Hukuki Süre Hesaplama Aracı: Dava, İstinaf, İtiraz ve Temyiz Süreleri (2026)
04 Temmuz 2026

Hukuki Süre Hesaplama Aracı: Dava, İstinaf, İtiraz ve Temyiz Süreleri (2026)

Bir dava açma, istinaf, temyiz ya da itiraz süresinin son gününü doğru hesaplamak, hak kaybını önlemenin ilk şartıdır. Aşağıdaki ücretsiz araç; tebliğ tarihini ve süreyi girdiğinizde son günü, hafta sonu ve resmi tatil uzaması ile adli tatil kuralını (20 Temmuz–31 Ağustos) dikkate alarak hesaplar. Aracın altında sürelerin nasıl işlediğini adım adım açıkladık.

⏱️ Hukuki Süre Hesaplayıcı

Tebliğ/karar tarihini ve süreyi girin; son günü hafta sonu, resmi tatil ve adli tatil kurallarına göre hesaplayalım.




Süreniz mi doluyor, emin olmak mı istiyorsunuz?

Dava, istinaf, temyiz veya itiraz sürenizi ve stratejinizi birlikte netleştirelim; bir gün bile hak kaybı yaşamayın. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Örnek hesaplamalar (2026)

Aşağıdaki örnekler yukarıdaki üç kuralın nasıl uygulandığını gösterir:

Tebliğ tarihiSüreHam son günUzama sebebiKesin son gün
10.03.202660 gün (dava)09.05.2026 CmtHafta sonu11.05.2026 Pzt
10.06.202660 gün (dava)09.08.2026 PazAdli tatil → 7 Eylül07.09.2026 Pzt
10.07.202660 gün (dava)08.09.2026 Salı08.09.2026 Salı
01.09.202630 gün (itiraz)01.10.2026 Prş01.10.2026 Prş
15.10.202615 gün (itiraz)30.10.2026 Cuma30.10.2026 Cuma

Not: Örnekler hafta sonu, sabit resmi tatiller ve adli tatil kuralına göre hesaplanmıştır. Süreye özgü istisnalar için avukata danışın.

Hukuki süreler nasıl hesaplanır? Üç temel kural

Türk usul hukukunda süre hesabı üç kurala dayanır ve aracımız bu üç kuralı otomatik uygular:

  • 1. Tebliğ günü sayılmaz: Süre, tebliğin (ya da öğrenmenin) yapıldığı günü izleyen günden işlemeye başlar (İYUK m.8/1, HMK m.92). Yani 10 Mart’ta tebliğ edilen 60 günlük bir sürede sayım 11 Mart’tan başlar.
  • 2. Son gün tatdefse uzar: Sürenin son günü resmi tatile veya hafta sonuna rastlarsa, süre tatili izleyen ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar uzar (İYUK m.8/2, HMK m.93).
  • 3. Adli tatil süreyi uzatır: Adli tatil (çalışmaya ara verme) her yıl 20 Temmuz’da başlar, 31 Ağustos’ta biter (HMK m.102, İYUK m.61). Bu Kanunlarda yazılı sürelerin bitimi adli tatile rastlarsa, süre adli tatilin bittiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzar — uygulamada 7 Eylül’e (İYUK m.8/3, HMK m.104).

Sık kullanılan hukuki süreler

Aşağıdaki süreler aracın hazır seçeneklerinde yer alır; her biri tebliğ tarihinden işler:

  • 60 gün — İdari işleme karşı iptal/tam yargı davası (İYUK m.7). EPDK, SPK gibi kurul kararlarına karşı da bu süre geçerlidir.
  • 30 gün — İdari itiraz; işlemin geri alınması için üst makama/işlemi yapan makama başvuru (İYUK m.11). Bu başvuru dava süresini durdurur.
  • 15 gün — Ödeme emrine itiraz (6183 m.58) ve bazı istinaf başvuruları.
  • 14 gün — Mesafeli sözleşmelerde tüketicinin cayma hakkı (adli tatilden etkilenmez).

Not: İstinaf ve temyiz süreleri kararın türüne ve tebliğ biçimine göre değişebilir; parasal sınır koşulları için 2026 Parasal Sınırlar rehberimize bakın.

Aracın sınırları

Bu hesaplayıcı; hafta sonu, sabit resmi tatiller ve adli tatil kurallarını uygular. Ancak dini bayram (Ramazan ve Kurban) tatilleri ay takvimine göre her yıl değiştiğinden araca sabitlenmemiştir; son gün bir bayram tatiline denk geliyorsa o yılın resmi tatil takvimiyle ayrıca teyit edin. Ayrıca bazı özel sürelerin adli tatilden etkilenip etkilenmediği uyuşmazlığın niteliğine göre değişebilir. Sonuç bilgilendirme amaçlıdır; kesin süre ve strateji için mutlaka avukatınıza danışın.

Hak Düşürücü Süre ile Zamanaşımı Farkı

ÖlçütHak düşürücü süreZamanaşımı
EtkisiHakkın kendisi sona ererBorç devam eder, ileri sürülemez
Mahkemece dikkate alınmasıKendiliğindenDef’i olarak ileri sürülmelidir
Durma / kesilmeKural olarak yokKanunda sayılan hâllerde var
FeragatMümkün değilDef’iden vazgeçilebilir

Bu ayrım pratikte belirleyicidir: zamanaşımı def’i ileri sürülmezse mahkeme kendiliğinden dikkate almaz, hak düşürücü süre ise her hâlde gözetilir.

Tebligat Türüne Göre Başlangıç

Tebligat türüBaşlangıç
Elden tebliğİmza tarihi
Elektronik tebligatAdrese ulaşmayı izleyen beşinci günün sonu
Muhtara bırakmaHaber kâğıdının kapıya yapıştırıldığı tarih
İlanen tebligatİlanın yapıldığı tarihten itibaren belirlenen sürenin sonu
Duruşmada yüze karşı öğrenmeÖğrenme tarihi

Elektronik tebligattaki beş günlük kural, uygulamada en çok hak kaybına yol açan noktadır: kişi bildirimi gördüğü günü başlangıç sayar, oysa süre çoğu zaman daha erken işlemeye başlamıştır.

Sürenin Durması ve Kesilmesi

Zamanaşımı sürelerinde durma ve kesilme mümkündür. Durma hâlinde süre işlemez, engel kalkınca kaldığı yerden devam eder. Kesilme hâlinde ise süre baştan işlemeye başlar. Dava açılması, icra takibi başlatılması, alacağın ikrarı ve hakemin tayini gibi hâller zamanaşımını keser.

Hak düşürücü sürelerde ise kural olarak ne durma ne kesilme söz konusudur. Bu nedenle bir sürenin niteliğini belirlemek, hesabın kendisinden önce gelir.

Süre Kaçırıldığında Ne Yapılabilir?

  • Eski hâle getirme: Elde olmayan sebeplerle süreye uyulamamışsa, engelin kalkmasından itibaren belirli süre içinde talep edilebilir.
  • Tebligatın usulsüzlüğü: Tebligat usulüne aykırıysa süre hiç işlemeye başlamamış olabilir; bu iddia sürenin geçtiği savunmasına karşı ileri sürülür.
  • Öğrenme tarihinin farklı olduğu: Usulsüz tebligatta muhatabın fiilen öğrendiği tarih esas alınır.
  • Başka bir hukuki sebep: Bir talep için süre geçmişse aynı sonucu doğuran başka bir dava türü açık olabilir.

Aynı Karara Karşı Birden Fazla Yol

Bir karara karşı birden fazla başvuru yolu açık olabilir ve bunların süreleri farklıdır. Örneğin bir idari yaptırım kararına karşı hem idari başvuru hem yargı yolu, bir mahkeme kararına karşı hem istinaf hem karar düzeltme gündeme gelebilir. Yollardan birinin kullanılması diğerinin süresini durdurmadığı hâllerde, tüm süreler paralel takip edilmelidir.

Pratik Süre Takip Düzeni

  • Her dosya için tebliğ tarihi, süre türü ve son gün tek satırda kayda geçirilmelidir.
  • Son günden en az üç iş günü önce hatırlatma konulmalıdır.
  • Harç ve gider avansı tutarları önceden hesaplanmalı; eksik harç süre kaybı sayılabilir.
  • Dinî bayram tatilleri her yıl değiştiği için takvim yılbaşında güncellenmelidir.

Hesap sonucunu dosyanızla birlikte değerlendirelim

Araç tahminî sonuç verir. Belgeleriniz üzerinden kesin hesabı ve izlenecek yolu birlikte çıkaralım.

İletişime Geçin

Diğer hesaplama araçları: Tüm araçlara Hukuki Hesaplama Araçları sayfasından ulaşabilir; Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesaplama ve Kira Artış Oranı Hesaplama ile Trafik Kazası Tazminatı Hesaplama ile Araç Değer Kaybı Hesaplama ile Maluliyet Oranı Hesaplama ile Geçici İş Göremezlik Hesaplama ile Asli ve Tali Kusur Tespiti ile Trafik Kazası Zamanaşımı Hesaplayıcı ile Araç Mahrumiyeti Bedeli Hesaplama araçlarını da kullanabilirsiniz.

Usulsüz Tebligat: Süre Ne Zaman Başlar?

Sürelerin başlangıcı tebliğ tarihidir; ancak tebligat usulüne uygun değilse bu tarih geçerli sayılmaz. Bu, kaçırılmış görünen bir süreyi kurtaran en yaygın yoldur.

DenetlenecekAranan
AdresTebligat, bilinen veya adres kayıt sistemindeki adrese yapılmış mı?
MuhatapTebliğ, muhatabın kendisine veya kanunda sayılan kişilere mi yapılmış?
Şerh ve imzaTebliğ evrakındaki açıklamalar eksiksiz doldurulmuş, imzalanmış mı?
BildirimMuhatap adreste bulunamamışsa haber verme usulüne uyulmuş mu?
Vekil varsaVekille takip edilen işlerde tebligat vekile yapılmalıdır

Usulsüzlük hâlinde süre, işlemin fiilen öğrenildiği tarihten başlar. Muhatap, tebliği usulsüz olsa dahi öğrendiğini beyan ederse, süre beyan ettiği öğrenme tarihinden itibaren işler. Bu nedenle usulsüz tebligat iddiası ileri sürülecekse, işlemi hangi tarihte öğrendiğinizin de açıklanması gerekir. Son satır özellikle önemlidir: vekille takip edilen bir dosyada tebligatın asile yapılması usulsüzlük oluşturur ve süre işlemez.

Süre Kaçırıldığında: Kalan Yollar

Süre geçmiş görünüyorsa, dosyayı kapatmadan önce şu ihtimaller sırayla değerlendirilmelidir:

  1. Tebligat usulsüz mü? Yukarıdaki denetim yapılır; usulsüzlük varsa süre işlememiştir.
  2. Süre doğru hesaplandı mı? Adli tatil uzaması, son günün tatile rastlaması ve idareye başvurunun süreyi durdurması kontrol edilir.
  3. Yeni bir işlem doğdu mu? İdarenin sonraki bir yazısı veya uygulaması, yeni bir dava süresi başlatmış olabilir.
  4. Elde olmayan sebep var mı? Süreye uyulmasını engelleyen zorunlu bir durum bulunuyorsa, eski hâle getirme talebi değerlendirilir.
  5. Farklı bir talep mümkün mü? İptal süresi geçmişse dahi, doğan zararlar için tam yargı davası yolu ayrıca incelenir.

Üçüncü madde en çok gözden kaçan imkândır. İdarenin, aynı konuda sonradan verdiği bir cevap veya yaptığı yeni bir uygulama, bağımsız bir idari işlem niteliği taşıyabilir ve kendi dava süresini başlatır. Bu nedenle “ilk işlemin süresi geçti” sonucuna varmadan önce, dosyadaki bütün yazışmalar tarih sırasıyla incelenmeli ve hangisinin dava konusu edilebileceği belirlenmelidir.

Süre Takip Düzeni: Pratik Sistem

Süre kaybının önlenmesi, karmaşık bir sistem gerektirmez. Aşağıdaki dört alışkanlık yeterlidir:

AlışkanlıkNeden?
Zarfı saklayınTebliğ tarihi ve tebligat usulü sonradan yalnızca zarftan anlaşılır
Tebliğ günü not edinSüreler tebliğ tarihinden başlar; belgeye tarih yazılması yeterlidir
Son günü değil, öncesini hedefleyinBelge temini veya harç ödemesi gecikirse son gün yetişmez
Başvuru kaydını alınBaşvuru tarihinin ispatı, sürenin durduğu anı gösterir

Üçüncü satır uygulamada belirleyicidir: dava dilekçesinin son gün sunulması hâlinde, eksik harç veya belge nedeniyle verilecek süre içinde tamamlama yapılabilir; ancak elektronik sistemde yaşanacak bir aksaklık telafi edilemez. Bu nedenle sürenin son birkaç günü yedek olarak bırakılmalıdır.

Hesaplama araçları yalnızca ön bilgi verir. Bir aracın verdiği sonuç, somut dosyadaki özel süre hükümlerini, adli tatil etkisini ve tebligat usulündeki özellikleri kapsamayabilir. Bu nedenle kritik bir başvuru öncesinde, ilgili mevzuattaki süre hükmü doğrudan okunmalı ve tereddüt hâlinde hukuki destek alınmalıdır. Aracın çıktısı, kontrol amaçlı kullanılmalıdır.

İdari işlemlere karşı dava süreleri, zımni ret ve üst makama başvuru için idari dava süreleri rehberimize, günlük hayatta karşılaşılan başlıca süreler için temel hukuk kuralları rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Dava açma süresi tebliğ gününden mi başlar?

Hayır. Süre, tebliğin veya öğrenmenin yapıldığı günü izleyen günden itibaren işlemeye başlar; tebliğ günü hesaba katılmaz (İYUK m.8/1, HMK m.92). Örneğin 10 Mart’ta tebliğ edilen 60 günlük bir davada sayım 11 Mart’tan başlar ve son gün 9 Mayıs olur; 9 Mayıs hafta sonu veya tatile denk gelirse ertesi ilk iş gününe uzar.

Sürenin son günü hafta sonuna veya resmi tatile denk gelirse ne olur?

Sürenin son günü resmi tatile veya hafta sonuna rastlarsa süre kaybolmaz; tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati sonuna kadar uzar (İYUK m.8/2, HMK m.93). Aracımız bu uzamayı otomatik uygular ve hem ham son günü hem uzamış son günü gösterir.

Adli tatil dava ve başvuru sürelerini nasıl etkiler?

Adli tatil (çalışmaya ara verme) her yıl 20 Temmuz’da başlayıp 31 Ağustos’ta biter (HMK m.102, İYUK m.61). Bir sürenin bitimi adli tatile rastlarsa, süre adli tatilin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzar; uygulamada bu 7 Eylül’e denk gelir (İYUK m.8/3, HMK m.104). Aracın ‘adli tatilde uzar’ seçeneği işaretliyken bu kural uygulanır. Cayma hakkı gibi bazı süreler adli tatilden etkilenmez.

Bu hesaplayıcının sonucu bağlayıcı mı?

Hayır, sonuç yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve bağlayıcı değildir. Araç; hafta sonu, sabit resmi tatiller ve adli tatili dikkate alır, ancak değişken dini bayram tatillerini ve süreye özgü istisnaları kapsamaz. Bir hak kaybına uğramamak için kesin süreyi avukatınıza veya UYAP dosya kaydına danışarak teyit edin.

Bir günün bile önemi var; sürenizi uzman kontrol etsin.

Hesaplama sonucunu paylaşın, dosyanıza özel değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Post by Av. Fatma Öztürk