Tutuklama nedir?
Tutuklama, kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedeni (kaçma ya da delilleri karartma şüphesi) bulunduğunda, ölçülülük gözetilerek hâkim veya mahkeme kararıyla uygulanan geçici bir koruma tedbiridir. Tutuklama kararına yedi gün içinde itiraz edilebilir.
Tutuklama kararına, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak itiraz edilir (CMK m.101/5, 268/1). Tutuklu kişi itirazını bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne de yapabilir (m.263). Kararı veren hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse en çok üç gün içinde itiraz merciine gönderir (m.268/2). Tutuklama; kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin, bir tutuklama nedeninin ve ölçülülüğün birlikte bulunmasına bağlıdır (m.100/1). Kararda bu unsurlar ile adli kontrolün neden yetersiz kalacağı somut olgularla gerekçelendirilmelidir (m.101/2). Sadece adli para cezası gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç üst sınırı iki yılı aşmayan suçlarda tutuklama yapılamaz (m.100/4). Tutukluluk soruşturmada en geç otuz günde bir incelenir; şüpheli ve sanık her aşamada salıverilmesini isteyebilir (m.104, 108). İtiraz mercii kararı kesindir; ancak ilk kez merci tarafından verilen tutuklama kararına itiraz edilebilir (m.271/4).
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
10 Saniyede Hukuk · Ceza Hukuku
Tutuklama kararına itiraz edebilir miyim?
Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.
▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →
Yakınınız mı tutuklandı?
İki haftalık süre dolmadan itiraz dilekçesini gerekçeli olarak hazırlayalım: Hukukçular Evi Ankara.
⚡ Net Cevap: Şartlar (CMK m.100/1): kuvvetli şüpheyi gösteren somut deliller + tutuklama nedeni (kaçma veya delil karartma, m.100/2; katalog suçlarda var sayılabilir, m.100/3) + ölçülülük. Yasak (m.100/4): sadece APC gerektiren suçlar ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç üst sınırı 2 yılı aşmayan suçlar. Gerekçe (m.101/2): şüphe, neden, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği somut olgularla. İtiraz (m.101/5, 268): öğrenmeden 2 hafta; kararı veren mercie; tutuklu cezaevi müdürüne (m.263); eş ve yasal temsilci de (m.262). Düzeltme veya 3 günde merciye (m.268/2). Savcı görüşü bildirilir, 3 günde cevap (m.270/2). Duruşmasız karar, en kısa sürede (m.271). Merci kararı kesin; ilk kez merci tutuklarsa itiraz açık (m.271/4). Salıverilme istemi her aşamada; 3 günde karar (m.104-105). 30 günlük inceleme (m.108). Azami süre: asliye 1+6 ay, ağır ceza 2+3 yıl; soruşturmada 6 ay veya 1 yıl (m.102). Tazminat (m.141).
CMK m.101/2: Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, d) Adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir.
Anayasal Çerçeve: Tutuklama İstisnadır
Tutuklama, kişi özgürlüğüne yönelik en ağır koruma tedbiridir ve bir ceza değildir. Tutuklanan kişilerin makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır (AY m.19). Kanun da tutuklamayı sıkı şartlara bağlar ve adli kontrolün öncelikle değerlendirilmesini ister. Tutuklama istemlerinde ve kararlarında adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlere yer verilmelidir (CMK m.101/1). Tutuklu kişi hakkında masumiyet karinesi geçerliliğini korur. Bu nedenle tutuklama kararına itiraz, yalnızca bir usul işlemi değil, anayasal bir hakkın kullanılmasıdır. Tutuklamaya ilişkin genel çerçeve için hakkımda tutuklama kararı verildi rehberine bakabilirsiniz.
Tutuklamanın Şartları: İtirazın Dayanağı
| Şart | İçerik | Dayanak | İtirazda |
|---|---|---|---|
| Kuvvetli suç şüphesi | Somut delillere dayanmalı | CMK m.100/1 | Delillerin bu şüpheyi karşılamadığı gösterilir |
| Tutuklama nedeni | Kaçma şüphesi veya delil karartma, tanık-mağdur üzerinde baskı | CMK m.100/2 | Sabit ikamet, iş, aile ve delillerin toplandığı gösterilir |
| Katalog suç | Tutuklama nedeni var sayılabilir | CMK m.100/3 | Karine mutlak değil; somut koşullar tartışılır |
| Ölçülülük | İşin önemi ve beklenen cezayla orantı | CMK m.100/1 | Beklenen ceza ve kişisel durum karşılaştırılır |
| Tutuklama yasağı | Sadece APC; vücut dokunulmazlığına karşı kasıtlılar hariç üst sınırı 2 yılı aşmayan suçlar | CMK m.100/4 | Doğrudan hukuka aykırılık |
| Gerekçe | Dört unsurun somut olgularla gösterilmesi | CMK m.101/2 | Kalıp ifadeler gerekçe sayılmaz |
| Adli kontrolün yetersizliği | Hukuki ve fiili nedenler | CMK m.101/1-2 | En güçlü itiraz zemini |
Tutuklama, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunmasına bağlıdır. Ayrıca işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1). Tutuklama nedenleri, şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma konusunda kuvvetli şüphedir (m.100/2). Kanunda sayılan katalog suçlarda, bu suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir (m.100/3). Ancak bu karine, tutuklamayı zorunlu kılmaz; ölçülülük ve adli kontrolün yeterliliği yine değerlendirilmelidir. Eski metnimizde “üst sınırı iki yılı aşmayan suçlarda tutuklama yok” deniyordu; kanun bu kurala vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçları istisna tutar (m.100/4).
Ölçülülük Değerlendirmesi
Ölçülülük, tutuklamanın en çok ihmal edilen şartıdır. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1). Bu değerlendirmede suçun kanundaki cezası, somut olayda verilmesi beklenen ceza, suçun işleniş biçimi, zararın giderilip giderilmediği ve kişinin durumu birlikte ele alınır. Örneğin hükmedilmesi beklenen ceza, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ertelenme veya seçenek yaptırıma çevrilme ihtimali olan bir cezaysa, uzun süreli tutukluluğun ölçülülüğü ciddi biçimde tartışmalı hâle gelir. Tutuklulukta geçen sürenin, verilmesi muhtemel cezanın infazında cezaevinde geçirilecek süreye yaklaşması da ölçülülük bakımından önemli bir göstergedir. İtiraz dilekçesinde bu karşılaştırmanın somut olarak yapılması, soyut bir “ölçüsüzlük” iddiasından çok daha etkilidir.
İtiraz: Süre, Merci ve Usul
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Süre | Kararı öğrenmeden itibaren 2 hafta | CMK m.268/1 |
| Nereye | Kararı veren hâkim veya mahkemeye; dilekçe veya zabıt kâtibine beyan | CMK m.268/1 |
| Tutuklu | Ceza infaz kurumu müdürüne beyan veya dilekçe | CMK m.263 |
| Kimler | Şüpheli, sanık, müdafii; eşi ve yasal temsilcisi | CMK m.260, 262 |
| İlk inceleme | Kararı veren yerinde görürse düzeltir; görmezse en çok 3 günde merciye | CMK m.268/2 |
| Merci | Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararında yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi | CMK m.268/3-b (7331) |
| Savcı görüşü | Bildirilir; 3 gün içinde cevap | CMK m.270/2 |
| Karar | Kural olarak duruşmasız; mümkün olan en kısa sürede | CMK m.271/1, 3 |
| Kesinlik | Merci kararı kesin; ilk kez merci tutuklarsa itiraz açık | CMK m.271/4 |
| İnfaza etkisi | İtiraz kararın yerine getirilmesini geri bırakmaz | CMK m.269/1 |
Tutuklama kararlarına itiraz edilebilir (CMK m.101/5). İtiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçe verilerek veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır (m.268/1). Bu süre 7499 sayılı Kanunla yedi günden iki haftaya çıkarılmış olup 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek de itiraz edebilir (m.263). Şüpheli veya sanığın eşi ve yasal temsilcisi de süresi içinde kendiliğinden itiraz edebilir (m.262). Eski metnimizde itiraz hakkının “belirli koşullarla eş ile yakın akrabalara” da tanındığı belirtiliyordu; kanun bu hakkı eş ve yasal temsilciyle sınırlar. Kararı veren hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili merciye gönderir (m.268/2). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazları, 7331 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler; sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir (m.268/3-b). Diğer sulh ceza kararlarında ise numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliği yetkilidir (m.268/3-a). Sulh ceza hâkimliğine itiraz için sulh ceza hâkimliğine itiraz dilekçesi rehberine bakabilirsiniz.
Savcı Görüşüne Cevap Hakkı
Tutuklama kararına yapılan itiraz üzerine Cumhuriyet savcısından görüş alınması durumunda, bu görüş şüpheli, sanık veya müdafiine bildirilir. Şüpheli, sanık veya müdafii üç gün içinde görüşünü bildirebilir (CMK m.270/2). Bu hüküm, silahların eşitliği ilkesinin bir gereğidir. Savcının görüşü, itiraz merciinin kararını etkileyebileceğinden, savunmanın bu görüşe cevap verme imkânı mutlaka kullanılmalıdır. İtiraz hakkında kural olarak duruşma yapılmaksızın karar verilir; ancak gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve ardından müdafi dinlenir (m.271/1). Karar mümkün olan en kısa sürede verilir (m.271/3).
Tutukluluk kararında gerekçe yok mu?
Kalıp gerekçeye karşı somut itiraz hazırlayalım: 0554 648 37 15
İtiraz Dilekçesinde Nelere Yer Verilmeli?
Etkili bir itiraz dilekçesi, tutuklamanın her bir şartını ayrı ayrı ele almalıdır. Önce kuvvetli suç şüphesinin somut delillerle desteklenip desteklenmediği tartışılmalıdır. Tek bir tanık beyanına, çelişkili anlatımlara veya henüz doğrulanmamış bir ihbara dayanan tutuklama kararlarında bu eksiklik açıkça gösterilmelidir. İkinci olarak tutuklama nedeni incelenmelidir: kişinin sabit bir ikametgâhı, düzenli bir işi, ailesi ve sosyal bağları varsa kaçma şüphesinin somut olmadığı; delillerin toplanmış olması veya tanıkların ifadelerinin alınmış olması hâlinde delil karartma tehlikesinin kalmadığı belgelerle ortaya konulmalıdır. Üçüncü olarak ölçülülük değerlendirilmelidir: beklenen cezanın niteliği, suçun işleniş biçimi ve kişinin durumu tutuklamayla orantılı mı? Son olarak kararın adli kontrolün neden yetersiz kalacağını somut olgularla gösterip göstermediği incelenmelidir (CMK m.101/2). “Delil durumu, suçun niteliği ve atılı suçun katalog suçlardan olması” gibi kalıp ifadeler, kanunun aradığı somut gerekçe değildir. Dilekçeye ikametgâh belgesi, iş yeri yazısı, sağlık raporları ve aile durumunu gösteren belgeler eklenmelidir. Dilekçenin, merciin kısa sürede okuyup değerlendirebileceği açıklıkta ve düzende yazılması da etkisini artırır.
İtirazı Güçlendiren Belgeler
| Belge | Neyi gösterir? |
|---|---|
| Yerleşim yeri belgesi ve kira sözleşmesi veya tapu | Sabit ikametgâh; kaçma şüphesinin yokluğu |
| SGK hizmet dökümü, işyeri yazısı | Düzenli iş ve sosyal bağ |
| Nüfus kayıt örneği | Aile bağları, bakmakla yükümlü olunan kişiler |
| Sağlık raporları | Tutukluluğun kişiye etkisi; ölçülülük |
| Adli sicil kaydı | Geçmişte suç kaydı bulunmadığı |
| Pasaport durumu veya yurt dışı bağlantısı olmadığına dair belgeler | Kaçma şüphesinin somut olmadığı |
| Delillerin toplandığını gösteren tutanaklar | Delil karartma tehlikesinin kalmadığı |
İtiraz dilekçesinde ileri sürülen her iddianın belgeyle desteklenmesi, merciin değerlendirmesini doğrudan etkiler. Tutuklama kararlarında en sık başvurulan gerekçe kaçma şüphesidir. Bu şüphenin somut olmadığını göstermenin en iyi yolu, kişinin yerleşik bir hayatı olduğunu belgelemektir. Delil karartma tehlikesi ileri sürülmüşse, soruşturmada tanıkların ifadelerinin alındığı, arama ve elkoyma işlemlerinin tamamlandığı ve dijital delillerin kopyalarının alındığı gösterilmelidir. Sağlık sorunları, yaşlılık, bakmakla yükümlü olunan çocuklar veya engelli aile bireyleri de ölçülülük değerlendirmesinde önemlidir.
Katalog Suç Karinesi Nasıl Aşılır?
Kasten öldürme, nitelikli yaralama, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, hırsızlık, yağma, uyuşturucu ticareti ve örgüt kurma gibi kanunda sayılan suçlarda, bu suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri varsa tutuklama nedeni var sayılabilir (CMK m.100/3). Uygulamada bu karine, tutuklama kararlarında sıkça kullanılır. Ancak kanun “var sayılabilir” ifadesini kullanır; bu, tutuklamayı zorunlu kılmaz. Karinenin uygulanabilmesi için bile somut delillere dayanan kuvvetli şüphe aranır; bu ifade 7331 sayılı Kanunla metne eklenmiştir. Ayrıca katalog suçlarda da ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği ayrıca gerekçelendirilmelidir (m.101/2). İtirazda, suçun katalogda yer almasının tek başına yeterli olmadığı, somut olayda kaçma veya delil karartma tehlikesinin bulunmadığı ve adli kontrolün amaca ulaşmak için yeterli olduğu vurgulanmalıdır.
İtiraz ile Salıverilme İstemi Farkı
İtiraz, belirli bir karara karşı süreye bağlı bir kanun yoludur. Salıverilme istemi ise süreye bağlı değildir; şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında salıverilmesini isteyebilir (CMK m.104/1). Bu istem üzerine merci, Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşünü aldıktan sonra üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verir; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi gündür (m.105/1). Duruşma dışında bu karar verilirken görüş alınmaz. Salıverilme istemi hakkındaki kararlara da itiraz edilebilir (m.104/2, 105). Soruşturma evresinde hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafii, adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmayı sulh ceza hâkiminden isteyebilir (m.103/1). Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar bu mercilerce verilir (m.104/3). İtiraz süresi kaçırılsa bile, koşullar değiştiğinde yeni bir salıverilme istemi her zaman yapılabilir.
Otuz Günlük İnceleme ve Her Oturumda Değerlendirme
Soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluğun devamının gerekip gerekmediği hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından şüpheli veya müdafii dinlenerek karar verilir (CMK m.108/1). Bu inceleme şüpheli tarafından da istenebilir (m.108/2). Kovuşturma evresinde ise hâkim veya mahkeme, tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da otuz günlük süre içinde re’sen karar verir (m.108/3). Tutukluluğun devamına ilişkin her karar, tutuklama kararıyla aynı gerekçe şartlarına tabidir ve bu kararlara da itiraz edilebilir. Tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda da kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği somut olgularla gösterilmelidir (m.101/2).
Azami Tutukluluk Süreleri
| İş | Kovuşturma dahil azami süre | Soruşturma evresi azami süre |
|---|---|---|
| Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler | 1 yıl + zorunlu hâllerde 6 ay | 6 ay |
| Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler | 2 yıl + uzatma toplam 3 yılı geçemez (en çok 5 yıl) | 1 yıl |
| TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım 4-7. Bölüm suçları ve terör suçları | 2 yıl + uzatma toplam 5 yılı geçemez (en çok 7 yıl) | 1 yıl 6 ay + 6 ay |
| Toplu olarak işlenen suçlar (soruşturma evresi) | — | 1 yıl 6 ay + 6 ay |
| Suç tarihinde 15 yaşını doldurmamış çocuk | Sürelerin yarısı | Sürelerin yarısı |
| Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış çocuk | Sürelerin dörtte üçü | Sürelerin dörtte üçü |
Kanun, tutukluluk için azami süreler öngörür. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır ve zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresi en çok iki yıldır; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez (CMK m.102/1-2). Soruşturma evresinde ayrıca daha kısa sınırlar vardır: ağır ceza dışındaki işlerde altı ay, ağır ceza işlerinde bir yıl (m.102/4). Uzatma kararları Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir (m.102/3). Suç tarihinde on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından süreler yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından dörtte üç oranında uygulanır (m.102/5). Azami sürenin dolması, kişinin serbest bırakılmasını gerektirir. Tutukluluk süresinin hesaplanması için tutukluluk süresi hesaplama rehberine bakabilirsiniz.
Tutuklama Talebinin Reddine Savcının İtirazı
Tutuklamaya ilişkin kararlara itiraz hakkı yalnızca şüpheliye tanınmış değildir. Cumhuriyet savcısı da tutuklama talebinin reddine veya tahliye kararına itiraz edebilir (CMK m.101/5). Bu durumda itiraz merciinin kişiyi ilk kez tutuklaması mümkündür. İlk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir (m.271/4). Savcının itirazı üzerine verilecek karar öncesinde şüpheli ve müdafiin görüşlerini bildirmesi, bu aşamada da savunmanın etkin olması bakımından önemlidir. Serbest bırakılan kişinin bu sürede adres bildirme ve diğer yükümlülüklere uyması da gerekir; salıverilmeden önce şüpheli veya sanık, adresini ve varsa telefon numarasını bildirmekle yükümlüdür (m.106/1).
Kovuşturma ve Kanun Yolu Aşamasında Tutukluluk
İddianamenin kabulünden sonra tutukluluk kararlarını mahkeme verir ve her oturumda tutukluluğun devamını değerlendirir (CMK m.108/3). Bu kararlar da aynı gerekçe şartlarına tabidir ve itiraz edilebilir. Hükümle birlikte tutukluluğun devamına karar verilmesi hâlinde de bu karara itiraz edilebilir. Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde, salıverilme istemi hakkındaki karar bu mercilerce dosya üzerinden verilir ve re’sen de verilebilir (m.104/3). Kanun yolu aşamasında tutukluluk sürerken, verilen cezanın miktarı ile tutuklulukta geçen süre karşılaştırılmalı ve tutukluluğun ölçülülüğü ayrıca tartışılmalıdır. İstinaf için istinaf nasıl yapılır rehberine bakabilirsiniz.
Adım Adım: Tutuklama Kararından Sonra
- Karar örneğini alın: Kararın bir örneği şüpheliye verilmelidir (CMK m.101/2).
- Tarihi not edin: İki haftalık itiraz süresi kararın öğrenilmesiyle başlar.
- Gerekçeyi inceleyin: Dört unsur somut olgularla gösterilmiş mi?
- Belgeleri toplayın: İkamet, iş, aile, sağlık ve sabıka belgeleri.
- Adli kontrol önerin: Hangi tedbirlerin yeterli olacağını somutlaştırın.
- İtirazı verin: Kararı veren mercie veya cezaevi müdürüne.
- Savcı görüşünü takip edin: Bildirilirse üç gün içinde cevap verin.
- Reddedilirse yeni imkânları kullanın: Salıverilme istemi, otuz günlük inceleme ve AYM başvurusu.
Tutuklama Yerine Adli Kontrol
Tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde de şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (CMK m.109/1). Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol hükümleri uygulanabilir (m.109/2). Adli kontrol tedbirleri arasında yurt dışına çıkamamak, belirli günlerde kolluğa başvurmak, belirli yerlere gitmemek, konutundan ayrılmamak ve güvence göstermek gibi yükümlülükler bulunur. İtiraz dilekçesinde, tutuklama yerine hangi adli kontrol tedbirinin veya tedbirlerin yeterli olacağı somut olarak önerilmelidir. Örneğin kaçma şüphesi ileri sürülüyorsa yurt dışı çıkış yasağı ve düzenli imza yükümlülüğü, delil karartma şüphesi ileri sürülüyorsa belirli kişilerle iletişim kurmama yükümlülüğü önerilebilir. Adli kontrol tedbirleri için adli kontrol tedbirleri, tutukluluk ve adli kontrole itiraz için tutukluluğa itiraz ve adli kontrol rehberlerine bakabilirsiniz.
Yakınlara Bildirim
Tutuklamadan ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir (CMK m.107/1). Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla tutuklunun tutuklamayı bir yakınına veya belirlediği kişiye bizzat bildirmesine de izin verilir (m.107/2). Şüpheli veya sanık yabancıysa, yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde tutuklanma durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir (m.107/3). Yakınların bu bildirim üzerine hemen bir avukatla irtibata geçmesi, iki haftalık itiraz süresinin etkin kullanılması bakımından önemlidir. Avukatın tutukluyla görüşmesi ve dosyayı incelemesi, itirazın içeriğini belirler. Gözaltı sürecindeki haklar için gözaltı süresi ve haklar, yakalama kararları için yakalama kararı çıktı ne yapmalı rehberlerine bakabilirsiniz.
AYM Başvurusu ve Tazminat
Tutuklamaya itiraz reddedildikten sonra, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır (6216 s.K. m.47/5). Tutukluluk süresi uzadıkça, makul süreyi aşan tutukluluk da ayrı bir ihlal iddiası olarak ileri sürülebilir. Tazminat bakımından ise kanun, kanunlarda belirtilen koşullar dışında tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, kanuni hakları hatırlatılmadan tutuklanan, makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve kanuna uygun tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişilere Devletten maddi ve manevi tazminat isteme hakkı tanır (CMK m.141/1). AYM başvurusu için AYM bireysel başvuru ceza dosyasında, tazminat için haksız tutuklama ve gözaltı nedeniyle tazminat rehberlerine bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- İki haftalık süreyi kaçırmak: Süre kararın öğrenilmesinden başlar.
- Genel ifadelerle itiraz etmek: Her şart ayrı ayrı ve belgelerle tartışılmalıdır.
- Adli kontrol önermemek: Somut bir alternatif sunmak itirazı güçlendirir.
- Savcı görüşüne cevap vermemek: Üç günlük cevap hakkı kullanılmalıdır.
- Tutuklama yasağını gözden kaçırmak: Üst sınırı iki yılı aşmayan suçlarda istisna dışında tutuklama yapılamaz.
- Azami süreleri takip etmemek: Süre dolduğunda serbest bırakılma istenmelidir.
⚠️ Her karar yeni bir itiraz fırsatıdır: Tutukluluğun devamına ilişkin her karar ve salıverilme isteminin reddi, ayrı bir itiraz konusu olabilir. İlk itiraz reddedilse bile, delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi veya tutuklulukta geçen sürenin uzaması gibi değişen koşullar yeni bir salıverilme istemine dayanak oluşturur.
Tutuklamaya itiraz, salıverilme istemi, adli kontrol talebi, AYM başvurusu ve tazminat süreçleri için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği
Sık Sorulan Sorular
Tutuklama kararına itiraz süresi nedir?
Kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta (CMK m.268/1).
İtiraz nereye yapılır?
Kararı veren hâkim veya mahkemeye; tutukluysa cezaevi müdürüne de (CMK m.268/1, 263).
Eşim adıma itiraz edebilir mi?
Evet. Eş ve yasal temsilci itiraz edebilir (CMK m.262).
İtirazı kim inceler?
Kararı veren düzeltmezse 3 gün içinde merciye gönderir; sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına itirazı asliye ceza hâkimi inceler (CMK m.268/3-b).
Savcının görüşüne cevap verebilir miyim?
Evet. Görüş bildirilir; 3 gün içinde cevap verilebilir (CMK m.270/2).
İtiraz üzerine verilen karara tekrar itiraz edilir mi?
Hayır, kesindir; ilk kez merci tarafından verilen tutuklamaya itiraz edilebilir (CMK m.271/4).
Tutuklama için hangi şartlar gerekir?
Kuvvetli şüpheyi gösteren somut deliller, tutuklama nedeni ve ölçülülük (CMK m.100/1).
Her suçta tutuklama olur mu?
Hayır. Sadece APC gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasıtlılar hariç üst sınırı 2 yılı aşmayan suçlarda yasak (CMK m.100/4).
Katalog suçta tutuklama zorunlu mu?
Hayır. Tutuklama nedeni var sayılabilir; ölçülülük ve adli kontrol yine değerlendirilir (CMK m.100/3).
Kararda gerekçe ne olmalı?
Şüphe, neden, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği somut olgularla (CMK m.101/2).
İtiraz süresini kaçırdım, ne yapabilirim?
Her aşamada salıverilme isteminde bulunabilirsiniz (CMK m.104).
Salıverilme istemine ne zaman karar verilir?
3 gün içinde; örgütlü suçlarda 7 gün (CMK m.105/1).
Tutukluluk ne sıklıkla incelenir?
Soruşturmada en geç 30 günde bir; kovuşturmada her oturumda (CMK m.108).
Soruşturmada en fazla ne kadar tutuklu kalınır?
Ağır ceza dışı işlerde 6 ay, ağır ceza işlerinde 1 yıl (CMK m.102/4).
Toplam azami tutukluluk süresi nedir?
Asliye işlerinde 1 yıl + 6 ay; ağır ceza işlerinde 2 yıl, uzatma süresi toplam 3 yılı geçemez; yani en çok 5 yıl (CMK m.102).
Çocuklarda süreler farklı mı?
15 yaş altında yarısı, 18 yaş altında dörtte üçü (CMK m.102/5).
Tutuklama yerine ne istenebilir?
Adli kontrol (CMK m.109).
Savcı tahliye kararına itiraz edebilir mi?
Evet; merci ilk kez tutuklarsa bu karara itiraz edilebilir (CMK m.101/5, 271/4).
Katalog suç karinesi aşılabilir mi?
Evet. Karine tutuklamayı zorunlu kılmaz; somut koşullar ve adli kontrolün yeterliliği tartışılır (CMK m.100/3, 101/2).
İtiraz tutuklamanın uygulanmasını durdurur mu?
Hayır. İtiraz kararın yerine getirilmesini geri bırakmaz (CMK m.269/1).
Ölçülülük nasıl değerlendirilir?
İşin önemi ve beklenen ceza ile tutuklama karşılaştırılır (CMK m.100/1).
Beraat edersem tazminat alabilir miyim?
Evet (CMK m.141/1-e).
AYM’ye başvurabilir miyim?
Yollar tükendikten sonra 30 gün içinde (6216 m.47/5).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Hakkımda Tutuklama veya Adli Kontrol Kararı Verildi
- Tutukluluğa İtiraz ve Adli Kontrol
- Adli Kontrol Tedbirleri (CMK 109)
- Tutukluluk Süresi Hesaplama
- Gözaltı Süresi ve Haklar
- Yakalama Kararı Çıktı
- Sulh Ceza Hâkimliğine İtiraz Dilekçesi
- AYM Bireysel Başvuru
- Haksız Tutuklama Tazminatı
- İstinaf Nasıl Yapılır?
- Ceza Hukuku Rehberi
Tutuklamaya itiraz: iki hafta, somut gerekçe, adli kontrol
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk
Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki Anayasa, CMK ve 6216 sayılı Kanun hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Şirketimizin Hesap ve Paylarına El Konuldu: Fon Soruşturmasında İtiraz, Faaliyetin Sürdürülmesi ve Maaş-Vergi İçin Kısmi Serbest Bırakma 2026 — CMK m.128, m.127/4, m.131, m.132, m.268
- ▸ Tedbiri Kaldırılan Şirket Zararını Devletten İsteyebilir mi? 2026 — Fon Soruşturmasında Haksız Elkoyma ve Malvarlığı Tedbiri Nedeniyle Tazminat (CMK m.141/1-j, m.142-144), Süre, Görevli Mahkeme ve Ticari Zararın İspatı
- ▸ Fon Yöneticisine Dolandırıcılık mı, Piyasa Dolandırıcılığı mı İsnat Edilir? 2026 — TCK m.157-158 ile SPKn m.107 Ayrımı, Ceza Farkı, SPK Başvuru Şartı, Her Yatırımcı İçin Ayrı Suç Riski (TCK m.43) ve Savunma
- ▸ Fon Soruşturmasında Suç Örgütü İddiası 2026: Portföy Yönetim Şirketi, Aracı Kurum ve Holding Yapısı Örgüt Sayılır mı? — TCK m.220 (7571 Sonrası), Yöneticinin Sorumluluğu, Etkin Pişmanlık (m.221) ve Savunma
Bu konuda hukuki destek almak için


