İflas yoluyla adi takipte alacaklı, iflasa tabi borçlusu için icra dairesine başvurur ve borçluya iflas ödeme emri tebliğ edilir (İİK m. 155). Borçlu yedi gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir; alacaklı bu kez asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açabilir.
İflas takibi başlattınız ya da size iflas ödeme emri mi geldi?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppKimler İflasa Tabidir?
İflas yoluna yalnızca iflasa tabi kişiler hakkında başvurulabilir. İİK m. 43 ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacirler, ticaret şirketleri, bankalar ve kooperatifler iflasa tabidir; esnaf ve çiftçiler kural olarak iflasa tabi değildir. Bu nedenle borçlunun tacir olup olmadığı, takibin temel meselelerindendir.
İflas Yoluyla Takibin Türleri
Takipli iflas (icra dairesinde takip başlatılan yol) kendi içinde ikiye ayrılır: genel (adi) iflas yolu (her türlü para/teminat alacağı için) ve kambiyo senetlerine özgü iflas yolu (çek, bono, poliçeye dayalı). Bu yazıda genel iflas yolu ele alınmaktadır. Ayrıca takip aşamasına girmeden doğrudan mahkemeye gidilen doğrudan doğruya iflas yolu da vardır.
Takip Talebi ve Ödeme Emri (İİK m. 155)
Alacaklının takip talebi üzerine icra dairesi borçluya iflas ödeme emri gönderir. Ödeme emrinde, borcun yedi gün içinde ödenmemesi hâlinde alacaklının mahkemeye başvurarak iflas talebinde bulunabileceği; borçlunun gerek borca gerek iflasa tabi olmadığına dair itirazını bu süre içinde dilekçeyle icra dairesine bildirmesi gerektiği ve konkordato teklif edebileceği ihtar olunur. Genel haciz yolundan farklı olarak iflas takibinde itiraz sözlü yapılamaz.
Ödeme Emrine İtiraz ve Sonuçları (İİK m. 156)
Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde; borcu bulunmadığına, iflasa tabi kişilerden olmadığına veya (varsa) yetkiye ilişkin itirazını dilekçeyle icra dairesine bildirirse takip durur (m. 156/3). İflasta itiraz, borca/imzaya itiraz şeklinde ayrılmaz ve itirazı yalnızca asliye ticaret mahkemesi inceler; bu nedenle icra mahkemesinde itirazın kaldırılması/itirazın iptali aşamaları yoktur. Alacaklı, açacağı iflas davasında hem itirazın kaldırılmasını hem borçlunun iflasını ister.
İflas Davası Açma Süresi
İflas isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl sonra düşer; yani iflas davası bir yıl içinde açılmalıdır (m. 156/4). Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme borçlunun muamele (işlem) merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu süre kaçırılırsa, borçlunun iflası için yeni bir iflas takibi yapılması gerekir.
Borç Ödenirse
Ödeme emrine itiraz etmeyen borçlu, yedi gün içinde borcu ile takip harç ve giderlerini öderse iflas takibi sona erer. Süreç boyunca borçlunun, alacaklıyla anlaşma veya konkordato gibi seçenekleri değerlendirmesi de mümkündür. Davanın devamı ve sonraki aşamalar için İflas Davası ve Depo Emri yazımıza bakabilirsiniz.
İlgili Rehberler
- 📘 İcra ve İflas Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- İflas Davası ve Depo Emri (İİK 158)
- Doğrudan Doğruya (Takipsiz) İflas (İİK 177)
- İflasın Açılması ve Sonuçları
- Ödeme Emri ve Süresinde İtiraz
- Açık Bankacılık ve Fintech API: Hesap Bilgisi ve Ödeme Emri Başlatma H
- Mühlette Takip Yasağı Uyuşmazlıkları
- Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yolu (İİK 171-176)
- 6183 Sayılı Kanuna Göre Kamu Alacağı ve Ödeme Emri
- Adıma İcra Takibi Var mı? (e-Devlet/UYAP Sorgu)
İflas takibinde haklarınızı korumak için yanınızdayız
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppTalebi Geri Alırsanız Bir Ay Bekleyeceksiniz (İİK m.157)
Alacaklı, iflas talebini geri alabilir. Ancak bunun bir bedeli vardır: iflas talebini geri alan alacaklı, bir ay geçmedikçe bu talebini yenileyemez.
Bu kural uygulamada bir pazarlık aracı olarak da işler. Borçluyla anlaşma görüşmesi yürüten alacaklının talebi aceleyle geri alması, anlaşma bozulduğunda bir ay boyunca elini bağlar. Bu nedenle geri alma kararı, anlaşmanın yazılı ve teminata bağlanmış olmasından sonra verilmelidir.
Feragat ise ayrı bir kurumdur ve zamanlaması kritiktir; aşağıda ele alınmıştır.
Dava Nasıl Görülür? Basit Yargılama ve Zorunlu Duruşma
İflas davası, asliye ticaret mahkemesinde basit yargılama usulüne göre görülür ve inceleme mutlaka duruşmalı yapılır (İİK m.158/2). Dosya üzerinden karar verilmesi mümkün değildir.
Davanın açılmasının ardından mahkeme, icra dairesinden takip dosyasını getirtir. Sonraki adım, borçlunun itiraz edip etmediğine göre ikiye ayrılır.
Borçlu itiraz etmemişse: mahkeme şeklî bir inceleme yapar. Ödeme emrine süresinde itiraz edilmediğini tespit ederse iflas takibi kesinleşmiş sayılır. Burada önemli bir sınır vardır: mahkeme, alacaklının gerçekten alacaklı olup olmadığını kendiliğinden araştıramaz.
Borçlu itiraz etmişse: alacaklı davada hem itirazın kaldırılmasını hem borçlunun iflasını ister. Mahkeme önce itirazı inceler; alacaklıyı haklı bulursa itirazı kaldırır ve iflas takibi kesinleşir.
Takibin kesinleşmesinin ardından iflas talebi ilan edilir ve süreç depo emri aşamasına geçer. Ayrıntı: iflas davası ve depo emri (İİK 158).
Dava Sürerken Mal Kaçırılmasını Önlemek: Muhafaza Tedbirleri
İflas davası aylar sürebilir. Bu süre zarfında borçlunun malvarlığını eritmesi riskine karşı kanun mahkemeye erken bir yetki tanır.
İİK m.159/1 uyarınca mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaatlerini korumak için muhafaza tedbiri alınıp alınmayacağına karar verir. Bu, davanın esasına girilmeden önce yapılan bir değerlendirmedir.
Tedbirin kapsamı geniştir. Defteri tutulacak mallar yalnızca alacağı karşılayan mallar değil, borçlunun haczi mümkün bütün mallarıdır (İİK m.161/1). Bunun sebebi açıktır: iflas toplu bir tasfiye olduğundan koruma da bütün masaya yönelir, tek alacaklının alacağıyla sınırlı kalmaz.
Alacaklı bakımından pratik sonuç: muhafaza tedbiri talebi dava dilekçesinde açıkça ve gerekçeli olarak yer almalıdır. Borçlunun mal kaçırma emareleri (ani devirler, işletmenin taşınması, stokların eritilmesi) somut olarak gösterilirse talebin kabul şansı artar.
Bir Yıllık Süre Hak Düşürücüdür — İki İnce Nokta
İİK m.156/4’teki bir yıllık süre bir usul kolaylığı değil, hak düşürücü niteliktedir. Süre geçtiğinde iflas isteme hakkı düşer ve mahkeme bunu kendiliğinden gözetir.
Birinci incelik: bu süre bakımından borçlunun ödeme emrine itiraz etmiş veya etmemiş olması fark etmez. Her iki hâlde de süre ödeme emrinin tebliğinden itibaren işler. İtiraz nedeniyle takip durmuş olması süreyi durdurmaz — pratikte en çok bu yanılgı hak kaybına yol açar.
İkinci incelik: davanın açılabilmesi için ödeme süresinin geçmiş olması beklenmelidir. Yani süre bir yandan işlemeye başlar, ancak dava yedi günlük ödeme süresi dolmadan açılamaz. Alacaklının takvimi bu iki uç arasında kurulur.
Süre kaçırılırsa alacak sona ermez; ancak iflas için baştan yeni bir takip başlatmak gerekir. Alacağın niteliği uygunsa kambiyo senetlerine özgü iflas yolu değerlendirilebilir: kambiyo senetlerine özgü iflas yolu (İİK 171-176).
Masraflar Kimde Kalır, Ne Zaman Feragat Edilebilir?
İflas talebinde bulunmanın iki mali ve usuli sonucu vardır ve ikisi de baştan bilinmelidir.
Masraf sorumluluğu: iflas isteyen alacaklı, ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur (İİK m.160). İflas kararı çıksa dahi bu aşamaya kadarki giderler alacaklının üzerindedir. Küçük bir alacak için iflas yoluna gitmenin ekonomik olup olmadığı bu nedenle baştan hesaplanmalıdır.
Feragatte zamanlama: davacı alacaklı davadan feragat edebilir (HMK m.307). Ancak iflas kararının verilmesinden sonraki feragat geçersizdir (İİK m.165/2). Sebebi, iflas kararının artık yalnızca davacıyı değil bütün alacaklıları ilgilendiren toplu bir tasfiyeyi başlatmış olmasıdır.
Dolayısıyla borçluyla anlaşma ihtimali varsa bu, karar verilmeden önce sonuçlandırılmalıdır. Karardan sonra alacaklının tek başına süreci geri alması mümkün değildir.
İflas Kararı Verilince: Bildirim ve İlan Zinciri (İİK m.166)
İflas kararı yalnızca taraflara tebliğ edilen bir hüküm değildir; kanun geniş bir duyuru zinciri öngörür.
Önce iflas dairesine. Kararı veren asliye ticaret mahkemesi, kararı yargı çevresi içindeki iflas dairesine bildirir (m.166/1).
Sonra kurumlara. İflas dairesi kararı kendiliğinden ve derhâl tapuya, ticaret sicili memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, ticaret ve sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer gerekli yerlere bildirir (m.166/2).
Ve ilan. İflas dairesi kararı; tirajı elli bin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile iflas edenin işlem merkezinin bulunduğu yerdeki bir yerel gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder.
Bu zincirin alacaklı bakımından anlamı şudur: ilan tarihi, alacak kaydı ve sonraki süreler için başlangıç noktasıdır. İlanı takip etmeyen alacaklı, tasfiyenin ilerleyen aşamalarında geç kalabilir. Sonraki aşamalar için iflasta adi ve basit tasfiye usulü (İİK 208-218) ve iflas masası ve alacakların sırası (İİK 206) sayfalarımıza bakabilirsiniz.
İflas yollarının tamamına ve hangisinin size açık olduğuna dair karşılaştırma için iflas davası nasıl açılır? kimler isteyebilir, hangi mahkeme sayfamıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İflas yoluyla takip kimler hakkında yapılır?
Yalnızca iflasa tabi kişiler (tacirler, ticaret şirketleri, bankalar, kooperatifler) hakkında yapılır. Esnaf ve çiftçiler kural olarak iflasa tabi değildir (İİK m. 43, TTK).
İflas ödeme emrine itiraz süresi nedir?
Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle icra dairesine itiraz edebilir. İtiraz sözlü yapılamaz (İİK m. 155-156).
İflas ödeme emrine itiraz edilirse ne olur?
Takip durur (m. 156/3). Alacaklı, asliye ticaret mahkemesinde açacağı iflas davasında itirazın kaldırılmasını ve borçlunun iflasını birlikte ister; icra mahkemesinde itirazın kaldırılması aşaması yoktur.
İflas davası ne kadar sürede açılır?
İflas isteme hakkı ödeme emrinin tebliğinden bir yıl sonra düşer; dava bu süre içinde açılmalıdır (m. 156/4). Süre kaçırılırsa yeni takip gerekir.
İflas davası hangi mahkemede görülür?
Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir.
Borçlu borcu öderse takip biter mi?
Evet. İtiraz etmeyen borçlu yedi gün içinde borcu ile takip harç ve giderlerini öderse iflas takibi sona erer.
İflas talebimi geri alırsam hemen yenileyebilir miyim?
Hayır. İİK m.157 uyarınca iflas talebini geri alan alacaklı, bir ay geçmedikçe bu talebini yenileyemez. Bu nedenle borçluyla anlaşma görüşmesi sürerken talebi aceleyle geri almak, anlaşma bozulduğunda elinizi bir ay bağlar.
İflas davası duruşmasız görülebilir mi?
Hayır. İİK m.158/2 uyarınca dava asliye ticaret mahkemesinde basit yargılama usulüne göre ve mutlaka duruşmalı olarak görülür; dosya üzerinden karar verilemez.
Borçlu itiraz etmediyse mahkeme alacağı araştırır mı?
Hayır. Bu hâlde mahkeme şeklî bir inceleme yapar ve ödeme emrine süresinde itiraz edilmediğini tespit ederse takibin kesinleştiğini kabul eder. Alacaklının gerçekten alacaklı olup olmadığını kendiliğinden araştıramaz.
Dava sürerken borçlunun mal kaçırmasını nasıl önlerim?
İİK m.159/1 uyarınca mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaatlerini korumak için muhafaza tedbiri alınıp alınmayacağına karar verir. Defteri tutulacak mallar yalnızca alacağı karşılayanlar değil, borçlunun haczi mümkün bütün mallarıdır (m.161/1). Talebi dava dilekçesinde açıkça ve gerekçeli olarak ileri sürün.
Borçlu itiraz ettiği için takip durdu; bir yıllık süre de durur mu?
Hayır. İİK m.156/4’teki bir yıllık süre hak düşürücüdür ve borçlunun itiraz etmiş veya etmemiş olmasından etkilenmez; ödeme emrinin tebliğinden itibaren işler. Ayrıca dava, yedi günlük ödeme süresi dolmadan açılamaz.
İflas davasının masraflarını kim öder?
İİK m.160 uyarınca iflas isteyen alacaklı, ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur. İflas kararı çıksa dahi bu aşamaya kadarki giderler alacaklının üzerindedir; küçük alacaklarda bu hesap baştan yapılmalıdır.
İflas kararından sonra davadan vazgeçebilir miyim?
Hayır. İİK m.165/2 uyarınca iflas kararının verilmesinden sonraki feragat geçersizdir. Karardan önce feragat mümkündür (HMK m.307). Borçluyla anlaşma ihtimali varsa karar verilmeden önce sonuçlandırılmalıdır.


