Bir tazminat davası açılacağında ilk belirlenmesi gereken, davanın hangi mahkemede ve nerede açılacağıdır. Yanlış görevli ya da yetkisiz mahkemede açılan dava, itirazla karşılaşıp gereksiz yere uzayabilir; bu yüzden görev ve yetki kurallarını baştan bilmek önemlidir.
Davanızı hangi mahkemede açacağınızı mı bilmiyorsunuz?
Görev ve yetki analizi, dava şartlarının denetiminde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppKanun ne diyor?
Görev bakımından kural, genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesidir. Ancak uyuşmazlığın niteliğine göre özel görevli mahkemeler devreye girer: tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi (parasal sınır altında hakem heyeti), ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi, kamu idaresinin işlem ve eylemlerinden doğan tam yargı (tazminat) davalarında ise idari yargı görevlidir. Yetki bakımından genel kural, davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6).
Uygulamada durum
Haksız fiilden doğan tazminat davalarında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 16 ek bir kolaylık tanır: dava, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Bu, zarar görene seçimlik bir yetki sağlar. Sözleşmeye dayalı taleplerde ise sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkili olabilir (HMK m. 10).
Trafik kazası tazminatlarında ise önce sigortaya başvuru (dava şartı) ve ardından Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme yolu gündeme gelir; tüketici uyuşmazlıklarında da parasal sınıra göre hakem heyeti/mahkeme ayrımı geçerlidir. Yani uyuşmazlığın türü, hem görevli mercii hem de izlenecek usulü belirler.
Yetki sözleşmesiyle yetkili mahkemenin belirlenmesi kural olarak tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında mümkündür; tüketici aleyhine yetki sözleşmeleri ise çoğu zaman tüketiciyi bağlamaz. Kesin yetki öngörülen hâller de ayrıca saklıdır.
Pratik sonuç
Davanızı doğru mahkemede ve doğru yerde açmak, sürecin gereksiz uzamasını önler. Uyuşmazlığınızın niteliğine göre görevli mahkemeyi ve seçimlik yetki imkânlarını dava öncesinde bir avukatla netleştirmeniz en sağlıklı yoldur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Görev: davalının kim olduğu mahkemeyi değiştirir
Tazminat davalarında görev, uyuşmazlığın konusundan çok kime karşı dava açıldığına göre belirlenir. Aynı trafik kazası, davalı listesine göre farklı mahkemeye gider.
Genel kural
Haksız fiilden doğan tazminat davalarında görevli mahkeme, genel hukuk mahkemesi olan asliye hukuk mahkemesidir. Yalnızca sürücü, araç sahibi veya işletene karşı açılan bir trafik kazası davası bu kurala tabidir.
Sigorta şirketi davalıysa
Dava, gerçek kişilerle birlikte karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan şirkete karşı da açılmışsa sonuç değişir. Sigorta şirketi poliçe nedeniyle sorumlu tutulmuş olur ve zorunlu sigortalar TTK m.1483 ve devamında düzenlendiğinden, TTK m.4/1-(a) ve m.5 gereği uyuşmazlık mutlak ticari dava niteliğindedir; asliye ticaret mahkemesi görevlidir. TTK m.5 uyarınca asliye ticaret mahkemeleri, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Aynı davada iki farklı görevli varsa
Uygulamada en çok karışıklık yaratan durum budur. Bir kısım davalı bakımından genel mahkeme, diğerleri bakımından özel (ihtisas) mahkeme görevliyse; uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden biri hakkında verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendiriyorsa, dava ihtisas mahkemesinde görülür. Yani sürücü ile sigortacı birlikte dava edilmişse dosya asliye ticaret mahkemesine gider.
Pratik sonuç
Davalı listesini belirlerken görev sonucunu da hesaba katmak gerekir. Sigortacıyı davalı göstermek, dosyayı ticaret mahkemesine taşır; bu, dava öncesi şartlar bakımından da farklılık doğurabilir.
Özel görevli mahkemeler haritası
Uyuşmazlığın niteliği, asliye hukuk kuralını tümüyle devre dışı bırakabilir. Dört başlık pratikte belirleyicidir.
İş mahkemesi
Zarar bir iş kazası veya meslek hastalığından doğuyor ve işverenin sorumluluğu tartışılıyorsa iş mahkemesi görevlidir. Trafik kazası aynı zamanda iş kazası niteliğindeyse ve işveren de sorumlular arasındaysa, üçüncü kişilerin ve sigortacıların da birlikte sorumlu olduğu bu davalarda görevli mahkeme iş mahkemesidir.
Aile mahkemesi
Küçüğün üçüncü kişiye verdiği zarardan ev başkanının sorumluluğuna dayanan davalar, TMK m.369’a dayandığı ve aile hukukundan doğduğu için aile mahkemesinde görülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Bu, doğrudan asliye hukukta açıldığında görevsizlikle sonuçlanan tipik bir dosya türüdür.
Tüketici mahkemesi
Uyuşmazlık bir tüketici işleminden doğuyorsa tüketici mahkemesi görevlidir; parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda ise tüketici hakem heyetine başvurulur. Sigorta ettiren ile sigortacı arasındaki poliçe ilişkisinin tüketici işlemi kapsamında kalıp kalmaması, görevin tayininde belirleyici olabilir.
İdari yargı
Zarar, kamu idaresinin işlem veya eyleminden doğuyorsa uyuşmazlık idari yargıya aittir ve tam yargı davası açılır. Belediyenin bakım yükümlülüğünü ihlali gibi hâllerde bu ayrım gözden kaçırılırsa, adli yargıda açılan dava yargı yolu bakımından reddedilir.
Yetki: birden çok seçenek, seçim hakkı davacıda
Görev kamu düzenindendir; yetki ise çoğu hâlde kesin değildir ve davacıya seçim hakkı tanır.
Genel ve özel yetki kuralları
Genel kural HMK m.6’dır: davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Buna ek olarak HMK m.16, haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesini de yetkili kılar. Sözleşmeye dayalı taleplerde HMK m.10 uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir.
Birden çok davalı
HMK m.7/1’e göre davalı birden fazlaysa dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir; ancak kanunda davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse davaya o yer mahkemesinde bakılır. HMK m.7/2 bir sınır çizer: davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı anlaşılırsa, mahkeme o davalının itirazı üzerine onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.
Trafik kazalarına özgü yetki
KTK m.110 ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının C.7 maddesi ek imkân tanır: motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin ya da sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir.
Seçim hakkının sınırı
Birden çok yetkili mahkeme varsa seçim hakkı davacıdadır; ancak yetkisiz bir mahkemede dava açılırsa seçim hakkı davalılara geçer. Kesin yetki kuralı bulunmayan hâllerde hâkim kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez; yetki itirazının davalı tarafından süresinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki sözleşmesiyle yetkili mahkemenin belirlenmesi kural olarak tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında mümkündür.
Dava öncesi şartlar ve yanlış mahkemenin bedeli
Doğru mahkemeyi bulmak yetmez; o mahkemeye gitmeden önce tamamlanması gereken adımlar da vardır.
Trafik kazalarında sigortaya başvuru
KTK m.97 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması gerekir; bu bir dava şartıdır ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Kuruluş 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya cevap talebi karşılamıyorsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir.
Arabuluculuk tartışması
Uyuşmazlık asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğinde, TTK m.5/A’daki dava şartı arabuluculuğun trafik kazası tazminatlarına uygulanıp uygulanmayacağı öğretide ve uygulamada tartışmalıdır. Bu belirsizlikten etkilenmemenin pratik yolu, teminat kapsamındaki talepler bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu yolunu değerlendirmektir; tahkimde böyle bir ön şart aranmaz.
Görevsizlik ve yetkisizlik kararının sonucu
Yanlış mahkemede açılan dava kendiliğinden düşmez, ancak zaman kaybettirir. Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, kanunda öngörülen süre içinde görevli ya da yetkili mahkemeye başvurulmazsa dava açılmamış sayılır. Bu ihtimalde zamanaşımı bakımından ciddi risk doğabileceğinden, karar tebliğ edildiği anda süre takibine başlanmalıdır.
Dilekçe kurgusu
Dava dilekçesinde görevli ve yetkili mahkeme açıkça gösterilmeli, birden çok yetki seçeneği varsa hangisine dayanıldığı belirtilmelidir. Birden çok davalı varsa her biri için dayanılan sorumluluk sebebi ayrı ayrı yazılmalı ve tazminatın müteselsilen tahsili talep edilmelidir.
Tek bakışta: görev davalıya, yetki davacıya bağlı
Tazminat davasında iki ayrı soru var: hangi tür mahkeme (görev) ve hangi yerdeki mahkeme (yetki). Görev kamu düzenindendir, re’sen gözetilir; yetkide ise seçim hakkı davacıdadır.
| Dava türü | Görevli mahkeme | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel kural | Asliye hukuk mahkemesi | HMK m.2 |
| Trafik kazasında sürücü, işleten ve teşebbüs sahibine karşı | Asliye hukuk — haksız fiil ticari iş sayılmaz, taraflar tacir olsa dahi | HMK m.2 · KTK m.85 |
| Tüketici işlemi (satıcı, sağlayıcı, banka, özel hastane) | Tüketici mahkemesi; parasal sınır altında Tüketici Hakem Heyeti | 6502 s.K. m.68 · m.73 |
| İş kazası ve meslek hastalığı | İş mahkemesi | 7036 s.K. |
| Kamu hastanesi / idarenin hizmet kusuru | İdare mahkemesi — tam yargı davası | İYUK |
| Ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıklar | Asliye ticaret; yoksa asliye hukuk (ticaret mahkemesi sıfatıyla) | TTK m.4 · m.5 |
| Kişilik hakkı ihlali | Asliye hukuk | TMK m.25 |
Önemli çelişki: ZMSS sigortacısına karşı açılan tazminat davasında görevli mahkeme konusunda yargı kararları ve öğreti ayrışmaktadır. Bir görüş, zorunlu trafik sigortasında özel yasanın KTK olduğunu ve davanın ticari nitelik taşımadığını, dolayısıyla asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu savunur. Diğer görüş ise TTK m.4/1-a ve m.5 uyarınca bunun mutlak ticari dava sayılacağını ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu kabul eder. Uygulamada sürücü/işleten ile sigortacıya birlikte açılan davada mahkemenin tefrik (ayırma) kararı verdiği görülmektedir. Somut dosyada güncel içtihat kontrol edilmelidir.
| Yetki kuralı | İçeriği | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel yetki | Davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri | HMK m.6 |
| Birden çok davalı | Davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde hepsine birlikte dava açılabilir | HMK m.7 |
| Haksız fiilde ek seçenekler | Fiilin işlendiği yer · zararın meydana geldiği yer · zarar görenin yerleşim yeri | HMK m.16 |
| Sigorta sözleşmesinden doğan davalarda | Sigorta ettirenin, sigortalının veya lehdarın yerleşim yeri de yetkilidir | TTK m.1483 |
| Seçim hakkı | Birden çok yetkili mahkeme varsa seçim davacıya aittir; kesin yetki kuralı yoksa itiraz kabul edilmez | HMK m.6 vd. |
| Yetki itirazı | Süresinde (ilk itiraz olarak) ileri sürülmezse yetki kesinleşir | HMK m.116 · m.117 |
| Dava öncesi şart | Hangi davada? | Sonucu |
|---|---|---|
| Sigortacıya yazılı başvuru | Trafik kazası tazminatı | Dava şartı — atlanırsa usulden ret (KTK m.97, HMK m.115) |
| Arabuluculuk | Ticari davalar ve iş uyuşmazlıkları | Dava şartı — arabulucuya başvurulmadan dava açılamaz |
| Tüketici Hakem Heyeti | Parasal sınırın altındaki tüketici uyuşmazlıkları | Zorunlu başvuru yolu |
| Yanlış mahkemede dava açılırsa | — | Görevsizlik/yetkisizlik kararı verilir; kesinleşmeden itibaren iki hafta içinde başvurulmazsa dava açılmamış sayılır (HMK m.20) |
| Zaman kaybı | — | Zamanaşımı dava tarihinde kesilir, ancak süreç aylarca uzar |
Sıkça Sorulan Sorular
Tazminat davası hangi mahkemede açılır?
Haksız fiilden doğan tazminat davalarında kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Ancak davalılar arasında sigorta şirketi varsa, zorunlu sigortalar TTK m.1483 vd.’de düzenlendiğinden TTK m.4/1-(a) ve m.5 gereği asliye ticaret mahkemesi görevli olur.
Sürücü ile sigortayı birlikte dava edersem hangi mahkeme?
Asliye ticaret mahkemesi. Bir kısım davalı için genel, diğerleri için ihtisas mahkemesi görevliyse ve uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıp zarar tek ise, dava ihtisas mahkemesinde görülür.
İş kazasından doğan tazminat davası nerede açılır?
İş mahkemesinde. Trafik kazası aynı zamanda iş kazası niteliğindeyse ve işveren de sorumlular arasındaysa, üçüncü kişilerin ve sigortacıların birlikte sorumlu olduğu bu davalarda da görevli mahkeme iş mahkemesidir.
Çocuğun verdiği zarar için nereye başvurmalıyım?
Aile mahkemesine. Ev başkanının sorumluluğuna dayanan davalar TMK m.369’a dayandığı ve aile hukukundan doğduğu için aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.
Davayı nerede açabilirim?
HMK m.6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesinde; HMK m.16 uyarınca haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde. Birden çok davalı varsa HMK m.7/1 uyarınca birinin yerleşim yerinde de açılabilir.
Trafik kazasında ayrıca hangi yer mahkemesi yetkili?
KTK m.110 ve ZMSS Genel Şartlarının C.7 maddesi uyarınca sigortacının merkez veya şubesinin ya da sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden biri ile kazanın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir.
Yetkisiz mahkemede dava açarsam ne olur?
Seçim hakkı davalılara geçer. Kesin yetki kuralı bulunmayan hâllerde hâkim kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez; yetki itirazının davalı tarafından süresinde ileri sürülmesi gerekir.
Görevsizlik kararı verilirse davam düşer mi?
Kendiliğinden düşmez. Ancak kanunda öngörülen süre içinde görevli mahkemeye başvurulmazsa dava açılmamış sayılır. Bu ihtimalde zamanaşımı riski doğabileceğinden karar tebliğ edilir edilmez süre takibine başlanmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Tazminat Davaları (Ana Kategori)
- Tazminat Davalarında Zamanaşımı: Süreyi KaçırmayınSüre yönetimi
- Trafik Kazasında Tazminat İçin Doğrudan Dava Açabilir miyim?Dava şartı
- Küçüğün Verdiği Zararda Ana-Babanın (Ev Başkanının) SorumluluğuAile mahkemesi görevi
- Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru: Süreç ve Bağlayıcılık
- “Zararıma Birden Çok Kişi Sebep Oldu” – Hepsinden mi, Birinden mi İsterim?
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinMevzuat Çerçevesi: Hangi Hüküm, Hangi Talep?
Tazminat talebinin dayanağı, olayın niteliğine göre değişir. Yanlış hukuki sebep seçimi zamanaşımı, ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler bakımından farklı sonuçlar doğurur.
| Hüküm | Neyi düzenler | Zamanaşımı |
|---|---|---|
| TBK m. 49 | Haksız fiil — genel sorumluluk | 2 yıl / 10 yıl; suç oluşturuyorsa uzamış süre |
| TBK m. 49/2 | Ahlaka aykırı fiil | Zarar verme kastı aranır |
| TBK m. 51, 52 | Tazminatın belirlenmesi ve indirim | — |
| TBK m. 53, 54 | Ölüm ve bedensel zarar kalemleri | — |
| TBK m. 55 | Belirlenme esasları | 7589 s.K. ile faiz ve mahsup eklendi |
| TBK m. 56, 58 | Manevi tazminat; kişilik hakkı ihlali | — |
| TBK m. 66 | Adam çalıştıranın sorumluluğu | Kusursuz sorumluluk |
| TBK m. 67 | Hayvan bulunduranın sorumluluğu | Kusursuz sorumluluk; kurtuluş kanıtı |
| TBK m. 112 vd. | Sözleşmeye aykırılık | Kural olarak 10 yıl |
| TBK m. 125 | Borçlu temerrüdünde seçimlik haklar | Müspet / menfi zarar ayrımı |
| TMK m. 24, 25 | Kişilik haklarının korunması | — |
Hukuki sebep seçimi neden belirleyici?
Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturabilir. Sözleşmeye dayanmak zamanaşımı bakımından çoğu zaman avantajlıdır; buna karşılık ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler farklılaşır. Sözleşme ilişkilerinde ayrıca müspet ve menfi zarar ayrımı yapılır ve seçimlik hakkın kullanımı hangi zararın isteneceğini belirler.
Ayrıntı: Müspet ve menfi zarar ayrımı (TBK m. 125) · Haksız fiilde maddi ve manevi tazminatın esasları
Kusur Sorumluluğu ile Kusursuz Sorumluluk
| Sorumluluk türü | Kusur aranır mı? | Tartışma neyin üzerinden yürür |
|---|---|---|
| Haksız fiil (TBK m. 49) | Evet | Kusur, zarar, illiyet bağı |
| Adam çalıştıran (TBK m. 66) | Hayır | Kurtuluş kanıtı |
| Hayvan bulunduran (TBK m. 67) | Hayır | Gerekli özenin gösterildiği ispatı |
| Yapı maliki | Hayır | Yapıdaki bozukluk ve bakım eksikliği |
| Araç işleteni (KTK m. 85) | Hayır | Tehlike sorumluluğu; kurtuluş kanıtı |
Kusursuz sorumluluk hâllerinde zarar görenin ispat yükü belirgin biçimde hafifler; tartışma kusur üzerinden değil illiyet bağı ve kurtuluş kanıtı üzerinden yürür.
Görev, Yetki ve Süreler
| Davalı | Görevli mahkeme |
|---|---|
| Gerçek kişi veya adi ortaklık | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Sigorta şirketi | Asliye Ticaret Mahkemesi |
| İşveren (iş kazası) | İş Mahkemesi |
| Sağlık kuruluşu — özel | Asliye Hukuk veya Ticaret; kuruluşun niteliğine göre |
| Kamu hastanesi ve idare | İdare Mahkemesi — tam yargı davası |
| Eşler arası (boşanma kaynaklı) | Aile Mahkemesi |
Talebin birden fazla muhataba yöneltileceği hâllerde tek dilekçede birleştirme görevsizlik kararına yol açabilir. Muhataplar farklı mahkemelerin görev alanına giriyorsa davalar ayrı açılmalıdır.
📘 Görev ve yetki bakımından: Görevli mahkeme davalının sıfatına göre belirlenir; yetki ise haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve davalının yerleşim yeri arasında seçimlik olabilir. Farklı mahkemelerin görev alanına giren talepler tek dilekçede birleştirilemez; birleştirme görevsizlik kararına yol açar.
Hesap Yöntemi ve Faiz: 2026 Çerçevesi
Bedensel zarar ve ölüm tazminatlarında hesap, birbirini çarpan değişkenlerle yapılır. Gelecekteki zararın bugünkü değere indirgenmesinde uygulanan yöntem, uzun süreli dosyalarda sonucu belirgin biçimde etkiler.
| Aşama | Uygulanan yöntem |
|---|---|
| Bilinen (işlemiş) dönem | Gerçek veriler; iskonto uygulanmaz |
| Bilinmeyen (işleyecek) dönem | Yerleşik uygulamada progresif rant yöntemi |
| Aktif dönem | İspatlanan gerçek gelir |
| Pasif dönem | Net asgari ücret |
| Bakiye ömür | Güncel TRH-2010 yaşam tablosu |
Anayasa Mahkemesi’nin E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı ve 17.07.2020 tarihli kararı ile genel şartlara atıf yapan hükümler iptal edildiğinden, hesap genel şartlar ekindeki cetvellere göre değil Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümlerine göre yapılır.
7589 sayılı Kanun ile gelen faiz düzenlemesi
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle iki değişiklik olmuştur. Oran bakımından yasal faiz, TCMB reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmiş ve hesap dönemsel hâle gelmiştir. Başlangıç bakımından ise bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz, bilinen dönem için olay tarihinden, bilinemeyen dönem için karar tarihinden işletilir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir.
Hâkimin Takdir Yetkisi ve Denetimi
Tazminatın belirlenmesinde hâkime takdir yetkisi tanınmıştır; ancak bu yetki denetimden muaf değildir.
- Gerekçe zorunluluğu. Takdirin hangi olgulara dayandığı kararda gösterilmelidir.
- Bilirkişi raporundan ayrılma. Hâkim raporla bağlı değildir; ancak denetime elverişli bir rapordan ayrılmak için gerekçe göstermesi gerekir.
- İndirim oranı. Müterafik kusur ve hakkaniyet indirimlerinde oranın gerekçelendirilmesi aranır; aşırı indirim bozma sebebidir.
- Talep sınırı. Talep edilmeyen kaleme ve faize hükmedilemez.
Pratik sonuç: rapora itiraz ederken “tutar düşük” demek zayıf kalır. Güçlü itiraz, raporun hangi olgudan hangi sonuca vardığını göstermediğini, yani denetime elverişli olmadığını ortaya koymaktır.
Talep Kurgusunda Altı Kontrol
- Hukuki sebebi belirleyin. Haksız fiil mi, sözleşmeye aykırılık mı? Zamanaşımı ve ispat yükü buna bağlıdır.
- Sorumluluk türünü tespit edin. Kusursuz sorumluluk hâli varsa kusur ispatına gerek kalmaz.
- Muhatapları ve görevli mahkemeyi ayrıştırın. Farklı mahkemelerin görev alanına giren talepler tek dilekçede birleştirilemez.
- Kalemleri tek tek sayın. Sayılmayan kalem hesaba girmez.
- Faizi dönem ayrımıyla ve dönemsel oranla talep edin. Talep edilmeyen faize hükmedilmez.
- Talep artırım hakkını saklı tutun. 31 Temmuz 2026’dan itibaren belirsiz alacak davası yoluna gidilemediğinden kısmi dava kurgusu kullanılır; HMK m. 109/4 uyarınca artırım bir defaya mahsustur.
Talebinizin hukuki dayanağını birlikte belirleyelim. İlk görüşme ücretsizdir.
Bu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.
Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
İlgili Rehberler
- Trafik kazası tazminat süreci: kazadan ödemeye adım adım
- Maddi tazminat kalemleri (TBK m. 53-54)
- Faiz başlangıcı ve oransal mahsup: TBK m. 55
- Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
- Tazminat davalarında zamanaşımı: hangi talep, hangi süre?
- Destekten yoksun kalmada gelirin ispatı
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK m. 107
- Manevi tazminat: kim, ne kadar isteyebilir?


