Sigortaya yazılı başvuru yapıldıktan sonra iki yol açılır: Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme. Bu seçim geri alınamaz bir tercihtir ve dosyanın süresini, muhataplarını, hatta tahsil edilecek tutarı doğrudan etkiler. Bu rehber, hangi dosyada hangi yolun seçilmesi gerektiğini somut ölçütlerle anlatır.
⚠️ Mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026: 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Bu tarihten sonra yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz. Yerine, aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile güçlendirilmiş kısmi dava getirilmiştir: alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları geçici m. 1 uyarınca eski hükme göre görülmeye devam eder. Ayrıntı: Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK 107 ve yargı paketi
Dosyanız için doğru yolu birlikte belirleyelim.
Seçim Nerede Yapılır?
Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması gerekir. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde yazılı olarak cevap vermez veya verilen cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir ya da 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
Yani yol ayrımı, sigortaya başvuru adımından sonra gelir. Bu adım her iki yol için de ortaktır ve atlanamaz; dava şartıdır.
Kısa Karar Tablosu
Ayrıntıya girmeden önce özet: dosyanızın hangi tarafa düştüğünü aşağıdaki tabloda görebilirsiniz.
| Dosyanızın özelliği | Uygun yol |
|---|---|
| Talep yalnızca sigorta şirketine, tutar teminat limiti içinde | Tahkim |
| Araç değer kaybı, kasko eksik ödemesi gibi tek muhataplı dosyalar | Tahkim |
| Manevi tazminat talebi var | Mahkeme |
| Tazminat teminat limitini aşıyor | Mahkeme (veya karma) |
| Sürücü, araç maliki veya işletene de talep yöneltilecek | Mahkeme |
| Sigorta şirketi tahkim sistemine üye değil | Mahkeme |
| Hız öncelikli, dosya sade | Tahkim |
Belirleyici Ölçüt: Kime Dava Açıyorsunuz?
Yol seçiminde ilk ve en kesin ölçüt tutar değil, muhataptır.
Sigorta Tahkim Komisyonu’na yalnızca tahkim sistemine üye sigorta kuruluşları taraf olarak götürülebilir. Kusurlu sürücü, araç maliki, işleten veya teşebbüs sahibi tahkimde taraf olamaz. Bu kişilere yöneltilecek her talep — limit aşımı, manevi tazminat, rücu tartışmaları — mahkeme yolunu zorunlu kılar.
Dolayısıyla soru şudur: talebiniz sigorta şirketinin poliçe borcuyla sınırlı mı, yoksa poliçenin ötesine geçiyor mu? Sınırlıysa tahkim, geçiyorsa mahkeme.
Şirketin üyeliğini önceden kontrol edin
Tahkim sistemine üyelik zorunlu değildir. Karşı tarafın sigorta şirketi üye değilse tahkim yolu kapalıdır ve mahkemeye gitmek zorunda kalırsınız. Güncel üye listesi Komisyon tarafından ilan edilir; başvuru hazırlığına girişmeden önce bu kontrolün yapılması zaman kaybını önler.
Süre Farkı
Tahkimin en güçlü tarafı hızıdır ve bu, istatistikle desteklenen bir üstünlüktür.
| Ölçüt | Sigorta Tahkim Komisyonu | Mahkeme |
|---|---|---|
| Ortalama çözüm süresi | 2025’te 113 gün | Hukuk mahkemelerinde 2025 ortalaması 243 gün |
| İtiraz / kanun yolu süresi | İtiraz 2025’te ortalama 51 gün | İstinaf ve temyiz aşamaları ayrıca |
| Duruşma | Kural olarak evrak üzerinden | Duruşmalı |
| Arabuluculuk şartı | Yok | Ticari uyuşmazlıkta dava şartı |
Rakamların anlamı şudur: aynı uyuşmazlık tahkimde bir yıla varmadan kesinleşebilirken, mahkemede ilk derece kararı almak bile daha uzun sürer ve üstüne kanun yolu aşamaları eklenir. 2025 yılında Komisyona yapılan başvuru sayısı yüzde 23,3 artışla 758.703’e ulaşmasına rağmen bu hız korunmuştur.
Arabuluculuk farkı da göz ardı edilmemelidir. Sigorta şirketine karşı açılacak dava ticari uyuşmazlık niteliğinde olduğundan dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulması gerekir; tahkimde böyle bir zorunluluk yoktur. Bu, mahkeme yolunun başlangıcına ek bir aşama ekler. Sigortacıya, sürücüye ve işletene karşı davalarda arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı ve KTK m.97 başvurusunun etkisi için trafik kazası tazminatında arabuluculuk dava şartı mı? rehberimize bakabilirsiniz.
Dosyanız için doğru yolu birlikte belirleyelim.
2026 Parasal Sınırları
Tahkimde yol seçimi kadar önemli bir başka konu, kararın kesin olup olmayacağıdır. Bu, parasal sınırlarla belirlenir. 22.01.2026 tarihinden itibaren geçerli sınırlar şöyledir:
| Eşik | 2026 tutarı | Sonucu |
|---|---|---|
| İtiraz sınırı | 35.000 TL ve üzeri | Altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir, İtiraz Hakem Heyeti’ne gidilemez |
| Heyet teşekkül sınırı | 122.000 TL ve üzeri | Dosya tek hakem yerine üç kişilik hakem heyetince karara bağlanır |
| Temyiz sınırı | 383.000 TL’yi aşan | İtiraz hakem heyeti kararı Yargıtay’da temyiz edilebilir |
Bu sınırlar kanun metnindeki sabit rakamlarla değil, Sigortacılık Kanunu m. 30’a dayanılarak çıkarılan tebliğ ile belirlenir ve Kurumca aksine düzenleme yapılmadıkça her takvim yılı başında yurt içi üretici fiyat endeksi değişim oranında artırılır. Yani her yıl değişirler; başvuru öncesinde güncel tutarın teyit edilmesi gerekir.
Hangi tarihteki sınır esas alınır?
Kritik bir ayrıntı: itiraz veya temyiz hakkının bulunup bulunmadığı belirlenirken, hakemin karar verdiği tarihteki sınırlar değil, Komisyona başvurunun yapıldığı tarihteki sınırlar esas alınır. Başvuru sırasında talep tutarı o günkü temyiz sınırının üzerindeyse, yargılama sırasında sınırlar ne kadar yükselirse yükselsin temyiz hakkı saklı kalır.
Bir başka nokta kısmi talep kurgusuyla ilgilidir. Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak yapılan başvurularda, talep edilen tutarın parasal sınırın altında kalması tek başına kararın kesin olduğu sonucunu doğurmaz.
Ölümlü ve Ağır Yaralamalı Dosyalarda Durum
Bedeni zarar dosyaları, yol seçiminin en çok düşünülmesi gereken dosyalardır. Çünkü bu dosyalarda talepler neredeyse her zaman birden fazla muhataba dağılır.
Tipik bir ölümlü kaza dosyasında şu kalemler bir arada bulunur:
- Destekten yoksun kalma tazminatı — teminat limiti içinde kaldığı ölçüde sigortadan
- Cenaze ve defin giderleri — sigortadan
- Limiti aşan kısım — İMM poliçesinden, yoksa sürücü ve işletenden
- Manevi tazminat — zorunlu poliçe kapsamaz; sürücü ve işletenden
Görüldüğü gibi ilk iki kalem tahkime, son iki kalem mahkemeye aittir. Bu nedenle ölümlü dosyalarda “sadece tahkim” veya “sadece mahkeme” yaklaşımı çoğu zaman eksik kalır.
Karma yürütme
Uygulamada iki yöntem görülür.
Ayrık yürütme: Limit içi kısım tahkimde, aşan kısım ve manevi tazminat mahkemede yürütülür. Avantajı, limit içi kısmın birkaç ay içinde tahsil edilebilmesidir; ailenin nakit ihtiyacı varsa belirleyici olur. Dezavantajı iki ayrı süreç yürütmenin maliyeti ve kusur değerlendirmesinin iki dosyada ayrı ayrı yapılmasıdır.
Tek dosyada toplama: Tüm muhataplar tek davada birleştirilir. Avantajı, kusur ve zarar tespitinin tek bilirkişi incelemesiyle yapılması ve çelişkili karar riskinin ortadan kalkmasıdır. Dezavantajı süredir.
Seçim, muhatapların ödeme kabiliyetine ve ailenin nakit ihtiyacına göre yapılır. Kusurlu tarafın yüksek limitli bir İMM poliçesi varsa dosyanın ağırlığı sigortacılara kayar ve ayrık yürütme daha mantıklı hâle gelir.
Vekâlet Ücreti Farkı
Tahkimde hükmedilecek vekâlet ücreti konusunda mevzuat içinde bir çelişki bulunmaktadır ve bu, uygulamada sorun yaratmaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına göre, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Buna karşılık Tarife’nin ilgili hükmü, Sigorta Tahkim Komisyonlarının vekâlet ücretine hükmederken Tarife’nin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla üçüncü kısma göre hükmedeceğini; nispi ücrete hükmedilen durumlarda ise talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine nispi ücretin beşte birine hükmedileceğini düzenler. Ayrıca hükmedilen vekâlet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Pratik sonuç: küçük tutarlı tahkim dosyalarında karşı taraf vekâlet ücreti mahkemeye kıyasla düşük kalabilir. Bu, tek başına yol seçimini belirleyecek bir unsur değildir; ancak çok sayıda küçük dosyanın birlikte yürütüldüğü durumlarda hesaba katılması gerekir.
Kararın Sonucu: İcra Kabiliyeti
Tahkim kararının pratik gücü, mahkeme kararından geri değildir. Kesinleşen hakem kararı ilam niteliğindedir ve doğrudan ilamlı icra yoluyla takibe konulabilir. Karara itiraz edilmemesi hâlinde sigorta şirketinin malvarlığına yönelinebilir; ancak süresinde yapılan itiraz icrayı durdurur.
Bu nedenle “tahkim kararı zayıf bir karardır” algısı doğru değildir. Tahkimin sınırı kararın gücünde değil, kimlere karşı yürütülebileceğindedir.
Tahkim Başvurusu Nasıl İşler?
Sürecin adımları mahkemeye göre daha sadedir ve büyük ölçüde evrak üzerinden yürür.
Başvuru. Komisyonun internet sitesi üzerinden elektronik ortamda yapılır. Başvuruya sigortaya yapılan yazılı başvuru ile şirketin cevabı veya cevap verilmediğini gösteren belge eklenir. Bu belge olmadan başvuru şekil şartlarını taşımaz.
Ön inceleme. Raportör dosyayı şekil yönünden inceler; eksiklik varsa tamamlatılır. Bu aşama, dosyanın hakeme gitmeden önce elenip elenmeyeceğini belirler. Komisyon istatistiklerinde her yıl azımsanmayacak sayıda başvurunun başvuru koşullarını taşımadığı için işleme alınmadığı görülmektedir; bu, hazırlığın ne kadar belirleyici olduğunu gösterir.
Hakem incelemesi. Hakem veya heyet taraflardan ek bilgi isteyebilir, bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Nihai kararın en geç dört ay içinde verilmesi gerekir.
Karar ve itiraz. Karar taraflara bildirilir. İtiraz edilebilir dosyalarda süre on gündür; itiraz üç kişilik itiraz hakem heyetince incelenir ve iki ay içinde karara bağlanır.
Bedeni zarar dosyalarında hazırlık farkı
Tahkimin evrak üzerinden yürümesi bir avantaj olduğu kadar bir risktir. Mahkemede eksik kalan bir husus duruşmada tamamlanabilirken, tahkimde dosyaya baştan konulmamış bir belge çoğu zaman geri dönülemez bir eksiklik olarak kalır.
Bu nedenle ölümlü ve ağır yaralamalı dosyalarda başvuru öncesinde şu belgelerin hazır olması gerekir: kaza tespit tutanağı, ceza dosyasındaki kusur bilirkişi raporu, veraset ilamı ve nüfus kayıt örneği, gelir belgeleri, maluliyet raporu, poliçe örnekleri ve sigortaya yapılan başvurunun cevabı. Eksik dosyayla yapılan hızlı başvuru, hızın getirdiği avantajı tümüyle harcar.
Masraf Karşılaştırması
| Kalem | Sigorta Tahkim Komisyonu | Mahkeme |
|---|---|---|
| Başlangıç gideri | Komisyonun ilan ettiği tarifeye göre sabit başvuru ücreti | Nispi harç (dava değerine bağlı) |
| Bilirkişi | Alınır; ücreti ayrıca yatırılır | Alınır; ücreti ayrıca yatırılır |
| Arabuluculuk | Yok | Ticari uyuşmazlıkta dava şartı, ayrı gider |
| Karşı vekâlet ücreti | Mevzuattaki beşte bir tartışması nedeniyle düşük kalabilir | Tarifeye göre tam |
| Kanun yolu | İtiraz; sınır aşılıyorsa temyiz | İstinaf ve temyiz |
Başvuru ücretleri Komisyon tarafından ilan edilen tarifeye göre belirlenir ve dönem dönem güncellenir; başvuru öncesinde güncel tarifenin kontrol edilmesi gerekir. Buradaki asıl fark tutarlarda değil yapıdadır: tahkimde başlangıç gideri dava değerinden bağımsız ve sabitken, mahkemede nispi harç dava değeriyle birlikte büyür. Yüksek tutarlı bedeni zarar dosyalarında bu fark, davanın açılış maliyetini ciddi biçimde ayrıştırır. Mahkeme yolunda bu yükü hafifletmek için kısmi dava kurgusu kullanılabilir (HMK m. 109/4).
Kanun Yolları Haritası
| Aşama | Tahkim | Mahkeme |
|---|---|---|
| İlk karar | Hakem veya hakem heyeti | İlk derece mahkemesi |
| İlk denetim | İtiraz Hakem Heyeti (35.000 TL ve üzeri) | İstinaf (bölge adliye mahkemesi) |
| Son denetim | Yargıtay (383.000 TL’yi aşan) | Yargıtay (kanunda öngörülen sınır aşılıyorsa) |
| Süre | İtiraz on gün | İstinaf ve temyiz için kanunda öngörülen süreler |
Her iki yolda da kanun yolu, tutar eşiğine bağlıdır. Eşiğin altında kalan kararlar kesindir. Bu nedenle dosyanın tutarı, yalnızca ne kadar alınacağını değil, kararın denetlenip denetlenemeyeceğini de belirler.
Rakamlarla Tahkim
Yol seçimi tartışmasında istatistik, sezgiden daha güvenilir bir rehberdir.
| Gösterge | 2025 verisi |
|---|---|
| Toplam başvuru | 758.703 (%23,3 artış) |
| Karara bağlanan dosya | 639.485 |
| Zorunlu trafik sigortası kaynaklı başvuru | 728.804 |
| Talebin kabulü | %66,4 |
| Kısmen kabul | %10,96 |
| Ret | %22,8 |
| Ortalama çözüm süresi | 113 gün |
| İtiraz başvurularının ortalama çözüm süresi | 51 gün |
Tablodan iki sonuç çıkar. Birincisi, dosyaların yaklaşık dörtte üçü tamamen veya kısmen lehe sonuçlanmaktadır. İkincisi, ret oranı 2024’e göre yükselmiştir; yani sistem giderek daha seçici hâle gelmektedir. Bu, hazırlıksız başvurunun maliyetinin arttığı anlamına gelir.
Bu oranların bir başka okuması daha vardır: kısmen kabul oranının varlığı, çoğu dosyada talebin tamamının değil bir kısmının karşılandığını gösterir. Talep tutarının gerçekçi ve belgeye dayalı biçimde kurulması, kısmi ret nedeniyle aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesini önler.
Zamanaşımı Her İki Yolda da İşler
Yol seçimini geciktirmenin bir bedeli vardır. Zorunlu trafik sigortasına karşı talepler bakımından kanunda öngörülen zamanaşımı, tahkime başvurulsun ya da dava açılsın aynı şekilde işler. Sürücü ve işletene karşı açılacak davada ise haksız fiil zamanaşımı uygulanır; fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa uzamış ceza zamanaşımından yararlanılır.
Pratikte şu hata görülür: aile önce sigortayla uzun süre yazışır, ödeme bekler, ardından tahkim ile mahkeme arasında karar veremez ve arada aylar geçer. Yazılı başvurunun cevabı geldiği ya da on beş günlük süre dolduğu anda yol seçilmeli ve dosya hareket etmelidir.
Karar Nasıl Okunmalı?
Komisyon, hakem kararlarından seçilmiş örnekleri düzenli olarak yayımlar. Bu kararlar bağlayıcı içtihat niteliğinde olmasa da, benzer uyuşmazlıklarda hakemlerin hangi ölçütleri kullandığını göstermesi bakımından değerlidir. Özellikle kusur değerlendirmesi, ibraname ve eksik ödeme tartışmalarında bu kararların incelenmesi, başvurunun nasıl kurulacağına yön verir.
Aynı şekilde mahkeme yolunda da Yargıtay’ın ilgili dairelerinin yerleşik yaklaşımı dosyanın kurgusunu belirler. Her iki yolda da başvuru dilekçesinin, karşı tarafın vereceği savunmayı önceden karşılayacak biçimde yazılması gerekir.
Hangi Yol Sizin İçin Doğru? Üç Somut Senaryo
Senaryo 1 — Araç değer kaybı, 80.000 TL. Muhatap tek: kusurlu aracın sigorta şirketi. Tutar teminat limitinin çok altında, manevi tazminat yok, sürücüye yöneltilecek bir talep yok. Tahkim açık tercihtir. Tutar 35.000 TL’nin üzerinde olduğundan itiraz yolu da açıktır; ancak 122.000 TL’nin altında kaldığı için dosya tek hakemle görülür.
Senaryo 2 — Ölümlü kaza, toplam talep 5.000.000 TL, kusurlu tarafın İMM poliçesi yok. Destekten yoksun kalma tazminatının 3.600.000 TL’lik kısmı teminat içinde; kalan 1.400.000 TL ile manevi tazminat sürücü ve işletene ait. Burada tek dosyada toplama genellikle daha isabetlidir: kusur ve zarar tespiti bir kez yapılır, çelişkili karar riski doğmaz. Ailenin acil nakit ihtiyacı varsa limit içi kısım için ayrıca tahkim yürütülebilir.
Senaryo 3 — Ağır yaralanma, maluliyet tartışmalı, talep 900.000 TL, muhatap yalnızca sigorta. Tutar limit içinde ve tek muhatap var; tahkim uygundur. Dosya 122.000 TL eşiğinin üzerinde olduğundan üç kişilik heyetçe görülür ve 383.000 TL eşiği aşıldığı için temyiz yolu da açıktır. Maluliyet tartışmalı olduğundan sağlık kurulu raporunun başvuruya baştan eklenmesi belirleyicidir.
Üç senaryonun ortak dersi şudur: yolu belirleyen şey dosyanın büyüklüğü değil, muhatap sayısı ve talep kalemlerinin dağılımıdır. Tutar yalnızca kanun yolunun açık olup olmayacağını belirler.
Bu nedenle yol seçimi, dosya açılmadan önce yapılması gereken bir analizdir. Talep kalemleri tek tek yazılıp her birinin muhatabı belirlendiğinde, hangi kalemin nereye ait olduğu kendiliğinden ortaya çıkar. Sonradan fark edilen bir muhatap, çoğu zaman ikinci bir yargılama demektir.
Sık Yapılan Üç Hata
- Yazılı başvuru yapmadan yola çıkmak. Hem tahkim hem dava için sigortaya yazılı başvuru dava şartıdır. Atlandığında dosya usulden kapanır.
- Manevi tazminatı tahkimde istemek. Talep, muhatabı bakımından tahkim kapsamı dışındadır.
- Parasal sınırı karar tarihine göre hesaplamak. İtiraz ve temyiz hakkı, başvuru tarihindeki sınırlara göre belirlenir.
Madde Metinleri: 5684 s.K. m.30, KTK m.97 ve TTK m.5
Yol seçimi bir tercih meselesi gibi görünse de, her iki kapının da açılma şartları, süreleri ve kanun yolu rejimi kanunla belirlenmiştir. Bu maddeler bilinmeden yapılan seçim, dosyayı başa döndürebilir.
Ortak ön şart: KTK m.97. Her iki yol da aynı kapıdan geçer: zarar görenin, zorunlu malî sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkime başvurabilir.
Bunun usul karşılığı: HMK m.114 ve m.115. Bu bir dava şartıdır: kanunlarda öngörülen diğer dava şartları da dava şartlarındandır ve mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Eksiklik giderilebilir nitelikteyse kesin süre verilir; tamamlanmazsa dava usulden reddedilir.
Tahkimin kuruluşu: 5684 s.K. m.30. Tahkim yolunun metni şudur: sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Sigortacılık Tahkim Komisyonu kurulur. Komisyona başvurabilmek için sigorta kuruluşuyla uyuşmazlığa düşülmüş olması ve uyuşmazlığa konu olayın Komisyonun faaliyete geçmesinden sonra meydana gelmiş olması gerekir.
Üyelik şartı: 5684 s.K. m.30. En sık atlanan nokta budur: tahkim sistemine üye olmayan kuruluşla yaşanan uyuşmazlıkta Komisyona başvurulamaz. Bu nedenle başvuru öncesinde sigorta kuruluşunun üyelik durumu kontrol edilmelidir; üye değilse tek yol davadır.
Karar süresi ve kanun yolu: 5684 s.K. m.30. Aynı maddede usul de düzenlenir: hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren dört ay içinde karar vermek zorundadır; bu süre taraflarca uzatılabilir. Kanunda belirlenen parasal sınırın altındaki kararlar kesindir; belirli tutarın üzerindeki kararlara karşı itiraz, daha yüksek tutarlar bakımından ise temyiz yolu açıktır. İtiraz süresi, kararın taraflara bildiriminden itibaren on gündür.
Kararın icrası: 5684 s.K. m.30 ve İİK m.38. Tahkim kararının pratik değeri buradadır: hakem kararları kesinleştiğinde ilam niteliğindedir ve ilâm niteliğindeki belgeler, mahkeme ilâmları gibi icra olunur. Yani karar, ayrıca dava açılmasına gerek olmaksızın ilamlı icra yoluyla takibe konulur.
Dava yolunda görev: TTK m.4 ve m.5. Mahkeme seçilirse: sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar ticari dava sayılır ve aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Buna karşılık yalnız işleten ve sürücüye karşı açılan dava asliye hukukta görülür; bu ayrım, karma dosyalarda iki ayrı mahkeme anlamına gelir.
Yetki: KTK m.110. Yer seçimi geniştir: motorlu araç kazalarından doğan maddi zararlara ilişkin bu Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davaları, zarar görenin ikametgâhının bulunduğu veya kazanın vuku bulduğu yer mahkemelerinde açılabileceği gibi, davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemelerinde de açılabilir.
Arabuluculuk sorusu: TTK m.5/A. Ticari davada ek bir dava şartı vardır: konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Ancak zorunlu malî sorumluluk sigortasına ilişkin taleplerde KTK m.97 kapsamındaki başvuru ayrı bir şart olduğundan, dosyanın hangi rejime tabi olduğu dilekçe aşamasında netleştirilmelidir.
Kapsam sınırı: KTK m.92. Tahkim yalnız poliçe kapsamındaki talepler için işler: kanunda sayılan hâller arasında manevi tazminat talepleri ile işletenin yakınlarının zararları ve çalınan veya gasp edilen araçlarla ilgili hâller zorunlu malî sorumluluk sigortasının kapsamı dışındadır. Bu nedenle manevi tazminat, işleten ve sürücüye karşı mahkemede istenir.
Faiz ve temerrüt: KTK m.99. Her iki yolda da faizin başlangıcı aynıdır: sigortacı, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarı hak sahibine ödemek zorundadır. Kanuni faiz ise 3095 s.K. m.1 uyarınca reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden belirlenir.
Zamanaşımı her iki yolda: KTK m.109. Yol seçimi süreyi durdurmaz: talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar; dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörürse bu süre uygulanır. TBK m.154 uyarınca başvuru, ikrar veya kısmî ödeme süreyi keser.
Eksik ödeme alınmışsa: KTK m.111. Hangi yol seçilirse seçilsin: sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir ve tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu süre hak düşürücüdür.
Talebin kurgusu: HMK m.109. Tutar rapordan sonra netleşeceğinden: 7589 sayılı Kanun ile HMK m.107 yürürlükten kaldırıldığından talep kısmi dava olarak ileri sürülür ve yargılama sırasında artırılır; bu yol kullanılamıyorsa HMK m.176 uyarınca ıslah gündeme gelir ve ıslah bir kez, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
| Konu | Tahkim | Dava |
|---|---|---|
| Ön şart | Sigortaya yazılı başvuru; on beş gün (KTK m.97) | Aynı şart (KTK m.97) |
| Usul niteliği | Başvuru şartı | Dava şartı (HMK m.114) |
| Kuruluş | Sigortacılık Tahkim Komisyonu (5684 m.30) | Asliye ticaret (TTK m.5) |
| Üyelik | Kuruluş üye değilse kapalı | Şart aranmaz |
| Muhatap | Sigorta kuruluşu | Sigortacı, işleten, sürücü |
| Manevi tazminat | Kapsam dışı (KTK m.92) | İşleten ve sürücüye karşı |
| Karar süresi | Dört ay; uzatılabilir | Genel yargılama süreleri |
| Kanun yolu | Parasal sınıra göre itiraz veya temyiz | İstinaf ve temyiz |
| İtiraz süresi | Bildirimden on gün | Tebliğden iki hafta (HMK m.345) |
| İcra | Kesinleşince ilam niteliğinde | İlam |
| Yetki | Komisyon usulü | Zarar gören, kaza yeri veya davalı yeri (KTK m.110) |
| Faiz | Sekiz iş günü sonrası (KTK m.99) | Aynı |
| Zamanaşımı | İki yıl ve on yıl (KTK m.109) | Aynı |
| Eksik ödeme | İki yıl içinde iptal (KTK m.111) | Aynı |
| Talep artırımı | Komisyon usulüne göre | Kısmi dava (HMK m.109) |
Sıkça Sorulan Sorular
Her iki yolda da sigortaya başvurmak zorunlu mu?
Evet. KTK m.97 uyarınca zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir; on beş gün içinde yazılı cevap verilmemesi veya cevabın talebi karşılamaması hâlinde dava açılabilir ya da Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkime başvurulabilir. HMK m.114 uyarınca bu bir dava şartıdır ve HMK m.115 uyarınca mahkemece re’sen araştırılır.
Sigorta şirketi tahkim sistemine üye değilse ne olur?
5684 s.K. m.30 uyarınca Komisyona başvurabilmek için sigorta kuruluşuyla uyuşmazlığa düşülmüş olması gerekir ve sistem üyelik esasına dayanır; üye olmayan kuruluşla yaşanan uyuşmazlıkta tahkim yolu kapalıdır, bu hâlde tek yol davadır. Bu nedenle başvurudan önce üyelik durumu kontrol edilmelidir.
Hakem kararı ne zaman verilir, kesin midir?
5684 s.K. m.30 uyarınca hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren dört ay içinde karar vermek zorundadır ve bu süre taraflarca uzatılabilir. Kanunda belirlenen parasal sınırın altındaki kararlar kesindir; üzerindeki kararlara karşı itiraz, daha yüksek tutarlarda temyiz yolu açıktır ve itiraz süresi kararın bildiriminden itibaren on gündür.
Tahkim kararıyla haciz yapılabilir mi?
5684 s.K. m.30 uyarınca kesinleşen hakem kararları ilam niteliğindedir; İİK m.38 uyarınca ilâm niteliğindeki belgeler mahkeme ilâmları gibi icra olunur. Bu nedenle ayrıca dava açılmasına gerek olmaksızın ilamlı icra takibi başlatılabilir.
Manevi tazminatı tahkimde isteyebilir miyim?
Hayır. KTK m.92 uyarınca manevi tazminat talepleri zorunlu malî sorumluluk sigortasının kapsamı dışındadır; tahkim yalnız poliçe kapsamındaki talepler için işler. Manevi tazminat işleten ve sürücüye karşı mahkemede istenir.
Tahkime gitmek dava hakkımı yakar mı?
Tahkim ile dava arasında seçim yapılır; aynı talep için ikisi birden yürütülmez. Ancak tahkim kapsamı dışında kalan talepler — manevi tazminat, sürücü ve işletene yöneltilenler — mahkemede ayrıca ileri sürülebilir.
Tahkimde avukat zorunlu mu?
Zorunlu değildir; başvuru bireysel olarak da yapılabilir. Ancak bedeni zarar dosyalarında kusur, maluliyet ve aktüeryal hesap teknik uzmanlık gerektirdiğinden temsil edilmemek dosyayı zayıflatır.
Hakem kararına itiraz süresi ne kadar?
Süre, kararın Komisyonca ilgiliye bildirildiği tarihte başlar ve on gündür. Bu süre kaçırıldığında karar kesinleşir ve sonradan telafi edilemez.
Uyuşmazlığım 35.000 TL’nin altında, ne olur?
Bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir; İtiraz Hakem Heyeti’ne başvurulamaz. Bu nedenle delillerin ve hukuki dayanakların ilk aşamada eksiksiz sunulması gerekir.
Dosyam kaç hakemle görülür?
Uyuşmazlık tutarı 122.000 TL ve üzerinde ise dosya tek hakem yerine üç kişilik hakem heyetince karara bağlanır. Bu, karmaşık ve yüksek montanlı dosyaların daha kapsamlı incelenmesini amaçlar.
Tahkim kararıyla haciz yapılabilir mi?
Kesinleşen hakem kararı ilam niteliğindedir ve ilamlı icra yoluyla takibe konulabilir. Süresinde yapılan itiraz icra sürecini durdurur.
Mahkemeye gitmeden önce arabulucuya gitmem gerekir mi?
Sigorta şirketine karşı açılacak dava ticari uyuşmazlık niteliğinde olduğundan arabuluculuk dava şartıdır. Tahkim yolunda böyle bir zorunluluk bulunmaz.
Ölümlü dosyada hangi yolu seçmeliyim?
Ölümlü dosyalarda talepler genellikle hem sigortaya hem sürücü ve işletene dağılır. Limit içi kısım tahkimde hızla tahsil edilebilir; limiti aşan kısım ve manevi tazminat için mahkeme gerekir. Seçim, muhatapların ödeme kabiliyetine ve nakit ihtiyacına göre yapılır.
İlgili Rehberler
- Destekten yoksun kalmada gelirin ispatı ve asgari ücret karinesi
- Çocuk mağdurda trafik kazası tazminatı: ÇÖZGER ve dava ehliyeti
- Sürücü alkollüydü: sigorta yine öder mi? Rücu ve KTK m. 95
- Yaya ve motosiklet kazasında tazminat: müterafik kusur indirimi
- Otobüs ve minibüs kazasında tazminat: çift limit ve koltuk sigortası
- Trafik kazası aynı zamanda iş kazası mı? Çifte tazminat hakkı
- Ceza dosyası tazminatınızı nasıl etkiler? Müdahillik, uzlaşma, HAGB
- Bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı
- Bedeni zararda tahkim başvuru dilekçesi örneği
- Destekten yoksun kalma dava dilekçesi örneği (ölümlü kaza)
- Sigortaya başvuru dilekçesi örneği (KTK m. 97)
- Maluliyet raporuna itiraz: hangi yönetmelik, hangi hastane?
- Eski trafik kazası için hâlâ tazminat davası açabilir miyim?
- Destekten yoksun kalma tazminatı nasıl hesaplanır? TRH-2010
- Trafik Kazası Tazminat Süreci: Kazadan Ödemeye Adım Adım Rehber
- Ölümlü trafik kazasında sigorta eksik ödedi: bakiye tazminat
- Trafik sigortası limiti yetmedi: aşan tazminat kimden alınır?
- Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru: süreç ve bağlayıcılık
- Sigorta Tahkim Komisyonu nedir?
- Trafik kazası tazminatında sigortaya başvuru (KTK m. 97)
- Tazminat için doğrudan dava açabilir miyim?
- Trafik kazasında manevi tazminat (TBK m. 56, KTK m. 90)
- Araç işleteninin hukuki sorumluluğu
- Olayın üzerinden zaman geçti: tazminatta zamanaşımı
Dayanak Mevzuat
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30
- Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m. 16
- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (Sigorta Tahkim Komisyonlarına ilişkin hüküm)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Parasal sınırlar her takvim yılı başında güncellendiğinden, başvuru öncesinde güncel tutarların teyit edilmesi gerekir.


