Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş bir idari yargı kararının kanunda sınırlı olarak sayılan sebeplerle yeniden ele alınmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. İdari Yargılama Usulü Kanununun 53. maddesi, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında dokuz sebep sayar: sonradan ele geçirilen belge, sahte belge, dayanak ilamın ortadan kalkması, bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanı, hile, temsil yokluğu, çekinmesi gereken hâkimin katılması, çelişik karar ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı. Süre tek değildir: çelişik kararda on yıl, AİHM kararında kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl, diğer bütün sebeplerde altmış gündür ve süre, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlar (İYUK m.53/3). İstek, esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır; karşı tarafın savunması alındıktan sonra kanundaki sebepler varsa davaya yeniden bakılır, yoksa istem reddedilir (m.53/2, m.55). Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı ise bu maddeye değil, 6216 sayılı Kanundaki ayrı bir yeniden yargılama rejimine tabidir. Bu yazıda sebepleri, süreleri, usulü, diğer yargı kollarıyla farkları ve bir dilekçe örneğini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
⚡ Net Cevap: İdari yargıda yargılamanın yenilenmesi yalnızca İYUK m.53’te sayılan dokuz sebeple istenebilir. Süre: çelişik kararda 10 yıl; AİHM kararında kesinleşmeden itibaren 1 yıl; diğer sebeplerde 60 gün; sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği günü izleyen günden başlar. Başvuru, esas kararı veren mahkemeye yapılır. Sebep yoksa istem reddedilir (m.55/3). AYM ihlal kararında ise yeniden yargılama 6216 s.K. m.50/2’ye göre yapılır. Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.
Olağanüstü Bir Kanun Yolu
İdari yargıda kanun yolları kural olarak istinaf ve temyizdir; bu yollar tüketildiğinde veya kullanılmadan süre geçtiğinde karar kesinleşir. Yargılamanın yenilenmesi, kesin hüküm ilkesine kanunun tanıdığı sınırlı bir istisnadır ve kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla değil, kanunda sayılan belirli olguların varlığı hâlinde işletilir. Bu nedenle yenileme, kararın yeniden tartışılmasını sağlayan genel bir itiraz yolu değildir; dayanılan sebep kanundaki listeye girmiyorsa istem reddedilir (İYUK m.55/3). Kararın düzeltilmesi yolu ise 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunla kaldırılmıştır (m.54). Bu nedenle bugün kesinleşmiş bir idari yargı kararına karşı bireyin başvurabileceği başlıca olağanüstü yol yargılamanın yenilenmesidir; Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ise ayrı bir anayasal güvence niteliğindedir ve kendi süre ve şartlarına tabidir. Olağan kanun yolları için idari yargıda istinaf ve idari yargıda temyiz dilekçe örneklerimize bakabilirsiniz.
Dokuz Sebep
| Bent | Sebep | Aranan koşul |
|---|---|---|
| a | Sonradan ele geçirilen belge | Zorlayıcı sebeple veya lehine karar verilen tarafın eylemi nedeniyle elde edilemeyen belgenin karardan sonra ele geçirilmesi |
| b | Sahte belge | Karara esas belgenin sahteliğine hükmedilmesi veya sahteliğin ikrar edilmesi; ya da önceki sahtelik hükmünden istemde bulunanın karar zamanında habersiz olması |
| c | Dayanak ilamın ortadan kalkması | Karara esas ilamın kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması |
| d | Bilirkişinin gerçeğe aykırı beyanı | Kasıtla gerçeğe aykırı beyanın mahkeme kararıyla belirlenmesi |
| e | Hile | Lehine karar verilen tarafın karara etkili hile kullanması |
| f | Temsil yokluğu | Davanın vekil veya kanuni temsilci olmayanlarla görülmesi |
| g | Çekinmesi gereken hâkim | Çekinmeye mecbur başkan, üye veya hâkimin karara katılması |
| h | Çelişik karar | Taraf, konu ve sebebi aynı davada kanuni dayanak yokken önceki ilama aykırı karar |
| ı | AİHM kararı | Sözleşme ihlalinin AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespiti; dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyonla düşme |
Sebepler yalnızca başlıklarıyla değil, aradıkları koşullarla birlikte okunmalıdır. (a) bendi “yeni delil” anlamına gelmez: belgenin karardan sonra ele geçirilmiş olması yetmez; neden daha önce elde edilemediği, yani zorlayıcı bir sebebin veya lehine karar verilen tarafın eyleminin varlığı da gösterilmelidir. Dava sırasında sunulabilecekken sunulmamış bir belge bu kapsama girmez. (d) bendi bilirkişi raporuna itiraz yolu değildir; raporun hatalı olması yetmez, bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun ayrı bir mahkeme kararıyla belirlenmiş olması gerekir. (h) bendi her çelişkiyi kapsamaz; davaların taraf, konu ve sebep yönünden aynı olması ve aykırı karara imkân veren kanuni bir dayanağın bulunmaması aranır. (ı) bendi yalnızca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını kapsar; 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanunla dostane çözüm ve tek taraflı deklarasyon sonucunda verilen düşme kararları da bu bende eklenmiştir.
Kesinleşmiş bir idari yargı kararına karşı yenileme mümkün mü? Süre işliyor olabilir
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk
Sebeplerin Ayrıntısı
(a) Sonradan ele geçirilen belge: Uygulamada en sık başvurulan, ama en sık reddedilen sebeptir. Belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olmasının yanında, dava sırasında elde edilememesinin iki nedenden birine dayanması gerekir: zorlayıcı bir sebep, örneğin belgenin başka bir kurumun arşivinde bulunması ve ulaşılamaması; ya da lehine karar verilen tarafın eylemi, örneğin idarenin dosyayı eksik sunması veya belgeyi saklaması. Belgenin karara etkili olması, yani dava sırasında dosyada bulunsaydı farklı bir sonuca ulaşılacak olması da gerekir. Uygulamada idarenin elindeki belgeleri eksik sunması bu bendin en tipik örneğidir; bu nedenle davacının dava sırasında idareden dosyanın tamamını istemiş olması ve bunun dosyada kayıtlı bulunması, sonradan bu bende dayanılmasını kolaylaştırır.
(b), (c) ve (d) Ceza yargılamasıyla bağlantılı sebepler: Bu üç sebep, çoğu zaman ayrı bir yargılamanın sonucuna bağlıdır. Karara esas belgenin sahteliği, karara esas bir ilamın bozularak ortadan kalkması veya bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi, önce ilgili yargılamanın sonuçlanmasını gerektirir. Bu nedenle bu sebeplerde altmış günlük süre, çoğunlukla ilgili kararın kesinleştiği ve istemde bulunanın bundan haberdar olduğu tarihten itibaren hesaplanır. İlgili ceza veya hukuk yargılaması devam ederken yenileme istenmesi erken olur; bu durumda o yargılamanın sonucunu beklemek ve kesinleşme tarihini takip etmek gerekir. Kesinleşme şerhi taşıyan karar örneğinin dilekçeye eklenmesi, sebebin gerçekleştiğini ve sürenin başlangıcını birlikte gösterir.
(e), (f) ve (g) Yargılamanın düzenine ilişkin sebepler: Lehine karar verilen tarafın karara etkili bir hile kullanması, davanın vekil veya kanuni temsilci olmayan kişilerle görülmesi ve çekinmeye mecbur hâkimin karara katılması, yargılamanın hukuka uygun biçimde yürütülmediğini gösterir. Temsil yokluğu sebebinde, davanın gerçekte yetkisi olmayan bir vekil veya temsilci tarafından yürütülmüş olması ve asıl tarafın bundan habersiz kalması aranır. Hâkimin çekinmek zorunda olduğu hâller, hâkimin kendi davası, eşinin, altsoy veya üstsoyunun, üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısımlarının ya da nişanlısının davası ve taraflardan birinin vekili, vasisi veya kayyımı sıfatıyla hareket ettiği dava gibi hâllerdir (HMK m.34, İYUK m.31 atfıyla).
(h) Çelişik karar ve (ı) AİHM kararı: Çelişik karar sebebinde süre on yıldır ve bu sebep, aynı taraflar arasında aynı konu ve sebebe dayanan iki davada birbirine aykırı kararların bulunmasını gerektirir. Farklı tarafların benzer davalarında verilen farklı kararlar bu bende girmez; bu tür içtihat farklılıkları başka yollarla giderilir. AİHM kararı sebebinde ise ihlalin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya başvurunun dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyonla düşürülmesi yeterlidir; süre bir yıldır ve AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren işler.
Üç Ayrı Süre
| Sebep | Süre | Başlangıç |
|---|---|---|
| (h) Çelişik karar | 10 yıl | Sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen gün |
| (ı) AİHM kararı | 1 yıl | AİHM kararının kesinleştiği tarih |
| Diğer sebepler (a – g) | 60 gün | Sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen gün |
“Yargılamanın yenilenmesi süresi altmış gündür” şeklindeki genelleme, (h) ve (ı) bentlerine dayanan başvuruların gereksiz yere kaçırılmasına yol açabilir. Diğer sebeplerde süre, sebebin objektif olarak doğduğu andan değil, istemde bulunan bakımından gerçekleştiği andan başlar: örneğin sahtelik hükmü daha önce verilmiş olsa bile, istemde bulunanın bundan haberdar olduğu tarih esas alınır. Bu nedenle sebebin öğrenildiği tarihin belgeyle gösterilmesi, başvurunun süresinde olduğunun ispatı bakımından önemlidir. Sürenin son gününün adli tatile veya resmî tatile denk gelmesi hâlinde sürenin nasıl uzayacağı da ayrıca hesaplanmalıdır. Süreler hak düşürücü niteliktedir; sürenin geçirilmesi hâlinde istem esasa girilmeden reddedilir. Hukuk yargılamasından farklı olarak İYUK, (a) ile (g) bentleri arasındaki sebepler için kararın kesinleşmesinden itibaren işleyen mutlak bir üst süre öngörmez. Sürelerin hesaplanması için süreler ve adli tatil yazımıza bakabilirsiniz.
Nereye ve Nasıl Başvurulur?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Başvuru mercii | Esas kararı vermiş olan mahkeme veya Danıştay dairesi | m.53/2 |
| Görev değişikliği | Konu başka bir daire veya mahkemenin görevine girmişse o merci karar verir | m.55/1 |
| İnceleme | Karşı tarafın savunması alındıktan sonra; sebep varsa davaya yeniden bakılır | m.55/2 |
| Sebep yoksa | İstemin reddine karar verilir | m.55/3 |
| Duruşma | Görevli daire veya mahkemenin kararına bağlı | m.55/4 |
| Uygulanacak hükümler | m.53 ve m.55 saklı kalmak üzere İYUK’un diğer hükümleri | m.55/5 |
Başvuru, esas kararı vermiş olan mahkemeye dilekçeyle yapılır. Karar istinaf veya temyiz aşamasında esastan değiştirilmişse, esas kararı veren merciin hangisi olduğu ayrıca belirlenmelidir. Yenileme istemi iki aşamada incelenir: önce kanunda yazılı bir sebebin bulunup bulunmadığı değerlendirilir; sebep varsa davaya yeniden bakılır ve yeni bir karar verilir. Bu nedenle dilekçede hem sebebin varlığı hem de bu sebep dikkate alındığında davanın nasıl sonuçlanması gerektiği birlikte açıklanmalıdır. Duruşma yapılması mahkemenin takdirinde olduğundan, duruşma isteniyorsa bunun gerekçesiyle birlikte dilekçede ayrıca belirtilmesi yerinde olur. Yenileme istemi hakkında verilen karara karşı, İYUK’un genel hükümleri çerçevesinde kanun yollarına başvurulabilir. Harç ve yargılama giderleri için idari yargıda harç ve adli yardım, görevli mahkeme için idari yargıda görevli mahkeme yazılarımıza bakabilirsiniz.
| Adım | Yapılacak |
|---|---|
| 1. Sebebin tespiti | Olgunun İYUK m.53/1’deki bentlerden hangisine girdiğini belirleyin |
| 2. Sürenin hesabı | Bende göre 60 gün, 1 yıl veya 10 yıl; başlangıç tarihini belgeleyin |
| 3. Merci | Esas kararı veren mahkeme veya Danıştay dairesini belirleyin |
| 4. Dilekçe | Sebebi, süreyi ve sebebin davanın esasına etkisini açıklayın |
| 5. Belgeler | Ele geçirilen belgeyi, ilgili ilamları ve tarih belgelerini ekleyin |
| 6. Uygulama | Gerekirse önceki kararın uygulanmasına karşı koruma talebini değerlendirin |
AYM İhlal Kararı: Ayrı Rejim
Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine verdiği ihlal kararı, İYUK m.53/1-ı kapsamına girmez; bu bent yalnızca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını kapsar. Anayasa Mahkemesi kararları bakımından 6216 sayılı Kanun ayrı bir rejim öngörür: tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir; yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, ihlal kararında açıklanan ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir (6216 s.K. m.50/2). Bu yolda İYUK m.53’teki süreler uygulanmaz; yeniden yargılama, Anayasa Mahkemesinin kararıyla başlar. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ise Anayasa Mahkemesi başvurucu lehine tazminata hükmedebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolunu gösterebilir (6216 s.K. m.50/2). Yeniden yargılamayı yapacak mahkeme, ihlal kararında açıklanan gerekçelerle bağlıdır ve kararını ihlali ortadan kaldıracak biçimde vermek zorundadır. Bireysel başvuru için AYM bireysel başvuru rehberimize bakabilirsiniz.
Kanun Yararına Temyizden Farkı
İdari yargıdaki diğer olağanüstü yol, kanun yararına temyizdir. İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin kararları ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş kararlarından niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir (İYUK m.51/1). Ancak bu yol bireylere açık değildir ve bozma kararı daha önce kesinleşmiş olan kararın hukuki sonuçlarını kaldırmaz (m.51/2). Bu nedenle kesinleşmiş bir kararın somut olarak değiştirilmesini isteyen kişi bakımından etkili olağanüstü yol, yargılamanın yenilenmesidir. Kişi, kanun yararına temyiz için Başsavcılığa başvurarak talepte bulunabilir; ancak başvurunun sonucu kendi hukuki durumunu değiştirmez. Kanun yararına bozma kararları Resmî Gazetede yayımlanır ve benzer uyuşmazlıklarda uygulamayı yönlendirir; bu nedenle genel bir hukuka aykırılığın düzeltilmesi bakımından önemlidir.
Diğer Yargı Kollarıyla Karşılaştırma
| Ölçüt | İdari yargı (İYUK) | Hukuk (HMK) | Ceza (CMK) |
|---|---|---|---|
| Dayanak | m.53-55 | m.374-381 | m.311 ve devamı |
| Yeni belge | Zorlayıcı sebep veya lehine karar verilen tarafın eylemiyle elde edilemeyen belge (m.53/1-a) | Aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen belge (m.375/1-ç) | Hükümlü lehine yeni olay veya yeni delil (m.311/1-e) |
| Bilirkişi | Yalnız bilirkişi (m.53/1-d) | Bilirkişi veya tercüman (m.375/1-f) | Tanık veya bilirkişi (m.311/1-b) |
| Yalan tanıklık | Ayrı sebep olarak yok | Var (m.375/1-e) | Var (m.311/1-b) |
| Temel süre | 60 gün | 3 ay; her hâlde kesinleşmeden itibaren 10 yıl | AİHM hâli dışında kanunda genel bir süre öngörülmemiştir |
| AİHM kararı | Kesinleşmeden itibaren 1 yıl | Tebliğden itibaren 3 ay | Kesinleşmeden itibaren 1 yıl |
| Karar mercii | Esas kararı veren mahkeme | Kararı veren mahkeme | Hükmü veren mahkeme |
Karşılaştırma, idari yargıdaki yenilemenin en dar kapsamlı yol olduğunu gösterir. Özellikle yeni belge sebebinde hukuk yargılaması, belgenin aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilememesini yeterli görürken, idari yargı yalnızca zorlayıcı sebebi veya karşı tarafın eylemini yenileme için yeterli bir sebep olarak kabul eder. Özellikle ceza yargılamasında hükümlü lehine yeni olay veya yeni delillerle yenileme istenebilirken, idari yargıda yeni bir belgenin ancak zorlayıcı bir sebep veya karşı tarafın eylemi nedeniyle elde edilemediği gösterilirse yenileme sebebi olabileceği unutulmamalıdır. Bu fark, idari yargıda kesin hükmün istikrarına ve idarenin işlemlerinin güvenilirliğine verilen önemi yansıtır. Bu nedenle idari yargıda davanın açıldığı andan itibaren bütün delillerin eksiksiz sunulması ve idareden dosyanın tamamının istenmesi, ileride yenileme ihtiyacını ortadan kaldırmanın en etkili yoludur. Ceza yargılamasındaki yenileme için yargılamanın yenilenmesi (CMK 311) rehberimize bakabilirsiniz.
Yenilenen Yargılama Sonucunda Verilen Kararın Uygulanması
Yenilenen yargılama sonunda verilen karar da diğer idari yargı kararları gibi bağlayıcıdır. İdare, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereğine göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur ve bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak hiçbir şekilde otuz günü geçemez (İYUK m.28/1). Yenileme süreci sırasında, önceki kararın uygulanmasının telafisi güç zararlara yol açacağı durumlarda yürütmenin durdurulması talebinin değerlendirilmesi de önemlidir. Yenileme sonucunda önceki karar değiştirilirse, önceki karara dayanılarak idarenin yaptığı işlemlerin de yeni karara uygun hâle getirilmesi gerekir; bu, örneğin yeniden göreve iade veya tahsil edilen bir tutarın geri verilmesi gibi sonuçlar doğurabilir. Yürütmenin durdurulması için yürütmenin durdurulması kararı yazımıza bakabilirsiniz.
Personel ve Disiplin Davalarında
Kamu personeline ilişkin uyuşmazlıklar, yargılamanın yenilenmesinin en sık gündeme geldiği alanlardandır. Disiplin cezalarında karar çoğu zaman idarenin soruşturma dosyasındaki tanık beyanlarına ve raporlara dayanır; idarenin dosyayı eksik sunması veya lehe belgeleri dosyaya koymaması, sonradan bu belgelerin ele geçirilmesi hâlinde (a) bendini gündeme getirir. Aynı fiil nedeniyle yürütülen ceza yargılamasında verilen kararlar da önemlidir: disiplin cezasının dayandığı ceza mahkûmiyeti sonradan bozularak ortadan kalkarsa (c) bendi değerlendirilir. Ancak ceza yargılamasında beraat edilmiş olması, disiplin hukukunun bağımsızlığı nedeniyle her durumda disiplin kararının yenilenmesini gerektirmez; önemli olan, idari yargı kararının bu ceza ilamına dayanıp dayanmadığıdır. Disiplin kararı ceza yargılamasından bağımsız olarak kendi delillerine dayanıyorsa, ceza davasındaki beraat tek başına yenileme sebebi oluşturmaz. Buna karşılık idari yargı kararı açıkça ceza mahkûmiyetine atıf yaparak kurulmuşsa, bu mahkûmiyetin bozularak ortadan kalkması (c) bendini doğrudan gündeme getirir.
İmar, Kamulaştırma ve Diğer Alanlarda
İmar planları, yapı ruhsatları ve kamulaştırma işlemlerine ilişkin davalarda karar çoğu zaman bilirkişi ve keşif raporlarına dayanır. Bu raporların hatalı olduğu sonradan anlaşılsa bile, bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu ayrı bir mahkeme kararıyla belirlenmedikçe yenileme sebebi oluşmaz. Buna karşılık karara esas alınan bir tapu kaydının veya resmî belgenin sahteliği anlaşılırsa (b) bendi değerlendirilir. Aynı taşınmaza ilişkin aynı taraflar arasında birbirine aykırı kararlar verilmişse (h) bendi gündeme gelir. Bu alanlarda kararın uygulanmasıyla çoğu zaman geri dönülmesi güç sonuçlar doğduğundan, yenileme sebebinin öğrenilmesinin ardından hızlı hareket edilmesi özellikle önemlidir. Kamulaştırma uyuşmazlıklarında görevli yargı yeri için kamulaştırmada görevli mahkeme yazımıza bakabilirsiniz.
Vergi Davalarında
İYUK m.53, vergi mahkemelerinin kararlarını da kapsar. Vergi uyuşmazlıklarında yargılamanın yenilenmesi, özellikle karara esas alınan bir ilamın, örneğin sahte fatura iddiasına ilişkin bir ceza kararının, sonradan bozularak ortadan kalkması (c bendi) veya karara esas belgenin sahteliğinin anlaşılması (b bendi) hâllerinde gündeme gelir. Vergi ziyaı cezası veya tarhiyat davasının sonucunu etkileyen bir ceza yargılaması sonradan beraatle sonuçlanmışsa, bunun (c) bendi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, önceki kararın bu ilama dayanıp dayanmadığına göre incelenmelidir. Vergi davalarında karara esas alınan vergi inceleme raporundaki tespitlerin, sonradan ceza yargılamasında farklı bir sonuca bağlanması sık görülen bir durumdur; ancak her farklılık yenileme sebebi değildir. Belirleyici olan, idari yargı kararının bu ceza ilamına dayanıp dayanmadığı ve ilamın kesin bir kararla ortadan kalkıp kalkmadığıdır. Vergi davalarının usulü için vergi davası usulü yazımıza bakabilirsiniz.
| Senaryo | Değerlendirme |
|---|---|
| Dava sırasında sunulabilecekken sunulmayan belge sonradan bulundu | (a) bendi uygulanmaz |
| İdarenin saklı tuttuğu belge bilgi edinme ile ele geçirildi | (a) bendi: lehine karar verilen tarafın eylemi |
| Karara esas ceza mahkûmiyeti sonradan bozulup beraat verildi | (c) bendi; 60 gün kesinleşmeden ve öğrenmeden |
| Bilirkişi raporu hatalı bulunuyor | Kasıt mahkeme kararıyla belirlenmedikçe (d) bendi uygulanmaz |
| Aynı konuda iki aykırı karar | (h) bendi; 10 yıllık süre |
| AYM hak ihlali tespit etti | İYUK 53 değil; 6216 s.K. m.50/2 ile yeniden yargılama |
| AİHM dostane çözümle düşme kararı verdi | (ı) bendi; kesinleşmeden itibaren 1 yıl |
Kimler Başvurabilir?
Yargılamanın yenilenmesini, kesinleşmiş kararın tarafları isteyebilir; davacı veya davalı idare, karar kendi aleyhine sonuç doğurduğu ölçüde bu yola başvurabilir. İdarenin de, örneğin davacının hile kullandığı veya sahte bir belgeye dayandığı anlaşılırsa, yenileme istemesi mümkündür. Davacının ölümü veya tüzel kişinin sona ermesi gibi hâllerde halefler bakımından da durum ayrıca değerlendirilir. Davaya sonradan katılan üçüncü kişilerin de, karardan etkilendikleri ölçüde yenileme isteyip isteyemeyecekleri somut olayın özelliklerine göre incelenir. Başvuruda, yenilenmesi istenen kararın açıkça belirtilmesi, dayanılan bendin gösterilmesi ve sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihin belgelendirilmesi gerekir. Birden fazla sebebe dayanılıyorsa, her sebep ayrı ayrı açıklanmalı ve her biri için sürenin ayrı hesaplandığı gözetilmelidir.
Sık Yapılan Hatalar
En sık yapılan hata, yargılamanın yenilenmesini kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla işletilebilecek genel bir itiraz yolu gibi görmektir; oysa yenileme yalnızca kanunda sayılan olgularla mümkündür. İkinci hata, (a) bendinde belgenin neden daha önce elde edilemediğini göstermemektir. Üçüncü hata, bütün sebepler için altmış günlük süreyi esas alıp (h) ve (ı) bentlerindeki daha uzun süreleri gözden kaçırmak ya da tersine altmış günlük süreyi kaçırmaktır. Dördüncü hata, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararını İYUK m.53 kapsamında değerlendirmektir. Beşinci hata, yenileme dilekçesinde yalnızca sebebi anlatıp davanın esasına ilişkin iddiaları yeniden ortaya koymamaktır; istem kabul edilirse davaya yeniden bakılacağından esasa ilişkin açıklamalar da dilekçede yer almalıdır. Son olarak, sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihin belgelendirilmemesi, istemin süresinde olduğunun ispatını zorlaştırır.
Dilekçe Örneği: Karşı Tarafın Sunmadığı Belgenin Sonradan Ele Geçirilmesi
Aşağıdaki örnek, disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davada idarenin soruşturma dosyasının bir belgesini sunmadığı ve davanın reddedildiği, bu belgenin karardan sonra bilgi edinme başvurusuyla ele geçirildiği bir durumda hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.
Dilekçede ele geçirilen belgenin neden dava sırasında elde edilemediğinin, mahkemenin belgeyi istemesine rağmen idarenin sunmadığının dava dosyasındaki yazışmalarla gösterilmesi, (a) bendinin en kritik unsurunu ispatlar. Bilgi edinme başvurusunun ve cevabının tarihleri, altmış günlük sürenin hesabında belirleyicidir. Yenileme istemi kabul edilirse davaya yeniden bakılacağından, dilekçede yalnızca yenileme sebebinin değil, belgenin davanın esasına etkisinin de açıklanması gerekir; bu nedenle dilekçe, ilk dava dilekçesindeki iddiaları da kısaca hatırlatacak şekilde hazırlanmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
İdari yargıda yargılamanın yenilenmesi nedir?
Kesinleşmiş kararın İYUK m.53’te sayılan sebeplerle yeniden incelenmesini sağlayan olağanüstü yoldur.
Hangi sebeplerle istenebilir?
Dokuz sebeple: yeni belge, sahte belge, dayanak ilamın kalkması, bilirkişi, hile, temsil yokluğu, çekinmesi gereken hâkim, çelişik karar, AİHM kararı.
Süre ne kadar?
Çelişik kararda 10 yıl, AİHM kararında 1 yıl, diğerlerinde 60 gün (İYUK m.53/3).
Süre ne zaman başlar?
Sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen gün; AİHM’de kararın kesinleştiği tarih.
Yeni delil bulursam yenileme isteyebilir miyim?
Ancak zorlayıcı sebep veya karşı tarafın eylemi nedeniyle elde edilemeyen bir belgeyse (m.53/1-a).
Bilirkişi raporu hatalıysa yenileme olur mu?
Hayır; kasıtla gerçeğe aykırı beyanın mahkeme kararıyla belirlenmesi gerekir (m.53/1-d).
Başvuru nereye yapılır?
Esas kararı vermiş olan mahkemeye (m.53/2).
Duruşma yapılır mı?
Mahkemenin veya dairenin takdirine bağlıdır (m.55/4).
Sebep kanunda yoksa ne olur?
İstem reddedilir (m.55/3).
AYM ihlal kararında İYUK 53 uygulanır mı?
Hayır; 6216 s.K. m.50/2’ye göre yeniden yargılama yapılır.
AİHM dostane çözümü yenileme sebebi mi?
Evet; 7145 sayılı Kanunla eklendi (m.53/1-ı).
Kararın düzeltilmesi yolu var mı?
Hayır; 6545 sayılı Kanunla kaldırıldı (m.54).
Kanun yararına temyiz nedir?
Başsavcının başvurduğu olağanüstü yol; bozma kesinleşmiş kararın sonuçlarını kaldırmaz (m.51).
Vergi mahkemesi kararlarına yenileme istenebilir mi?
Evet; İYUK m.53 vergi mahkemelerini de kapsar.
Hukuk yargılamasındaki süreden farkı nedir?
HMK’da 3 ay ve her hâlde 10 yıl; İYUK’ta 60 gün ve diğer sebeplerde mutlak üst sınır öngörülmemiştir.
Ceza yargılamasından farkı nedir?
CMK’da hükümlü lehine yeni olay ve delille yenileme geniştir; İYUK’ta dardır.
Yenileme sonucunda idare karara uymak zorunda mı?
Evet; tebliğden itibaren en geç 30 gün içinde (İYUK m.28/1).
Çelişik karar hangi hâlde yenileme sebebidir?
Taraf, konu ve sebep aynı iken kanuni dayanak olmaksızın önceki ilama aykırı karar verilmişse (m.53/1-h).
İdare de yenileme isteyebilir mi?
Evet; kesinleşmiş karar aleyhine sonuç doğuruyorsa ve kanundaki bir sebep varsa.
Yalan tanıklık İYUK’ta yenileme sebebi mi?
Ayrı bir sebep olarak sayılmamıştır; HMK ve CMK’da ise vardır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki İYUK, 6216 sayılı Kanun, HMK ve CMK hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Sahte İçki ve Kaçak Etil Alkol Soruşturması 2026: İzinsiz İmalathane (4733 m.8/1), Bandrolsüz İçki (5607 m.3/18), Sağlığa Zararlı İçki (TCK 186) — Tekel Bayisi, Tedarikçi ve Taşıyıcı Ne Kadar Sorumlu?
- ▸ AİHM Kararından Sonra Yargılamanın Yenilenmesi ve Gözaltı Süresinin Hesabı 2026: AYM Genel Kurulunun 2021/29667 ve 2022/103359 Kararları — “Kanun Yürürlükte” Reddi, 4 Gün 12 Saat ve Dosyanın Hâkimliğe Geçtiği An (CMK m.311/1-f, 91, 141; 6216 m.50)
- ▸ Gümrük Kapısında veya Havalimanında Uyuşturucu ile Yakalanmak 2026: İthal Suçu (TCK 188/1), Kokain-Eroin Artırımı (188/4-a), Şoför ve Yolcunun Kastı (TCK 21, 30), Araç Müsaderesi (TCK 54) ve Gözaltı Hakları (CMK 91, 95, 154)
- ▸ Fon Soruşturmasında Gönüllü İade Cezayı Kaldırır mı? 2026 — 30 Milyar TL İade, 470 Kişiye Malvarlığı Tedbiri ve Firari Şüpheliler: Fon Mağduru ve Şüpheli İçin Hukuki Sonuçlar (7596 m.4/4, m.6; CMK m.128, 248; TCK m.168, 254; SPKn m.107/3)
Bu konuda hukuki destek almak için


