Tazminat Davalarında Zamanaşımı: Hangi Talep Hangi Süreye Tabi? (2026)
25 Temmuz 2026

Tazminat Davalarında Zamanaşımı: Hangi Talep Hangi Süreye Tabi? (2026)

Haklı olmak tek başına yeterli değildir; hakkı süresinde kullanmak gerekir. Tazminat talepleri belirli süreler içinde ileri sürülmezse zamanaşımına uğrar ve karşı taraf bunu ileri sürdüğünde hak istenemez hale gelebilir.

Süreyi kaçırdığınızı mı düşünüyorsunuz?

Zamanaşımı analizi, başlangıç tespiti ve uzamış süre değerlendirmesinde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Haksız fiilde zamanaşımı (TBK m.72)

TBK m.72’ye göre, haksız fiilden doğan tazminat istemi; zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. İki yıllık sürenin işlemeye başlaması için hem zararın hem de sorumlunun öğrenilmiş olması gerekir; bu yüzden sürenin başlangıcı her olayda dikkatle değerlendirilir.

Olay suç oluşturuyorsa: ceza zamanaşımı

TBK m.72’nin önemli bir istisnası vardır: tazminata konu fiil aynı zamanda ceza kanununun daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir suç oluşturuyorsa, tazminat istemi için de bu daha uzun olan ceza zamanaşımı uygulanır. Örneğin trafik kazasıyla yaralama veya ölüm gibi durumlarda, ilgili suçun ceza zamanaşımı iki yıldan uzunsa, tazminat hakkı bu süre boyunca korunur.

Sözleşmeye dayalı taleplerde durum

Zarar bir sözleşme ilişkisinden (örneğin ayıplı hizmet) doğuyorsa, kural olarak farklı (genellikle daha uzun) zamanaşımı süreleri gündeme gelebilir. Hangi sürenin geçerli olduğu, talebin hukuki niteliğine göre değişir; bu nedenle tereddüt hâlinde erkenden hukuki görüş almak önemlidir.

Pratikte ne anlama geliyor?

  • Haksız fiilde kural: öğrenmeden 2 yıl / her hâlde 10 yıl (TBK m.72).
  • Olay suç ise daha uzun ceza zamanaşımı uygulanabilir.
  • Süre işlemeye devam eder; geç kalmak en güçlü talebi bile sonuçsuz bırakabilir.

Sürenin ne zaman başladığı, ne kadar olduğundan önemlidir

TBK m.72’deki iki yıllık süre, kaza gününde değil öğrenme anında başlar ve bu ayrım dosyaların çoğunda sonucu belirler. Süre, iki unsurun birlikte öğrenilmesiyle işlemeye başlar: zarar ve tazminat yükümlüsü. İkisinden biri henüz bilinmiyorsa iki yıllık süre işlemez.

Zararın öğrenilmesi

Zarar, miktarının kesin olarak bilinmesi anlamına gelmez; zararın varlığının ve niteliğinin dava açmaya elverişli biçimde anlaşılması yeterlidir. Buna karşılık gelişen bir zararda durum farklıdır: kalıcı sakatlık hâllerinde zararın öğrenildiği an, maluliyetin kesinleştiği tarih olarak kabul edilebilir. Tedavi süreci devam ederken kalıcı kaybın boyutu bilinemeyeceğinden, sürenin kaza gününden başlatılması her dosyada doğru olmaz.

Tazminat yükümlüsünün öğrenilmesi

Sorumlunun kim olduğu sonradan belirlenebilir. Kaçan araç olaylarında failin tespiti, gizli kalmış bir kusurun ortaya çıkması ya da sorumluluğun başka bir kişiye ait olduğunun anlaşılması hâllerinde süre, bu öğrenme anından işler.

On yıllık nesnel sınır

İki yıllık sürenin başlaması ne kadar ötelenirse ötelensin, TBK m.72 uyarınca her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıllık bir üst sınır vardır. Bu süre öğrenmeye bağlı değildir ve kural olarak aşılamaz.

Değerlendirme nasıl yapılmalı

“İki yıl geçti, hakkım düştü” sonucuna kaza tarihine bakarak varmak yanlıştır. Önce zararın ve sorumlunun ne zaman öğrenildiği, ardından ceza zamanaşımının devrede olup olmadığı belirlenmelidir.

Ceza zamanaşımı: en çok gözden kaçan uzatma

Tazminat talebine konu fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyor ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, daha uzun olan ceza zamanaşımı tazminat istemi bakımından da uygulanır. Ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan olayların büyük çoğunluğunda bu istisna devrededir.

Süreler

Motorlu araç kazalarında bu kural KTK m.109/2’de ayrıca düzenlenmiştir. Süreler 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesine göre belirlenir: bir veya birden fazla ölü varsa on beş yıl, bir veya birden fazla yaralı varsa sekiz yıl. 01.06.2005 öncesinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK döneminde bu süreler beş ve on yıl olarak uygulanıyordu.

Ceza davası açılmış olması gerekmez

Bu, uygulamada en sık yapılan hatadır. Uzamış zamanaşımının işlemesi için failin mahkûm edilmiş, hatta hakkında ceza davası açılmış olması aranmaz; aranan, fiilin cezayı gerektiren nitelikte olmasıdır. Fail hiç bulunamamış olsa dahi bu koşul gerçekleşebilir. Yargıtay kararlarında, sigorta şirketi hakkında ceza davası bulunmadığı gerekçesiyle ceza zamanaşımının uygulanmayacağı yönündeki yerel mahkeme kabulü bozma sebebi yapılmıştır.

Kimlere karşı uygulanır

Uzamış ceza zamanaşımı yalnızca faile karşı değil, onun eyleminden sorumlu tutulanlara ve zorunlu sigortacıya karşı da işler. Trafik dosyalarında bu husus Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının C.8 maddesinde ayrıca belirtilmiştir; sigortacının bu süre içindeki sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır.

Hangi talep hangi süreye tabi: dayanağınızı doğru seçin

Aynı olay birden fazla hukuki temele dayandırılabilir ve her temelin süresi farklıdır. Doğru dayanak seçimi, süresi dolmuş görünen bir talebi kurtarabilir.

Haksız fiil

TBK m.72: öğrenmeden iki yıl, her hâlde fiilden on yıl; fiil suç oluşturuyorsa uzamış ceza zamanaşımı.

Motorlu araç kazaları

KTK m.109 özel hüküm olarak uygulanır: öğrenmeden iki yıl, kaza gününden on yıl; ceza zamanaşımı uzatması ve kesilmenin sigortacıya karşılıklı sirayeti bu maddede düzenlenmiştir.

Sözleşmeye aykırılık

Talep bir sözleşme ilişkisine dayandırılabiliyorsa, TBK m.146’daki on yıllık genel zamanaşımı gündeme gelir; kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu, iş kazası dosyalarında belirleyicidir: işçinin işverene karşı talebi, işverenin gözetme borcuna aykırılığa dayandırılabildiğinden on yıllık süreye tabi olur; haksız fiildeki iki yıllık süre bu ilişkide uygulanmaz.

Aynı olayda birden çok davalı

Sorumlular arasında süre farklı işleyebilir. İşverene karşı sözleşmesel sorumluluk süresi, üçüncü kişiye karşı haksız fiil süresi geçerli olabilir. Bu nedenle dilekçede her davalı için dayanılan hukuki sebep ve buna bağlı süre ayrı ayrı gösterilmelidir.

Durma, kesilme ve 2026 sonrası talep artırımı

Zamanaşımı işlemeye başladıktan sonra da kesilebilir veya durabilir; ayrıca ileri sürülmediği sürece hükme etki etmez.

Zamanaşımı bir def’idir

TBK m.161 uyarınca zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. Bunun pratik sonucu şudur: süresi tartışmalı bir dosyada dava açmak çoğu zaman anlamlıdır, çünkü davalı def’i ileri sürmezse süre sorunu hükme etki etmez.

Kesilme ve müteselsil borçlular

Dava açılması ve icra takibi zamanaşımını keser; kesilmeyle yeni bir süre işlemeye başlar. TBK m.155/1 uyarınca zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilirse diğerlerine karşı da kesilmiş olur. Buna karşılık TBK m.160 uyarınca borçlulardan birinin zamanaşımından feragat etmiş olması diğerlerine karşı ileri sürülemez.

Feragatin geçerliliği

Zamanaşımından önceden feragat edilemez; buradaki “önceden”, sözleşme yapılmadan önce veya yapılırken yapılan feragati anlatır. Buna karşılık borç zamanaşımına uğradıktan sonra borçlunun zamanaşımı def’ini ileri sürmekten feragat etmesi mümkündür; burada doğmuş bir def’i hakkından vazgeçme söz konusudur.

Talep artırımı ve zamanaşımı riski

7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, S.33326) ile HMK m.107’deki belirsiz alacak davası kaldırılmıştır. 31.07.2026 sonrasında açılan davalarda kısmi dava açılıp HMK m.109/4 uyarınca talep, bir defaya mahsus olmak ve tahkikatın sonuna kadar kullanılmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına bağlı olmaksızın artırılabilir ve artırılan kısımda zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Bu düzenleme, eski uygulamada ıslahla artırılan kısma yönelik zamanaşımı def’inin doğurduğu riski büyük ölçüde ortadan kaldırır. Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski m.107 uygulanmaya devam eder.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Tek bakışta: sürenin ne zaman başladığı, ne kadar olduğundan önemlidir

Zamanaşımı tartışmalarının çoğu sürenin uzunluğunda değil, başlangıcında düğümlenir. Doğru başlangıç noktasını tespit etmek, kapanmış sanılan bir hakkı açabilir.

Tablo 1 — Sürenin başlangıcı
KonuKuralDayanak
Sübjektif süreZararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden iki yıl — ikisinin birlikte öğrenilmesi gerekirTBK m.72/1
“Öğrenme” ne demek?Zararın varlığı, niteliği ve kapsamı hakkında dava açmaya elverişli bilgiye ulaşmakYargıtay uygulaması
Objektif süreFiilin işlendiği tarihten on yılTBK m.72/1
Süregelen fiilZarara neden olan eylem devam ettiği sürece iki yıllık sürenin başladığından söz edilemezYargıtay uygulaması
Gelişen durumMaluliyet oranı sonradan kesinleşmişse öğrenme anı buna göre değerlendirilirYargıtay uygulaması
Fail sonradan belirlenirseSüre, failin öğrenildiği tarihten işlemeye başlarTBK m.72/1
Def’i hakkıZarar gören haksız fiil dolayısıyla borç altına girmişse, istem zamanaşımına uğrasa bile her zaman ifadan kaçınabilirTBK m.72/2
Tablo 2 — Ceza zamanaşımı: en çok gözden kaçan uzatma
KonuKuralDayanak
ŞartFiil, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suç oluşturmalıTBK m.72/1
Ceza davası şart mı?Hayır — fiilin nitelik olarak suç teşkil etmesi yeterliYargıtay uygulaması
Beraat veya düşmeUzamış sürenin uygulanmasını engellemezYargıtay uygulaması
Her iki süreyi aşması gerekir mi?Hayır — birini geçmesi, o sürenin uzaması için yeterliöğreti
Trafik kazasındaYaralanma 8 yıl, ölüm 15 yıl; birlikteyse cezanın tekliği nedeniyle 15 yılKTK m.109/2 · TCK m.66
Maddi hasarAynı kazada yaralanma varsa maddi hasar da uzamış süreye tabi — zararın bütünlüğü ilkesiKTK m.109/2
Sigortacıya karşıUzamış ceza zamanaşımı sigortacıya da uygulanırZMSS Genel Şartları C.8
Tablo 3 — Hangi talep hangi süreye tabi?
Talep dayanağıSüreDayanak
Haksız fiil2 yıl / 10 yılTBK m.72
Sözleşmeye aykırılıkKural olarak 10 yılTBK m.146
Kira, vekâlet, eser, iş sözleşmesi5 yılTBK m.147
Eser sözleşmesinde ayıp2 yıl · taşınmaz yapıda 5 yıl · ağır kusurda 20 yılTBK m.478
Sebepsiz zenginleşme2 yıl / 10 yılTBK m.82
Rücu istemiTazminatın tamamının ödendiği ve sorumlunun öğrenildiği tarihten 2 yıl; her hâlde ödeme tarihinden 10 yılTBK m.73
Haksız rekabet1 yıl / 3 yılTTK m.60
İrade sakatlığı (iptal)1 yıl — hak düşürücüTBK m.39
Gabin1 yıl / 5 yıl — hak düşürücüTBK m.28/2
PratikDayanağı doğru seçmek süreyi ikiye katlayabilir; aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturuyorsa terditli ileri sürün
Tablo 4 — Durma, kesilme ve 2026 sonrası talep artırımı
KonuKuralDayanak
DurmaKanunda sayılan hâllerde süre işlemez; sebep ortadan kalkınca kaldığı yerden devam ederTBK m.153
KesilmeDava açılması · icra takibi · borcun ikrarı · kısmi ödeme · hakeme başvuruTBK m.154
Kesilmenin etkisiSüre yeniden ve baştan işlemeye başlarTBK m.156
İcra takibiyle kesilmişseTakibe ilişkin her işlemden sonra yeniden işlerTBK m.156
Müteselsil borçlulardaBirine karşı kesilen süre diğerlerine karşı da kesilirTBK m.155 · Yargıtay HGK 28.06.2022, E.2021/902, K.2022/1049
Trafik kazasındaTazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilirKTK m.109/3
Re’sen dikkate alınır mı?Hayır — def’i olarak ileri sürülmelidirTBK m.161
Sözleşmeyle değiştirilebilir mi?HayırTBK m.148
2026 sonrası talep artırımı7589 s.K. (RG 31.07.2026) ile HMK m.107 kaldırıldı; kısmi dava açılır, talep bir defaya mahsus ve tahkikatın sonuna kadar artırılabilir; artırılan kısımda zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayılır7589 s.K. · HMK m.109/4

Sıkça Sorulan Sorular

Tazminat davasında zamanaşımı kaç yıldır?

Haksız fiilde TBK m.72 uyarınca zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl. Motorlu araç kazalarında KTK m.109 özel hüküm olarak aynı süreleri öngörür.

Süre ne zaman başlar?

Zararın ve tazminat yükümlüsünün birlikte öğrenildiği anda. İkisinden biri bilinmiyorsa iki yıllık süre işlemez. Kalıcı sakatlıkta zararın öğrenilmesi maluliyetin kesinleştiği tarihe bağlanabilir.

Olay suç oluşturuyorsa süre uzar mı?

Evet. Ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa bu süre tazminat istemi için de geçerlidir. TCK m.66’ya göre ölüm hâlinde on beş yıl, yaralanma hâlinde sekiz yıllık süre uygulanır.

Ceza davası açılmamışsa uzun süre uygulanır mı?

Evet. Aranan, failin mahkûm edilmiş veya hakkında dava açılmış olması değil, fiilin cezayı gerektiren nitelikte olmasıdır. Fail hiç bulunamamış olsa dahi bu koşul gerçekleşebilir.

İş kazasında işverene karşı süre kaç yıldır?

İşçinin işverene karşı talebi, işverenin gözetme borcuna aykırılığa dayandırılabildiğinden TBK m.146’daki on yıllık genel zamanaşımına tabi olur; haksız fiildeki iki yıllık süre bu ilişkide uygulanmaz.

Zamanaşımını hâkim kendiliğinden dikkate alır mı?

Hayır. TBK m.161 uyarınca zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. Süresi tartışmalı dosyalarda dava açmak bu nedenle çoğu zaman anlamlıdır.

Bir davalıya karşı kesilen süre diğerlerini etkiler mi?

Evet. TBK m.155/1 uyarınca zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilirse diğerlerine karşı da kesilmiş olur. Ancak TBK m.160 uyarınca birinin feragati diğerlerine karşı ileri sürülemez.

Dava sonrası talebimi artırırsam zamanaşımı sorun olur mu?

31.07.2026 sonrasında açılan davalarda hayır. HMK m.109/4 uyarınca talep bir defaya mahsus, tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve artırılan kısımda zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde anılan yüksek mahkeme kararları gerçek olup künyeleri (esas/karar numarası ve tarih) UYAP, Lexpera ve resmî karar kaynakları üzerinden doğrulanabilir. İçtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Hangi Hukuki Sebep, Hangi Süre?

Zamanaşımı hesabında ilk adım süreyi bulmak değil, hukuki sebebi doğru belirlemektir. Aynı olaydan birden fazla talep doğabilir ve her birinin süresi farklıdır.

Hukuki sebepSüreBaşlangıç
Haksız fiil2 yıl / her hâlde 10 yılZararın ve failin öğrenilmesi / fiil tarihi
Haksız fiil — fiil suç oluşturuyorsaCeza kanunundaki daha uzun süreFiil tarihi
Sözleşmeye aykırılıkKural olarak 10 yılMuacceliyet
Sebepsiz zenginleşme2 yıl / 10 yılİade hakkının öğrenilmesi / hakkın doğumu
Zorunlu trafik sigortasıKTK m. 109 özel rejimiKaza / öğrenme

Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturuyorsa, davacı hangi sebebe dayandığını seçer. Sözleşmeye dayanmak zamanaşımı bakımından çoğu zaman avantajlıdır; ancak ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler farklılaşır. Bu seçim dilekçede açıkça yapılmalı ve her davalı için ayrı ayrı gösterilmelidir.

Durma ve Kesilme Farkı

İki kavram sürekli karıştırılır ama sonuçları tümüyle farklıdır.

DurmaKesilme
EtkisiSüre işlemez, engel kalkınca kaldığı yerden devam ederİşlemiş süre silinir, baştan başlar
Tipik sebepYasal temsilcinin bulunmaması, aynı çatı altında yaşama gibi hâllerBorcun ikrarı, dava açılması, icra takibi, tahkim başvurusu
Pratik değeriSüreyi uzatırSüreyi sıfırlar

Kesilme bakımından en pratik nokta şudur: borçlunun kısmi ödeme yapması borcu ikrar sayılabilir ve süreyi keser. Sigorta şirketinin yıllar sonra yaptığı kısmi bir ödeme, “süre doldu” değerlendirmesini tümüyle değiştirebilir. Bu nedenle ödeme dekontlarının tarihi kontrol edilmelidir.

Zamanaşımı Bir Defidir

Zamanaşımı hâkim tarafından resen dikkate alınmaz; ileri sürülmedikçe hükme etki etmez. Bu, iki yönlü bir sonuç doğurur.

Davacı bakımından: süre dolmuş görünse bile dava açılabilir. Karşı taraf defi ileri sürmezse mahkeme zamanaşımını kendiliğinden uygulamaz. Bu, tereddütlü dosyalarda dava açmamak için tek başına yeterli bir gerekçe olmadığı anlamına gelir.

Davalı bakımından: defi zamanında ve usulüne uygun ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen zamanaşımı, sonradan iddianın genişletilmesi yasağına takılabilir.

Ayrıca doğmuş bir defi hakkından feragat edilmesi mümkündür; borçlunun zamanaşımını ileri sürmeyeceğini beyan etmesi bu kapsamdadır.

⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:

Oran. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır. Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. Faiz dönemsel hesaplanır; tek oranla yıllara yayılan tablolar yanlış sonuç verir.

Başlangıç. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, çalışma gücünün azalması veya kaybından doğan zararlar ile destekten yoksun kalma zararlarına ilişkin tazminatlarda faiz başlangıcı, zarar hesabında esas alınan döneme göre farklılaştırılmıştır: bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi

Süre Hesabında Sık Yapılan Beş Hata

  1. Tek bir süre varsaymak. Aynı dosyada muhataba ve hukuki sebebe göre farklı süreler işler; her biri ayrı hesaplanmalıdır.
  2. Başlangıcı olay tarihine sabitlemek. İki yıllık sürede ölçüt öğrenmedir; failin kimliği veya zararın kapsamı sonradan belli olduysa başlangıç ötelenir.
  3. Ceza zamanaşımını atlamak. Fiil suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa bu süre uygulanır; ceza davası açılmış olması gerekmez.
  4. Kesen işlemleri araştırmamak. Kısmi ödeme, ikrar, önceki takip veya dava süreyi sıfırlamış olabilir.
  5. “Süre doldu” diyerek dosyayı kapatmak. Zamanaşımı defidir; ileri sürülmezse uygulanmaz.

Süreniz doldu mu? Belge üzerinden ücretsiz kontrol edelim.

📞 0554 648 37 15 💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Bu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.

Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk