Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nasıl Hesaplanır? TRH-2010 Yaşam Tablosu ve Bakiye Ömür (2026)
25 Temmuz 2026

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nasıl Hesaplanır? TRH-2010 Yaşam Tablosu ve Bakiye Ömür (2026)

Destekten yoksun kalma tazminatı basit bir toplama işlemi değil, geleceğe dönük aktüeryal bir hesaptır. Hesabın kalbinde “kişi ne kadar yaşardı ve ne kadar destek olurdu?” sorusu yatar. Bu rehber, hesabın dört değişkenini, TRH-2010 yaşam tablosunun rolünü ve ödenen tutarın nasıl denetleneceğini anlatır.

⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:

Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.

Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi

Size ödenen tutar doğru hesaplandı mı? Ücretsiz kontrol edelim.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

Hesabın Dört Değişkeni

Tazminat tek bir formülle değil, birbirini çarpan dört büyüklükle bulunur. Hangi değişkende ne varsayıldığı, sonucu doğrudan belirler.

DeğişkenNe anlama gelirNereden belgelenir
GelirÖlenin net kazancıSGK dökümü, meslek odası kaydı, ustalık belgesi, banka hareketleri, tanık
Destek payıHer hak sahibine ayrılan oranNüfus kaydı, hak sahibi sayısı, somut olayın özellikleri
Destek süresiDesteğin kaç yıl daha süreceğiTRH-2010 yaşam tablosu, öğrenci belgesi
Peşin değer indirimiGelecekteki desteğin bugünkü karşılığıAktüeryal iskonto

Bu dördü çarpım hâlinde çalıştığından, her birinde yapılacak küçük bir aşağı kaydırma sonuçta büyük bir fark yaratır. Sigorta şirketinin hesabı ile bilirkişinin hesabı arasındaki uçurum genellikle tek bir hatadan değil, dört değişkende birden yapılan muhafazakâr varsayımlardan doğar.

Bakiye Ömür Neden Belirleyici?

Destekten yoksun kalma tazminatında, ölen kişinin yaşasaydı ne kadar süre daha destek olacağı; bedensel zarar tazminatında ise zarar görenin muhtemel yaşam süresi hesabın temelini oluşturur.

Bu “muhtemel bakiye ömür” kesin olarak bilinemeyeceğinden istatistiki yaşam tablolarına başvurulur. Yaşam tabloları, her yaştaki bir kişinin ortalama olarak kaç yıl daha yaşamasının beklendiğini gösteren cetvellerdir. Hesabın diğer üç değişkeni ne kadar doğru olursa olsun, bakiye ömür yanlış alındığında sonuç yanlış çıkar.

PMF-1931’den TRH-2010’a geçiş

Uzun yıllar uygulamada eski PMF-1931 tablosu kullanılmıştır. Ancak bu tablonun güncelliğini yitirdiği, Türkiye’nin bugünkü nüfus ve sağlık verilerini yansıtmadığı açıktır: 1931 yılının yaşam beklentisiyle 2026 yılının yaşam beklentisi aynı değildir.

Bu nedenle uygulama, ülkemizin kendi verilerine dayanan TRH-2010 (Türkiye Hayat Tablosu) yönünde gelişmiştir. Pratik sonucu şudur: TRH-2010 daha uzun bir bakiye ömür öngördüğü için, aynı dosyada bu tablonun kullanılması tazminatı yukarı çeker.

Buradan doğrudan bir denetim ölçütü çıkar: elinizdeki hesap raporunda hangi yaşam tablosunun kullanıldığı yazıyorsa, önce oraya bakın. Eski tabloya göre yapılmış bir hesap, tek başına itiraz sebebidir.

Gelir: En Sık Aşağı Çekilen Kalem

Hesaplamada ilk basamak, ölenin net gelirinin belirlenmesidir. Kayıtlı ve belgeli bir geliri olan kişilerde sorun çıkmaz. Sorun, gelirin belgelenemediği hâllerde başlar.

Bu durumda uygulama asgari ücreti esas alır. Ancak bu bir tavan değil, bir alt sınırdır. Fiilî kazancın daha yüksek olduğu şu delillerle ortaya konabilir:

  • Meslek odası veya esnaf odası kaydı
  • Ustalık ve kalfalık belgeleri
  • Banka hesap hareketleri ve düzenli para girişleri
  • Vergi kayıtları, fatura ve irsaliyeler
  • İşyeri kirası, ruhsat ve sicil kayıtları
  • Aynı işi yapan kişilerin kazancına ilişkin meslek odası yazıları
  • Tanık beyanları

Sigorta şirketinin ilk hesabı neredeyse her zaman asgari ücret üzerinden yapılır; çünkü şirketin elinde bu belgeler yoktur. Dosyaya konulacak tek bir oda kaydı bile hesabı belirgin biçimde yukarı taşıyabilir.

Çalışmayan kişinin ölümü

Kayıtlı geliri bulunmayan kişilerin ölümünde de tazminat doğar. Ev hizmetlerini yürüten kişinin sağladığı yemek, temizlik ve çocuk bakımı gibi hizmetler ekonomik değer taşıyan ve yokluğunda dışarıdan ücretle karşılanması gereken hizmetlerdir. Bu nedenle sağ kalan eş ve çocuklar bakımından destek kaybı kabul edilir ve hesap asgari ücret esas alınarak yapılır.

Aynı mantık, henüz çalışmayan genç kişilerin ölümünde de işler: ileride sağlayacağı destek gözetilerek anne ve baba bakımından talepte bulunulabilmektedir.

Size ödenen tutar doğru hesaplandı mı? Ücretsiz kontrol edelim.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

Destek Payı ve Destek Süresi

Gelir belirlendikten sonra, bu gelirin ne kadarının hak sahiplerine destek olarak gittiği ve bunun ne kadar süreceği hesaplanır.

Destek payı sabit oranlara bağlı değildir. Hak sahiplerinin sayısına ve somut olayın özelliklerine göre aktüeryal yöntemle belirlenir. Ölenin kendi tüketim payı düşüldükten sonra kalan kısım hak sahipleri arasında dağıtılır. Eş kural olarak en yüksek payı alır.

Destek süresi her hak sahibi için ayrı hesaplanır:

  • Eş bakımından destek, kural olarak ölenin bakiye ömrü boyunca sürer.
  • Çocuklar bakımından destek süresi yaşa bağlıdır. Yargıtay uygulamasında çocukların destekten yararlanma süresi genel olarak erkek çocuklar için on sekiz, kız çocuklar için yirmi iki yaş olarak kabul edilmekte; eğitimin devam etmesi hâlinde bu sürenin yirmi beş yaşa kadar uzayabileceği öngörülmektedir.
  • Anne ve baba bakımından süre, kendi bakiye ömürleri ile ölenin bakiye ömründen kısa olanına göre belirlenir.

Buradaki pratik sonuç açıktır: üniversitede okuyan bir çocuğun öğrenci belgesi dosyaya konulmadığında, destek süresi kısa alınır ve tazminat düşer. Bu belge maliyeti sıfır olan ve etkisi yüksek olan bir düzeltmedir.

Peşin Değer İndirimi

Tazminat, gelecek yıllar boyunca alınacak desteğin tamamının bugünden ödenmesidir. Bugün peşin alınan para ileride yatırıma dönüştürülebileceğinden, hesaplanan toplam tutardan bir indirim yapılır. Buna peşin değer indirimi denir.

Uygulanan iskonto oranı ne kadar yüksek olursa tazminat o kadar düşer. Bu nedenle şirket hesabı ile bilirkişi hesabı arasındaki farkın bir kısmı burada oluşur. İskonto oranının hangi esasa göre uygulandığı, hesap raporunda gösterilmesi gereken bir husustur; gösterilmediğinde rapora itiraz edilebilir.

Kusur ve Müterafik Kusur

Hesap tamamlandıktan sonra kusur oranı uygulanır. Ölenin kazadaki kusuru varsa, bu oran tazminattan indirilir. Ölenin tamamen kusurlu olduğu kazalarda destekten yoksun kalma tazminatı istenemez; ancak kusur, manevi tazminat bakımından tek başına engelleyici bir unsur değildir.

Kusur oranı, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve varsa kesinleşmiş mahkeme kararı üzerinden belirlenir. Ceza dosyasındaki kusur raporu, tazminat dosyasının en güçlü delilidir ve sigorta şirketinin kabul ettiği orandan farklıysa itirazın dayanağını oluşturur.

Ödenen Tutarı Nasıl Denetlersiniz?

Elinizde bir ödeme varsa, aşağıdaki altı soruyu sırayla sormanız hesabın doğru olup olmadığını büyük ölçüde gösterir.

SoruNeye bakılırYanlışsa etkisi
Hangi yaşam tablosu kullanıldı?Rapordaki tablo adıEski tablo tazminatı düşürür
Gelir neye göre alındı?Asgari ücret mi, belgeli kazanç mıEn büyük fark kalemi
Destek payları nasıl dağıtıldı?Hak sahibi sayısı ve oranlarAlt sınırdan uygulanmış olabilir
Çocukların destek süresi ne alındı?Öğrenci belgesi dikkate alınmış mıSüre kısalırsa tazminat düşer
Kusur oranı hangi rapora dayanıyor?Ceza dosyası raporu ile karşılaştırmaFazla kusur atfı tazminatı düşürür
Hangi kalemler hesaplandı?Cenaze, defin, tedavi giderleri ayrı mıEksik kalem doğrudan kayıp

Bu altı sorudan herhangi birine verilen cevap olumsuzsa, ödenen tutarın gerçek zararın altında kalması kuvvetle muhtemeldir. İmzalanmış bir ibraname bu durumda hakkı ortadan kaldırmaz; yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.

Hesabı Kim Yapar?

Nihai hesap, mahkeme veya hakem tarafından görevlendirilen aktüer bilirkişi tarafından yapılır. Tarafların sunduğu özel hesap raporları bağlayıcı değildir; ancak bilirkişi raporuna yapılacak itirazın somut dayanağını oluşturur ve raporun hangi noktada hatalı olduğunu göstermeye yarar.

İnternette bulunan hesaplama araçları yalnızca fikir verir. Bunlar kusur oranını, destek paylarının somut olaya göre dağılımını ve kalem ayrımlarını modelleyemez. Bir ödeme teklifini kabul edip etmeme kararı, bu araçların çıktısına dayanarak verilmemelidir.

Hesabın Adım Adım İşleyişi

Aktüeryal hesap, dört değişkenin sırayla uygulanmasıyla ilerler. Sırayı görmek, raporun hangi basamağında hata yapıldığını bulmayı kolaylaştırır.

BasamakYapılan işlemKontrol noktası
1Ölenin net geliri belirlenirAsgari ücret mi, belgeli kazanç mı?
2Ölenin kendi tüketim payı düşülürPay hangi esasa göre ayrıldı?
3Kalan tutar hak sahiplerine dağıtılırHak sahibi sayısı doğru mu?
4Her hak sahibi için destek süresi belirlenirHangi yaşam tablosu, öğrenci belgesi var mı?
5Gelecekteki destek bugüne indirgenirİskonto oranı gösterilmiş mi?
6Kusur oranı uygulanırHangi rapora dayanıyor?
7Yapılmış ödemeler mahsup edilirMahsup tutarı ve tarihi doğru mu?

Yedinci basamak sıkça atlanır. Sigorta şirketinin daha önce yaptığı ödeme, hesaplanan tazminattan düşülür; ancak bu mahsup ödeme tarihindeki değer üzerinden yapılmalıdır. Yıllar önce yapılan bir ödemenin bugünkü tutarla aynı sayılması, hak sahibi aleyhine sonuç doğurur.

Aynı Dosyada Farklı İki Sonuç: Neden?

Uygulamada en çok sorulan soru şudur: aynı kaza, aynı belgeler, nasıl oluyor da şirketin hesabı ile bilirkişinin hesabı katlarca farklı çıkıyor?

Cevap, farkın tek bir kalemden değil, dört değişkende birden yapılan muhafazakâr varsayımların birleşmesinden doğmasıdır. Aşağıdaki karşılaştırma bunu gösterir; rakam içermez, yalnızca varsayım farklarını ortaya koyar.

DeğişkenMuhafazakâr varsayımBelgeye dayalı düzeltme
Yaşam tablosuEski tablo — kısa bakiye ömürTRH-2010 — güncel bakiye ömür
GelirAsgari ücretOda kaydı ve banka hareketleriyle ispatlanan kazanç
Destek süresiÇocuklar için yaş sınırıÖğrenci belgesiyle uzatılmış süre
KusurÖlene kısmi kusur atfıCeza dosyası raporuyla düzeltilmiş oran
KalemlerYalnızca destekten yoksun kalmaCenaze, defin ve varsa tedavi giderleri ayrıca

Bu beş düzeltme birbirinden bağımsızdır. Biri kabul edilmezse diğerleri etkilenmez; dosyanın gücü de buradan gelir. Her düzeltmenin ayrı bir belgeye dayanması, itirazı “daha fazla istiyoruz” olmaktan çıkarıp somut bir teknik itiraza dönüştürür.

Manevi Tazminat Bu Hesabın Dışındadır

Destekten yoksun kalma tazminatı maddi bir zarar kalemidir ve aktüeryal olarak hesaplanır. Yakınların yaşadığı acı ve elem için istenen manevi tazminat ise bu hesabın tamamen dışındadır; aktüer formülüyle bulunmaz, hâkim tarafından takdir edilir.

İki nokta önemlidir. Birincisi, zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı karşılamaz; bu talep kusurlu sürücü ve işletene yöneltilir. İkincisi, sigortadan alınan maddi tazminat ödemesi manevi tazminat hakkını tüketmez. Ödeme belgesinde maddi ve manevi ayrımı yapılmamışsa, ödemenin hangi kalemi karşıladığı tartışmalı hâle gelir ve bu tartışma dosyanın esasında değerlendirilir.

Destekten Yoksun Kalma Miras Alacağı Değildir

Bu ayrım hesabı doğrudan etkilediği için tekrar edilmelidir. Tazminat, ölenin terekesine dahil olmaz ve mirasçılık sıfatına bağlı değildir. Ölçüt fiilî destek ilişkisidir.

Sonuçları şunlardır:

  • Mirasçı olmayan biri, düzenli destek gördüğünü ispatlarsa hak sahibi olabilir.
  • Mirasçı olmakla birlikte ölenden destek görmeyen kişi bu tazminata hak kazanamaz.
  • Her hak sahibi kendi payı bakımından bağımsız talep hakkına sahiptir; birinin ibraname imzalaması diğerlerini bağlamaz.
  • Mirasın reddedilmiş olması, destekten yoksun kalma tazminatı talebine engel değildir.

Uygulamada sık görülen bir kayıp buradadır: sigortaya yalnızca bir yakın başvurduğunda diğer hak sahiplerinin dosyası hiç açılmamış olarak kalır ve süreler onlar için de işlemeye devam eder.

Faizin Hesaba Etkisi

Uzun süre geçmiş dosyalarda faiz, ana paranın kendisi kadar önem taşıyabilir. Sigortacı, genel şartlarda belirlenen belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren yasal süre içinde ödeme yapmazsa temerrüde düşer ve faiz bu tarihten itibaren işler. Eksik ödeme yapılan hâllerde eksik kalan kısım bakımından da temerrüt gerçekleşir.

Faiz talebinin dilekçede açıkça ve başlangıç tarihi belirtilerek yazılması gerekir; talep edilmeyen faize hükmedilmez. Aktüer raporunun ana para hesabıyla yetinip faiz başlangıcını göstermemesi, sonradan düzeltilmesi gereken bir eksikliktir.

Belgeleri Ne Zaman Toplamalı?

Hesabın gücü, dosyaya konulan belgeye bağlıdır ve bu belgelerin çoğu zamanla ulaşılması zorlaşan belgelerdir. Tanık beyanları hafızaya, banka hareketleri kayıt sürelerine, işyeri kayıtları işletmenin faaliyetine bağlıdır.

Bu nedenle belge toplama, dava veya tahkim kararı verilmeden önce başlamalıdır. Sigortadan bir ödeme teklifi geldiğinde ise sıra şudur: önce hesabın hangi varsayımlarla yapıldığını öğrenin, sonra elinizdeki belgelerle hangi varsayımın düzeltilebileceğini belirleyin, ancak ondan sonra teklifi değerlendirin.

Toplanması gereken belgeler dosyanın niteliğine göre değişse de çekirdek liste sabittir: ölüm belgesi ve veraset ilamı, nüfus kayıt örneği, SGK hizmet dökümü, gelir gösteren her türlü belge, öğrenim gören çocuklar için öğrenci belgesi, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasındaki kusur raporu, cenaze ile defin giderlerine ilişkin faturalar, varsa tedavi giderleri ve son olarak sigortanın yaptığı ödemeye ilişkin dekont ile imzalatılan belge. Bu listenin tamamlanması, hesabın hangi yönde düzeltileceğini de kendiliğinden gösterir.

İmza atıldıktan sonra da hak kaybolmaz; ancak iki yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar ve süreç bir düzeltme yargılamasına dönüşür. İmza öncesinde yapılacak bir hesap kontrolü, bu sürecin tamamına gerek bırakabilir.

SGK Ödemeleri ve Rücu İlişkisi

Ölenin sigortalı olduğu dosyalarda hak sahiplerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ölüm aylığı bağlanabilir. Bu, tazminat hesabından bağımsız bir sosyal güvenlik hakkıdır; ancak iki nokta karıştırılmamalıdır.

Birincisi, SGK’dan alınan aylık, destekten yoksun kalma tazminatının yerine geçmez. İkincisi, Kurumun yaptığı ödemeler bakımından sorumlulara yönelik bir rücu ilişkisi doğabilir ve bu ilişki, hak sahiplerinin talebinden ayrı yürür. Dosyada hangi ödemenin hangi kalemi karşıladığının açıkça gösterilmesi, sonradan çıkacak mahsup tartışmalarını önler.

Aynı şekilde, kaza aynı zamanda bir iş kazası niteliğindeyse — örneğin işverene ait araçla işe gidiş geliş sırasında meydana gelmişse — hem trafik sigortasından hem iş kazası rejiminden doğan talepler birlikte gündeme gelebilir. Bu durumda hesabın hangi rejime göre yapıldığı ve mükerrer ödeme bulunup bulunmadığı ayrıca denetlenmelidir.

Bedensel Zararda Aynı Mantık İşler

Bu rehber ölüm hâline odaklansa da, aynı aktüeryal mantık ağır yaralanma dosyalarında da geçerlidir. Fark, hesabın çıkış noktasındadır: ölümde ölenin bakiye ömrü ve destek payı esas alınırken, bedensel zararda zarar görenin muhtemel yaşam süresi ile sürekli iş göremezlik oranı esas alınır.

Ayrıca ölüm hâlinden farklı olarak, zarar gören kişinin kendisi taraftır; talepler hak sahiplerine dağılmaz. Bu, destek payı basamağının hesaptan çıkması anlamına gelir ama yerine maluliyet oranı basamağı gelir. Sonuçta değişken sayısı azalmaz, yalnızca içerik değişir.

Maluliyet oranı burada gelirin karşılığı işlevi görür. Oranın hangi rapora göre belirlendiği, raporun hangi mevzuata göre düzenlendiği ve itiraz edilip edilmediği hesabın en tartışmalı noktasıdır. Geçici iş göremezlik dönemi, tedavi giderleri ve bakıcı gideri ise ayrı kalemler olarak hesaplanır; bunların atlanması sık görülen bir eksikliktir.

Sıkça Sorulan Sorular

TRH-2010 nedir?

Türkiye’nin kendi nüfus ve yaşam verilerine dayanan hayat tablosudur. Her yaştaki bir kişinin ortalama olarak kaç yıl daha yaşamasının beklendiğini gösterir ve bakiye ömür hesabında kullanılır.

Neden eski PMF-1931 tablosu kullanılmamalı?

PMF-1931 güncelliğini yitirmiştir ve bugünkü yaşam beklentisini yansıtmaz. Daha kısa bir bakiye ömür öngördüğü için tazminatı düşürür. Hesap raporunda bu tablonun kullanılmış olması itiraz sebebidir.

Ölenin geliri belgelenemiyorsa ne olur?

Hesap asgari ücret üzerinden yapılır. Ancak bu bir tavan değildir; meslek odası kaydı, ustalık belgesi, banka hareketleri ve tanık beyanıyla daha yüksek bir kazanç ispatlanabilir.

Çocuklar kaç yaşına kadar destek alır?

Yargıtay uygulamasında genel olarak erkek çocuklar için on sekiz, kız çocuklar için yirmi iki yaş kabul edilmekte; eğitimin devam etmesi hâlinde bu sürenin yirmi beş yaşa kadar uzayabileceği öngörülmektedir. Öğrenci belgesinin dosyaya konulması gerekir.

Ev hanımının ölümünde tazminat alınır mı?

Alınır. Ev içi hizmetler ekonomik değer taşıyan ve yokluğunda dışarıdan ücretle karşılanması gereken hizmetler olarak kabul edilir; hesap asgari ücret esas alınarak yapılır.

Peşin değer indirimi nedir?

Gelecek yıllar boyunca alınacak desteğin bugünden ödenmesi nedeniyle yapılan iskontodur. Uygulanan oran yükseldikçe tazminat düşer; oranın hangi esasa göre uygulandığı hesap raporunda gösterilmelidir.

İnternetteki hesaplama araçları güvenilir mi?

Fikir vermek dışında bağlayıcı değildir. Kusur oranını, destek paylarının somut olaya göre dağılımını ve kalem ayrımlarını modelleyemezler. Ödeme teklifi kabul kararı bunlara dayanarak verilmemelidir.

Ödenen tutarın az olduğunu düşünüyorum, ne yapmalıyım?

Önce hesabın hangi varsayımlarla yapıldığını tespit edin. Ödenen tutar ile gerçek zarar arasında fahiş fark varsa, ibraname imzalanmış olsa dahi iki yıllık hak düşürücü süre içinde bakiye talep edilebilir.

İlgili Rehberler

Dayanak Mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 53, m. 55, m. 56
  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 90, m. 97, m. 111
  • TRH-2010 Türkiye Hayat Tablosu

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosya kendi belgeleri ve bilirkişi hesabı üzerinden değerlendirilmelidir.

Post by Av. Fatma Öztürk