Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı 2026 (HMK m.107): Yerine Gelen Kısmi Dava ve Tek Kullanımlık Talep Artırımı (HMK m.109/4) — 7589 Sayılı Kanun Analizi
18 Temmuz 2026

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı 2026 (HMK m.107): Yerine Gelen Kısmi Dava ve Tek Kullanımlık Talep Artırımı (HMK m.109/4) — 7589 Sayılı Kanun Analizi

Güncelleme — 31 Temmuz 2026: Yürürlüğe girdi. 7589 sayılı Kanunun 19’uncu maddesiyle HMK 107 yürürlükten kaldırıldı; 20’nci maddesiyle HMK 109’a talep artırımına ilişkin yeni fıkra eklendi (RG: 31 Temmuz 2026, sayı 33326). Kaldırılmadan önce açılmış belirsiz alacak davalarında HMK 107 uygulanmaya devam eder (Geçici m.1/10).

Türk hukuk pratiğinin son on beş yılına damga vuran dava türü tarihe karıştı: belirsiz alacak davası (HMK 107) yürürlükten kaldırıldı. İşçilik alacaklarından trafik ve iş kazası tazminatlarına kadar yüz binlerce dosyanın açılış kapısı olan kurumun yerine, zamanaşımı korumalı güçlendirilmiş kısmi dava geldi. Ne değişti, derdest dosyalar ne olacak ve dilekçe kurgusunda hangi tuzağa dikkat etmek gerekiyor — yayımlanan metnin analizi burada.

Kaldırılan Ne, Gelen Ne?

Eski modelYeni model
DayanakHMK 107 (kaldırıldı — 7589 s.K. m.19)HMK 109’a eklenen yeni fıkra (7589 s.K. m.20)
AçılışHukuki ilişki + asgari tutar belirtilerekAlacağın bir kısmı dava edilerek (kısmi dava)
Talebin artırılmasıMiktar belirlenebilir hâle geldiği andaBir defaya mahsus, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, tahkikatın sona ermesine kadar
ZamanaşımıAlacağın tamamı için dava tarihinde kesilirArtırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır
Hukuki yarar tartışması“Alacak belirsiz mi?” tartışması dava şartı olarak öne çıkıyorduBu tartışma ortadan kalkıyor

Kritik Güvence: Zamanaşımı Dava Tarihinden Kesiliyor

Belirsiz alacak davasının asıl cazibesi, alacağın tamamı için zamanaşımını dava tarihinde kesmesiydi. Yeni model bu korumayı aynen taşıyor: artırılan kısım bakımından da zamanaşımı, dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Yani davacı düşük tutarla başlayıp bilirkişi raporundan sonra gerçek alacağa çıkabilir; zamanaşımı bakımından kayıp yaşamaz.

Dikkat — en kritik nokta: “bir defaya mahsus”. Bu artırım hakkı tek kullanımlıktır. Erken kullanırsanız (örneğin bilirkişi raporu gelmeden, tahmini bir rakama çıkarsanız) hakkınızı tüketmiş olursunuz ve rapor daha yüksek çıktığında aynı yolla tekrar artıramazsınız. Doğru zamanlama, rapor kesinleştikten ve itirazlar değerlendirildikten sonra, ancak tahkikat sona ermeden artırmaktır.

Islahla ilişkisi: Islah kurumu (HMK 176 vd.) kaldırılmamıştır. Yeni fıkradaki artırımın ıslah hakkını tüketip tüketmeyeceği, kanun metninde açıkça düzenlenmemiştir ve uygulamada tartışılacaktır. Bu nedenle artırım dilekçesinde hukuki dayanağın (HMK 109 kapsamında talep artırımı) açıkça belirtilmesi, ileride doğabilecek tartışmalarda konumunuzu korur.

İşçilik/tazminat dosyanızın yeni modele geçiş planı için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Gerekçe: AYM Tespitleri ve Uygulama Kaosu

Değişikliğin gerekçesinde iki dayanak var: hangi alacakların “belirsiz” sayılacağına ilişkin uygulama tereddütlerinin davaları uzatması ve Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararlarında bu belirsizliğin hak arama hürriyetini zedelediği tespiti. Hukuki yarar tartışmaları yüzünden usulden reddedilen binlerce dosya düşünüldüğünde, tek tip kısmi dava modeli öngörülebilirliği artırmayı hedefliyor.

Derdest Dosyalar: Kural Davacı Lehine

Geçiş kuralı nettir. Kaldırılma tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında HMK 107 uygulanmaya devam eder (7589 s.K. Geçici m.1/10). Yani derdest dosyanız yolun ortasında kural değiştirmez; açıldığı rejimle sonuçlanır.

DosyanızUygulanacak rejimNe yapmalı
31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davasıHMK 107 (eski model)Mevcut strateji korunur; talep artırımı eski usule göre yapılır
31 Temmuz 2026’dan önce açılmış kısmi davaYeni fıkranın uygulanıp uygulanmayacağı dosyanın seyrine göre değerlendirilirArtırım zamanlamasını avukatınızla planlayın
Bundan sonra açılacak davalarKısmi dava + tek seferlik talep artırımıDilekçeyi yeni modele göre kurun; artırımı rapor sonrasına saklayın

Yeni Dilekçede Nelere Dikkat Edilmeli?

  1. Kısmi dava olduğunu açıkça yazın. “Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla” ibaresi yerinde durmalıdır.
  2. Artırım hakkını erken harcamayın. Tek kullanımlıktır; bilirkişi raporu netleşmeden kullanmayın.
  3. Tahkikatın sona ermesine dikkat edin. Artırım ancak tahkikat sona ermeden yapılabilir; sözlü yargılama aşamasına geçilmesi hakkı sona erdirir.
  4. Harç planlaması yapın. Başlangıçta düşük harç ödenir, artırımda tamamlanır; nakit akışı buna göre kurgulanmalıdır.
  5. Duruşma takvimini hesaba katın. Aynı kanunla getirilen duruşmalar arası en fazla üç ay kuralı (HMK 147), rapor-artırım zamanlamasını doğrudan etkiler.

Paketin tamamı için: 12. Yargı Paketi: Resmî Gazete’de yayımlandı, neler değişti? · Yürürlük takvimi: hangi madde ne zaman?

Dava dilekçenizi iki senaryolu hazırlayalım
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dava stratejinizi yeni rejime göre kurun

Artırım hakkı tek kullanımlıktır; zamanlaması dosyanın sonucunu belirler. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Mülga HMK m.107 Ne Diyordu?

Yürürlükten kaldırılan hüküm, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklıya hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı göstererek belirsiz alacak davası açma imkânı tanıyordu. Davacı, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda talebini artırabiliyordu.

Kurumun asıl çekiciliği tek bir noktadaydı: alacağın tamamı bakımından zamanaşımı dava tarihinde kesiliyordu. Kısmi davada ise ıslahla artırılan bakiye kısım için zamanaşımı işlemeye devam ediyor, uzun süren yargılamalarda davacı zamanaşımı def’iyle karşılaşabiliyordu. Bu fark, on beş yıl boyunca dava dilekçelerinin hangi kalıpla açılacağını belirledi.

Buna karşılık uygulamada “hangi alacak belirsizdir” sorusu istikrarlı bir cevaba kavuşmadı. Alacağın belirlenebilir olduğu sonucuna varılan dosyalarda davalar esasa girilmeden reddedildi. Kaldırma gerekçesinin arkasında bu tablo bulunmaktadır.

Yeni Rejim: HMK m.109’un Bütünü

Yeni sistem tek bir fıkrada değil, m.109’un tamamında okunur. Maddenin birinci fıkrası talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülebileceğini belirtir. Üçüncü fıkra, dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılmasının talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceğini düzenler.

16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle eklenen dördüncü fıkra ise şudur: alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Yeni fıkranın dört unsuru

UnsurAnlamıPratik sonucu
“Aynı davada”Artırım, açılmış olan kısmi davanın içinde yapılırAyrı bir ek dava açmaya gerek yoktur
“Bir defaya mahsus”Artırım hakkı tek kullanımlıktırErken kullanılan artırım hakkı tüketir; zamanlama belirleyicidir
“İddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın”Karşı tarafın muvafakati veya ıslah aranmazArtırım, ıslah prosedürüne bağlı olmaksızın yapılabilir
“Tahkikatın sona ermesine kadar”Zaman sınırı tahkikat aşamasının sonudurSözlü yargılamaya geçildikten sonra artırım yapılamaz

Fıkranın ikinci cümlesi bağımsız bir güvencedir: zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Böylece eski kısmi davanın en büyük riski ortadan kaldırılmış, belirsiz alacak davasının sağladığı zamanaşımı koruması kısmi davaya aktarılmıştır.

Artırım Hakkının Zamanlaması

Yeni rejimde en kritik pratik mesele, tek kullanımlık artırım hakkının ne zaman kullanılacağıdır. Erken kullanılan bir artırım, sonradan gelen bir bilirkişi raporu daha yüksek bir tutar gösterdiğinde ikinci kez artırım imkânı bırakmaz.

Bu nedenle artırımın, alacağın miktarını ortaya koyan delil elde edildikten sonra yapılması gerekir. Tipik olarak bu an, bilirkişi raporunun tebliğinden ve varsa rapora itirazların değerlendirilmesinden sonradır. Rapora itiraz edilmiş ve ek rapor alınması bekleniyorsa, artırımın ek rapordan sonraya bırakılması değerlendirilmelidir.

Sürenin üst sınırı tahkikatın sona ermesidir. HMK m.184, mahkemenin tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarını aldıktan sonra tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edeceğini düzenler. Bu tefhimden sonra artırım yapılamaz.

Duruşma takvimine ilişkin yeni bir sınır da bu tabloyu etkiler. Aynı Kanun’un 21. maddesiyle HMK m.147’ye eklenen üçüncü fıkra, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan daha uzun olamayacağını; işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkimin gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebileceğini öngörür. Tahkikatın daha hızlı kapanabileceği bir düzende, artırım için beklenecek zaman aralığı da daralmaktadır.

Islah Hakkı Ne Oldu?

Yeni fıkra, artırımın iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın yapılabileceğini söyler; ıslah kurumunu kaldırmaz. HMK m.176/1, tarafların yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceğini; m.176/2 ise aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğini düzenler. HMK m.177/1, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğini belirtir.

Böylece davacının elinde iki ayrı ve tek kullanımlık imkân bulunur: m.109/4 kapsamında talep artırımı ve m.176 kapsamında ıslah. Bunların hangi amaçla ve hangi sırayla kullanılacağı, dosyanın seyrine göre belirlenir. Talep artırımı yalnız miktara ilişkindir; talebin hukuki niteliğinde veya dayanağında yapılacak değişiklikler ıslah kurumunun konusu olmaya devam eder.

Faiz Sorunu: Fıkra Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?

Eklenen fıkra yalnızca zamanaşımından söz eder. Artırılan kısma hangi tarihten itibaren faiz yürütüleceği konusunda bir düzenleme içermez.

Bu nedenle faiz bakımından genel hükümler devreye girer. Türk Borçlar Kanunu m.117/1, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğini; m.120/1 ise uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranının sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceğini düzenler.

Dava açılmadan önce usulüne uygun bir ihtarname gönderilmiş ve borçlu temerrüde düşürülmüşse, faiz talebinin temerrüt tarihine dayandırılması mümkün olur. İhtar gönderilmemişse faiz, dava ve artırım tarihlerine bağlı olarak talep edilir. Bu yüzden yeni rejimde dava öncesi ihtarname, faiz bakımından eskisinden daha önemli hâle gelmiştir.

Derdest Davalar: Geçiş Rejimi

7589 sayılı Kanun, kaldırılan hüküm bakımından açık bir geçiş kuralı içermektedir. Buna göre yürürlükten kaldırılan HMK m.107, kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder.

Bunun sonuçları şunlardır. 31.07.2026 tarihinden önce açılmış bir belirsiz alacak davası, sırf hüküm yürürlükten kaldırıldığı için reddedilmez. Dava kendiliğinden kısmi davaya dönüşmez. Talep artırımı bakımından mülga m.107’deki esaslara tabi olmaya devam eder. Dosyanın istinaf veya temyiz aşamasında bulunması bu kuralı değiştirmez.

Buna karşılık m.109/4 bakımından özel bir geçiş hükmü öngörülmemiştir. Usul hükümlerinin derhâl uygulanması ilkesi gereği, yürürlük tarihinden sonra yapılacak usul işlemleri bakımından yeni fıkranın uygulanması gündeme gelir. Derdest bir kısmi davada artırım hakkının bu fıkraya göre kullanılıp kullanılamayacağı, dosyanın bulunduğu aşamaya göre değerlendirilir.

Dava açılış tarihine göre uygulanacak rejim

DurumUygulanacak hükümSonuç
31.07.2026 öncesi açılmış belirsiz alacak davasıMülga HMK m.107Dava eski rejimde görülür; kaldırma sebebiyle reddedilmez
31.07.2026 öncesi açılmış kısmi davaHMK m.109; artırım bakımından derhâl uygulama ilkesiDosyanın aşamasına göre değerlendirilir
31.07.2026 sonrası açılan davaHMK m.109/1, 3 ve 4Ya alacağın tamamı dava edilir ya kısmi dava açılıp bir kez artırım yapılır
31.07.2026 sonrası belirsiz alacak davası açma girişimiDayanak hüküm mülgadırBu kalıpla dava açılamaz

Hangi Dava Türlerini Etkiler?

Belirsiz alacak davası, miktarı ancak yargılama içinde alınacak bilirkişi raporuyla belirlenebilen uyuşmazlıklarda kullanılıyordu. Değişiklik bu alanların tamamını etkiler.

Etkilenen başlıca uyuşmazlık türleri

AlanTipik talepler
İşçilik alacaklarıKıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti
Trafik ve iş kazası tazminatıSürekli ve geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, destekten yoksun kalma
Sigorta uyuşmazlıklarıAraç değer kaybı, hasar bedeli, poliçe kapsamındaki tazminat
Malpraktis ve sağlık uyuşmazlıklarıMaddi tazminat, tedavi ve bakım giderleri
Sermaye piyasası uyuşmazlıklarıPortföy yönetiminden doğan zarar, fon tasfiyesinde fark alacağı
Eser ve inşaat sözleşmeleriHakediş farkı, eksik ve ayıplı iş bedeli
Kamulaştırmasız el atmaBedel ve ecrimisil talepleri

Bu alanların ortak özelliği, alacağın tutarının dava açılırken hesaplanamamasıdır. Yeni rejimde bu dosyalar kısmi dava olarak açılacak ve tutar netleştiğinde bir kez artırılacaktır. Sermaye piyasası tarafındaki uygulama için tasfiyede param eksik geldi yazımıza bakılabilir.

Dava Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Yeni rejimde dilekçe kurgusu değişmektedir. Aşağıdaki hususlar dosyanın seyrini belirler.

Talebin kısmi olduğu açıkça belirtilmelidir. HMK m.109/3, dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında kısmi dava açılmasının feragat anlamına gelmeyeceğini düzenlese de, talebin niteliğinin dilekçede gösterilmesi tereddüdü önler.

Fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmalıdır. Bu kayıt, talep artırımının dayanağı olan m.109/4 ile birlikte okunduğunda davacının konumunu güçlendirir.

Alacağın tamamına ilişkin hukuki ilişki ortaya konulmalıdır. Kısmi dava açılırken talebin hangi hukuki ilişkinin hangi kalemine dayandığı gösterilmelidir; artırım bu çerçevenin içinde yapılacaktır.

Dava değeri ve harç, kısmi talep üzerinden hesaplanır. Artırım yapıldığında artırılan kısım için harç tamamlanır.

Artırım hakkının tek kullanımlık olduğu göz önünde tutularak, bilirkişi raporu ve varsa ek rapor beklenmeden artırım yapılmamalıdır.

İhtarname gönderilmişse temerrüt tarihi dilekçede gösterilmeli ve faiz bu tarihe bağlanmalıdır; gönderilmemişse faiz başlangıcı dava ve artırım tarihlerine göre talep edilir.

7589 Sayılı Kanun’un HMK’da Yaptığı Diğer Değişiklikler

Aynı Kanun, usul hukukunda başka düzenlemeler de getirmiştir. Bunlar talep artırımı rejimiyle birlikte değerlendirilmelidir.

7589 sayılı Kanun’la HMK’da yapılan değişiklikler

MaddeDeğişiklikKanun maddesi
HMK m.107Belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırıldı7589 s.K. m.19
HMK m.109Kısmi davada bir defaya mahsus talep artırımı ve zamanaşımı güvencesi eklendi7589 s.K. m.20
HMK m.147Duruşmalar arasındaki sürenin üç ayı aşamayacağı kuralı eklendi7589 s.K. m.21
HMK m.166İlk davanın açıldığı mahkemenin birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bağlı olacağı düzenlendi7589 s.K. m.23
HMK m.168Birleştirme ve ayırma kararlarına karşı kanun yolları yeniden düzenlendi7589 s.K. m.24
HMK m.362Bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği kararların temyizi için yeni ölçüt eklendi7589 s.K. m.25

HMK m.168’in yeni hâline göre, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir. İlk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında ise temyiz yoluna ancak hükümle birlikte gidilebilir. Aynı fıkra, bu hususun tek başına bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme, Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmeyeceğini belirtir.

HMK m.362’ye eklenen üçüncü fıkra, bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmının, miktar veya değeri itibarıyla m.341/2’de düzenlenen parasal sınırın üzerinde olması hâlinde temyiz edilebileceğini öngörür. Aynı fıkranın (a) bendi, birinci fıkradaki temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın m.341/2’deki parasal sınırı geçmemesi hâlinde temyiz yoluna başvurulamayacağını; (b) bendi ise bu sınırın altında kalan kararın sadece yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması hâlinde temyiz yoluna başvurulamayacağını belirtir.

Bu maddelerdeki parasal sınırlar sabit değildir. HMK ek m.1, m.200, m.201, m.341, m.362 ve m.369’daki parasal sınırların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağını; belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımlarının dikkate alınmayacağını düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrası, m.341, m.362 ve m.369’daki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağını belirtir.

Mülga Rejim ile Yeni Rejimin Karşılaştırması

İki rejim yan yana

BaşlıkMülga HMK m.107 (belirsiz alacak davası)HMK m.109 (kısmi dava, 7589 sonrası)
Dava açma şartıAlacağın miktarının belirlenmesinin davacıdan beklenememesi veya imkânsız olmasıTalep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olması
Usulî tartışmaAlacağın belirli mi belirsiz mi olduğu; şart yoksa dava esasa girilmeden reddediliyorduBölünebilirlik dışında ayrı bir nitelendirme tartışması bulunmuyor
Talebin artırılmasıMiktar belirlenebilir hâle geldiğinde artırımAynı davada bir defaya mahsus artırım
Artırımın şekliAyrı bir ıslah gerekmiyorduİddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın; ıslah hakkı ayrıca saklı
Artırımın zamanıMiktarın belirlenebilir hâle geldiği anTahkikatın sona ermesine kadar
ZamanaşımıAlacağın tamamı bakımından dava tarihinde kesiliyorduArtırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır
Feragat karinesiSöz konusu değildiAçıkça feragat edilmedikçe kalan kısımdan feragat sayılmaz (m.109/3)
HarçGösterilen asgari miktar üzerindenDava edilen kısım üzerinden; artırımda tamamlanır

Tablodan görüldüğü üzere yeni rejim, belirsiz alacak davasının zamanaşımı korumasını kısmi davaya taşımakta; buna karşılık artırımı tek kullanımla sınırlamaktadır. Eski rejimdeki nitelendirme tartışması ortadan kalkarken, yerini artırımın doğru zamanlanması sorununa bırakmıştır.

Arabuluculuk Aşamasıyla İlişkisi

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan uyuşmazlıkların önemli bölümünde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A, bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak öngörür; arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır, bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir.

Arabuluculuk aşamasında da tutarın belirlenmesi sorunu yaşanır. Başvuru yapılırken uyuşmazlığın konusu ve talep edilen tutar gösterilir; ancak bu aşamada bilirkişi incelemesi bulunmadığından tutar çoğu kez tahminîdir. Anlaşmama hâlinde açılacak kısmi davada talebin bu tahminle sınırlı tutulması gerekmez; artırım imkânı m.109/4 çerçevesinde saklıdır.

Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanırsa, anlaşma belgesinin kapsamı önem taşır. Alacağın tamamını kapsayan bir anlaşma yapıldığında sonradan artırım söz konusu olmaz; kısmi bir anlaşma yapılmışsa kalan kısım için dava yolu açık kalır.

Kaldırmanın Arkasındaki Uygulama Sorunu

Belirsiz alacak davası 2011 yılında Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirildiğinde amaç, alacağın miktarını dava açılırken hesaplayamayan alacaklıyı korumaktı. Uygulamada ise kurumun kendisi bir uyuşmazlık kaynağı hâline geldi.

Sorun, hangi alacağın belirsiz sayılacağı noktasında toplandı. Aynı nitelikteki bir alacak kalemi bir dairede belirsiz kabul edilirken başka bir dairede belirlenebilir sayılabiliyor, şartın bulunmadığı sonucuna varılan dosyalarda dava esasa girilmeden reddediliyordu. Davacı, alacağının varlığı hiç tartışılmadan, yalnızca dava kalıbını yanlış seçtiği için sonuç alamıyordu.

Yeni düzenleme bu tartışmayı ortadan kaldırmaktadır. Artık sorulacak soru “alacak belirsiz mi” değil, “talep konusu bölünebilir mi” sorusudur. Bölünebilir bir alacakta kısmi dava açılabilir ve tutar netleştiğinde bir kez artırılır. Nitelendirme hatası nedeniyle davanın usulden reddi ihtimali bu ölçüde azalmıştır.

Buna karşılık yeni rejim kendi riskini getirmektedir: artırım hakkının tek kullanımlık olması. Eski rejimde nitelendirme hatası dosyayı kaybettiriyordu; yeni rejimde zamanlama hatası alacağın bir kısmını kaybettirebilir.

Dava Değeri, Harç ve Vekâlet Ücreti

Kısmi davada harç, dava edilen kısım üzerinden hesaplanır. Talep artırıldığında artırılan kısım için harcın tamamlanması gerekir. Artırım, harç tamamlanmadıkça sonuç doğurmaz.

Kanun yolu sınırları bakımından ise farklı bir hesap geçerlidir. HMK m.341/3, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceğini; m.341/4, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü sınırı geçmeyen tarafın istinaf yoluna başvuramayacağını düzenler. m.362/2 temyiz bakımından paralel bir düzenleme içerir.

Bu hükümler, kısmi davada düşük bir tutarla açılan davanın kanun yolu bakımından otomatik olarak kesin hâle gelmediğini gösterir: ölçü, dava edilen kısım değil alacağın tamamıdır.

Uygulayıcı İçin Kontrol Listesi

Dava öncesi ve dava içi kontroller

AşamaKontrol
Dava öncesiUyuşmazlık arabuluculuk dava şartına tabi mi? Süreç tamamlandı mı, son tutanak alındı mı?
Dava öncesiİhtarname gönderildi mi? Temerrüt tarihi belirlendi mi?
DilekçeTalebin kısmi olduğu ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu açıkça yazıldı mı?
DilekçeAlacağın tamamına ilişkin hukuki ilişki ve kalem dökümü gösterildi mi?
DilekçeFaiz başlangıcı temerrüt tarihine mi, dava tarihine mi bağlandı?
TahkikatBilirkişi raporu tebliğ edildi mi? Rapora itiraz edildi mi, ek rapor bekleniyor mu?
ArtırımArtırım hakkı henüz kullanılmadı mı? Tahkikat kapanmadan yapılıyor mu?
ArtırımArtırılan kısım için harç tamamlandı mı, faiz talebi güncellendi mi?
Kanun yoluİstinaf ve temyiz parasal sınırları, davanın açıldığı tarihteki miktara göre mi değerlendirildi?

Son satır, HMK ek m.1/2 hükmünden doğar: m.341, m.362 ve m.369’daki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Kısmi davada kesinlik sınırının nasıl hesaplanacağı ise m.341/3 ve m.362/2’de düzenlenmiştir: alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.

Paketin tamamı: 7589 sayılı Kanun’un HMK, TBK, 3095 sayılı Kanun, TCK ve CMK’da yaptığı bütün değişiklikler ve geçiş hükümleri 12. Yargı Paketi rehberi sayfasında madde madde ele alındı.
Uygulama: Raporun hangi eksenlerde inceleneceği, itiraz süresi ve artırımın zamanlaması bilirkişi raporuna itiraz yazımızda ayrıntılı ele alındı.
Kanun yolu: İstinaf ve temyiz süreleri, kesinlik sınırı ve inceleme kapsamı istinaf ve temyiz yazımızda ele alındı.

Belirsiz alacak davasının kaldırılmasından sonra fon zararı için kısmi dava ve talep artırımının tüketici mahkemesinde nasıl kurulacağı tüketici mahkemesinde fon zararı davası dilekçesi örneği yazımızda anlatıldı.

Mal paylaşımı davalarında yeni kısmi dava: Talep artırımının zamanlamasını ve harç tamamlama örneğini Mal Paylaşımı Davası Ne Kadar Sürer, Masrafı Ne Kadar? (2026) rehberinde anlattık.

Mal rejimi davasında uygulama: Kısmi dava dilekçesi, HMK 109/4 artırım dilekçesi ve derdest belirsiz alacak davasında artırım örnekleri için Katılma Alacağı Talep Artırım Dilekçesi Örneği (7589 Sonrası) yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?

Evet. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi, 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Düzenleme 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Konsolide metinde madde başlığının altında yalnızca mülga kaydı yer almaktadır.

Yerine ne geldi?

Aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m.109’a dördüncü fıkra eklenmiştir. Bu fıkraya göre alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Artırım hakkı kaç kez kullanılabilir?

Bir kez. Fıkra, artırımın aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere yapılabileceğini açıkça belirtir. Bu nedenle artırımın zamanlaması belirleyicidir; bilirkişi raporu ve varsa ek rapor beklenmeden yapılan bir artırım, hakkın tükenmesine yol açar.

Artırım için ıslah gerekir mi?

Hayır. Fıkra, artırımın iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın yapılabileceğini öngörür; karşı tarafın muvafakati veya ıslah prosedürü aranmaz. Islah hakkı ise ayrıca saklıdır: HMK m.176/2 uyarınca aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir ve m.177/1 uyarınca ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.

Artırım en geç ne zaman yapılabilir?

Tahkikatın sona ermesine kadar. HMK m.184, mahkemenin tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarını aldıktan sonra tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edeceğini düzenler. Sözlü yargılamaya geçildikten sonra artırım yapılamaz.

Kısmi dava açarsam zamanaşımı riski var mı?

Yeni fıkra bu riski gidermiştir. HMK m.109/4’ün ikinci cümlesi, artırım hâlinde zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağını belirtir. Böylece belirsiz alacak davasının sağladığı zamanaşımı koruması kısmi davaya aktarılmıştır.

Artırılan kısma faiz hangi tarihten işler?

Eklenen fıkra yalnızca zamanaşımından söz eder, faiz konusunda düzenleme içermez. Bu nedenle genel hükümler uygulanır. TBK m.117/1 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer; m.120/1 uyarınca temerrüt faizi oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa mevzuata göre belirlenir. Dava öncesi ihtarname gönderilmesi bu nedenle önem taşır.

Devam eden belirsiz alacak davam ne olacak?

7589 sayılı Kanun, kaldırılan hüküm bakımından açık bir geçiş kuralı içerir: yürürlükten kaldırılan HMK m.107, kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder. Bu nedenle 31.07.2026’dan önce açılmış bir belirsiz alacak davası sırf hüküm kaldırıldığı için reddedilmez, kendiliğinden kısmi davaya dönüşmez ve eski esaslara tabi olmaya devam eder.

Dosyam istinafta veya temyizde, bu durum değişir mi?

Geçiş kuralı davanın açıldığı tarihe bağlıdır. Dosyanın istinaf veya temyiz aşamasında bulunması, kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda mülga hükmün uygulanmaya devam etmesi kuralını değiştirmez.

Kısmi dava açarsam kalan kısımdan feragat etmiş sayılır mıyım?

Hayır. HMK m.109/3, dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılmasının talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceğini düzenler.

Hangi davalar bu değişiklikten etkilenir?

Miktarı ancak yargılama içinde alınacak bilirkişi raporuyla belirlenebilen bütün uyuşmazlıklar. Başlıcaları işçilik alacakları, trafik ve iş kazası tazminatları, sigorta uyuşmazlıkları, malpraktis davaları, eser sözleşmesinden doğan alacaklar, kamulaştırmasız el atma ve sermaye piyasası uyuşmazlıklarıdır.

Duruşma aralıklarına ilişkin yeni kural nedir?

7589 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle HMK m.147’ye eklenen üçüncü fıkra, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan daha uzun olamayacağını; işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkimin gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebileceğini öngörür.

Güncelleme Geçmişi

  • 31 Temmuz 2026 — 7589 sayılı Kanun yayımlandı; HMK 107 kaldırıldı (m.19), HMK 109’a talep artırımı fıkrası eklendi (m.20). Sayfa yürürlükteki metne göre güncellendi: kanun madde atıfları eklendi, geçiş kuralı Geçici m.1/10 ile netleştirildi, “bir defaya mahsus” artırım hakkına ilişkin uyarı ve yeni dilekçe kontrol listesi eklendi.
  • 18 Temmuz 2026 — Sayfa, 7589 sayılı Kanunun 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan metnine göre güncellenmiştir.
Post by Av. Fatma Öztürk