa gidilir?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
2026 yılında istinaf ve temyiz parasal sınırları ne kadar?
Kamuya açık kaynaklarda 2026 yılı için idari yargıda istinaf sınırı 55.000 TL, temyiz sınırı ise 1.660.000 TL olarak belirtilmektedir. Duruşma ile tek hâkim/kurul ayrımına ilişkin sınır ise 486.000 TL olarak gösterilmektedir. Bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığından, başvuru öncesinde güncel rakamın teyit edilmesi gerekir.
Parasal sınırlar nasıl hesaplanıyor?
İYUK’un Ek 1. maddesi uyarınca Kanun’da öngörülen parasal sınırlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümlerine göre tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
Hangi tarihteki parasal sınır esas alınır?
Bu konu Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında yapılan değişikliklerle yeniden düzenlenmiştir ve kaynaklar arasında farklılık görülmektedir. Kimi metinlerde nihai kararın verildiği tarih, kimi metinlerde ise davanın açıldığı tarihteki sınır esas alınmaktadır. Somut dosyada, karar tarihinde yürürlükte olan hükmün kontrol edilmesi zorunludur.
Manevi tazminat davalarında parasal sınır uygulanır mı?
Kaynaklarda, manevi tazminat davalarında davanın miktarına veya değerine bakılmaksızın istinaf kanun yoluna başvurulabileceği; bu davalar bakımından parasal kesinlik sınırının uygulanmadığı belirtilmektedir.
İvedi yargılama usulünde istinaf var mı?
Hayır. İYUK’ta, ivedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Bu usule tabi uyuşmazlıklarda kanun yolu yapısı farklı işler.
Bölge idare mahkemesi kararının tamamı temyiz edilebilir mi?
Hayır. İYUK’un 46. maddesi, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan dava türleri hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceğini düzenler. Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları bu katalogda yer alır.
Karar düzeltme yolu hâlâ var mı?
İdari yargıda karar düzeltme kurumu, 6545 sayılı Kanun’la getirilen istinaf sistemine geçişle birlikte kaldırılmıştır. Geçiş dönemine ilişkin hükümler nedeniyle eski tarihli bazı kararlar bakımından farklı uygulamalar söz konusu olabildiğinden, dosyanın tarihine göre değerlendirme yapılmalıdır.
İlgili Rehberler
- İdare Hukuku Rehberi: İdari İşlemler, İptal Davası ve Tam Yargı Davası
- İdari İşlem İptal Davası ve Yürütmeyi Durdurma (İYUK 27)
- İdari Yargıda Harç, Yargılama Gideri ve Adli Yardım
- İdari Yargıda Görev ve Yetki
- İdari Yargıda Yargılamanın Yenilenmesi (İYUK m.53)
- İdareye Başvuru ve Dava Süresinin Durması: 60 Günlük Sayaç
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Süreler çoğunlukla hak düşürücü niteliktedir; somut dosyanız için vakit kaybetmeden bir avukata danışmanız önerilir.
Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.


