Sanığın Son Söz Hakkı: Hükümden Önceki O Cümle Neden Bu Kadar Önemli? (CMK 216/3)
23 Temmuz 2026

Sanığın Son Söz Hakkı: Hükümden Önceki O Cümle Neden Bu Kadar Önemli? (CMK 216/3)

Ceza Muhakemesi Kanunu m.216/3 açıktır: hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. Bu söz, delillerin tartışılması tamamlandıktan ve taraflar esas hakkındaki görüşlerini açıkladıktan sonra, mahkeme hükmü kurmadan hemen önce verilir. Müdafiin savunma yapmış olması bu hakkı ortadan kaldırmaz; kanun sözü sanığa verir. Son söz, sanığın hâkime doğrudan hitap ettiği son andır. Pişmanlık, zararın giderilmesi, sabıkasızlık, iş ve aile durumu gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve cezanın belirlenmesinde dikkate alınan kişisel unsurların hâkimin önüne son kez getirilmesini sağlar. Son söz verilmeden kurulan hüküm, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle istinaf ve temyiz aşamasında ileri sürülebilecek bir hukuka aykırılık içerir.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

📌 Ana rehber: Son Söz Sanığındır: Delillerin Tartışılması ve Duruşma Sonu Usulü (CMK 216). Bu sayfa, son söz hakkının kanuni güvencelerini ve bu anın stratejik olarak nasıl kullanılacağını anlatır; duruşma sonu usulünün tamamı ve bozma sonuçları için ana rehbere bakabilirsiniz.

Karar duruşmasına mı hazırlanıyorsunuz?
Son sözünüzü ve taleplerinizi müdafiinizle birlikte planlayın: Hukukçular Evi Ankara.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

⚡ Net Cevap: Son söz, hükümden önce hazır bulunan sanığa verilir (CMK m.216/3); müdafie verilen söz bunun yerine geçmez. Bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel değildir. Sanık duruşmada hazır değilse, örneğin vareste tutulmuşsa veya dava yokluğunda bitirilmişse, son söz verilemez; bu nedenle karar duruşmasına katılmak son söz hakkının ön şartıdır. SEGBİS ile katılan sanık da hazır bulunmuş sayılır ve son söz ona verilir (CMK m.196/4). Suçun hukuki niteliği değişirse önce ek savunma hakkı tanınır (m.226). Son söz, hukuki argümanların tekrarı için değil; pişmanlık, zararın giderilmesi, sabıkasızlık ve kişisel durum gibi HAGB ve erteleme değerlendirmesini etkileyen hususlar ile somut bir talep için kullanılmalıdır.

Kanun Metni ve Duruşma Sonu Sırası: CMK m.215-217

CMK m.216: “(1) Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir. (2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir. (3) Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. Bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez.”

Kanun, duruşmanın son bölümünü belirli bir sıraya bağlamıştır. Her tanığın, bilirkişinin veya suç ortağının dinlenmesinden ve her belgenin okunmasından sonra katılana, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine bunlara karşı bir diyecekleri olup olmadığı sorulur (m.215). Deliller ortaya konulduktan sonra tartışma aşamasına geçilir ve söz sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine verilir; taraflar birbirinin açıklamalarına cevap verebilir (m.216/1-2). En sonunda, hükümden hemen önce söz sanığa verilir (m.216/3). Hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir (m.217/1).

Duruşma sonu aşamalar
AşamaİçerikDayanak
Delillerin ortaya konulmasıTanık, bilirkişi, belge ve diğer delillerCMK m.206 vd.
Her delilden sonra beyanTarafların delile karşı diyecekleri sorulurCMK m.215
Delillerin tartışılmasıSırasıyla katılan, savcı, sanık ve müdafiCMK m.216/1
Cevap hakkıTaraflar karşılıklı açıklamalara cevap verebilirCMK m.216/2
Son sözHükümden önce hazır bulunan sanığaCMK m.216/3
HükümTartışılmış delillere dayanılarak kurulurCMK m.217/1

Uygulamada tartışma aşamasında savcının esas hakkındaki mütalaasını açıklaması, ardından sanık ve müdafiinin esas hakkındaki savunmasını yapması ve en sonunda sanığa son söz verilmesi olağan sıradır. Duruşma sonu usulünün ayrıntıları için son söz sanığındır: duruşma sonu usulü rehberine bakabilirsiniz.

Son Söz Kime ve Ne Zaman Verilir?

Son söz hakkının kuralları
KonuKuralDayanak
KimeHazır bulunan sanığaCMK m.216/3
Ne zamanDelillerin tartışılmasından sonra, hükümden hemen önceCMK m.216/3
Müdafi konuşmuşsaSanığa ayrıca verilir; müdafiin savunması bunun yerine geçmezCMK m.216/3
Zorunlu müdafi yoksaSon söz aşamasında zorunlu müdafiin bulunmaması hükmün açıklanmasına engel değildirCMK m.216/3
Sanık konuşmak istemezseBu durum tutanağa geçirilirUygulama
SEGBİS ile katılan sanıkDuruşmaya katılmış sayılır; son söz ona da verilirCMK m.196/4
Sanık hazır değilseKanunda öngörülen hâllerde dava yokluğunda bitirilebilir; son söz verilemezCMK m.193-196
Suçun niteliği değişirseÖnce ek savunma hakkı tanınır, ardından son söz verilirCMK m.226

Tablonun üçüncü satırı uygulamada en sık hataya konu olan noktadır. Kanun son sözü “sanığa” verir. Müdafi hukuki savunmayı yapar; sanık ise kendi sözünü söyler. Bu nedenle mahkemenin yalnızca müdafie söz verip sanığa son sözünü sormadan hüküm kurması, kanunun açık emrine aykırıdır. Dördüncü satırdaki kural ise 2017 yılında kanun hükmünde kararnameyle getirilmiş ve 7078 sayılı Kanunla aynen kabul edilmiştir: zorunlu müdafiliğin bulunduğu dosyalarda bile son söz aşamasında müdafiin hazır olmaması hükmün açıklanmasını engellemez. Müdafilik ve zorunlu müdafilik için müdafi ve zorunlu müdafilik rehberine bakabilirsiniz.

Sanık Hazır Değilse: Vareste, Yokluğunda Duruşma ve SEGBİS

Son söz “hazır bulunan” sanığa verilir. Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz ve geçerli nedeni olmadan gelmeyen sanığın zorla getirilmesine karar verilir (CMK m.193/1). Ancak toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir (m.193/2). Mahkemece sorgusu yapılmış sanık veya yetkili kıldığı müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir (m.196/1).

Bu hâllerde sanık karar duruşmasında hazır olmadığı için son söz hakkını kullanamaz. Duruşmadan vareste tutulan sanığın, karar duruşmasına kendi isteğiyle katılması ise mümkündür ve son söz hakkını kullanabilmesinin tek yoludur. Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda yurt içinde bulunan sanığın ses ve görüntü aktarımıyla duruşmaya katılmasına karar verilebilir (m.196/4); bu şekilde katılan sanık duruşmada hazır bulunmuş sayıldığından son söz ona da verilir. Vareste tutulma için duruşmadan vareste tutulma, SEGBİS için duruşmaya SEGBİS ile katılmak, duruşmaya katılmamanın sonuçları için duruşmaya katılmazsam ne olur rehberlerine bakabilirsiniz.

Karar duruşmasına katılamayacak durumda mısınız?
Vareste, SEGBİS ve son söz seçeneklerini birlikte değerlendirelim: 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Ek Savunma ve Son Söz: CMK m.226

Yargılama sırasında suçun hukuki niteliğinin değiştiği anlaşılabilir; örneğin basit yaralamadan yargılanan sanığın eyleminin nitelikli yaralama olarak değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Bu durumda sanık, suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede gösterilen kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez (CMK m.226/1). Cezanın artırılmasını veya güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektiren hâller ilk defa duruşmada ortaya çıktığında da aynı kural geçerlidir (m.226/2) ve istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir (m.226/3).

14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanunla değiştirilen m.226/4 uyarınca bu bildirimler sanığa ve varsa müdafie yapılır; sanığın dosyadaki son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde müdafie yapılan bildirim yeterli kabul edilir. Ek savunma hakkı, son söz hakkının yerine geçmez; ek savunmadan sonra hüküm kurulmadan önce son söz yeniden sanığa verilmelidir. Önceki ifadelerle yeni savunma arasındaki farkların nasıl değerlendirildiği için sanığın savunmasını değiştirmesi rehberine bakabilirsiniz.

Son Söz Neden Bu Kadar Önemli?

Son sözün önemi, mahkemenin hükümde değerlendirmek zorunda olduğu kişisel unsurlarla doğrudan bağlantılıdır. Hâkim, temel cezayı belirlerken failin kastı, amacı ve saiki gibi unsurların yanında takdiri indirim bakımından failin geçmişini, sosyal ilişkilerini, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışlarını veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerini göz önünde bulundurabilir (TCK m.62/2). 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanunla eklenen cümle ise önemli bir sınır getirir: failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz ve takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir. Bu nedenle son sözde samimi olmayan, yalnızca mahkemeyi etkilemeye yönelik bir tutum, takdiri indirim sağlamaz; buna karşılık zararın giderilmesi gibi somut ve belgeye dayalı pişmanlık davranışları değerlendirmeye girer. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ise mahkemenin, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varması ve zararın tamamen giderilmesi aranır (CMK m.231/6-b ve c). Kanunun doğrudan “duruşmadaki tutum ve davranışlar” ifadesini kullanması, son sözün HAGB değerlendirmesindeki ağırlığını açıkça gösterir. Cezanın ertelenmesinde de benzer bir kanaat aranır (TCK m.51/1).

Son sözde dile getirilebilecek hususlar ve hukuki karşılıkları
HususNe zaman anlamlı?İlgili hüküm
Suçsuzluk beyanıSavunma baştan beri bu yöndeyseTutarlılık; CMK m.217
PişmanlıkFiilin kabul edildiği ve somut davranışlarla desteklendiği dosyalardaTCK m.62/2 (pişmanlığı gösteren davranışlar)
Zararın giderilmesiÖdeme yapıldıysaCMK m.231/6-c; etkin pişmanlık hükümleri
SabıkasızlıkAdli sicil kaydı yoksaCMK m.231/6-a; TCK m.51/1
İş, eğitim ve aile durumuSomut ve belgeliyseTCK m.62/2 (sosyal ilişkiler, geleceğe etki)
Yargılama sürecindeki tutumDuruşmalara katılım, çağrılara uyumCMK m.231/6-b (duruşmadaki tutum ve davranışlar)
HAGB veya erteleme talebiKoşullar varsaCMK m.231; TCK m.51

Tablodaki unsurlar dosyada çoğu zaman dağınık hâlde bulunur: sabıkasızlık adli sicil kaydında, zararın giderilmesi bir dekontta, iş durumu bir belgede, yargılama sürecindeki tutum duruşma tutanaklarında. Son söz, bu unsurların hükümden hemen önce hâkimin önünde bir araya getirilmesini sağlar. Müdafii bunları hukuki savunmasında sistematik olarak sunar; sanık ise kendi ağzından kısa ve samimi bir biçimde teyit eder. HAGB ve erteleme için HAGB ve erteleme ile HAGB farkı rehberlerine bakabilirsiniz.

Son Söz Nasıl Kullanılmalı?

Son sözde etkili ve etkisiz yaklaşımlar
YaklaşımEtkiliEtkisiz
İçerikKişisel durum, sonuçlar, varsa pişmanlıkHukuki argümanların tekrarı
UzunlukKısa ve netUzun ve dağınık anlatım
TonSaygılı ve sakinSuçlayıcı veya öfkeli
Mağdura yaklaşımZararın giderildiğinin belirtilmesiMağduru suçlamak
Aile durumuBakmakla yükümlü olunanların belirtilmesiAbartılı anlatım
SağlıkBelgeye dayalıBelgesiz iddia
TalepSomut talep: beraat, HAGB, erteleme, seçenek yaptırımTalepsiz konuşma

Son söz, hukuki tartışmanın yeniden yapıldığı yer değildir; hukuki argümanlar müdafi tarafından esas hakkındaki savunmada ortaya konulur. Sanığın son sözünde hukuki argümanları tekrarlaması veya karşı tarafı suçlaması, çoğu zaman beklenenin tersine etki yapar. En etkili son söz kısa, sakin ve somut bir taleple biten konuşmadır. Suçsuzluk savunması yapan sanığın ise son sözde savunmasıyla çelişen bir pişmanlık beyanında bulunmaması, tutarlılık bakımından önemlidir.

Somut talep, hâkimin sanıktan ne beklediğini açıkça görmesini sağlar. Suçsuzluk savunmasında beraat; fiilin kabul edildiği ve koşulların bulunduğu dosyalarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi talep edilebilir. HAGB talep eden sanığın, bu kurumun beş yıllık denetim süresi ve yükümlülükleri hakkında önceden bilgilendirilmiş olması da gerekir. 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla değiştirilen CMK m.231/7 uyarınca, açıklanması geri bırakılan hükümde mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez; bu nedenle HAGB ile erteleme veya adli para cezasına çevirme taleplerinin sırası ve önceliği müdafiyle birlikte belirlenmelidir.

Son Söz Örnekleri

Aşağıdaki örnekler, farklı savunma çizgilerinde son sözün nasıl kısa ve somut kurulabileceğini göstermek içindir. Her dosyanın koşulları farklıdır; son söz mutlaka müdafiyle birlikte ve dosyadaki belgelere uygun biçimde hazırlanmalıdır.

Savunma çizgisine göre son söz örnekleri
Savunma çizgisiÖrnek son sözTalep
Suçlamayı kabul etmeyen sanıkOlay günü söylediklerimin ve müdafiimin açıkladığı hususların arkasındayım. Bu suçu işlemedim. Beraatimi talep ediyorum.Beraat
Fiili kabul eden, zararı gideren sanıkYaptığım hatanın farkındayım. Mağdurun zararını … tarihinde tamamen ödedim, belgesi dosyada. Daha önce hiçbir suça karışmadım, düzenli işimde çalışıyorum. Hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ediyorum.HAGB
Kısmen kabul eden sanıkOlayın bir kısmını baştan beri kabul ettim; diğer kısmıyla bir ilgim olmadığını söyledim ve bu sözümün arkasındayım. Kabul ettiğim kısım için mağdurla görüştüm ve zararını karşıladım. Lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum.Kısmi beraat, lehe hükümler
Konuşmak istemeyen sanıkMüdafiimin savunmasına katılıyorum, ekleyeceğim bir şey yok.Müdafiin talepleri

Örneklerin ortak özelliği kısalık, tutarlılık ve somut taleptir. Suçlamayı kabul etmeyen sanığın son sözünde pişmanlık beyanı savunmasıyla çelişir; fiili kabul eden sanığın ise zararın giderildiğini ve kişisel durumunu somut olarak belirtmesi, TCK m.62/2 ve CMK m.231/6 bakımından değerlendirilecek unsurları hâkimin önüne getirir. Konuşmak istemeyen sanığın müdafiin savunmasına katıldığını belirtmesi de hakkın kullanıldığını tutanağa geçirir.

Birden Fazla Sanık, Çocuk Sanık ve Katılanın Durumu

Birden fazla sanığın bulunduğu dosyalarda son söz, hazır bulunan her sanığa ayrı ayrı verilir; kanun son söz hakkını tek tek sanıklara tanımıştır. Sanıklardan birinin son sözü, diğerinin son sözünün yerine geçmez. Çocuk sanıkların yargılandığı dosyalarda tartışma aşamasında söz kanuni temsilciye de verilir (CMK m.216/1); ancak hükümden önceki son söz sanığın kendisine aittir.

Katılan ve vekili, delillerin tartışılması aşamasında sırası geldiğinde söz alır ve sanığın açıklamalarına cevap verebilir (CMK m.216/1-2). Ancak kanun hükümden önceki son sözü yalnızca sanığa tanımıştır; katılanın veya Cumhuriyet savcısının son sözden sonra yeniden söz alması, son söz hakkının anlamını ortadan kaldırır. Son sözden sonra taraflardan birine yeniden söz verilmişse, hüküm kurulmadan önce son söz yeniden sanığa verilmelidir.

Mütalaaya Karşı Savunma ve Cevap Hakkı

Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaası, sanığın son sözünden önce açıklanır ve savunmanın buna cevap vermesi gerekir. CMK m.216/2, sanık ve müdafiinin Cumhuriyet savcısının ve katılanın açıklamalarına cevap verebileceğini açıkça düzenler. Mütalaada suçun iddianamedekinden farklı bir nitelendirmesi veya cezanın artırılmasını gerektiren bir hâl ileri sürülmüşse, bu durum CMK m.226 kapsamında ek savunma hakkını gündeme getirir ve sanık istemde bulunursa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.

Uygulamada mütalaanın karar duruşmasında açıklanması ve savunmanın hemen ardından yapılması beklenir. Mütalaa beklenmedik bir değerlendirme içeriyorsa, savunmanın bu değerlendirmeye karşı hazırlanması için süre istenmesi, son sözün de daha bilinçli kullanılmasını sağlar. Tutuklu sanıkların dosyalarında ise karar duruşmasının sanığın hazır bulunmasıyla veya ses ve görüntü aktarımıyla yapılması, son söz hakkının kullanılabilmesi için önemlidir.

Son Söz Verilmemişse: Kanun Yolunda İleri Sürülmesi

Son sözün verilmemesi, kanunun emredici bir hükmüne aykırılıktır ve savunma hakkını doğrudan etkiler. Anayasa m.36 herkesin iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğunu güvence altına alır. CMK m.289/1-h, hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olmasını hukuka kesin aykırılık hâlleri arasında sayar. Son söz hakkının kullandırılmaması, istinaf ve temyiz aşamasında bu çerçevede ileri sürülmesi gereken bir usul aykırılığıdır.

Son söz verilmemişse izlenecek yol
AdımİçerikDayanak
Tutanak kontrolüSon sözün verilip verilmediği ve sanığın ne söylediği tutanakta yer almalıCMK m.216/3
İstinaf başvurusuGerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içindeCMK m.273/1
İstinaf dilekçesinde göstermeSon sözün verilmediği, tutanak ve tarih belirtilerek açıkça yazılmalıCMK m.272 vd.
Temyiz başvurusuTemyiz edilebilir kararlarda gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içindeCMK m.291/1
Hukuka kesin aykırılıkSavunma hakkının sınırlandırılmasıCMK m.289/1-h

Tutanak bu aşamada belirleyici belgedir. Tutanakta son sözün sorulduğu ve sanığın ne söylediği ya da konuşmak istemediği yer almıyorsa, hakkın kullandırılıp kullandırılmadığı tartışmalı hâle gelir. Bu nedenle tutanağın duruşmadan sonra incelenmesi ve eksiklik varsa düzeltilmesinin istenmesi önemlidir. Tutanakta beyanların yanlış veya eksik yazıldığı durumlar için duruşma tutanağında beyan yanlış yazıldıysa rehberine, kanun yolu başvuruları için istinaf ve temyiz rehberlerine bakabilirsiniz. İstinaf mahkemesinin duruşma açması hâlinde süreç için istinafta duruşma rehberine bakabilirsiniz.

Esas Hakkındaki Savunma ile Son Söz Arasındaki Fark

Uygulamada sık karıştırılan iki kavram, esas hakkındaki savunma ile son sözdür. Esas hakkındaki savunma, delillerin tartışılması aşamasında (CMK m.216/1) sanık ve müdafiin mütalaaya karşı yaptığı, dosyadaki delillerin değerlendirildiği ve hukuki taleplerin gerekçelendirildiği savunmadır. Bu savunmada müdafi; delillerin yeterliliğini, suçun unsurlarını, hukuka aykırı delilleri ve lehe hükümleri ayrıntılı biçimde tartışır. Son söz ise bu tartışmanın tamamlanmasından sonra, hükümden hemen önce sanığa tanınan ayrı bir haktır (m.216/3).

Esas hakkındaki savunma ve son söz
ÖlçütEsas hakkındaki savunmaSon söz
DayanakCMK m.216/1-2CMK m.216/3
Kim kullanır?Sanık ve müdafiiHazır bulunan sanık
İçerikDelillerin ve hukuki meselelerin tartışılmasıKişisel ve kısa beyan, somut talep
ZamanlamaMütalaadan sonraHükümden hemen önce
Müdafi yoksaSanık kendisi savunma yaparDeğişmez; son söz sanığındır

Bu ayrım, son sözün neden kısa tutulması gerektiğini de açıklar. Hukuki tartışma esas hakkındaki savunmada yapılmıştır; son sözde aynı argümanların tekrarı hâkime yeni bir şey söylemez. Buna karşılık sanığın kendi ağzından söylediği kısa ve samimi birkaç cümle, özellikle HAGB ve takdiri indirim değerlendirmesinde müdafiin savunmasını tamamlayan bir işlev görür.

Hükümden Sonra: Gerekçeli Karar ve Kanun Yolu Süresi

Son sözün ardından mahkeme hükmü açıklar. Hükmün gerekçesi tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç on beş gün içinde dava dosyasına konulur (CMK m.232/3). İstinaf başvurusu, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m.273/1). Bu nedenle son söz hakkının kullandırılmadığı veya son sözde ileri sürülen taleplerin gerekçeli kararda karşılanmadığı durumlar, gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra iki haftalık süre içinde istinaf dilekçesinde ileri sürülmelidir.

Gerekçeli Kararda Savunmanın Karşılanması

Son sözün ve savunmanın hükme etkisi, gerekçeli kararda da görünür olmalıdır. CMK m.230/1-a, mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin gösterilmesini zorunlu kılar; aynı fıkranın (c) bendi, cezanın TCK m.61 ve m.62’de belirlenen sıra ve esaslara göre belirlenmesini, (d) bendi ise erteleme, seçenek yaptırım veya güvenlik tedbirlerine ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gösterilmesini arar. Hükmün gerekçe içermemesi CMK m.289/1-g uyarınca hukuka kesin aykırılıktır.

Bu nedenle son sözde HAGB, erteleme veya seçenek yaptırım talep eden sanığın talebi, gerekçeli kararda karşılanmalıdır. Talebin gerekçesiz reddedilmesi, kanun yolunda ayrıca ileri sürülebilecek bir aykırılıktır. Son sözün somut bir taleple bitirilmesinin önemi burada da ortaya çıkar: açıkça ifade edilmiş ve tutanağa geçmiş bir talep, gerekçeli kararda karşılanmak zorundadır.

Karar Duruşmasına Hazırlık: Adım Adım

  1. Duruşmaya katılın. Vareste tutulmuş olsanız bile karar duruşmasına katılmak son söz hakkını kullanmanızın ön şartıdır; katılamayacaksanız SEGBİS talebini değerlendirin.
  2. Belgelerinizi hazırlayın. Adli sicil kaydı, zararın giderildiğine ilişkin dekont, iş ve sağlık belgeleri dosyada yoksa müdafiiniz aracılığıyla sunulmalıdır.
  3. Müdafiinizle son sözünüzü planlayın. Hukuki argümanları müdafiinize bırakın; kendi sözünüzü kısa ve somut tutun.
  4. Talebinizi netleştirin. Beraat, HAGB, erteleme veya seçenek yaptırım; HAGB istiyorsanız denetim süresi ve yükümlülükleri önceden öğrenin.
  5. Sakin kalın. Mütalaa veya katılanın beyanları sizi öfkelendirse bile son sözünüzü suçlama için kullanmayın.
  6. Tutanağı kontrol edin. Son sözünüzün tutanağa doğru geçirildiğinden emin olun.

⚠️ Son söz yeni delil sunma yeri değildir: Sunulmak istenen belge ve deliller, delillerin ortaya konulması aşamasında dosyaya girmelidir; hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir (CMK m.217/1). Son söz aşamasında ilk kez ileri sürülen bir olgunun değerlendirilmesi için duruşmanın yeniden açılması gerekebilir. İlk duruşmaya hazırlık için iddianame kabul edildi, ilk duruşmaya hazırlık rehberine bakabilirsiniz.

Karar duruşmanıza hazırlık için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. Görüşmeye iddianame, mütalaa ve lehinize belgelerle gelmeniz yeterlidir.

İstinaf Dilekçesinden Örnek Bölüm: Son Söz Verilmemesi

Aşağıdaki metin, son söz verilmeden hüküm kurulan bir dosyada istinaf dilekçesinin ilgili bölümüne örnektir. Dilekçenin diğer bölümleri dosyanın esasına göre ayrıca yazılmalıdır.

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİNE Gönderilmek Üzere ANKARA … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNEDOSYA NO: 20…/… Esas, 20…/… Karar İSTİNAF EDEN (SANIK): Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) MÜDAFİİ: Av. … KONU: … tarihli hükme karşı istinaf nedenlerimizin sunulmasıdır.İSTİNAF NEDENLERİ1- CMK m.216/3 bakımından: … tarihli karar duruşmasında Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaası alınmış, ardından müvekkilin müdafii olarak esas hakkındaki savunmamız dinlenmiş ve mahkeme bu aşamadan sonra doğrudan hükmü açıklamıştır. Duruşma tutanağında, duruşmada hazır bulunan müvekkile hükümden önce son sözünün sorulduğuna ilişkin herhangi bir kayıt yer almamaktadır. Kanun son sözü açıkça sanığa tanımaktadır; müdafiin esas hakkındaki savunmasını yapmış olması bu hakkın yerine geçmez.2- CMK m.289/1-h ve Anayasa m.36 bakımından: Müvekkil, son sözünde … tarihinde mağdurun zararını tamamen giderdiğini ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep edeceğini beyan edecekti. Son söz hakkının kullandırılmaması, hüküm için önemli olan hususlarda savunma hakkını kısıtlamış ve müvekkilin lehine olan bu hususların hâkim önüne getirilmesini engellemiştir.3- CMK m.230/1-a ve d bakımından: Gerekçeli kararda, dosyada mevcut olan zararın giderildiğine ilişkin dekont ve adli sicil kaydının bulunmadığına ilişkin belge değerlendirilmemiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasının dayanağı gösterilmemiştir.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, son söz hakkı kullandırılmadan kurulan hükmün kaldırılarak dosyanın yeniden görülmesine, aksi kanaatte müvekkil hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. … /… /2026Sanık Müdafii Av. …

Sık Yapılan Hatalar

  • Karar duruşmasına gelmemek: Son söz yalnızca hazır bulunan sanığa verilir.
  • Müdafiin konuşmasını yeterli saymak: Son söz sanığındır; ikisi birbirinin yerine geçmez.
  • Son sözde hukuki tartışmaya girmek: Hukuki argümanlar esas hakkındaki savunmanın konusudur.
  • Talepsiz konuşmak: Somut bir talep, gerekçeli kararda karşılanmayı zorunlu kılar.
  • Yeni delili son söze bırakmak: Deliller tartışılmış olmalıdır (CMK m.217/1).
  • Tutanağı kontrol etmemek: Son söz kaydı yoksa kanun yolunda ispat güçleşir.

Sık Sorulan Sorular

Sanığın son söz hakkı nedir?

Hükümden önce son sözün hazır bulunan sanığa verilmesidir (CMK m.216/3). Bu söz delillerin tartışılmasından sonra ve hüküm kurulmadan hemen önce verilir.

Avukat savunma yaptıysa sanığa ayrıca son söz verilir mi?

Evet. Kanun son sözü sanığa tanır; müdafiin esas hakkındaki savunması bu hakkın yerine geçmez.

Son söz verilmezse ne olur?

Kanunun açık emrine aykırılık ve savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olur. Bu aykırılık istinaf ve temyiz aşamasında ileri sürülmelidir; CMK m.289/1-h savunma hakkının sınırlandırılmasını hukuka kesin aykırılık sayar.

Zorunlu müdafi yokken hüküm açıklanabilir mi?

Evet. Son söz aşamasında zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel değildir (CMK m.216/3).

Duruşmadan vareste tutulan sanığa son söz verilir mi?

Son söz hazır bulunan sanığa verilir; vareste tutulan sanık karar duruşmasına katılırsa son sözünü kullanabilir.

SEGBİS ile katılan sanık son söz hakkını kullanabilir mi?

Evet. Ses ve görüntü aktarımıyla duruşmaya katılan sanık hazır bulunmuş sayılır ve son söz ona da verilir (CMK m.196/4).

Son sözde ne söylemeliyim?

Kısa, sakin ve somut olun: kişisel durumunuz, varsa pişmanlık ve zararın giderildiği, sabıkasızlık gibi hususlar ile beraat, HAGB, erteleme veya seçenek yaptırım gibi somut bir talep.

Son sözde yeni delil sunabilir miyim?

Hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir (CMK m.217/1). Yeni delil, delillerin ortaya konulması aşamasında sunulmalıdır.

Suçun niteliği değişirse son söz yeniden verilir mi?

Önce ek savunma hakkı tanınır (CMK m.226); hüküm kurulmadan önce son söz yeniden sanığa verilmelidir.

Son sözde gösterilen pişmanlık cezayı düşürür mü?

Takdiri indirimde fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığı gösteren davranışlar göz önünde bulundurulabilir; ancak mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışlar indirim nedeni olarak dikkate alınmaz (TCK m.62/2). Zararın giderilmesi gibi somut davranışlar bu nedenle daha belirleyicidir.

Son söz ile esas hakkındaki savunma aynı şey mi?

Hayır. Esas hakkındaki savunma delillerin tartışılması aşamasında sanık ve müdafiin mütalaaya karşı yaptığı savunmadır (CMK m.216/1-2); son söz ise bu tartışmadan sonra hükümden hemen önce yalnızca sanığa tanınan ayrı bir haktır (m.216/3).

Son sözde konuşmak istemezsem ne olur?

Konuşmamak da sanığın tercihidir; bu durumun tutanağa geçirilmesi gerekir.

Duruşmaya gelmezsem mahkeme karar verebilir mi?

Kanunda öngörülen hâllerde dava yokluğunda bitirilebilir (CMK m.193/2); bu durumda son söz hakkı kullanılamaz.

Son sözde HAGB istersem mahkeme cevap vermek zorunda mı?

Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile erteleme ve seçenek yaptırım istemlerinin kabul veya reddine ait dayanaklar gösterilmelidir (CMK m.230/1-a ve d).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Karar duruşması ve kanun yolu hazırlığında müdafilik
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki Anayasa, CMK ve TCK hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk