İflas takibi kesinleştikten sonra alacaklı, asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açar. Dava basit yargılama usulüyle ve duruşmalı görülür; son aşamada mahkeme borçluya, borcu yedi gün içinde ödemesi veya mahkeme veznesine depo etmesi için depo emri verir (İİK m. 158).
İflas davası veya depo emri sürecinde hukuki destek mi istiyorsunuz?
Hukukçular Evi yanınızda.
Davanın Açılması ve İncelenmesi
İflas davası, asliye ticaret mahkemesinde basit yargılama usulüne göre ve mutlaka duruşmalı olarak görülür (m. 158/2). Mahkeme, alacaklının talebi üzerine önce takip dosyasını icra dairesinden getirtir ve gerekirse alacaklıların menfaatini korumak için muhafaza tedbirine karar verir (m. 159).
Borçlu İtiraz Etmemişse: Şekli İnceleme
Borçlu iflas ödeme emrine süresinde itiraz etmemişse, alacaklının davada borçlunun iflasını istemesi yeterlidir. Mahkeme bu hâlde şekli bir inceleme yapar; alacaklının gerçekten alacaklı olup olmadığını kendiliğinden araştıramaz. Ödeme emrine itiraz edilmediğini tespit ederse iflas takibi kesinleşmiş sayılır.
Borçlu İtiraz Etmişse: İtirazın Kaldırılması
Borçlu itiraz etmişse, alacaklı davada hem itirazın kaldırılmasını hem borçlunun iflasını ister. Mahkeme önce itirazı inceler; alacaklıyı haklı bulursa itirazı kaldırır ve böylece iflas takibi kesinleşir.
İflas Talebinin İlanı ve On Beş Günlük İtiraz
İflas takibinin kesinleşmesinin ardından iflas talebi ilan edilir. İlandan itibaren on beş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale edip, iflası gerektiren bir hâl bulunmadığını (örneğin borçlunun muvazaalı olarak iflasını istediğini) ileri sürerek davanın reddini isteyebilirler (m. 158/1).
Depo Emri: Borçluya Son Fırsat
Müdahale/itiraz gelmez ya da yerinde görülmezse mahkeme hemen iflasa karar vermez; depo kararı verir. Bu kararla borçluya, yedi gün içinde takip konusu borcu faiz ve icra masraflarıyla birlikte ödemesi veya o tutarı mahkeme veznesine depo etmesi emredilir. Depo kararı ara karar niteliğindedir ve tek başına üst mahkemeye taşınamaz.
Depo Emrinin Sonuçları ve Geçerlilik Şartı
Borçlu depo kararına uyup borcu öder/depo ederse mahkeme iflas davasını reddeder. Süresinde depo yapılmazsa mahkeme borçlunun iflasına karar verir. Yargıtay’a göre depo emrinin usulüne uygun tebliğ edilmiş ve tutarının doğru hesaplanmış olması şarttır; örneğin talepten fazla faiz içeren hatalı tutarlı bir depo emrine dayanılarak iflas kararı verilemez. Depo emri kendisine tebliğ edilmeyen borçluya da iflas kararı verilemez.
İlgili Rehberler
İflas davasında doğru savunma için yanınızda olalım mı?
Hukukçular Evi yanınızda.
İflas Kararına Karşı Kanun Yolu: İki Hafta (İİK m.164)
Bu konuda dolaşan “on gün” bilgisi 1 Haziran 2024’ten beri geçerli değildir.
İİK m.164 uyarınca iflas davası sonucunda verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna gidilebilir.
Süre, 7499 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girmek üzere “on gün”den “iki hafta”ya çıkarılmıştır. Bu nedenle 2024 öncesine ait içtihat özetlerinde ve süre tablolarında göreceğiniz on günlük rakam, sonraki kararlar bakımından uygulanmaz.
Bir noktaya dikkat: süre tebliğden işler. İflas kararı duruşmada açıklanmış olsa dahi sürenin başlangıcı tebliğ tarihidir.
Kanun Yoluna Başvurmak İflası Durdurur mu? Hayır
Borçlu tarafında en çok yanlış bilinen nokta budur. İstinafa başvurmak, iflasın sonuçlarını askıya almaz.
İİK m.164 açıktır: iflas kararına karşı kanun yoluna başvurulması, iflasın ilanına ve masanın teşkiline mani değildir. Yani karar istinafa taşınsa bile iflas ilan edilir, iflas dairesi devreye girer, müflisin malları masayı oluşturur ve tasfiye hazırlıkları başlar.
Tek istisna ikinci alacaklılar toplantısıdır: bu toplantı, iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz. Kanun, tasfiyenin geri dönülmesi güç aşamasını kesinleşme şartına bağlamıştır.
Karar kaldırılırsa ne olur? Bölge adliye mahkemesince iflas kararı kaldırılırsa borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder. Ancak ticaret mahkemesi, davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir. Yani kararın kaldırılması, malların derhâl serbest kalması anlamına gelmez.
Borçlu bakımından pratik sonuç: istinaf tek başına bir koruma stratejisi değildir. Asıl kritik aşama depo emri süresidir; o süre içinde ödeme veya depo yapılması, iflas kararının hiç doğmamasını sağlar.
İflas Ne Zaman Açılmış Sayılır? (İİK m.165)
Bu, teknik görünen ama sonuçları çok geniş bir sorudur. İİK m.165 kısa ve nettir: “İflas hükümle açılır ve bu hükümde açılma anı gösterilir.”
Yani iflasın açılma anı kararın kesinleşmesi değil, hükmün verildiği andır ve hâkim bu anı kararda ayrıca gösterir. Karar metninde saat dahi belirtilebilir.
Neden önemli? Çünkü masanın kapsamı bu ana göre belirlenir. İİK m.184 uyarınca iflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları, hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. Ayrıca iflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar da masaya girer.
Uygulamada bu an; müflisin tasarruf yetkisinin ne zaman kısıtlandığı, hangi işlemlerin masaya karşı ileri sürülebileceği ve alacakların muaccel hâle geldiği tarih bakımından ölçüttür. Masanın oluşumu ve alacakların sıralanması için iflas masası ve alacakların sırası (İİK 206) sayfamıza bakabilirsiniz.
Karardan Sonra Süreci Kim Yürütür?
İflas kararıyla birlikte dosya artık mahkemenin değil, iflas organlarının elindedir.
Önce iflas dairesi devreye girer: müflisin mallarının defterini tutar, muhafaza tedbirlerini uygular, iflası ilan eder ve gerekli yerlere bildirir. Ardından tasfiyenin adi mi basit mi yürüyeceği belirlenir.
Adi tasfiyede alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi devreye girer; masanın yönetimi, alacakların incelenmesi ve sıra cetvelinin düzenlenmesi bu aşamada yapılır. Ayrıntı: iflas idaresi: görevleri ve işleyişi (İİK 223-227).
Alacaklı bakımından bu geçişin anlamı şudur: iflas kararından sonra muhatabınız mahkeme değil iflas dairesi ve iflas idaresidir; alacak kaydı, itirazlar ve süreler bu organlar üzerinden işler.
Depo Emrinin Tutarını Mutlaka Denetleyin
Depo emri, borçlunun elindeki son fırsat olduğu kadar alacaklının da en kırılgan noktasıdır. Yargıtay uygulamasında iflas kararları en çok bu aşamadaki teknik hatalar nedeniyle bozulur.
Tutar doğru hesaplanmış olmalıdır. Depo emrinde gösterilen miktar; takip konusu asıl alacak, işlemiş faiz ve icra masraflarından oluşur. Talep edilenden fazla faiz içeren ya da takipte istenmemiş kalemleri kapsayan hatalı tutarlı bir depo emrine dayanılarak iflas kararı verilemez.
Borçlu bakımından bu bir savunma hattıdır. Depo emri elinize ulaştığında önce tutarı ayrıştırın: asıl alacak ne kadar, faiz hangi tarihten hangi orana göre işletilmiş, masraf kalemleri takip dosyasında gerçekten var mı? Fazla hesaplanmış bir kalem varsa bunu süresinde ve belgeleyerek ileri sürmek, iflas kararının önüne geçebilir.
Alacaklı bakımından ise ters yönde bir risk vardır: tutarı yüksek göstermek süreci hızlandırmaz, aksine kararı sakatlar. Depo emri talebinde dosyadaki rakamlarla birebir uyum aranmalıdır.
Depo Emri Size Tebliğ Edilmediyse İflas Kararı Verilemez
İkinci teknik güvence tebligattadır. Depo emri kendisine tebliğ edilmeyen borçlu hakkında iflas kararı verilemez; tebligatın usulüne uygun yapılmış olması da şarttır.
Bu nedenle iflas kararıyla karşılaşan borçlunun ilk kontrol edeceği şey tebligat mazbatasıdır: depo emri gerçekten tebliğ edilmiş mi, kime teslim edilmiş, adreste bulunmama şerhi gerekli araştırma yapılarak mı düşülmüş, tüzel kişide yetkili kişiye mi verilmiş?
Tebligat usulsüzse süre hiç başlamamış sayılır ve bu, hem depo emrine uyulmadığı tespitini hem de ona dayanan iflas kararını sakatlar. Usulsüz tebligat şikâyeti, öğrenme tarihinden itibaren işleyen kendi süresine tabidir.
On Beş Günlük Müdahale Hakkı Kimin İşine Yarar?
İflas talebinin ilanı yalnızca bir duyuru değildir; diğer alacaklılara bir hak tanır.
İlandan itibaren on beş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale ederek iflası gerektiren bir hâl bulunmadığını ileri sürebilir ve davanın reddini isteyebilirler (İİK m.158/1).
Tipik kullanım alanı muvazaadır. Borçlunun, gerçek bir alacaklıymış gibi görünen yakın bir kişiyle anlaşarak kendi iflasını dolaylı biçimde sağlamaya çalıştığı hâllerde, diğer alacaklılar bu yolla sürece dâhil olur. İflas kararı bütün alacaklıları bağladığı için, muvazaalı bir iflasın önlenmesindeki menfaat yalnızca borçluya değil tüm alacaklı çevresine aittir.
Alacaklı bakımından pratik sonuç: borçlunuz hakkında iflas talebi ilan edildiyse bu on beş günlük pencere, sürecin şekillenmesine müdahale edebileceğiniz tek aşamadır. İlanları takip etmemek, sonradan yalnızca alacak kaydıyla yetinmek anlamına gelir.
Depo Emri Her İflas Yolunda Var mı?
Hayır. Depo emri, takipli iflas yoluna özgü bir aşamadır.
Doğrudan doğruya (takipsiz) iflasta borçluya ödeme emri gönderilmediği gibi depo emri hükümleri de uygulanmaz. Asliye ticaret mahkemesi, kanunda sayılan doğrudan doğruya iflas sebeplerinin varlığını tespit ederse depo kararı vermeden doğrudan iflasa karar verir. Ayrıntı: doğrudan doğruya (takipsiz) iflas (İİK 177).
Bu fark, borçlu bakımından belirleyicidir: takipli iflasta “son bir ödeme fırsatı” vardır, doğrudan doğruya iflasta yoktur. Bu nedenle doğrudan doğruya iflas davasında savunma, sebebin gerçekleşmediğini göstermeye yoğunlaşmalıdır.
Takibin başlangıç aşaması ve itiraz için iflas yoluyla adi takip: ödeme emri ve itiraz (İİK 155-156), yolların karşılaştırması için iflas davası nasıl açılır? kimler isteyebilir, hangi mahkeme sayfalarımıza bakabilirsiniz.
İflas Yolunun Kanuni Çerçevesi
Takipli iflas, ödeme emriyle başlayan ve iflas davasıyla sonuçlanan iki aşamalı bir süreçtir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Takip talebi | İflas yoluyla takipte iflas ödeme emri gönderilir | İİK m.155 |
| İtiraz | Borçlunun ödeme emrine itiraz edebilmesi | İİK m.156 |
| Dava | İtiraz hâlinde alacaklının iflas davası açması | İİK m.158 |
| Depo emri | Mahkemece borcun ödenmesi için süre verilmesi | İİK m.158 |
| İlan | İflas talebinin ilan edilmesi ve alacaklıların itirazı | İİK m.158 |
| Doğrudan iflas | Kanunda sayılan hâllerde takipsiz iflas talebi | İİK m.177 |
| Borca batıklık | Sermaye şirketleri ve kooperatiflerde bildirim | İİK m.179 |
| Merci | Asliye ticaret mahkemesi |
Dördüncü satır, iflas davasının en kritik aşamasıdır: mahkeme, iflas kararı vermeden önce borcun ödenmesi için süre verir. Bu süre içinde borcun ve masrafların yatırılması hâlinde iflas talebi reddedilir.
İflâsa tabi olma şartı ilk denetlenecek husustur. İflas yoluyla takip veya dava başlatılmadan önce borçlunun iflâsa tabi olup olmadığı ticaret sicili ve faaliyet kayıtları üzerinden tespit edilmelidir. İflâsa tabi olmayan borçlu hakkında açılan iflas davası esasa girilmeden reddedilir ve bu arada geçen süre alacaklı bakımından kayıp doğurur.
İflas Kararı Sonrası Tasfiye
İflas kararından sonra tasfiye süreci işler ve alacaklıların kendi adımlarını atması gerekir.
| Aşama | İçerik |
|---|---|
| İlan | İflas kararının ilan edilmesi |
| Takipler | Bireysel takiplerin düşmesi |
| Kayıt | Alacaklıların alacaklarını süresinde bildirmesi |
| Muacceliyet | Borçların muaccel hâle gelmesi (İİK m.195) |
| Masa | Haczi kabil malvarlığının masayı oluşturması |
| Paraya çevirme | Malvarlığının satılması |
| Sıra cetveli | Alacakların sıraya konulması (İİK m.206) |
| Aciz vesikası | Karşılanmayan alacak için belge (İİK m.143) |
Üçüncü satır, en kritik adımdır: mevcut bir icra dosyasının bulunması alacağın masada kendiliğinden dikkate alınacağı anlamına gelmez; ilan edilen süre içinde ayrıca kayıt başvurusu yapılmalıdır.
İflas için iflas ve iflasın sonuçları rehberimize bakabilirsiniz.
Borçlunun Savunma İmkânları
İflas talebiyle karşılaşan borçlunun elindeki yollar bellidir.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Sıfat | İflâsa tabi olmadığı savunması |
| İtiraz | İflas ödeme emrine itiraz (İİK m.156) |
| Borç | Borcun bulunmadığı iddiası |
| Ödeme | Borcun ödendiğini gösteren belge |
| Depo | Verilen süre içinde ödeme (İİK m.158) |
| Masraf | Depo tutarına masrafların dâhil olması |
| Konkordato | Alternatif yol olarak başvuru (İİK m.285) |
| Mühlet | Mühletin takipleri durdurması (İİK m.294) |
Beşinci ve altıncı satırlar birlikte okunmalıdır: depo emri üzerine yapılacak ödemenin yalnızca asıl alacağı değil, faiz ve masrafları da kapsaması gerekir. Eksik ödeme iflas talebini bertaraf etmez.
Konkordato alternatif bir yoldur. Faaliyetin sürdürülmesi hedefleniyorsa konkordato başvurusu değerlendirilmelidir. Mühlet kararı verilmesi hâlinde takipler durur ve tedbirler uygulanamaz (İİK m.294). Bu nedenle iflas talebiyle karşılaşan borçlunun konkordato imkânını da hızla değerlendirmesi gerekir.
Alacaklı Bakımından Yol Seçimi
Alacaklı, borçlunun durumuna göre farklı yollar arasında tercih yapar.
| Yol | Değerlendirme |
|---|---|
| Haciz yolu | Malvarlığı üzerine haciz ve satış (İİK m.78, m.106) |
| İflas yolu | Tüm malvarlığının tasfiyesi (İİK m.155) |
| Doğrudan iflas | Kanunda sayılan hâllerde (İİK m.177) |
| Kambiyo | Senede dayalı özel yol (İİK m.167) |
| Rehin | Teminatlı alacakta rehnin paraya çevrilmesi (İİK m.45) |
| Şart | Borçlunun iflâsa tabi olması |
| Masraf | İflas sürecinin maliyeti |
| Süre | Tasfiyenin uzun sürebilmesi |
Yedinci ve sekizinci satırlar, iflas yolunun pratik sınırlarını gösterir: tasfiye masraflı ve uzun sürebilir. Alacağın karşılanma ihtimali düşükse haciz yolu daha hızlı sonuç verebilir.
Basit tasfiye süreci kısaltır. Masaya dâhil malvarlığı tasfiye giderlerini dahi karşılamıyorsa basit usul işletilir ve süreç hızlanır. Bu hâlde adi alacaklılara dağıtım yapılamayabilir ve doğrudan aciz vesikası aşamasına geçilir. Bu ihtimal, iflas yoluna başvurmadan önce değerlendirilmelidir.
İflas süreleri için iflas yolu takvimi rehberimize bakabilirsiniz.
Depo Emrinin Sonuçları
Depo emrine uyulup uyulmaması davanın sonucunu belirler.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Ödeme | İflas talebinin reddi |
| Kapsam | Ödemenin faiz ve masrafları da içermesi |
| Eksik ödeme | Talebin bertaraf edilememesi |
| Ödememe | İflas kararı verilmesi |
| İlan | Kararın ilan edilmesi |
| Takipler | Bireysel takiplerin düşmesi |
| Masa | Malvarlığının masayı oluşturması |
| Tasfiye | Sürecin başlaması |
İkinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: depo emri üzerine yapılacak ödemenin yalnızca asıl alacağı değil, faiz ve masrafları da kapsaması gerekir. Eksik ödeme iflas talebini bertaraf etmez.
Depo emri son fırsattır. Mahkeme, iflas kararı vermeden önce borcun ödenmesi için süre verir. Bu süre içinde borcun ve masrafların yatırılması hâlinde iflas talebi reddedilir. Bu nedenle depo emri tebliğ edildiğinde ödeme imkânı ve alternatif yollar hızla değerlendirilmelidir.
İlan ve Alacaklıların İtirazı
İflas talebi ilan edilir ve diğer alacaklılara itiraz imkânı tanınır.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| İlan | İflas talebinin ilan edilmesi (İİK m.158) |
| Amaç | Diğer alacaklıların bilgilendirilmesi |
| İtiraz | İlgililerin itiraz edebilmesi |
| Süre | İlandan itibaren kanuni süre |
| Sebep | İtirazın dayandığı hususlar |
| İnceleme | Mahkemece değerlendirilmesi |
| Karar | İflas kararının verilmesi veya reddi |
| Sonuç | Kararın ilan edilmesi |
Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: ilan üzerine itiraz süresi kanunda öngörülen süredir ve bu süre içinde ileri sürülmeyen itirazlar dinlenmez.
İlan takibin şeffaflığını sağlar. İflas talebinin ilan edilmesi, borçluyla ilişkisi bulunan diğer alacaklıların süreçten haberdar olmasını amaçlar. Bu ilanın izlenmesi, alacaklılar bakımından hem itiraz hem de sonraki masaya kayıt aşaması için kritik önemdedir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
İflas davası sürecinde tekrarlanan hatalar sınırlı sayıdadır.
| Hata | Sonucu |
|---|---|
| Sıfat | İflâsa tabi olmayan borçlu hakkında dava |
| Süre | Dava açma süresinin kaçırılması (İİK m.156) |
| Merci | Yanlış mahkemeye başvurulması |
| Depo | Eksik ödeme yapılması |
| Kapsam | Faiz ve masrafların hesaba katılmaması |
| İlan | İlan sürecinin izlenmemesi |
| Kayıt | Alacağın masaya süresinde bildirilmemesi |
| Vesika | Aciz vesikasının talep edilmemesi (İİK m.143) |
Yedinci satır, en yaygın hak kaybıdır: mevcut bir icra dosyasının bulunması alacağın masada kendiliğinden dikkate alınacağı anlamına gelmez; ilan edilen süre içinde ayrıca kayıt başvurusu yapılmalıdır.
Merci asliye ticaret mahkemesidir. İflas davası asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır ve bu süreçte geçen zaman alacaklı bakımından kayıp doğurur. Bu nedenle dava açılmadan önce görev ve yetki denetlenmelidir.
İflas için iflas ve iflasın sonuçları rehberimize bakabilirsiniz.
İflas ile Konkordatonun Karşılaştırması
İki yol da borç ödeme güçlüğüne cevap verir; sonuçları temelden ayrışır.
| Ölçüt | İflas | Konkordato |
|---|---|---|
| Amaç | Malvarlığının tasfiyesi | Faaliyetin sürmesi |
| Yönetim | Tasfiye organları eliyle | Borçlu, komiser nezaretinde |
| Takipler | İflasla düşer | Mühletle durur (İİK m.294) |
| Katılım | Masaya kayıt | Alacak kaydı ve oylama |
| Sonuç | Sıra cetveline göre dağıtım (İİK m.206) | Projeye göre ödeme |
| Kalan alacak | Aciz vesikası (İİK m.143) | Projedeki oranla sınırlı |
| Başvuran | Borçlu veya alacaklı | Borçlu veya alacaklı |
| Merci | Asliye ticaret mahkemesi | Asliye ticaret mahkemesi |
Altıncı satır, alacaklı bakımından en somut farktır: iflasta karşılanamayan alacak için aciz vesikası düzenlenirken, konkordatoda alacaklı projede öngörülen oranla yetinmek zorundadır.
İflasın ertelenmesi kaldırılmıştır. Eskiden borca batıklık hâlinde başvurulan iflasın ertelenmesi kurumu yürürlükten kaldırılmış, yerine konkordato yolu öne çıkarılmıştır. Faaliyetin sürdürülmesi hedefleniyorsa izlenecek yol konkordato başvurusudur (İİK m.285 vd.).
Alacaklı Bakımından Hazırlık
İflas davası açılmadan önce yapılacak denetimler bellidir.
| Konu | Ne kontrol edilir |
|---|---|
| Sıfat | Borçlunun iflâsa tabi olması |
| Sicil | Ticaret sicili kayıtları |
| Faaliyet | İşletmenin fiilî durumu |
| Takip | İflas yoluyla takibin başlatılmış olması (İİK m.155) |
| İtiraz | İtirazın dosyaya girdiği tarih |
| Süre | Dava açma süresinin hesaplanması (İİK m.156) |
| Merci | Asliye ticaret mahkemesi |
| Belge | Alacağın dayanaklarının sunulması |
Beşinci ve altıncı satırlar birlikte okunmalıdır: borçlunun itirazı üzerine alacaklının kanunda öngörülen süre içinde iflas davası açması gerekir. Süre kaçırıldığında takip düşer ve süreç baştan kurulur.
Dava penceresi dar tutulmuştur. İflas ödeme emrine itiraz edilmesi hâlinde alacaklıya tanınan dava açma süresi sınırlıdır. Bu süre içinde dava açılmazsa takip hükümsüz kalır. Bu nedenle itirazın dosyaya girdiği tarih kaydedilmeli ve dava hazırlığı gecikmeden yapılmalıdır.
Tasfiye Sonrası İmkânlar
Tasfiyenin tamamlanması alacaklı bakımından yeni yollar açar.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Aciz vesikası | Karşılanamayan alacak için belge | İİK m.143 |
| Borç ikrarı | Belgenin borç ikrarı niteliği | İİK m.143 |
| Zamanaşımı | Yirmi yıllık özel süre | İİK m.143 |
| Faiz | Faiz istenememesi | İİK m.143 |
| Yeni takip | Borçlunun mal edinmesi hâlinde | |
| Tasarruf iptali | Belgeye dayalı iptal davası | İİK m.277 |
| Süre | Beş yıllık hak düşürücü süre | İİK m.284 |
| İtibarın iadesi | Müflisin kısıtlamalardan kurtulması | İİK m.312 vd. |
Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: aciz vesikası tasarrufun iptali davasının şartını sağlar; ancak tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıllık süre gözetilir.
Belge arşivlenmelidir. Yirmi yıllık süre boyunca geçerliliğini koruyan aciz vesikası, borçlunun sonradan mal edinmesi hâlinde yeni takip dayanağı oluşturur. Dosya kapatılsa dahi belgenin saklanması ve malvarlığının dönemsel sorgulanması gerekir.
Doğrudan İflas ile Karşılaştırma
İflas her zaman takip yoluyla istenmez; kanunda doğrudan talep imkânı da öngörülmüştür.
| Ölçüt | Takipli iflas | Doğrudan iflas |
|---|---|---|
| Başlangıç | İflas ödeme emri (İİK m.155) | Doğrudan dava (İİK m.177) |
| Ön şart | Takibin başlatılması | Kanunda sayılan hâller |
| İtiraz | Borçlunun itirazı (İİK m.156) | Söz konusu olmaması |
| Dava | İtiraz üzerine (İİK m.158) | Doğrudan açılması |
| Depo emri | Verilmesi | Kendi rejimine göre |
| Sebep | Alacağın ödenmemesi | Kanunda sayılan sebepler |
| Borçlunun talebi | Söz konusu olmaması | Kendi iflasını isteme (İİK m.178) |
| Borca batıklık | İlgisi bulunmaması | Sermaye şirketlerinde bildirim (İİK m.179) |
Altıncı satır, en çok karıştırılan noktadır: doğrudan iflas sebepleri kanunda sınırlı sayıda düzenlenmiştir. Genel nitelikte ödeme güçlüğü iddiası tek başına bu yolu açmaz.
Borca batıklık bildirimi ayrı bir kurumdur. Sermaye şirketleri ve kooperatiflerde borca batıklık hâlinde yapılacak bildirim, kendi şartlarına tabidir (İİK m.179). Bu bildirim üzerine mahkemece yapılacak değerlendirme, takipli iflas sürecinden farklı işler.
Sıkça Sorulan Sorular
İflas davası hangi usulle görülür?
Asliye ticaret mahkemesinde basit yargılama usulüne göre ve mutlaka duruşmalı olarak görülür (İİK m. 158/2).
Depo emri nedir?
Mahkemenin, iflasa karar vermeden önce borçluya borcu yedi gün içinde ödemesi veya mahkeme veznesine depo etmesi için verdiği son fırsat niteliğindeki ara karardır (m. 158).
Depo emrine uyulmazsa ne olur?
Borçlu süresinde borcu ödemez veya depo etmezse mahkeme borçlunun iflasına karar verir.
Diğer alacaklılar iflas davasına katılabilir mi?
Evet. İflas talebinin ilanından itibaren on beş gün içinde davaya müdahale edip iflası gerektiren bir hâl olmadığını ileri sürerek davanın reddini isteyebilirler (m. 158/1).
Hatalı depo emrine dayanılarak iflas verilebilir mi?
Hayır. Yargıtay’a göre depo emri usulüne uygun tebliğ edilmeli ve tutarı doğru hesaplanmalıdır; talebi aşan hatalı tutarlı depo emriyle iflas kararı verilemez.
Depo kararına itiraz edilebilir mi?
Depo kararı ara karar niteliğindedir ve tek başına üst mahkemeye taşınamaz; ancak nihai iflas kararına karşı kanun yoluna başvurulabilir.
İflas kararına karşı istinaf süresi kaç gündür?
İki haftadır. İİK m.164 uyarınca kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Süre, 7499 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girmek üzere on günden iki haftaya çıkarılmıştır.
İstinafa başvurursam iflas durur mu?
Hayır. İİK m.164 uyarınca iflas kararına karşı kanun yoluna başvurulması, iflasın ilanına ve masanın teşkiline mani değildir. Yalnız ikinci alacaklılar toplantısı, iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz.
Bölge adliye mahkemesi iflas kararını kaldırırsa mallarım serbest kalır mı?
Kendiliğinden kalmaz. İİK m.164 uyarınca iflas kararı kaldırılsa dahi borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder; ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir.
İflas hangi anda açılmış sayılır?
İİK m.165 uyarınca iflas hükümle açılır ve bu hükümde açılma anı gösterilir. Ölçüt kararın kesinleşmesi değil, hükmün verildiği andır. Bu an, İİK m.184 uyarınca masanın kapsamını belirlediği için pratikte belirleyicidir.
Doğrudan doğruya iflasta da depo emri verilir mi?
Hayır. Depo emri takipli iflas yoluna özgüdür. Doğrudan doğruya iflasta ödeme emri gönderilmediği gibi depo emri hükümleri de uygulanmaz; mahkeme sebeplerin varlığını tespit ederse depo kararı vermeden iflasa karar verir.
İflas kararından sonra muhatabım kim olur?
Mahkeme değil, iflas organlarıdır. Önce iflas dairesi devreye girer (defter tutma, muhafaza, ilan ve bildirimler); adi tasfiyede ardından iflas idaresi masanın yönetimini, alacakların incelenmesini ve sıra cetvelinin düzenlenmesini yürütür.
🧮 İlgili Hesaplama Araçları
- İflas Yolu Takvimi, Depo Emri ve Alacak Kaydı — ödeme emri, bir yıllık dava penceresi, alacak kaydı ve sıra cetveline itiraz sürelerini hesaplayın
- Sıra Cetveli Paylaştırma ve İtiraz
- Aciz Vesikası Zamanaşımı ve Yeniden Takip


