Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru: Ceza Dosyasında Ne Zaman, Nasıl?
24 Temmuz 2026

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru: Ceza Dosyasında Ne Zaman, Nasıl?

Bireysel başvuru, olağan kanun yollarının sonunda başvurulan istisnai ve ikincil bir yoldur. Anayasa Mahkemesi bir üst derece mahkemesi değildir: delil değerlendirmesini yeniden yapmaz, cezayı düşürmez. İncelediği tek şey, Anayasa’da güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki bir temel hakkın ihlal edilip edilmediğidir. Süre ise kısadır: kural olarak otuz gün.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

2026 güncel: Yasa dışı bahis ve aklama dosyalarında kesinleşen mahkûmiyet, tutuklama veya el koyma kararlarına karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru; otuz günlük süre, ileri sürülebilecek hak ihlalleri, kabul edilemezlik sebepleri ve Word ve PDF olarak indirilebilen başvuru açıklama metni örneğiyle birlikte Bahis Dosyasında Bireysel Başvuru rehberinde.

Net Cevap: Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir; bunun için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır (Anayasa m.148/3). Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır; haklı mazeret hâlinde mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde başvurulabilir (6216 sayılı Kanun m.47/5). Kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz (Anayasa m.148/4); Mahkeme delilleri yeniden değerlendirmez, hak ihlali olup olmadığına bakar. İhlal mahkeme kararından kaynaklanmışsa yeniden yargılama için dosya ilgili mahkemeye gönderilir (6216 m.50). AYM kararından sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru süresi dört aydır (AİHS m.35/1).

Kanun yolları tükendi ama bir hak ihlali mi yaşadığınızı düşünüyorsunuz?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Bireysel Başvuru Nedir, Ne Değildir?

Bireysel başvuru; kamu gücü tarafından, Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan başvurudur (Anayasa m.148/3; 6216 sayılı Kanun m.45/1). Başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen kişi tarafından yapılabilir; kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz (6216 m.46).

Ne olmadığını bilmek daha önemlidir:

  • Dördüncü derece mahkemesi değildir. Delillerin değerlendirilmesi, kanunun yorumu ve maddi olayın tespiti kural olarak derece mahkemelerinin işidir; bunlar bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermedikçe bireysel başvuruda incelenmez. Anayasa bunu açıkça söyler: bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz (Anayasa m.148/4).
  • Hükmü doğrudan kaldırmaz. İhlal tespit edilirse, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için gereken işlemler yapılmak üzere dosya ilgili mercie gönderilir.
  • Her hak için açık değildir. Yalnızca Anayasa ile Sözleşme’nin ortak koruma alanındaki haklar başvuruya konu olabilir.

Ceza Dosyalarında En Sık İleri Sürülen Haklar

Ceza yargılaması bağlamında bireysel başvuruya konu olan başlıca haklar:

  • Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı — hukuka aykırı yakalama ve gözaltı, tutuklamanın hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluk incelemelerinin şeklî yapılması.
  • Adil yargılanma hakkı — savunma hakkının kısıtlanması, müdafi yardımından yararlandırılmama, tanık sorgulama hakkının engellenmesi, gerekçeli karar hakkının ihlali, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine aykırılık.
  • Masumiyet karinesi — kesin hüküm öncesinde suçlu muamelesi yapılması.
  • Özel hayata saygı hakkı — hukuka aykırı arama, dinleme ve dijital verilere erişim.
  • İşkence ve kötü muamele yasağı — gözaltında veya infaz kurumunda kötü muamele iddiaları ve bunların etkili biçimde soruşturulmaması.
  • Mülkiyet hakkı — elkoyma ve müsadere tedbirlerinin ölçüsüzlüğü.

Bu haklardan hangisinin ileri sürüleceğinin doğru seçilmesi, başvurunun kaderini belirler. “Karar haksız” şeklindeki genel bir şikâyet, hak temelli bir iddiaya dönüştürülmediğinde kabul edilemez bulunur.

Birinci Şart: Başvuru Yollarının Tüketilmesi

Bireysel başvurunun ikincil niteliği vardır: ihlalin öncelikle derece mahkemelerince giderilmesi beklenir. Bu nedenle etkili olağan kanun yolları tüketilmeden yapılan başvurular kabul edilemez bulunur.

Pratik karşılığı:

  • Hükme karşı istinaf ve koşulları varsa temyiz yolu kullanılmalıdır.
  • Koruma tedbirlerine karşı itiraz yolu işletilmelidir.
  • Makul sürede yargılanma şikâyetleri bakımından kanun koyucu, 6384 sayılı Kanuna eklenen geçici hükümlerle belirli tarihler itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan başvuruları Tazminat Komisyonuna yönlendirmiştir. Bu düzenleme dönemsel nitelikte olduğundan, başvurudan önce güncel geçici hükümlerin dosyayı kapsayıp kapsamadığı kontrol edilmelidir — makul sürede yargılanma ve Tazminat Komisyonu.
  • Haksız koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebilecek hâllerde, önce bu dava yolunun kullanılması aranabilir.

Bir başka şart da şudur: ihlal iddiası, derece mahkemeleri önünde de ileri sürülmüş olmalıdır. Duruşmada dile getirilmemiş ve kanun yolu dilekçesinde yer almamış bir itirazın ilk kez Anayasa Mahkemesi önünde ileri sürülmesi, başvurunun reddine yol açar. Bu, önceki rehberlerimizde vurguladığımız “itirazı tutanağa geçirtme” alışkanlığının neden hayati olduğunu gösterir.

İkinci Şart: Otuz Günlük Süre

Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği ve buna ilişkin kararın öğrenildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.

Süreye ilişkin bilinmesi gerekenler:

  • Süre hak düşürücüdür; kaçırıldığında başvuru esasa girilmeden reddedilir.
  • Haklı bir mazeret nedeniyle süresi içinde başvuru yapılamamışsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazereti belgeleyen delillerle birlikte başvuru yapılabilir. Mazeretin kabulü Mahkemenin takdirindedir.
  • Devam eden bir durum söz konusuysa (örneğin tutukluluğun sürmesi) sürenin işlemeye başlaması bakımından farklı değerlendirme yapılabilir.

Uygulamada en sık kaybedilen hak budur: kararın tebliğ tarihi not edilmediği için otuz gün fark edilmeden geçer.

Kabul Edilebilirlik Süzgeci

Başvuruların önemli bir bölümü esasa geçilmeden elenir. Başlıca kabul edilemezlik sebepleri:

  • Başvuru yollarının tüketilmemiş olması.
  • Süre aşımı.
  • Konu bakımından yetkisizlik — ileri sürülen hakkın Anayasa ile Sözleşme’nin ortak koruma alanında bulunmaması.
  • Açıkça dayanaktan yoksunluk — iddianın temellendirilmemiş olması, delil sunulmaması veya kanun yolu şikâyeti niteliğinde olması.
  • Anayasal ve kişisel önemden yoksunluk — başvurucunun önemli bir zarara uğramamış olması.
  • Mağdur sıfatının bulunmaması — ihlalden doğrudan etkilenmemiş olmak.

Bu nedenle başvuru dilekçesinin en kritik bölümü, hangi hakkın hangi somut işlemle ihlal edildiğini ve bunun neden bir kanun yolu şikâyeti olmadığını açıklayan kısımdır.

İhlal Kararı Çıkarsa Ne Olur?

Anayasa Mahkemesi ihlal tespit ederse, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmeder. Uygulamada başlıca sonuçlar:

  • Yeniden yargılama: ihlalin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunuyorsa, karar ilgili mahkemeye gönderilir ve yeniden yargılama yapılır.
  • Tazminat: yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hâllerde tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açma yolu gösterilebilir.
  • Tedbirin kaldırılması: tutukluluğa ilişkin ihlal kararlarında, kararın gereğinin yapılması için dosya ilgili mahkemeye gönderilir.

Önemli bir sınır: ihlal kararı, mahkûmiyeti kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kararın gereğinin yerine getirilmesi ilgili mahkemenin işidir ve bu aşamanın da takip edilmesi gerekir.

AİHM’e Gitmeden Önce Zorunlu Durak

Bireysel başvurunun bir işlevi de uluslararası başvuru bakımından iç hukuk yolu oluşturmasıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilmek için kural olarak iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekir ve bireysel başvuru bu yollardan biridir.

Bu nedenle bireysel başvuru dilekçesinin, ileride uluslararası başvuruya konu olabilecek şekilde hakları açıkça adlandırarak ve olguları eksiksiz aktararak hazırlanması önemlidir. İç hukukta hiç ileri sürülmemiş bir şikâyetin sonradan uluslararası düzeyde incelenmesi de güçleşir.

Son olarak: bireysel başvuru harca tabidir ve resmî form üzerinden yapılır. Formun eksik doldurulması ya da belgelerin eklenmemesi, esasa girilmeden ret sebebi olabilir.

Bireysel Başvuru: Adım Adım

  1. Olağan kanun yollarını tüketin — İstinaf ve temyiz dâhil, etkili olağan kanun yolları tüketilmeden yapılan başvurular kabul edilemez bulunur. Makul süre şikâyetlerinde 6384 sayılı Kanundaki Tazminat Komisyonu yolunun dosyaya uygulanıp uygulanmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
  2. Otuz günlük süreyi hesaplayın — Süre, nihai kararın tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren işler. Mazeret nedeniyle süre kaçırılmışsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde mazeret bildiriminde bulunulabilir.
  3. Resmî başvuru formunu kullanın — Başvuru, Anayasa Mahkemesinin belirlediği form üzerinden yapılır. Formun tüm bölümleri doldurulmalı ve harç yatırılmalıdır.
  4. İhlal edilen hakkı ve dayanağını gösterin — Hangi anayasal hakkın, hangi işlem veya kararla, nasıl ihlal edildiğini somut olarak açıklayın. Genel şikâyetler değil, hak temelli ve olguya bağlı bir anlatım gerekir.
  5. Belgeleri eksiksiz ekleyin — Nihai karar, tebliğ belgesi, kanun yolu dilekçeleri ve ihlal iddiasını destekleyen tüm belgeler eklenmelidir.
  6. Başvuruyu doğru kanaldan iletin — Başvuru, mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla da yapılabilir; kayıt tarihi süre bakımından belirleyicidir.

Bu konuyla doğrudan bağlantılı bir diğer rehberimiz: Süreyi Kaçırdım.

Otuz Günlük Süre Ne Zaman Başlar? “Tebliğ” Değil, “Öğrenme”

Bireysel başvuruda en çok hak kaybı yaratan konu süredir ve bunun sebebi sürenin uzunluğu değil, başlangıç anının yanlış hesaplanmasıdır. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesi süreyi şöyle kurar: bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.

Kritik nokta: Kanun süreyi başvuru yollarının tüketildiği tarihe, başvuru yolu yoksa ihlalin öğrenildiği tarihe bağlamıştır (6216 m.47/5). Uygulamada başlangıç olarak çoğunlukla nihai kararın tebliğ veya tefhim tarihi esas alınır; ancak karar daha önce başka bir yolla, örneğin dosya suretinin alınması veya UYAP üzerinden görüntülenmesiyle öğrenilmişse, öğrenme tarihi önem kazanabilir. Güvenli yol, en erken öğrenme tarihini esas alarak otuz günü hesaplamaktır.

Bir başka teknik ayrıntı: ihlal iddiasının kanun yolu mercii önünde ileri sürülüp değerlendirildiği, ancak nihai kararın gerekçesiyle anlaşılabilir. Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki fark bu nedenle önem taşır; gerekçeli kararın öğrenildiği tarih ayrıca not edilmelidir.

Mahkemenin zaman bakımından yetkisi de sınırlıdır: Anayasa Mahkemesi, 23 Eylül 2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler. Bu tarihten önce kesinleşmiş dosyalar, içerik ne olursa olsun kapsam dışıdır (6216 sayılı Kanun geçici m.1/8).

Kabul Edilebilirlik Süzgeci: Üç Ayrı Elek (Tablo 1)

Başvuruların büyük çoğunluğu esas incelemeye ulaşamadan elenir. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesi bu eleme mekanizmasını iki katmanlı kurar.

KatmanÖlçütDayanak
Şeklî şartlar45 ilâ 47. maddelerde öngörülen şartların taşınması — kamu gücü işlemi, güncel ve kişisel hak etkilenmesi, başvuru yollarının tüketilmesi, sürem.48/1
Anayasal önemAnayasa’nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan başvurular elenebilirm.48/2
Önemli zararBaşvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvurular kabul edilemez bulunabilirm.48/2

Bu süzgeç, dilekçenin nasıl yazılacağını doğrudan belirler. Anayasal boyutun ve somut zararın açıkça ortaya konulması gerekir; yalnızca “yerel mahkeme yanlış karar verdi” biçiminde kurulan bir anlatım, kabul edilemezlikle sonuçlanır. Bireysel başvuru bir üst derece kanun yolu değildir; delil değerlendirmesi ve hukuk kurallarının yorumu kural olarak derece mahkemelerinin görevidir.

Kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlarca yapılır; şartları taşımadığına oy birliğiyle karar verilen başvurular hakkında kabul edilemezlik kararı verilir. Kabul edilebilirliğine karar verilen başvuruların esas incelemesi ise bölümler tarafından yapılır.

Evrak Eksikliği, Tedbir Talebi ve İhlal Kararının Sonucu

Başvuru dosyasının teknik yönü de sonucu etkiler. Kanun’un 47. maddesi uyarınca başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucu veya varsa vekiline on beş günü geçmemek üzere bir süre verilir; geçerli bir mazeret olmaksızın bu sürede eksiklik tamamlanmazsa başvurunun reddine karar verilir. Bu süre otuz günlük başvuru süresinden ayrıdır ve kaçırılması dosyayı esastan incelenmeden kapatır.

Ceza dosyaları bakımından hayati bir imkân da 49. maddededir: esas inceleme sırasında Mahkeme, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu görülen tedbirlere re’sen veya başvurucunun talebi üzerine karar verebilir. Tutukluluk, sınır dışı etme veya yaşam ve maddi-manevi bütünlüğe yönelik ciddi risk içeren dosyalarda tedbir talebi ayrıca ve gerekçeli biçimde ileri sürülmelidir.

İhlal kararının sonucu ise 50. maddede düzenlenmiştir. Esas inceleme sonunda hakkın ihlal edildiğine karar verilirse, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Bu kademeli yapı, bireysel başvurunun neden “kararı bozdurma” değil “ihlali giderme” mekanizması olduğunu açıklar. Anayasa Mahkemesi mahkûmiyet hükmünü doğrudan kaldırmaz; ihlali tespit eder ve giderim yolunu gösterir. Ceza dosyalarında en sık dayanılan güvencelerin çerçevesi ve infaz aşamasındaki itiraz yolları için infaz hâkimliği rehberimize bakabilirsiniz.

Kanun Metni Tablosu: Anayasa m.148 ve 6216 Sayılı Kanun

Bireysel başvurunun bütün şartları Anayasa ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda düzenlenmiştir. Dilekçenin her bölümü bu hükümlerden birine karşılık gelir:

Tablo 2 — Bireysel başvurunun kanuni dayanakları

HükümKural
Anayasa m.148/3Anayasada güvence altına alınmış ve AİHS kapsamındaki hakların kamu gücü tarafından ihlali iddiasıyla başvuru; olağan kanun yollarının tüketilmesi şarttır
Anayasa m.148/4Kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz
6216 m.45/1Başvuru hakkının kapsamı: Anayasa ile AİHS’in ortak koruma alanındaki haklar
6216 m.46Güncel ve kişisel hakkı doğrudan etkilenen kişi başvurabilir; kamu tüzel kişileri başvuramaz
6216 m.47/5Otuz günlük süre; haklı mazerette mazeretin kalkmasından itibaren on beş gün
6216 m.48Kabul edilebilirlik şartları; anayasal önem ve önemli zarar süzgeci; açıkça dayanaktan yoksunluk
6216 m.49Esas inceleme; temel hakların korunması için zorunlu tedbirler
6216 m.50İhlal kararı; ihlal mahkeme kararından kaynaklanmışsa yeniden yargılama; hukuki yarar yoksa tazminat veya dava yolu
6216 geçici m.1/823 Eylül 2012’den sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar incelenir

Tablodaki iki kural ceza dosyalarında en sık belirleyici olur: kanun yolu şikâyeti niteliğindeki iddiaların incelenmemesi (Anayasa m.148/4) ve otuz günlük süre (6216 m.47/5). Başvuru doğrudan veya mahkemeler ya da yurt dışı temsilcilikleri aracılığıyla yapılabilir; başvuru harca tabidir, ödeme gücü bulunmayanlar adli yardım isteyebilir.

Başvuru Formu, Ekler ve Başvurudan Sonraki Aşamalar

Bireysel başvuru dilekçeyle yapılır ve dilekçe doğrudan Anayasa Mahkemesine verilebileceği gibi mahkemeler ya da yurt dışı temsilcilikleri aracılığıyla da sunulabilir (6216 m.47). Dilekçenin içeriği Kanunda sayılmıştır; eksik bırakılan her unsur, esasa geçilmeden önce dosyanın geri dönmesine yol açabilir:

Tablo 3 — Başvuru dilekçesi ve ekleri (6216 m.47)

UnsurNe yazılır / ne eklenirCeza dosyası için not
Kimlik ve adresBaşvurucunun kimlik bilgileri ve adresiTutuklu veya hükümlü ise bulunduğu kurum belirtilir
İhlal edilen hakHak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa hükmüAİHS karşılığı da yazılması önerilir
İhlal gerekçesi ve delillerİhlalin nasıl gerçekleştiği ve dayanak delillerGenel “karar haksız” şikâyeti yeterli değildir
Tüketme aşamalarıBaşvuru yollarının tüketildiği aşamalar ve tarihlerİstinaf, temyiz, itiraz kararlarının tarihleri tek tek gösterilir
Karar örnekleriDayanılan işlem veya kararların asıl ya da örnekleriİlk derece, istinaf ve temyiz kararlarının tamamı eklenir
HarçBireysel başvuru harca tabidir; ödeme belgesi eklenirÖdeme gücü yoksa adli yardım talebi
VekâletnameAvukatla temsil hâlinde vekâletname sunulurCeza dosyasındaki vekâletnamenin kapsamı kontrol edilmelidir

Başvuru evrakında eksiklik tespit edilirse, eksikliğin tamamlanması için başvurucuya veya vekiline on beş günü geçmemek üzere süre verilir ve süresinde tamamlanmaması hâlinde başvurunun reddedileceği bildirilir. Bu süre, otuz günlük başvuru süresinin yerine geçmez; ilk başvurunun süresinde yapılmış olması gerekir.

Tablo 4 — Başvurudan sonra dosya hangi aşamalardan geçer?

AşamaYapanHukuki dayanak ve sonuç
Kabul edilebilirlik incelemesiKomisyonlarOybirliğiyle kabul edilemezlik kararı verilebilir; oybirliği sağlanamazsa dosya bölüme gönderilir (6216 m.48/3)
Kabul edilemezlik kararıKomisyon veya bölümKesindir ve ilgililere tebliğ edilir (6216 m.48/4)
Adalet Bakanlığına bildirimMahkemeKabul edilebilir bulunan başvurunun bir örneği bilgi için Bakanlığa gönderilir (6216 m.49)
Esas incelemeBölümlerGerekli bilgi ve belgeler istenebilir; inceleme dosya üzerinden yapılır, gerekirse duruşma yapılabilir (6216 m.49)
KararBölümİhlal olup olmadığına karar verilir; ihlal varsa giderilmesi için yapılması gerekenlere hükmedilir (6216 m.50)

Komisyonun kabul edilemezlik kararı kesin olduğundan, bu karara karşı Anayasa Mahkemesi içinde başka bir itiraz yolu yoktur. Kararın öğrenildiği tarih, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılacak başvuru bakımından dört aylık sürenin de başlangıcıdır (AİHS m.35/1).

Hangi Hak, Hangi Madde? Başvuruda Hak Seçimi

Başvuru formunda ihlal iddiasının Anayasa’daki hak ile ve Sözleşme’deki karşılığıyla birlikte gösterilmesi, hem konu bakımından yetki incelemesini hem de ileride yapılabilecek uluslararası başvuruyu kolaylaştırır. Ceza dosyalarında en sık başvurulan eşleştirmeler şunlardır:

Tablo 5 — Ceza dosyasında ileri sürülen haklar: Anayasa ve AİHS karşılıkları

HakAnayasaAİHSCeza dosyasındaki tipik iddia
Kişi hürriyeti ve güvenliğim.19m.5Hukuka aykırı gözaltı, gerekçesiz tutuklama, tutukluluğun uzaması
Adil yargılanmam.36m.6Müdafi yardımı, tanık sorgulama, gerekçeli karar, silahların eşitliği
Masumiyet karinesim.38/4m.6/2Kesin hüküm öncesinde suçlu muamelesi
Kanunsuz suç ve ceza olmazm.38/1m.7Suç tarihinde suç sayılmayan fiilden veya sonradan ağırlaşan cezayla mahkûmiyet
Kötü muamele yasağım.17m.3Gözaltı veya infaz kurumunda kötü muamele ve etkili soruşturma yapılmaması
Özel hayata saygım.20m.8Hukuka aykırı arama, dinleme, dijital verilere erişim
İfade özgürlüğüm.26m.10Paylaşım veya açıklama nedeniyle ceza yargılaması
Mülkiyetm.351 No.lu Protokol m.1Ölçüsüz elkoyma ve müsadere

Kanun yolunda ileri sürülmemiş bir hak ihlalinin ilk kez Anayasa Mahkemesi önüne getirilmesi, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilebilir. Bu nedenle istinaf ve temyiz dilekçelerinde hak ihlali iddialarının Anayasa ve Sözleşme maddeleriyle birlikte açıkça yazılması önerilir. Hukuka aykırı delil iddiaları için hukuka aykırı delil yasağı yazımıza bakabilirsiniz.

Otuz Gün Hangi Karardan Sonra İşler? Örnekler

“Başvuru yollarının tüketildiği tarih” her dosyada farklı bir karara denk gelir. Aşağıdaki örnekler, ceza dosyalarında sürenin hangi karar esas alınarak izleneceğini göstermek içindir:

Tablo 6 — Ceza dosyasında otuz günlük süre nereden başlar? (örnekler)

DurumTüketilmesi gereken yolSüre başlangıcı için esas alınacak karar
İlk derece mahkûmiyet, istinafta esastan ret, temyiz kabil değilİstinafBölge adliye mahkemesinin kararı
Temyiz edilebilen mahkûmiyetİstinaf ve temyizYargıtay kararı
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı (mağdur)Sulh ceza hâkimliğine itiraz (CMK m.173)İtirazın reddine ilişkin karar
Tutuklama veya tutukluluğun devamıİtirazİtirazın reddine ilişkin karar; devam eden durumlarda ayrıca değerlendirilir
Elkoyma kararıİtirazİtirazın reddine ilişkin karar

Tabloda gösterilen kararların hepsinde süre, kararın öğrenildiği tarihten itibaren işler (6216 m.47/5). Kanun yolu süresinin kaçırılması ise ayrıca başvuru yollarının tüketilmemesi sonucunu doğurur; bu nedenle önce iç hukuktaki sürelerin korunması gerekir. Kanun yolu süreleri için ceza davasında istinaf ve Yargıtaya temyiz başvurusu yazılarımıza bakabilirsiniz.

Otuz gün kısa, dilekçe teknik.
Nihai kararın tarihini, ileri sürülecek hakkı ve AİHM takvimini birlikte planlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

Hemen ArayınWhatsApp’tan Yazın

Tutukluluk Dosyalarında Bireysel Başvuru

Ceza dosyalarında bireysel başvurunun en sık ve en hızlı sonuç verebildiği alan kişi hürriyetidir. Anayasa m.19; tutuklanan kişilerin makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme haklarını, hürriyeti kısıtlanan kişinin kısa sürede durumu hakkında karar verilmesi için yetkili bir yargı merciine başvurma hakkını ve bu ilkelere aykırı işlem nedeniyle uğranılan zararın tazminini güvence altına alır. Başvuruda dikkat edilecek noktalar:

  • Hangi karara karşı: Tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarına karşı önce itiraz yolu kullanılmalıdır; ihlal iddiası itiraz dilekçesinde açıkça yazılmalıdır.
  • Somut gerekçe eksikliği: Kararda kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olguların ve tutuklama nedenlerinin gösterilmemesi, en sık ileri sürülen iddiadır.
  • Tedbir talebi: Temel hakların korunması için zorunlu görülen hâllerde başvuruyla birlikte tedbir talep edilebilir (6216 m.49); tedbir kararı verilirse esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. Talep ayrıca ve gerekçeli olarak yazılmalıdır.
  • Tazminat yolu: Kanuna aykırı yakalama, gözaltı veya tutuklama nedeniyle CMK m.141 kapsamında tazminat davası açılabilecek hâllerde, bu yolun etkili bir başvuru yolu olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Tutuklamaya itirazın usulü için tutuklama kararına itiraz, tazminat yolu için haksız tutuklama ve gözaltı tazminatı (CMK 141) yazılarımıza bakabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesinden Sonra: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Bireysel başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidilmeden önce tüketilmesi gereken iç hukuk yollarından biridir. İki başvuru arasındaki temel farklar şöyledir:

Tablo 7 — Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

KonuAnayasa MahkemesiAvrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Başvuru süresiBaşvuru yollarının tüketilmesinden itibaren otuz gün (6216 m.47/5)Nihai iç hukuk kararından itibaren dört ay (AİHS m.35/1, 15 No.lu Protokol)
İncelenen haklarAnayasa ile AİHS’in ortak koruma alanındaki haklarAİHS ve Türkiye’nin taraf olduğu protokollerdeki haklar
Sıraİç hukuk yolu olarak önceKural olarak AYM’ye başvuru dâhil iç hukuk yolları tüketildikten sonra
İhlal hâlinde ceza dosyasıYeniden yargılama için dosya ilgili mahkemeye gönderilir (6216 m.50)Kesinleşmiş ihlal kararı yargılamanın yenilenmesi sebebidir (CMK m.311/1-f)

AİHM’e başvuru süresi 15 No.lu Protokol ile altı aydan dört aya indirilmiştir. Anayasa Mahkemesinin kabul edilemezlik veya ihlal yok kararının öğrenilmesiyle bu süre işlemeye başlar; bu nedenle AYM kararı çıktığı gün, uluslararası başvurunun takvimi de planlanmalıdır. AİHM’in kesinleşmiş ihlal kararı, ceza hükmünün Sözleşmeye aykırı olarak verildiğini ve hükmün bu aykırılığa dayandığını tespit ediyorsa hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebebidir (CMK m.311/1-f). Yargılamanın yenilenmesinin ayrıntıları için yargılamanın yenilenmesi (CMK 311) yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bireysel başvuru süresi ne kadar?

Kural olarak otuz gündür. Süre, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren işler (6216 sayılı Kanun m.47/5).

Süreyi kaçırdım, ne yapabilirim?

Haklı bir mazeret nedeniyle süresinde başvuru yapılamamışsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde mazereti belgeleyen delillerle birlikte başvuru yapılabilir (6216 m.47/5); kabulü Mahkemenin takdirindedir.

İstinaf ve temyize gitmeden bireysel başvuru yapılır mı?

Hayır. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır (Anayasa m.148/3); tüketilmeden yapılan başvurular kabul edilemez bulunur.

AYM cezamı düşürebilir mi?

Hayır. Bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz (Anayasa m.148/4). Mahkeme ihlal tespit ederse ihlalin ve sonuçlarının giderilmesi için gerekenlere hükmeder; ihlal mahkeme kararından kaynaklanmışsa dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir (6216 m.50).

Kimler bireysel başvuru yapabilir?

İhlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen kişiler başvurabilir; kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz (6216 m.46).

Uzun yargılama için doğrudan AYM’ye başvurabilir miyim?

Makul süre şikâyetleri bakımından 6384 sayılı Kanuna eklenen geçici hükümlerle belirli dönemlerde derdest başvurular Tazminat Komisyonuna yönlendirilmiştir. Başvurudan önce bu geçici hükümlerin dosyanızı kapsayıp kapsamadığı kontrol edilmelidir.

2012’den önce kesinleşen bir karar için başvuru yapılabilir mi?

Hayır. Anayasa Mahkemesi 23 Eylül 2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel başvuruları inceler (6216 sayılı Kanun geçici m.1/8).

Tutukluluk için bireysel başvuru yapılabilir mi?

Evet. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı (Anayasa m.19) en sık ileri sürülen haklardandır. Önce tutuklama veya tutukluluğun devamı kararına itiraz yolu kullanılmalı; gerekirse başvuruyla birlikte tedbir talep edilmelidir (6216 m.49).

Bireysel başvuru nereye yapılır?

Başvuru dilekçeyle yapılır; dilekçe doğrudan Anayasa Mahkemesine verilebileceği gibi mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikleri aracılığıyla da sunulabilir (6216 m.47). Başvuruda dilekçeye dayanılan kararların örnekleri ve harç ödeme belgesi eklenir.

Kabul edilemezlik kararına itiraz edilebilir mi?

Hayır. Komisyon veya bölümün kabul edilemezlik kararı kesindir ve ilgililere tebliğ edilir (6216 m.48/4). Bu kararın öğrenilmesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru için dört aylık süre işlemeye başlar.

Başvuru evrakında eksik varsa ne olur?

Eksikliğin giderilmesi için başvurucuya veya vekiline on beş günü geçmemek üzere süre verilir; geçerli bir mazeret olmaksızın bu sürede eksiklik tamamlanmazsa başvuru reddedilir. Bu süre, otuz günlük başvuru süresinden ayrıdır.

Bireysel başvuru harca tabi mi?

Evet, başvuru harca tabidir. Ödeme gücü bulunmayanlar adli yardım talebinde bulunabilir.

AYM’den sonra AİHM’e başvuru süresi ne kadar?

Dört aydır (AİHS m.35/1). Süre 15 No.lu Protokol ile altı aydan dört aya indirilmiştir; nihai iç hukuk kararının öğrenilmesiyle işlemeye başlar.

AİHM ihlal kararı verirse ceza davası ne olur?

Ceza hükmünün Sözleşmeye aykırı olarak verildiği ve hükmün bu aykırılığa dayandığı AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmişse, hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi istenebilir (CMK m.311/1-f).

İhlal kararı mahkûmiyeti ortadan kaldırır mı?

Kendiliğinden kaldırmaz. İhlal mahkeme kararından kaynaklanmışsa dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir; yeniden yargılamada hukuki yarar yoksa tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava yolu gösterilebilir (6216 m.50).

Başvuruda hangi hakları yazmalıyım?

İhlal iddiasını Anayasa’daki hak ve AİHS’teki karşılığıyla birlikte yazın: örneğin kişi hürriyeti (Anayasa m.19, AİHS m.5), adil yargılanma (m.36, AİHS m.6), özel hayat (m.20, AİHS m.8). Kanun yolunda ileri sürülmemiş iddialar kabul edilemez bulunabilir.

Otuz günlük süre, bireysel başvuruda en sık kaybedilen haktır
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın



Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk