Ne yaşandı?
Bir zarara yol açan olayın faili hakkında ceza davası görülüyor ve fail mahkûm oluyor ya da beraat ediyor. Zarar gören kişi, bu ceza kararının kendi açacağı (ya da açtığı) tazminat davasını bağlayıp bağlamayacağını merak ediyor.
Fail beraat etti diye tazminat hakkınızdan mı vazgeçiyorsunuz?
Ceza kararının etkisi, bekletici mesele ve süre yönetiminde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppHukuki durum
Türk Borçlar Kanunu m. 74, hukuk hâkiminin kural olarak ceza mahkemesi kararıyla bağlı olmadığını belirtir; özellikle kusurun değerlendirilmesi ve zarar miktarının belirlenmesi bakımından hukuk hâkimi serbesttir. Ancak öğreti ve Yargıtay uygulamasında, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla saptanan maddi olaylar ve fiilin hukuka aykırılığı konusunda hukuk hâkiminin bağlı olduğu kabul edilir; bu yönüyle ceza kararı kesin delil niteliği taşır.
Bu nedenle ceza mahkemesindeki beraat, tek başına tazminat hakkını ortadan kaldırmaz (örneğin “kusuru ispatlanamadı” gerekçeli beraatte hukuk hâkimi kusuru ayrıca değerlendirebilir); aynı şekilde mahkûmiyet de zararın miktarını otomatik olarak belirlemez.
Ceza davası henüz sürüyorsa, hukuk hâkimi sonucu bekletici mesele yapabilir; bu zorunlu değil, takdiridir. Fiilin aynı zamanda suç oluşturduğu hâllerde, daha uzun ceza zamanaşımının tazminat davasında da uygulanabileceği gözetilmelidir.
Ne yapmalısınız?
Ceza dosyasındaki maddi tespitleri ve delilleri tazminat davanızda kullanın; ceza ve hukuk süreçlerinin birbirinden farklı sonuçlar doğurabileceğini gözeterek, ikisini birlikte bir avukatla değerlendirmeniz yararlı olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Neden iki mahkeme farklı sonuca varabilir?
Cevap ispat standardındaki farkta yatar ve bunu anlamak tüm konuyu açar.
Ceza yargılamasında “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi geçerlidir; mahkûmiyet için suçun her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerekir. Hukuk yargılamasında ise hâkimde kanaat oluşturacak derecede ispat yeterlidir.
Bu nedenle bir kişi ceza davasında beraat edip aynı olay nedeniyle tazminata mahkûm edilebilir. Bu bir çelişki değil, iki yargılamanın farklı eşiklere sahip olmasının doğal sonucudur.
TBK m.74/1: “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.”
TBK m.74/2: “Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.”
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin E. 2024/424, K. 2024/3991 sayılı kararında da belirtildiği üzere; ceza mahkemesince verilen beraat kararı kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi esaslar bakımından hukuk hâkimini bağlamaz.
Ancak bu bağımsızlık mutlak değildir — ve sınırı, konunun asıl önemli kısmıdır.
Bağlayan şey: maddi olaylar ve hukuka aykırılık
Gerek öğretide gerekse Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında; ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir.
Bunun anlamı: maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin E. 2021/3896, K. 2021/12134 sayılı kararında; maddi vakıanın tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağlayıcı olduğu ve bir maddi vakıanın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Nedensellik bağı da bağlayıcıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarında, ceza mahkemesinin maddi nedensellik bağını tespit eden kesinleşmiş hükmünün hukuk hâkimini bağlamasına TBK m.74’ün engel oluşturmayacağı vurgulanmıştır.
Mahkûmiyet hâlinde sonuç nettir. Yargıtay’ın ifadesiyle: hukuk hâkimi, kesinleşen ceza mahkûmiyetine rağmen fiilin sabit olup olmadığı konusunda yeniden araştırma yapmaz ve suçun mevcut olmadığı ya da münferit bir olaya veya tahrike dayalı olduğu yolunda hükme ulaşamaz.
Özetle mahkûmiyet kararı:
- Bağlar: fiilin işlendiği, kim tarafından işlendiği, hukuka aykırılığı ve nedensellik bağı.
- Bağlamaz: kusur oranının takdiri ve zarar miktarının belirlenmesi. Ceza davasında tam kusurlu sayılmak, hukuk davasında da kusurun yüzde yüz olacağı anlamına gelmez; müterafik kusur ayrıca değerlendirilir.
Beraatın türü her şeyi değiştirir
Bu, sayfaların çoğunda atlanan ve dosyanın kaderini belirleyen ayrımdır. “Beraat etti” demek tek başına hiçbir şey ifade etmez; gerekçeye bakmak gerekir.
1. Delil yetersizliğine dayanan beraat — hukuk hâkimini BAĞLAMAZ. Ceza mahkemesi “suçun sanık tarafından işlendiği her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlanamadı” diyerek beraat vermişse, bu maddi olayın gerçekleşmediğini göstermez. Hukuk hâkimi kendi ispat ölçütüne göre değerlendirme yapar ve tazminata hükmedebilir. Uygulamadaki beraat kararlarının büyük kısmı bu niteliktedir.
2. Fiilin işlenmediğinin saptanmasına dayanan beraat — BAĞLAR. Maddi vakıa aydınlatılmış, sanığın o fiili işlemediği yönünde hüküm kurulmuş ve fiil işlenmediği için zarardan da söz edilemiyorsa, hukuk hâkimi bu kararla bağlıdır; ceza mahkemesi kararı hukuk mahkemesinde kesin hüküm oluşturur.
3. Kusurun kast çeşidini esas alan beraat — BAĞLAMAZ. Bu ince ayrım pratikte çok işe yarar. Bazı suçlar yalnızca kastla işlenebilir; sanık kastının bulunmadığı gerekçesiyle beraat edebilir. Oysa hukuki sorumlulukta ihmal de yeterlidir: zararlı sonucu istememekle birlikte bunun gerçekleşmemesi için gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi hâlinde ihmal vardır ve bu, tazminat sorumluluğu için yeterlidir. Dolayısıyla “kast yoktu” gerekçeli beraat, tazminat yolunu kapatmaz.
Pratik sonuç: beraat kararını aldığınızda ilk yapılacak iş gerekçeli kararı okumaktır. Hangi cümleyle beraat verildiği, tazminat davasının açılıp açılamayacağını doğrudan belirler.
Bekletici mesele, süre ve strateji
Ceza davası bekletici mesele yapılabilir. Maddi olayın çözümlenmesi ve kişinin fiili işleyip işlemediğinin tespiti bakımından hukuk mahkemesi, ceza davasının sonucunu beklemeye karar verebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 23.03.2016 tarihli, E. 2016/1421, K. 2016/3799 sayılı kararında; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıaların hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcı olduğu belirtilerek ceza dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Bu takdiri bir yetkidir, zorunluluk değil. Maddi olay zaten netse hukuk hâkimi beklemeden karar verebilir. Bekletici mesele kararı süreci uzatacağından, tarafın hangi yönde talepte bulunacağı stratejik bir tercihtir.
Zamanaşımında uzun süre avantajı. Haksız fiil tazminatı kural olarak zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde on yıl içinde istenir. Ancak fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse, tazminat talebi bakımından da o uzun süre uygulanır. Ceza davası açılmış olması bu yönden lehinize işler; süresi geçmiş görünen dosyalarda bu husus mutlaka değerlendirilmelidir.
Bağlayıcılık kararın türüne ve gerekçesine göre değişir. Beraat, mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının hukuk yargılamasına etkisi aynı değildir; her hâlde belirleyici olan, gerekçede hangi maddi tespitlerin yapıldığıdır.
Yapılacaklar:
- Ceza dosyasının tamamının örneğini alın — iddianame, gerekçeli karar, bilirkişi raporları, tanık beyanları.
- Gerekçeli kararı dikkatle okuyun — beraat hangi sebeple verilmiş, hangi maddi tespitler yapılmış?
- Kesinleşme şerhini temin edin — bağlayıcılık kesinleşmiş kararlar bakımından söz konusudur.
- Ceza dosyasındaki delilleri hukuk davasına taşıyın — kusur bilirkişi raporu, olay yeri incelemesi, adli tıp raporu.
- Zamanaşımını ceza süresine göre hesaplayın.
Tek bakışta: neden iki mahkeme farklı sonuca varabilir?
Ceza ve hukuk davaları farklı amaçlara hizmet eder; ispat eşikleri ve inceleme konuları aynı değildir. Bu yüzden beraat, tazminat davasının kaybedildiği anlamına gelmez.
| Ölçüt | Ceza davası | Hukuk (tazminat) davası |
|---|---|---|
| Amaç | Failin cezalandırılması | Zararın giderilmesi |
| İspat eşiği | Şüpheden sanık yararlanır — kuşku varsa mahkûmiyet olmaz | Kanaat oluşması yeterlidir |
| Kusurun rolü | Cezanın varlığı için gerekli | Kusursuz sorumluluk hâllerinde hiç aranmaz |
| Kusur oranı | Cezanın miktarını etkiler | Tazminat miktarını doğrudan belirler |
| Sonuç | Beraat olabilir | Aynı olayda tazminata hükmedilebilir |
| Hukuk hâkiminin konumu | — | Esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsızdır (TBK m.74) |
| Ceza mahkemesinin tespiti | Hukuk hâkimini bağlar mı? | Dayanak |
|---|---|---|
| Maddi olayın varlığı veya yokluğu | BAĞLAR — taraflar yönünden kesin delildir | TBK m.74 |
| Mahkûmiyet | BAĞLAR | TBK m.74 |
| Kusur oranı ve derecesi | BAĞLAMAZ | TBK m.74 · Yargıtay HGK 25.02.2004, E.2004/11-115, K.2004/108 |
| Zarar tutarı | BAĞLAMAZ | Aynı |
| İlliyet, temyiz gücü, yükletilme yeterliği | BAĞLAMAZ | Aynı |
| Ceza dosyasındaki bilirkişi raporu | BAĞLAMAZ — hukuk hâkimi yeni rapor alabilir | Yargıtay HGK kararları |
| Kritik ayrım | Kusurlu olmak maddi vakıa olarak kabul edilmişse hukukta kusursuz sayılamaz; ancak oran yine hukuk mahkemesinde belirlenir | — |
Beraatın türü her şeyi değiştirir. Bu ayrım yapılmadan ceza kararının etkisi anlaşılamaz.
| Beraat sebebi | Hukuk davasına etkisi | Dayanak |
|---|---|---|
| Delil yetersizliği | BAĞLAMAZ — hukuk davası kendi delilleriyle yürür, tazminata hükmedilebilir | Yargıtay 3. HD 29.11.2021, E.2021/3896, K.2021/12134 |
| Fiilin sanık tarafından işlenmediğinin kesin tespiti | BAĞLAR — illiyet bağı kurulamaz | Aynı karar |
| Kastın bulunmaması | Bağlamaz — taksir yeterli olabilir, kusursuz sorumluluk hiç kusur aramaz | TBK m.49 · m.65-71 |
| Şikâyet yokluğundan düşme | Bağlamaz — esasa ilişkin tespit yoktur | — |
| Uzlaşma ile düşme | Bağlamaz; ancak uzlaşma metninin kapsamına dikkat edilmelidir (ibra içeriyorsa tazminat hakkı etkilenebilir) | — |
| Zamanaşımından düşme | Bağlamaz; ancak fiil suç niteliği taşıdığından uzamış ceza zamanaşımı yine uygulanır | TBK m.72 · KTK m.109/2 |
| Mahkûmiyet | Maddi vakıa ve mahkûmiyet bağlar; tazminat dosyası büyük ölçüde kolaylaşır | TBK m.74 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Bekletici mesele | Kural olarak ihtiyari; ancak TBK m.74 nedeniyle aynı olaydan kaynaklanan ceza davasının beklenmesi Yargıtay uygulamasında zorunluluk sayılır | HMK m.165 · TBK m.74 |
| Re’sen karar | Hâkim taraflar talep etmese de bekletici sorun kararı verebilir | HMK m.165 |
| Kararın niteliği | Ara karardır, tek başına istinaf/temyiz edilemez | HMK m.165 |
| Beraat yeterli mi? | Yargıtay bir kararında beraatin kesinleşmesinin de beklenmesini istemiştir | Yargıtay uygulaması |
| Zamanaşımı stratejisi | Ceza davasını beklemek için hukuk davasını açmayı geciktirmeyin; süre dava açılmadıkça işler | TBK m.72 · KTK m.109 |
| Uzamış süre | Fiil suç oluşturuyorsa yaralanmada 8, ölümde 15 yıl | KTK m.109/2 · TCK m.66 |
| Delil aktarımı | Ceza dosyası hukuk dosyasına celp edilir; maddi vakıa tespitleri kullanılır | — |
Sıkça Sorulan Sorular
Fail ceza davasında beraat etti, tazminat isteyemez miyim?
Çoğu zaman isteyebilirsiniz. TBK m.74/1 uyarınca hukuk hâkimi ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla bağlı değildir. Belirleyici olan beraatın gerekçesidir: delil yetersizliğine dayanan beraat hukuk hâkimini bağlamaz.
Hangi beraat kararı tazminat yolunu kapatır?
Fiilin sanık tarafından işlenmediğinin saptanması nedeniyle verilen beraat. Maddi vakıa aydınlatılmış ve sanığın o fiili işlemediği yönünde hüküm kurulmuşsa, bu karar hukuk mahkemesinde kesin hüküm oluşturur ve hukuk hâkimini bağlar.
“Kast yoktu” denilerek beraat verildi, ne olur?
Bu beraat hukuk hâkimini bağlamaz. Bazı suçlar yalnızca kastla işlenebilirken hukuki sorumlulukta ihmal de yeterlidir; zararlı sonucun gerçekleşmemesi için gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi tazminat sorumluluğu doğurur.
Ceza mahkemesinin hangi tespitleri bağlayıcıdır?
Öğreti ve Yargıtay içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusunda hukuk hâkiminin tamamen bağlı olduğu kabul edilir. Maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı taraflar yönünden kesin delil niteliğindedir.
Fail mahkûm oldu, tazminat otomatik mi çıkar?
Mahkûmiyet fiilin işlendiği, hukuka aykırılığı ve nedensellik bağı bakımından bağlayıcıdır; hukuk hâkimi bunları yeniden araştırmaz. Ancak kusur oranının takdiri ve zarar miktarının belirlenmesi bakımından hukuk hâkimi serbesttir; müterafik kusur ayrıca değerlendirilir.
İki mahkeme neden farklı sonuca varıyor?
İspat standartları farklıdır. Ceza yargılamasında mahkûmiyet için suçun her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatı aranırken hukuk yargılamasında hâkimde kanaat oluşturacak derecede ispat yeterlidir.
Hukuk mahkemesi ceza davasını bekler mi?
Bekleyebilir. Maddi olayın çözümlenmesi ve kişinin fiili işleyip işlemediğinin tespiti bakımından ceza davasının sonucu bekletici mesele yapılabilir. Bu takdiri bir yetkidir; maddi olay netse hâkim beklemeden karar verebilir.
Tazminat davası için sürem doldu mu?
Haksız fiilde kural, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde on yıldır. Ancak fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülmüşse tazminat talebi bakımından da o uzun süre uygulanır.
İlgili Rehberler
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik Ceza Hukuku alanındadır.
Ceza Hukuku Rehberi · Bu alandaki 411 rehber · Tüm hukuk dalları
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinMevzuat Çerçevesi: Hangi Hüküm, Hangi Talep?
Tazminat talebinin dayanağı, olayın niteliğine göre değişir. Yanlış hukuki sebep seçimi zamanaşımı, ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler bakımından farklı sonuçlar doğurur.
| Hüküm | Neyi düzenler | Zamanaşımı |
|---|---|---|
| TBK m. 49 | Haksız fiil — genel sorumluluk | 2 yıl / 10 yıl; suç oluşturuyorsa uzamış süre |
| TBK m. 49/2 | Ahlaka aykırı fiil | Zarar verme kastı aranır |
| TBK m. 51, 52 | Tazminatın belirlenmesi ve indirim | — |
| TBK m. 53, 54 | Ölüm ve bedensel zarar kalemleri | — |
| TBK m. 55 | Belirlenme esasları | 7589 s.K. ile faiz ve mahsup eklendi |
| TBK m. 56, 58 | Manevi tazminat; kişilik hakkı ihlali | — |
| TBK m. 66 | Adam çalıştıranın sorumluluğu | Kusursuz sorumluluk |
| TBK m. 67 | Hayvan bulunduranın sorumluluğu | Kusursuz sorumluluk; kurtuluş kanıtı |
| TBK m. 112 vd. | Sözleşmeye aykırılık | Kural olarak 10 yıl |
| TBK m. 125 | Borçlu temerrüdünde seçimlik haklar | Müspet / menfi zarar ayrımı |
| TMK m. 24, 25 | Kişilik haklarının korunması | — |
Hukuki sebep seçimi neden belirleyici?
Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturabilir. Sözleşmeye dayanmak zamanaşımı bakımından çoğu zaman avantajlıdır; buna karşılık ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler farklılaşır. Sözleşme ilişkilerinde ayrıca müspet ve menfi zarar ayrımı yapılır ve seçimlik hakkın kullanımı hangi zararın isteneceğini belirler.
Ayrıntı: Müspet ve menfi zarar ayrımı (TBK m. 125) · Haksız fiilde maddi ve manevi tazminatın esasları
Kusur Sorumluluğu ile Kusursuz Sorumluluk
| Sorumluluk türü | Kusur aranır mı? | Tartışma neyin üzerinden yürür |
|---|---|---|
| Haksız fiil (TBK m. 49) | Evet | Kusur, zarar, illiyet bağı |
| Adam çalıştıran (TBK m. 66) | Hayır | Kurtuluş kanıtı |
| Hayvan bulunduran (TBK m. 67) | Hayır | Gerekli özenin gösterildiği ispatı |
| Yapı maliki | Hayır | Yapıdaki bozukluk ve bakım eksikliği |
| Araç işleteni (KTK m. 85) | Hayır | Tehlike sorumluluğu; kurtuluş kanıtı |
Kusursuz sorumluluk hâllerinde zarar görenin ispat yükü belirgin biçimde hafifler; tartışma kusur üzerinden değil illiyet bağı ve kurtuluş kanıtı üzerinden yürür.
Görev, Yetki ve Süreler
| Davalı | Görevli mahkeme |
|---|---|
| Gerçek kişi veya adi ortaklık | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Sigorta şirketi | Asliye Ticaret Mahkemesi |
| İşveren (iş kazası) | İş Mahkemesi |
| Sağlık kuruluşu — özel | Asliye Hukuk veya Ticaret; kuruluşun niteliğine göre |
| Kamu hastanesi ve idare | İdare Mahkemesi — tam yargı davası |
| Eşler arası (boşanma kaynaklı) | Aile Mahkemesi |
Talebin birden fazla muhataba yöneltileceği hâllerde tek dilekçede birleştirme görevsizlik kararına yol açabilir. Muhataplar farklı mahkemelerin görev alanına giriyorsa davalar ayrı açılmalıdır.
📘 Ceza kararının etkisi bakımından: Ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini kural olarak bağlamaz; ancak kesinleşmiş maddi olgu tespitleri bağlayıcıdır. Delil yetersizliğinden verilen beraat bağlamazken, fiilin işlenmediğinin kesin saptanması bağlayıcı etki doğurabilir. Kusursuz sorumluluk hâllerinde ise kusur tartışması olmadan da sorumluluk doğar.
Hesap Yöntemi ve Faiz: 2026 Çerçevesi
Bedensel zarar ve ölüm tazminatlarında hesap, birbirini çarpan değişkenlerle yapılır. Gelecekteki zararın bugünkü değere indirgenmesinde uygulanan yöntem, uzun süreli dosyalarda sonucu belirgin biçimde etkiler.
| Aşama | Uygulanan yöntem |
|---|---|
| Bilinen (işlemiş) dönem | Gerçek veriler; iskonto uygulanmaz |
| Bilinmeyen (işleyecek) dönem | Yerleşik uygulamada progresif rant yöntemi |
| Aktif dönem | İspatlanan gerçek gelir |
| Pasif dönem | Net asgari ücret |
| Bakiye ömür | Güncel TRH-2010 yaşam tablosu |
Anayasa Mahkemesi’nin E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı ve 17.07.2020 tarihli kararı ile genel şartlara atıf yapan hükümler iptal edildiğinden, hesap genel şartlar ekindeki cetvellere göre değil Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümlerine göre yapılır.
7589 sayılı Kanun ile gelen faiz düzenlemesi
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle iki değişiklik olmuştur. Oran bakımından yasal faiz, TCMB reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmiş ve hesap dönemsel hâle gelmiştir. Başlangıç bakımından ise bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz, bilinen dönem için olay tarihinden, bilinemeyen dönem için karar tarihinden işletilir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir.
Hâkimin Takdir Yetkisi ve Denetimi
Tazminatın belirlenmesinde hâkime takdir yetkisi tanınmıştır; ancak bu yetki denetimden muaf değildir.
- Gerekçe zorunluluğu. Takdirin hangi olgulara dayandığı kararda gösterilmelidir.
- Bilirkişi raporundan ayrılma. Hâkim raporla bağlı değildir; ancak denetime elverişli bir rapordan ayrılmak için gerekçe göstermesi gerekir.
- İndirim oranı. Müterafik kusur ve hakkaniyet indirimlerinde oranın gerekçelendirilmesi aranır; aşırı indirim bozma sebebidir.
- Talep sınırı. Talep edilmeyen kaleme ve faize hükmedilemez.
Pratik sonuç: rapora itiraz ederken “tutar düşük” demek zayıf kalır. Güçlü itiraz, raporun hangi olgudan hangi sonuca vardığını göstermediğini, yani denetime elverişli olmadığını ortaya koymaktır.
Talep Kurgusunda Altı Kontrol
- Hukuki sebebi belirleyin. Haksız fiil mi, sözleşmeye aykırılık mı? Zamanaşımı ve ispat yükü buna bağlıdır.
- Sorumluluk türünü tespit edin. Kusursuz sorumluluk hâli varsa kusur ispatına gerek kalmaz.
- Muhatapları ve görevli mahkemeyi ayrıştırın. Farklı mahkemelerin görev alanına giren talepler tek dilekçede birleştirilemez.
- Kalemleri tek tek sayın. Sayılmayan kalem hesaba girmez.
- Faizi dönem ayrımıyla ve dönemsel oranla talep edin. Talep edilmeyen faize hükmedilmez.
- Talep artırım hakkını saklı tutun. 31 Temmuz 2026’dan itibaren belirsiz alacak davası yoluna gidilemediğinden kısmi dava kurgusu kullanılır; HMK m. 109/4 uyarınca artırım bir defaya mahsustur.
Talebinizin hukuki dayanağını birlikte belirleyelim. İlk görüşme ücretsizdir.
İlgili Rehberler
- Trafik kazası tazminat süreci: kazadan ödemeye adım adım
- Maddi tazminat kalemleri (TBK m. 53-54)
- Faiz başlangıcı ve oransal mahsup: TBK m. 55
- Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
- Tazminat davalarında zamanaşımı: hangi talep, hangi süre?
- Destekten yoksun kalmada gelirin ispatı
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK m. 107
- Manevi tazminat: kim, ne kadar isteyebilir?


