Ne yaşandı?
Bir kişi, bir süre önce uğradığı bir zarar (örneğin bir kaza ya da haksız bir eylem) için tazminat isteme hakkı olduğunu bilmekte; ancak “acelesi yok, nasılsa hakkım” düşüncesiyle dava açmayı sürekli ertelemektedir. Zamanla bazı belgeler kaybolur, tanıkların hafızası zayıflar ve süreler işlemeye devam eder.
Olayın üzerinden zaman geçti diye hakkınızdan mı vazgeçiyorsunuz?
Zamanaşımı analizi, uzamış ceza süresi ve kesilme tespitinde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppTazminat hakları sonsuza kadar kullanılabilir değildir; belirli süreler içinde talep edilmezse zamanaşımına uğrar ve karşı taraf bunu ileri sürerse hak istenemez hale gelebilir.
Bu durumda ne yapmalısınız?
- Süreleri ciddiye alın: Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde, kural olarak zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz andan itibaren işleyen ve belirli bir üst sınırı bulunan zamanaşımı süreleri vardır.
- Olay suç oluşturuyorsa farkı bilin: Zarara yol açan eylem aynı zamanda bir suçsa ve ceza kanununda öngörülen zamanaşımı daha uzunsa, tazminat için bu daha uzun süre uygulanabilir.
- Erken başvurun: Süre dolmadan başvurmak hem hakkınızı korur hem de deliller tazeyken daha güçlü bir dosya oluşturmanızı sağlar.
- Belirsizlikte danışın: Hangi sürenin geçerli olduğu olayın türüne göre değişir; tereddüt hâlinde vakit kaybetmeden hukuki görüş alın.
- Belgelerinizi şimdiden toplayın: Raporlar, tutanaklar ve yazışmalar zamanla kaybolabilir; erken arşivlemek lehinizedir.
Haklı olmak yetmez; hakkı zamanında kullanmak gerekir. Tazminat talebinizi ertelemek, en güçlü davayı bile sonuçsuz bırakabilir.
TBK m.72: iki süre birlikte işler
TBK m.72: “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.
Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.“
İki süre farklı anlarda başlar: iki yıllık kısa süre öğrenme anından, on yıllık uzun süre fiil anından işler. Her ikisinin de dolmamış olması gerekir.
Sürelerin ilişkisi önemlidir. Zarar gören, zararı ve tazminat yükümlüsünü on yılın bitimine yakın bir tarihte öğrenmişse, kısa süre iki yıl değil; on yıllık sürenin tamamlanmasında kalan süreyle sınırlıdır. Yani dokuzuncu yılda öğrenen kişinin iki yılı yoktur, bir yılı vardır.
Buna karşılık kesilme her şeyi değiştirir. On yıllık sürenin de kesilmesi mümkündür; on yılın dolmasına az kalmışken iki yıllık süre işlemeye başlamış ve bu arada bir kesme sebebi gerçekleşmişse, yeni bir iki yıllık süre işlemeye başlar.
İkinci fıkra bir güvence sağlar. Zamanaşımına uğrayan alacak tamamen yok olmaz: karşı taraf sizden bir şey isterse, zamanaşımına uğramış tazminat alacağınızı ileri sürerek borcu ifadan kaçınabilirsiniz. Bu, dava açamasanız dahi elinizde kalan bir savunma imkânıdır.
Ceza zamanaşımı: en değerli kurtarıcı
Süresi geçmiş görünen dosyaların çoğu bu hükümle kurtulur ve işleyişi çoğu kaynakta yanlış anlatılır.
Şart tek başına fiilin suç niteliği taşımasıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 26.03.1990 tarihli, 6349-2546 sayılı kararında belirtildiği üzere; uzamış zamanaşımından yararlanabilmek için haksız eylemin suç niteliğini taşıması yeterlidir. Ayrıca eylemi işleyen hakkında ceza davası açılmış ya da mahkûmiyet kararı verilmiş olması gerekmez. Fail bulunamamış ya da ceza davası zamanaşımından düşmüş olsa dahi bu hükümden yararlanılabilir.
Uygulanışı ikiye ayrılır ve bu ayrım kritiktir:
- Ceza zamanaşımı on yıldan az ise — örneğin sekiz yıl — yalnızca iki yıllık kısa süre sekiz yıla çıkar; on yıllık uzun süre aynı kalır.
- Ceza zamanaşımı on yıldan fazla ise — örneğin on beş yıl — her iki süre de on beş yıl olarak dikkate alınır.
Pratik anlamı: basit bir yaralamada kısa süre uzasa da on yıllık tavan korunur; buna karşılık ağır bir suçta on yıllık tavan da yükselir ve çok eski olaylar için dahi dava açılabilir.
Trafik kazalarında özel bir genişleme vardır. Trafik kazalarından doğan manevi tazminat davaları Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca TBK m.72’deki zamanaşımına tabidir ve burada da ceza zamanaşımı uygulanır. Maddi tazminat bakımından ise; genel kuralda ceza zamanaşımı yalnızca faile karşı işlerken, KTK’daki düzenleme uyarınca faille birlikte işletene de uygulanır. Bu, sürücü dışında araç sahibine karşı da uzun süreden yararlanma imkânı verir.
Her tazminat iki yıla tabi değildir
Sayfaların çoğu “tazminatta zamanaşımı iki yıl” der ve bu, dosyaların gereksiz yere terk edilmesine yol açar. Doğru olan, talebin dayanağına bakmaktır.
- Haksız fiile dayanan talepler — iki yıl / on yıl; suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı.
- Sözleşmeye aykırılığa dayanan talepler — kural olarak on yıl. Örneğin iş kazası tazminatı, işverenin işçiyi gözetme borcunun ihlaline dayandığından işverene karşı on yıllık süreye tabidir; buradaki iki yıl yanılgısı ciddi hak kayıplarına yol açmaktadır.
- Rücu talepleri — TBK m.73 uyarınca, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren belirlenen süre.
- Sigortacıya yöneltilen talepler — sigorta sözleşmesine özgü süreler işler; sorumluluk sigortalarında daha uzun süreler gündeme gelir.
Faiz asıl alacağın kaderini paylaşır. Asıl dava ceza zamanaşımına tabiyse faiz alacağı da bundan yararlanır; asıl alacak zamanaşımına uğramışsa faiz de uğrar. Ayrıca asıl alacak ödendiğinde faiz hakkı saklı tutulmamışsa faiz alacağı da sona erer — ödeme alırken bu kaydın konulması ihmal edilmemelidir.
Bedensel zararda özel bir durum vardır. Zararın kapsamı ancak maluliyet sabitlendiğinde belli olabildiğinden, “öğrenme” anının ne zaman gerçekleştiği ayrıca tartışılır. Tedavi süreci devam ederken sürenin işlemeye başlamadığı savunulabilir; ancak bu tartışmaya girmemek için beklemeden dava açmak daha güvenlidir.
Kesilme, def’i ve yapılacaklar
Zamanaşımı def’i hâkim tarafından re’sen dikkate alınmaz. Davalı ileri sürmezse mahkeme kendiliğinden zamanaşımı nedeniyle ret kararı veremez. Bu nedenle süresi tartışmalı bir dosyada dava açmaktan peşinen vazgeçmek doğru değildir; karşı taraf def’i ileri sürmeyebilir.
Zamanaşımını kesen başlıca sebepler:
- Borçlunun borcu ikrar etmesi — özellikle faiz ödemesi, kısmi ödeme, rehin vermesi veya kefil göstermesi. Karşı tarafın yaptığı küçük bir ödeme dahi süreyi sıfırlar.
- Alacaklının dava açması veya def’i ileri sürmesi,
- İcra takibi başlatılması,
- İflas masasına başvurma ve tahkim talebi.
Kesilmeyle yeni bir süre baştan işler. Bu nedenle karşı tarafın borcu kabul ettiğini gösteren her belge — mesaj, e-posta, tutanak, dekont — saklanmalıdır.
Yapılacaklar:
- Talebin dayanağını belirleyin — haksız fiil mi, sözleşme mi? Süre buna göre değişir.
- Fiilin suç oluşturup oluşturmadığını araştırın. Oluşturuyorsa ceza zamanaşımı süresini ve on yıldan az mı çok mu olduğunu tespit edin.
- Öğrenme tarihini belgeleyin — rapor tarihi, bilirkişi raporu, kusur tespiti; iki yıllık süre buradan başlar.
- Kesme sebeplerini arayın — yapılmış kısmi ödeme, borç ikrarı, önceki takip veya dava.
- Tereddüt varsa beklemeyin. Zamanaşımı savunulabilir olsa dahi, dava açmak tek başına süreyi keser ve tartışmayı bitirir.
- Ödeme alırken faiz hakkını saklı tutun.
Son not: zamanaşımı hak düşürücü süre değildir; hak kendiliğinden sona ermez, yalnızca dava yoluyla istenemez hâle gelir. Bu nedenle karşı taraf gönüllü öderse geri isteyemez ve yukarıda belirtildiği üzere borcu ifadan kaçınma imkânı her zaman saklıdır.
Tek bakışta: TBK m.72’de iki süre birlikte işler
Haksız fiil zamanaşımı tek bir süre değildir. Sübjektif ve objektif iki süre birlikte işler; hangisi önce dolarsa hak düşer.
| Süre | Başlangıcı | Uzunluğu | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Sübjektif süre | Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarih | İki yıl | TBK m.72/1 |
| Objektif süre | Fiilin işlendiği tarih | On yıl | TBK m.72/1 |
| Birlikte işleyiş | İkisi paralel işler; hangisi önce dolarsa istem zamanaşımına uğrar | — | TBK m.72/1 |
| Süregelen fiil | Zarara neden olan haksız eylem devam ettiği sürece iki yıllık sürenin başladığından söz edilemez | — | Yargıtay uygulaması |
| Def’i hakkı | Zarar gören haksız fiil dolayısıyla bir borç altına girmişse, istem zamanaşımına uğramış olsa bile her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir | Süresiz | TBK m.72/2 |
Ceza zamanaşımı en değerli kurtarıcıdır. Fiil suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa, o süre tazminat istemine de uygulanır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Şart | Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü, cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olmalı | TBK m.72/1 |
| Ceza davası şart mı? | Hayır — fiilin nitelik olarak suç teşkil etmesi yeterlidir | Yargıtay uygulaması |
| Her iki süreyi de aşması gerekir mi? | Hayır — yalnızca birini geçmesi, o sürenin uzaması için yeterlidir | öğreti |
| Somut örnek | Ceza zamanaşımı 17 yıl ise, zararı fiil tarihinde öğrenen kişi iki yıl değil on yedi yıl içinde dava açabilir | — |
| Trafik kazasında | Yaralanmada 8 yıl, ölümde 15 yıl; birlikte olursa cezanın tekliği nedeniyle 15 yıl | KTK m.109/2 · TCK m.66 |
| Aynı kazada yaralanma varsa | Maddi hasar talepleri de uzamış süreye tabi olur — zararın bütünlüğü ilkesi | KTK m.109/2 |
| Sigortacıya karşı | Uzamış ceza zamanaşımı sigortacıya da uygulanır | ZMSS Genel Şartları C.8 |
Her tazminat iki yıla tabi değildir. Dayanağı yanlış belirlemek, aslında açık olan bir hakkın kapanmış sanılmasına yol açar.
| Dayanak | Süre | Dayanak maddesi |
|---|---|---|
| Haksız fiil | 2 yıl / 10 yıl | TBK m.72 |
| Sözleşmeye aykırılık | Kural olarak 10 yıl | TBK m.146 |
| Kira, vekâlet, eser, iş sözleşmesi gibi | 5 yıl | TBK m.147 |
| Eser sözleşmesinde ayıp | Teslimden 2 yıl; taşınmaz yapılarda 5 yıl; ağır kusurda 20 yıl | TBK m.478 |
| Sebepsiz zenginleşme | Öğrenmeden 2 yıl, her hâlde 10 yıl | TBK m.82 |
| Rücu istemi | Tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlunun öğrenildiği tarihten 2 yıl; her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten 10 yıl | TBK m.73 |
| Sigortacının rücusu (trafik) | Yükümlülüğünü tam yerine getirdiği ve rücu edileceği kişiyi öğrendiği günden 2 yıl | KTK m.109/4 |
| Haksız rekabet | Öğrenmeden 1 yıl, her hâlde doğumundan 3 yıl | TTK m.60 |
| İrade sakatlığı (iptal) | 1 yıl — hak düşürücü | TBK m.39 |
| Gabin | 1 yıl / 5 yıl — hak düşürücü | TBK m.28/2 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Zamanaşımı re’sen dikkate alınır mı? | Hayır — ileri sürülmedikçe hâkim kendiliğinden gözetemez | TBK m.161 |
| Def’i olarak ileri sürme | Cevap dilekçesinde ve süresinde ileri sürülmelidir | HMK m.128 vd. |
| Kesilme | Dava açılması, icra takibi, borcun ikrarı, kısmi ödeme | TBK m.154 |
| Müteselsil borçlularda | Birine karşı kesilen zamanaşımı diğerlerine karşı da kesilmiş olur | TBK m.155 · Yargıtay HGK 28.06.2022, E.2021/902, K.2022/1049 |
| Trafik kazasında | Tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilir | KTK m.109/3 |
| İcra takibiyle kesilmişse | Takibe ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar | TBK m.156 |
| Süreler değiştirilebilir mi? | Hayır — sözleşmeyle değiştirilemez | TBK m.148 |
| Rücuda bildirim yükümlülüğü | Tazminat kendisinden istenen kişi durumu birlikte sorumlulara bildirmek zorundadır; bildirmezse süre, bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işler | TBK m.73/2 · Yargıtay HGK E.2015/837, K.2019/253 |
| Ne yapmalı? | Süre şüphesi varsa beklemeyin; dava açılması süreyi keser | — |
Sıkça Sorulan Sorular
Tazminat davasında zamanaşımı ne kadardır?
TBK m.72 uyarınca tazminat istemi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunlarında daha uzun süre öngörülmüşse o süre uygulanır.
Ceza zamanaşımından yararlanmak için ceza davası açılmış olmalı mı?
Hayır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 26.03.1990 tarihli, 6349-2546 sayılı kararında belirtildiği üzere uzamış zamanaşımından yararlanmak için haksız eylemin suç niteliği taşıması yeterlidir; ayrıca eylemi işleyen hakkında ceza davası açılmış olması gerekmez.
Ceza zamanaşımı hangi süreyi uzatır?
Ceza zamanaşımı on yıldan az ise yalnızca iki yıllık kısa süre o kadar uzar ve on yıllık süre aynı kalır. Ceza zamanaşımı on yıldan fazlaysa her iki süre de o süre olarak dikkate alınır.
Her tazminat talebi iki yıla mı tabidir?
Hayır. Haksız fiile dayanan talepler iki yıl ve on yıla tabidir; sözleşmeye aykırılığa dayanan talepler kural olarak on yıllık süreye tabidir. Örneğin iş kazası tazminatı, işverenin gözetme borcunun ihlaline dayandığından işverene karşı on yıllık süreye tabidir.
Olayı geç öğrendim, iki yılım tam olarak var mı?
Zararı ve tazminat yükümlüsünü on yılın bitimine yakın bir tarihte öğrendiyseniz kısa süre iki yıl değil, on yıllık sürenin tamamlanmasında kalan süreyle sınırlıdır. Ancak bu arada bir kesme sebebi gerçekleşirse yeni bir iki yıllık süre işlemeye başlar.
Zamanaşımını ne keser?
Borçlunun borcu ikrar etmesi (kısmi ödeme, faiz ödemesi, rehin verme, kefil gösterme), alacaklının dava açması veya def’i ileri sürmesi, icra takibi başlatılması, iflas masasına başvurma ve tahkim talebi zamanaşımını keser; kesilmeyle yeni bir süre baştan işler.
Süre geçtiyse dava açmanın anlamı var mı?
Olabilir. Zamanaşımı def’i hâkim tarafından re’sen dikkate alınmaz; davalı ileri sürmezse mahkeme kendiliğinden ret kararı veremez. Ayrıca kesme sebeplerinin bulunup bulunmadığı ve ceza zamanaşımının uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Zamanaşımına uğrayan hak tamamen yok olur mu?
Hayır. Zamanaşımı hak düşürücü süre değildir; hak kendiliğinden sona ermez, yalnızca dava yoluyla istenemez hâle gelir. TBK m.72/2 uyarınca zarar gören, tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile karşı tarafa olan borcu ifadan her zaman kaçınabilir.
İlgili Rehberler
Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.
Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi · Bu alandaki 21 rehber · Tüm hukuk dalları
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinÖnce Şu Beş Soruyu Cevaplayın
“Geç kaldım mı?” sorusunun cevabı takvime bakarak verilemez. Aşağıdaki beş soru, sürenin gerçekten dolup dolmadığını belirler.
| Soru | Neden önemli |
|---|---|
| Olay bir suç oluşturuyor mu? | Oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanır |
| Zararı ve sorumluyu ne zaman öğrendiniz? | İki yıllık sürenin başlangıcı öğrenme anıdır, olay anı değil |
| Arada kısmi ödeme yapıldı mı? | Ödeme borcu ikrar sayılabilir ve süreyi keser |
| Daha önce dava veya icra takibi açıldı mı? | Süreyi keser; işlemiş süre silinir |
| Kaç muhatap var? | Sigortacı, sürücü, işleten ve işveren için süreler farklı işleyebilir |
Beş sorudan herhangi birine verilen cevap olumluysa, “süre doldu” değerlendirmesi belge üzerinden yeniden yapılmalıdır.
Üç Somut Senaryo
Senaryo 1 — Ölümlü kaza, dokuz yıl geçti. Aile hiç başvuru yapmamıştır. Ölümlü trafik kazası taksirle öldürme suçunu oluşturduğundan, ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı uygulanır ve süre kural olarak açıktır. Yapılacak ilk iş ceza soruşturma dosyasını çıkarmaktır.
Senaryo 2 — Yaralanma, dört yıl geçti, sigortadan küçük bir ödeme alınmış. Yaralamalı kaza da suç oluşturduğundan uzamış süre işler. Ayrıca alınan ödeme borcu ikrar niteliğinde değerlendirilebileceğinden süre kesilmiş olabilir. Ancak imzalanan ibraname bakımından ayrı ve daha kısa bir hak düşürücü süre işler; bu ikisi karıştırılmamalıdır.
Senaryo 3 — Failin kimliği sonradan belirlendi. Olaydan üç yıl sonra sorumlu kişi tespit edilmiştir. İki yıllık sürede ölçüt öğrenme olduğundan, başlangıç failin öğrenildiği tarihe ötelenir. Bu, kaçan araç ve faili meçhul dosyalarda sık karşılaşılan bir durumdur.
⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:
Oran. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır. Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. Faiz dönemsel hesaplanır; tek oranla yıllara yayılan tablolar yanlış sonuç verir.
Başlangıç. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, çalışma gücünün azalması veya kaybından doğan zararlar ile destekten yoksun kalma zararlarına ilişkin tazminatlarda faiz başlangıcı, zarar hesabında esas alınan döneme göre farklılaştırılmıştır: bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
Süre Açıksa: Delil Kurtarma
Hukuken süreniz açık olsa dahi eski dosyanın gerçek sınavı delildir. Bazı belgeler kalıcıdır, bazıları zamanla erir.
| Delil | Dayanıklılığı | Nereden |
|---|---|---|
| Kaza tespit tutanağı | Kalıcı | Trafik birimi, adliye dosyası |
| Ceza soruşturma dosyası ve kusur raporu | Kalıcı | Cumhuriyet başsavcılığı |
| Hastane kayıtları ve epikriz | Uzun süre saklanır | Sağlık kuruluşu |
| Gelir belgeleri | Zayıflar | SGK, meslek odası, vergi dairesi |
| Banka hareketleri | Saklama süresine bağlı | Banka |
| Tanık beyanı | En hızlı zayıflayan | Ceza dosyasındaki eski ifadeler |
| Poliçe kayıtları | Kalıcı | Sigorta şirketi |
Öncelik sırası nettir: önce ceza dosyası ve kusur raporu, sonra gelir belgeleri. İlki kusur oranını, ikincisi hesabın büyüklüğünü belirler ve ikincisi zamanla ulaşılması zorlaşan taraftır.
Beklemenin Görünmeyen Maliyeti
Süre açık olduğunda beklemenin üç ayrı bedeli vardır ve hiçbiri zamanaşımıyla ilgili değildir.
Delil erimesi. Yukarıda görüldüğü gibi gelir ispatı ve tanık beyanı zamanla zayıflar; bunlar hesabı en çok etkileyen kalemlerdir.
Muhatabın ödeme kabiliyeti. Sigorta şirketi bakımından risk düşüktür; ancak teminat limitini aşan kısımda muhatap gerçek kişilerdir. Aradan geçen yıllarda malvarlığı değişebilir, şirket tasfiye olabilir, kişi vefat edebilir.
Faizin işlememesi. Faiz temerrütle başlar; sigorta bakımından temerrüt ise usulüne uygun yazılı başvuru yapılıp ödeme süresi geçtiğinde doğar. Başvuru hiç yapılmamışsa geçen yıllar için faiz de işlememiş olur.
Uzamış süre bir güvencedir, erteleme gerekçesi değildir.
Süreniz doldu mu? Belge üzerinden ücretsiz kontrol edelim.
İlgili Rehberler
- Trafik Kazası Tazminat Süreci: Kazadan Ödemeye Adım Adım Rehber
- Eski trafik kazası için hâlâ dava açabilir miyim?
- 🧮 Trafik kazası zamanaşımı hesaplayıcı
- Sigortaya başvuru zorunluluğu (KTK m. 97)
- Sigorta eksik ödedi: bakiye tazminat nasıl alınır?
- Haksız fiilde maddi ve manevi tazminatın esasları
- Ceza dosyası tazminatınızı nasıl etkiler?
- Destekten yoksun kalmada gelirin ispatı
- Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK 107


