Tutukluluğa İtiraz ve Adli Kontrol: 2 Haftalık İtiraz Süresi, Tahliye Talebi, Azami Süreler ve Adli Kontrol Yükümlülükleri (CMK 100-112, 268)
24 Mayıs 2026

Tutukluluğa İtiraz ve Adli Kontrol: 2 Haftalık İtiraz Süresi, Tahliye Talebi, Azami Süreler ve Adli Kontrol Yükümlülükleri (CMK 100-112, 268)

Tutuklama, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunmasına bağlıdır. İşin önemi, beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü değilse tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1). Tutuklama kararlarında kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağı somut olgularla gösterilmelidir (m.101/2). Karara karşı, öğrenmeden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir; bu süre 7499 sayılı Kanunla yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır (m.268/1). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına yapılan itirazları asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (m.268/3-b). Tutuklu kişi her aşamada salıverilmesini isteyebilir ve bu istem üç gün içinde karara bağlanır (m.104-105). Tutukluluk en geç otuzar günde bir incelenir (m.108), adli kontrol ise en geç dört ayda bir gözden geçirilir (m.110/4). Azami tutukluluk ve adli kontrol süreleri kanunda ayrıca belirlenmiştir (m.102, m.110/A).

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

📌 Ana rehber: Tutuklama ve Adli Kontrol: Koruma Tedbirleri. Bu sayfa, tutuklama kararına itirazın süresini ve incelenme merciini, tahliye talebini, tutukluluğun periyodik incelenmesini, azami tutukluluk ve adli kontrol sürelerini, adli kontrol yükümlülüklerini ve bunlara uyulmamasının sonuçlarını güncel kanun metinleriyle anlatır.

Yakınınız tutuklandı mı?
İki haftalık itiraz süresi dolmadan itiraz ve adli kontrol talebini birlikte hazırlayalım: Hukukçular Evi Ankara.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

⚡ Net Cevap: Tutuklama şartları: kuvvetli şüphe + tutuklama nedeni (kaçma, saklanma, delil karartma, baskı) + ölçülülük (CMK m.100/1-2). Tutuklama yasağı: yalnız adli para cezası gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçlarda (m.100/4). İtiraz: öğrenmeden itibaren 2 hafta (m.268/1, 7499 s.K.); karar yerinde görülmezse en çok 3 gün içinde merciye gönderilir; sulh ceza kararlarını asliye ceza hâkimi inceler (m.268/2-3); karar mümkün olan en kısa sürede verilir ve kesindir (m.271). Tahliye istemi: her aşamada; 3 gün içinde karar, örgüt suçlarında 7 gün (m.104-105). Resen inceleme: en geç 30 günde bir (m.108). Azami tutukluluk: asliye işlerde 1 yıl + 6 ay; ağır ceza işlerinde 2 yıl, uzatma süresi toplam 3 yılı geçemez, yani en çok 5 yıl (bazı suçlarda uzatma 5 yıl, en çok 7 yıl); soruşturmada 6 ay veya 1 yıl (m.102). Adli kontrol: 12 yükümlülük (m.109/3); 4 ayda bir inceleme; azami 2+1 yıl veya 3 yıl (+3/4 yıl) (m.110/4, m.110/A). Konuttan çıkmama yükümlülüğünde her iki gün cezadan bir gün mahsup edilir (m.109/6). Yükümlülüğe isteyerek uymama: tutuklama (m.112).

Kanun Metni: CMK m.100 ve m.101

CMK m.100/1: “Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.”

CMK m.101/2: “Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, d) Adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir.”

Bu iki madde, tutuklamaya itirazın temel çerçevesini çizer. Tutuklama kararı, dört unsuru somut olgularla göstermelidir: kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği. Bu unsurlardan birinin kararda gösterilmemesi veya genel ve soyut ifadelerle geçiştirilmesi, itirazın en güçlü dayanağıdır. Anayasa m.19 da tutuklanan kişilerin makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakkını güvence altına alır. Koruma tedbirlerinin genel çerçevesi için tutuklama ve adli kontrol rehberine bakabilirsiniz.

Tutuklama İstemi ve Sorgu

Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına savcının istemi üzerine veya resen mahkeme karar verir; savcının isteminde de gerekçe gösterilmesi ve adli kontrolün yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiilî nedenlere yer verilmesi zorunludur (CMK m.101/1). Tutuklama istendiğinde şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır (m.101/3); bu nedenle tutuklama istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilen kişi, müdafi olmadan sorgulanamaz. Tutuklama kararı verilmezse kişi derhal serbest bırakılır (m.101/4). Sorgu sırasında müdafiin, tutuklama nedenlerine karşı somut belgeleri sunması ve adli kontrol önerisinde bulunması, tutuklama kararı verilmesini önlemenin en etkili yoludur. Müdafilik için ceza davasında müdafi rehberine bakabilirsiniz.

Savcının Tutuklama Talebinin Reddine İtirazı

Tutuklama talebinin reddedilmesi, sürecin her zaman sona erdiği anlamına gelmez. CMK m.100 ve m.101 gereğince verilen kararlara itiraz edilebileceğinden, Cumhuriyet savcısı da tutuklama talebinin reddine veya adli kontrol kararına itiraz edebilir. Tutuklama isteminin reddi kararına itiraz hâlinde, itiraz mercii tarafından yakalama emri de düzenlenebilir (CMK m.98/1). İtiraz mercii savcının itirazını kabul ederek ilk kez tutuklama kararı verirse, merciin kararlarının kesin olduğu kuralına istisna olarak, bu tutuklama kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir (m.271/4). Bu nedenle serbest bırakılan kişi, savcının itiraz süresi boyunca durumunu takip etmeli ve adresinin dosyada doğru bulunmasına dikkat etmelidir.

Tutuklama Nedenleri ve Tutuklama Yasağı

Tutuklama nedenleri (CMK m.100)
NedenİçerikFıkra
Kaçma şüphesiKaçma, saklanma veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgularm.100/2-a
Delil karartmaDelilleri yok etme, gizleme veya değiştirmem.100/2-b-1
BaskıTanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı girişimim.100/2-b-2
Katalog suçlarKuvvetli şüphe hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilirm.100/3
Tutuklama yasağıYalnız adli para cezası veya üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçlar (vücut dokunulmazlığına karşı kasıtlı suçlar hariç)m.100/4

Katalog suçlarda tutuklama nedeninin “var sayılabilmesi”, tutuklamanın zorunlu olduğu anlamına gelmez; kanun “var sayılabilir” ifadesini kullanır ve bu suçlarda da ölçülülük ile adli kontrolün yetersizliğinin gerekçelendirilmesi gerekir. Tutuklama yasağı kapsamındaki suçlarda ise tutuklama kararı verilemez; ancak bu hâllerde de adli kontrol uygulanabilir (CMK m.109/2).

Tutuklama kararı gerekçesiz mi?
Kararın dört unsurunu inceleyip itirazı gerekçelendirelim: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Ölçülülük: Beklenen Ceza ile Tutukluluk Karşılaştırması

Ölçülülük ilkesi, tutuklama itirazlarının en güçlü dayanaklarından biridir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü değilse tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1). Bu nedenle itirazda, isnat edilen suç için kanunda öngörülen ceza aralığı, sanığın adli sicil durumu, olası indirimler ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya seçenek yaptırımlar gibi kurumların uygulanma ihtimali birlikte değerlendirilmelidir. Tutuklulukta geçen sürenin, mahkûmiyet hâlinde verilebilecek cezanın infazda fiilen geçirilecek süresine yaklaşması veya onu aşması, tutuklamanın ölçülülüğünü ortadan kaldıran önemli bir olgudur.

Çocuklar Bakımından Tutuklama ve Adli Kontrol

Suça sürüklenen çocuklar bakımından kanun, tutuklama ve adli kontrol sürelerini kısaltmıştır. Tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç oranında uygulanır (CMK m.102/5). Adli kontrol süreleri de çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır (m.110/A/3). Çocuklar hakkında tutuklama kararı verilirken ölçülülük ilkesinin daha sıkı uygulanması ve adli kontrolün öncelikle değerlendirilmesi gerekir.

Tutuklamaya İtiraz: Süre ve Usul

İtiraz süreci (CMK m.268, m.271)
AşamaKuralFıkra
SüreKararı öğrenmeden itibaren 2 haftam.268/1
ŞekilKararı veren mercie dilekçe veya zabıt kâtibine beyanm.268/1
Kararı verenin incelemesiYerinde görürse düzeltir; görmezse en çok 3 gün içinde merciye gönderirm.268/2
İnceleme merciiSulh ceza hâkimliği kararına: asliye ceza mahkemesi hâkimim.268/3-b
DuruşmaKural olarak yapılmaz; gerekirse savcı ve müdafi dinlenirm.271/1
Karar süresiMümkün olan en kısa süredem.271/3
KesinlikMerciin kararı kesin; ilk kez merci tarafından verilen tutuklama kararına itiraz edilebilirm.271/4

İtiraz süresi, 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır. Süre, kararın öğrenildiği günden itibaren işler. İtiraz, kararı veren sulh ceza hâkimliğine veya mahkemeye verilir; karar veren merci itirazı yerinde görürse kararını düzeltir ve kişiyi serbest bırakır, yerinde görmezse dosyayı en çok üç gün içinde inceleme merciine gönderir. 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunla, sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, bir sonraki numaralı sulh ceza hâkimliğinden alınarak yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimine verilmiştir. Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir; ancak itirazı inceleyen merci ilk kez tutuklama kararı vermişse, örneğin tutuklama talebinin reddine savcının itirazı üzerine kişiyi tutuklamışsa, bu karara karşı itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesinin hazırlanması için tutuklama kararına itiraz rehberine bakabilirsiniz.

İtiraz Süresi Geçerse: Tahliye Talebi

İtiraz süresi geçmiş olsa bile tutuklu kişi hukuki imkânlarını kaybetmez. Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir (CMK m.104/1). Bu istem üzerine merci, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanığın ya da müdafiin görüşünü aldıktan sonra üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verir; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi gündür (m.105). Tahliye talebinin reddine ilişkin kararlara da itiraz edilebilir. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da şüphelinin adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hâkiminden isteyebilir ve tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanısına varırsa şüpheliyi resen serbest bırakır (m.103).

Tahliye yolları
YolKim?Dayanak
Tutuklama kararına itirazŞüpheli, sanık, müdafiCMK m.101/5, m.268
Tahliye (salıverilme) istemiŞüpheli, sanık, müdafiCMK m.104
Savcının adli kontrolle serbest bırakma istemiCumhuriyet savcısı; şüpheli ve müdafii deCMK m.103/1
Savcının resen serbest bırakmasıCumhuriyet savcısı (soruşturmada)CMK m.103/2
Periyodik incelemeResen; şüpheli de isteyebilirCMK m.108
Kanun yolunda salıverilmeBölge adliye mahkemesi veya YargıtayCMK m.104/3

Tutukluluğun Periyodik İncelenmesi: CMK m.108

Tutukluluk, talep olmasa bile düzenli olarak incelenmek zorundadır. Soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluğun devamının gerekip gerekmediği hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından şüpheli veya müdafii dinlenerek karar verilir (CMK m.108/1). Şüpheli de bu süre içinde incelemeyi isteyebilir. Kovuşturma evresinde ise hâkim veya mahkeme, tutuklu sanığın durumunu her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da otuz günlük süre içinde resen inceler (m.108/3). Her inceleme kararında da CMK m.101/2’deki dört unsurun somut olgularla gösterilmesi gerekir; “delil durumu, suçun niteliği” gibi kalıp gerekçeler bu şartı karşılamaz.

Azami Tutukluluk Süreleri: CMK m.102

Azami tutukluluk süreleri
İşSüreUzatma
Ağır ceza görevine girmeyen işler1 yılZorunlu hâllerde 6 ay
Ağır ceza görevine giren işler2 yılToplam 3 yıla kadar
Devlete karşı bazı suçlar ve terör suçları2 yılToplam 5 yıla kadar
Soruşturma evresi (asliye işleri)6 ay—
Soruşturma evresi (ağır ceza işleri)1 yıl—
Soruşturma evresi (devlete karşı, terör, toplu suçlar)1 yıl 6 ay6 ay
15 yaşından küçük çocuklarSürelerin yarısı—
18 yaşından küçük çocuklarSürelerin dörtte üçü—

Uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir (CMK m.102/3). Azami süre dolduğunda kişinin salıverilmesi gerekir; bu durumda hakkında adli kontrol hükümleri uygulanabilir (m.109/7). Azami sürenin dolması nedeniyle verilen adli kontrol tedbirinin ihlali hâlinde ise yeniden tutuklama mümkündür; ancak bu durumda tutuklama süresi ağır ceza işlerinde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz (m.112/2). Azami sürelerin hesabında, aynı dosyada soruşturma ve kovuşturma evrelerinde tutuklulukta geçen süreler birlikte dikkate alınır. Tutukluluk süresinin hesabı için tutukluluk süresi ve uzatılması rehberine bakabilirsiniz.

Adli Kontrol: Tutuklamaya Alternatif

Tutuklama nedenlerinin varlığı hâlinde bile, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (CMK m.109/1). Tutuklama kararında adli kontrolün neden yetersiz kalacağının somut olgularla gösterilmesi zorunlu olduğundan, adli kontrol tutuklamanın önünde gelen bir seçenektir. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol uygulanabilir (m.109/2).

Adli kontrol yükümlülükleri (CMK m.109/3)
BentYükümlülük
aYurt dışına çıkamamak
bBelirlenen yerlere düzenli olarak başvurmak (imza)
cBelirlenen merci veya kişilerin çağrılarına ve kontrol tedbirlerine uymak
dTaşıt kullanamamak, sürücü belgesini teslim etmek
eBağımlılıktan arınmak için tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak
fGüvence miktarı yatırmak
gSilah bulunduramamak veya taşıyamamak
hMağdurun haklarını güvenceye bağlamak
iAile yükümlülükleri ve nafakaya ilişkin güvence vermek
jKonutunu terk etmemek
kBelirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek
lBelirlenen yer veya bölgelere gitmemek

Ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş kadın şüpheli hakkında da tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir (CMK m.109/4). Adli kontrol altında geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez; ancak tedavi amacıyla hastaneye yatma ve konutu terk etmeme yükümlülüklerinde mahsup yapılır ve konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır (m.109/6). Adli kontrol tedbirleri için adli kontrol tedbirleri, yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması için yurt dışı çıkış yasağı rehberlerine bakabilirsiniz.

Adli Kontrolün İncelenmesi, Süresi ve Kaldırılması

Adli kontrole ilişkin süreler
KonuKuralDayanak
Periyodik incelemeEn geç 4 aylık aralıklarlaCMK m.110/4
Azami süre (asliye işleri)2 yıl; zorunlu hâllerde 1 yıl uzatmaCMK m.110/A/1
Azami süre (ağır ceza işleri)3 yıl; uzatma süresi toplam 3 yılı, bazı suçlarda 4 yılı geçemezCMK m.110/A/2
ÇocuklarSürelerin yarısıCMK m.110/A/3
Kaldırma veya değiştirme istemiSavcının görüşü alınarak 5 gün içinde kararCMK m.111/1
İtirazAdli kontrol kararlarına itiraz edilebilirCMK m.111/2

8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunla adli kontrol bakımından da azami süreler ve periyodik inceleme zorunluluğu getirilmiştir. Böylece yıllarca süren imza yükümlülüğü veya yurt dışı çıkış yasağı gibi durumların önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Şüpheli veya sanık, adli kontrol yükümlülüklerinin kaldırılmasını veya değiştirilmesini her zaman isteyebilir; örneğin imza aralığının seyrekleştirilmesi veya iş nedeniyle yurt dışına çıkış izni verilmesi talep edilebilir.

Kanun Yolu Aşamasında Tutukluluk

İlk derece mahkemesi hükmü verdikten sonra dosya istinaf veya temyiz incelemesine gittiğinde de tutukluluk devam edebilir. Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtayın ilgili dairesi ya da Ceza Genel Kurulu tarafından dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verilir ve bu karar resen de verilebilir (CMK m.104/3). Mahkûmiyet hükmü verilmiş ve kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, hükmü veren ilk derece mahkemesi de UYAP kayıtlarını inceleyerek adli kontrol kararı verebilir. Kanun yolu aşamasında tutukluluk süresinin cezaya yaklaşması, tahliye talebinin güçlü bir gerekçesidir; çünkü mahkûmiyet hâlinde tutuklulukta geçen süre cezadan düşülür ve koşullu salıverilme hesabı da bu süreye göre yapılır.

Güvence: CMK m.113

Adli kontrol yükümlülüklerinden biri olan güvence, şüpheli veya sanığın yargılama işlemlerinde ve hükmün infazında hazır bulunmasını ve belirli ödemelerin yapılmasını sağlamaya yöneliktir. Güvence, şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır bulunmasını ve sırasıyla katılanın masrafları ile suçun neden olduğu zararların giderilmesi, kamusal giderler ve para cezalarının ödenmesini sağlar (CMK m.113/1). Güvence miktarı, şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak belirlenir ve taksitle ödenmesine de karar verilebilir (m.109/3-f).

Adli Kontrole Uymamanın Sonucu: CMK m.112

Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir (CMK m.112/1). Bu hüküm, tutuklama yasağı kapsamındaki suçlar bakımından da uygulanabilir. Kanunun “isteyerek” ifadesi önemlidir: hastalık, zorunlu bir yolculuk veya imza noktasındaki bir aksaklık gibi kişinin iradesi dışındaki nedenlerle yükümlülüğün yerine getirilememesi, tutuklama gerekçesi olamaz. Bu nedenle imzaya gidilemeyen hâllerde mazeretin belgelenmesi ve gecikmeden mahkemeye bildirilmesi gerekir.

İtiraz Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

  • Kuvvetli şüphe: Kararın dayandığı delillerin somut olarak gösterilip gösterilmediği, delillerin şüpheyi kuvvetli kılacak nitelikte olup olmadığı.
  • Tutuklama nedeni: Kaçma veya delil karartma şüphesini gösteren somut olguların bulunup bulunmadığı; sabit ikametgâh, iş ve aile bağları.
  • Ölçülülük: İsnat edilen suç için beklenen ceza ile tutuklamanın orantılı olup olmadığı.
  • Adli kontrolün yetersizliği: Kararda adli kontrolün neden yetersiz kalacağının açıklanıp açıklanmadığı.
  • Tutuklama yasağı: Suçun m.100/4 kapsamında kalıp kalmadığı.
  • Kişisel durum: Sağlık, gebelik, bakmakla yükümlü olunan kişiler ve bunların belgeleri.

Tutuklunun Hakları ve Yakınlara Bildirim

Tutuklama istenildiğinde şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır (CMK m.101/3). Tutuklama kararının içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir ve bir örneği kendisine verilir. Tutuklamadan ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir (m.107/1). Tutuklulukta geçen süre, mahkûmiyet hâlinde cezadan mahsup edilir (TCK m.63); kişi beraat ederse veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-e). Tutukluların hakları için hükümlü ve tutuklu hakları, mahsup için tutuklulukta geçen sürenin mahsubu, tazminat için beraat sonrası tutukluluk tazminatı rehberlerine bakabilirsiniz.

Tutuklu Yakınları İçin

Tutuklama ve uzatma kararları tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye hâkimin kararıyla gecikmeksizin bildirilir; soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla tutuklunun tutuklamayı bir yakınına bizzat bildirmesine de izin verilir (CMK m.107/1-2). Tutuklu yabancıysa, yazılı olarak karşı çıkmadığı takdirde tutuklanma durumu konsolosluğuna bildirilir (m.107/3). Yakınların yapabileceği en önemli katkı, tutuklunun ikametgâhını, işini, aile bağlarını ve sağlık durumunu gösteren belgeleri müdafie hızla ulaştırmaktır; bu belgeler itiraz ve tahliye taleplerinin temelini oluşturur. Cezaevinde kötü muamele iddiası varsa başvuru yolları için cezaevinde kötü muamele ve işkence iddiası rehberine bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Eski yedi günlük süreye güvenip acele etmemek veya geç kalmak: Süre artık iki haftadır, ancak her gün özgürlük demektir; itiraz gecikmeden yapılmalıdır.
  • Genel itiraz yazmak: Kararın dört unsuruna ayrı ayrı ve somut olarak itiraz edilmelidir.
  • Belge sunmamak: Kaçma şüphesine karşı ikametgâh, iş ve aile belgeleri şarttır.
  • Adli kontrol önermemek: Hangi yükümlülüğün yeterli olacağı somut olarak gösterilmelidir.
  • Otuz günlük incelemeleri takip etmemek: Her inceleme yeni bir tahliye fırsatıdır.
  • İmza mazeretini bildirmemek: Adli kontrole isteyerek uymamak tutuklamaya yol açabilir.

Adım Adım: Tutuklama Sonrası

  1. Kararın örneğini alın. Gerekçeyi ve dayandığı delilleri inceleyin.
  2. Belgeleri toplayın. İkametgâh, iş, aile ve sağlık belgeleri kaçma şüphesine karşı en güçlü delildir.
  3. İki hafta içinde itiraz edin. Dilekçeyi kararı veren mercie verin.
  4. Adli kontrol önerin. Hangi yükümlülüğün tutuklamanın amacını karşılayacağını somut olarak gösterin.
  5. Otuz günlük incelemeleri takip edin. Her incelemede yeni belgeler ve gelişmeler sunun.
  6. Tahliye talebini yenileyin. Deliller toplandıkça delil karartma şüphesi zayıflar.
  7. Azami süreleri hesaplayın. Süre dolarsa salıverilme istenmelidir.

⚠️ Adli kontrol yükümlülüğüne isteyerek uymamak tutuklamaya yol açar: İmzaya gidilemeyecekse mazeret belgelenmeli ve mahkemeye bildirilmelidir. Yakalama emri nedeniyle teslim süreci için GBT’de yakalama kararı çıktı rehberimize bakabilirsiniz.

Tutuklamaya itiraz, tahliye talebi ve adli kontrol süreçlerinde Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

ANKARA … SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE Gönderilmek Üzere ANKARA NÖBETÇİ ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNESORUŞTURMA NO: 2026/… DEĞİŞİK İŞ NO: 2026/… İTİRAZ EDEN (ŞÜPHELİ): Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), … Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu MÜDAFİİ: Av. … İTİRAZ EDİLEN KARAR: … tarihli tutuklama kararı KONU: Tutuklama kararına itirazımız ile şüphelinin tahliyesi, aksi hâlde adli kontrol altına alınması talebidir.AÇIKLAMALAR1- CMK m.101/2 bakımından: Tutuklama kararında kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenini, ölçülülüğü ve adli kontrolün yetersizliğini gösteren somut olgulara yer verilmemiş; “suçun niteliği, mevcut delil durumu ve kaçma şüphesi” şeklindeki kalıp ifadelerle yetinilmiştir. Kanun bu unsurların somut olgularla gerekçelendirilmesini emretmektedir. Gerekçeden yoksun karar hukuka aykırıdır.2- CMK m.100/2-a bakımından: Müvekkil … adresinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşamakta, on yıldır aynı iş yerinde çalışmaktadır. Hakkında soruşturma başlatıldığını öğrenir öğrenmez kendiliğinden savcılığa giderek ifade vermiştir. Kaçma şüphesini gösteren hiçbir somut olgu yoktur. Yerleşim yeri belgesi, SGK hizmet dökümü ve nüfus kayıt örneği ekte sunulmuştur.3- CMK m.100/2-b bakımından: Soruşturma konusu olaya ilişkin kamera kayıtları ve banka kayıtları savcılık tarafından toplanmış olup müvekkilin bu delilleri değiştirme imkânı bulunmamaktadır. Tanıkların ifadeleri de alınmıştır. Delil karartma şüphesi kalmamıştır.4- CMK m.100/1 ve m.109 bakımından: İsnat edilen suç için öngörülen ceza, müvekkilin kişisel durumu ve adli sicil kaydının bulunmaması dikkate alındığında tutuklama ölçüsüzdür. Soruşturmanın güvenliği, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün imza yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirleriyle sağlanabilir.HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa m.19; 5271 sayılı CMK m.100, m.101, m.109, m.267, m.268, m.271 ve ilgili mevzuat.EKLER: Yerleşim yeri belgesi, SGK hizmet dökümü, işveren yazısı, nüfus kayıt örneği, adli sicil kaydı.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle itirazımızın kabulüne, müvekkilin tahliyesine, aksi kanaatte CMK m.109 uyarınca adli kontrol altına alınmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. … /… /2026Şüpheli Müdafii Av. …

Sık Sorulan Sorular

Tutuklama kararına itiraz süresi ne kadar?

Kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır; bu süre 7499 sayılı Kanunla yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır (CMK m.268/1).

Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına itirazı kim inceler?

Yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m.268/3-b).

İtiraz ne kadar sürede sonuçlanır?

Kararı veren merci itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde inceleme merciine gönderir (CMK m.268/2); merci mümkün olan en kısa sürede karar verir (m.271/3).

İtiraz reddedilirse ne yapılabilir?

Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir (CMK m.271/4); ancak her aşamada tahliye talebinde bulunulabilir (m.104) ve tutukluluk otuz günde bir incelenir (m.108).

Tahliye talebine ne kadar sürede karar verilir?

Üç gün içinde; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda yedi gün içinde (CMK m.105).

Hangi suçlarda tutuklama yapılamaz?

Yalnız adli para cezası gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda (CMK m.100/4).

Azami tutukluluk süresi ne kadar?

Ağır ceza görevine girmeyen işlerde bir yıl artı altı ay; ağır ceza işlerinde iki yıl, uzatma süresi toplam üç yılı geçemez, yani en çok beş yıl; bazı suçlarda uzatma beş yıl, en çok yedi yıl (CMK m.102).

Adli kontrol ne kadar sürer?

Asliye işlerinde en çok iki yıl artı bir yıl; ağır ceza işlerinde üç yıl, uzatma süresi toplam üç yılı, bazı suçlarda dört yılı geçemez; en geç dört ayda bir incelenir (CMK m.110/4, m.110/A).

Ev hapsi cezadan düşülür mü?

Evet. Konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır (CMK m.109/6).

İmzaya gitmezsem ne olur?

Adli kontrol yükümlülüğünü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında hemen tutuklama kararı verilebilir (CMK m.112/1); mazeret belgelenmelidir.

Gebe kadın tutuklanabilir mi?

Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş kadın şüpheli hakkında tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir (CMK m.109/4).

Tutuklama talebi reddedilirse savcı itiraz edebilir mi?

Evet. Tutuklama talebinin reddine karşı itiraz edilebilir; itiraz mercii ilk kez tutuklama kararı verirse bu karara karşı da itiraz yoluna gidilebilir (CMK m.101/5, m.271/4).

Tutuklama sorgusunda avukat zorunlu mu?

Tutuklama istendiğinde şüpheli veya sanık, seçeceği veya barodan görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır (CMK m.101/3).

İstinaf aşamasında tahliye istenebilir mi?

Evet. Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkında bu mercilerce karar verilir (CMK m.104/3).

Güvence nedir?

Şüpheli veya sanığın yargılamada hazır bulunmasını ve katılan masrafları, zararlar, kamusal giderler ve para cezalarının ödenmesini sağlayan parasal güvencedir (CMK m.113).

Çocuklarda tutukluluk süresi farklı mı?

Evet. On beş yaşını doldurmamış çocuklarda süreler yarı, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklarda dörtte üç oranında uygulanır (CMK m.102/5).

Azami süre dolunca ne olur?

Kişi salıverilir ve hakkında adli kontrol uygulanabilir (CMK m.109/7); bu adli kontrolün ihlali hâlinde yeniden tutuklanabilir, ancak bu süre ağır ceza işlerinde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz (m.112/2).

Adli kontrolün kaldırılmasını isteyebilir miyim?

Evet. İstem üzerine hâkim veya mahkeme savcının görüşünü alarak beş gün içinde karar verir; adli kontrol kararlarına itiraz edilebilir (CMK m.111).

Tutuklandığım yakınlarıma bildirilir mi?

Evet. Tutuklama ve uzatma kararları hâkimin kararıyla gecikmeksizin bir yakınınıza veya belirlediğiniz kişiye bildirilir (CMK m.107/1).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Tutuklamaya itiraz, tahliye ve adli kontrol süreçlerinde müdafilik
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki Anayasa, CMK ve TCK hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk