Büyüme, yeni yatırım, finansman ihtiyacı veya zararın kapatılması gibi nedenlerle şirketlerin sermaye yapısını değiştirmesi gerekebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, anonim şirketlerde sermaye artırımı ve azaltımını 456 ila 475. maddeler arasında ayrıntılı biçimde düzenler. Bu işlemlerin usulüne uygun yürütülmemesi; kararların butlanına, iptal davalarına ve hatta yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna yol açabilir.

Sermaye Artırımının Türleri

TTK, sermaye artırımı için üç temel yöntem öngörür:

  • Sermaye taahhüdü (dış kaynaklardan) artırım (m.459): Artırılan sermayeyi temsil eden paylar, esas sözleşme değişikliği veya iştirak taahhütnamesi ile taahhüt edilir.
  • İç kaynaklardan artırım (m.462): Serbestçe kullanılabilen yedek akçeler ile sermayeye eklenmesine izin verilen fonların sermayeye dönüştürülmesidir.
  • Şarta bağlı artırım (m.463 vd.): Alacaklılara veya çalışanlara tanınan değiştirme ya da alım haklarının kullanılmasıyla gerçekleşir.

Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş şirketlerde yönetim kurulu, tavan içinde kalmak kaydıyla artırım yapabilirken; esas sermaye sisteminde karar genel kurula aittir.

Yönetim Kurulu Beyanı ve Rüçhan Hakkı

Yönetim kurulu, artırımın türüne göre açık, eksiksiz, dürüst ve doğru bilgi veren bir beyan imzalar (m.457). Pay sahibinin rüçhan (yeni pay alma) hakkı, sermayedeki oranını korumasını sağlar (m.461). Bu hak ancak haklı bir sebep bulunması ve esas sermayenin en az yüzde altmışının olumlu oyu ile sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Yönetim kurulu, hakkın kullanımı için pay sahiplerine en az on beş günlük süre verir; karar tescil ve ilan edilir.

İç Kaynaklardan Artırımın Özellikleri

İç kaynaklardan artırımda, artırılan tutarın şirket bünyesinde gerçekten var olduğu; onaylanmış bilanço ve yönetim kurulunun yazılı beyanı ile doğrulanmalıdır (m.462). Bilanço tarihinin üzerinden altı aydan fazla süre geçmişse yeni bir bilanço çıkarılması gerekir. Bu yöntemde mevcut pay sahipleri, tescil ile birlikte bedelsiz payları kendiliğinden iktisap eder.

Sermaye Azaltımı ve Alacaklıların Korunması

Sermaye azaltımı, sermayenin bir kısmının pay sahiplerine iadesi veya bilanço zararının kapatılması amacıyla yapılabilir; azaltılan kısmın yerine yeni paylar çıkarılarak eş zamanlı artırımla da uygulanabilir (m.473-475). Genel kurulun azaltım kararı yedişer gün arayla üç kez ilan edilir; alacaklılar, üçüncü ilandan itibaren iki ay içinde alacaklarının ödenmesini veya teminat altına alınmasını isteyebilir. Sermaye, kanunda öngörülen asgari tutarın altına indirilemez (m.332).

Hukuki Riskler ve Danışmanlık

Kanuna aykırı bir sermaye işlemiyle alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli ölçüde tehlikeye düşürülürse fesih davası gündeme gelebilir (m.456/4). Sürecin doğru kurgulanması, beyan ve raporların hazırlanması, tescil ve alacaklı korumasının yönetimi titizlik gerektirir. Ofisimiz, sermaye artırımı ve azaltımı işlemlerinin tüm aşamalarında şirketlere hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktadır.

Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda — ilk değerlendirme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp