Yakınını kaybeden ailelerin en sık duyduğu cümlelerden biri şudur: “Karşı taraf alkollüydü, sigorta ödemez.” Bu bilgi yanlıştır. Zorunlu trafik sigortası zarar göreni korur; sürücünün alkollü veya ehliyetsiz olması sigorta ile kendi sigortalısı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirir. Bu rehber hem mağdur hem de rücu davasıyla karşılaşan sigortalı için yazılmıştır.
Sigorta “alkollüydü, ödemem” diyorsa itiraz edilebilir. Ücretsiz değerlendirelim.
⚠️ Mevzuat güncellemesi — Eylül 2026:
Rücunun muhatabı. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın güncel B.4 maddesine göre ödemede bulunan sigortacı “kazaya sebebiyet veren sigortalıya” rücu edebilir. Genel Şartlar’ın A.2 maddesinde sigortalı, poliçe konusu motorlu araçta 2918 sayılı Kanun’a göre işleten sayılan kişi olarak tanımlanmıştır; bu tanım, Danıştay Sekizinci Dairesinin 14.05.2025 tarihli, E.2022/826, K.2025/4514 sayılı kararıyla iptal edilen düzenlemenin yerine 12.06.2026 tarihli Resmî Gazete ile yeniden düzenlenmiştir.
Mağdura karşı geciktirme yasağı. B.4 maddesinin son hükmüne göre sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.
7574 sayılı Kanun (RG 27.02.2026). 0,50 promilin üzerinde alkollü araç kullanmanın idari para cezası 25.000 TL’ye, tekrarında 50.000 TL’ye, üç ve daha fazla tekrarında 150.000 TL’ye yükseltilmiş; uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücüye 150.000 TL ceza ve sürücü belgesinin iptali, ölçüm yaptırmayan sürücüye 150.000 TL ceza ve belgenin 5 yıl geri alınması öngörülmüştür. Sürücü belgesi olmadan motorlu araç kullanana 40.000 TL, belgesi geri alınmışken veya iptal edilmişken kullanana 200.000 TL, sürülmesine izin veren işletene 40.000 TL ceza uygulanır. Ayrıntı: 7574 sayılı Kanun ile değişen trafik cezaları.
Temel Kural: Defiler Mağdura Karşı İleri Sürülemez
Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinin birinci fıkrası açıktır: sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Bu hüküm, zorunlu mali sorumluluk sigortasının varlık sebebidir. Sigorta, sigortalıyı korumak için değil, trafikte zarar gören üçüncü kişiyi korumak için zorunlu tutulmuştur. Sigortalının kusurlu davranışının bedelini mağdur ödemez.
Aynı maddenin ikinci fıkrası ise iç ilişkiyi düzenler: ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.
| İlişki | Sonuç |
|---|---|
| Sigortacı ↔ Zarar gören | Sigortacı öder; alkol, ehliyetsizlik gibi defiler ileri sürülemez |
| Sigortacı ↔ Sigorta ettiren | Ödediğini rücu edebilir — ancak şartları vardır |
⚠️ Dikkat: Sigorta şirketi mağdura ‘sürücü alkollüydü, teminat dışıdır’ diyerek ödeme yapmayı reddederse bu, KTK m. 95/1’e aykırıdır. Yazılı başvuru yapılıp cevap alınarak tahkim veya dava yoluna gidilebilir.
Rücu Sebepleri Nelerdir?
Sigortacının rücu hakkı, KTK m. 95/2 çerçevesinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4 maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Başlıca rücu sebepleri şunlardır:
- Tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesi
- Ehliyetsiz veya araca uygun sürücü belgesine sahip olmayan kişinin araç kullanması
- Alkol veya uyuşturucu etkisi altında araç kullanılması
- İstiap haddinin (yolcu veya yük kapasitesinin) aşılması
- Oto yarışına veya benzeri faaliyetlere katılma
- Aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusurunun bulunması
- Sigortacıya ulaştırılması gereken bilgi ve belgelerin zamanında iletilmemesi ve bu nedenle zararın artması
Ağır kusur bakımından Yargıtay kararlarında, bu hâlin “kasta yakın” derecede olması gerektiği yönünde bir eğilim bulunmaktadır. Yani her ağır ihmal otomatik olarak rücu sebebi sayılmaz.
Alkol: Münhasır İlliyet Şartı
Bu, yazının en önemli bölümüdür ve rücu davalarının kaderini belirler.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2013/17-1199 E., 2014/1018 K. sayılı kararında ortaya konan yerleşik ilke şudur: hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibarıyla sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez.
Kararda ayrıca, hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükünün sigortacıya düştüğü ve mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bir kurul aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların olayda rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiği belirtilmiştir.
Basit bir örnek
Sürücü alkollüdür. Ancak kaza, aracın önüne aniden bir hayvan çıkması üzerine direksiyon kırılması sonucu meydana gelmiştir. Burada alkol ile kaza arasında illiyet bağı yoktur; çünkü sürücü alkollü olmasa da aynı olay gerçekleşecekti. Bu durumda sigortacının rücu hakkı doğmaz.
Uygulamada rücu talebinin reddine yol açan tipik unsurlar şunlardır:
| Kazaya etki eden diğer unsur | Sonucu |
|---|---|
| Yol çalışması, mucurlu zemin, çukur | Münhasır illiyet kurulamaz |
| Karşı tarafın ağır kusuru | Münhasır illiyet kurulamaz |
| Ani yaya veya hayvan çıkışı | Münhasır illiyet kurulamaz |
| Araçta teknik arıza | Münhasır illiyet kurulamaz |
| Olumsuz hava ve görüş koşulları | Münhasır illiyet kurulamaz |
Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesi uyarınca alkollü olarak ölümlü veya yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verilmesi hâlinde sürücünün ağır kusurlu olduğu kabul edilmekle birlikte, uygulamada alınan alkolün güvenli araç sürme yeteneğini engellemiş olması ayrıca aranmaktadır.
Sigorta “alkollüydü, ödemem” diyorsa itiraz edilebilir. Ücretsiz değerlendirelim.
Ehliyetsizlikte de Otomatik Rücu Yoktur
Aynı ilke ehliyetsizlik ve istiap haddinin aşılması hâlleri için de geçerlidir. Yargıtay uygulamasında, “sırf ehliyetsiz olması” ya da “sadece fazla yolcu taşınması” nedeniyle sigortacının rücu edemeyeceği; ihlal ile kaza arasında uygun illiyet bağının kurulması gerektiği kabul edilmektedir.
Doktrinde de aynı yönde görüş savunulmaktadır: kazanın nedeni sürücünün ehliyetsiz olması ya da sürücü belgesinin yetersizliği değilse, arada nedensellik bağı bulunmuyorsa sigortacının işletene dönme hakkı bulunmamalıdır.
Örneğin ehliyetsiz sürücünün kırmızı ışıkta düzgün biçimde beklerken arkadan çarpılması hâlinde, ehliyetsizlik ile kaza arasında bağlantı kurulamaz.
Uyuşturucu bakımından bir ayrım
Doktrinde, uyuşturucu ve keyif verici madde kullanımı bakımından alkolden farklı bir yaklaşım savunulmaktadır. Bu görüşe göre, uyuşturucu madde etkisinde araç kullanılması hâlinde araç teminat dışı tutulduğundan kaza ile madde kullanımı arasındaki illiyet bağının ayrıca araştırılmasına gerek kalmayabilir. Bu ayrım tartışmalıdır ve somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Rücu Kime Yöneltilir?
Uygulamada sıkça hata yapılan bir noktadır. Rücu, sigorta sözleşmesinden doğan bir haktır ve kural olarak sigorta ettirene yöneltilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 05.06.2001 tarihli, 2001/2805 E., 2001/5164 K. sayılı kararında, sigortacının akitten doğan rücu hakkını akit dışı sürücü aleyhine kullanmasının pasif husumet ehliyeti bulunmadığından mümkün olmadığı belirtilmiştir. Aynı yönde, ehliyetsiz kişiye araç kullandırılması hâlinde sigortacının sigorta ettirene rücu etmesi mümkün olsa da akidi olmayan ehliyetsiz sürücüye yönelmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
| Muhatap | Rücu edilebilir mi? |
|---|---|
| Sigorta ettiren (poliçe sahibi) | Evet — sözleşmenin tarafıdır |
| Sözleşmenin tarafı olmayan sürücü | Kural olarak hayır; bazı hâllerde tartışmalıdır |
| Zarar gören üçüncü kişi | Hayır — hiçbir hâlde |
Genel Şartlar’ın güncel B.4 metni rücunun “kazaya sebebiyet veren sigortalıya” yöneltileceğini belirtir ve A.2 maddesi sigortalıyı poliçe konusu araçta KTK’ya göre işleten sayılan kişi olarak tanımlar. Uygulamada sigorta ettiren ile işleten çoğu zaman aynı kişidir; aracın satılmış ancak tescilin değişmemiş olması, uzun süreli kiralama veya finansal kiralama gibi hâllerde ise pasif husumetin kime yöneltileceği, kaza tarihinde işleten sıfatının kimde bulunduğuna göre ayrıca değerlendirilmelidir. Rücu davası sonunda sorumlu tutulan işletenin, aracı alkollü veya ehliyetsiz olarak kullanan sürücüye iç ilişkide başvurması ise genel hükümlere tabidir. Kiralık ve leasingli araçlarda işleten sıfatının belirlenmesi için kiralık araç kazasında işleten sıfatı rehberimize bakabilirsiniz.
Mağdur Açısından Ne Değişir?
Kısa cevap: hiçbir şey. Uzun cevap şudur.
Kusurlu sürücünün alkollü, ehliyetsiz veya kapasite üstü yolcu taşıyor olması, mağdurun zorunlu trafik sigortasından tazminat alma hakkını etkilemez. Sigorta şirketi teminat limitleri dahilinde ödemeyi yapar; ardından şartları varsa kendi sigortalısına rücu eder. Bu iç hesaplaşma mağduru ilgilendirmez ve bekleme sebebi değildir.
Üstelik bu olgular mağdurun lehine iki sonuç doğurur:
- Ceza dosyasında alkol ve ehliyetsizlik, cezayı ağırlaştıran unsurlardır; kusur tespitini güçlendirir.
- Manevi tazminatta sürücünün alkollü olması, olay sonrası kaçması gibi olgular hâkimin takdirinde dikkate alınan unsurlardır.
⚠️ Dikkat: Kaza tespit tutanağında alkol ölçüm sonucunun ve sürücü belgesi durumunun kayıtlı olduğundan emin olun. Bu kayıtlar hem kusur tespitini hem manevi tazminat takdirini güçlendirir.
Rücu Davasıyla Karşılaşan Sigortalı İçin
Madalyonun diğer yüzü, aracına başkasının kullandığı veya kendisi kaza yapan sigortalıdır. Sigortacı ödediği tutarı geri istediğinde savunma alanı dardır ama vardır.
- Münhasır illiyeti tartışın. Kazaya etki eden başka unsurların bulunduğunu gösterin: yol koşulu, karşı tarafın kusuru, ani çıkış, teknik arıza.
- İspat yükünü hatırlatın. Hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü sigortacıdadır.
- Bilirkişi kurulunun niteliğini denetleyin. Yerleşik uygulamada nöroloji, trafik ve hukuk uzmanlarından oluşan kurul aranmaktadır.
- Ağır kusur eşiğini sorgulayın. Yargıtay kararlarında ağır kusurun kasta yakın derecede olması aranmaktadır.
- Husumeti kontrol edin. Sözleşmenin tarafı değilseniz rücu size yöneltilemiyor olabilir.
- Rücu tutarını denetleyin. Rücu, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda mümkündür.
Dört Somut Senaryo
Senaryo 1 — Alkollü sürücü kırmızı ışıkta geçti, yaya vefat etti. Aile sigortaya başvurdu, şirket “sürücü alkollüydü, teminat dışı” diyerek reddetti. Bu ret hukuka aykırıdır. Alkol, sigorta ile sigortalısı arasındaki iç ilişkiye ait bir defidir ve zarar görene karşı ileri sürülemez. Yazılı başvuru tamamlandıktan sonra tahkim veya dava yoluna gidilir; sigorta ödemekle yükümlüdür.
Senaryo 2 — Sigortalı, rücu davasıyla karşılaştı. Sigorta, alkollü sürücüye ödediği tazminatı geri istiyor. Ancak kaza, yol çalışması nedeniyle mucur serilmiş bir zeminde savrulma sonucu meydana gelmiştir. Burada münhasır illiyet kurulamaz. Savunma, kazaya etki eden diğer unsurları ortaya koymak ve ispat yükünün sigortacıda olduğunu hatırlatmak üzerine kurulur.
Senaryo 3 — Ehliyetsiz sürücü, arkadan çarpıldı. Sigorta ehliyetsizlik nedeniyle rücu istiyor. Oysa kaza tümüyle arkadan çarpan aracın kusurundan doğmuştur; ehliyetsizlik ile kaza arasında bağlantı yoktur. Yargıtay uygulamasında sırf ehliyetsizlik nedeniyle rücu edilemeyeceği kabul edilmektedir.
Senaryo 4 — Araç sahibinden başkası kullanıyordu. Sigorta, kazayı yapan sürücüye rücu davası açtı. Sürücü sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Yargıtay kararında, sigortacının akitten doğan rücu hakkını akit dışı sürücü aleyhine kullanmasının pasif husumet ehliyeti bulunmadığından mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Ret Yazısı Nasıl Okunur?
Sigorta şirketinin gönderdiği ret veya kısmi kabul yazısı, sürecin en önemli belgesidir. Gerekçesi, izlenecek yolu belirler.
| Ret gerekçesi | Niteliği | Ne yapılmalı |
|---|---|---|
| “Sürücü alkollüydü” | Zarar görene karşı ileri sürülemeyecek defi | İtiraz edilir; tahkim veya dava |
| “Sürücü ehliyetsizdi” | Aynı | İtiraz edilir |
| “İstiap haddi aşılmıştı” | Aynı | İtiraz edilir |
| “Poliçe teminat limiti doldu” | Gerçek bir sınır | Limit doğrulanır; aşan kısım için sürücü ve işletene yönelinir |
| “Poliçe kaza tarihinde yürürlükte değildi” | Gerçek bir savunma olabilir | Poliçe dönemi kontrol edilir; poliçe yoksa Güvence Hesabı gündeme gelir |
| “Belgeler eksik” | Süreç engeli | Eksik tamamlanır; tarih kaydedilir |
| Gerekçesiz ret veya sessizlik | Uyuşmazlık hâli | On beş gün dolunca yol açılır |
İlk üç satırın ortak özelliği, hepsinin iç ilişkiye ait olmasıdır. Dördüncü ve beşinci satırlar ise gerçek birer sınırdır ve farklı bir strateji gerektirir.
Poliçe Hiç Yoksa: Güvence Hesabı
Kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası hiç yoksa, araç kaçmışsa ve tespit edilememişse ya da sigorta şirketi mali bünye zafiyeti nedeniyle ödeme yapamıyorsa, zorunlu sigorta teminatının karşılığı Güvence Hesabı’ndan aranır.
Güvence Hesabı’nın sorumluluğu zorunlu sigorta teminat limitleriyle sınırlıdır. Limiti aşan kısım için yine kusurlu sürücü ve işleten muhataptır. Güvence Hesabı ayrıca tahkim sistemine üye olduğundan, bu talepler Sigorta Tahkim Komisyonu’na da taşınabilir.
Buradaki ayrım önemlidir: alkol ve ehliyetsizlik poliçenin varlığını etkilemez. Poliçe vardır, teminat ayaktadır, yalnızca iç ilişkide rücu doğar. Güvence Hesabı ise poliçenin hiç bulunmadığı hâller içindir.
Süreler
| Süre | Kapsam |
|---|---|
| 15 gün | Sigortanın yazılı başvuruya cevap süresi (KTK m. 97) |
| 8 iş günü | Belgeler tamamlandıktan sonra ödeme süresi (KTK m. 99) |
| 8 yıl / 15 yıl | Mağdurun talebi — yaralamalı / ölümlü kazada uzamış ceza zamanaşımı |
| Rücu alacağı | Sigortacının ödeme tarihinden itibaren işler; sözleşme ilişkisine göre değerlendirilir |
Rücu davası, sigortacının mağdura ödeme yapmasından sonra açılır. Bu nedenle sigortalı bakımından tehlike, kaza tarihinden yıllar sonra ortaya çıkabilir. Kaza dosyasına ilişkin belgelerin — özellikle kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve yol koşullarını gösteren kayıtların — uzun süre saklanması bu nedenle önemlidir.
Bilirkişi Kurulunun Niteliği
Alkol kaynaklı rücu dosyalarında en sık kabul gören itiraz gerekçelerinden biri, raporun yetersiz bir kuruldan alınmış olmasıdır.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında, sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bir kurul aracılığıyla inceleme yapılması aranmaktadır. Bu kurulun görevi iki sorunun cevabını vermektir:
- Olay salt alkolün etkisiyle mi gerçekleşmiştir?
- Alkol dışında başka unsurlar olayın meydana gelmesinde rol oynamış mıdır?
Yalnızca promil değerine bakarak sonuca varan, yol ve hava koşullarını, hızı ve araç manevrasını incelemeyen bir rapor bu ölçütü karşılamaz. Bu tür raporlara itiraz, rücu davalarında en verimli savunma hattıdır.
İki Tarafın Özeti
| Mağdur açısından | Sigortalı açısından | |
|---|---|---|
| Alkol / ehliyetsizlik | Tazminatı etkilemez | Rücu riski doğurur |
| İspat yükü | — | Sigortacıdadır |
| Aranan şart | — | Münhasır illiyet |
| İlk hamle | Yazılı başvuru ve ret yazısı | Kazaya etki eden diğer unsurları belgelemek |
| Bilirkişi | Kusur raporu | Üç dallı kurul talebi |
Aynı olgu — sürücünün alkollü olması — iki taraf için tümüyle farklı sonuçlar doğurur. Mağdur için bir engel değil, kusur ve manevi tazminat bakımından bir güçlendirici unsurdur. Sigortalı için ise savunulması gereken bir risktir.
Genel Şartlar B.4’e Göre Rücu Sebepleri: Güncel Liste
KTK m.95/2 ve Genel Şartlar B.4 uyarınca sigortacı, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Genel Şartlar bu hâlleri “başlıca” nedenler olarak sayar. Bu nedenlerin hiçbiri zarar görene karşı ileri sürülemez; mağdurun tazminatı bunlardan etkilenmez. Rücu davasında ise Yargıtay uygulamasında, sayılan hâl ile kaza arasında uygun illiyet bağının bulunması ve alkolde kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmesi aranır.
| Bent | Rücu sebebi | Mağdura etkisi | Rücu davasında tartışılan |
|---|---|---|---|
| a | Olayın sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti hareketi sonucu meydana gelmesi | Yok (KTK m.95/1) | Kastın ispatı |
| b | Gereken ehliyetnameye sahip olmayan, sürücü sertifikası geçerliliğini yitirmiş veya ehliyetine geçici ya da sürekli el konulmuş kişinin aracı sevk etmesi | Yok | Ehliyetsizlik ile kaza arasında illiyet |
| c | Aracın uyuşturucu madde veya mevzuattaki seviyenin üzerinde alkol almış kişilerce ya da alkol alamayacağı belirtilen kişilerce alkol alınarak kullanılması | Yok | Kazanın münhasıran alkol etkisiyle oluşması |
| ç | Ruhsatsız araçta yolcu taşınması, istiap haddinin aşılması veya ruhsatsız tehlikeli madde taşınması | Yok | İhlalin kazaya etkisi |
| d | Sigortalının rizikonun gerçekleşmesinden sonraki B.1 yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle zararın artması | Yok | Artan kısım |
| e | Aracın çalınması veya gasp edilmesinde sigortalının ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru | Yok | Sigortalının kusuru |
| f | Zorunlu hâller dışında olay yerinin terk edilmesi veya kaza tutanağı ve alkol raporu gibi belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırılık | Yok | Zorunlu hâl bulunup bulunmadığı |
Danıştay Onbeşinci Dairesi 27.06.2018 tarihli kararlarıyla Genel Şartlar’ın B.4 maddesinin (b) bendinde yer alan “veya trafik kurallarının ihlali” ibaresini iptal etmiştir; bu nedenle salt trafik kuralı ihlali tek başına bir rücu sebebi olarak ileri sürülemez. Rücu bentlerinin kaza tarihindeki güncel metni somut dosyada ayrıca kontrol edilmelidir. Aynı maddenin son hükmü mağdur açısından belirleyicidir: sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez. “Alkol raporu sonuçlanmadan ödeme yapılamaz” veya “ehliyet durumunu belgelemeden dosya işleme alınmaz” gibi yazılar bu hükme aykırıdır.
Mağdurun Maluliyet Tazminatı: Limit, İşleten, Sürücü ve Manevi Tazminat
Alkollü veya ehliyetsiz sürücünün çarptığı mağdur, kalıcı maluliyet tazminatını öncelikle kusurlu aracın zorunlu trafik sigortacısından ister; KTK m.97 uyarınca dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılır. Sigortacının sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır; 2026 yılı için kişi başı sakatlanma teminatı 3.600.000 TL’dir. Limiti aşan zarar için KTK m.85/1 uyarınca araç işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi müteselsilen sorumludur; KTK m.85/5 uyarınca işleten, araç sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Kusurlu sürücü ise TBK m.49 uyarınca ayrıca sorumludur. İhtiyari mali mesuliyet (İMM) poliçesi varsa, bu ihtiyari sigortanın genel ve özel şartlarındaki teminat dışı hâllerin zarar görene karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği KTK m.95’ten ayrı olarak değerlendirilmelidir.
Manevi tazminat zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır ve işleten ile sürücüye yöneltilir. TBK m.56 uyarınca manevi tazminatın takdirinde olayın bütün koşulları gözetilir; alkollü veya ehliyetsiz araç kullanma gibi ağır kusur, takdirde mağdur lehine değerlendirilen koşullar arasındadır. Örneğin kaza tarihinde 45 yaşında, net asgari ücretle çalışan bir yayanın, alkollü sürücünün tam kusuruyla %30 kalıcı maluliyete uğradığını varsayalım: yerleşik yöntemle kalıcı maluliyet tazminatı yaklaşık {tl(T)} olup sakatlanma teminat limiti içinde kalır ve sigortacıdan istenir; manevi tazminat ise işleten ve sürücüden talep edilir. Tutarın hesaplanması için maluliyet tazminatı ne kadar?, limit aşımı için trafik sigortası limitini aşan tazminat, manevi tazminat için kalıcı maluliyette manevi tazminat ve başvuru için sigortaya başvuru (KTK m.97) yazılarımıza bakabilirsiniz.
| Talep | Muhatap | Dayanak | Alkol veya ehliyetsizliğin etkisi |
|---|---|---|---|
| Kalıcı maluliyet tazminatı (limit içi) | Kusurlu aracın ZMSS sigortacısı | KTK m.91, 95/1, 97 | Etkilemez; sigortacı öder, sonra rücu eder |
| Limiti aşan maddi zarar | İşleten ve sürücü (varsa İMM) | KTK m.85; TBK m.49 | Etkilemez; İMM şartları ayrıca incelenir |
| Manevi tazminat | İşleten ve sürücü | TBK m.56; KTK m.85/5 | Ağır kusur takdirde dikkate alınır |
| Sigortacının rücu alacağı | Sigortalı (işleten) | KTK m.95/2; Genel Şartlar B.4 | Mağdurla ilgisi yok |
Ceza Boyutu: TCK m.179, Bilinçli Taksir ve Artan İdari Para Cezaları
Alkol veya uyuşturucu etkisiyle güvenli şekilde araç sevk edemeyecek hâlde araç kullanmak, TCK m.179/3 uyarınca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturabilir. Bu durumda gerçekleşen yaralanmalı kazada sürücünün taksiri çoğu zaman bilinçli taksir olarak değerlendirilir; TCK m.22/3 uyarınca bilinçli taksirde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. TCK m.89/5 uyarınca taksirle yaralama suçunun soruşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamındaki yaralama dışında, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz. Ceza dosyasındaki alkol raporu ve kusur tespitleri tazminat davası için önemli delillerdir; ancak TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimini bağlamaz. Ayrıntı için taksirle yaralama yazımıza bakabilirsiniz.
| İhlal (7574 sayılı Kanun sonrası) | İdari para cezası | Ek yaptırım |
|---|---|---|
| 0,50 promilin üzerinde alkollü araç kullanma | 25.000 TL | Sürücü belgesinin geri alınması |
| Alkol nedeniyle belge geri alınanların ikinci ihlali | 50.000 TL | Kademeli yaptırımlar |
| Üç ve daha fazla tekrar | 150.000 TL | Kademeli yaptırımlar |
| Uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücü | 150.000 TL | Sürücü belgesinin iptali; TCK hükümleri |
| Alkol veya madde ölçümü yaptırmama | 150.000 TL | Sürücü belgesinin 5 yıl geri alınması |
| Sürücü belgesi olmadan motorlu araç kullanma | 40.000 TL | — |
| Belgesi geri alınmışken veya iptal edilmişken kullanma | 200.000 TL | — |
| Ehliyetsiz kişinin aracı sürmesine izin veren işleten | 40.000 TL | Plaka üzerinden |
Alkollü Sürücünün Aracındaki Yolcu
Zarar gören, alkollü veya ehliyetsiz sürücünün aracında yolcu ise de KTK m.95/1 koruması geçerlidir: o aracın zorunlu trafik sigortacısı alkol veya ehliyetsizlik gerekçesiyle yolcuya ödeme yapmaktan kaçınamaz. Ancak yolcunun kendi davranışı TBK m.52 uyarınca tazminattan indirime yol açabilir. Sürücünün alkollü olduğunu bilerek veya bilmesi gerekerek araca binmek, tehlikeyi kabullenme gerekçesiyle müterafik kusur olarak tartışılır; emniyet kemerinin takılmaması da yaralanmayı ağırlaştırmışsa ayrıca değerlendirilir.
Yolcu ücretsiz taşınıyorsa KTK m.87 uyarınca hatır taşıması indirimi de gündeme gelebilir; ancak Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik kararlarına göre yakın akrabalar arasındaki taşımada hatır taşıması bulunmaz ve bu indirim yapılamaz. TBK m.51’in kusurun ağırlığını ölçüt olarak göstermesi karşısında, sürücünün alkollü araç kullanma gibi ağır kusuru hatır indiriminin takdirinde mağdur lehine ileri sürülebilir. Ayrıntı için hatır taşıması ve ücretsiz yolcunun maluliyet tazminatı rehberimize bakabilirsiniz. Kalıcı maluliyet tazminatının genel çerçevesi için trafik kazasında kalıcı maluliyet tazminatı rehberimiz yol gösterir.
Kasko ile Karıştırmayın
Bu yazının konusu zorunlu trafik sigortasıdır. Kasko farklı bir sigortadır ve alkol ile ehliyetsizlik bakımından sonuçları da farklıdır.
Zorunlu trafik sigortası bir sorumluluk sigortasıdır: karşı tarafın zararını karşılar ve üçüncü kişiyi korumak için zorunlu tutulmuştur. Bu nedenle sigortalının kusurlu davranışı zarar görene karşı ileri sürülemez.
Kasko ise sigortalının kendi aracını güvence altına alır. Burada korunan üçüncü kişi değil, sigortalının kendisidir. Bu nedenle alkol veya ehliyetsizlik hâlinde kasko teminatının kapsam dışı kalması ihtimali daha yüksektir ve tartışma doğrudan sigortalı ile şirket arasında yürür.
| Zorunlu trafik sigortası | Kasko | |
|---|---|---|
| Kimi korur | Zarar gören üçüncü kişiyi | Sigortalının kendi aracını |
| Alkol hâlinde | Mağdura ödenir, sonra rücu | Teminat dışı kalabilir |
| Defiler | Mağdura karşı ileri sürülemez | Sigortalıya karşı ileri sürülebilir |
| Zorunluluk | Kanunen zorunlu | İsteğe bağlı |
Uygulamada bu ayrımın karıştırılması, mağdurun “alkollüyse sigorta ödemez” sonucuna varmasına yol açar. Oysa kaskoda geçerli olan mantık, zorunlu trafik sigortasında geçerli değildir.
Kaza Yerinden Kaçma
Kusurlu sürücünün olay yerinden kaçması, mağdur bakımından iki ayrı sonuç doğurur ve bunlar karıştırılmamalıdır.
Araç tespit edilebilmişse poliçe ayaktadır ve zorunlu trafik sigortası ödemekle yükümlüdür. Kaçma olgusu, sigorta ile sigortalısı arasındaki iç ilişkide değerlendirilir; ayrıca ceza dosyasında ve manevi tazminat takdirinde mağdurun lehine bir unsurdur.
Araç hiç tespit edilememişse talep Güvence Hesabı’na yöneltilir ve zorunlu teminat sınırı içinde karşılanır. Aracın sonradan tespit edilmesi hâlinde ise sürücü ve işletene yönelme imkânı doğar.
Her iki hâlde de kaçma olgusunun kaza tespit tutanağına ve ceza soruşturma dosyasına geçmiş olması önem taşır; bu kayıt, manevi tazminat talebinin en güçlü dayanaklarındandır.
Sık Yapılan Beş Hata
- “Alkollüydü, sigorta ödemez” diyerek başvuru yapmamak. Defiler mağdura karşı ileri sürülemez.
- Sigortanın ret yazısını kabul etmek. Ret gerekçesi KTK m. 95/1’e aykırıysa tahkim veya dava yolu açıktır.
- Rücu davasında münhasır illiyeti tartışmamak. Alkolün varlığı tek başına yeterli değildir.
- Tek uzmandan alınan rapora itiraz etmemek. Yerleşik uygulama üç dallı bilirkişi kurulu aramaktadır.
- Alkol ve ehliyet kaydını dosyaya koymamak. Bu kayıtlar manevi tazminat takdirinde mağdurun lehinedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Karşı sürücü alkollüydü, sigorta yine öder mi?
Öder. KTK m. 95/1 uyarınca tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Sigorta öder, ardından şartları varsa kendi sigortalısına rücu eder.
Sigorta “teminat dışı” diyerek reddetti, ne yapmalıyım?
Ret gerekçesi alkol veya ehliyetsizlikse bu, zarar görene karşı ileri sürülemeyecek bir defidir. Yazılı başvuru yapıp cevabı aldıktan sonra tahkim veya dava yoluna gidilebilir.
Sigorta hangi hâllerde rücu edebilir?
Kasti hareket veya ağır kusur, ehliyetsizlik, alkol veya uyuşturucu etkisi, istiap haddinin aşılması, oto yarışı, çalınma veya gaspta işletenin kusuru ve belgelerin geç iletilmesi gibi hâllerde. Ancak bu hâllerin varlığı tek başına yetmez.
Alkollü olmak tek başına rücu sebebi mi?
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın salt alkolün etkisi altında meydana gelmiş olması gerektiği; sürücünün alkollü olmasının tek başına yeterli olmadığı belirtilmiştir.
Münhasır illiyeti kim ispat eder?
Sigortacı. Hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü sigortacıya düşer ve bu tespit için uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması aranır.
Ehliyetsiz sürücüde otomatik rücu var mı?
Yoktur. Yargıtay uygulamasında sırf ehliyetsizlik nedeniyle rücu edilemeyeceği; ihlal ile kaza arasında uygun illiyet bağının kurulması gerektiği kabul edilmektedir.
Sigorta doğrudan sürücüye rücu edebilir mi?
Kural olarak hayır. Rücu, sigorta sözleşmesinden doğan bir hak olduğundan sigorta ettirene yöneltilir; sözleşmenin tarafı olmayan sürücüye yöneltilmesi pasif husumet bakımından sorunludur.
Alkol olgusu benim tazminatımı artırır mı?
Maddi tazminat hesabını doğrudan artırmaz; ancak ceza dosyasında kusur tespitini güçlendirir ve manevi tazminatın takdirinde hâkim tarafından dikkate alınabilecek bir unsurdur.
Sigorta şirketi alkol raporu sonuçlanmadan ödeme yapmayı erteleyebilir mi?
Hayır. Genel Şartlar B.4’ün son hükmüne göre sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez. Alkol ve ehliyet durumu sigortacı ile sigortalısı arasındaki rücu ilişkisini ilgilendirir.
Alkollü sürücünün çarptığı mağdurun tazminatı sigorta limitini aşarsa ne olur?
Limiti aşan maddi zarar için KTK m.85 uyarınca araç işleteni ve TBK m.49 uyarınca kusurlu sürücü sorumludur; KTK m.85/5 uyarınca işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Manevi tazminat da işleten ve sürücüden istenir.
Alkollü araç kullanmanın 2026 yılındaki idari para cezası ne kadar?
7574 sayılı Kanun’la 0,50 promilin üzerinde alkollü araç kullanmanın cezası 25.000 TL’ye, tekrarında 50.000 TL’ye, üç ve daha fazla tekrarında 150.000 TL’ye yükseltilmiştir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücüye 150.000 TL ceza verilir ve sürücü belgesi iptal edilir.
Sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiysem tazminat alabilir miyim?
Evet; aracın sigortacısı alkol gerekçesiyle ödemeden kaçınamaz. Ancak TBK m.52 uyarınca tehlikeyi kabullenme gerekçesiyle müterafik kusur indirimi tartışılabilir. Ücretsiz taşınıyorsanız hatır taşıması indirimi de gündeme gelebilir; yakın akrabalar arasındaki taşımada ise Yargıtay’a göre hatır indirimi yapılamaz.
İlgili Rehberler
- Sigortaya başvuru zorunluluğu (KTK m. 97)
- Destekten yoksun kalmada gelirin ispatı ve asgari ücret karinesi
- Çocuk mağdurda trafik kazası tazminatı: ÇÖZGER ve dava ehliyeti
- Otobüs ve minibüs kazasında tazminat: çift limit ve koltuk sigortası
- Trafik kazası aynı zamanda iş kazası mı? Çifte tazminat hakkı
- Bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı
- Bedeni zararda tahkim başvuru dilekçesi örneği
- Destekten yoksun kalma dava dilekçesi örneği
- Maluliyet raporuna itiraz: hangi yönetmelik, hangi hastane?
- Eski trafik kazası için hâlâ dava açabilir miyim?
- Trafik Kazası Tazminat Süreci: Kazadan Ödemeye Adım Adım Rehber
- Sigorta eksik ödedi: bakiye tazminat nasıl alınır?
- Trafik sigortası limiti yetmedi: aşan tazminat kimden alınır?
- Ceza dosyası tazminatınızı nasıl etkiler?
- Yaya ve motosiklet kazasında tazminat: müterafik kusur indirimi
- Trafik kazası tazminatında tahkim mi dava mı?
- Sigortaya başvuru dilekçesi örneği (KTK m. 97)
- Alkollü araç kullanma suçu, ceza ve promil sınırı
- Ehliyetsiz araç kullanma cezası ve kazadaki sorumluluk
- Destekten yoksun kalma tazminatı nasıl hesaplanır? TRH-2010
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 48, m. 85, m. 91, m. 95, m. 97
- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2013/17-1199 E., 2014/1018 K.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2001/2805 E., 2001/5164 K., 05.06.2001
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Rücu ve illiyet değerlendirmesi somut olayın koşullarına göre yapılır.
Eylül 2026 güncellemesinde ayrıca şu kaynaklara dayanılmıştır: Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 ve B.4 (RG 12.06.2026 değişikliği dahil); Danıştay Onbeşinci Dairesinin 27.06.2018 tarihli ve Danıştay Sekizinci Dairesinin 14.05.2025 tarihli, E.2022/826, K.2025/4514 sayılı kararları; 7574 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG 27.02.2026); 2918 sayılı KTK m.85/5; 5237 sayılı TCK m.22/3, 89/5, 179/3; 6098 sayılı TBK m.49, 52, 56, 74.


