İflas Yoluyla Adi Takip: Ödeme Emri ve İtiraz (İİK 155-156)
29 Haziran 2026

İflas Yoluyla Adi Takip: Ödeme Emri ve İtiraz (İİK 155-156)

İflas yoluyla adi takipte alacaklı, iflasa tabi borçlusu için icra dairesine başvurur ve borçluya iflas ödeme emri tebliğ edilir (İİK m. 155). Borçlu yedi gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir; alacaklı bu kez asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açabilir.

İflas takibi başlattınız ya da size iflas ödeme emri mi geldi?

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kimler İflasa Tabidir?

İflas yoluna yalnızca iflasa tabi kişiler hakkında başvurulabilir. İİK m. 43 ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacirler, ticaret şirketleri, bankalar ve kooperatifler iflasa tabidir; esnaf ve çiftçiler kural olarak iflasa tabi değildir. Bu nedenle borçlunun tacir olup olmadığı, takibin temel meselelerindendir.

İflas Yoluyla Takibin Türleri

Takipli iflas (icra dairesinde takip başlatılan yol) kendi içinde ikiye ayrılır: genel (adi) iflas yolu (her türlü para/teminat alacağı için) ve kambiyo senetlerine özgü iflas yolu (çek, bono, poliçeye dayalı). Bu yazıda genel iflas yolu ele alınmaktadır. Ayrıca takip aşamasına girmeden doğrudan mahkemeye gidilen doğrudan doğruya iflas yolu da vardır.

Takip Talebi ve Ödeme Emri (İİK m. 155)

Alacaklının takip talebi üzerine icra dairesi borçluya iflas ödeme emri gönderir. Ödeme emrinde, borcun yedi gün içinde ödenmemesi hâlinde alacaklının mahkemeye başvurarak iflas talebinde bulunabileceği; borçlunun gerek borca gerek iflasa tabi olmadığına dair itirazını bu süre içinde dilekçeyle icra dairesine bildirmesi gerektiği ve konkordato teklif edebileceği ihtar olunur. Genel haciz yolundan farklı olarak iflas takibinde itiraz sözlü yapılamaz.

Ödeme Emrine İtiraz ve Sonuçları (İİK m. 156)

Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde; borcu bulunmadığına, iflasa tabi kişilerden olmadığına veya (varsa) yetkiye ilişkin itirazını dilekçeyle icra dairesine bildirirse takip durur (m. 156/3). İflasta itiraz, borca/imzaya itiraz şeklinde ayrılmaz ve itirazı yalnızca asliye ticaret mahkemesi inceler; bu nedenle icra mahkemesinde itirazın kaldırılması/itirazın iptali aşamaları yoktur. Alacaklı, açacağı iflas davasında hem itirazın kaldırılmasını hem borçlunun iflasını ister.

İflas Davası Açma Süresi

İflas isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl sonra düşer; yani iflas davası bir yıl içinde açılmalıdır (m. 156/4). Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme borçlunun muamele (işlem) merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu süre kaçırılırsa, borçlunun iflası için yeni bir iflas takibi yapılması gerekir.

Borç Ödenirse

Ödeme emrine itiraz etmeyen borçlu, yedi gün içinde borcu ile takip harç ve giderlerini öderse iflas takibi sona erer. Süreç boyunca borçlunun, alacaklıyla anlaşma veya konkordato gibi seçenekleri değerlendirmesi de mümkündür. Davanın devamı ve sonraki aşamalar için İflas Davası ve Depo Emri yazımıza bakabilirsiniz.

İflas takibinde haklarınızı korumak için yanınızdayız

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Talebi Geri Alırsanız Bir Ay Bekleyeceksiniz (İİK m.157)

Alacaklı, iflas talebini geri alabilir. Ancak bunun bir bedeli vardır: iflas talebini geri alan alacaklı, bir ay geçmedikçe bu talebini yenileyemez.

Bu kural uygulamada bir pazarlık aracı olarak da işler. Borçluyla anlaşma görüşmesi yürüten alacaklının talebi aceleyle geri alması, anlaşma bozulduğunda bir ay boyunca elini bağlar. Bu nedenle geri alma kararı, anlaşmanın yazılı ve teminata bağlanmış olmasından sonra verilmelidir.

Feragat ise ayrı bir kurumdur ve zamanlaması kritiktir; aşağıda ele alınmıştır.

Dava Nasıl Görülür? Basit Yargılama ve Zorunlu Duruşma

İflas davası, asliye ticaret mahkemesinde basit yargılama usulüne göre görülür ve inceleme mutlaka duruşmalı yapılır (İİK m.158/2). Dosya üzerinden karar verilmesi mümkün değildir.

Davanın açılmasının ardından mahkeme, icra dairesinden takip dosyasını getirtir. Sonraki adım, borçlunun itiraz edip etmediğine göre ikiye ayrılır.

Borçlu itiraz etmemişse: mahkeme şeklî bir inceleme yapar. Ödeme emrine süresinde itiraz edilmediğini tespit ederse iflas takibi kesinleşmiş sayılır. Burada önemli bir sınır vardır: mahkeme, alacaklının gerçekten alacaklı olup olmadığını kendiliğinden araştıramaz.

Borçlu itiraz etmişse: alacaklı davada hem itirazın kaldırılmasını hem borçlunun iflasını ister. Mahkeme önce itirazı inceler; alacaklıyı haklı bulursa itirazı kaldırır ve iflas takibi kesinleşir.

Takibin kesinleşmesinin ardından iflas talebi ilan edilir ve süreç depo emri aşamasına geçer. Ayrıntı: iflas davası ve depo emri (İİK 158).

Dava Sürerken Mal Kaçırılmasını Önlemek: Muhafaza Tedbirleri

İflas davası aylar sürebilir. Bu süre zarfında borçlunun malvarlığını eritmesi riskine karşı kanun mahkemeye erken bir yetki tanır.

İİK m.159/1 uyarınca mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaatlerini korumak için muhafaza tedbiri alınıp alınmayacağına karar verir. Bu, davanın esasına girilmeden önce yapılan bir değerlendirmedir.

Tedbirin kapsamı geniştir. Defteri tutulacak mallar yalnızca alacağı karşılayan mallar değil, borçlunun haczi mümkün bütün mallarıdır (İİK m.161/1). Bunun sebebi açıktır: iflas toplu bir tasfiye olduğundan koruma da bütün masaya yönelir, tek alacaklının alacağıyla sınırlı kalmaz.

Alacaklı bakımından pratik sonuç: muhafaza tedbiri talebi dava dilekçesinde açıkça ve gerekçeli olarak yer almalıdır. Borçlunun mal kaçırma emareleri (ani devirler, işletmenin taşınması, stokların eritilmesi) somut olarak gösterilirse talebin kabul şansı artar.

Bir Yıllık Süre Hak Düşürücüdür — İki İnce Nokta

İİK m.156/4’teki bir yıllık süre bir usul kolaylığı değil, hak düşürücü niteliktedir. Süre geçtiğinde iflas isteme hakkı düşer ve mahkeme bunu kendiliğinden gözetir.

Birinci incelik: bu süre bakımından borçlunun ödeme emrine itiraz etmiş veya etmemiş olması fark etmez. Her iki hâlde de süre ödeme emrinin tebliğinden itibaren işler. İtiraz nedeniyle takip durmuş olması süreyi durdurmaz — pratikte en çok bu yanılgı hak kaybına yol açar.

İkinci incelik: davanın açılabilmesi için ödeme süresinin geçmiş olması beklenmelidir. Yani süre bir yandan işlemeye başlar, ancak dava yedi günlük ödeme süresi dolmadan açılamaz. Alacaklının takvimi bu iki uç arasında kurulur.

Süre kaçırılırsa alacak sona ermez; ancak iflas için baştan yeni bir takip başlatmak gerekir. Alacağın niteliği uygunsa kambiyo senetlerine özgü iflas yolu değerlendirilebilir: kambiyo senetlerine özgü iflas yolu (İİK 171-176).

Masraflar Kimde Kalır, Ne Zaman Feragat Edilebilir?

İflas talebinde bulunmanın iki mali ve usuli sonucu vardır ve ikisi de baştan bilinmelidir.

Masraf sorumluluğu: iflas isteyen alacaklı, ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur (İİK m.160). İflas kararı çıksa dahi bu aşamaya kadarki giderler alacaklının üzerindedir. Küçük bir alacak için iflas yoluna gitmenin ekonomik olup olmadığı bu nedenle baştan hesaplanmalıdır.

Feragatte zamanlama: davacı alacaklı davadan feragat edebilir (HMK m.307). Ancak iflas kararının verilmesinden sonraki feragat geçersizdir (İİK m.165/2). Sebebi, iflas kararının artık yalnızca davacıyı değil bütün alacaklıları ilgilendiren toplu bir tasfiyeyi başlatmış olmasıdır.

Dolayısıyla borçluyla anlaşma ihtimali varsa bu, karar verilmeden önce sonuçlandırılmalıdır. Karardan sonra alacaklının tek başına süreci geri alması mümkün değildir.

İflas Kararı Verilince: Bildirim ve İlan Zinciri (İİK m.166)

İflas kararı yalnızca taraflara tebliğ edilen bir hüküm değildir; kanun geniş bir duyuru zinciri öngörür.

Önce iflas dairesine. Kararı veren asliye ticaret mahkemesi, kararı yargı çevresi içindeki iflas dairesine bildirir (m.166/1).

Sonra kurumlara. İflas dairesi kararı kendiliğinden ve derhâl tapuya, ticaret sicili memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, ticaret ve sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer gerekli yerlere bildirir (m.166/2).

Ve ilan. İflas dairesi kararı; tirajı elli bin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile iflas edenin işlem merkezinin bulunduğu yerdeki bir yerel gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder.

Bu zincirin alacaklı bakımından anlamı şudur: ilan tarihi, alacak kaydı ve sonraki süreler için başlangıç noktasıdır. İlanı takip etmeyen alacaklı, tasfiyenin ilerleyen aşamalarında geç kalabilir. Sonraki aşamalar için iflasta adi ve basit tasfiye usulü (İİK 208-218) ve iflas masası ve alacakların sırası (İİK 206) sayfalarımıza bakabilirsiniz.

İflas yollarının tamamına ve hangisinin size açık olduğuna dair karşılaştırma için iflas davası nasıl açılır? kimler isteyebilir, hangi mahkeme sayfamıza bakabilirsiniz.

İflas Yolunun Kanuni Çerçevesi

Takipli iflas, ödeme emriyle başlayan ve iflas davasıyla sonuçlanan iki aşamalı bir süreçtir.

İflas yolu rejimi
KonuKuralDayanak
Takip talebiİflas yoluyla takipte iflas ödeme emri gönderilirİİK m.155
İtirazBorçlunun ödeme emrine itiraz edebilmesiİİK m.156
Davaİtiraz hâlinde alacaklının iflas davası açmasıİİK m.158
Depo emriMahkemece borcun ödenmesi için süre verilmesiİİK m.158
İlanİflas talebinin ilan edilmesiİİK m.158
Doğrudan iflasKanunda sayılan hâllerde takipsiz iflas talebiİİK m.177
Borca batıklıkSermaye şirketleri ve kooperatiflerde bildirimİİK m.179
MerciAsliye ticaret mahkemesi

Dördüncü satır, iflas davasının en kritik aşamasıdır: mahkeme, iflas kararı vermeden önce borcun ödenmesi için süre verir. Bu süre içinde borcun ve masrafların yatırılması hâlinde iflas talebi reddedilir.

İflâsa tabi olma şartı ilk denetlenecek husustur. İflas yoluyla takip veya dava başlatılmadan önce borçlunun iflâsa tabi olup olmadığı ticaret sicili ve faaliyet kayıtları üzerinden tespit edilmelidir. İflâsa tabi olmayan borçlu hakkında açılan iflas davası esasa girilmeden reddedilir ve bu arada geçen süre alacaklı bakımından kayıp doğurur.

İflas Kararı Sonrası Tasfiye

İflas kararından sonra tasfiye süreci işler ve alacaklıların kendi adımlarını atması gerekir.

Tasfiye aşamaları
Aşamaİçerik
İlanİflas kararının ilan edilmesi
TakiplerBireysel takiplerin düşmesi
KayıtAlacaklıların alacaklarını süresinde bildirmesi
MuacceliyetBorçların muaccel hâle gelmesi (İİK m.195)
MasaHaczi kabil malvarlığının masayı oluşturması
UsulAdi veya basit tasfiye (İİK m.208, m.218)
Sıra cetveliAlacakların sıraya konulması (İİK m.206)
Aciz vesikasıKarşılanmayan alacak için belge (İİK m.143)

Üçüncü satır, en kritik adımdır: mevcut bir icra dosyasının bulunması alacağın masada kendiliğinden dikkate alınacağı anlamına gelmez; ilan edilen süre içinde ayrıca kayıt başvurusu yapılmalıdır.

Tasfiye için adi ve basit tasfiye rehberimize bakabilirsiniz.

Borçlunun Savunma İmkânları

İflas ödeme emriyle karşılaşan borçlunun elindeki yollar bellidir.

Savunma başlıkları
KonuDeğerlendirme
Sıfatİflâsa tabi olmadığı savunması
İtirazİflas ödeme emrine itiraz (İİK m.156)
Süreİtiraz süresinin hesaplanması
BorçBorcun bulunmadığı iddiası
ÖdemeBorcun ödendiğini gösteren belge
DepoVerilen süre içinde ödeme (İİK m.158)
KapsamÖdemenin faiz ve masrafları içermesi
KonkordatoAlternatif yol olarak başvuru (İİK m.285)

Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: depo emri üzerine yapılacak ödemenin yalnızca asıl alacağı değil, faiz ve masrafları da kapsaması gerekir. Eksik ödeme iflas talebini bertaraf etmez.

Konkordato alternatif bir yoldur. Faaliyetin sürdürülmesi hedefleniyorsa konkordato başvurusu değerlendirilmelidir. Mühlet kararı verilmesi hâlinde takipler durur ve tedbirler uygulanamaz (İİK m.294). Bu nedenle iflas talebiyle karşılaşan borçlunun bu imkânı da hızla değerlendirmesi gerekir.

İflas Yollarının Karşılaştırması

İflas yoluyla takip iki farklı usulle yürütülebilir.

Karşılaştırma
ÖlçütAdi iflas yoluKambiyoya özgü iflas yolu
DayanakİİK m.155 vd.İİK m.171 vd.
BelgeBelge şartı aranmamasıKambiyo senedi
Ödeme emriİflas ödeme emriİflas ödeme emri
İtirazBorçlunun itirazı (İİK m.156)İtiraz ve şikâyet (İİK m.172)
İncelemeMahkemece değerlendirmeİcra mahkemesince inceleme (İİK m.173)
DepoVerilen süre (İİK m.158)Depo kararı (İİK m.174 vd.)
MerciTicaret mahkemesiTicaret mahkemesi
ŞartBorçlunun iflâsa tabi olmasıAynı şekilde

Beşinci satır, iki yol arasındaki usul farkını gösterir: kambiyoya özgü yolda borçlunun itiraz ve şikâyeti icra mahkemesince incelenir; bu inceleme senedin niteliğine ilişkin denetimi de kapsar.

Haciz yolu alternatiftir. Borçlunun bilinen ve haczedilebilir malvarlığı bulunuyorsa haciz yolu daha hızlı sonuç verir. İflas yolu tüm malvarlığını kapsasa da tasfiye süreci uzun ve masraflıdır; bu değerlendirme takip öncesinde yapılmalıdır.

Kambiyo iflası için kambiyoya özgü iflas yolu rehberimize bakabilirsiniz.

Alacaklı Bakımından Hazırlık

İflas yoluyla takip başlatılmadan önce yapılacak denetimler bellidir.

Hazırlık listesi
KonuNe kontrol edilir
SıfatBorçlunun iflâsa tabi olması
SicilTicaret sicili kayıtları
Faaliyetİşletmenin fiilî durumu
AlacakAlacağın dayanağı ve tutarı
Yolİflas veya haciz yolunun seçimi
MerciYetkili icra dairesi
Davaİtiraz hâlinde dava süresi (İİK m.156)
Masrafİflas sürecinin maliyeti

Yedinci satır, en sık hak kaybına yol açan süredir: borçlunun itirazı üzerine alacaklının kanunda öngörülen süre içinde iflas davası açması gerekir; süre kaçırıldığında takip düşer.

Basit tasfiye ihtimali gözetilmelidir. Masaya dâhil malvarlığı tasfiye giderlerini dahi karşılamıyorsa basit usul işletilir ve adi alacaklılara dağıtım yapılamayabilir (İİK m.218). Bu ihtimal, iflas yoluna başvurmadan önce değerlendirilmelidir.

Takibin Geri Alınması ve Ödeme

Süreç, borcun ödenmesiyle veya alacaklının vazgeçmesiyle de sonlanabilir.

Sonlanma hâlleri
HâlSonuç
ÖdemeBorcun ferileriyle kapatılması
DepoVerilen süre içinde yatırma (İİK m.158)
Retİflas talebinin reddi
VazgeçmeAlacaklının talebinden vazgeçmesi
HarçDoğan harçların yatırılması
AnlaşmaTaraflar arasında uzlaşma
KonkordatoMühlet kararıyla takiplerin durması (İİK m.294)
KapanışDosyanın kapatılması

Beşinci satır, sık atlanan adımdır: alacaklının takipten vazgeçmesi hâlinde de harç doğar ve bu harç yatırılmadan dosya kapanmaz.

Depo emri son fırsattır. Mahkeme, iflas kararı vermeden önce borcun ödenmesi için süre verir. Bu süre içinde borcun ve masrafların yatırılması hâlinde iflas talebi reddedilir. Bu nedenle depo emri tebliğ edildiğinde ödeme imkânı ve alternatif yollar hızla değerlendirilmelidir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

İflas yoluyla takipte tekrarlanan hatalar sınırlı sayıdadır.

Hata başlıkları
HataSonucu
Sıfatİflâsa tabi olmayan borçlu hakkında takip
SüreDava açma süresinin kaçırılması (İİK m.156)
MerciYanlış mahkemeye başvurulması
DepoEksik ödeme yapılması
KapsamFaiz ve masrafların hesaba katılmaması
İlanİlan sürecinin izlenmemesi
KayıtAlacağın masaya bildirilmemesi
VesikaAciz vesikasının talep edilmemesi (İİK m.143)

Yedinci satır, en yaygın hak kaybıdır: iflas kararı alınsa dahi alacağın masaya süresinde bildirilmemesi hâlinde alacaklı tasfiyeden pay alamaz.

Merci asliye ticaret mahkemesidir. İflas davası asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır ve bu süreçte geçen zaman alacaklı bakımından kayıp doğurur.

İflasla Haciz Yolunun Karşılaştırması

Alacaklı, borçlunun durumuna göre iki yol arasında tercih yapar.

Karşılaştırma
ÖlçütHaciz yoluİflas yolu
DayanakİİK m.58 vd.İİK m.155 vd.
ŞartBorçlunun sıfatı aranmamasıİflâsa tabi olma
KapsamBelirli mallarTüm malvarlığı
Merciİcra dairesiTicaret mahkemesi
Diğer alacaklılarHacze iştirak (İİK m.100)Masaya kayıt
SüreGenellikle daha kısaTasfiyenin uzayabilmesi
MasrafDaha düşükDaha yüksek
SonuçSatış ve paylaştırmaSıra cetveline göre dağıtım (İİK m.206)

Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: iflas yolu tüm malvarlığını kapsasa da süreç uzun ve masraflıdır. Bilinen malvarlığı bulunuyorsa haciz yolu daha hızlı sonuç verir.

Yol seçimi tahsilat ihtimaline göre yapılır. Borçlunun bilinen ve haczedilebilir malvarlığı varsa haciz yolu tercih edilir. Malvarlığı belirsizse veya çok sayıda alacaklı bulunuyorsa iflas yolunun kapsamı avantaj sağlayabilir.

Tasfiye Sonrası İmkânlar

İflas tasfiyesinin tamamlanması alacaklı bakımından yeni yollar açar.

Sonraki imkânlar
KonuKuralDayanak
Aciz vesikasıKarşılanamayan alacak için belgeİİK m.143
Borç ikrarıBelgenin borç ikrarı niteliğiİİK m.143
ZamanaşımıYirmi yıllık özel süreİİK m.143
FaizFaiz istenememesiİİK m.143
Yeni takipBorçlunun mal edinmesi hâlinde
Tasarruf iptaliBelgeye dayalı iptal davasıİİK m.277
SüreBeş yıllık hak düşürücü süreİİK m.284
KapanmaTasfiyenin tamamlanmasıİİK m.254

Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: aciz vesikası tasarrufun iptali davasının şartını sağlar; ancak tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıllık süre gözetilir.

Belge talep edilmelidir. Tasfiye sonunda karşılanamayan alacak için belge kendiliğinden düzenlenmez; alacaklının talepte bulunması gerekir. Bu belge yirmi yıl boyunca yeni takip dayanağı oluşturur.

İflasta Alacak Kaydı

İflas kararı verildiğinde alacaklının atacağı ilk adım kayıt başvurusudur.

Kayıt rejimi
KonuKuralDayanak
İlanİflas kararının ilan edilmesi
KayıtAlacakların süresinde bildirilmesi
NitelikRehinli, imtiyazlı veya adi ayrımı
MuacceliyetVadesi gelmemiş alacakların da bildirilmesiİİK m.195
BelgeAlacağın dayanaklarının sunulması
Sıra cetveliAlacakların sıraya konulmasıİİK m.206
İtirazCetvele karşı başvuru
Aciz vesikasıKarşılanmayan alacak için belgeİİK m.143

Dördüncü satır, sık gözden kaçan husustur: iflasın açılmasıyla borçlar muaccel hâle geldiğinden vadesi henüz gelmemiş alacaklar da masaya kaydedilir.

Rehinli alacak ayrı gösterilmelidir. Rehinli alacaklı önce rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedelden karşılanır; rehin bedeli alacağı karşılamazsa aşan kısım bakımından adi alacaklı konumuna gelir. Bu nedenle bildirimde rehinli ve adi kısım ayrı ayrı gösterilmelidir.

Doğrudan İflasla Karşılaştırma

İflas her zaman takip yoluyla istenmez.

Karşılaştırma
ÖlçütTakipli iflasDoğrudan iflas
Başlangıçİflas ödeme emri (İİK m.155)Doğrudan dava (İİK m.177)
Ön şartTakibin başlatılmasıKanunda sayılan hâller
İtirazBorçlunun itirazı (İİK m.156)Söz konusu olmaması
Davaİtiraz üzerine (İİK m.158)Doğrudan açılması
Depo emriVerilmesiKendi rejimine göre
SebepAlacağın ödenmemesiKanunda sayılan sebepler
Borçlunun talebiSöz konusu olmamasıKendi iflasını isteme (İİK m.178)
Borca batıklıkİlgisi bulunmamasıSermaye şirketlerinde bildirim (İİK m.179)

Altıncı satır, en çok karıştırılan noktadır: doğrudan iflas sebepleri kanunda sınırlı sayıda düzenlenmiştir; genel nitelikte ödeme güçlüğü iddiası tek başına bu yolu açmaz.

Borca batıklık bildirimi ayrı bir kurumdur. Sermaye şirketleri ve kooperatiflerde borca batıklık hâlinde yapılacak bildirim kendi şartlarına tabidir (İİK m.179). Bu bildirim üzerine yapılacak değerlendirme takipli iflas sürecinden farklı işler.

Süreç Yönetimi

İflas yoluyla takipte izlenecek adımlar sıralıdır.

Adım listesi
Adımİçerik
DenetimBorçlunun iflâsa tabi olması
Takipİflas yoluyla takip talebi (İİK m.155)
Ödeme emriBorçluya tebliği
İtirazİtiraz gelip gelmediğinin izlenmesi (İİK m.156)
DavaSüresinde iflas davası açılması (İİK m.158)
DepoDepo emri ve ödeme süreci
Kararİflas kararı veya ret
KayıtAlacağın masaya bildirilmesi

Beşinci satır, en sık hak kaybına yol açan aşamadır: itiraz üzerine kanunda öngörülen süre içinde dava açılmazsa takip hükümsüz kalır ve süreç baştan kurulur.

İtiraz tarihi kaydedilmelidir. Dava açma süresi itirazın dosyaya girdiği tarihten işler. Bu nedenle itirazın tarihi kaydedilmeli ve dava hazırlığı gecikmeden yapılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

İflas yoluyla takip kimler hakkında yapılır?

Yalnızca iflasa tabi kişiler (tacirler, ticaret şirketleri, bankalar, kooperatifler) hakkında yapılır. Esnaf ve çiftçiler kural olarak iflasa tabi değildir (İİK m. 43, TTK).

İflas ödeme emrine itiraz süresi nedir?

Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle icra dairesine itiraz edebilir. İtiraz sözlü yapılamaz (İİK m. 155-156).

İflas ödeme emrine itiraz edilirse ne olur?

Takip durur (m. 156/3). Alacaklı, asliye ticaret mahkemesinde açacağı iflas davasında itirazın kaldırılmasını ve borçlunun iflasını birlikte ister; icra mahkemesinde itirazın kaldırılması aşaması yoktur.

İflas davası ne kadar sürede açılır?

İflas isteme hakkı ödeme emrinin tebliğinden bir yıl sonra düşer; dava bu süre içinde açılmalıdır (m. 156/4). Süre kaçırılırsa yeni takip gerekir.

İflas davası hangi mahkemede görülür?

Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir.

Borçlu borcu öderse takip biter mi?

Evet. İtiraz etmeyen borçlu yedi gün içinde borcu ile takip harç ve giderlerini öderse iflas takibi sona erer.

İflas talebimi geri alırsam hemen yenileyebilir miyim?

Hayır. İİK m.157 uyarınca iflas talebini geri alan alacaklı, bir ay geçmedikçe bu talebini yenileyemez. Bu nedenle borçluyla anlaşma görüşmesi sürerken talebi aceleyle geri almak, anlaşma bozulduğunda elinizi bir ay bağlar.

İflas davası duruşmasız görülebilir mi?

Hayır. İİK m.158/2 uyarınca dava asliye ticaret mahkemesinde basit yargılama usulüne göre ve mutlaka duruşmalı olarak görülür; dosya üzerinden karar verilemez.

Borçlu itiraz etmediyse mahkeme alacağı araştırır mı?

Hayır. Bu hâlde mahkeme şeklî bir inceleme yapar ve ödeme emrine süresinde itiraz edilmediğini tespit ederse takibin kesinleştiğini kabul eder. Alacaklının gerçekten alacaklı olup olmadığını kendiliğinden araştıramaz.

Dava sürerken borçlunun mal kaçırmasını nasıl önlerim?

İİK m.159/1 uyarınca mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaatlerini korumak için muhafaza tedbiri alınıp alınmayacağına karar verir. Defteri tutulacak mallar yalnızca alacağı karşılayanlar değil, borçlunun haczi mümkün bütün mallarıdır (m.161/1). Talebi dava dilekçesinde açıkça ve gerekçeli olarak ileri sürün.

Borçlu itiraz ettiği için takip durdu; bir yıllık süre de durur mu?

Hayır. İİK m.156/4’teki bir yıllık süre hak düşürücüdür ve borçlunun itiraz etmiş veya etmemiş olmasından etkilenmez; ödeme emrinin tebliğinden itibaren işler. Ayrıca dava, yedi günlük ödeme süresi dolmadan açılamaz.

İflas davasının masraflarını kim öder?

İİK m.160 uyarınca iflas isteyen alacaklı, ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur. İflas kararı çıksa dahi bu aşamaya kadarki giderler alacaklının üzerindedir; küçük alacaklarda bu hesap baştan yapılmalıdır.

İflas kararından sonra davadan vazgeçebilir miyim?

Hayır. İİK m.165/2 uyarınca iflas kararının verilmesinden sonraki feragat geçersizdir. Karardan önce feragat mümkündür (HMK m.307). Borçluyla anlaşma ihtimali varsa karar verilmeden önce sonuçlandırılmalıdır.

🧮 İlgili Hesaplama Araçları

Post by Av. Fatma Öztürk