Trafik Kazasında Maluliyet Raporuna İtiraz: Hangi Yönetmelik, Hangi Hastane? (2026)
31 Ağustos 2026

Trafik Kazasında Maluliyet Raporuna İtiraz: Hangi Yönetmelik, Hangi Hastane? (2026)

Ağır yaralamalı trafik kazası dosyalarında tazminatın büyüklüğünü belirleyen tek sayı maluliyet oranıdır. Bu oran yanlış bir yönetmeliğe göre belirlenmişse, hesabın geri kalanı ne kadar doğru olursa olsun sonuç yanlış çıkar. Bu rehber, raporun hangi kurala göre düzenlenmesi gerektiğini ve nasıl itiraz edileceğini anlatır.

⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:

Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.

Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi

Maluliyet raporunuz doğru yönetmeliğe göre mi düzenlendi? Ücretsiz kontrol edelim.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

Belirleyici Olan Kaza Tarihidir

Maluliyet oranı, sübjektif bir değerlendirmeyle değil, yürürlükteki bir yönetmeliğin objektif cetvellerine göre belirlenir. Buradaki kritik kural şudur: uygulanacak yönetmelik, raporun düzenlendiği tarihe göre değil, kazanın gerçekleştiği tarihe göre saptanır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre maluliyet tespitinde haksız fiilin gerçekleştiği, yani kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik esas alınmalıdır. Kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan bir yönetmeliğe göre maluliyet hesabı yapılması usul ve yasaya aykırılık oluşturur ve bozma sebebidir.

Kaza Tarihine Göre Uygulanacak Düzenleme

Kaza tarihiUygulanacak düzenleme
11.10.2008 öncesiSosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü
11.10.2008 – 01.09.2013Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği
01.09.2013 – 01.06.2015Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği
01.06.2015 – 20.02.2019Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik
20.02.2019 sonrasıErişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik

Bu tablo, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2021/15425 E., 2022/9267 K. sayılı ilamı başta olmak üzere yerleşik kararlarda tekrarlanan sıralamadır. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve kendisinden önceki yönetmeliği yürürlükten kaldırmıştır.

Çocuklar bakımından ise Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) hükümleri uygulanır.

İlk yapılacak kontrol

Elinizdeki raporu açın ve iki tarihe bakın: kaza tarihi ve raporda hangi yönetmeliğin esas alındığı. Bu ikisi yukarıdaki tabloyla uyuşmuyorsa, raporun sonucu tartışmalıdır ve itirazın en güçlü dayanağı buradadır. Bu kontrol, tıbbi bilgi gerektirmez; yalnızca iki satır okumakla yapılır.

Anayasa Mahkemesi Kararı: Genel Şartlar Devri Bitti

Maluliyet ve tazminat hesabı bakımından son yılların en önemli gelişmesi bir Anayasa Mahkemesi kararıdır.

Anayasa Mahkemesi, E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı ve 17.07.2020 tarihli kararıyla, Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresini ve 92. maddesinin (i) bendini iptal etmiştir. İptal gerekçesi, zorunlu mali sorumluluk sigortasından doğan tazminatların yasal statüde bulunmayan ve idarece her zaman değiştirilebilen genel şartlara göre belirlenmesinin kanunilik ilkesine aykırı olmasıdır.

Karardan önce sigorta şirketleri tazminatı ve maluliyet değerlendirmesini kendi genel şartları ile eklerindeki cetvellere göre yaptırabiliyordu. İptalden sonra hesabın, herhangi bir şart, formülasyon ve sınırlamaya bağlı kalmaksızın Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümlerine göre yapılması gerekmektedir.

Bunun somut bir sonucu daha vardır: genel şartlar ekindeki cetvellerle getirilen teknik faiz uygulaması da bu cetvellere dayandığından artık uygulanamaz. Hesabın teknik faiz uygulanmadan yapılması gerekir.

İptal edilmeyen kısım

Dürüst olmak gerekirse tablo tümüyle tek yönlü değildir. Anayasa Mahkemesi, KTK’nın 99. maddesindeki “genel şartlarla belirlenen belgeler” ibaresini iptal etmemiştir ve bu hüküm yürürlüktedir. Yani teminatın kapsamını ve şartlarını belirleme yetkisi genel şartlara bırakılamaz; ancak başvuru sırasında hangi belgelerin sunulacağını belirleme yetkisi genel şartlarda kalmaya devam eder. Maluliyet raporu da sigorta şirketine başvuru sırasında sunulması gereken belgeler arasında sayılmaktadır.

Maluliyet raporunuz doğru yönetmeliğe göre mi düzenlendi? Ücretsiz kontrol edelim.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

Raporu Kim Düzenler?

Maluliyet raporu her hastaneden alınamaz. Yetkili merciler ve bunların ispat gücü farklıdır.

MerciNiteliğiUygulamadaki ağırlığı
Sağlık Bakanlığı’nca yetkilendirilmiş tam teşekküllü hastane sağlık kuruluYönetmelik kapsamında rapor düzenlemeye yetkiliBaşvuru aşaması için yeterli
Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları2547 sayılı Kanun çerçevesinde bilirkişi incelemesi yetkisiTeknik gerekçelendirme bakımından yüksek ispat gücü
Adli Tıp Kurumu İhtisas KuruluBedensel zarar ve maluliyet tespitiyle görevli merkezi kurulUyuşmazlıkta başvurulan üst merci
Adli Tıp Şube MüdürlükleriMahkeme sevkiyle fiziksel muayeneYerel inceleme birimi

Hukuki uyuşmazlıklarda üniversitelerin adli tıp kürsülerinden alınan raporlar, teknik gerekçelendirme açısından daha güçlü kabul edilmektedir. Yargıtay içtihatları doğrultusunda bu raporların denetime elverişli, bilimsel verilere dayalı olması ve kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağını şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya koyması gerekir.

Rapor Ne Zaman Alınmalı?

Erken alınan rapor, düşük çıkan rapordur. Maluliyet ancak iyileşme süreci tamamlanıp kalıcı durum netleştikten sonra ölçülebilir. Tedavisi süren, ameliyat bekleyen veya fizik tedavisi devam eden bir hastada alınan rapor, nihai tabloyu yansıtmaz.

Bu, uygulamada sıkça karşılaşılan bir kayıp kaynağıdır: sigorta şirketi erken aşamada rapor alınmasını teşvik eder, düşük oran çıkar ve ödeme buna göre yapılır. Kalıcı durum sonradan ağırlaştığında ise dosya kapanmış görünür.

Bir noktayı da eklemek gerekir: kişinin ağır malul sayılmadığı durumlarda da tazminat doğar. Kaza sonucunda düşük oranlı bir sürekli sakatlık kalmışsa, bu oran üzerinden tazminat hesaplanır.

İtirazın Dayanakları

Maluliyet raporuna itiraz, “oran düşük geldi” demekle olmaz. İtirazın somut ve teknik bir dayanağa oturması gerekir. Uygulamada kabul gören başlıca itiraz sebepleri şunlardır:

İtiraz sebebiNasıl gösterilir
Yanlış yönetmelik uygulanmışKaza tarihi ile raporda esas alınan yönetmeliğin karşılaştırılması
Rapor genel şartlar ekindeki cetvellere göre düzenlenmişAnayasa Mahkemesi iptal kararına dayanma
Rapor erken alınmışSonraki tedavi, ameliyat ve kontrol belgeleri
Bazı arazlar değerlendirilmemişEksik kalan branş muayenelerinin gösterilmesi
İlliyet bağı kurulmamışKaza öncesi ve sonrası tıbbi kayıtların karşılaştırılması
Rapor denetime elverişli değilHangi cetvel maddesinden hangi oranın verildiğinin gösterilmemiş olması
Birden fazla araz hatalı birleştirilmişBirleşik oran hesabının yönetmelik yöntemiyle karşılaştırılması

Son maddeye dikkat edilmelidir. Birden fazla arazın bulunduğu dosyalarda oranlar toplanmaz; yönetmelikte öngörülen birleştirme yöntemiyle hesaplanır. Bu hesabın hatalı yapılması, tek başına raporu sakatlar ve sık rastlanan bir hatadır.

Maluliyet Dışındaki Kalemleri Unutmayın

Ağır yaralamalı dosyalarda tazminat yalnızca sürekli iş göremezlikten ibaret değildir. Rapor düzenlenirken bu kalemlerin de değerlendirilmesi istenmelidir; aksi hâlde sonradan geri dönmek zorlaşır.

  • Geçici iş göremezlik süresi. İyileşme sürecinde çalışılamayan dönem. Raporda ay olarak belirtilmesi gerekir.
  • Bakıcı ihtiyacı. Başkasının bakımına muhtaç kalınan süre ve derecesi. Ayrı bir tazminat kalemidir.
  • Tedavi giderleri. Yapılan ve yapılacak tedavi masrafları.
  • Kazanç kaybı. Maluliyet oranıyla bağlantılı olarak gelecekteki gelir azalması.
  • Manevi tazminat. Bu kalem zorunlu trafik sigortası kapsamında değildir; kusurlu sürücü ve işletene yöneltilir.

Rapor talebinde yalnızca “maluliyet oranı belirlensin” denmesi, geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacı kalemlerinin raporda hiç yer almamasına yol açar. Talep baştan geniş yazılmalıdır.

Rapor Süreci Nasıl İşler?

Maluliyet raporu tek bir muayeneyle çıkmaz. Süreç, arazın bulunduğu her branşın ayrı ayrı değerlendirilmesini ve sonuçların bir kurulda birleştirilmesini gerektirir.

Başvuru ve sevk. Yetkili hastaneye başvurulur; kazaya ilişkin tıbbi kayıtlar ve epikrizler dosyaya eklenir. Yargılama aşamasında ise sevk mahkeme veya hakem heyeti tarafından yapılır.

Branş muayeneleri. Ortopedi, nöroloji, göz, kulak burun boğaz, psikiyatri gibi arazın ilgilendirdiği her branşta ayrı muayene yapılır ve ayrı rapor düzenlenir. Bu aşamada atlanan bir branş, nihai orandan doğrudan düşer.

Sağlık kurulu. Tüm branş raporları toplandıktan sonra hastanenin sağlık kurulu toplanır ve dosyayı inceler. Kurul, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğin cetvellerini esas alarak nihai oranı belirler.

Adli tıp incelemesi. Uyuşmazlık hâlinde dosya, adli tıp bilirkişi incelemesine gönderilir. Buradan çıkan rapor, aktüer bilirkişi hesabında esas alınır.

Zincirin en zayıf halkası

Sürecin en kırılgan noktası branş muayeneleri aşamasıdır. Kazazede genellikle en belirgin arazını — örneğin bir kırığı — takip ettirir; buna eşlik eden baş travması, işitme kaybı veya travma sonrası psikiyatrik tablo gözden kaçar. Bu arazlar için hiç muayene yapılmadığında sağlık kurulunun önüne gelmezler ve nihai orana hiç girmezler.

Bu nedenle rapor sürecine girmeden önce, kaza sonrası tüm tıbbi kayıtların çıkarılıp hangi sistemlerin etkilendiğinin listelenmesi gerekir. Sonradan “bu da vardı” demek, yeni bir rapor süreci anlamına gelir.

Hazırlanması Gereken Belgeler

Belgeİşlevi
Kaza tespit tutanağıKaza tarihi — uygulanacak yönetmeliği belirler
İlk müdahale ve acil servis kayıtlarıKaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı
Epikriz ve ameliyat notlarıArazın niteliği ve seyri
Radyolojik görüntülerObjektif bulgu
İstirahat raporlarıGeçici iş göremezlik süresi
Fizik tedavi kayıtlarıİyileşmenin tamamlanıp tamamlanmadığı
Kaza öncesi sağlık kayıtlarıÖnceden var olan rahatsızlıkların ayrıştırılması
Ceza dosyası kusur raporuKusur oranı — tazminattan indirim

Yedinci satır özellikle önemlidir. Karşı tarafın en sık kullandığı savunma, arazın kazadan değil önceden var olan bir rahatsızlıktan kaynaklandığıdır. Kaza öncesi sağlık kayıtlarının dosyaya konulması bu savunmayı baştan karşılar.

Sigorta Şirketinin Tipik Savunmaları

SavunmaKarşı argüman
“Genel şartlar ekindeki cetvele göre oran şu”Anayasa Mahkemesi E. 2019/40, K. 2020/40 kararı ile bu dayanak ortadan kalkmıştır
“Bizim anlaşmalı hastanemizden rapor alın”Rapor, yönetmelik kapsamında yetkili kurullardan alınır; şirketin yönlendirmesi bağlayıcı değildir
“Araz kazadan önce de vardı”Kaza öncesi sağlık kayıtları ile illiyet bağının gösterilmesi
“Rapor tarihindeki yönetmelik uygulandı”Belirleyici olan kaza tarihidir; yerleşik içtihat bu yöndedir
“Maluliyet oranı düşük, tazminat doğmaz”Düşük oranlı sürekli sakatlıkta da tazminat hesaplanır
“Teknik faiz uygulandı”Teknik faiz genel şartlar cetvelleriyle getirildiğinden iptal sonrası uygulanamaz

İki Somut Senaryo

Senaryo 1 — 2021 tarihli kaza, rapor eski yönetmeliğe göre düzenlenmiş. Kaza 20.02.2019 sonrasında meydana geldiğinden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uygulanmalıydı. Rapor bir önceki yönetmeliğe göre düzenlenmişse, oranın kendisi tartışılmadan önce raporun dayanağı sakattır. İtiraz burada kurulur ve yeniden rapor alınması istenir.

Senaryo 2 — Kaza 2017, rapor 2022’de alınmış. Burada sık yapılan hata, rapor tarihindeki yönetmeliğin uygulanmasıdır. Oysa kaza 01.06.2015 – 20.02.2019 aralığında olduğundan, o dönemde yürürlükte olan yönetmelik esas alınmalıdır. Rapor 2022’de düzenlenmiş olsa da dayanağı kaza tarihindeki mevzuattır. Bu ayrım, eski kaza dosyalarında düzenli olarak gözden kaçar.

İki senaryonun ortak yanı şudur: itiraz, tıbbi bir tartışma olarak değil, hukuki dayanak tartışması olarak kurulduğunda çok daha güçlüdür. Oranın yüksek olması gerektiğini savunmak bilirkişi karşısında zordur; raporun yanlış mevzuata dayandığını göstermek ise belgeyle yapılır.

Maluliyet Oranı Tazminata Nasıl Dönüşür?

Oran tek başına bir tutar değildir; hesabın çarpanıdır. Sürekli iş göremezlik tazminatı, zarar görenin geliri, maluliyet oranı, bakiye ömür ve peşin değer indirimi birlikte değerlendirilerek bulunur.

Buradan iki sonuç çıkar. Birincisi, oranda yapılacak küçük bir düzeltme sonuçta büyük bir fark yaratır; çünkü oran, gelirin tamamıyla ve kalan ömrün tamamıyla çarpılır. İkincisi, oran doğru olsa bile gelir düşük alınmışsa sonuç yine düşük çıkar. Bu nedenle rapora itiraz ile aktüer hesabına itiraz ayrı ayrı yürütülmelidir; biri diğerinin yerine geçmez.

Ölüm hâlindeki destekten yoksun kalma hesabıyla karşılaştırıldığında yapı aynıdır: orada destek payı basamağı vardır, burada maluliyet oranı basamağı. Diğer üç değişken — gelir, bakiye ömür, peşin değer — her iki hesapta da ortaktır.

Ölüm ile Yaralanma Dosyaları Arasındaki Fark

İki dosya tipi aynı mevzuat çerçevesinde yürür ama pratikte ayrışır. Ölümlü dosyada tartışma çoğunlukla gelir ve destek payı üzerinedir; tıbbi bir tartışma yoktur. Yaralamalı dosyada ise tartışmanın merkezi tıbbidir ve bu, süreci hem uzatır hem de teknik uzmanlık gerektirir.

Bir başka fark taraf sıfatındadır: ölümlü dosyada talepler birden fazla hak sahibine dağılır, yaralamalı dosyada ise zarar gören kişinin kendisi taraftır. Bu, yaralamalı dosyayı usul bakımından basitleştirir; ancak maluliyet tartışması nedeniyle esas bakımından ağırlaştırır.

Ne Zaman Avukata Danışılmalı?

Rapor alınmadan önce. Sürecin en kritik kararları rapor aşamasında verilir: hangi branşlarda muayene isteneceği, raporun ne zaman alınacağı, hangi yönetmeliğin esas alınacağı ve geçici iş göremezlik ile bakıcı ihtiyacının talebe dahil edilip edilmeyeceği.

Rapor çıktıktan sonra bu kararların çoğu geri alınamaz hâle gelir; eksik kalan her kalem yeni bir rapor süreci gerektirir. Elde bir rapor varsa da kapı kapanmış değildir — ancak itirazın belge üzerinden ve teknik dayanakla kurulması gerekir.

Sık Yapılan Altı Hata

  1. Raporu erken almak. İyileşme tamamlanmadan alınan rapor, kalıcı tabloyu yansıtmaz ve düşük oran doğurur. Sigorta şirketinin erken rapor teşviki bu sonucu hedefler.
  2. Tek branşta muayene olmak. En belirgin araz takip edilirken baş travması, işitme kaybı veya travma sonrası psikiyatrik tablo gözden kaçar; kurul önüne hiç gelmez.
  3. Yönetmelik kontrolünü atlamak. Raporda hangi mevzuatın esas alındığına bakılmadan tıbbi tartışmaya girmek, en güçlü itiraz sebebini kullanmadan bırakmaktır.
  4. Sadece maluliyet oranı istemek. Geçici iş göremezlik süresi ve bakıcı ihtiyacı raporda ayrıca belirtilmezse bu kalemler hesaba hiç girmez.
  5. Kaza öncesi sağlık kayıtlarını toplamamak. Karşı tarafın “araz önceden vardı” savunması ancak bu kayıtlarla karşılanır.
  6. Rapor itirazı ile hesap itirazını karıştırmak. Oran doğru olsa bile gelir düşük alınmışsa sonuç düşük çıkar. İki itiraz ayrı ayrı yürütülür.

Bu altı hatanın beşi rapor alınmadan önce önlenebilir; yalnızca sonuncusu rapor sonrasına aittir. Dosyanın kaderi büyük ölçüde rapor aşamasında belirlenir.

Bir yedinci hata daha vardır ve diğerlerinden sinsidir: sigorta şirketinin sunduğu ödeme teklifini, maluliyet raporunun doğruluğu hiç sorgulanmadan kabul etmek. Teklif rakamı yüksek görünse dahi, düşük çıkmış bir orandan hesaplanmışsa gerçek zararın çok altında kalır. Teklifi değerlendirmenin ilk adımı rakama bakmak değil, o rakamın hangi orandan ve hangi yönetmelikten türediğini görmektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Maluliyet raporunda hangi yönetmelik uygulanır?

Kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uygulanır. 20.02.2019 sonrası kazalarda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınır. Belirleyici olan raporun düzenlendiği tarih değil, kazanın tarihidir.

Yanlış yönetmeliğe göre düzenlenmiş rapor ne olur?

Kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan bir yönetmeliğe göre yapılan maluliyet hesabı usul ve yasaya aykırılık oluşturur. Bu, raporun yeniden düzenlenmesini gerektiren bir itiraz sebebidir.

Sigorta şirketinin anlaştığı hastaneden rapor almak zorunda mıyım?

Hayır. Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli kararından sonra tazminat hesabının genel şartlara değil yasal düzenlemelere göre yapılması gerekmektedir. Rapor, yönetmelik kapsamında yetkili sağlık kurullarından veya yargılama aşamasında adli tıp birimlerinden alınır.

Raporu ne zaman almalıyım?

İyileşme süreci tamamlanıp kalıcı durum netleştikten sonra. Tedavi sürerken alınan rapor nihai tabloyu yansıtmaz ve düşük oran çıkmasına yol açar.

Düşük oranlı sakatlıkta tazminat alınır mı?

Alınır. Kişinin ağır malul sayılmadığı, düşük oranlı sürekli sakatlık kaldığı durumlarda da bu oran üzerinden tazminat hesaplanır.

Üniversite hastanesi raporu ile devlet hastanesi raporu arasında fark var mı?

İkisi de yetkili merciler tarafından düzenlenir. Ancak hukuki uyuşmazlıklarda üniversitelerin adli tıp kürsülerinden alınan raporlar, teknik gerekçelendirme bakımından daha yüksek ispat gücüne sahip kabul edilmektedir.

Birden fazla yaralanmam var, oranlar toplanır mı?

Hayır. Birden fazla arazın bulunduğu dosyalarda oranlar toplanmaz; yönetmelikte öngörülen birleştirme yöntemiyle hesaplanır. Bu hesabın hatalı yapılması sık rastlanan bir itiraz sebebidir.

Rapora itiraz süresi var mı?

Yargılama içinde alınan bilirkişi raporlarına itiraz, usul kanunundaki süreler içinde yapılır. Başvuru aşamasındaki raporlar bakımından ise dosyanın bulunduğu aşamaya göre değerlendirme yapılır; süreler kaçırıldığında itiraz hakkı kullanılamaz hâle gelebilir.

İlgili Rehberler

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 90, m. 92, m. 97, m. 99
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (haksız fiil hükümleri)
  • Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20.02.2019, S. 30692)
  • Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER)
  • 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu
  • Anayasa Mahkemesi, E. 2019/40, K. 2020/40, T. 17.07.2020
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2021/15425 E., 2022/9267 K.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Maluliyet değerlendirmesi tıbbi ve hukuki uzmanlık gerektirir; her dosya kendi tıbbi kayıtları üzerinden değerlendirilmelidir.


Post by Av. Fatma Öztürk