Avukatların disiplin sorumluluğu 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla baştan yazılmıştır. Değişiklikten önce Avukatlık Kanunu m.134 ve m.135 hangi fiilin hangi cezayı gerektirdiğini göstermiyor, ceza türü büyük ölçüde disiplin kurullarının takdirine bırakılıyordu. Yeni metinde m.135, beş ceza türünün her biri için uygulanacağı hâlleri bent bent saymıştır: uyarma için yirmi bir, kınama için yirmi iki, para cezası için yedi, işten çıkarma için dört ve meslekten çıkarma için bir hâl. Para cezası yirmi bin ila iki yüz bin Türk lirası arasında belirlenir ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. M.136 tekerrürü, m.137 savunma hakkını, m.159 zamanaşımını, m.160 ise kesinleşme ve sicilden silinmeyi düzenler. Bu rehber, beş ceza türünü ve hangi fiilin hangi cezayı gerektirdiğini kanun metni üzerinden tablo hâlinde gösterir; tekerrür ve indirim kurallarını, savunma hakkını, itiraz ve kesinleşme rejimini, sicilden silinmeyi ve ceza yargılamasıyla ilişkiyi anlatır.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Disiplin dosyasında savunma süresi kısadır
Yazılı savunma için en az on gün, disiplin kurulu kararına itiraz için otuz gün vardır. Savunmanın hangi bende karşı kurulacağı sonucu belirler. Telefon: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppYeni Düzenlemenin Çerçevesi: m.134
Disiplin sorumluluğunun genel çerçevesi m.134’tedir. 7571 sayılı Kanunla başlığıyla birlikte değiştirilen hükme göre avukatlara; avukatlık onur ve unvanına, savunma hakkının kutsallığının gerektirdiği saygı ve güvene veya özen ve doğruluk yükümlülüklerine uymayan hâl ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine, ihlalin niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre bu Kanunda yazılı disiplin cezalarından biri verilir.
Madde iki ölçüt koyar: ihlalin niteliği ve eylemin ağırlık derecesi. Ancak bu ölçütler artık tek başına ceza türünü belirlemez; çünkü m.135, her ceza türü için uygulanacağı hâlleri ayrı ayrı saymıştır. Değişiklik, Anayasa Mahkemesinin m.134 ve m.135’i hangi fiilin hangi cezayı gerektirdiğinin gösterilmemiş olması nedeniyle iptal etmesi üzerine yapılmıştır.
Pratik sonuç şudur: disiplin dosyasında artık tartışma iki başlıkta yürür. Birincisi, fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği; ikincisi, fiilin m.135’teki hangi bende girdiği. Savunmanın da şikâyetin de bu iki başlık üzerinden kurulması gerekir.
Beş Ceza Türü
M.135’in ilk cümlesine göre avukatlar hakkında uygulanacak disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarmadır. Her birinin tanımı da maddede verilmiştir.
Avukatlık Kanunu m.135’e göre disiplin cezaları
| Ceza | Tanımı | Kapsam |
|---|---|---|
| Uyarma | Avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında daha dikkatli davranması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesi | Kanunda sayılan yirmi bir hâl |
| Kınama | Avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında kusurlu sayıldığının yazılı olarak bildirilmesi | Kanunda sayılan yirmi iki hâl |
| Para cezası | Yirmi bin Türk lirası ile iki yüz bin Türk lirası arasında belirlenecek bir paranın disiplin soruşturmasını yürüten baroya ödenmesi | Kanunda sayılan yedi hâl |
| İşten çıkarma | Avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetten yasaklanması | Kanunda sayılan dört hâl |
| Meslekten çıkarma | Avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak adın baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılması; ortaklıkta sicilden silinme | Kanunda sayılan bir hâl |
Para cezasının tutarı sabit değildir. M.135/3’ün ikinci cümlesine göre bu cezalar her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır. Cezanın muhatabı da önemlidir: para, şikâyetçiye değil disiplin soruşturmasını yürüten baroya ödenir ve m.162 uyarınca baroya gelir yazılır.
Uyarma Cezasını Gerektiren Hâller
Uyarma, ceza ölçeğinin en hafif basamağıdır ve çoğunlukla mesleğin yürütülmesindeki düzen kurallarına ilişkindir. M.135/1’de sayılan hâllerin başlıcaları şunlardır.
- Mesleki çalışmalarında hukukla ve kanunlarla ilgisiz açıklamalarda bulunmak.
- Bürosunu mesleğin bağımsızlığına ve görevin vakarına uygun biçimde bulundurmamak.
- Yargı görevini yapanlar ile adliye yazı işleri müdürlükleri, icra daireleri veya diğer mercilerdeki görevlilerle ilişkilerinde meslek onur ve vakarına aykırı davranmak.
- Meslektaşlarıyla ilişkilerinde meslek dayanışmasına ve onuruna uymayan davranışlarda bulunmak; meslektaşlarının mesleki tutum ve davranışlarına ilişkin eleştirilerini kamuoyuyla paylaşmak veya herhangi bir meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikte ifadelerde bulunmak.
- İddia ve savunmanın hukuki çerçevesinin dışına çıkarak anlaşmazlığın tarafı olduğu intibaını uyandıracak şekilde davranmak.
- Stajyerin çalışma şeklini ve süresini zorunlu staj eğitim programına uygun belirlememek; stajyerin iyi yetişmesi için gerekli dikkat, özen ve ilgiyi göstermemek.
- Bürosunda ücret karşılığı çalışan avukatlara karşı eşitlik ilkesine veya mesleğin gerektirdiği saygı ve güvene aykırı davranmak, bağımsızlığını gözetmemek ya da iş tanımını ve ücretini mesleğin itibarına ve işin niteliğine göre belirlememek.
- Dosya tutmamak veya dosya saklama yükümlülüğünü ihlal etmek.
- Mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamak.
- Yapılan tahsilatı makul süre içinde icra dosyasına bildirmemek.
- Gerekmediği hâlde ilama bağlı alacağı birden çok kaleme ayırarak icra takibinde bulunmak.
- Büro ve konut adresini veya adres değişikliklerini barosuna bildirmemek.
- Meslektaşının dilekçesini rızası dışında aynen kopyalamak suretiyle kullanmak.
- Duruşmalara Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenmiş cübbeyle çıkmamak veya ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla uzaktan yapılan duruşmalara yargılamanın saygınlığına ve mesleğin onuruna uygun olmayan ortamda katılmak.
- Avukatla temsil edilen karşı tarafla avukatı bulunmaksızın görüşmek veya avukatla temsil edilmeyen karşı tarafla görüşmesi hâlinde müvekkilini bilgilendirmemek.
Maddenin son bendi, nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmayı da uyarma sebebi saymıştır. Bu benzerlik bendi, her ceza türünün sonunda tekrarlanır ve sayımın tüketici olmadığını gösterir.
Kınama Cezasını Gerektiren Hâller
Kınama, müvekkil ilişkisini ve mesleğin itibarını doğrudan ilgilendiren ihlallere ayrılmıştır. M.135/2’de sayılan hâllerin başlıcaları şunlardır.
- Reklam yasağını ihlal etmek.
- Avukatlık görevi veya Türkiye Barolar Birliği ya da baro organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendiği hususları açığa vurmak.
- Kendisinin ve mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe güvenini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak.
- Bürosunu avukatlık mesleğiyle bağdaşmayan iş ve amaçlara tahsis etmek; avukatlıkla birleşmeyen veya mesleğin onuruyla bağdaşması mümkün olmayan işlerle uğraşmak.
- İşin reddi zorunluluğunu veya işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğünü ihlal etmek.
- Zorunlu müdafilik veya adli yardım kapsamındaki görevlerini yerine getirmemek ya da gereken dikkat ve özeni göstermemek.
- Görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm olmak.
- Kamu kurum ve kuruluşlarındaki görevlerinden ayrılmalarından itibaren iki yıl geçmeden ayrıldıkları kurum ve kuruluş aleyhine dava almak veya takipte bulunmak.
- Çekişmeli hakları edinme yasağına aykırı davranmak.
- Baro levhasına yazılı olduğu yer dışında sürekli olarak avukatlık yapmak.
- Kanunun tanıdığı bir hakkın kullanımını bertaraf edecek şekilde davanın veya işin safhaları hakkında müvekkiline bilgi vermemek.
- Takip ettiği işlerde özen yükümlülüğünü ihlal ederek hak kaybına sebebiyet vermek.
- Kanunla belirlenen azami ücretin üzerinde veya avukatlık asgari ücret tarifesinin altında ücret belirlemek veya tahsil etmek ya da iş temin etmek amacıyla yargılama veya icra giderlerini üstlenmek.
- Müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı veya diğer her türlü kıymetleri hapis hakkı sınırlarını aşacak şekilde müvekkiline vermemek.
- Haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçtiği iş için ücret istemek veya peşin aldığı ücreti iade etmemek.
- Üstlendiği işle ilgili masraf aldığı hâlde dava açmamak veya icra takibi başlatmamak ya da açmadığı hâlde aldığı masrafı iade etmemek.
- Mesleğiyle ilgili bir işten dolayı ısrarlı bir şekilde çevrim içi mecralar dâhil olmak üzere kişilerle yazılı, sözlü veya görsel iletişim kurmak veya kurmaya çalışmak.
- Avukata ait hak ve yetkileri veya avukatlık kimliğini hukuka aykırı olarak başkalarına kullandırmak.
Bu listedeki dört bent, paranın ödenmemesi ve masrafın iade edilmemesi başlıklarıyla doğrudan ilgilidir. Bu konudaki bütün yol haritası için avukatım paramı vermiyor rehberimize bakılabilir.
Para Cezasını Gerektiren Hâller
M.135/3’e göre para cezası verilecek hâller yedi bentte sayılmıştır.
Para cezasını gerektiren hâller (m.135/3)
| Bent | Fiil |
|---|---|
| a | Görevini savsaklayarak veya kötüye kullanarak müvekkilinin zararına kendisine veya başkasına menfaat sağlamak |
| b | Şube açmak veya birden fazla büro edinmek ya da şube açmış yahut birden fazla büro edinmiş gibi mesleki faaliyette bulunmak |
| c | Yabancı avukatlık ortaklıklarıyla ilgili bu Kanunda yer alan sınırlamalara uymamak |
| d | Kanunda yasaklanmış derecedeki yakınlarından olan hâkim veya Cumhuriyet savcısının baktığı dava ve işlerde avukatlık yapmak |
| e | M.48’de düzenlenen suçtan dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmak |
| f | Meslektaşına fiilî saldırıda bulunmak |
| g | Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıdaki eylemlere benzer eylemlerde bulunmak |
Beşinci bentteki m.48, avukata çıkar karşılığında iş getirmeyi düzenler: avukat veya iş sahibi tarafından vadolunan ya da verilen bir ücret yahut herhangi bir çıkar karşılığında avukata iş getirmeye aracılık edenler ve aracı kullanan avukatlar altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; bu eylemi yapanlar memur iseler verilecek hapis cezası bir yıldan aşağı olamaz. Bu suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi para cezasını, mahkûmiyet ise işten çıkarma cezasını gerektirir.
İşten Çıkarma ve Meslekten Çıkarma
Ölçeğin en ağır iki basamağı, avukatın mesleki faaliyetini doğrudan durdurur. M.135/4’e göre işten çıkarma, avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetten yasaklanmasıdır. M.135/5’e göre meslekten çıkarma ise avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır; avukatlık ortaklığı bakımından baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmedir.
İşten çıkarma ve meslekten çıkarmayı gerektiren hâller
| Ceza | Bent | Fiil |
|---|---|---|
| İşten çıkarma | a | M.5/1-a’da belirtilen suçlardan dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmak |
| İşten çıkarma | b | M.48’de düzenlenen suçtan mahkûm olmak |
| İşten çıkarma | c | Hâkim, Cumhuriyet savcısı, hakem, arabulucu, uzlaştırmacı, bilirkişi veya başkaca bir resmî sıfatla görev yaptığı bir işte avukatlık yapmak |
| İşten çıkarma | d | M.155’te belirtilen yasağa aykırı davranmak |
| Meslekten çıkarma | a | M.5/1-a’da belirtilen suçlardan veya m.56’da düzenlenen suçtan mahkûm olmak |
M.5/1-a, avukatlığa kabulde engel oluşturan suçları sayar: Türk Ceza Kanunu m.53’teki süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak.
M.56/3’teki suç ise aslına aykırı örnek onaylamadır: aslı olmayan vekâletname veya diğer kâğıt ve belgelerin örneğini onaylayan yahut aslına aykırı örnek veren avukat, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçtan mahkûmiyet, meslekten çıkarma cezasını gerektirir.
M.155’teki yasak da işten çıkarma sebebidir: işten yasaklanmış olanlar bu tarihten itibaren avukatlığa ait yetkileri hiçbir şekilde kullanamaz; bu hüküm avukatın eşi ile reşit olmayan çocuklarına ait işlerde uygulanmaz. Maddenin ikinci fıkrası 7571 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. İşten yasaklanma ile disiplin cezası arasındaki fark için avukat gözaltına alınabilir mi, tutuklanabilir mi yazımızdaki karşılaştırma tablosuna bakılabilir.
Tekerrür ve İndirim: m.136
M.136, 7571 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve hem ağırlaştırma hem hafifletme kurallarını birlikte düzenlemiştir. Hükme göre hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen avukatın, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işlemesi hâlinde, bu fiil için kanunda öngörülen disiplin cezasının bir derece ağır olanı uygulanır.
Maddenin ilk fıkrasında bir de özel sınır vardır: ilk defa verilen uyarma cezasının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde işten çıkarma cezası gerektiren bir fiilin işlenmesi hâlinde, meslekten çıkarma cezası yerine işten çıkarma cezasının üst haddi uygulanır. Böylece hafif bir ilk cezanın, ikinci fiilde doğrudan meslekten çıkarmaya yol açması engellenmiştir.
İkinci fıkra daha ağır bir sonuç öngörür: bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılır.
Üçüncü fıkra ise indirim imkânı tanır: meslekten çıkarma cezasını gerektiren hâller hariç olmak üzere, ilk defa disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işleyen avukata verilecek disiplin cezasından bir derece hafif olanı uygulanabilir. Hakkında verilen bir disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçenler bakımından da bu hüküm geçerlidir.
m.136’daki tekerrür ve indirim kuralları
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Kesinleşen cezadan sonra beş yıl içinde yeni fiil | Kanunda öngörülen cezanın bir derece ağırı uygulanır |
| İlk uyarma cezasından sonra beş yıl içinde işten çıkarmayı gerektiren fiil | Meslekten çıkarma yerine işten çıkarmanın üst haddi uygulanır |
| İşten çıkarma cezasından sonra beş yıl içinde en az kınamayı gerektiren fiil | Meslekten çıkarılır |
| İlk defa disiplin cezası gerektiren fiil | Bir derece hafif ceza uygulanabilir (meslekten çıkarma hâlleri hariç) |
| Önceki cezanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçmiş olması | İndirim hükmü yeniden uygulanabilir |
Savunma Hakkı ve Usul
M.137 savunma hakkını güvence altına alır: avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunludur. Bu usule uyulmadan verilen ceza, idari yargıda açılacak davada iptal sebebi oluşturur.
Disiplin kovuşturması m.141 uyarınca baro yönetim kurulunun kararıyla açılır; yönetim kurulu, ihbar, şikâyet veya istek tarihinden itibaren en çok bir yıl içinde karar vermek zorundadır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı m.142 uyarınca on beş gün içinde Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kuruluna itiraz edilebilir. M.144’e göre disiplin kurulu incelemesini kural olarak evrak üzerinde yapar; avukatın isteği veya kurulca gerek görülmesi hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılır ve duruşma gizli olur.
Savunmanın kurulmasında dikkat edilecek nokta, artık bent bazında ilerlemektir. İsnadın m.135’in hangi fıkrasının hangi bendine dayandırıldığı sorulmalı; savunma da o bendin unsurları üzerinden yapılmalıdır. Benzerlik bendine dayanılıyorsa, fiilin sayılan eylemlerle nitelik ve ağırlık bakımından benzer olmadığı ayrıca tartışılmalıdır. Sürecin tamamı için avukat hakkında şikâyet nasıl ve nereye yapılır rehberimize bakılabilir.
İtiraz, Kesinleşme ve Uygulama
M.157’ye göre disiplin kurulu kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilir. Birlik disiplin kurulu disiplin davalarını dosya üzerinde inceler; işten veya meslekten çıkarma cezasına yahut işten yasaklanmaya dair kararların incelenmesi sırasında, ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir.
Kesinleşme rejimi ceza türüne göre ayrılır. Uyarma, kınama ve para cezasına ilişkin kararlar, itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca verilen kararla kesinleşir. İşten çıkarma ve meslekten çıkarma cezalarında ise karar Adalet Bakanlığına gönderilir; Bakanlığa ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Bakanlık uygun bulmadığı kararları gerekçesiyle birlikte bir daha görüşülmek üzere Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir; geri gönderilen kararlar Birlik Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edilirse onaylanmış, aksi hâlde onaylanmamış sayılır.
M.160/1’e göre disiplin cezalarına ait kararlar kesinleşmedikçe uygulanamaz. Kesinleşen kararlar idari işlem niteliğinde olduğundan, tebliğden itibaren altmış gün içinde idari yargıda iptal davasına konu edilebilir. Sürelerin hesabı için idari davalarda sürelerin hesaplanması ve hukuki süre hesaplama aracı sayfalarımız kullanılabilir.
Zamanaşımı ve Sicilden Silinme
Disiplin sorumluluğu süresiz değildir. M.159’a göre disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmişse kovuşturma yapılamaz; yönetim kurulunca işe el konulmuşsa bu süre işlemez. Eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmişse disiplin cezası verilemez. Eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuşsa, bu süreler yerine o zamanaşımı süresi uygulanır.
7571 sayılı Kanunla maddeye iki ekleme yapılmıştır. Disiplin kurulu tarafından ceza kovuşturmasının sonucunun beklenmesine karar verilmesi hâlinde, kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Ayrıca disiplin soruşturması veya kovuşturması sonucu tesis edilen idari işleme karşı dava açılması hâlinde zamanaşımı süresi kesilir; mahkemenin iptal kararının ilgili baroya veya Türkiye Barolar Birliğine bildirilmesinden itibaren en geç iki yıl içinde yeniden yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonucuna göre karar verilir ve bu iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez.
Verilen ceza da kalıcı değildir. M.160’ın 7571 sayılı Kanunla değiştirilen ikinci fıkrasına göre meslekten çıkarma cezasından başka bir disiplin cezası verilen avukatlar; uyarma, kınama, para ve işten çıkarma cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak bu cezaların sicillerinden silinmesini isteyebilir. Tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezaları bu hükmün dışındadır. İlgilinin bu süre içinde disiplin cezası almamış olması hâlinde cezanın silinmesine karar verilir ve sicil dosyasındaki disiplin bölümü çıkarılarak yenisi düzenlenir.
Disiplin sürecinde süreler
| İşlem | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Disiplin kovuşturması zamanaşımı | Eylemden itibaren üç yıl | Av.K. m.159 |
| Ceza verme zamanaşımı | Eylemden itibaren dört buçuk yıl | Av.K. m.159 |
| Ceza davası beklenmişse ceza verme yetkisi | Kesinleşen kararın baroya bildiriminden itibaren bir yıl | Av.K. m.159 |
| İptal kararından sonra yeniden karar | Bildirimden itibaren en geç iki yıl | Av.K. m.159 |
| Yönetim kurulunun karar vermesi | Şikâyetten itibaren en çok bir yıl | Av.K. m.141 |
| Yazılı savunma süresi | En az on gün | Av.K. m.137 |
| Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz | On beş gün | Av.K. m.142 |
| Disiplin kurulu kararına itiraz | Otuz gün | Av.K. m.157 |
| Sicilden silinme talebi | Cezanın uygulanmasından itibaren beş yıl | Av.K. m.160 |
| Tekerrür süresi | Cezanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl | Av.K. m.136 |
Eski Düzenlemeden Farkı
7571 sayılı Kanundan önce m.135, ceza türlerini saymakla yetiniyor; hangi fiilin hangi cezayı gerektirdiğini büyük ölçüde disiplin kurullarının takdirine bırakıyordu. Bu yapı, aynı nitelikteki fiillere farklı barolarda farklı cezalar verilmesi sonucunu doğurabiliyordu. Yeni metin, her ceza türünün altına o cezayı gerektiren hâlleri bent bent yazarak bu takdiri daraltmıştır.
Yeni düzenlemenin getirdiği başlıca değişiklikler
| Konu | Yeni düzenleme | Dayanak |
|---|---|---|
| Fiil-ceza eşleşmesi | Her ceza türü için uygulanacağı hâller tek tek sayılmıştır | Av.K. m.135 |
| Para cezasının tutarı | Yirmi bin ila iki yüz bin TL; her yıl yeniden değerleme oranında artırılır | Av.K. m.135/3 |
| İşten çıkarmanın süresi | Üç aydan az, iki yıldan fazla olamaz | Av.K. m.135/4 |
| Ortaklık bakımından ceza | İşten çıkarma ve meslekten çıkarma avukatlık ortaklığına da uygulanır | Av.K. m.135/4-5 |
| Tekerrürde üst sınır | İlk uyarmadan sonra işten çıkarmayı gerektiren fiilde meslekten çıkarma yerine işten çıkarmanın üst haddi | Av.K. m.136/1 |
| İlk fiilde indirim | Bir derece hafif ceza uygulanabilir | Av.K. m.136/3 |
| Ceza davası beklenmişse zamanaşımı | Kararın baroya bildiriminden itibaren bir yıl | Av.K. m.159 |
| İptal kararından sonra | Bildirimden itibaren en geç iki yıl içinde yeniden karar | Av.K. m.159 |
| Sicilden silinme | Beş yıl sonra talep; tekerrürle verilen işten çıkarma hariç | Av.K. m.160/2 |
| Baroya bildirim | Yargılama aşamalarındaki nihai kararlar da bildirilir | Av.K. m.59/4 |
Değişikliğin savunma bakımından sonucu, itirazın artık somut bir bent üzerinden kurulabilmesidir. Fiil sabit olsa dahi, o fiilin iddia edilen bende girmediği ileri sürülebilir; bu durumda daha hafif bir ceza türü gündeme gelir. Benzerlik bendine dayanılan dosyalarda ise nitelik ve ağırlık karşılaştırmasının yapılması gerekir.
Avukatlık Ortaklığı Bakımından Durum
Disiplin cezaları yalnızca gerçek kişi avukatlara değil, avukatlık ortaklığına da uygulanabilir. M.135/4, işten çıkarmayı avukatın veya avukatlık ortaklığının meslekî faaliyetten yasaklanması olarak tanımlar. M.135/5’e göre meslekten çıkarma cezası, avukatlık ortaklığı bakımından baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmedir.
Ortaklık ile ortak büro arasındaki fark burada da önem taşır. M.44/A’ya göre aynı büroda birlikte çalışmanın tüzel kişiliği yoktur ve yapılan iş ticari sayılmaz; m.44/B’ye göre avukatlık ortaklığı ise aynı ilde kurulu barolardan birine kayıtlı birden çok avukatın mesleklerini yürütmek için oluşturdukları tüzel kişiliktir. Disiplin sorumluluğunun muhatabı belirlenirken bu ayrım gözetilir.
Ortaklığa verilen bir cezanın ortakları etkileyip etkilemeyeceği, cezanın türüne ve ortakların fiildeki konumuna göre değerlendirilir. Disiplin sorumluluğu kişiseldir; ortaklığa uygulanan yaptırım ile ortak avukatlar hakkında ayrıca yürütülecek disiplin süreci birbirinden ayrı işler.
Şikâyetçi Bakımından: Hangi Bende Dayanılmalı?
Yeni düzenleme, şikâyetçi için de bir kolaylık getirmiştir. Şikâyet dilekçesinde fiilin m.135’teki hangi bende karşılık geldiğinin gösterilmesi, dosyanın daha isabetli değerlendirilmesini sağlar. Aşağıdaki eşleştirme, en sık karşılaşılan şikâyet konuları içindir.
Şikâyet konusuna göre ilgili bent
| Şikâyet konusu | İlgili bent | Ceza |
|---|---|---|
| Tahsil edilen paranın hapis hakkı sınırını aşacak şekilde verilmemesi | m.135/2-o | Kınama |
| Masraf alındığı hâlde dava açılmaması veya masrafın iade edilmemesi | m.135/2-r | Kınama |
| Özen yükümlülüğü ihlal edilerek hak kaybına sebebiyet verilmesi | m.135/2-m | Kınama |
| Dosyanın safhaları hakkında bilgi verilmemesi | m.135/2-l | Kınama |
| İşi sonuna kadar takip yükümlülüğünün ihlali | m.135/2-f | Kınama |
| Tarife altında veya azami sınır üstünde ücret alınması | m.135/2-n | Kınama |
| Peşin alınan ücretin iade edilmemesi | m.135/2-p | Kınama |
| Israrlı iletişim kurulması | m.135/2-s | Kınama |
| Müvekkilin zararına menfaat sağlanması | m.135/3-a | Para cezası |
| Tahsilatın icra dosyasına bildirilmemesi | m.135/1-r | Uyarma |
| Mazeretsiz olarak duruşmaya katılmama | m.135/1-o | Uyarma |
| Dosya tutmama veya saklama yükümlülüğünün ihlali | m.135/1-l | Uyarma |
Şikâyet dilekçesinin nasıl hazırlanacağı, hangi belgelerin ekleneceği ve baro aşamasındaki süreler için avukat hakkında şikâyet nasıl ve nereye yapılır rehberimize bakılabilir.
Ceza Yargılamasıyla İlişki
M.135’teki bentlerin bir bölümü, doğrudan bir ceza mahkemesi kararına bağlanmıştır: görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kınama, m.48’deki suçtan mahkûmiyet işten çıkarma, m.5/1-a’daki suçlardan veya m.56’daki suçtan mahkûmiyet meslekten çıkarma sebebidir. Bu nedenle ceza dosyasının sonucu disiplin dosyasında doğrudan sonuç doğurur.
İki sürecin ilişkisi m.140’ta kurulmuştur. Ceza kovuşturması, disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmaz; ancak aynı eylemden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmışsa disiplin kovuşturması davanın sonuna kadar bekletilir. Eylemin işlenmemiş veya sanık tarafından yapılmamış olması sebebiyle verilen beraat dışında, beraatle sonuçlanan davanın konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, eylemin ceza hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirmesine bağlıdır. Mahkûmiyetle sonuçlanan davalarda ise baro yönetim kurulları ayrıca disiplin kovuşturması açmak zorundadır.
Bildirim yükümlülüğü de 7571 sayılı Kanunla genişletilmiştir. M.59/4’ün değişik cümlesine göre haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmalarının suç yeri ağır ceza mahkemesinde yapılacağı durumu ve yargılama aşamalarında verilen nihai kararlar, avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir. Ceza sorumluluğunun unsurları için avukatın görevi kötüye kullanması (Av.K. m.62, TCK m.257), izin usulü için avukatlar hakkında soruşturma usulü yazılarımıza bakılabilir.
Disiplin Cezasının Mesleğe ve Sicile Etkisi
Disiplin cezasının sonucu, cezanın türüne göre değişir. Uyarma ve kınama sicile işlenir ancak faaliyeti durdurmaz. Para cezası mali bir yük doğurur ve m.162 uyarınca İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesine ilişkin hükümlerine göre tahsil edilir. İşten çıkarma, üç ay ile iki yıl arasında faaliyeti tamamen durdurur. Meslekten çıkarma ise ruhsatnamenin geri alınması ve unvanın kaldırılması sonucunu doğurur.
Sicile işlenen cezanın ileride yeniden mesleğe kabulde etkisi de vardır. M.5/1-b’ye göre kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda hâkim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak, avukatlık mesleğine kabul isteminin reddi sebebidir. Bu nedenle meslekten çıkarma cezası, yalnızca mevcut faaliyeti sona erdirmekle kalmaz, yeniden kabul talebini de etkiler.
Faaliyetin durduğu dönemde dosyaların akıbeti de düzenlenmiştir. M.42’ye göre bir avukatın meslekten yahut işten çıkarılması veya işten yasaklanması hâllerinde, kayıtlı olduğu baro başkanı, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartıyla işleri geçici olarak takip etmek için kendi barosuna kayıtlı bir avukatı görevlendirir ve dosyaları devreder. Bu işlere ait kanuni süreler devir ve teslime kadar işlemez; şu kadar ki bu süre üç ayı geçemez.
Kesinleşen Cezaya Karşı İdari Dava
Disiplin süreci baro ve Türkiye Barolar Birliği aşamalarıyla sınırlı değildir. Kesinleşen disiplin kararları idari işlem niteliğinde olduğundan, idari yargı denetimine açıktır. Dava, kararın tebliğinden itibaren 2577 sayılı Kanun m.7’deki altmış günlük süre içinde açılır. Uygulamada Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararlarına karşı açılan davalar Ankara idare mahkemelerinde görülmekte ve verilen iptal kararları üzerine dosya Birlik Disiplin Kuruluna dönerek yeniden karara bağlanmaktadır.
Dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz; bunun için 2577 sayılı Kanun m.27 uyarınca yürütmenin durdurulması istenmelidir. Talebin kabulü, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. İşten veya meslekten çıkarma cezalarında telafisi güç zarar unsuru, faaliyetin durması ve müvekkil ilişkilerinin sona ermesi üzerinden temellendirilebilir.
İptal davasında en çok ileri sürülen sebepler şunlardır: m.137’deki savunma hakkına uyulmaması, isnadın hangi bende dayandığının gösterilmemesi, m.159’daki zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması, m.136’daki tekerrür kurallarının hatalı uygulanması ve gerekçenin denetlenebilir olmaması. Dava dilekçesinin nasıl kurulacağına ilişkin genel çerçeve için İdare Hukuku Rehberi sayfamıza bakılabilir.
Sık Yapılan Hatalar
- İsnadın m.135’in hangi bendine dayandığının sorulmaması ve savunmanın soyut biçimde yapılması.
- Benzerlik bendine dayanılan dosyalarda, fiilin sayılan eylemlerle nitelik ve ağırlık bakımından benzer olmadığının tartışılmaması.
- Yazılı savunma için tanınan en az on günlük sürenin kullanılmaması.
- Tekerrür değerlendirmesinde önceki cezanın kesinleşme tarihinin değil karar tarihinin esas alınması.
- M.136/3’teki bir derece hafif ceza uygulanması imkânının hiç ileri sürülmemesi.
- Otuz günlük itiraz süresinin kaçırılması.
- Kesinleşen karara karşı altmış günlük idari dava süresinin kaçırılması.
- Para cezasının şikâyetçiye ödeneceğinin sanılması; oysa ceza baroya ödenir ve baroya gelir yazılır.
- Beş yıl geçtiği hâlde sicilden silinme talebinde bulunulmaması.
- Ceza dosyasından beraat çıkmasının disiplin dosyasını kendiliğinden kapattığının sanılması.
Sıkça Sorulan Sorular
Avukatlara hangi disiplin cezaları verilir?
Avukatlık Kanunu m.135’e göre uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarma cezaları verilir. 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla madde yeniden yazılmış ve her ceza türü için uygulanacağı hâller bent bent sayılmıştır.
Para cezası ne kadardır?
M.135/3’e göre para cezası, yirmi bin Türk lirası ile iki yüz bin Türk lirası arasında belirlenecek bir paranın disiplin soruşturmasını yürüten baroya ödenmesidir. Bu tutarlar her yıl, Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.
Para cezası şikâyetçiye mi ödenir?
Hayır. Ceza, disiplin soruşturmasını yürüten baroya ödenir ve m.162 uyarınca baroya gelir yazılır. Uğranılan zararın karşılanması için ayrıca alacak veya tazminat davası açılması gerekir.
İşten çıkarma cezası ne kadar sürer?
M.135/4’e göre işten çıkarma, avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetten yasaklanmasıdır.
Meslekten çıkarma hangi hâlde verilir?
M.135/5’e göre meslekten çıkarma cezası, m.5’in birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan veya m.56’da düzenlenen suçtan mahkûm olunması hâlinde verilir. Ceza, ruhsatnamenin geri alınarak adın baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır.
Tekerrür nasıl uygulanır?
M.136’ya göre hakkında disiplin cezası verilen avukatın, cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde yeni bir fiil işlemesi hâlinde kanunda öngörülen cezanın bir derece ağır olanı uygulanır. Bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, beş yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılır.
İlk defa ceza alan avukata indirim uygulanır mı?
M.136/3’e göre meslekten çıkarmayı gerektiren hâller hariç olmak üzere, ilk defa disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işleyen avukata verilecek cezadan bir derece hafif olanı uygulanabilir. Bir disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçenler bakımından da bu hüküm geçerlidir.
Savunma için ne kadar süre verilir?
M.137’ye göre isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunludur.
Disiplin cezasına nasıl itiraz edilir?
M.157’ye göre disiplin kurulu kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilir. Kesinleşen karara karşı ise tebliğden itibaren altmış gün içinde idari yargıda iptal davası açılabilir.
İşten ve meslekten çıkarma cezası ne zaman kesinleşir?
Bu cezalara ilişkin kararlar Adalet Bakanlığına gönderilir; Bakanlığa ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Uyarma, kınama ve para cezasında Bakanlık onayı aranmaz.
Disiplin cezası sicilden silinir mi?
M.160’ın 7571 sayılı Kanunla değişik ikinci fıkrasına göre meslekten çıkarma dışındaki cezalar, uygulanmalarından itibaren beş yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurularak sicilden silinebilir. Tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezaları bu hükmün dışındadır.
Disiplin cezası ne zaman uygulanmaya başlar?
M.160/1’e göre disiplin cezalarına ait kararlar kesinleşmedikçe uygulanamaz. Buna karşılık meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek bir işten dolayı kovuşturma yapılan avukat, m.153 uyarınca disiplin kurulu kararıyla tedbiren işten yasaklanabilir.
📚 İlgili Rehberler
- 🧭 Ceza Hukuku Rehberi (Hub)Soruşturma, kovuşturma ve sanık hakları
- Avukat Hakkında Şikâyet Nasıl ve Nereye Yapılır?
- Avukatın Görevi Kötüye Kullanması (Av.K. m.62, TCK m.257)
- Avukatım Paramı Vermiyor: Tahsil Edilen Parayı Ödemeyen Avukat
- Avukatlar Hakkında Soruşturma Usulü (Av.K. m.58-61)
- Avukatlık Kanunu m.5 ve Baro Levhası: Mesleğe Kabul Engelleri
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik Ceza Hukuku alanındadır.
Ceza Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Sahte Altın Dolandırıcılığı 2026: TCK m.157-158 Cezası, “Polis/Savcıyım Altınları Teslim Edin” Tuzağı, Kuyumcuya Sahte Bilezik, Aldatma Kabiliyeti, Etkin Pişmanlık ve Suç Duyurusu Dilekçesi
- ▸ Baroya Avukat Şikâyeti Dilekçesi Örneği 2026 ve Disiplin Süreci: Yetkili Baro (m.139), Yönetim Kurulunun Bir Yıllık Karar Süresi (m.141), On Beş Günlük İtiraz (m.142), Savunma Hakkı (m.137), Zamanaşımı (m.159) — Word ve PDF Şablon
- ▸ Kira Gelirlerim Bloke Edildi 2026: Kira Tahsilatında Kaynak İspatı — Banka Üzerinden Tahsil Zorunluluğu (VUK m.257), Konut ve İşyeri Kirasında Beyan ve Stopaj (GVK m.70, m.86, m.94), Depozito (TBK m.342) ve Eşleştirme Tablosu
- ▸ Sınır Ötesi E-Ticaret ve Dijital Hizmet Tahsilatı 2026: Yurt Dışı Pazaryeri, Uygulama Mağazası ve Freelance Gelirinin Türkiye’ye Getirilmesi — GVK mük. m.20/B İstisnasında Münhasır Banka Hesabı Şartı, İstisna Belgesi ve Bir Aylık Bildirim, Hizmet İhracatı, Mikro İhracat ve Kaynak İzahı
Bu konuda hukuki destek almak için