Bir kaza sonucu kalıcı sağlık sorunu yaşayan kişinin alacağı tazminatın en kritik unsuru ‘maluliyet oranı’dır. Bu oran, yani sürekli iş göremezlik derecesi, tazminat hesabını doğrudan belirler. Küçük bir oran farkı bile, sonuçta çok büyük tutar farkları yaratır. Peki bu oran nasıl ve kim tarafından belirlenir?
Maluliyet oranınız düşük mü belirlendi?
Rapor denetimi, itiraz gerekçeleri ve yeni kurul talebinde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppMaluliyet oranının doğru tespiti, adil bir tazminatın anahtarıdır.
Maluliyet oranı neden bu kadar önemli?
Sürekli iş göremezlik (maluliyet) oranı, kişinin beden gücündeki kalıcı kayıp oranını ifade eder. Tazminat hesabında, kişinin geliri bu oranla çarpılarak gelir kaybı bulunur.
Bu nedenle oranın birkaç puan yüksek veya düşük belirlenmesi, aktif dönem katsayısıyla çarpıldığında tazminatta büyük farklar üretir.
Oran hangi mevzuata göre belirlenir?
Maluliyet oranı, olayın tarihinde yürürlükte olan engellilik/maluliyet değerlendirme mevzuatına (ilgili yönetmelik ve cetveller) göre belirlenir. Hangi tarihteki hangi yönetmeliğin uygulanacağı, sonucu etkileyebileceğinden önemlidir.
Bu değerlendirme, tıbbi bir uzmanlık konusu olduğundan, yetkili sağlık kurulları ve bilirkişiler tarafından yapılır.
Raporun bağlayıcılığı ve denetimi
Maluliyet oranı, yetkili sağlık kuruluşlarının (örneğin tam teşekküllü hastane sağlık kurulları, Adli Tıp Kurumu veya ilgili yüksek sağlık kurulu) raporuyla belirlenir. Özel bir hastaneden alınan tek taraflı rapor, tek başına yeterli ve bağlayıcı olmayabilir.
Taraflar, rapora itiraz edebilir; çelişki hâlinde üst kurullardan yeni rapor istenebilir. Bu denetim, oranın doğru belirlenmesini güvence altına alır.
Pratik noktalar
- Oran tutarı belirler: Maluliyet oranı, tazminat hesabının çarpanıdır.
- Yürürlükteki mevzuat: Olay tarihindeki değerlendirme mevzuatı uygulanır.
- Yetkili kurul raporu: Oran, yetkili sağlık kurullarınca belirlenmelidir.
- İtiraz hakkı: Rapora itiraz edip üst kuruldan yeni rapor isteyebilirsiniz.
Bedensel zarar tazminatınızın belkemiği, doğru belirlenmiş maluliyet oranıdır; çünkü küçük bir oran farkı bile sonuçta büyük tutar farkları yaratır. Oranın yetkili sağlık kurullarınca ve doğru mevzuata göre belirlenmesi şarttır. Bu nedenle rapora itiraz hakkınızı bir uzmanla değerlendirmeniz büyük önem taşır.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde yer verilen değerlendirmeler yerleşik yargı uygulaması ve yürürlükteki kanun hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. İçtihatlar ve mevzuat zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.
Hangi yönetmelik uygulanır: belirleyici olan kaza tarihidir
Bu, maluliyet dosyalarının kaderini belirleyen tek sorudur ve cevabı nettir: rapor tarihinde değil, kaza (olay) tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirme yapılır. Aynı yaralanma, farklı yönetmeliklere göre farklı oranlar üretebildiğinden bu ayrım tazminatı doğrudan değiştirir.
Dönem dönem uygulanacak mevzuat
Yargıtay kararlarında benimsenen sıralama şöyledir:
- 11.10.2008 öncesi — Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü
- 11.10.2008 – 01.09.2013 — Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği
- 01.09.2013 – 01.06.2015 — Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği
- 01.06.2015 – 20.02.2019 — Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik
- 20.02.2019 ve sonrası — Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
Uygulamadaki gerilim
Yargı kararları kaza tarihindeki yönetmeliğin esas alınmasını açıkça öngörmesine karşın, sigorta şirketleri uygulamada giderek artan biçimde kaza tarihinden bağımsız olarak güncel yönetmeliğe göre maluliyet raporu talep edebilmektedir. Bu nedenle sigortaya sunulan bir rapor, dava aşamasında geçersiz sayılabilir. Rapor talep edilirken hangi yönetmeliğe göre düzenleneceği yazılı olarak belirtilmelidir.
Neden bu kadar önemli
Maluliyet oranı, tazminat hesabının çarpanıdır: gelir bu oranla çarpılarak yıllık kayıp bulunur ve bu rakam bakiye ömür boyunca yansıtılır. Birkaç puanlık fark, yıllara yayıldığında sonuçta çok büyük tutar farkı üretir.
Raporu kim düzenler, hangi rapor kabul görür
Her sağlık raporu tazminat davasında hükme esas alınamaz. Aranan, yetkili bir kurulun ilgili mevzuata göre düzenlediği ve denetime elverişli bir rapordur.
Yetkili kuruluşlar
Uygulamada rapor, tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarından, Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarından veya üniversite hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bünyesinde, kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetlerinden alınır. Özel bir sağlık kuruluşundan tek taraflı olarak alınan rapor tek başına yeterli ve bağlayıcı görülmeyebilir.
Raporun bağlayıcılığı
Maluliyet raporu takdiri delildir. HMK m.282 uyarınca hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir; gerekçesini açıkça ortaya koymak suretiyle raporun aksine de karar verebilir. Buna karşılık HMK m.266 gereği, çözümü özel ve teknik bilgi gerektiren bu konuda hâkim kendi bilgisiyle sonuca gidemez; rapor yetersizse ek rapor alınır veya yeni bir heyet oluşturulur.
Çelişkili raporlar
Dosyada birbiriyle çelişen raporlar varsa, mahkeme çelişkiyi gidermeden hüküm kuramaz. Uygulamada çözüm, üst kuruldan (tipik olarak Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan, gerekirse Genel Kuruldan) rapor alınmasıdır. Çelişki giderilmeden verilen karar denetime elverişli sayılmaz.
Genel şartlar dönemi ve Anayasa Mahkemesi kararının etkisi
2016 sonrasında trafik dosyalarında maluliyet ve tazminat, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına ve eklerindeki cetvellere göre belirlenmeye başlanmıştı. Bu düzenin dayanağı Anayasa Mahkemesi tarafından ortadan kaldırılmıştır.
İptalin kapsamı
Anayasa Mahkemesi 17 Temmuz 2020 tarihli kararıyla, zorunlu trafik sigortasına ilişkin tazminatların genel şartlara göre belirlenmesine imkân tanıyan, yani genel şartların yasal düzenlemelerin önüne geçmesini sağlayan hükümleri iptal etmiştir. Bunun doğrudan sonucu şudur: maluliyet ve tazminat, sigorta şirketinin genel şartlarına değil, yasal düzenlemelere göre belirlenir.
Pratik yansıması
Genel şartlar ekindeki cetveller kullanılamaz hâle geldiğinden, hem maluliyet oranı hem hesap yöntemi bakımından Yargıtay uygulaması esas alınır. Maluliyet oranı kaza tarihindeki yönetmeliğe göre, hesap ise genel şartlar ekindeki formül yerine yerleşik yargı uygulamasına göre yapılır. Sigortanın “genel şartlara göre hesaplandı” savunması bu çerçevede karşılanmalıdır.
Bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlık
Uygulamadaki dağınıklık nedeniyle konu bölge adliye mahkemeleri düzeyinde de ele alınmıştır. Konya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu’nun 04.03.2024 tarihli, 2024/3 E., 2024/3 K. sayılı kararında, hem destek tazminatı hem maluliyet tazminatı davalarında TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve maluliyet hâlinde kaza tarihinde yürürlükte olan işgücü kaybı yönetmeliklerinin uygulanması gerektiği yönündeki içtihat ayrılığı değerlendirilmiştir. Aynı kararda, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla sonuç doğuracağı ve bunun usulî müktesep hakkın istisnasını oluşturarak eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği vurgulanmıştır.
İtiraz stratejisi: rapora nasıl, neye göre karşı çıkılır
Maluliyet raporuna itiraz, “oran düşük” demekten ibaret olamaz. Kabul görme ihtimali olan itiraz, somut ve teknik olandır.
Önce mevzuat denetimi
İlk kontrol, raporun hangi yönetmeliğe göre düzenlendiğidir. Kaza tarihi ile uygulanan mevzuat uyuşmuyorsa, tek başına bu, raporun hükme esas alınmasını engeller. Rapor metninde uygulanan yönetmelik ve cetvel adının açıkça yazılı olması gerekir.
Sonra kapsam denetimi
İkinci kontrol, tüm şikâyet ve bulguların değerlendirilip değerlendirilmediğidir. Kazadan sonra ortaya çıkan ancak ilk muayenede kaydedilmemiş sekeller, psikiyatrik bulgular, kronikleşen ağrı ve fonksiyon kısıtlılıkları çoğu zaman rapora yansımaz. Tedavi süreci boyunca alınan tüm epikriz, görüntüleme ve reçete kayıtları dosyaya sunulmalıdır.
Ardından hesap denetimi
Üçüncü kontrol, birden çok sekelin nasıl birleştirildiğidir. Ayrı ayrı bulguların oranları basitçe toplanmaz; ilgili yönetmeliğin öngördüğü birleştirme (Balthazard benzeri) yöntemi uygulanır. Raporda birleştirmenin nasıl yapıldığı gösterilmemişse rapor denetime elverişli değildir.
Süre ve usul
Rapora itiraz süresinde ve gerekçeli yapılmalıdır; öğretide ve yargı kararlarında bir tarafın rapora itiraz etmemesinin, itiraz eden diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurabileceği kabul edilmektedir. Maluliyet oranı ancak rapor kesinleştikten sonra netleştiğinden, 31.07.2026 sonrasında açılan davalarda kısmi dava açılıp HMK m.109/4 uyarınca talebin bir defaya mahsus, tahkikatın sonuna kadar artırılması yolu değerlendirilmelidir.
Tek bakışta: hangi yönetmelik, hangi rapor?
Maluliyet oranı, tazminat tutarını doğrudan çarpan tek sayıdır. Ve hangi yönetmeliğe göre belirleneceğini kaza tarihi belirler — dava tarihi değil.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Belirleyici tarih | Kaza (olay) tarihi — o tarihte yürürlükte olan yönetmelik uygulanır |
| Neden önemli? | Yönetmelikler değiştikçe aynı yaralanma için farklı oranlar çıkabilir |
| Yanlış yönetmelik uygulanırsa | Rapor hükme esas alınamaz; bozma sebebidir |
| Tazminata etkisi | Oran, hesaplanan zararın tamamıyla çarpılır — birkaç puanlık fark ciddi tutar farkı yaratır |
| Rapor kaynağı | Kabul görür mü? | Not |
|---|---|---|
| Adli Tıp Kurumu | Evet — uygulamada en güçlü dayanak | İhtisas kurulu raporu tercih edilir |
| Tam teşekküllü üniversite veya devlet hastanesi sağlık kurulu | Evet | Heyet raporu olmalıdır |
| Tek hekim raporu | Kural olarak yetersiz | Maluliyet heyet kararıyla belirlenir |
| SGK maluliyet kararı | İş kazası ve meslek hastalığında esas alınır | Ancak haksız fiil tazminatında ayrı değerlendirme yapılabilir |
| Özel hastane raporu | Tek başına yetersiz | Denetime açık değildir |
| Sigortacının kendi eksper raporu | Bağlayıcı değildir | Tek taraflı düzenlenmiştir |
Genel şartlar dönemi ve AYM kararının etkisi: ZMSS Genel Şartları ekindeki cetveller, AYM 17.07.2020 (E.2019/40, K.2020/40) kararıyla dayanağını yitirdi. Bu, maluliyet oranının belirlenmesinde de Genel Şartlar’a değil, yürürlükteki yönetmeliğe ve Yargıtay uygulamasına dönülmesi anlamına gelir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Rapor hâkimi bağlar mı? | Hayır — hâkim gerekçesini açıkça ortaya koyarak raporun aksine karar verebilir | HMK m.282 |
| Eksik veya çelişkili rapor | Eksikliği gidermek mahkemenin görevidir: ek rapor veya yeni bilirkişi kurulu | HMK m.281 |
| Çelişen iki rapor varsa | Üçüncü bir kurul oluşturulur; genellikle Adli Tıp İhtisas Kurulu | HMK m.281 |
| Ceza dosyasındaki rapor | Hukuk hâkimini bağlamaz | TBK m.74 |
| İtiraz süresi | Rapor tebliğinden itibaren yasal süre içinde gerekçeli itiraz | HMK m.281 |
| İtiraz gerekçesi | Nasıl somutlaştırılır? |
|---|---|
| Yanlış yönetmelik uygulanmış | Kaza tarihi ile uygulanan yönetmeliğin yürürlük tarihi karşılaştırılır |
| Tüm arızalar değerlendirilmemiş | Eksik bırakılan tanı ve bulgular epikriz ve tetkiklerle gösterilir |
| Balthazard formülü yanlış uygulanmış | Birden çok arızada bileşik oran hesabı denetlenir |
| Tedavi tamamlanmadan rapor alınmış | Maluliyet, tedavi tamamlandıktan sonra kesinleşir; erken rapor eksik oran verir |
| Heyet uzmanlık dalları eksik | Yaralanmanın ilgilendirdiği tüm branşların heyette bulunması aranır |
| Gerekçesiz oran | Rapor, oranın hangi maddeye dayandığını göstermelidir |
Sıkça Sorulan Sorular
Maluliyet oranı hangi tarihteki mevzuata göre belirlenir?
Rapor tarihindeki değil, kaza (olay) tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre. Aynı yaralanma farklı yönetmeliklere göre farklı oran üretebildiğinden bu ayrım tazminatı doğrudan etkiler.
Hangi dönemde hangi yönetmelik uygulanır?
11.10.2008 öncesi Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü; 11.10.2008–01.09.2013 Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği; 01.09.2013–01.06.2015 Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği; 01.06.2015–20.02.2019 Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği; 20.02.2019 sonrası Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik.
Raporu hangi kuruluştan almalıyım?
Tam teşekküllü hastane sağlık kurullarından, Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarından veya üniversite hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bünyesinde oluşturulacak uzman heyetlerinden. Özel kuruluştan tek taraflı alınan rapor tek başına yeterli görülmeyebilir.
Maluliyet raporu mahkemeyi bağlar mı?
Rapor takdiri delildir. HMK m.282 uyarınca hâkim raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir ve gerekçesini göstererek aksine karar verebilir. Ancak HMK m.266 gereği teknik konuda kendi bilgisiyle sonuca gidemez.
Raporlar çelişkiliyse ne olur?
Mahkeme çelişkiyi gidermeden hüküm kuramaz. Uygulamada üst kuruldan, tipik olarak Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan, gerekirse Genel Kurulundan rapor alınarak çelişki giderilir.
Sigorta genel şartlarına göre hesap yapılabilir mi?
Anayasa Mahkemesi 17 Temmuz 2020 tarihli kararıyla, tazminatların genel şartlara göre belirlenmesine imkân tanıyan hükümleri iptal etmiştir. Bu nedenle maluliyet ve tazminat, genel şartlara değil yasal düzenlemelere göre belirlenir.
Birden çok sekel varsa oranlar toplanır mı?
Hayır. Ayrı bulguların oranları basitçe toplanmaz; ilgili yönetmeliğin öngördüğü birleştirme yöntemi uygulanır. Raporda birleştirmenin nasıl yapıldığı gösterilmemişse rapor denetime elverişli değildir.
Rapora itiraz etmezsem ne olur?
Öğretide ve yargı kararlarında, bir tarafın rapora itiraz etmemesinin itiraz eden diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurabileceği kabul edilmektedir. Bu nedenle itirazın süresinde ve gerekçeli sunulması önemlidir.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Tazminat Davaları (Ana Kategori)
- Bedensel Zararda Tazminat: İş Göremezlik, Tedavi ve Bakım Giderleri (TBK 54)Hangi kalemler istenir
- Progresif Rant Yöntemi: Tazminatın Bugünkü Değere İndirgenmesiOran nasıl tutara dönüşür
- Bedensel Zararda Gelir Tespiti ve Giydirilmiş (Sosyal Haklı) Ücret
- Sürekli İş Göremezlik Tazminatı Hesaplama
- Tazminatın Belirlenmesinde Hâkimin Takdir Yetkisi ve Denetim
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinRaporun Hukuki Değeri: Hâkimi Bağlar mı?
Bu sayfanın merkezinde duran soru budur ve cevabı düzenlendiği makama göre değişir.
| Rapor türü | Hukuki niteliği | Bağlayıcılığı |
|---|---|---|
| Sağlık kurulu raporu (yetkili hastane) | İdari işlem niteliğinde belge | Delil; hâkimi mutlak biçimde bağlamaz |
| Adli tıp bilirkişi raporu | Yargılama içinde alınan bilirkişi raporu | Takdiri delil; denetime elverişliyse esas alınır |
| SGK maluliyet kararı | Sosyal güvenlik rejimine ait tespit | Tazminat hesabında doğrudan bağlayıcı değildir |
| Sigorta şirketinin anlaşmalı kuruluş raporu | Tek taraflı belge | Bağlayıcı değildir |
Hâkim, bilirkişi raporuyla bağlı değildir; raporu serbestçe değerlendirir. Ancak denetime elverişli, bilimsel verilere dayalı ve gerekçeli bir rapordan ayrılmak için gerekçe göstermesi gerekir. Bu ikili yapı, itirazın nereye yöneltileceğini belirler: rapordan ayrılmasını istemek yerine, raporun denetime elverişli olmadığını göstermek çok daha etkilidir.
Denetime Elverişlilik Ne Demek?
Uygulamada en çok kabul gören itiraz gerekçesi budur. Bir maluliyet raporunun denetime elverişli sayılabilmesi için şu unsurları taşıması beklenir:
- Hangi yönetmeliğe ve hangi cetvel maddesine dayanıldığının açıkça gösterilmesi
- Her araz için verilen tekil oranın ayrı ayrı belirtilmesi
- Birden fazla arazda birleştirme hesabının gösterilmesi
- Kaza ile araz arasındaki illiyet bağının ortaya konması
- Değerlendirmeye katılan uzmanlık dallarının belirtilmesi
- Muayene bulgularının ve dayanak tetkiklerin gösterilmesi
Bu unsurları taşımayan, oranı yalnızca sonuç olarak veren rapor denetime elverişli değildir ve yeniden düzenlenmesi istenebilir. Bu itiraz, oranın kendisini tıbben tartışmaktan çok daha güçlü bir zemindir.
⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:
Oran. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır. Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir; hesap dönemsel yapılır.
Başlangıç. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, çalışma gücünün azalması veya kaybından doğan zararlar ile destekten yoksun kalma zararlarına ilişkin tazminatlarda faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
Çelişkili Raporlar Ne Olur?
Aynı dosyada birden fazla rapor bulunması sık karşılaşılan bir durumdur: sigortanın yönlendirdiği kuruluş raporu, hastane sağlık kurulu raporu ve yargılama içinde alınan adli tıp raporu birbirinden farklı oranlar verebilir.
Bu hâlde tercih rastgele yapılmaz. Değerlendirmede gözetilen ölçütler şunlardır:
| Ölçüt | Neye bakılır |
|---|---|
| Uygulanan mevzuat | Kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenmiş olan üstün tutulur |
| Zamanlama | İyileşme tamamlandıktan sonra alınan rapor kalıcı tabloyu yansıtır |
| Kurul bileşimi | Arazın ilgilendirdiği tüm branşların katılımı |
| Gerekçelendirme | Denetime elverişli olan tercih edilir |
| Düzenleyen merci | Adli tıp incelemesi, tek taraflı belgeye üstün tutulur |
Çelişki giderilemiyorsa yargılama içinde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gündeme gelir. Talep dilekçesinde çelişkinin hangi noktada bulunduğunun somut olarak gösterilmesi, bu talebin kabulünü kolaylaştırır.
Oranın Sonradan Değişmesi
Maluliyet oranı, alındığı anda sabitlenmiş bir veri değildir. İki durumda yeniden değerlendirme gündeme gelir.
Erken alınan rapor. Tedavi süreci devam ederken alınan rapor kalıcı tabloyu yansıtmaz. İyileşme tamamlandıktan sonra yeniden değerlendirme istenebilir.
Gelişim süren mağdur. Çocuklarda büyüme ve gelişme sürdüğünden, kemik gelişimini etkileyen yaralanmalarda kalıcı tablo yıllar sonra netleşebilir. Bu dosyalarda rapor zamanlaması ayrıca planlanmalıdır.
Buna karşılık kesinleşmiş bir hükümden sonra oranın değişmesi, kural olarak yeni bir talep imkânı doğurmaz. Bu nedenle rapor zamanlaması, dosyanın en kritik kararlarındandır.
Raporunuzu ve hesabınızı ücretsiz kontrol edelim.
Bu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.
Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
İlgili Rehberler
- Psikolojik travma tazminatı: TSSB maluliyet sayılır mı?
- Trafik Kazası Tazminat Süreci: Kazadan Ödemeye Adım Adım Rehber
- Maluliyet raporuna itiraz: hangi yönetmelik, hangi hastane?
- 🧮 Maluliyet oranı hesaplama aracı — Balthazard
- Bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı
- Destekten yoksun kalmada gelirin ispatı ve asgari ücret karinesi
- Trafik sigortası limiti yetmedi: aşan tazminat kimden alınır?
- Trafik kazası aynı zamanda iş kazası mı? Çifte tazminat
- Sigortaya başvuru zorunluluğu (KTK m. 97)
- Haksız fiilde maddi ve manevi tazminatın esasları
- Çocuk mağdurda tazminat: ÇÖZGER ve ekonomik gelecek


