Adli Kontrol Kararına İtiraz: Süre ve Yöntem (CMK 109-111)
28 Haziran 2026

Adli Kontrol Kararına İtiraz: Süre ve Yöntem (CMK 109-111)

Hakkında soruşturma yürütülen herkes tutuklanmaz; çoğu zaman daha hafif bir tedbir olan adli kontrol uygulanır. Ancak bu tedbirin getirdiği yükümlülükler de kişiyi zorlayabilir. İyi haber, bu karara itiraz edilebilmesidir. Bu yazıda konuyu ve itiraz yöntemini yalın biçimde açıklıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Gözaltı, ifade veya soruşturma sürecinde misiniz?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Adli Kontrol Nedir?

Adli kontrol, tutuklama nedenlerinin bulunduğu ancak tutuklamanın ağır kalacağı durumlarda, kişiyi cezaevine koymadan denetim altında tutmayı sağlayan daha hafif bir koruma tedbiridir (CMK 109). Amaç, yargılamanın sağlıklı yürümesini sağlarken kişiyi özgürlüğünden tamamen yoksun bırakmamaktır.

Adli Kontrol Yükümlülükleri

Adli kontrol kapsamında uygulanabilecek başlıca yükümlülükler şunlardır:

  • Belirli aralıklarla karakola giderek imza atmak,
  • Yurt dışına çıkış yasağı,
  • Belirli yerlere gitmemek veya belirli kişilerle görüşmemek,
  • Konutu terk etmemek (ev hapsi) veya belirli bir bölgede kalmak,
  • Elektronik kelepçe (elektronik izleme) takmak,
  • Güvence (teminat) bedeli yatırmak.

Adli Kontrol Kararına İtiraz Edilebilir mi?

Evet. Adli kontrol kararına karşı itiraz yolu açıktır. İtiraz, kararın öğrenilmesinden (tefhim veya tebliğ) itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. Bu süre içinde itiraz edilmezse karar kesinleşir; ancak bu, tedbirin kalıcı olduğu anlamına gelmez. Aşağıda ele aldığımız kaldırma talebi yolu süreye tabi değildir ve her aşamada kullanılabilir. İtiraz, hem tedbirin uygulanmasına hem de yükümlülüklerin ağırlığına yönelik olabilir.

İtirazı Kim İnceler?

İtiraz, kararı veren makama verilen bir dilekçeyle yapılır; ancak itirazı, kararı veren mercinin bir üstü inceler. Örneğin sulh ceza hâkimliğinin verdiği karara itirazı, bir sonraki numaralı sulh ceza hâkimliği inceler. İnceleme sonunda tedbir kaldırılabilir, yükümlülükler hafifletilebilir veya itiraz reddedilebilir.

Tedbirin Kaldırılmasını veya Değiştirilmesini İsteme

İtiraz süresinden bağımsız olarak, kişi her zaman adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını veya değiştirilmesini de talep edebilir. Örneğin koşullar değiştiyse (iş, sağlık, eğitim gibi haklı sebeplerle) yurt dışı yasağının kaldırılması ya da imza periyodunun seyrekleştirilmesi istenebilir. Bu talepler, soruşturmada savcılık aracılığıyla hâkimliğe, kovuşturmada doğrudan mahkemeye yapılır.

Süreyi Kaçırdım, Yol Kapandı mı? Hayır

Bu, adli kontrol dosyalarındaki en yaygın ve en maliyetli yanılgıdır. Yedi günlük itiraz süresinin geçmesi tedbirin kalıcı olduğu anlamına gelmez. Kanun, birbirinden bağımsız iki ayrı yol tanır ve ikincisi süreye tabi değildir.

 1. Yol — İtiraz2. Yol — Kaldırma talebi
DayanakCMK m.111/2 + genel itiraz hükümleri (m.267 vd.)CMK m.111/1
SüreKararın öğrenilmesinden itibaren yedi günSüre yok — her zaman istenebilir
MuhatapKararı veren mercie verilir, üst merci incelerSoruşturmada sulh ceza hâkimliği, kovuşturmada davayı gören mahkeme
DayanağıKararın baştan hukuka aykırı olduğuKoşulların değiştiği veya ortadan kalktığı
Karar süresiGenel hükümlere göreSavcının görüşü alındıktan sonra beş gün
Sonucuİtiraz üzerine verilen karar kesindirRet hâlinde yeniden talep edilebilir

Ayrımın özü şudur: itiraz, kararın verildiği anda hukuka aykırı olduğunu ileri sürer. Kaldırma talebi ise kararın o gün doğru olabileceğini kabul eder ama koşulların artık değiştiğini söyler. Bu nedenle ikisi birbirinin alternatifi değildir; süresinde itiraz edilmiş ve reddedilmiş olsa bile kaldırma talebi yolu açık kalır.

Kanunun gerekçesi de bunu açıkça ifade eder: madde, savcıya tanınan yetkiyle orantılı olarak şüpheli ve sanığa da her zaman adlî kontrolün kaldırılmasını isteme olanağı tanımıştır.

Mahkemeler Bile Karıştırıyor: Bir Bozma Kararı

Bu ayrımın ne kadar kritik olduğunu, yargı kararları da gösteriyor. Yargıtay, adli kontrole ilişkin bir talebin süre yönünden reddedilmesini bozma sebebi saymıştır: kanunun 110. maddesi uyarınca adli kontrol kararının kovuşturmanın her aşamasında yeniden değerlendirilebileceği gözetilmeden itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır (Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2016/2261 E., 2017/2591 K.).

Pratik sonuç: talebiniz «süresinde değil» gerekçesiyle reddedilirse bu ret, başlı başına itiraz konusu yapılabilir. Dilekçenizde talebin hangi hükme dayandığını — itiraz mı, kaldırma talebi mi — açıkça belirtmeniz, bu karışıklığı baştan önler.

Yedi günü kaçırdıysanız yol kapanmadı.
Kaldırma talebi süreye tabi değildir ve her aşamada yapılabilir. Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Hâkim Kaldırma Talebinde Neye Karar Verebilir?

Talep «kaldırılsın» ile sınırlı değildir; kanun hâkime bir yelpaze tanır. Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme beş gün içinde şu kararlardan birini verebilir:

  • Yükümlülükleri bütünüyle kaldırmak.
  • Yükümlülükleri kısmen kaldırmak — örneğin imza yükümlülüğünü sürdürüp yurt dışı yasağını kaldırmak.
  • Yükümlülükleri değiştirmek — haftalık imzayı aylığa çevirmek gibi.
  • Şüpheliyi bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutmak — belirli bir tarih aralığında yurt dışına çıkışa izin vermek tipik örnektir.

Bu yelpaze, talebi kademelendirmeye imkân verir. «Tümüyle kaldırılsın; kabul edilmezse imza sıklığı azaltılsın; o da kabul edilmezse şu tarihler için muafiyet verilsin» biçiminde bir dilekçe, tek talepli bir dilekçeden daha yüksek başarı şansı taşır.

Somut bir tedbirin kaldırılması için yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması yazımız örnek bir yol haritası sunar.

İtirazın Mekaniği: Kim İnceler, Sonuç Nedir?

Kanunun 111. maddesi adli kontrol kararlarına itiraz edilebileceğini söyler ama usulünü düzenlemez. Bu nedenle ceza muhakemesinin genel itiraz hükümleri uygulanır:

  • Süre: Kararın öğrenilmesinden (tefhim veya tebliğ) itibaren yedi gün.
  • Nereye verilir: Dilekçe kararı veren mercie verilir; inceleme üst merci tarafından yapılır. Dilekçeyle yapılabileceği gibi tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle de yapılabilir.
  • Dinlenme: Gerekli görüldüğünde şüpheli veya sanık, müdafii ve Cumhuriyet savcısı dinlenebilir.
  • Sonuç: İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Yani reddedilen itiraz yeniden itiraz konusu yapılamaz — ama bu, kaldırma talebi yolunu kapatmaz.

Kanun yollarının genel işleyişi için itiraz, istinaf ve temyiz rehberimiz, süre kaçırıldığında eski hâle getirme (CMK m.40-42) yazımıza bakılabilir.

Karar Kim Tarafından Verilir?

Adli kontrolün hangi aşamada olduğuna göre yetkili merci değişir ve bu, dilekçenin muhatabını belirler:

  • Soruşturma evresinde: Karar, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararıyla verilir. Savcının istemi olmaksızın sulh ceza hâkimliğince adli kontrol kararı verilemez.
  • Kovuşturma evresinde: Yetkili merci, yargılamayı yapan mahkemedir. İddianame kabul edildikten sonra dilekçeler artık sulh ceza hâkimliğine değil, davayı gören mahkemeye verilir — bu, uygulamada sık yapılan bir yönlendirme hatasıdır.

Adli kontrolün hukuki temeli, tutuklama sebeplerinin bulunduğu hâllerde tutuklama yerine daha hafif bir tedbir uygulanmasıdır. Bu nedenle tutuklama tartışmasıyla iç içedir: tutukluluğa itiraz ve adli kontrol ve tutuklama kararına itiraz (CMK m.101) yazılarımız bu ilişkiyi açıklar. Tedbirlerin tam listesi ve elektronik izleme için adli kontrol tedbirleri (CMK m.109) ana rehberimiz kapsamlıdır.

Yükümlülüğe Uymamanın Bedeli: Doğrudan Tutuklama

İtiraz veya kaldırma talebinde bulunmak, yükümlülüğü askıya almaz. Bu nokta hafife alınmamalıdır:

Adli kontrol hükümlerini isteyerek ve haklı bir mazeret olmaksızın yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir.

Cümlenin iki yeri kritiktir:

  • «Ne olursa olsun» — tutuklama için normalde aranan ceza eşiği burada aranmaz. Küçük bir suçtan yargılanıyor olmak koruma sağlamaz.
  • «İsteyerek ve haklı bir mazeret olmaksızın» — savunmanın dayanağı budur. Hastalık, iş seyahati, tebligat sorunu veya karakolun kapalı olması gibi hâller belgelendirilirse ihlal iradi sayılmaz.

Ayrıca tutuklama zorunlu değildir: mahkeme somut olayın özelliklerine göre adli kontrolün şeklini değiştirmeye veya aynen devamına da karar verebilir. Bu nedenle bir imza gününü kaçırdıysanız beklemek yerine, mazeretinizi derhâl ve yazılı olarak dosyaya sunmak belirleyicidir.

Tutuklama gündeme gelirse geçen süre cezadan mahsup edilir: mahsup (TCK m.63). Adli kontrolde geçen süre ise kural olarak mahsup edilmez — istisnaları aynı yazıda ele aldık.

Dilekçede Neyi Vurgulamalısınız?

Her iki yolda da karar, dosyadaki somut verilere göre verilir. Etkili bir dilekçenin omurgası:

  • Talebin hukuki niteliğini yazın. «CMK m.111/1 uyarınca kaldırılması talebidir» ya da «karara itirazdır» — bu tek cümle, süre yönünden ret riskini ortadan kaldırır.
  • Kaçma şüphesinin zayıfladığını gösterin: sabit ikamet, aile bağları, düzenli iş, tapu veya kira sözleşmesi, SGK hizmet dökümü.
  • Delil karartma ihtimalinin kalmadığını gösterin: deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiş, bilirkişi raporu gelmişse bunu açıkça belirtin. Soruşturmanın ilerlemesi, tedbirin gerekçesini zayıflatan en güçlü argümandır.
  • Uyum geçmişinizi belgeleyin: düzenli imza kayıtları, tedbire aykırılık bulunmaması.
  • Somut zararı anlatın: iş kaybı, tedavi zorunluluğu, eğitim veya bakım yükümlülüğü. Ölçülülük denetimi burada yapılır.
  • Kademeli talep kurun: tam kaldırma, olmazsa hafifletme, olmazsa geçici muafiyet.

Dilekçe yapısı için dilekçe örneğimiz biçimsel bir başlangıç sunar. Süreç boyunca ifade ve savunma haklarınız için ifade verme ve susma hakkı, müdafi ile görüşme hakkı ve gözaltında ilk 24 saat yazılarımıza bakabilirsiniz.

Süreç Nereye Gider?

Adli kontrol geçici bir tedbirdir; dosyanın seyriyle birlikte sona erer:

  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse tedbir kalkar. Karara itiraz yolu için KYOK kararına itiraz.
  • Beraat veya düşme hâlinde tedbir sona erer.
  • Mahkûmiyet hâlinde hükümle birlikte infaz rejimi devreye girer; statü kavramları için tutuklu ile hükümlü farkı.
  • Yargılama uzarsa tedbirin ölçülülüğü tartışması güçlenir; tipik takvim için ceza davası ne kadar sürer.

Uzun süren ve orantısız hâle gelen tedbirlerde, iç hukuk yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gündeme gelebilir. Arama ve elkoyma gibi diğer koruma tedbirleri için arama kararı ve şartları, yakalama ve gözaltı süreleri için CMK m.90-91 rehberimiz; taraf sıfatları için taraf kavramları incelenebilir. Aile içi şiddet dosyalarında paralel yürüyen koruyucu tedbirler için 6284 koruma kararı talebi, alanın tamamı için Ceza Hukuku Rehberimiz başlangıç noktasıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Adli kontrol kararına itiraz süresi ne kadar?

Kanunun 111. maddesi itiraz edilebileceğini söyler ama usulünü düzenlemez; bu nedenle genel itiraz hükümleri uygulanır ve süre, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gündür.

Yedi günü kaçırdım, tedbir kalıcı mı oldu?

Hayır. İtiraz süresinin geçmesi tedbirin kalıcı olduğu anlamına gelmez. Kanunun 111. maddesinin birinci fıkrası, şüpheli veya sanığa adlî kontrolün kaldırılmasını her zaman isteme olanağı tanır; bu yol süreye tabi değildir.

İtiraz ile kaldırma talebi arasındaki fark nedir?

İtiraz, kararın verildiği anda hukuka aykırı olduğunu ileri sürer ve yedi günlük süreye tabidir; üst merci inceler. Kaldırma talebi ise koşulların sonradan değiştiğini ileri sürer, süreye tabi değildir ve kararı veren mercie yapılır.

Kaldırma talebi ne kadar sürede sonuçlanır?

Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme beş gün içinde karar verir.

Talebim süre yönünden reddedilirse ne yapabilirim?

Bu ret başlı başına itiraz konusu yapılabilir. Yargıtay, adli kontrol kararının kovuşturmanın her aşamasında yeniden değerlendirilebileceği gözetilmeden itirazın süre yönünden reddedilmesini isabetsiz bulmuştur. Dilekçede talebin hangi hükme dayandığını açıkça yazmak bu riski baştan azaltır.

Hâkim yalnızca kaldırır mı, başka seçenek var mı?

Yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir ya da şüpheliyi bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir. Bu nedenle talebi kademeli kurmak — tam kaldırma, olmazsa hafifletme, olmazsa geçici muafiyet — başarı şansını artırır.

Talebimi kime vereceğim?

Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliğine, kovuşturma evresinde ise yargılamayı yapan mahkemeye. İddianame kabul edildikten sonra dilekçelerin hâlâ sulh ceza hâkimliğine verilmesi sık yapılan bir hatadır.

İmza yükümlülüğünü kaçırırsam tutuklanır mıyım?

Adli kontrol hükümlerini isteyerek ve haklı bir mazeret olmaksızın yerine getirmeyen kişi hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun hemen tutuklama kararı verilebilir. Ancak tutuklama zorunlu değildir; mahkeme tedbirin şeklini değiştirmeye veya aynen devamına da karar verebilir. Mazeretin derhâl ve yazılı olarak sunulması belirleyicidir.

İtiraz üzerine verilen karara yeniden itiraz edilebilir mi?

Hayır, itiraz üzerine verilen karar kesindir. Ancak bu, kaldırma talebi yolunu kapatmaz; koşulların değiştiği ileri sürülerek her zaman yeni bir talepte bulunulabilir.

Gözaltı, ifade veya soruşturma sürecinde misiniz?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk