Sosyal Medya ve E-Posta Hesabının Ele Geçirilmesi 2026: İlk 24 Saat, Suç Duyurusu, İçerik Kaldırma ve Tazminat (TCK 243-245)
04 Eylül 2026

Sosyal Medya ve E-Posta Hesabının Ele Geçirilmesi 2026: İlk 24 Saat, Suç Duyurusu, İçerik Kaldırma ve Tazminat (TCK 243-245)

Hesabı ele geçirilen kişinin karşılaştığı sorun tek değildir: hesaba erişim kaybolur, adına mesaj atılır, kişisel veriler ele geçirilir ve çoğu zaman çevredekilerden para istenir. Bu tablo Türk Ceza Kanunu’nun 243-245. maddeleri, 6698 sayılı Kanun ve 5651 sayılı Kanun’un birlikte uygulandığı bir alandır. Bu rehber, ilk saatlerde yapılacakları ve hukuki yolları mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Beş cümlede özet

  • Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmek ve orada kalmaya devam etmek suçtur (TCK m.243).
  • Sistemi engellemek, bozmak, verileri yok etmek veya değiştirmek ayrıca cezalandırılır (m.244).
  • Başkasına ait banka veya kredi kartını kullanarak yarar sağlamak da bilişim alanındaki suçlar arasında düzenlenmiştir (m.245).
  • Hesaptaki mesaj ve fotoğrafların ele geçirilmesi kişisel verilere ilişkin suçları ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirir.
  • Yayımlanan içerik için 5651 sayılı Kanun kapsamında erişimin engellenmesi ve içeriğin kaldırılması talep edilir.

İlk 24 saat: teknik ve hukuki adımlar

Hesap ele geçirildiğinde yapılacakların sırası, hem zararın büyümesini önler hem de sonraki hukuki süreçte delil sağlar. Teknik adımlar önce gelir: hâlâ erişim varsa şifre değiştirilir, tüm oturumlar sonlandırılır, iki adımlı doğrulama açılır, kurtarma e-postası ve telefon numarası kontrol edilir. Erişim tamamen kaybedilmişse platformun hesap kurtarma sürecine başvurulur.

Hukuki adımlar bunlarla eş zamanlı yürütülür. Hesaptan atılan mesajların, paylaşılan içeriklerin ve gelen tehdit ya da fidye taleplerinin ekran görüntüleri alınır; görüntülerde tarih, saat ve hesap adresi görünmelidir. Çevredeki kişilere durum bildirilerek para taleplerine karşı uyarılır. Ardından savcılığa ya da kolluğa şikâyette bulunulur. Şikâyet dilekçesinde hesabın adresi, ele geçirilme tarihi ve saati, varsa şüpheli iletişim bilgileri ve talep edilen tedbirler yazılır.

Hangi suçlar oluşur?

FiilSuçDayanak
Hesaba izinsiz giriş ve kalmaBilişim sistemine girmeTCK m.243
Şifre değiştirip erişimi engellemeSistemi engelleme, verileri değiştirmeTCK m.244
Kart bilgisiyle yarar sağlamaBanka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıTCK m.245
Mesajların okunması ve yayılmasıHaberleşmenin gizliliğini ihlalTCK m.132
Kişisel verilerin ele geçirilmesi ve yayılmasıVerileri hukuka aykırı verme veya ele geçirmeTCK m.136
Özel görüntülerin yayılmasıÖzel hayatın gizliliğini ihlalTCK m.134
Çevredekilerden para istenmesiDolandırıcılıkTCK m.157-158
Görüntü yayınlama tehdidiyle para istenmesiŞantajTCK m.107

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Bu suçların çoğu resen soruşturulur; şikâyete bağlı olanlarda ise süre kaçırılmamalıdır. Aynı fiil birden fazla suçu oluşturabildiğinden şikâyet dilekçesinde tüm ihtimallerin belirtilmesi, soruşturmanın kapsamını genişletir. Bilişim sistemine girme suçunun unsurlarını bilişim sistemine girme suçu (TCK 243-245) yazımızda ele aldık.

Ele geçirme yöntemleri ve hukuki nitelendirme

Hesabın nasıl ele geçirildiği, hem soruşturmanın yönünü hem de bazı hâllerde mağdurun kendi sorumluluğunu etkiler. En yaygın yöntem oltalamadır: gerçek platformun ekranını taklit eden bir sayfaya yönlendirilen kullanıcı, şifresini kendi eliyle girer. Burada mağdurun aldatılması söz konusu olduğundan hem bilişim suçları hem dolandırıcılık hükümleri gündeme gelir. İkinci yöntem, doğrulama kodunun istenmesidir: “yanlışlıkla sana kod gitti, iletir misin” mesajıyla tek kullanımlık kod ele geçirilir; kodun paylaşılması mağduru suçlu yapmaz ancak zararı azaltma yükümlülüğü tartışmasını açar.

Üçüncü yöntem, aynı şifrenin farklı platformlarda kullanılmasıdır. Bir sitede yaşanan sızıntıdan elde edilen kullanıcı adı-şifre çiftleri başka platformlarda denenir ve tutan hesaplar ele geçirilir. Bu hâlde iki ayrı sorumluluk halkası doğar: hesabı ele geçiren fail hakkında ceza sorumluluğu, sızıntıya sebep olan veri sorumlusu hakkında ise veri güvenliği yükümlülüğünün ihlali nedeniyle idari ve hukuki sorumluluk. Dördüncü yöntem, kötücül yazılım yoluyla cihazın ele geçirilmesidir; bu hâlde sistemi engelleme ve verileri bozma suçları da eklenir. Beşincisi, yakın çevreden birinin cihaza fiziksel erişimle giriş yapmasıdır; failin bilinen bir kişi olması suçu ortadan kaldırmaz, aksine tespiti kolaylaştırır. Oltalama mağdurlarının izleyeceği yolu oltalama (phishing) mağduruyum yazımızda ele aldık.

Bankaya karşı sorumluluk ve para iadesi

Hesap ele geçirme çoğu zaman parasal kayıpla birlikte gelir: internet bankacılığına erişim sağlanması, karta tanımlı ödeme yapılması ya da mağdurun kandırılarak para göndermesi. Bu hâllerde bankanın sorumluluğu ayrıca değerlendirilir. Bankalar, müşterilerinin varlıklarını korumakta objektif özen yükümlülüğü altındadır ve sistem güvenliğinden kaynaklanan zararlardan kural olarak kusursuz biçimde sorumlu tutulur. Olağan dışı işlem hareketlerinin tespit edilip engellenmemesi, ek doğrulama istenmemesi ve şüpheli işlem bildirimlerinin işletilmemesi bu değerlendirmede öne çıkar.

Buna karşılık mağdurun ağır kusuru, sorumluluğun paylaşılmasına yol açabilir: şifrenin üçüncü kişiyle paylaşılması, doğrulama kodunun iletilmesi ya da uzaktan erişim programının kurdurulması bu kapsamda tartışılır. Bu nedenle bankaya yapılacak başvuruda olayın gelişimi ayrıntılı anlatılmalı, mağdurun aldatıldığı ve makul davrandığı gösterilmelidir. Başvuru sonuçsuz kalırsa uyuşmazlık, parasal değere göre tüketici hakem heyetine ya da tüketici mahkemesine taşınır. Para başkasının hesabına gönderilmişse ayrıca hesap sahibine karşı sebepsiz zenginleşme talebi ileri sürülebilir; hesabını kullandıran kişinin ceza sorumluluğu da gündeme gelir. Bu durumu İBAN mağduru rehberi yazımızda inceledik.

Delil toplama ve IP tespiti

Bilişim dosyalarında delil hızla kaybolur; bu nedenle şikâyetin geciktirilmemesi gerekir. Platformların tuttuğu giriş kayıtları belirli süre saklanır ve süre dolduğunda silinir. Şikâyet üzerine savcılık, platformdan ve erişim sağlayıcıdan kayıt talep eder; IP adresi ve zaman damgası üzerinden şüphelinin tespiti bu kayıtlara dayanır.

Mağdurun kendi toplayacağı deliller de önemlidir: hesabın giriş geçmişi ekranı (çoğu platformda “oturum açılan cihazlar” bölümü), gelen uyarı e-postaları, hesaptan atılan mesajların görüntüleri, şüphelinin kullandığı ödeme kanalı bilgileri (IBAN, hesap adı, kripto adresi) ve tanık beyanları. Ödeme yapılmışsa dekont ve alıcı bilgisi dosyanın en somut delilidir; bu bilgiyle hesap sahibi tespit edilebilir. Kişisel verilerin ele geçirilmesi hâlinde izlenecek adımları kişisel verilerim izinsiz ele geçirildi yazımızda anlattık.

İçeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi

Hesaptan yayımlanan içerikler, kişilik haklarını ihlal ediyorsa 5651 sayılı Kanun kapsamında içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi talep edilebilir. Başvuru, içerik veya yer sağlayıcıya doğrudan yapılabileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimliğine de yapılabilir. Hâkimlik, talebi kanunda öngörülen kısa süre içinde karara bağlar; kararın uygulanması için ilgili kuruma gönderilmesi gerekir.

Talep dilekçesinde içeriğin bulunduğu adreslerin tek tek (URL bazında) gösterilmesi gerekir; genel ifadelerle yapılan talepler reddedilir. İçerik birden fazla platformda yayılmışsa her biri için adres verilmelidir. Ayrıca arama motoru sonuçlarında çıkan bağlantılar bakımından indeksten çıkarma talep edilebilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriklerde ise daha hızlı işleyen özel usul uygulanır. Başvurunun nasıl hazırlanacağını erişimin engellenmesi başvuru dilekçesi örneği yazımızda gösterdik.

Özel görüntülerin yayılması ve acil koruma

Hesap ele geçirmelerinin en ağır sonucu, mahrem görüntü ve yazışmaların yayılmasıdır. Bu hâlde iki süreç aynı anda ve hızla yürütülmelidir. Birincisi acil koruma: içeriğin yayıldığı adresler tespit edilerek sulh ceza hâkimliğinden erişimin engellenmesi kararı istenir. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriklerde mevzuat, gecikmesinde sakınca bulunan hâller için hızlandırılmış bir usul öngörür; talep üzerine verilen karar derhâl uygulanmak üzere ilgili kuruma gönderilir. Bu aşamada adreslerin eksiksiz ve tek tek gösterilmesi, kararın etkili olması bakımından belirleyicidir.

İkincisi cezai süreçtir: özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verileri yayma ve görüntülerin para karşılığı kaldırılacağı söylenerek tehdit edilmesi hâlinde şantaj suçlarından şikâyette bulunulur. Failin talebi karşılanmamalıdır; ödeme yapılması yayılmayı durdurmadığı gibi yeni taleplerin önünü açar. Mağdurun psikolojik olarak zorlandığı bu süreçte, delillerin bir yakının yardımıyla toplanması ve tek merkezde saklanması yerinde olur. Ayrıca yayılmanın sürdüğü her gün zararı büyüttüğünden, erişim engelleme talebinin ceza şikâyetinden bağımsız ve daha hızlı biçimde yapılması gerekir. İçeriğin yayımlandığı platformlara doğrudan bildirim de paralel olarak yapılmalıdır; birçok platform mahrem içerik bildirimlerini öncelikli işleme alır. İzinsiz paylaşılan görüntülerde izlenecek yolu izinsiz fotoğrafım/videom paylaşıldı yazımızda ele aldık.

Adına açılan sahte hesaplar

Hesap ele geçirilmese bile, kişinin ad, fotoğraf ve bilgileri kullanılarak sahte hesap açılması sık karşılaşılan bir durumdur. Bu fiil, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi ve kişilik haklarının ihlali oluşturur; sahte hesap üzerinden dolandırıcılık yapılması hâlinde ayrıca dolandırıcılık suçu doğar. Hakaret ya da iftira içeren paylaşımlar yapılmışsa bunlar da ayrı suç oluşturur.

İzlenecek yol üç adımlıdır: platforma sahte hesap bildirimi yapmak, sulh ceza hâkimliğinden erişimin engellenmesi kararı almak ve savcılığa şikâyette bulunmak. Platform bildirimi genellikle en hızlı sonuç veren yoldur; ancak reddedilmesi ya da yanıtsız kalması hâlinde yargısal yola başvurmak gerekir. Şikâyet dilekçesine hesabın adresi, açılış tarihi, paylaşımların ekran görüntüleri ve kişinin gerçek hesabına ilişkin bilgiler eklenmelidir.

Ticari hesaplar, dijital varlıklar ve maddi zarar

Sosyal medya hesabı yalnızca kişisel bir alan değil, birçok kişi için gelir kaynağıdır. Takipçi kitlesi üzerinden reklam geliri elde eden, satış yapan ya da müşterilerine buradan ulaşan kişiler için hesabın kaybı doğrudan maddi zarardır. Bu zarar, kâr kaybı olarak talep edilebilir; ancak ispatı somut verilere dayanmalıdır. Dosyaya sunulacak belgeler, hesabın önceki dönem gelir kayıtları, reklam anlaşmaları, fatura ve dekontlar ile hesap analiz ekranlarındaki erişim ve satış verileridir.

İkinci konu, hesabın kendisinin devri ve satışıdır. Ele geçirilen hesapların üçüncü kişilere satıldığı sıkça görülür; bu durumda hesabı satın alan kişi de suça iştirak ya da suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama bakımından soruşturmaya dâhil olabilir. Hesabın iade edilmesi için platformun kurtarma süreci işletilir; hesabın gerçek sahibinin kimliğini gösteren belgeler, ilk açılış e-postası, önceki içeriklere ilişkin kayıtlar ve ödeme geçmişi bu süreçte kullanılır. Üçüncü konu, oyun hesapları ve dijital eşyalardır: bunların ele geçirilmesi de bilişim suçları kapsamındadır ve ekonomik değeri bulunan dijital varlıklar bakımından zarar hesabı yapılabilir. Bu dosyalarda değerin belirlenmesi için piyasa fiyatı, satın alma kayıtları ve bilirkişi incelemesi kullanılır.

Kurumsal hesaplar ve işveren sorumluluğu

Şirketlerin sosyal medya ve e-posta hesaplarının ele geçirilmesi, ayrıca veri sorumlusu sorumluluğunu gündeme getirir. Hesapta müşteri verileri, mesaj kayıtları ya da iletişim bilgileri bulunuyorsa bu bir veri ihlalidir; 6698 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca en kısa sürede Kurula ve ilgili kişilere bildirim yapılması gerekir. Bildirimin geciktirilmesi ayrı bir aykırılık oluşturur.

Kurumsal hesaplarda alınması gereken tedbirler somuttur: hesap paylaşımının kişisel şifrelerle değil yetkilendirme sistemleriyle yapılması, iki adımlı doğrulamanın zorunlu tutulması, ayrılan personelin erişiminin derhâl kapatılması ve erişim kayıtlarının düzenli incelenmesi. Bu tedbirlerin alınmadığı hâllerde ihlal gerçekleştiğinde, veri güvenliği yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediği sonucuna varılır ve idari para cezası ile tazminat sorumluluğu doğar. Kurumsal veri güvenliği yükümlülüklerini işyerinde kişisel verilerin korunması yazımızda, ihlalden doğan tazminat sürecini ise veri ihlalinde tazminat davası rehberimizde ele aldık.

Önleyici tedbirler ve hesap güvenliği

Hukuki yollar zararı gidermeye çalışır; ancak en etkili koruma önlemedir. Temel tedbir, her platformda farklı ve güçlü şifre kullanmaktır; bir sızıntıdan elde edilen şifrenin diğer hesaplarda denenmesi en yaygın ele geçirme yöntemidir. İkincisi iki adımlı doğrulamadır: doğrulama yöntemi olarak kısa mesaj yerine kimlik doğrulama uygulaması ya da fiziksel güvenlik anahtarı tercih edilmelidir, çünkü hat dondurma ve numara taşıma yoluyla kısa mesaj kodları ele geçirilebilir.

Üçüncüsü kurtarma bilgilerinin güncel tutulmasıdır: kurtarma e-postası ve telefonun erişilebilir olması, hesabın geri alınmasında belirleyicidir. Dördüncüsü, hesaba bağlı üçüncü taraf uygulamaların düzenli gözden geçirilmesi ve kullanılmayanların yetkisinin kaldırılmasıdır; verilen geniş yetkiler, şifre bilinmeden de erişim sağlar. Beşincisi, giriş uyarılarının açık tutulması ve oturum listesinin periyodik kontrolüdür. Kurumsal hesaplarda ise kişisel şifre paylaşımı yerine yetkilendirme sistemleri kullanılmalı, personel ayrılışında erişimler aynı gün kapatılmalıdır. Bu tedbirler, ihlal gerçekleştiğinde hukuki süreçte de işe yarar: makul güvenlik önlemlerinin alınmış olması, hem zararı azaltma yükümlülüğünün yerine getirildiğini gösterir hem de kurumsal hesaplarda veri güvenliği yükümlülüğünün ihlal edilmediği savunmasını destekler.

Soruşturma süreci ve mağdurun rolü

Şikâyetin ardından soruşturma savcılık tarafından yürütülür; ancak mağdurun süreçteki etkinliği sonucu belirgin biçimde etkiler. İlk aşamada savcılık, platformdan ve erişim sağlayıcıdan kayıt talep eder. Yurt dışı merkezli platformlarda bu talep uluslararası adli yardım usulüyle işlediğinden zaman alabilir; mağdurun platformun Türkiye temsilcisine doğrudan başvuru yapması ve aldığı cevabı dosyaya sunması süreci hızlandırır.

İkinci aşamada, ödeme yapılmışsa banka kayıtları üzerinden hesap sahibinin tespiti yapılır. Bu, çoğu dosyada faile ulaşmanın en kısa yoludur; çünkü hesap kullandıran kişi genellikle tespit edilebilir durumdadır. Mağdurun bu aşamada yapması gereken, dekont ve alıcı bilgilerini eksiksiz sunmak ve para gönderen tanıdıklarının da şikâyetçi olmasını sağlamaktır. Üçüncü aşamada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilirse, mağdur bu karara karşı süresi içinde itiraz edebilir; itirazda toplanmayan deliller somut olarak gösterilmelidir. Kamu davası açılması hâlinde mağdur, katılan sıfatıyla davaya dâhil olabilir ve dosyaya erişim, delil sunma ve karara karşı kanun yoluna başvurma imkânı elde eder. Ceza dosyasında verilen karar, açılacak tazminat davasında da maddi olgular bakımından güçlü delil oluşturur; bu nedenle iki sürecin birlikte planlanması yerinde olur.

Şikâyet dilekçesi örneği

…………… CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

ŞİKÂYETÇİ: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres, İletişim

ŞÜPHELİ: Kimliği tespit edilemeyen kişi/kişiler

SUÇ: Bilişim sistemine girme, sistemi engelleme ve verileri değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme, haberleşmenin gizliliğini ihlal, dolandırıcılık.

AÇIKLAMALAR

1. …… platformunda …… kullanıcı adıyla kayıtlı hesabım bulunmaktadır. Hesap …… e-posta adresine bağlıdır.

2. ……/……/2026 tarihinde saat ……:…… sıralarında hesabıma erişimimi kaybettim. Aynı gün tarafıma “farklı cihazdan giriş yapıldı” uyarısı gelmiştir. Uyarı e-postası ve giriş kaydı ektedir.

3. Şüpheli, hesabımın şifresini ve kurtarma bilgilerini değiştirerek erişimimi engellemiş; hesabım üzerinden tanıdıklarıma mesaj göndererek …… IBAN numaralı hesaba para göndermelerini istemiştir. Mesaj görüntüleri ektedir.

4. Hesabımda bulunan özel yazışmalar ve fotoğraflar şüphelinin erişimine geçmiştir.

5. …… adlı tanıdığım, şüphelinin talebi üzerine …… TL göndermiştir; dekont ektedir.

6. Şüphelinin tespiti için platformdan giriş kayıtlarının ve IP bilgilerinin, ödeme yapılan hesaba ilişkin bilgilerin ilgili bankadan temin edilmesini talep ediyorum.

HUKUKİ SEBEPLER: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.132, 134, 136, 157-158, 243, 244, 245; 6698 sayılı Kanun; 5651 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Uyarı e-postaları, giriş kayıtları, ekran görüntüleri, banka dekontu, tanık beyanları, platform ve erişim sağlayıcı kayıtları (celbi talep olunur).

SONUÇ VE İSTEM: Şüpheli veya şüphelilerin tespiti ile haklarında kamu davası açılmasını, delillerin gecikmeksizin toplanmasını saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026

Şikâyetçi
Ad Soyad – İmza

Hesap ele geçirildiğinde kontrol listesi

  1. Erişim varsa şifreyi değiştirin, tüm oturumları kapatın, iki adımlı doğrulamayı açın.
  2. Kurtarma e-postası ve telefonun değiştirilip değiştirilmediğini kontrol edin.
  3. Aynı şifreyi kullandığınız diğer tüm hesapları değiştirin.
  4. Ekran görüntülerini tarih ve saat görünecek şekilde alın; silmeyin.
  5. Çevrenizi uyarın; para talebi gelirse ödeme yapılmamasını isteyin.
  6. Gecikmeden savcılığa şikâyette bulunun; kayıtlar süreli saklanır.
  7. Yayımlanan içerik varsa erişimin engellenmesi talebinde bulunun; adresleri tek tek gösterin.
  8. Kurumsal hesapsa veri ihlali bildirimi yükümlülüğünü unutmayın.

Sık sorulan sorular

Hesabımı ele geçiren kişi hangi suçu işlemiş olur?

Öncelikle bilişim sistemine girme (TCK m.243); şifreyi değiştirip erişimi engellemesi hâlinde ayrıca m.244 uygulanır.

Mesajlarımı okuması ayrı suç mu?

Evet. Haberleşmenin gizliliğini ihlal ve kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçları gündeme gelir.

Adıma para istenmişse ne olur?

Bu dolandırıcılıktır; para gönderen kişiler de mağdur sıfatıyla şikâyetçi olabilir ve dekontlar delil oluşturur.

Görüntü yayınlama tehdidiyle para isteniyorsa?

Şantaj suçu oluşur. Ödeme yapılmamalı, yazışmalar saklanmalı ve derhâl şikâyette bulunulmalıdır.

Şüpheliyi nasıl tespit edilir?

Savcılık, platform ve erişim sağlayıcıdan giriş kayıtlarını ve IP bilgilerini ister; ödeme yapılmışsa hesap sahibi bilgisi bankadan temin edilir.

Neden acele etmeliyim?

Platform ve erişim kayıtları belirli süre saklanır; süre dolduğunda silinir ve fail tespiti güçleşir.

Yayımlanan içerik nasıl kaldırılır?

5651 sayılı Kanun kapsamında içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi talep edilir; adresler tek tek gösterilmelidir.

Arama motorundaki sonuçlar için ne yapılabilir?

İlgili bağlantılar bakımından indeksten çıkarma talep edilebilir.

Adıma sahte hesap açılmışsa?

Platforma bildirim, sulh ceza hâkimliğinden erişimin engellenmesi ve savcılığa şikâyet yolları birlikte kullanılır.

Kurumsal hesabımız ele geçirildi; bildirim yapmalı mıyız?

Hesapta kişisel veri bulunuyorsa bu bir veri ihlalidir; en kısa sürede Kurula ve ilgili kişilere bildirim yapılmalıdır.

Tazminat isteyebilir miyim?

Evet. Kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi, somut zarar varsa maddi tazminat talep edilebilir.

Ödeme yapan tanıdığım parasını geri alabilir mi?

Alıcı hesabın tespiti hâlinde iade talebi ve dava yolu işler; bankaya derhâl bildirim yapılması iade ihtimalini artırır.

Kısa mesajla doğrulama güvenli mi?

Hat dondurma ve numara taşıma yoluyla kodlar ele geçirilebildiğinden, kimlik doğrulama uygulaması ya da fiziksel güvenlik anahtarı daha güvenlidir.

Gelir getiren hesabımı kaybettim; kâr kaybı isteyebilir miyim?

Evet. Önceki dönem gelir kayıtları, reklam anlaşmaları ve analiz verileriyle somutlaştırıldığında kâr kaybı talep edilebilir.

Mahrem görüntülerim yayıldı; ne yapmalıyım?

Adresleri tek tek belirleyip sulh ceza hâkimliğinden erişimin engellenmesi isteyin ve aynı anda savcılığa şikâyette bulunun. Faile ödeme yapmayın.

Doğrulama kodunu paylaştım; suçlu ben mi oluyorum?

Hayır, aldatılan taraf sizsiniz. Ancak zararı azaltma ve özen yükümlülüğü bakımından davranışınız sorumluluk paylaşımında tartışılabilir.

İnternet bankacılığımdan para çekildi; banka sorumlu mu?

Bankalar müşteri varlıklarını korumakta objektif özen yükümlülüğü altındadır; sistem güvenliğinden doğan zararlarda kural olarak sorumludur. Mağdurun ağır kusuru sorumluluğu paylaştırabilir.

Aynı şifreyi başka yerde kullanıyorum; ne yapmalıyım?

Tümünü derhâl değiştirin. Zararı azaltma yükümlülüğünüz vardır ve ihmal, doğan ek zararda aleyhe değerlendirilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.132, 134, 136, 157-158, 243-245; 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve 5651 sayılı Kanun hükümlerine dayanır. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk