Tazminatın Belirlenmesinde Hâkimin Takdir Yetkisi ve Denetim
25 Temmuz 2026

Tazminatın Belirlenmesinde Hâkimin Takdir Yetkisi ve Denetim

Tazminat davalarında çoğu kişi, sonucun matematiksel bir kesinlikle belli olduğunu sanır. Oysa hukuk, hâkime önemli bir ‘takdir yetkisi’ tanır. Peki bu yetki sınırsız mıdır? Hâkim istediği tutara mı hükmeder? Elbette hayır; bu yetkinin de kuralları ve denetimi vardır.

Hükmedilen tazminat gerekçesiz mi görünüyor?

Takdir denetimi, indirim sırası ve istinaf stratejisinde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Takdir yetkisi, adaletin somut olaya uyarlanmasını sağlayan bir araçtır.

Takdir yetkisinin dayanağı

Türk Borçlar Kanunu, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini belirlerken hâkime takdir yetkisi tanır. Hâkim, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak tazminatın türünü ve kapsamını belirler (TBK m. 51).

Bu yetki, her olayın kendine özgü koşullarının adil biçimde değerlendirilmesi için gereklidir; çünkü hayatın her hâlini önceden kurala bağlamak mümkün değildir.

Yetki keyfî değildir

Takdir yetkisi, hâkimin canının istediği gibi karar vereceği anlamına gelmez. Hâkim bu yetkiyi; hakkaniyet ilkesine uygun, somut olayın özelliklerini gözeterek ve en önemlisi gerekçesini açıkça göstererek kullanmak zorundadır.

Kararın gerekçesinde, tazminatın hangi ölçütlere göre ve neden o şekilde belirlendiği açıklanmalıdır. Aksi hâlde karar, denetime elverişli olmaz.

Denetim ve istinaf/temyiz

Hâkimin takdir yetkisini hukuka ve hakkaniyete uygun kullanıp kullanmadığı, kanun yolları (istinaf, temyiz) aracılığıyla denetlenir. Takdir yetkisinin sınırlarının aşıldığı, ölçütlerin yanlış uygulandığı veya gerekçenin yetersiz olduğu kararlar bozulabilir.

Bu denetim, takdir yetkisinin keyfîliğe dönüşmesini engelleyen önemli bir güvencedir.

Pratik noktalar

  • Hâkimin takdiri vardır: Tazminatın kapsamı somut olaya göre takdir edilir.
  • Keyfî değildir: Hakkaniyet ve gerekçe zorunludur.
  • Gerekçe denetlenir: Yetersiz veya hatalı gerekçeli kararlar bozulabilir.
  • Talebinizi temellendirin: Olayın özelliklerini ve kusuru somut biçimde ortaya koyun.

Tazminat davasında hâkimin takdir yetkisi geniştir; ancak bu yetki hakkaniyete ve gerekçeye bağlıdır, keyfî değildir ve kanun yollarında denetlenir. Talebinizin doğru değerlendirilmesi için olayın özelliklerini ve kusur durumunu somut delillerle ortaya koymanız önemlidir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde yer verilen değerlendirmeler yerleşik yargı uygulaması ve yürürlükteki kanun hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. İçtihatlar ve mevzuat zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.

Takdir yetkisi tek bir maddeden değil, dört ayrı kaynaktan doğar

“Hâkimin takdir yetkisi” tek bir yetki değildir; tazminat hesabının farklı aşamalarında devreye giren, farklı ölçütlere bağlı dört ayrı yetkidir. Bunları ayırt etmek, hangi noktada nasıl itiraz edileceğini belirler.

1) Zararın miktarının belirlenmesi — TBK m.50/2

TBK m.50/1 uyarınca zararı ve kusuru ispat külfeti kural olarak zarar görene aittir. İkinci fıkra ise şunu ekler: uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 31.05.2016 tarihli, 2015/16137 E., 2016/8576 K. sayılı kararında bu takdir yetkisinin zararın hem varlığını hem miktarını kapsadığı; 28.03.2018 tarihli, 2016/10025 E., 2018/3178 K. sayılı kararında ise bu çerçevede uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.

2) Tazminatın kapsamı ve ödeme biçimi — TBK m.51/1

Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Bu, hesabı yapan değil hesabı olaya uyarlayan bir yetkidir.

3) İndirim sebepleri — TBK m.52

Zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Maddenin ikinci fıkrası, hafif kusuruyla zarara sebep olan yükümlünün ödeme hâlinde yoksulluğa düşmesi ve hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde ayrı bir indirim imkânı tanır.

4) Manevi tazminatın belirlenmesi

Manevi tazminat matematiksel formüle bağlanmaz; olayın özellikleri tartılarak takdir edilir. Bu, takdir yetkisinin en geniş olduğu ve gerekçe zorunluluğunun en çok önem kazandığı alandır.

Sınır nerede: bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz, ama hâkim onun yerine geçemez

Takdir yetkisi tartışmasının pratikteki merkezi, bilirkişi raporudur. İki yönlü bir denge vardır ve iki tarafa da sapmak bozma sebebidir.

Hâkim rapora bağlı değildir

HMK m.282 açıktır: hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Rapor takdiri delil niteliğindedir. Hâkim raporu yeterli görmemekle beraber, rapordaki özel ve teknik bilgilerden hareketle bilirkişinin ulaştığı sonucun yanlış olduğu kanısına varırsa, bunun gerekçelerini açıkça ortaya koymak suretiyle raporun aksine de karar verebilir. Aksi bir anlayış hâkimi rapor ile hüküm arasında bir aracı hâline getirir ki bu, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı (Anayasa m.2 ve m.138) ile bağdaşmaz.

Ama hâkim teknik bilgiyi kendi yerine koyamaz

HMK m.266 uyarınca çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişiye başvurulması gerekir; buna karşılık hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz. Raporun serbestçe takdir edilmesi, hâkimin özel ve teknik bilgi gerektiren bir uyuşmazlığı kendi bilgisiyle çözebileceği anlamına gelmez. Rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi görevi mahkemeye aittir: HMK m.281/2-3 çerçevesinde ek rapor alınabilir, sözlü açıklama istenebilir veya yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulabilir.

İtiraz etmemenin bedeli

Öğretide ve yargı kararlarında, bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesinin, rapora itiraz eden diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurabileceği kabul edilmektedir. Bu nedenle rapor tebliğinden sonra süresinde ve gerekçeli itiraz sunmak, sonradan telafisi güç bir adımdır.

İndirim kalemlerinde sıra: takdirin en somut sınırı

Hâkimin takdir yetkisi, indirim kalemlerinin hangi sırayla uygulanacağı konusunda serbestlik tanımaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.03.2012 tarihli, 2011/4-824 E., 2012/134 K. ve 16.03.2016 tarihli, 2014/4-1018 E., 2016/326 K. sayılı ilamlarında ortaya konan sıralamaya göre hâkim önce zarar görenin maluliyet oranı, yaşı, bakiye ömrü ve gelirine göre zararı tespit eder; zarar görenin kusuruna isabet eden kısmı bu miktardan çıkarır; koşulları varsa KTK m.87 gereğince hatır taşıması indirimini uygular; en son aşamada TBK m.52 uyarınca tazminatı indirir veya tamamen kaldırır.

Kümülatif indirim yasağı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 04.03.2025 tarihli, 2023/5936 E., 2025/3688 K. sayılı kararında, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimlerinin birbirine eklenerek uygulanamayacağı, indirimlerin ardışık yapılması gerektiği belirtilmiştir. Önce müterafik kusur oranı düşülür, kalan tutar üzerinden hatır indirimi uygulanır. İki oranı toplayıp tek seferde düşmek denkleştirici adalet ve hakkaniyet ilkelerini zedeler.

İndirim yapmamak da gerekçe ister

Hatır taşımasında hâkim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değildir; ancak indirim yapmama kararının dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşıması değerlendirilirken tarafların yakınlığı da göz önünde tutulur: yakın akrabalar arasında taşımanın menfaat karşılığı yapılması söz konusu olmadığından, hatır taşıması indirimi uygulanamaz.

2026 sonrası: takdir alanının kanunla daraltıldığı noktalar

7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, S.33326), önceden içtihatla şekillenen bazı alanları doğrudan kanun düzeyinde düzenleyerek hâkimin takdir alanını daralttı. Tazminat dosyalarında bu üç değişiklik doğrudan hesabı etkiler.

Faiz başlangıcı ikiye ayrıldı — TBK m.55

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma zararlarında faiz artık tek bir başlangıç tarihine bağlı değildir. Zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminata haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; kazancın bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Bu ayrım, uzun süren dosyalarda hükmedilen faiz kalemini gözle görülür biçimde küçültür.

Kısmi ödemelerin mahsubu kurala bağlandı

Aynı tazminatlar bakımından, ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Bu hüküm, özellikle sigorta şirketlerinin dava öncesi yaptığı kısmi ödemelerin nasıl düşüleceğine ilişkin içtihat tartışmalarını sonlandırmayı amaçlamaktadır.

Kanuni faiz oranında sabit oran terk edildi

Sözleşmede farklı bir oran kararlaştırılmamış hâllerde uygulanan sabit yüzde 24’lük yasal faiz uygulamasına son verilmiştir. Yeni düzenlemede kanuni faiz, Merkez Bankasının bir önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i olarak belirlenmekte ve yıl ortasında sapma varsa güncellenebilmektedir.

Geçiş rejimi: tek bir tarih yok

7589 sayılı Kanundaki değişikliklerin tamamı için tek bir geçiş ölçütü bulunmamaktadır. TBK m.55’teki faiz değişikliği yalnızca yürürlükten sonra gerçekleşen haksız fiillere uygulanır; olay 31 Temmuz 2026’dan önce gerçekleşmişse dosya eski rejime tabi kalır. Belirsiz alacak davasında ise ölçüt dava tarihidir: 31.07.2026’dan önce açılmış davalarda kaldırılan HMK m.107 uygulanmaya devam eder. Dosyanızın hangi rejime tabi olduğunu olay tarihi ve dava tarihine göre ayrıca değerlendirmek gerekir.

Denetim yolu

Takdir yetkisinin hukuka ve hakkaniyete uygun kullanılıp kullanılmadığı istinaf ve temyiz yoluyla denetlenir. Denetimin mümkün olabilmesi kararın gerekçesine bağlıdır: hangi ölçütün hangi ağırlıkla dikkate alındığı, indirim oranlarının hangi sırayla uygulandığı ve bilirkişi raporundan sapılmışsa bunun nedeni kararda açıkça gösterilmelidir. Gerekçesi yetersiz karar, sonucu doğru olsa bile denetime elverişli sayılmaz.

Tek bakışta: takdir yetkisi dört kaynaktan doğar

Hâkimin tazminat belirlemedeki yetkisi tek bir maddeden değil, dört ayrı kaynaktan gelir. Ama bu yetki keyfî değildir — kanun sınırlarını da tek tek çizmiştir.

Tablo 1 — Takdir yetkisinin dört kaynağı
KaynakİçeriğiDayanak
Zararın kapsamının belirlenmesiZararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun belirlerTBK m.50/2
Tazminatın belirlenmesiHâkim, durumun gereğini ve zarar verenin kusurunun ağırlığını göz önünde tutarak tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini belirlerTBK m.51/1
İndirim sebepleriZarar görenin rızası, müterafik kusuru veya yükümlünün yoksulluğa düşmesi hâllerinde indirimTBK m.52
Manevi tazminatKişilik hakkı ihlalinde uygun miktarda paranın takdiriTBK m.56 · m.58

Sınır nerede? Bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz, ama hâkim de onun yerine geçemez. İkisi arasındaki denge şöyle kurulur:

Tablo 2 — Bilirkişi raporu ile hâkimin takdiri arasındaki sınır
KonuKuralDayanak
Rapor bağlayıcı mı?Hayır — hâkim gerekçesini açıkça ortaya koymak suretiyle raporun aksine da karar verebilirHMK m.282
Eksik veya belirsiz raporEksikliği gidermek mahkemenin görevidir: ek rapor alınabilir veya yeni bilirkişi kurulu oluşturulabilirHMK m.281
Teknik konuda hâkimÖzel ve teknik bilgi gerektiren hususlarda bilirkişiye başvurulur; hâkim kendi teknik değerlendirmesini raporun yerine koyamazHMK m.266
Gerekçe zorunluluğuTakdir yetkisinin kullanımı gerekçelendirilmelidir; gerekçesiz takdir denetlenemez ve bozma sebebidirHMK genel hükümleri
İstinaf/temyiz denetimiTakdirin sınırının aşılıp aşılmadığı, indirim sırasının doğru uygulanıp uygulanmadığı denetlenir

Takdirin en somut sınırı indirim kalemlerinin sırasıdır ve bu sıra bozulamaz.

Tablo 3 — Takdirin somut sınırları
KonuKuralDayanak
İndirim sırasıBirlikte kusur → hatır taşıması → müterafik kusur → en son yapılan ödemelerin mahsubuYargıtay HGK 14.03.2012, E.2011/4-824, K.2012/134
Hakkaniyet artırımı/indirimiBedensel zarar ve ölüm hâllerinde kapatılmıştır: tazminat azlığından bahisle artırılamaz, çokluğundan bahisle indirilemezTBK m.55/1
İstisnalarTBK m.52/1’deki özel hâller, m.52/2 (hafif kusur + yoksulluğa düşme birlikte) ve denkleştirmeTBK m.55 gerekçesi
Yaşam tablosu ve yöntemTRH 2010 ve teknik faizsiz progresif rant — hâkimin serbestçe değiştirebileceği bir alan değildirYargıtay yerleşik uygulaması
31.07.2026 sonrası daralmaBelirsiz alacak davası kaldırıldı; talebi artırma bir defaya mahsus ve tahkikatın sonuna kadar7589 s.K. · HMK m.109/4

Sıkça Sorulan Sorular

Hâkimin takdir yetkisinin kanuni dayanağı nedir?

Tek bir madde değildir. TBK m.50/2 zararın miktarının belirlenmesine, m.51/1 tazminatın kapsamı ve ödeme biçimine, m.52 indirim sebeplerine ilişkin takdir yetkisi tanır. Manevi tazminatın belirlenmesi de takdire dayanır.

Zararımın tam miktarını ispatlayamazsam davam reddedilir mi?

Hayır. TBK m.50/2 uyarınca miktar tam ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun olarak belirler. Bu takdir, zararın hem varlığını hem miktarını kapsar.

Hâkim bilirkişi raporuyla bağlı mıdır?

Hayır. HMK m.282’ye göre bilirkişi raporu takdiri delildir ve hâkim onu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Gerekçesini açıkça ortaya koymak şartıyla raporun aksine karar verebilir.

Hâkim teknik konuyu bilirkişisiz çözebilir mi?

Hayır. HMK m.266 uyarınca çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişiye başvurulur. Raporun serbestçe takdir edilmesi, hâkimin teknik uyuşmazlığı kendi bilgisiyle çözebileceği anlamına gelmez.

Bilirkişi raporuna itiraz etmezsem ne olur?

Öğretide ve yargı kararlarında, bir tarafın rapora itiraz etmemesinin, itiraz eden diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurabileceği kabul edilmektedir. Bu nedenle süresinde ve gerekçeli itiraz sunmak önemlidir.

İndirimler hangi sırayla uygulanır?

Önce zarar tespit edilir, zarar görenin kusuruna isabet eden kısım çıkarılır, koşulları varsa KTK m.87 hatır indirimi uygulanır, en son TBK m.52 değerlendirilir. Yargıtay 4. HD 2023/5936 E., 2025/3688 K. kararına göre indirimler toplanarak değil ardışık uygulanır.

Tazminat faizi hangi tarihten işler?

7589 sayılı Kanunla TBK m.55’e eklenen hükümlere göre, kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin tazminata karar tarihinden kanuni faiz işler. Bu rejim yalnızca 31.07.2026’dan sonra gerçekleşen haksız fiillere uygulanır.

Gerekçesi yetersiz karar bozulur mu?

Takdir yetkisinin denetimi kararın gerekçesine bağlıdır. Hangi ölçütün nasıl tartıldığı, indirim sırası ve bilirkişi raporundan sapılmışsa nedeni kararda gösterilmelidir; aksi hâlde karar denetime elverişli sayılmaz.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Mevzuat Çerçevesi: Hangi Hüküm, Hangi Talep?

Tazminat talebinin dayanağı, olayın niteliğine göre değişir. Yanlış hukuki sebep seçimi zamanaşımı, ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler bakımından farklı sonuçlar doğurur.

HükümNeyi düzenlerZamanaşımı
TBK m. 49Haksız fiil — genel sorumluluk2 yıl / 10 yıl; suç oluşturuyorsa uzamış süre
TBK m. 49/2Ahlaka aykırı fiilZarar verme kastı aranır
TBK m. 51, 52Tazminatın belirlenmesi ve indirim
TBK m. 53, 54Ölüm ve bedensel zarar kalemleri
TBK m. 55Belirlenme esasları7589 s.K. ile faiz ve mahsup eklendi
TBK m. 56, 58Manevi tazminat; kişilik hakkı ihlali
TBK m. 66Adam çalıştıranın sorumluluğuKusursuz sorumluluk
TBK m. 67Hayvan bulunduranın sorumluluğuKusursuz sorumluluk; kurtuluş kanıtı
TBK m. 112 vd.Sözleşmeye aykırılıkKural olarak 10 yıl
TBK m. 125Borçlu temerrüdünde seçimlik haklarMüspet / menfi zarar ayrımı
TMK m. 24, 25Kişilik haklarının korunması

Hukuki sebep seçimi neden belirleyici?

Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturabilir. Sözleşmeye dayanmak zamanaşımı bakımından çoğu zaman avantajlıdır; buna karşılık ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler farklılaşır. Sözleşme ilişkilerinde ayrıca müspet ve menfi zarar ayrımı yapılır ve seçimlik hakkın kullanımı hangi zararın isteneceğini belirler.

Ayrıntı: Müspet ve menfi zarar ayrımı (TBK m. 125) · Haksız fiilde maddi ve manevi tazminatın esasları

Kusur Sorumluluğu ile Kusursuz Sorumluluk

Sorumluluk türüKusur aranır mı?Tartışma neyin üzerinden yürür
Haksız fiil (TBK m. 49)EvetKusur, zarar, illiyet bağı
Adam çalıştıran (TBK m. 66)HayırKurtuluş kanıtı
Hayvan bulunduran (TBK m. 67)HayırGerekli özenin gösterildiği ispatı
Yapı malikiHayırYapıdaki bozukluk ve bakım eksikliği
Araç işleteni (KTK m. 85)HayırTehlike sorumluluğu; kurtuluş kanıtı

Kusursuz sorumluluk hâllerinde zarar görenin ispat yükü belirgin biçimde hafifler; tartışma kusur üzerinden değil illiyet bağı ve kurtuluş kanıtı üzerinden yürür.

Görev, Yetki ve Süreler

DavalıGörevli mahkeme
Gerçek kişi veya adi ortaklıkAsliye Hukuk Mahkemesi
Sigorta şirketiAsliye Ticaret Mahkemesi
İşveren (iş kazası)İş Mahkemesi
Sağlık kuruluşu — özelAsliye Hukuk veya Ticaret; kuruluşun niteliğine göre
Kamu hastanesi ve idareİdare Mahkemesi — tam yargı davası
Eşler arası (boşanma kaynaklı)Aile Mahkemesi

Talebin birden fazla muhataba yöneltileceği hâllerde tek dilekçede birleştirme görevsizlik kararına yol açabilir. Muhataplar farklı mahkemelerin görev alanına giriyorsa davalar ayrı açılmalıdır.

📘 Takdir yetkisi ve denetim bakımından: Hâkimin takdir yetkisi denetimden muaf değildir. Takdirin hangi olgulara dayandığı kararda gösterilmelidir ve denetime elverişli bir bilirkişi raporundan ayrılmak gerekçe gerektirir. İtirazın en verimli hattı, raporun denetime elverişli olmadığını ortaya koymaktır.

Hesap Yöntemi ve Faiz: 2026 Çerçevesi

Bedensel zarar ve ölüm tazminatlarında hesap, birbirini çarpan değişkenlerle yapılır. Gelecekteki zararın bugünkü değere indirgenmesinde uygulanan yöntem, uzun süreli dosyalarda sonucu belirgin biçimde etkiler.

AşamaUygulanan yöntem
Bilinen (işlemiş) dönemGerçek veriler; iskonto uygulanmaz
Bilinmeyen (işleyecek) dönemYerleşik uygulamada progresif rant yöntemi
Aktif dönemİspatlanan gerçek gelir
Pasif dönemNet asgari ücret
Bakiye ömürGüncel TRH-2010 yaşam tablosu

Anayasa Mahkemesi’nin E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı ve 17.07.2020 tarihli kararı ile genel şartlara atıf yapan hükümler iptal edildiğinden, hesap genel şartlar ekindeki cetvellere göre değil Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümlerine göre yapılır.

7589 sayılı Kanun ile gelen faiz düzenlemesi

31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle iki değişiklik olmuştur. Oran bakımından yasal faiz, TCMB reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmiş ve hesap dönemsel hâle gelmiştir. Başlangıç bakımından ise bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz, bilinen dönem için olay tarihinden, bilinemeyen dönem için karar tarihinden işletilir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir.

Hâkimin Takdir Yetkisi ve Denetimi

Tazminatın belirlenmesinde hâkime takdir yetkisi tanınmıştır; ancak bu yetki denetimden muaf değildir.

  • Gerekçe zorunluluğu. Takdirin hangi olgulara dayandığı kararda gösterilmelidir.
  • Bilirkişi raporundan ayrılma. Hâkim raporla bağlı değildir; ancak denetime elverişli bir rapordan ayrılmak için gerekçe göstermesi gerekir.
  • İndirim oranı. Müterafik kusur ve hakkaniyet indirimlerinde oranın gerekçelendirilmesi aranır; aşırı indirim bozma sebebidir.
  • Talep sınırı. Talep edilmeyen kaleme ve faize hükmedilemez.

Pratik sonuç: rapora itiraz ederken “tutar düşük” demek zayıf kalır. Güçlü itiraz, raporun hangi olgudan hangi sonuca vardığını göstermediğini, yani denetime elverişli olmadığını ortaya koymaktır.

Talep Kurgusunda Altı Kontrol

  1. Hukuki sebebi belirleyin. Haksız fiil mi, sözleşmeye aykırılık mı? Zamanaşımı ve ispat yükü buna bağlıdır.
  2. Sorumluluk türünü tespit edin. Kusursuz sorumluluk hâli varsa kusur ispatına gerek kalmaz.
  3. Muhatapları ve görevli mahkemeyi ayrıştırın. Farklı mahkemelerin görev alanına giren talepler tek dilekçede birleştirilemez.
  4. Kalemleri tek tek sayın. Sayılmayan kalem hesaba girmez.
  5. Faizi dönem ayrımıyla ve dönemsel oranla talep edin. Talep edilmeyen faize hükmedilmez.
  6. Talep artırım hakkını saklı tutun. 31 Temmuz 2026’dan itibaren belirsiz alacak davası yoluna gidilemediğinden kısmi dava kurgusu kullanılır; HMK m. 109/4 uyarınca artırım bir defaya mahsustur.

Talebinizin hukuki dayanağını birlikte belirleyelim. İlk görüşme ücretsizdir.

📞 0554 648 37 15 💬 WhatsApp

Bu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.

Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk