Bir kişi yargılama boyunca aylarca tutuklu kalıp sonra ceza alabilir. Peki tutuklulukta geçen bu süre ne olur? İyi haber şu: o süre çekilecek cezadan düşülür. Buna hukukta “mahsup” denir. Bu yazıda konuyu yalın biçimde açıklıyoruz.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Cezaevi ve infaz sürecinde mi destek arıyorsunuz?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppMahsup Nedir?
Mahsup, kişinin bir suç nedeniyle yargılanırken özgürlüğünden yoksun kaldığı sürenin, sonradan kesinleşen cezasından düşülmesidir (TCK 63). Amaç adildir: kişi henüz mahkûm edilmeden, sırf yargılama gereği özgürlüğünden yoksun kalmıştır; bu süre, çekilecek cezadan indirilmelidir.
Hangi Süreler Mahsup Edilir?
Mahsup edilebilen başlıca süreler, kişinin hüküm kesinleşmeden önce şu nedenlerle özgürlüğünden yoksun kaldığı zamanlardır:
- Gözaltında geçen süre,
- Tutuklulukta geçen süre,
- Yakalama ve benzeri koruma tedbirleri nedeniyle özgürlüğün kısıtlandığı süreler.
Bu süreler, hükmolunan hapis cezasından gün hesabıyla düşülür. Örneğin kişi yargılama boyunca 6 ay tutuklu kalmış ve sonunda 2 yıl hapis cezası kesinleşmişse, çekeceği ceza hesaplanırken bu 6 ay düşülür.
Adli Para Cezasından Mahsup
Mahsup yalnızca hapis cezalarıyla sınırlı değildir. Hapis cezası yerine veya yanında adli para cezası verilmişse, özgürlükten yoksun kalınan süre, kanunda öngörülen günlük tutar üzerinden adli para cezasından da düşülebilir. Böylece tutuklulukta geçen süre, para cezasına da yansıtılır.
Mahsup Nasıl Yapılır?
Mahsup, infaz aşamasında kendiliğinden dikkate alınır. İnfaz savcılığı, hükümlünün çekeceği cezayı hesaplarken (müddetname düzenlerken) tutuklulukta ve gözaltında geçen süreleri otomatik olarak düşer. Hükümlünün ayrıca dilekçe vermesi şart değildir; ancak süre eksik hesaplanmışsa infaz hâkimliğine başvurarak düzeltme istenebilir.
Başka Bir Suçtan Tutukluluk
Kural olarak mahsup, hangi suç nedeniyle özgürlükten yoksun kalınmışsa o suçun cezasından yapılır. Ancak kanun, belirli şartlarla, bir suçtan dolayı tutuklu kalınan sürenin başka bir suçtan verilen cezadan mahsubuna da imkân tanıyabilir. Bu, somut dosyanın durumuna göre değerlendirilir.
Mahsup Zorunludur, Takdire Bağlı Değildir
Kanunun kurduğu sistem mecburilik sistemidir. Türk Ceza Kanununun 63. maddesi, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin hükmolunan hapis cezasından indirileceğini söyler — «indirilebilir» demez.
Bunun iki sonucu vardır. Birincisi, hâkimin takdir alanı yoktur; yargı uygulamasında, kişi kusuru ile tutuklu kalmış olsa dahi sürenin indirilmesinin zorunlu olduğu, hâkimin görevinin yalnızca koşulların doğup doğmadığını ve hesabın doğru yapılıp yapılmadığını denetlemekten ibaret olduğu kabul edilir. İkincisi, madde metnindeki «bütün haller» ibaresi bilinçli olarak geniş seçilmiştir: teknik anlamda tutukluluk sayılmayan ama hürriyeti fiilen sınırlayan tedbirler de kapsama girer.
Hangi Süreler Girer, Hangileri Girmez?
| Süre | Mahsup edilir mi? | Not |
|---|---|---|
| Gözaltı | Evet | Tutuklama olmasa bile; yakalama anından itibaren |
| Tutukluluk | Evet | Klasik hâl |
| Gözlem altına alınma (CMK m.74) | Evet | Ceza ehliyetinin tespiti için hastanede geçen süre |
| Adli kontrol — genel | Hayır | İmza, yurt dışı yasağı gibi tedbirler hürriyeti tümüyle kaldırmaz |
| Adli kontrol — konutu terk etmemek (CMK m.109/3-j) | Evet, yarım oranda | Ev hapsinde geçen her iki gün, mahsupta bir gün sayılır |
| Bağımlılık tedavisi kapsamında hastaneye yatma | Evet | Adli kontrolde mahsup edilmeme kuralının kanuni istisnası |
| Yabancı ülkede gözaltı, gözlem, tutukluluk veya hükümlülük | Evet | TCK m.16 — aynı suçtan Türkiye’de verilecek cezadan |
Tablodaki adli kontrol satırı en çok yanılgıya yol açan yerdir. Adli kontrol altında geçen süre kural olarak mahsup edilmez; çünkü imza yükümlülüğü veya yurt dışına çıkış yasağı gibi tedbirler hareket özgürlüğünü sınırlar ama kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakmaz. Buna karşılık konutunu terk etmeme yükümlülüğü kişiyi fiilen özgürlüğünden yoksun bıraktığı için mahsuba konu olur — ancak yarım oranda: ev hapsinde geçen her iki gün, mahsupta bir gün sayılır.
Adli kontrol kararının kendisine itiraz için adli kontrole itiraz, gözaltı sürelerinin hesabı için yakalama ve gözaltı süreleri (CMK m.90-91), tutuklamaya itiraz için tutuklama kararına itiraz (CMK m.101) yazılarımıza bakabilirsiniz.
Müddetnamede mahsup görünmüyor mu?
Eksik mahsup, fazladan infaz demektir ve düzeltilmesi için başvuru gerekir. Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
Başka Dosyadan Mahsup: Mümkün, Ama Bir Şartla
Mahsup yalnızca aynı dosyayla sınırlı değildir. Yerleşik yargı uygulamasına göre, tutukluluğun mahsup yapılacak mahkûmiyete ait olması gerekmez; kişinin başka bir suç nedeniyle tutuklu kaldığı sürenin mahsubu da mümkündür.
Ancak kritik bir şart vardır: mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden ÖNCE işlenmiş olması gerekir. Bu şartın gerekçesi de açıkça belirtilmiştir: kişinin, daha önce tutuklu kaldığı süreye güvenerek yeniden suç işlemesini önlemek. Yani «nasıl olsa alacağım var» hesabı hukuken kapatılmıştır.
İki ayrıntı daha:
- Beraat mi, mahkûmiyet mi — önemli değil. Tutuklu kalınan suçun beraatle sonuçlanması mahsubu engellemez; aksine beraat hâlinde mahsup daha da anlamlıdır.
- Hapis ve adli para birlikte verilmişse, mahsup öncelikle hapis cezasından yapılır.
Adli Para Cezasında Mahsup: Rakam İçin Güncel Metne Bakın
Kanun, adli para cezasına hükmedilmesi durumunda mahsubun bir gün karşılığı belirli bir tutar sayılmak suretiyle yapılacağını öngörür. Kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilmişse mahsup, ortaya çıkan sonuç adli para cezası üzerinden uygulanır.
⚠️ Dikkat — kaynaklar arasında tutarsızlık var. Bu maddedeki günlük karşılık tutarı, internetteki hukuk kaynaklarında birbirinden farklı rakamlarla aktarılmaktadır. Ayrıca yargı kararlarında, mahsubun kanundaki sabit tutar yerine hükümde belirlenen gün karşılığı miktar üzerinden yapılması gerektiği yönünde uygulamalar da bulunmaktadır. Bu nedenle bu yazıda bilinçli olarak rakam verilmemiştir: hesabınızı yürürlükteki kanun metni ve dosyanızdaki hüküm fıkrası üzerinden yapın, ikincil kaynaklardaki rakamlara güvenmeyin.
Adli para cezasının ödenmemesi veya taksitlendirilmesi ayrı başlıklardır: adli para cezası ödenmezse ve taksitlendirme başvurusu. Erteleme ve paraya çevirme kavramları için erteleme ve paraya çevirme yazımıza bakınız.
Kararda Yazmıyorsa Ne Olur? Kritik Ayrım
Bu bölüm, yazının en pratik kısmıdır ve iki durumu birbirinden ayırır. Sonuçları taban tabana zıttır:
- Mahkeme mahsuptan hiç söz etmemişse: Sorun değildir. Yargı uygulamasına göre bu husus infaz aşamasında re’sen gözetilebileceğinden tek başına bozma sebebi yapılmaz. Karar sessizse mahsup hakkınız kaybolmaz.
- Mahkeme «TCK m.63’ün uygulanmasına yer olmadığına» karar vermişse: Bu tamamen farklıdır ve tehlikelidir. Böyle bir hüküm kısıtlayıcı bir anlam taşıdığı için infazda karışıklığa yol açar ve hak kaybına neden olabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu tür bir kararı isabetsiz bulmuştur.
Pratik sonuç: gerekçeli kararı elinize aldığınızda hüküm fıkrasında «yer olmadığına» ibaresini arayın. Varsa, kanun yolu aşamasında mutlaka itiraz konusu yapılmalıdır — itiraz, istinaf ve temyiz rehberimiz yol gösterir.
Mahsup Yapılmadıysa: Başvuru Yolu
Mahsup infaz aşamasında gözetilir; ama kendiliğinden görünmezse ne yapılacağı kanunda düzenlenmiştir. İnfaz Kanunu, mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olması hâlinde, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenmesini öngörür.
Usulü şöyledir:
- Muhatap: Hükmü veren mahkeme.
- Duruşma yapılmaz. Bu tür kararlar duruşmasız verilir.
- Karar itiraza tabidir. Yani ret hâlinde yol kapanmaz.
- İnfaz işlemlerine yönelik şikâyetler ise infaz hâkimliğine yapılır: infaz hâkimliğine itiraz.
Dilekçe şart mı? Mahsup infaz aşamasında re’sen gözetilmesi gereken bir işlemdir; kural olarak ayrı bir dilekçeye bağlı değildir. Ancak uygulamada, özellikle başka dosyadaki tutukluluk söz konusuysa infaz makamının bu bilgiye kendiliğinden ulaşamadığı görülür. Bu nedenle beklemek yerine yazılı talepte bulunmak ve süreleri belgeyle göstermek pratikte belirleyicidir.
Belge hazırlığı sonucu belirler. Talebe eklenmesi gerekenler: gözaltı süresi için kolluk tutanakları, tutukluluk için tutuklama ve tahliye kararları ile süreleri gösteren belgeler, başka dosyadan mahsup isteniyorsa o dosyanın esas-karar numarası ve kesinleşme tarihi. Tarih aralıkları gün gün yazılmalıdır.
Sonucun infaza yansıyıp yansımadığını görmek için müddetname istenmelidir; hesabı kendiniz denemek için infaz süresi hesaplama aracımız ve diğer hesaplama araçlarımız kullanılabilir — ancak bağlayıcı olan, infaz savcılığının düzenlediği müddetnamedir.
Mahsup ile Tazminat İlişkisi
Haksız yere özgürlüğünden yoksun kalan kişi, koruma tedbirleri nedeniyle uğradığı zararlar için Devletten tazminat isteyebilir. Mahsup ile tazminat arasındaki ilişki uygulamada tartışmalıdır: mahsup yapılmış olması zararın kısmen giderildiği anlamına geldiğinden tazminat miktarını etkileyebilir; ancak tazminat yolunu tümüyle kapattığı da söylenemez.
İki yol farklı amaçlara hizmet eder: mahsup infazı kısaltır, tazminat zararı karşılar. Beraat etmiş ve mahsup edilecek başka cezası bulunmayan kişi bakımından tazminat, tek yoldur. Tazminat davasının süreleri ve mercii ayrı bir başlıktır ve hak düşürücü sürelere tabidir; gecikilmemelidir.
Mahsubun İnfaz Takvimine Etkisi
Mahsup yalnızca «birkaç gün eksilir» demek değildir; bütün infaz takvimini öne çeker. Çünkü koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihleri, mahsup sonrası kalan ceza üzerinden hesaplanır.
- Koşullu salıverilme tarihi öne gelir — oranlar için koşullu salıverilme oranları.
- Denetimli serbestliğe ayrılma tarihi de buna bağlı olarak öne gelir: denetimli serbestlik infaz hesabı ve cezaevine girmeden infaz yolları.
- Suç tarihi hangi geçici hükümlerin uygulanacağını belirlediğinden hesabı ayrıca etkiler: infazda suç tarihi neden önemli.
- Tekerrür varsa hesap değişir: mükerrirlik ve infaza etkisi.
Bu nedenle birkaç günlük bir mahsup eksikliği bile, koşullu salıverilme tarihini haftalarca kaydırabilir. Statü kavramları için tutuklu ile hükümlü farkı, kesinleşme sonrası takvim için çağrı kâğıdı geldiğinde ilk adımlar, denetimli serbestlikte ihlal riski için yükümlülük ihlali ve alanın tamamı için Ceza Hukuku Rehberimiz incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tutuklulukta geçen süre cezadan düşülür mü?
Evet ve bu zorunludur. TCK m.63, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin hükmolunan hapis cezasından indirileceğini söyler. Hâkimin takdir alanı yoktur.
Gözaltında geçen süre de mahsup edilir mi?
Evet. Madde “bütün haller” dediği için teknik anlamda tutukluluk sayılmayan ama hürriyeti fiilen sınırlayan süreler de kapsama girer; gözaltı ve ceza ehliyetinin tespiti için gözlem altında geçen süre bunların başında gelir.
Adli kontrolde geçen süre mahsup edilir mi?
Kural olarak hayır. İmza veya yurt dışına çıkış yasağı gibi tedbirler hürriyeti tümüyle kaldırmadığından mahsuba konu olmaz. İstisnası, konutunu terk etmemek (ev hapsi) yükümlülüğüdür: burada geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.
Başka bir dosyadan tutukluluk mahsup edilebilir mi?
Evet, ancak bir şartla: mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmiş olması gerekir. Bu şart, kişinin önceden tutuklu kaldığı süreye güvenerek yeniden suç işlemesini önlemek amacı taşır.
Tutuklu kaldığım dosyadan beraat ettim, yine de mahsup olur mu?
Olur. Tutuklu kalınan suçun beraatle veya mahkûmiyetle sonuçlanmasının mahsup bakımından önemi yoktur; şartları varsa süre başka bir cezadan mahsup edilebilir.
Yurt dışında tutuklu kaldım, bu süre sayılır mı?
TCK m.16 uyarınca, yabancı ülkede yapılan yargılama veya yargılama sonucunda kişinin gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçirdiği süreler, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.
Mahkeme kararında mahsup yazmıyor, hakkım kayboldu mu?
Hayır. Kararda hiç söz edilmemesi hâlinde bu husus infaz aşamasında re’sen gözetilebileceğinden tek başına bozma sebebi sayılmaz. Buna karşılık kararda “TCK m.63’ün uygulanmasına yer olmadığına” denilmişse durum farklıdır: bu, infazda karışıklığa ve hak kaybına yol açabileceğinden isabetsiz kabul edilmektedir.
Mahsup yapılmadıysa nereye başvururum?
Çektirilecek cezanın hesabında duraksama varsa, duraksamanın giderilmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir. Bu kararlar duruşma yapılmaksızın verilir ve itiraza tabidir. İnfaz işlemlerine yönelik şikâyetler ise infaz hâkimliğine yapılır.
Adli para cezasında günlük karşılık ne kadar?
Bu yazıda bilinçli olarak rakam verilmemiştir. İnternetteki hukuk kaynakları bu tutarı birbirinden farklı rakamlarla aktarmakta; ayrıca yargı kararlarında mahsubun hükümde belirlenen gün karşılığı miktar üzerinden yapılmasına ilişkin uygulamalar da bulunmaktadır. Hesabınızı yürürlükteki kanun metni ve dosyanızdaki hüküm fıkrası üzerinden yapmanız gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
📚 İlgili Rehberler
- Yeni Denetimli Serbestlik Düzenlemesi: 11. Yargı Paketi Ne Getirdi?
- İnfaz Düzenlemesinde Suç Tarihi Neden Bu Kadar Önemli?
- Kaç Yıl Cezada Denetimli Serbestliğe Ayrılınır? İnfaz Hesabının Mantığı
- Koşullu Salıverilme (Şartlı Tahliye) Nedir? 2026 Oranları
- Yeni Denetimli Serbestlik Düzenlemesi: Genel Bakış
- Tüm konular: Ceza Hukuku Rehberi (100 Konu)
Cezaevi ve infaz sürecinde mi destek arıyorsunuz?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppİlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ İnternette Tanıştığım Kişi Para İstiyor: Duygusal Dolandırıcılık (Romance Scam) ve Yapılacaklar
- ▸ Emniyet Kemeri ve Çocuk Koltuğu Zorunluluğu: 7574 Sayılı Kanun Sonrası Kurallar ve Cezalar
- ▸ IBAN Dosyasında Beraat mi, TCK 158/4 İndirimi mi? Kast ve İştirak Ayrımı
- ▸ TCK 158/4 Uyarlama Dilekçesi Örneği: Hangi Mahkemeye, Nasıl Yazılır?
Bu konuda hukuki destek almak için


