Ceza Davası Ne Kadar Sürer? Soruşturmadan Yargıtay’a Kanuni Süreler, Tutukluluk Sınırları ve Makul Süre Başvurusu
23 Temmuz 2026

Ceza Davası Ne Kadar Sürer? Soruşturmadan Yargıtay’a Kanuni Süreler, Tutukluluk Sınırları ve Makul Süre Başvurusu

Ceza davasının toplam süresi için kanunda tek bir süre yoktur. Kanun yalnızca bazı aşamalara kesin süreler koyar. Mahkeme iddianameyi verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde inceler (CMK m.174/1). Çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta bulunmalıdır (m.176/4). Gerekçe, hükmün açıklanmasından itibaren en geç on beş gün içinde dosyaya konulur (m.232/3). İstinaf ve temyiz süreleri, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren ikişer haftadır (m.273/1, m.291/1). Soruşturmanın süresi, duruşmalar arası süre ve kanun yolu incelemesinin süresi ise kanunda belirlenmemiştir. Bunlar dosyanın niteliğine, tanık ve bilirkişi ihtiyacına, tebligat sorunlarına ve mahkemenin iş yüküne göre aylar ile yıllar arasında değişir. Tutuklu dosyalarda kanunun üst sınırları vardır. Yargılamanın makul sürede bitirilmemesi hâlinde 7499 sayılı Kanundan bu yana Tazminat Komisyonuna başvurulabilir.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

📌 Ana rehber: Hakkımda İddianame Düzenlendi, Kabul Edildi: Süreç Nasıl İlerler?. Bu sayfa, ceza dosyasının her aşamasında kanunun koyduğu kesin süreleri, kanunda süre bulunmayan aşamaları ve yargılama uzadığında başvurulabilecek yolları kanun maddeleri üzerinden anlatır.

Ceza dosyanız yıllardır mı sürüyor?
Zamanaşımı, tutukluluk ve makul süre açısından dosyanızı inceleyelim: Hukukçular Evi Ankara.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

⚡ Net Cevap: Kanunda ceza davasının toplam süresi yoktur; yalnızca aşama süreleri vardır: iddianamenin incelenmesi 15 gün (CMK m.174/1), çağrı ile duruşma arası en az 1 hafta (m.176/4), gerekçenin dosyaya konulması en geç 15 gün (m.232/3), istinaf ve temyiz başvurusu gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2’şer hafta (m.273/1, m.291/1). Tutuklulukta üst sınırlar vardır: asliye ceza işlerinde en çok 1 yıl + 6 ay, ağır ceza işlerinde en çok 2 yıl + 3 yıl (bazı suçlarda 5 yıl); soruşturma evresinde 6 ay veya 1 yıl (m.102). Yargılama uzarsa zamanaşımı hesaplanmalı (TCK m.66-67), makul süre ihlali için Tazminat Komisyonuna yargılama sürecinde veya kesin kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde başvurulmalıdır (6384 s.K. m.5/A).

Kanunda Süresi Olan ve Olmayan Aşamalar

Ceza muhakemesinde “ne kadar sürer” sorusunun cevabı, kanunun hangi aşamalara süre koyduğu ve hangilerini açık bıraktığı bilinmeden verilemez. Anayasa m.141/4 davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargının görevi sayar; ancak bu genel ilke, aşamalar için somut gün sayılarına dönüşmez. Aşağıdaki tablo, kanunda kesin süresi bulunan aşamaları ve bulunmayanları birlikte gösterir.

Ceza dosyasının aşamaları ve kanuni süreler
AşamaKanuni süreDayanak
SoruşturmaKanunda toplam süre yok; tutuklu soruşturmada üst sınır varCMK m.102/4
İddianamenin incelenmesiİddianame ve evrakın verildiği tarihten itibaren 15 günCMK m.174/1
İddianamenin kabulüKabulle kamu davası açılır, kovuşturma evresi başlarCMK m.175/1
Çağrı ile ilk duruşma arasıEn az 1 haftaCMK m.176/4
Duruşmalar arasıKanunda gün sayısı yok; zorunlu hâllerde makul sürede sonuçlandırmaya imkân verecek şekilde ara verilebilirCMK m.190/1
Gerekçeli hükümTutanağa geçirilmemişse açıklanmadan itibaren en geç 15 gün içinde dosyaya konulurCMK m.232/3
İstinaf başvurusuGerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 haftaCMK m.273/1
İstinaf incelemesiKanunda süre yok—
Temyiz başvurusuGerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 haftaCMK m.291/1
Yargıtay incelemesiKanunda süre yok—

Tablonun gösterdiği gibi, dosyanın süresini asıl belirleyen aşamalar kanunda süresi olmayan aşamalardır: soruşturmanın ne kadar süreceği, duruşmalar arasında kaç ay geçeceği ve üst mahkemelerde incelemenin ne zaman tamamlanacağı. Bu aşamalar dosyanın niteliğine ve mahkemelerin iş yüküne göre değişir. İddianamenin kabulünden sonraki süreç için iddianame kabul edildikten sonra süreç rehberine bakabilirsiniz.

Soruşturma Evresi: Süreyi Belirleyen Etkenler

Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesiyle başlar ve Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemesi veya kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesiyle sona erer. Kanun, tutuklu olmayan şüpheliler bakımından soruşturmanın ne kadar sürebileceğine ilişkin bir üst sınır öngörmez; bu evrenin süresini fiilen dava zamanaşımı sınırlar. Soruşturmanın uzamasına yol açan başlıca etkenler; bilirkişi incelemesi, banka ve iletişim kayıtlarının istenmesi, yurt dışı yazışmalar, şüphelinin veya tanıkların adreslerinin bulunamaması ve dosyadaki şüpheli sayısıdır.

Soruşturma evresi, dosyanın kısa yoldan sonuçlanabileceği en önemli aşamadır. Önödeme, uzlaştırma, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve seri muhakeme usulü bu evrede uygulanır; kapsamdaki suçlarda dosya hiç mahkemeye gitmeden kapanabilir. Kanun bu kurumların uygulanmasını o kadar önemser ki, önödemeye, uzlaştırmaya veya seri muhakeme usulüne tabi olduğu dosyadan açıkça anlaşılan işlerde bu kurumlar uygulanmadan düzenlenen iddianame mahkemece iade edilir (CMK m.174/1-c). Seri muhakeme için seri muhakeme teklifi rehberine bakabilirsiniz. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı ise tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m.173/1).

İddianamenin İncelenmesi ve İadesi: 15 Günlük Süre

İddianame mahkemeye verildiğinde mahkeme, verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeleri inceler ve kanunda sayılan eksiklikler varsa iddianameyi iade eder (CMK m.174/1). İade sebepleri arasında iddianamenin CMK m.170’e aykırı düzenlenmesi, suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmesi, önödeme, uzlaştırma veya seri muhakeme uygulanmadan düzenlenmesi ve izne veya talebe bağlı suçlarda izin veya talep olmadan düzenlenmesi yer alır. 8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunla, on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme raporuna ilişkin bir iade sebebi de eklenmiştir.

İade, dosyanın savcılığa dönmesi ve eksikliğin giderilmesi anlamına geldiğinden süreci uzatır; ancak aynı zamanda eksik bir iddianameyle yıllarca sürebilecek bir yargılamanın önüne geçer. İddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar (m.175/1); mahkeme bundan sonra duruşma gününü belirler. İade sebepleri için iddianamenin iadesi rehberine bakabilirsiniz.

Kovuşturma Evresi: Duruşmalar ve Hüküm

İddianame, çağrı kâğıdıyla birlikte sanığa tebliğ edilir ve çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir haftalık süre bulunması gerekir (CMK m.176/4). Bu süreye uyulmamışsa sanığın duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı vardır (m.190/2). Duruşmaya ara verilmeksizin devam edilerek hüküm verilmesi esastır; ancak zorunlu hâllerde, davanın makul sürede sonuçlandırılmasını olanaklı kılacak surette duruşmaya ara verilebilir (m.190/1). Uygulamada tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarının beklenmesi, istinabe yoluyla başka yer mahkemelerinde işlem yapılması ve tebligat sorunları nedeniyle celseler arasında aylar geçebilir.

Kovuşturma evresinde süreyi uzatan ve kısaltan etkenler
EtkenUzatan durumKısaltan durum
TebligatAdresin bulunamaması, iade dönen tebligatGüncel adres ve iletişim bilgisi
TanıklarÇok sayıda ve farklı şehirlerde tanık, istinabeTanıkların hazır edilmesi, SEGBİS ile dinleme
BilirkişiTeknik inceleme gerektiren dosyalarBilirkişiye gerek olmaması
Sanık sayısıÇok sanıklı dosyalar, birleştirmeTek sanık
UsulOlağan yargılamaBasit yargılama usulü (CMK m.251)
Tutukluluk—Tutuklu dosyalar öncelikli görülür

Hüküm duruşmada açıklanır; gerekçe tümüyle tutanağa geçirilmemişse, açıklanmasından itibaren en geç on beş gün içinde dava dosyasına konulur (CMK m.232/3). Asliye ceza mahkemesinin görevine giren ve üst sınırı iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası gerektiren suçlarda basit yargılama usulü uygulanabilir; bu usulde duruşma yapılmadan yazılı savunma üzerine karar verilir ve süreç belirgin biçimde kısalır. Ayrıntılar için basit yargılama usulü rehberine bakabilirsiniz. Tanıkların gelmemesinin sonuçları için tanık duruşmaya gitmezse ne olur rehberine bakabilirsiniz.

Duruşmalarınız aylarca ertelenip duruyor mu?
Ertelemeyi azaltacak somut talepleri birlikte hazırlayalım: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Asliye Ceza ile Ağır Ceza Dosyaları Arasındaki Fark

Dosyanın hangi mahkemede görüleceği, süreyi doğrudan etkiler. Ağır ceza mahkemeleri, kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, yağma, irtikâp, resmî belgede sahtecilik ve hileli iflas gibi kanunda sayılan suçlarla ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara bakar; mahkemenin görevi belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanundaki cezanın üst sınırı esas alınır (5235 s.K. m.14); bunun dışındaki dava ve işler asliye ceza mahkemesinin görevindedir (5235 s.K. m.11-12). Ağır ceza mahkemeleri heyet hâlinde çalışır, dosyalar genellikle daha çok delil, tanık ve bilirkişi incelemesi içerir ve tutukluluk süreleri de daha uzundur.

Ağır ceza dosyalarında zorunlu müdafilik de süreci etkiler: alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/3) ve zorunlu müdafiliğin bulunduğu hâllerde müdafiin duruşmada hazır bulunması şarttır. Asliye ceza dosyalarında ise basit yargılama usulü gibi kısa yollar daha sık uygulanabilir. Bu nedenle aynı olaydan kaynaklanan iki dosya, görevli mahkemeye göre çok farklı sürelerde sonuçlanabilir.

Mağdur ve Katılan Açısından Süre

Ceza dosyasının süresi yalnızca sanığı değil, mağduru da doğrudan ilgilendirir. Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler; kanun yolu muhakemesinde ise davaya katılma isteğinde bulunulamaz (CMK m.237). Bu nedenle mağdurun katılma talebini ilk derece mahkemesinde, hüküm verilmeden önce yapması gerekir.

Soruşturma evresinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse, suçtan zarar gören bu karara tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m.173/1). Bu süreler kesin olduğundan, mağdurun dosyayı takip etmesi ve adres bilgilerini güncel tutması, süreç ne kadar uzun sürerse sürsün hak kaybını önler. Uzun süren yargılamaların mağdur açısından da makul süre ihlali oluşturabileceği ve Tazminat Komisyonu yolunun mağdur için de açık olduğu unutulmamalıdır.

Hükümden Kesinleşmeye: HAGB ve Kanun Yolu

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyalarda da süreç kanun yoluyla devam edebilir. 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla değiştirilen CMK m.231/12 uyarınca HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bu karar kesinleştikten sonra beş yıllık denetim süresi başlar ve bu süre içinde dava zamanaşımı durur (m.231/8). Bu nedenle HAGB kararıyla sonuçlanan bir dosya, sanık açısından hükmün açıklanmasından sonra da beş yıl boyunca takip edilmesi gereken bir dosya olmaya devam eder.

Mahkûmiyet hükmünde ise kanun yolu aşamaları tamamlanıp hüküm kesinleştiğinde infaz aşamasına geçilir. Kesinleşme ile birlikte dava zamanaşımının yerini ceza zamanaşımı alır ve hükmedilen cezanın infazı için yeni süreler işlemeye başlar. Bozma kararı verilmesi hâlinde ise dosya ilk derece mahkemesine döner ve yeniden yargılama yapılır; bu aşama çoğu zaman toplam süreyi en fazla uzatan etkendir.

Kanun Yolu: İstinaf ve Temyiz Süreleri

2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla kanun yolu süreleri yeniden düzenlenmiştir. İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır (CMK m.273/1). Temyiz istemi de aynı şekilde gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır (m.291/1). Başvuru süreleri kesindir; başvurunun kendisi ise gerekçeli karar tebliğ edilmeden de yapılabilir.

Bölge adliye mahkemesinin ve Yargıtayın inceleme süreleri için kanunda bir süre öngörülmemiştir. Bu nedenle kanun yolu aşaması, dosyanın toplam süresini belirleyen en değişken unsurlardan biridir. Bazı kararlar ise temyiz edilemez: örneğin ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez (CMK m.286/2-a); bu dosyalarda süreç istinaf aşamasında sona erer. İstinaf ve temyiz için istinaf nasıl yapılır, Yargıtaya temyiz başvurusu ve ceza davalarında kanun yolları rehberlerine bakabilirsiniz.

Kanun yolu aşamasında süre
KonuKuralDayanak
İstinaf başvuru süresiGerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 haftaCMK m.273/1
Temyiz başvuru süresiGerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 haftaCMK m.291/1
Temyiz edilemeyen kararlarÖrneğin 5 yıl veya daha az hapis ve adli para cezalarında istinafın esastan reddiCMK m.286/2
Bozma sonrasıDosya yeniden yargılamaya döner; süre uzar—
KesinleşmeHüküm kesinleşince infaz aşamasına geçilir; dava zamanaşımının yerini ceza zamanaşımı alırTCK m.68

Tutuklu Dosyalarda Kanuni Üst Sınırlar

Tutuklu sanıklar bakımından kanun, yargılamanın süresine dolaylı olarak sınır koyar. Anayasa m.19 tutuklanan kişilerin makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları olduğunu belirtir. CMK m.102 bu hakkı somut sürelere bağlar.

Tutukluluk süreleri (CMK m.102)
İşAzami süreNot
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler1 yıl; zorunlu hâllerde 6 ay uzatılabilirCMK m.102/1
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler2 yıl; uzatma toplam 3 yılı geçemezCMK m.102/2
Terör ve Devlete karşı bazı suçlarUzatma toplam 5 yılı geçemezCMK m.102/2
Soruşturma evresi, ağır ceza dışı6 ayCMK m.102/4
Soruşturma evresi, ağır ceza1 yıl; terör, Devlete karşı bazı suçlar ve toplu suçlarda 1 yıl 6 ay + 6 ayCMK m.102/4
Çocuklar15 yaşından küçükler için yarı, 18 yaşından küçükler için dörtte üç oranındaCMK m.102/5

Uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir (m.102/3). Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişi, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-d). Bu hüküm yalnızca tutuklu kişiler içindir; tutuksuz yargılanan sanığın uzun süren yargılaması için başvuru yolu aşağıda anlatılan Tazminat Komisyonudur. Tutukluluk süresinin hesabı için tutukluluk süresi hesaplama, uzatma kararları için tutukluluk süresi ve uzatılması, tazminat için haksız tutuklama ve gözaltı tazminatı rehberlerine bakabilirsiniz.

Yargılama Uzarsa: Zamanaşımı Hesabı

Uzun süren ceza dosyalarında yapılması gereken ilk iş, dava zamanaşımının hesaplanmasıdır. Kesilme sebepleri olsa bile dava zamanaşımı, kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir (TCK m.67/4). Örneğin sekiz yıllık zamanaşımına tabi bir suçta, suç tarihinden itibaren on iki yıl geçmişse ve durdurucu bir sebep yoksa dava düşer. Zamanaşımı resen uygulanır (TCK m.72/2); ancak kesme ve durma tarihlerini gösteren bir dilekçe, hesabın gözden kaçmamasını sağlar. Hesabın ayrıntıları için zamanaşımı dolunca ne olur ve ceza davam çok uzadı, zamanaşımına uğrar mı rehberlerine bakabilirsiniz.

Makul Sürede Yargılanma Hakkı ve Tazminat Komisyonu

Anayasa m.36 herkesin adil yargılanma hakkını güvence altına alır ve makul sürede yargılanma bu hakkın bir parçasıdır. 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla 6384 sayılı Kanun değiştirilmiş ve ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat talepleri Tazminat Komisyonunun görev alanına alınmıştır (6384 s.K. m.2/3-a).

Komisyona müracaat, soruşturma, kovuşturma veya yargılama sürecinde ya da en geç bunların kesin bir kararla sonuçlandığının öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılır; haklı bir mazeret nedeniyle süresinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde başvurabilir (6384 s.K. m.5/A-1). Dilekçede açık kimlik ve adres, zarara uğranılan işlem ve zararın nitelik ve niceliği belirtilmeli, belgeleri eklenmelidir (m.5/A-2). Komisyon yolunun ayrıntıları için makul sürede yargılanma hakkı ve Tazminat Komisyonu rehberine bakabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ise başvuru yollarının tüketilmesinden sonra gündeme gelen ikincil bir yoldur; başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır (6216 s.K. m.47/5). Makul süre şikâyetleri bakımından Tazminat Komisyonu bir başvuru yolu olduğundan, bu yolun işletilmeden doğrudan bireysel başvuruya gidilmesi başvurunun kabul edilebilirliğini etkileyebilir. Bireysel başvuru için ceza dosyasında AYM bireysel başvurusu rehberine bakabilirsiniz.

Kaçırılmaması Gereken Kesin Süreler

Dosyanın toplam süresi belirsiz olsa da tarafların uyması gereken süreler kesindir ve kaçırılmaları hak kaybına yol açar. Uzun süren bir dosyada bu sürelerin takvime işlenmesi, sürecin en önemli güvencesidir.

Hak düşürücü nitelikteki başlıca süreler
İşlemSüreDayanak
Şikâyete bağlı suçta şikâyetFiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ayTCK m.73/1-2
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazTebliğden itibaren 2 haftaCMK m.173/1
Kamu davasına katılmaİlk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadarCMK m.237/1
İstinaf başvurusuGerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 haftaCMK m.273/1
Temyiz başvurusuGerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 haftaCMK m.291/1
Koruma tedbiri tazminatıKesinleşmenin tebliğinden itibaren 3 ay, her hâlde kesinleşmeden itibaren 1 yılCMK m.142/1
Makul süre için Tazminat KomisyonuYargılama sürecinde veya kesin kararın öğrenilmesinden itibaren 1 ay6384 s.K. m.5/A
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruBaşvuru yollarının tüketilmesinden itibaren 30 gün6216 s.K. m.47/5

Soruşturma Uzarsa Neler Yapılabilir?

Soruşturma evresinde de taraflar süreci etkileyebilir. Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür (CMK m.160/2). Şüpheli veya mağdurun, beklenen bir bilirkişi raporu, müzekkere cevabı veya kayıt hakkında savcılığa yazılı talepte bulunması ve lehine delilleri dosyaya kendiliğinden sunması, eksiklik nedeniyle sürenin uzamasını önleyebilir. Şüphelinin ifadesinin alınmadığı veya bir delilin toplanmadan bırakıldığı durumlarda, bu eksikliğin iddianamenin iadesine yol açabileceği de hatırlanmalıdır.

Uzun süren soruşturmalarda şikâyetçinin şikâyetten vazgeçme, şüphelinin ise zararı giderme gibi tasarrufları da dosyanın seyrini değiştirebilir. Şikâyete bağlı suçlarda vazgeçme dosyayı sona erdirir; malvarlığı suçlarında zararın erken giderilmesi etkin pişmanlık hükümlerini devreye sokar. Tutuklu soruşturmalarda ise kanundaki azami süreler, savcılığın soruşturmayı bu süreler içinde tamamlamasını zorunlu kılar.

Süreci Hızlandırmak İçin Neler Yapılabilir?

  1. Adres ve iletişim bilgilerinizi güncel tutun. İddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi, dosyada iletişim bilgisi varsa telefon ve elektronik posta gibi araçlarla da bildirilir (CMK m.176/1).
  2. Delillerinizi baştan ve toplu sunun. Lehinize delillerin dağınık biçimde farklı celselerde sunulması yeni ara kararlara ve ertelemelere yol açar.
  3. Tanıklarınızı hazır edin veya SEGBİS talep edin. Başka şehirdeki tanıklar için ses ve görüntü aktarımıyla dinleme talep edilebilir; ayrıntılar SEGBİS rehberinde.
  4. Duruşmadan vareste tutulma talebini değerlendirin. Koşulları varsa sanığın her celseye katılma zorunluluğu kaldırılabilir; ayrıntılar duruşmadan vareste tutulma rehberinde.
  5. Kısa yolları sorun. Önödeme, uzlaştırma, kamu davasının açılmasının ertelenmesi, seri muhakeme ve basit yargılama kapsamındaki suçlarda bu yollar süreci belirgin biçimde kısaltır.
  6. Uzun ara verilmesine karşı somut talepte bulunun. Bekleyen bilirkişi raporu veya müzekkere cevabı için süre verilmesini ve takibini isteyin.
  7. Zamanaşımı ve makul süre hesabını yapın. Uzun süren dosyalarda her iki hesap da yapılmalı, süreler takvime işlenmelidir.

⚠️ Kanun yolu süresini kaçırmayın: Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf ve temyiz süreleri kesindir. Hükmün duruşmada açıklanması ile gerekçeli kararın tebliği farklı tarihlerdir; süre gerekçeli hükmün tebliğinden işler. İstinafta duruşma açılıp açılmayacağı için istinafta duruşma rehberine bakabilirsiniz.

Dosyanızın süresini ve zamanaşımı durumunu değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. Görüşmeye iddianame, son duruşma tutanağı ve varsa ara kararlarla gelmeniz yeterlidir.

Tazminat Komisyonu Müracaat Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki örnek, uzun süren bir kovuşturma nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılacak müracaata ilişkin genel bir şablondur. Müracaat, dosyanın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla veya elektronik ortamda yapılabilir.

ADALET BAKANLIĞI TAZMİNAT KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA Gönderilmek Üzere ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINAMÜRACAAT EDEN: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), Adres: … VEKİLİ: Av. … (varsa) İLGİLİ DOSYA: Ankara … Asliye Ceza Mahkemesi 20…/… Esas KONU: Kovuşturmanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle manevi tazminat istemidir.AÇIKLAMALAR1- 6384 sayılı Kanun m.2/3-a bakımından: Hakkımda … tarihinde başlatılan soruşturma sonucunda … tarihinde iddianame düzenlenmiş, iddianame … tarihinde kabul edilmiştir. Dosya, kabulünden bu yana … yıldır ilk derece mahkemesinde görülmekte olup henüz hüküm kurulmamıştır.2- Anayasa m.36 ve m.141/4 ile CMK m.190/1 bakımından: Dosya, tek sanıklı ve tek suç isnadını içeren, delil durumu karmaşık olmayan bir dosyadır. Duruşmalar arasında ortalama … ay ara verilmiş, bu aralıkların önemli bir kısmında yalnızca … müzekkeresinin cevabı beklenmiştir. Gecikmenin tarafıma yüklenebilecek bir sebebi bulunmamakta olup tüm duruşmalara katılmış, adres bilgilerimi güncel tutmuş ve delillerimi ilk celsede sunmuş bulunmaktayım.3- Gecikmenin sonuçları bakımından: Uzun süren yargılama nedeniyle … (örneğin iş başvurularımın sonuçsuz kalması, yurt dışı çıkış yasağının sürmesi gibi) somut zararlarla karşılaştım. Bu durumu gösteren belgeler ekte sunulmuştur.4- 6384 sayılı Kanun m.5/A bakımından: Müracaatım yargılama süreci devam ederken yapılmaktadır.HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa m.36, m.141; 5271 sayılı CMK m.190; 6384 sayılı Kanun m.2, m.5/A ve ilgili mevzuat.DELİLLER: Ankara … Asliye Ceza Mahkemesi 20…/… Esas sayılı dosya, duruşma tutanakları, ara kararlar ve zarara ilişkin belgeler.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, kovuşturmanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle uğradığım manevi zarar karşılığında uygun bir tazminata hükmedilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. … /… /2026Müracaat Eden Ad Soyad İmza

Sık Yapılan Hatalar

  • Kanun yolu süresini hükmün açıklandığı günden saymak: Süre gerekçeli hükmün tebliğinden başlar.
  • Adres değişikliğini bildirmemek: Tebligatlar iade döner, duruşmalar ertelenir.
  • Zamanaşımı hesabı yapmamak: Uzun süren dosyalarda düşme ihtimali gözden kaçabilir.
  • Makul süre için doğrudan Anayasa Mahkemesine gitmek: 7499 sayılı Kanundan bu yana önce Tazminat Komisyonu yolu işletilmelidir.
  • CMK m.141/1-d’yi tutuksuz sanık için kullanmaya çalışmak: Bu hüküm tutuklu kişiler içindir.
  • Kısa yolları sormamak: Önödeme, uzlaştırma ve seri muhakeme kapsamındaki suçlarda dosya soruşturmada kapanabilir.

Sık Sorulan Sorular

Ceza davası ne kadar sürer?

Kanunda toplam bir süre yoktur. İddianamenin incelenmesi (15 gün), gerekçenin dosyaya konulması (15 gün) ve kanun yolu başvuruları (2’şer hafta) gibi aşama süreleri vardır; soruşturma, duruşmalar arası süre ve üst mahkeme incelemesi ise dosyanın niteliğine ve mahkemelerin iş yüküne göre değişir.

İddianame ne kadar sürede kabul edilir?

Mahkeme iddianameyi verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde inceler; kanunda sayılan eksiklikler varsa iade eder (CMK m.174/1). Kabulle kamu davası açılır (m.175/1).

İlk duruşma ne zaman yapılır?

Kanun belirli bir gün vermez; ancak çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir (CMK m.176/4).

Gerekçeli karar ne zaman yazılır?

Gerekçe tümüyle tutanağa geçirilmemişse hükmün açıklanmasından itibaren en geç on beş gün içinde dava dosyasına konulur (CMK m.232/3).

İstinaf süresi ne zaman başlar?

İstinaf istemi hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m.273/1). Temyiz için de aynı süre geçerlidir (m.291/1).

İstinaf ve Yargıtay incelemesi ne kadar sürer?

Kanunda bu incelemeler için bir süre öngörülmemiştir; süre dairelerin iş yüküne ve dosyanın niteliğine göre değişir.

Tutukluluk en fazla ne kadar sürebilir?

Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir; ağır ceza işlerinde en çok iki yıl olup uzatma toplam üç yılı, bazı suçlarda beş yılı geçemez (CMK m.102).

Soruşturmada tutukluluk süresi ne kadar?

Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde altı ayı, ağır ceza işlerinde bir yılı geçemez; terör, Devlete karşı bazı suçlar ve toplu suçlarda bu süre bir yıl altı ay olup altı ay uzatılabilir (CMK m.102/4).

Davam çok uzadı, tazminat alabilir miyim?

Ceza soruşturma ve kovuşturmasının makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla Tazminat Komisyonuna manevi tazminat için başvurabilirsiniz (6384 s.K. m.2/3-a). Başvuru yargılama sürecinde veya kesin kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılır (m.5/A).

Uzun süren dava zamanaşımına uğrar mı?

Uğrayabilir. Kesilme sebepleri olsa bile dava zamanaşımı en fazla kanundaki sürenin yarısı kadar uzar (TCK m.67/4). Zamanaşımı resen uygulanır.

Tutuksuz yargılandım, CMK 141 ile tazminat isteyebilir miyim?

CMK m.141/1-d yalnızca tutuklu olup makul sürede hakkında hüküm verilmeyen kişiler içindir. Tutuksuz yargılamanın uzunluğu için başvuru yolu Tazminat Komisyonudur.

Mağdur olarak davaya ne zamana kadar katılabilirim?

İlk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar katılabilirsiniz; kanun yolu aşamasında ilk kez katılma isteğinde bulunulamaz (CMK m.237).

HAGB kararından sonra süreç biter mi?

HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir (CMK m.231/12). Karar kesinleşince beş yıllık denetim süresi başlar ve bu süre içinde dava zamanaşımı durur (m.231/8).

Ağır ceza davası asliye cezadan daha mı uzun sürer?

Kanunda farklı toplam süreler yoktur; ancak ağır ceza dosyaları genellikle daha çok delil, tanık ve bilirkişi incelemesi içerir, heyet hâlinde görülür ve tutukluluk süreleri de daha uzundur (CMK m.102/2). Bu nedenle uygulamada çoğu zaman daha uzun sürer.

Gerekçeli karar tebliğ edilmeden istinafa başvurabilir miyim?

Evet. Süre gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren işler (CMK m.273/1); ancak başvurunun daha önce yapılmasına engel yoktur. Gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra ek dilekçeyle ayrıntılı itirazlar sunulabilir.

Ceza davasını kısaltmanın yolları nelerdir?

Kapsamdaki suçlarda önödeme, uzlaştırma, kamu davasının açılmasının ertelenmesi, seri muhakeme ve basit yargılama; ayrıca güncel adres, delillerin toplu sunulması ve tanıkların hazır edilmesi süreci kısaltır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Uzun süren ceza dosyalarında zamanaşımı ve makul süre değerlendirmesi
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki Anayasa, CMK, TCK, 6216 sayılı Kanun ve 6384 sayılı Kanun hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk