Ticaret hukuku; tacirler, ticari işletmeler, şirketler, kıymetli evrak ve ticari sözleşmeleri düzenleyen, ekonomik hayatın omurgasını oluşturan hukuk dalıdır. Temel kaynağı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’dur (TTK). Bu rehber; ticari dava kavramından zorunlu arabuluculuğa, şirket kuruluşundan sermaye işlemlerine, çek-bono uyuşmazlıklarından acentelik ve distribütörlük sözleşmelerine kadar ticaret hukukunun ana başlıklarını tek çatı altında toplar ve her başlıkta sitemizdeki ayrıntılı makalelere yönlendirir.
Ticari Dava Nedir? Görevli Mahkeme ve Usul
TTK 4 uyarınca bir dava iki yoldan ticari nitelik kazanır: kanunlarda sayılan mutlak ticari davalar ile her iki tarafın tacir olduğu ve uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olduğu nispi ticari davalar. Görevli mahkeme TTK 5 gereği asliye ticaret mahkemesidir. Ticari davalarda basit veya yazılı yargılama usulünün belirlenmesi, delil sözleşmeleri ve ticari defterlerin ispat gücü (HMK 222) uygulamada sonucu doğrudan etkiler.
- Ticari Defterlerin Delil Niteliği (TTK / HMK 222)
- Haksız Rekabet ve Ticari İşletmeler Arası Uyuşmazlıklar
Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk (TTK 5/A)
7155 sayılı Kanun’la TTK’ya eklenen 5/A maddesi, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda arabulucuya başvuruyu dava şartı hâline getirmiştir; şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. Yargıtay içtihadı, menfi tespit davalarını kural olarak bu zorunluluğun dışında tutmaktadır. Süreç, taraflara hızlı ve düşük maliyetli bir çözüm imkânı sunar.
Ticari uyuşmazlığınızda stratejik hukuki destek mi arıyorsunuz?
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Şirketler Hukuku: Kuruluş, Sermaye ve Pay Sahipliği
Şirket türü seçimi (anonim mi, limited mi), sermaye yapısı, ortaklar arası ilişkiler ve kamu borçlarından sorumluluk rejimi, işletmenin geleceğini belirleyen stratejik kararlardır. Anonim şirket kuruluşu TTK 335-340 çerçevesinde yürür; sermaye artırımı ve azaltımı TTK 456-474’te düzenlenir; pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı TTK 437 ile güvence altındadır.
- Şirket Kuruluşu: Anonim mi, Limited mi?
- Anonim Şirket Kuruluşu ve Sermaye (TTK 335-340)
- Sermaye Artırımı ve Azaltımı (TTK 456-474)
- Pay Sahibinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı (TTK 437)
- Spor Kulübü Anonim Şirketi (7405 Sayılı Kanun)
Kıymetli Evrak: Çek, Bono ve Kambiyo Takibi
Çek ve bono, ticari hayatın en yaygın ödeme ve kredi araçlarıdır. Karşılıksız çek 5941 sayılı Çek Kanunu’nda yaptırıma bağlanmıştır; alacaklı, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu (İİK) ile hızlandırılmış takip başlatabilir ve şartları varsa ihtiyati haciz kararı alabilir. Çek ve senette sahtecilik iddiaları ise TCK 204 kapsamında resmi belgede sahtecilik boyutuyla ceza hukukunu da devreye sokar.
- Çek Hukuku (Genel Rehber)
- Karşılıksız Çek ve 5941 Sayılı Kanun Yaptırımları
- Bono/Senet: Kambiyo Takibi (İİK 167)
- Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu
- Çek-Senet Tahsilatında İhtiyati Haciz
- Çek ve Senette Sahtecilik (TCK 204)
- Çok Sayıda Karşılıksız Çekte 5 Yıl Sınırı
Ticari Sözleşmeler: Acentelik, Distribütörlük, Bayilik
Acentelik TTK’da ayrıntılı düzenlenmiştir; sözleşme sona erdiğinde acentenin denkleştirme (portföy) tazminatı hakkı TTK 122’de güvence altındadır ve içtihat bu korumayı tek satıcılık benzeri sürekli ilişkilere de yansıtmaktadır. Distribütörlük ve bayilik sözleşmelerinde rekabet yasağı, asgari alım taahhütleri ve fesih rejimi en sık uyuşmazlık çıkan alanlardır.
- Acentenin Denkleştirme (Portföy) Tazminatı (TTK 122)
- Distribütörlük, Bayilik ve Acentelik Sözleşmeleri
Mali Kriz Hâlinde: Konkordato ve Yapılandırma
Borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altındaki tacirler için konkordato, İİK’da düzenlenmiş kapsamlı bir yeniden yapılandırma kurumudur. Konkordatonun başlıca türlerini (adi yani iflas dışı konkordato, iflas içi konkordato, malvarlığının terki suretiyle konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması), mühlet sürecini ve tasdik şartlarını ayrı bir rehberde ayrıntısıyla inceledik:
Ticari uyuşmazlığınızda stratejik hukuki destek mi arıyorsunuz?
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
İflas: Tacirin Karşılaşabileceği İkinci Yol
Mali kriz hâlinde tacirin önündeki tek yol konkordato değildir. İflas, borçlunun tüm malvarlığını ve tüm alacaklılarını kapsayan toplu bir tasfiye yoludur ve ticaret hukukunun ayrılmaz bir parçasıdır.
Kimler iflasa tabidir? İİK m.43 ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacirler, ticaret şirketleri, bankalar ve kooperatifler iflasa tabidir. Esnaf ve çiftçiler kural olarak tabi değildir; bu kişiler hakkında haciz yoluyla takip yürütülür. Bu nedenle takip stratejisinin ilk sorusu, karşı tarafın sıfatıdır.
Üç iflas yolu vardır: her türlü para veya teminat alacağı için kullanılabilen adi (genel) iflas yolu; çek, bono ve poliçeye dayalı alacaklar için kambiyo senetlerine özgü iflas yolu; ve takip aşaması hiç yaşanmadan doğrudan mahkemeye gidilen doğrudan doğruya iflas.
Görevli ve yetkili mahkeme her üç yolda aynıdır: görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir.
Yolların karşılaştırması ve seçim ölçütleri için iflas davası nasıl açılır? kimler isteyebilir, hangi mahkeme sayfamıza bakabilirsiniz.
Alacaklı İseniz: İflas Yolunun İki Kritik Farkı
İflas yoluyla takip, haciz yolundan iki noktada ayrılır ve her ikisi de hak kaybı doğurabilir.
Birincisi — icra mahkemesi aşaması yoktur. Genel haciz yolunda itiraz üzerine icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenirken, iflas yolunda böyle bir aşama bulunmaz. Alacaklı, asliye ticaret mahkemesinde açacağı iflas davasında itirazın kaldırılmasını ve iflası birlikte ister. Haciz yolundaki refleksle hareket etmek zaman kaybettirir.
İkincisi — bir yıllık hak düşürücü süre. İflas isteme hakkı, iflas ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Kritik nokta şudur: borçlunun itiraz etmiş olması bu süreyi durdurmaz. İtirazla takip durduğu için sürenin de durduğunu sanmak, uygulamada en yaygın hak kaybı sebebidir.
Takip ve itiraz aşamasının işleyişi için iflas yoluyla adi takip: ödeme emri ve itiraz (İİK 155-156) sayfamıza bakınız.
Takip Beklemeden İflas İstenebilecek Hâller
Bazı durumlarda alacaklı, takip aşamasını hiç yaşamadan doğrudan mahkemeye başvurabilir. Bu hâller kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır.
Alacaklının talebiyle: borçlunun malûm yerleşim yerinin olmaması; taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçması; alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunması veya bunlara teşebbüs etmesi; haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklaması; ödemelerini tatil etmiş olması.
“Ödemelerin tatili” en sık kullanılan sebeptir ve borca batıklıkla karıştırılır. Ödemelerin tatili, borçlunun muaccel borçlarını sürekli ve genel nitelikte ödeyememesidir — malvarlığı yeterli görünse dahi nakit kaynaklardan yoksun olmasıdır. Borca batıklık ise pasiflerin aktifleri aşması anlamına gelen bir bilanço ölçütüdür ve sermaye şirketlerine özgü ayrı bir rejime tabidir.
Borçlunun kendi talebiyle: iflasa tabi borçlu, aciz hâlinde bulunduğunu bildirerek iflasını isteyebilir; kanunun ikinci fıkrasında yazılı hâlde ise istemeye mecburdur.
Ayrıntı için doğrudan doğruya (takipsiz) iflas (İİK 177) ve sermaye şirketleri özelinde sermaye şirketlerinde borca batıklık ve iflas (İİK 179) sayfalarımıza bakabilirsiniz.
İflas Açıldıysa: Alacağınız Hangi Sırada?
İflas kararıyla birlikte bireysel takipler durur ve tahsil, sıra cetveli üzerinden yürür. Alacağınızın sıradaki konumu, elinize geçecek tutarı miktarından daha çok belirler.
Önce masa alacakları: tasfiye giderleri ve iflas idaresinin ücretleri sıra gözetilmeksizin karşılanır.
Rehinli ve imtiyazlı alacaklardan da önce ödenenler vardır: satış masrafları, malın aynından doğan vergi alacağı, gemi alacaklısı hakkı ve Türk Medeni Kanunu’ndan doğan bazı alacaklar. Bu nedenle ipotekli olmak dahi mutlak öncelik sağlamaz.
Sonra kanuni sıra işler: birinci sırada işçi alacakları, işverenin işçi yardım sandıklarına borçları ve nafaka alacakları; ikinci sırada velâyet-vesayet ilişkisinden doğan alacaklar; üçüncü sırada özel kanunlarında imtiyazlı sayılanlar; dördüncü sırada adi alacaklar. Bir sıraya ulaşan tutar yetmezse alacaklar oranında garameten paylaştırılır.
Sıralamanın ayrıntısı ve istisnaları için iflas masası ve alacakların sırası (İİK 206) sayfamıza bakınız.
İflastan Dönüş Mümkün mü? Kaldırma ve Kanun Yolu Süreleri
İflas kararı verilmiş olması sürecin geri döndürülemez olduğu anlamına gelmez.
İflasın kaldırılması üç sebeple mümkündür: bütün alacaklıların taleplerini geri aldıklarına dair beyanname; tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında vesika, yani borçların tamamen ödenmesi; veya akdolunan konkordatonun tasdik edilmesi. Uygulamada en çok kullanılan ikinci sebeptir ve alacaklıların rızasını gerektirmez.
Zaman penceresi kesindir: kaldırma, alacak kayıt süresinin bitmesinden iflasın kapanmasına kadar istenebilir; kapanma kararından sonra bu yol kapanır.
Kanun yolu süreleri 2024’te değişti. 7499 sayılı Kanun (8. Yargı Paketi), İcra ve İflas Kanunu’nda kanun yoluna başvuru sürelerini düzenleyen dokuz maddede “on gün” ibaresini “iki hafta” yapmıştır. Kapsamda iflas davası kararları, iflasın kaldırılması ve kapanması, konkordato talebi hakkındaki kararlar, konkordatonun kısmen feshi, kesin mühlet talebinin reddi, fevkalade mühlet, icra mahkemesi kararları ve tazyik-disiplin hapsi kararları yer alır. Düzenleme 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır.
Kapanma ve kaldırma rejiminin ayrıntısı için iflasın kapanması ve kaldırılması (İİK 182, 254) sayfamıza bakabilirsiniz.
Ticari Alacağın Takibi
Ticari uyuşmazlıkta alacağın tahsili icra rejimine tabidir.
| Yol | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İlamsız takip | Belge şartı aranmaması | İİK m.58 |
| Ödeme emri | Borçluya ödeme emri gönderilmesi | İİK m.60 |
| İtiraz | Tebliğden itibaren yedi gün | İİK m.62 |
| Kambiyo | Senede dayalı özel yol | İİK m.167, m.168 |
| İlamlı takip | Mahkeme kararına dayalı icra | İİK m.32 |
| Rehin | Rehnin paraya çevrilmesi | İİK m.145 |
| İflas yolu | Borçlu iflâsa tabiyse | İİK m.155 |
| İhtiyati haciz | Şartları varsa güvence | İİK m.257 |
Dördüncü ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: kambiyo senedine dayanan alacaklarda takip öncesinde ihtiyati haciz kararı alınarak borçlunun malvarlığı güvence altına alınabilir.
Belge takip yolunu belirler. Elde bulunan belgenin niteliği hangi takip yoluna gidileceğini tayin eder. Kambiyo vasfı taşıyan senetle kambiyo yoluna, ilamla ilamlı takip yoluna, rehinle temin edilmiş alacakta ise kural olarak rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilir (İİK m.45).
Kesinleşme Sonrası Paraya Çevirme
Takip kesinleştiğinde haciz ve satış zinciri işler.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Satış isteme | Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilir | İİK m.106 |
| Haczin düşmesi | Süresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkar | İİK m.110 |
| Kıymet takdiri | Rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilir | İİK m.128 |
| Şikâyet | Tebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin ret | İİK m.128/a |
| Rızaen satış | Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilir | İİK m.111/a |
| Elektronik artırma | Açık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürer | İİK m.111/b |
| İlan | Artırmanın gün ve saat aralığı en az on beş gün önce ilan edilir | İİK m.114 |
| İhale bedeli | Bedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenir | İİK m.118 |
Birinci ve ikinci satırlar, dosya takibinin temel takvimini oluşturur: hacizden itibaren bir yıl içinde satış istenmezse veya gerekli gider on beş gün içinde yatırılmazsa haciz kalkar.
Kambiyo takibi için kambiyo senetlerine özgü takip rehberimize bakabilirsiniz.
Şirket Borcunda Takip ve İflas
Ticaret şirketleri bakımından cebrî icra iki ayrı yolla yürüyebilir.
| Ölçüt | Haciz yolu | İflas yolu |
|---|---|---|
| Dayanak | İİK m.58 vd. | İİK m.155 vd. |
| Kapsam | Belirli mallara haciz | Tüm malvarlığının tasfiyesi |
| Ödeme emri | İİK m.60 | İİK m.155, m.156 |
| Sonuç | Satış ve tahsil | İflas kararı (İİK m.165) |
| Takipler | Ayrı ayrı yürümesi | Bireysel takiplerin düşmesi (İİK m.193) |
| Organ | İcra dairesi | İflas idaresi (İİK m.223) |
| Sıra | Sıra cetveli (İİK m.140) | Kanuni sıra (İİK m.206) |
| Kalan | Aciz vesikası (İİK m.143) | Aciz belgesi (İİK m.251) |
Beşinci satır, iki yol arasındaki en ağır sonuç farkıdır: iflas kararıyla bireysel takipler düşer ve alacaklar masaya kaydedilerek tasfiye usulüne göre karşılanır.
Konkordato alternatif bir yoldur. Ödeme güçlüğü içindeki ticaret şirketleri bakımından tasfiye yerine faaliyetin sürdürülmesini amaçlayan konkordato yoluna başvurulması mümkündür (İİK m.285). Mühlet kararıyla birlikte takipler durur (İİK m.294).
Kesinleşme Sonrası Yükümlülükler
Takip kesinleştiğinde borçlu bakımından yeni yükümlülükler doğar.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Mal beyanı | Kesinleşme sonrası beyan | İİK m.74 |
| Yenileme | Yeni mal edinilince | İİK m.75 |
| Yaptırım | Beyanda bulunmama | İİK m.76 |
| Gerçeğe aykırılık | Aykırı beyan | İİK m.338 |
| Haciz | Malvarlığına haciz | İİK m.78 |
| Üçüncü kişi | Haciz ihbarnamesi | İİK m.89 |
| Muhafaza | Yediemin gideri | İİK m.88 |
| Taksit | Haciz sonrası taahhüt | İİK m.111 |
Üçüncü ve dördüncü satırlar farklı fiilleri düzenler: beyanda hiç bulunmamak ile gerçeğe aykırı beyanda bulunmak ayrı maddelere tabidir ve yaptırımları farklıdır.
Şirket borcunda beyan yetkili organca yapılır. Tüzel kişi borçlularda mal beyanı yükümlülüğü, şirketi temsile yetkili kişiler tarafından yerine getirilir. Bu nedenle tebligatın kime yapıldığı ve temsil yetkisinin kimde bulunduğu dosyadan denetlenmelidir.
Mal beyanı için mal beyanı rehberimize bakabilirsiniz.
Ticari Alacakta Uyuşmazlık Yolları
Alacağın esasına ilişkin uyuşmazlıklar farklı yollarla ileri sürülür.
| Yol | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İtiraz | Ödeme emrine yedi gün | İİK m.62 |
| Durma | Süresinde itirazın takibi durdurması | İİK m.66 |
| İptal | Genel mahkemede dava, bir yıl | İİK m.67 |
| Kaldırma | İcra mahkemesinde belgeye dayalı, altı ay | İİK m.68 |
| Kambiyo | İcra mahkemesine beş gün | İİK m.168 |
| Menfi tespit | Borcun bulunmadığı iddiası | İİK m.72 |
| Şikâyet | Usule aykırı işlemler | İİK m.16 |
| Tazminat | İcra inkâr tazminatı | İİK m.67 |
Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: itirazın iptali genel mahkemede tam yargılamayla, itirazın kaldırılması ise icra mahkemesinde belgeye dayalı dar incelemeyle yürür ve süreleri farklıdır.
Belge varsa süreç kısalır. Alacağın kanunda sayılan belgelerden birine dayanması hâlinde itirazın kaldırılması yoluna gidilebilir ve altı aylık süre içinde icra mahkemesine başvurulur (İİK m.68). Belge yoksa bir yıllık süre içinde genel mahkemede dava açılması gerekir.
Ticari İşletmede Rehin ve Teminat
Ticari alacaklarda teminat ilişkileri takip yolunu belirler.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Rehin | Rehnin paraya çevrilmesi yolu | İİK m.145 |
| Öncelik | Rehinle temin edilmiş alacakta yol sırası | İİK m.45 |
| Taşınmaz | İpoteğin paraya çevrilmesi | İİK m.148 |
| Açık | Rehin bedelinin yetmemesi | İİK m.152 |
| Kefalet | Kefile karşı takip | |
| İhtiyati haciz | Takip öncesi güvence | İİK m.257 |
| Süre | Kararın icrası ve takip süresi | İİK m.261, m.264 |
| Sıra | Rehinli alacağın sıradaki konumu | İİK m.206 |
İkinci ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: rehinle temin edilmiş alacakta kural olarak önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilir; rehin bedeli alacağı karşılamazsa aşan kısım için haciz yoluna başvurulabilir.
Yanlış yol takibin iptaline yol açar. Alacak rehinle temin edilmişse doğrudan haciz yoluna gidilmesi, borçlunun şikâyeti üzerine takibin iptaliyle sonuçlanabilir (İİK m.45). Bu nedenle takip öncesinde teminat ilişkileri denetlenmelidir.
İhtiyati Haciz Rejimi
Ticari alacaklarda takip öncesi güvence kanunda düzenlenmiştir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Şart | Kanunda öngörülen hâllerin bulunması | İİK m.257 |
| Talep | Mahkemeden karar istenmesi | İİK m.258 |
| Teminat | Kararın teminata bağlanması | İİK m.259 |
| Uygulama | Kararın icrası | İİK m.261 |
| Süre | Kararın icrası için öngörülen süre | İİK m.261 |
| Takip | Süresinde takip başlatılması | İİK m.264 |
| İtiraz | Karara karşı başvuru | İİK m.265 |
| Tazminat | Haksız ihtiyati hacizde sorumluluk | İİK m.259 |
Altıncı satır, en sık hak kaybına yol açan süredir: karar alındıktan sonra kanunda öngörülen süre içinde takip başlatılmaz veya dava açılmazsa ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar.
Teminat sorumluluk doğurur. İhtiyati haciz kararı kural olarak teminat karşılığında verilir ve haksız çıkma hâlinde bu teminattan sorumluluk doğar (İİK m.259). Bu nedenle talep öncesinde alacağın dayanağı ve tutarı titizlikle denetlenmelidir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Ticari alacak takiplerinde tekrarlanan hatalar sınırlıdır.
| Hata | Sonucu |
|---|---|
| Yol | Yanlış takip yolunun seçilmesi |
| Rehin | Rehin varken haciz yoluna gidilmesi (İİK m.45) |
| Belge | Senedin aslının sunulmaması (İİK m.167) |
| Yetki | Yetkili icra dairesinin belirlenmemesi (İİK m.50) |
| Kalemler | Toplu tutar gösterilmesi |
| Faiz | Talebin açıkça yazılmaması |
| Süre | İtirazın aşılması sürelerinin kaçırılması (m.67, m.68) |
| Masraf | Giderlerin yatırılmaması (İİK m.59) |
Yedinci satır, alacaklı bakımından en ağır sonucu doğurur: itirazın iptali için bir yıllık, kaldırılması için altı aylık süre kaçırıldığında takip düşer ve yeniden başlatılması gerekir.
Zorunlu arabuluculuk gözetilmelidir. Bir kısım ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. İtirazın iptali davası açılmadan önce bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği denetlenmelidir.
Şirket Ortağı ve Temsilcinin Durumu
Şirket borcundan kimin sorumlu olduğu takibin yönünü belirler.
| Konu | Ne kontrol edilir |
|---|---|
| Borçlu | Takibin kime yöneltildiği |
| Tüzel kişi | Şirketin taraf gösterilmesi |
| Temsil | Tebligatın yetkiliye yapılması |
| Kefalet | Ortak veya yöneticinin kefaleti |
| Teminat | Verilen rehin ve teminatlar |
| Mal beyanı | Yetkili organca yapılması (İİK m.74) |
| Haciz | Şirket malvarlığına yönelme (İİK m.78) |
| Şikâyet | Usule aykırılıkta başvuru (İİK m.16) |
Dördüncü satır, uygulamada sık karşılaşılan durumdur: ortak veya yöneticinin ayrıca kefil olması hâlinde alacaklı hem şirkete hem kefile karşı takip başlatabilir; her takip kendi kurallarına tabidir.
Tebligat yetkiliye yapılmalıdır. Tüzel kişi borçlularda ödeme emrinin şirketi temsile yetkili kişiye usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekir. Aksi hâlde süreler işlemeye başlamaz ve yapılan işlemler şikâyete konu olur.
Ticari Uyuşmazlıkta Süre Tablosu
Takip ve dava süreleri ayrı ayrı izlenmelidir.
| Konu | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Ödeme emrine itiraz | Yedi gün | İİK m.62 |
| Kambiyo itirazı | Beş gün | İİK m.168 |
| İcra emri | Yedi gün | İİK m.32 |
| Şikâyet | Öğrenmeden itibaren yedi gün | İİK m.16 |
| İtirazın iptali | Bir yıl | İİK m.67 |
| İtirazın kaldırılması | Altı ay | İİK m.68 |
| Satış isteme | Hacizden itibaren bir yıl | İİK m.106 |
| İstirdat | Ödemeden itibaren bir yıl | İİK m.72 |
Beşinci ve altıncı satırlar birlikte okunmalıdır: itirazla karşılaşan alacaklının elindeki iki yol farklı sürelere tabidir ve belgeye dayanma imkânı yoksa yalnızca dava yolu kalır.
Süreler tebliğ tarihinden işler. Bütün bu sürelerin başlangıcı, ilgili belgenin usulüne uygun tebliğ edildiği tarihtir. Tebligat usulsüzse süreler işlemeye başlamaz ve öğrenme tarihine göre yeniden hesaplanır (İİK m.16).
Sıkça Sorulan Sorular
Hangi davalar ticari dava sayılır?
6102 sayılı TTK’nın 4. maddesine göre bir dava iki hâlde ticari sayılır: kanunda sayılan mutlak ticari davalar ile her iki tarafın da tacir olduğu ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu nispi ticari davalar. Tüketici ve iş mahkemelerinin görevine giren davalar, taraflardan biri tacir olsa bile ticari dava sayılmaz.
Ticari davalar hangi mahkemede görülür?
TTK 5 uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülür. Ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi davaya ticari dava sıfatıyla bakar.
Ticari davalarda arabuluculuk zorunlu mu?
7155 sayılı Kanun ile TTK’ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir. Bu zorunluluk 1 Ocak 2019’dan beri uygulanmaktadır.
Anonim şirket mi limited şirket mi kurmalıyım?
Sermaye yapısı, ortak sayısı, pay devri kolaylığı, halka açılma hedefi ve ortakların kamu borçlarından sorumluluğu gibi ölçütler belirleyicidir. Anonim şirkette pay devri kural olarak daha esnektir; limited şirkette ortakların kamu borçlarına ilişkin sorumluluk rejimi farklıdır. Doğru yapı, faaliyet planına göre seçilmelidir.
Karşılıksız çekte ne olur?
Karşılıksız çek, 5941 sayılı Çek Kanunu kapsamında yaptırıma bağlanmıştır; alacaklı ayrıca kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatabilir ve şartları varsa ihtiyati haciz isteyebilir. Süreler kısa olduğundan vakit kaybetmeden hukuki destek alınmalıdır.
Ticari defterler mahkemede delil olur mu?
Evet. TTK ve HMK 222 uyarınca usulüne uygun tutulmuş ticari defterler, belirli şartlarla sahibi lehine ve aleyhine delil teşkil eder. Açılış-kapanış onayları ve kayıt düzeni, delil değerinin belirlenmesinde kritik önemdedir.
Şirketim iflasa tabi mi?
İİK m.43 ve TTK uyarınca tacirler, ticaret şirketleri, bankalar ve kooperatifler iflasa tabidir. Esnaf ve çiftçiler kural olarak iflasa tabi değildir; bu kişiler hakkında haciz yoluyla takip yürütülür.
İflas yoluyla takipte itirazın kaldırılması için icra mahkemesine gider miyim?
Hayır. İflas yolunda icra mahkemesinde itirazın kaldırılması aşaması yoktur. Alacaklı, asliye ticaret mahkemesinde açacağı iflas davasında itirazın kaldırılmasını ve borçlunun iflasını birlikte ister.
Borçlu ödeme emrine itiraz etti, iflas davası süresi durur mu?
Hayır. İflas isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer ve bu süre hak düşürücüdür; borçlunun itiraz etmiş veya etmemiş olması süreyi etkilemez. İtirazla takibin durması, sürenin de durduğu anlamına gelmez.
Ödemelerin tatili ile borca batıklık aynı şey mi?
Hayır. Ödemelerin tatili, borçlunun muaccel borçlarını sürekli ve genel nitelikte ödeyememesidir; malvarlığı yeterli görünse dahi nakit kaynaklardan yoksun olmasıdır. Borca batıklık ise pasiflerin aktifleri aşması anlamına gelen bir bilanço ölçütüdür ve sermaye şirketlerine özgü ayrı bir rejime tabidir.
Borçlarımı ödersem iflas kaldırılır mı?
Evet. İflasın kaldırılması sebeplerinden biri, tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında vesika gösterilmesidir; bu sebep alacaklıların rızasını gerektirmez. Kaldırma, alacak kayıt süresinin bitmesinden iflasın kapanmasına kadar istenebilir.
İcra ve iflas kararlarına karşı kanun yolu süresi kaç gündür?
İki hafta. 7499 sayılı Kanun, İcra ve İflas Kanunu’nda kanun yoluna başvuru sürelerini düzenleyen dokuz maddede on günlük süreyi iki haftaya çıkarmıştır. Düzenleme 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlarda eski hükümler geçerlidir.
📚 İlgili Rehberler
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Ticari uyuşmazlıklar dosya bazında değerlendirme gerektirir; somut durumunuz için Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.
İlgili: SPK Hukuku: Sermaye Piyasası Rehberi (77 Makale)
İlgili: Konkordato Hukuku Rehberi — 120+ Makale


