Bir kişinin uğradığı zararın karşı taraftan istenebilmesi, zararın varlığından ibaret değildir. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi haksız fiil sorumluluğunu dört unsura bağlar: hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı. Bu dört unsurdan biri eksikse tazminat talebi reddedilir. Uygulamada davaların çoğu, zararın büyüklüğü tartışılmadan çok önce, illiyet bağı veya kusur noktasında kaybedilir.
Tazminat talebinizi doğru hesaplatın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Birinci Unsur: Hukuka Aykırı Fiil
Hukuk düzeninin koruduğu bir menfaate saldırı bulunmalıdır. Saldırı bir davranışla olabileceği gibi, hukuken yapılması gereken bir davranışın yapılmamasıyla (ihmal) da gerçekleşebilir. Bir davranışın hukuka aykırı sayılabilmesi için mutlaka bir kanun hükmünü ihlal etmesi gerekmez; genel davranış kurallarına aykırılık da yeterlidir.
Hukuka uygunluk sebeplerinin varlığı hâlinde aykırılık ortadan kalkar. Meşru savunma, zarar görenin geçerli rızası, kamu gücünün kullanılması ve zorunluluk hâli bu kapsamdadır. TBK 49/2 ayrıca özel bir hâl öngörür: ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de sorumludur.
İkinci Unsur: Kusur
Kusur, kast veya ihmal şeklinde ortaya çıkar. Kast, zarar verme iradesinin bulunmasıdır. İhmal ise gerekli özenin gösterilmemesidir ve ağır ya da hafif olabilir. Türk hukukunda kusur objektif ölçüte göre değerlendirilir: aynı koşullardaki makul ve dikkatli bir kişinin nasıl davranacağı esas alınır. Kişinin kendi kapasitesi kural olarak ölçü değildir.
Kusurun derecesi sorumluluğu doğurmaz, ancak tazminatın miktarını etkiler. Ayrıca bazı hâllerde kanun kusursuz sorumluluk öngörür; bu durumda kusur aranmaz. Adam çalıştıranın, yapı malikinin, hayvan bulunduranın ve motorlu araç işletenin sorumluluğu bu türdendir.
Üçüncü Unsur: Zarar
Zarar, malvarlığında iradesi dışında meydana gelen azalmadır. İki temel türü vardır: maddi zarar (fiili zarar ve yoksun kalınan kâr) ve manevi zarar (kişilik değerlerinde meydana gelen eksilme). Zararın varlığını ve miktarını ispat kural olarak zarar görene düşer.
Miktarın tam olarak ispatlanamadığı hâllerde hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zararın miktarını hakkaniyete uygun biçimde belirleyebilir. Bu, ispat yükünü ortadan kaldırmaz; yalnızca miktar belirsizliğini aşmaya yarar.
Dördüncü Unsur: İlliyet Bağı
Fiil ile zarar arasında uygun nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. Yani söz konusu fiil, olayların olağan akışına ve hayat tecrübelerine göre bu tür bir zararı meydana getirmeye elverişli olmalıdır. Çok uzak ve olağandışı sonuçlar tazmin kapsamına girmez.
İlliyet bağını kesen üç hâl vardır: mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru. Bu hâllerden biri varsa, fiili işleyenin sorumluluğu tamamen ortadan kalkabilir. Davalarda en çok tartışılan unsur budur.
Tazminatın Belirlenmesi ve İndirim Sebepleri
Hâkim tazminatın kapsamını, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. TBK 52 ise indirim sebeplerini düzenler:
- Müterafik kusur: Zarar gören, zararın doğmasına veya artmasına kendi davranışıyla katkıda bulunmuşsa tazminattan indirim yapılır. Emniyet kemeri takmamak, kaskı bulunmadan motosiklet kullanmak ya da alkollü sürücünün aracına binmek tipik örneklerdir.
- Zarar görenin razı olması: Zarar görenin, zararı doğuran duruma razı olmuş sayılabileceği hâller.
- Hafif kusur ve yoksulluğa düşme: Tazminat yükümlüsünün kusuru hafifse ve tazminatı ödemek onu yoksulluğa düşürecekse hâkim tazminatı indirebilir.
Ceza Davasıyla İlişkisi
Aynı olay hem suç hem haksız fiil oluşturabilir. Hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kusura ve hukuka aykırılığa ilişkin değerlendirmesiyle kural olarak bağlı değildir. Buna karşılık ceza mahkemesinin maddi olguya ilişkin kesin tespitleri hukuk hâkimini bağlar. Beraat kararı tek başına tazminat talebini ortadan kaldırmaz.
Zamanaşımı
Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o süre uygulanır. Bu istisna trafik kazaları, iş kazaları ve kasten yaralama olaylarında sıkça devreye girer.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Haksız fiilden doğan tazminat davalarında genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; taraflardan biri veya uyuşmazlık ticari nitelik taşıyorsa asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri mahkemesi yanında, haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir.
Birden Fazla Sorumlu: Müteselsil Sorumluluk
Zarara birden fazla kişi birlikte sebep olmuşsa, zarar gören tazminatın tamamını sorumlulardan herhangi birinden isteyebilir. Ödeme yapan sorumlu, diğerlerine kusurları oranında rücu eder. Bu, zarar gören bakımından önemli bir kolaylıktır: kusur dağılımını ispat yükü altına girmeden, ödeme gücü en yüksek sorumluya yönelebilir. Dava dilekçesinde talebin müteselsil olarak kurulması gerekir.
Kusursuz Sorumluluk Hâlleri
| Sorumlu | Dayanak niteliği |
|---|---|
| Adam çalıştıran | Çalışanın verdiği zarardan, özen gösterdiğini ispat edemezse |
| Yapı maliki | Yapının bakım eksikliğinden doğan zarardan |
| Hayvan bulunduran | Gerekli dikkati gösterdiğini ispat edemezse |
| Motorlu araç işleteni | Tehlike sorumluluğu |
Bu hâllerde kusur ispatı aranmadığından davanın ispat yükü belirgin biçimde hafifler. Talebin doğru hukuki sebebe oturtulması, davanın kaderini belirler.
Zararın Hesabında Denkleştirme
Zarar görene başka kaynaklardan yapılan ödemeler, aynı zararı karşıladığı ölçüde tazminattan düşülür. Buna karşılık zarar görenin kendi primiyle oluşturduğu güvenceler ve zarar dışı yardımlar indirilmez. Denkleştirmenin kapsamı tartışmalı olduğunda, ödemenin hangi zarar kalemini karşıladığının belgelendirilmesi gerekir.
Tazminat dosyanız için değerlendirme
Tazminat davalarında zamanaşımı ve dava şartları belirleyicidir. Kaza tutanağınızı, raporlarınızı ve yazışmalarınızı birlikte inceleyelim.
Zararınızı ve talep yolunuzu birlikte belirleyelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sıkça Sorulan Sorular
Kendi kusurum varsa tazminat alabilir miyim?
Alabilirsiniz, ancak kusurunuz oranında indirim yapılır. Zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına katkıda bulunması müterafik kusur sayılır ve TBK 52 uyarınca tazminattan düşülür.
Sanık ceza davasından beraat ederse tazminat davası düşer mi?
Hayır. Hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kusura ilişkin değerlendirmesiyle kural olarak bağlı değildir. Beraat kararı tek başına tazminat talebini ortadan kaldırmaz; ancak maddi olguya ilişkin kesin tespitler hukuk hâkimini bağlar.
Haksız fiilde zamanaşımı ne kadar?
Zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıldır. Fiil suç teşkil ediyor ve ceza kanunundaki zamanaşımı daha uzunsa, o süre uygulanır.
Zararın miktarını tam ispat edemezsem ne olur?
Hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zararın miktarını hakkaniyete uygun biçimde belirleyebilir. Ancak zararın varlığını ispat yükü yine zarar görene aittir.
Bilgilendirme: Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Tazminat hesabı kişiye ve olaya özgüdür; işlem yapmadan önce avukata danışın.
İlgili Rehberler
- Maddi Tazminat Kalemleri: Bedensel Zarar ve Ölüm Hâli
- Sürekli İş Göremezlik Tazminatı ve Hesabı
- Trafik Kazası Tazminatı ve Sigortaya Başvuru (KTK 97)
- Tazminat ve Sorumluluk Hukuku — tüm rehberler
- Tazminat Hukuku Rehberi
Dava açmadan önce hesap ve usul kontrolü
Eksik talep edilen tazminat sonradan artırılamayabilir; yanlış mahkeme seçimi ise ay kaybettirir. Talebinizi önceden hesaplatın.


