Asli ve Tali Kusur Tespit Aracı — KTK m. 84 (2026)
20 Ağustos 2026

Asli ve Tali Kusur Tespit Aracı — KTK m. 84 (2026)

“Kusur oranım kaç?” sorusuna internette verilen sabit yüzde tabloları (%100–%0, %70–%30) somut olayı yansıtmaz. Türk hukukunda kusur, önce asli ve tali olarak ayrılır; asli kusur hâlleri Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. maddesinde sınırlı sayıda ve isim isim belirlenmiştir. Bu araç size uydurma bir yüzde vermez; hangi ihlalin hukuken hangi ağırlıkta olduğunu, dosyanızda hangi noktaların tartışılacağını ve istisna hâllerini gösterir.

⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:

Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.

Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi

Kusur tespiti dosyanızın en kritik aşamasıdır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Asli ve Tali Kusur Tespit Aracı (KTK m.84)

Sizin ihlalleriniz

Kazada sizin yaptığınız ihlalleri işaretleyin.

Asli kusur hâlleri (KTK m.84)












Tali kusur oluşturabilecek ihlaller








Karşı tarafın ihlalleri

Karşı sürücünün yaptığı ihlalleri işaretleyin.

Asli kusur hâlleri (KTK m.84)












Tali kusur oluşturabilecek ihlaller








Müterafik kusur / indirim sebepleri (yalnızca sizin için)



Not: Bu araç kusur yüzdesi üretmez. Asli kusur hâlleri KTK m.84’te sınırlı sayıda belirlenmiştir; bir ihlalin somut olayda asli mi tali mi sayılacağı, zorunluluk hâli ve kazaya katkı derecesi birlikte değerlendirilerek bilirkişi tarafından belirlenir.

Asli Kusur ile Tali Kusur Arasındaki Fark

Asli kusur, kazanın birincil nedeni sayılan ağır trafik kuralı ihlalleridir ve KTK m.84’te on iki bent hâlinde sınırlı sayıda belirlenmiştir. Bu liste genişletilemez. Tali kusur ise m.84 dışında kalan, kazaya zemin hazırlayan ancak tek başına kazayı doğurmaya yetmeyen ihlalleri kapsar.

ÖlçütAsli kusurTali kusur
DayanakKTK m.84 (12 bent, sınırlı sayı)m.84 dışındaki tüm kural ihlalleri
Kazaya etkisiBirincil nedenİkincil katkı
Otomatik mi?Hayır — zorunluluk hâli ve somut koşullar değerlendirilirHayır — kazaya katkısı tartılır

KTK m.84’ün On İki Bendi

Kanun metni asli kusur hâllerini şu şekilde sayar:

BentHâl
aKırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme
bTaşıt giremez işaretli karayoluna veya bölünmüş yolda karşı yönün şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme
cİkiden fazla şeritli taşıt yollarında karşı yönün şerit veya yol bölümüne girme
dArkadan çarpma
eGeçme yasağı olan yerlerde geçme
fDoğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma
gŞeride tecavüz etme
hKavşaklarda geçiş önceliğine uymama
iKaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymama
jManevraları düzenleyen genel şartlara uymama
kYerleşim birimleri dışındaki taşıt yolu üzerinde zorunlu hâller dışında park etme veya duraklama ve gerekli tedbirleri almama
lPark için ayrılmış yerlerde kurallara uygun park edilmiş araçlara çarpma

Kavram bütününü ve tutanaklardaki madde kodlamasını ayrıntılı incelemek için asli kusur ve tali kusur rehberimize bakabilirsiniz.

Tutanakta size yüklenen kusura itiraz edebilirsiniz

Kaza tespit tutanağı bir ön değerlendirmedir; bağlayıcı olan bilirkişi raporudur.

İletişime Geçin

Asli Kusur Otomatik Değildir: İstisna Hâlleri

Bir davranışın m.84’teki bir bende şeklen uyması, otomatik olarak asli kusur doğurmaz. Amaç ve zorunluluk somut olayda değerlendirilir:

  • Şeride tecavüz (m.84/g): Aniden yola çıkan bir yayaya çarpmamak için şeride tecavüz eden sürücünün bu hareketi, salt bende uyduğu için asli kusur sayılmayabilir.
  • Arkadan çarpma (m.84/d): Öndeki sürücü sebepsiz veya sinyalsiz ani fren yaptıysa ya da geri manevra yaptıysa, kusur dağılımı değişebilir.
  • Park hâlindeki araca çarpma (m.84/l): Bendin uygulanması için park edilen aracın kurallara uygun park edilmiş olması şarttır.
  • Yerleşim dışı park (m.84/k): Zorunlu hâllerde ve gerekli tedbirler alınmışsa bent uygulanmayabilir.

Alkol konusunda yaygın bir yanılgı: Alkollü araç kullanmak tek başına asli kusur sayılmaz — refleksleri yavaşlatan bir risk faktörüdür. Ancak alkollü sürücü aynı zamanda m.84 bentlerinden birini de ihlal etmişse asli kusur bu ihlalden doğar. Alkol ayrıca sigortanın rücu hakkını gündeme getirir.

Müterafik Kusur: Kazadaki Kusurdan Farklıdır

Emniyet kemeri takmamak veya kask kullanmamak, kazanın oluşumunda kusur yaratmaz — kaza yine karşı tarafın ihlalinden doğmuştur. Ancak bu davranışlar zararın ağırlaşmasına katkı sayılır ve tazminattan ayrıca indirim yapılmasına yol açabilir. Aynı şekilde araca hatır için bedelsiz binilmesi de bir indirim sebebidir.

Bu iki kavramı ayırmak önemlidir: kusur oranı zararı kimin karşılayacağını, müterafik kusur ise ödenecek tutarın ne kadar indirileceğini belirler.

Kusur oranı netleşince tazminatınızı hesaplayabilirsiniz

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kusur Oranını Kim Belirler?

AşamaKim değerlendirirBağlayıcılığı
Kaza yeriKolluk (kaza tespit tutanağı)Ön değerlendirme, itiraz edilebilir
Sigorta başvurusuSigorta eksperiŞirket içi değerlendirme, itiraza açık
TahkimKomisyon bilirkişisiHakem kararına esas
DavaMahkemece atanan trafik bilirkişisiBelirleyici — hükme esas alınır

Bilirkişi; yol çizimi, hız verileri, araçlardaki hasar konumları, fren izleri, tanık beyanı ve varsa kamera kaydını birlikte değerlendirir. Bu nedenle olay yerinde çekilen fotoğraflar ve dashcam kaydı dosyanın en değerli delilleridir.

Kusur Oranı Tazminatınızı Nasıl Etkiler?

Kusur oranı, tazminatın doğrudan çarpanıdır. Kendi kusurunuz oranında talebinizden indirim yapılır; tam kusurlu olan tarafın talep hakkı doğmaz. Oran netleştiğinde bedensel zararınızı trafik kazası tazminatı hesaplama aracıyla, aracınızdaki maddi kaybı ise araç değer kaybı hesaplama aracıyla hesaplayabilirsiniz.

Kalıcı sakatlık söz konusuysa oranları önce maluliyet oranı hesaplama aracında birleştirmeniz, çalışamadığınız dönem için ise geçici iş göremezlik aracını kullanmanız gerekir.

Kusuru Tartışmaya Açan Deliller

Delillerin hangisinin dosyaya ne zaman sunulacağı, kusur oranının şekillendiği asıl aşamadır. Ankara ve çevresindeki trafik kazası dosyalarınız için Av. Fatma Öztürk’e 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Kusur tespiti bir hukuki nitelendirme olduğu kadar teknik bir incelemedir. Tutanakta size yüklenen kusuru tartışmaya açabilecek deliller şunlardır:

DelilNeyi gösterirNe zaman toplanmalı
Olay yeri fotoğraflarıAraç konumları, fren izi, yol çizgileri, işaret levhalarıAraçlar çekilmeden önce
Dashcam / güvenlik kamerasıManevranın gerçek sırası ve hız izlenimiKayıtlar silinmeden, günler içinde
Hasar konumu ve derinliğiÇarpma açısı ve hangi aracın hareket hâlinde olduğuOnarımdan önce
Tanık beyanıIşık durumu, sinyal, ani fren gibi tartışmalı unsurlarOlay yerinde iletişim bilgisi alınarak
Alkol/uyuşturucu raporuKarşı tarafta ağırlaştırıcı unsur bulunup bulunmadığıKaza anında kolluk marifetiyle

İkinci satır en çok kaçırılan delildir. Kavşak kameraları ve işyeri güvenlik kayıtları çoğu sistemde birkaç gün ile birkaç hafta arasında otomatik olarak üzerine yazılır. Kaydın varlığını öğrendiğiniz anda ilgili yere yazılı talep iletmek ya da savcılıktan/mahkemeden muhafaza talep etmek gerekir; sonradan “kamera vardı” demek sonuç doğurmaz.

Kusur Oranı ile İşletenin Sorumluluğu Aynı Şey Değildir

Kusur oranı tartışılırken en sık gözden kaçan nokta şudur: trafik kazalarında sorumluluk yalnızca kusura dayanmaz. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi, bir motorlu aracın işletilmesinin ölüme, yaralanmaya veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olması hâlinde işleteni sorumlu tutar. Bu, öğretide tehlike sorumluluğu olarak adlandırılan bir kusursuz sorumluluk hâlidir.

Sonuç pratikte çok önemlidir: işletenin hiç kusuru bulunmasa dahi doğan zarardan sorumlu tutulabilir. Aynı madde, aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında ya da bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde işletenle birlikte teşebbüs sahibini de zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu kılar. Otobüsle yolculukta hem şoförün bağlı olduğu işleten hem de firma bu nedenle birlikte dava edilebilir.

İşletenin sorumluluktan kurtulma yolu dardır ve 86. maddede düzenlenmiştir. Kurtuluş için üç şartın birlikte ispatı gerekir: işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurunun bulunmaması, araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilememiş olması ve kazanın bir mücbir sebepten ya da zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmesi. Üçünden biri eksikse kurtuluş gerçekleşmez.

Kurtulamayan işleten için ikinci bir imkân vardır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca işleten, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse hâkim durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Kusur oranının parasal sonucu asıl burada doğar: sorumluluk ayakta kalır, tazminat tutarı iner.

Sıradan kusur yetmez, ağır kusur aranır. Zarar görenin kazaya bir miktar katkısı bulunması işleteni sorumluluktan kurtarmaz; yalnızca tazminattan indirim sebebidir. Sorumluluğun tümüyle ortadan kalkması için zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru gerekir ve bu ağırlık ispatlanmalıdır. Bu ayrım karıştırıldığında dosyada gereksiz yere sorumluluk tartışması açılır. Ankara’daki dosyalarınız için 0554 648 37 15 numarasından bilgi alabilirsiniz.

Birden Fazla Sorumlu: Dış İlişki ve İç İlişki

Zincirleme kazalarda veya birden çok aracın karıştığı olaylarda kusur oranının iki ayrı işlevi vardır ve bunlar birbirine karıştırılmamalıdır.

Kanunun 88. maddesi uyarınca, bir motorlu aracın katıldığı kazada bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa bunlar müteselsil olarak sorumludur. Zarar gören bakımından bu, tahsil kolaylığı demektir: zararın tamamını sorumlulardan herhangi birinden isteyebilir, kusur oranlarına göre bölerek ayrı ayrı takip etmek zorunda değildir.

Kusur oranı asıl işlevini iç ilişkide görür. Aynı madde, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda bunlar arasındaki ilişki bakımından zararın, olayın bütün şartları göz önünde tutularak paylaştırılacağını öngörür. Yani zararın tamamını ödeyen sorumlu, diğerlerine kendi paylarını aşan kısım için rücu eder ve bu rücuun ölçüsü kusur oranıdır.

İlişkiTaraflarKusur oranının rolü
Dış ilişkiZarar gören ↔ sorumlularBelirleyici değil — müteselsil sorumluluk geçerli
İç ilişkiSorumlular kendi aralarındaBelirleyici — paylaşım ve rücu bu orana göre
Zarar görenin kusuruZarar gören ↔ sorumlularBelirleyici — tazminattan indirim sebebi

Bu ayrımın davada somut sonucu şudur: zarar gören, kendisine yüklenen kusur dışında, karşı taraftaki sorumluların kusurlarının kendi aralarında nasıl dağıldığını ispatla yükümlü değildir. Bu dağılım sorumluların iç meselesidir. Uygulamada davalıların bu paylaşımı zarar görene karşı ileri sürmesi sık görülür ancak hukuki dayanağı yoktur.

Hatır Taşıması: Sorumluluk Rejimi Değişir

Kanunun 87. maddesi, kusur değerlendirmesinin hangi hukuki çerçevede yapılacağını değiştiren özel bir hüküm içerir. Yaralanan veya ölen kişi hatır için karşılıksız taşınmakta ise ya da motorlu araç bu kişiye hatır için karşılıksız verilmişse, işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabi olur.

Bunun anlamı, sorumluluğun tehlike sorumluluğu olmaktan çıkıp Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin genel hükümlerine geçmesidir. Pratik sonucu ağırdır: zarar gören artık kusursuz sorumluluğa dayanamaz, karşı tarafın kusurunu ispat etmek zorundadır. İspat yükü el değiştirir.

Hatır taşımasının varlığı somut olayın şartlarına göre belirlenir. Ölçüt karşılıksızlıktır; yolculuktan taşıyanın da bir menfaati varsa, örneğin birlikte gidilen bir işe ulaşım sağlanıyorsa, hatır taşıması bulunmadığı kabul edilebilir. Yakıt masrafına katılma gibi kısmi katkıların hatır taşımasını ortadan kaldırıp kaldırmadığı da tartışılır.

Kusur oranı bakımından hatır taşımasının ikinci bir etkisi vardır: hatır taşıması bir indirim sebebi olarak da değerlendirilir. Yani hem sorumluluk rejimi zorlaşır hem de hükmedilecek tazminattan ayrıca indirim gündeme gelebilir. Bu nedenle bedelsiz binilen araçtaki kazalarda dosyanın en başında bu konunun netleştirilmesi gerekir.

Mevzuat Çerçevesi

HükümNeyi düzenlerKusur oranına etkisi
KTK m.84Asli kusur sayılan hâllerOn iki bentte sayılan ihlaller asli kusur karinesi doğurur
KTK m.85İşletenin sorumluluğuKusur olmasa da sorumluluk doğar (tehlike sorumluluğu)
KTK m.86Sorumluluktan kurtulmaAğır kusur kurtarır, sıradan kusur yalnızca indirim sebebidir
KTK m.87Hatır taşımasıRejim genel hükümlere döner; ispat yükü zarar görene geçer
KTK m.88Zarar verenin birden çok olmasıDış ilişkide müteselsil, iç ilişkide kusura göre paylaşım
TBK m.49Haksız fiil sorumluluğuKusur sorumluluğunun genel dayanağı
TBK m.51-52Tazminatın belirlenmesi ve indirimZarar görenin birlikte kusuru indirim sebebidir
TBK m.71Tehlike sorumluluğuGenel tehlike sorumluluğu çerçevesi
TBK m.74Ceza kararının etkisiHukuk hâkimi ceza hâkiminin kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir

Bu tablodaki son satır uygulamada en çok başvurulan hükümlerden biridir. Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararıyla da bağlı değildir. Ceza dosyasında düşük çıkan bir kusur oranı, tazminat davasında yeniden tartışılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Neden bu araç yüzde vermiyor?

Çünkü kusur yüzdesi kanunda tabloya bağlanmamıştır. Aynı bende giren iki olay, zorunluluk hâli ve kazaya katkı derecesi farklı olduğu için farklı oranlarla sonuçlanabilir. Sabit yüzde tabloları somut olayı yansıtmaz ve yanlış beklenti yaratır.

İki tarafta da asli kusur varsa yarı yarıya mı bölünür?

Hayır. Otomatik eşit bölüşme kuralı yoktur. Bilirkişi, her ihlalin kazanın oluşumuna katkı derecesini ayrı ayrı tartarak dağıtım yapar.

Kaza tespit tutanağındaki kusur beni bağlar mı?

Hayır. Tutanak bir ön değerlendirmedir; tutanağa itiraz edilebilir ve dava aşamasında belirleyici olan bilirkişi raporudur.

Alkollüydüm, otomatik olarak kusurlu sayılır mıyım?

Alkol tek başına asli kusur oluşturmaz. Ancak m.84 kapsamındaki bir ihlalle birleştiğinde ağırlaştırıcı etki gösterir ve sigortanın rücu hakkını gündeme getirebilir.

Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?

Hayır. Değerlendirme tamamen tarayıcınızda yapılır; bilgileriniz sunucuya gönderilmez.

Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kusur oranı yalnızca somut dosyadaki delillerin bilirkişi tarafından değerlendirilmesiyle belirlenir.

Diğer hesaplama araçları

Süre kaçırmayın

Kusur tespitine itiraz ve tazminat talebi sürelere tabidir; delilleri erken toplamak belirleyicidir.

Randevu Talep Edin


Tutanak Kesin Değildir

Kaza tespit tutanağında kusurlu görünmek, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Tutanak bir tespit belgesidir; kusur oranını kesin olarak belirleyen bir hüküm değildir.

Kusur, ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ve gerekirse yargılama içinde alınacak yeni bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Tutanaktaki değerlendirme bu incelemelerle değişebilir.

Ayrıca kısmi kusur oransal indirim doğurur, hakkı sona erdirmez. Yalnızca zarar görenin tamamen kusurlu olduğu hâllerde talep düşer.

Kusur Oranı Tazminatı Nasıl Etkiler?

Aritmetik basittir ve acımasızdır: üç milyon liralık bir destekten yoksun kalma hesabında yüzde yirmi kusur atfı, tazminatı altı yüz bin lira azaltır.

Bu nedenle kusur oranının ceza dosyasında tartışılmadan kabul edilmesi, tazminat davasında o tutarın peşinen bırakılması anlamına gelir. Ceza aşamasında katılan sıfatını kazanmanın pratik değeri buradadır: dosyaya erişim, rapora itiraz ve ek bilirkişi incelemesi talep etme yetkisi.

Rapora İtirazın Somut Gerekçeleri

İtiraz konusuNasıl gösterilir
Hız tespitinin hatalı olmasıFren izi, çarpma noktası, savrulma mesafesi, araç hasar analizi
Görüş ve yol koşullarının değerlendirilmemesiOlay yeri fotoğrafları, aydınlatma ve hava kayıtları
Geçiş üstünlüğünün yanlış yorumlanmasıTrafik levhaları, yol çizgileri, kavşak geometrisi
Yaya kusurunun abartılmasıYaya geçidi mesafesi, aydınlatma, sürücünün hızı
Çocuk yayada ayırt etme gücünün tartışılmamasıYaş, olayın niteliği, sürücünün öngörü yükümlülüğü
Araçtaki teknik arızanın gözetilmemesiMuayene kayıtları, bakım geçmişi
Rapor denetime elverişli değilHangi olgudan hangi oranın çıkarıldığının gösterilmemesi

Son satır en sık kabul gören itiraz gerekçelerindendir. Kusur oranını yalnızca sonuç olarak veren, gerekçesini göstermeyen rapor yeniden düzenlenmelidir.

Kazadaki Kusur ile Müterafik Kusur Farkı

İki kavram sık karıştırılır ve ayrı ayrı değerlendirilir.

Kazadaki kusur olayın meydana gelmesindeki paydır ve kaza tespiti ile bilirkişi raporundan çıkar.

Müterafik kusur ise zararın doğumuna veya artmasına zarar görenin katkısıdır; Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesine dayanır. Kask veya emniyet kemeri takılmaması tipik örneklerdir.

Kritik nokta şudur: müterafik kusur indirimi otomatik değildir; ihlal ile zarar arasında bağlantı aranır. Yargıtay uygulamasında kask indirimi, yaralanmanın kafa bölgesinden olması gibi bir nedensellik bağı kurulduğunda gündeme gelir. Yaralanma başka bölgedeyse nedensellik itirazı güçlüdür.

İspat yükü de müterafik kusuru ileri süren taraftadır; kural ihlalinin varlığı tek başına yetmez.

Aracın verdiği sonuç bir tahmindir. Dosyanızı ücretsiz değerlendirelim.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Kusur Nerede Şekillenir?

Kusur oranı tazminat davasında değil, ceza dosyasında şekillenir. Bu, dosyanın en kritik ve en çok gözden kaçan yönüdür.

Ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporu, tazminat dosyasının en güçlü delilidir. Orada itiraz edilmemiş bir rapor, tazminat davasında da hazır veri olarak karşınıza çıkar ve o aşamada itiraz etmek çok daha zordur.

Katılan sıfatı bu noktada belirleyicidir. Ceza yargılamasında suçtan zarar gören kişi davaya katılarak dosyayı inceleme, örnek alma, delil isteme ve rapora itiraz etme yetkilerini kazanır. Katılmayan mağdur bu yetkilerin hiçbirine sahip değildir.

Ceza Kararının Tazminata Etkisi

Ceza kararıTazminat davasına etkisi
TakipsizlikTazminat hakkını sona erdirmez; hukuk hâkimi kusuru bağımsız değerlendirir
Beraat — delil yetersizliğindenHukuk hâkimini bağlamaz
Beraat — fiilin işlenmediği kesin saptanmışsaBağlayıcı etki doğurabilir
MahkûmiyetMaddi olgular bakımından bağlayıcıdır
Düşme (zamanaşımı, sanığın ölümü)Tazminat hakkını etkilemez

Ceza sorumluluğu ile hukuki sorumluluk farklı ölçütlere dayanır. Ceza hukukunda kusurun ispatı daha ağır bir standarda tabidir; tazminat hukukunda ise araç işleteni tehlike sorumluluğu gereği kusuru bulunmasa dahi sorumludur. Bu nedenle ceza dosyası kapansa bile tazminat yolu açık kalır.

Alkol ve Ehliyetsizlik: Mağdur İçin Ne Değişir?

Kusurlu sürücünün alkollü veya ehliyetsiz olması, mağdurun zorunlu trafik sigortasından tazminat alma hakkını etkilemez. Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez.

Sigorta şirketi ödemeyi yapar; ardından şartları varsa kendi sigortalısına rücu eder. Bu iç hesaplaşma mağduru ilgilendirmez.

Üstelik bu olgular mağdurun lehinedir: ceza dosyasında kusur tespitini güçlendirir ve manevi tazminatın takdirinde hâkim tarafından dikkate alınabilecek unsurlardır. Bu nedenle kaza tespit tutanağında alkol ölçüm sonucunun ve sürücü belgesi durumunun kayıtlı olduğundan emin olunmalıdır.

Aracı Kullandıktan Sonra Ne Yapmalı?

Aracın çıktısı bir başlangıç noktasıdır; dosyanın kendisi değildir. Sonrasında izlenecek sıra şudur ve sırayı bozmak zaman ile para kaybettirir.

  1. Belgeleri toplayın. Kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma dosyası ve kusur bilirkişi raporu; ölümlü dosyada veraset ilamı ve gelir belgeleri; yaralamalı dosyada epikriz, istirahat raporları ve maluliyet raporu.
  2. Poliçeleri araştırın. Zorunlu trafik sigortasının yanında kusurlu tarafın İhtiyari Mali Mesuliyet poliçesi bulunup bulunmadığını sorun. Bu poliçe, teminat limitinin bittiği noktada ikinci bir kaynak sağlar ve çoğu dosyada hiç sorulmadığı için kullanılmadan kalır.
  3. Sigortaya yazılı başvuru yapın. Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca bu bir dava şartıdır; hem mahkeme hem tahkim yolu için geçerlidir. Ayrıca faiz ancak usulüne uygun başvurudan sonra işlemeye başlar.
  4. On beş günlük cevap süresini bekleyin. Şirket süresinde cevap vermez veya cevap talebi karşılamazsa dava ya da tahkim yolu açılır.
  5. Yolu seçin. Talep yalnızca sigorta şirketine yönelik ve teminat limiti içindeyse tahkim belirgin biçimde hızlıdır. Manevi tazminat, limiti aşan kısım veya sürücü ile işletene yöneltilecek talepler varsa mahkeme yolu gerekir.

İkinci ve üçüncü maddeler en çok atlanan adımlardır. İMM poliçesi sorulmadığında limiti aşan dosyalar gereksiz yere şahsi muhataplara kayar; yazılı başvuru yapılmadığında ise hem dava usulden reddedilir hem geçen yıllar için faiz işlemez.

Bu Sayfadaki Bilgiler Ne Zaman Güncellendi?

Teminat limitleri, asgari ücret ve tahkim parasal sınırları her yıl güncellenir. Bu sayfadaki tutarlar 2026 yılı için geçerlidir; başvuru öncesinde güncel değerlerin teyit edilmesi gerekir.

Hesap yöntemine ilişkin olarak ise güncel çerçeve şudur: Anayasa Mahkemesi’nin E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı ve 17.07.2020 tarihli kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun genel şartlara atıf yapan hükümleri iptal edilmiş; hesabın genel şartlar ve ekindeki cetvellere göre değil, Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümlerine göre yapılması gerektiği ortaya konmuştur. Bakiye ömür hesabında ise eski PMF-1931 tablosu yerine güncel TRH-2010 yaşam tablosu esas alınmaktadır.

Bu araç ve içeriği genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve bilirkişi hesabının yerine geçmez. Her dosya kendi belgeleri üzerinden değerlendirilmelidir.

Post by Av. Fatma Öztürk